83 Gün Boyunca Zorla Yaşatıldı: Dünyanın En Kötü Ölümünü Yaşayan Adam Hisashi Ouchi

981PAYLAŞIM

Gerçekten korkunç bir ölüm! 😱

Nükleer santrallerin ne kadar tehlikeli olduğunu çoğumuz biliyoruz Özellikle radyoaktif malzemelerin kullanılması hem çevreye zarar veriyor hem de kaza riskini azaltıyor.

1986 yılında Ukrayna'da yaşanan Çernobil Faciası zaten nükleer santrallerin tehlikelerini gün yüzüne çıkarmıştı fakat insanlar durmadı ve daha fazla santral açmaya başladı.

Uranyumların parçalanması ile enerji üreten nükleer santrallerde yaşanan tek facia Çernobil'deki değil.

Japonya'da yaşanan facia kadar sonrasında faciadan etkilenen kişilerin hikayesi daha korkunç!

30 Eylül 1999'da Japonya'da yaşanan Tokaimura nükleer kazası ve sonrasında yaşananlar insanlığımızı sorgulatacak kadar dehşet verici.

Yakıt üretim tesisinde çalışan görevlilerin güvenlik kurallarını ihlal etmesi ve sıvı uranyum çözeltisini karıştırması sonucunda büyük bir kaza meydana geldi.

Kazadan sonra tam 667 kişi akut radyasyon zehirlenmesine bağlı olarak yaşamını yitirdi, fakat onlar arasında çok şanssız olan biri vardı.

Kazada 3 kişi çok fazla radyasyona maruz kalmıştı ve onlar için zorlu bir süreç başlamıştı.

Kazazedeler arasında en fazla radyoaktif radyasyona maruz kalan Hisashi Ouchi dünyada en kötü ölümü yaşayan kişi oldu.

Kazadan sonra tedavisine başlanan gencin vücudundaki kromozomlar çok fazla zarar görmüştü, bu da onu yavaş yavaş öldürüyordu. Her gün vücudu 20 litreye yakın suyu kaybediyor ve çok daha kötü bir hale geliyordu.

Hastanedeyken kalbi toplamda 49 dakika olmak üzere 3 kez durdu ve organları yavaş yavaş durmaya başladı.

Bu süreç içerisinde derisi de organlarından ayrılmaya başlamıştı. Zaten kazadan dolayı vücudu tamamen yanmış bir durumdaydı ve yapılabilecek hiçbir şey yoktu.

Bunca şeye rağmen Ouchi'nin yaşaması şans değil doktorların ve bilim insanlarının nükleerin insan vücudundaki etkilerinin araştırılmasının istenmesinin bir sonucuydu.

Yani tam 83 gün boyunca Ouchi makineye bağlı bir şekilde yaşam mücadelesi vermiş, ağrılar çekmiş ve insanların onun üzerinde deneyler ve araştırmalar yapmasına izin vermek zorunda kalmıştı. Hatta buna izin vermek de diyemeyiz...

83 gün boyunca incelenen Ouchi'nin bir kez bilincinin açıldığı ve o sırada ''Artık daha fazla dayanamıyorum, ben bir kobay değilim'' dediği biliniyor.

83 gün boyunca zorla yaşatılan Hisashi Ouchi makinelere bağlı bir şekilde yaşarken korkunç ağrılar ve acılar çekti. Bu 83 günlük eziyetin sonunda radyasyonun insan vücudu üzerindeki etkileri eğer gün yüzüne çıktı mı bilemiyoruz ama hala nükleer santraller çalışmaya devam ediyor.

Bu içerikler de ilginizi çekebilir;

Peygamberliğini İlan Etmiş ve Kitleleri de Peşinden Sürüklemiş 14 İlginç Kişilik - onedio.com
Peygamberliğini İlan Etmiş ve Kitleleri de Peşinden Sürüklemiş 14 İlginç Kişilik - onedio.com
105 Yaşına Kadar Yaşayan Japon Doktor Shigeaki Hinohara'dan Uzun Yaşam Tavsiyeleri - onedio.com
105 Yaşına Kadar Yaşayan Japon Doktor Shigeaki Hinohara'dan Uzun Yaşam Tavsiyeleri - onedio.com
Paranormal mi Yoksa Gerçek mi? Korku Filmlerinden Bile Daha Ürpertici Olduğu Düşünülen 'Amityville Cinayeti' - onedio.com
Paranormal mi Yoksa Gerçek mi? Korku Filmlerinden Bile Daha Ürpertici Olduğu Düşünülen 'Amityville Cinayeti' - onedio.com
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
lysandrablack

Arkadaşlar şöyle bir şey var ki bizim civarımızdaki ülkelerin hepsinde zaten nükleer enerji santralleri mevcut ve bunların patlaması diğer ülkelere de yayılıyor çernobili biliyorsunuz etkisi ülke dışına çıkmıştı karadenizdeki çaylara vs. bile bulaşmıştı.Dolayısıyla başka ülkedekiler patlarsa zaten etkileneceğiz en azından kendi ülkemizdekiler patlasın ve onlar etkilesin.kimse de kusura bakmasın.

deen-tharkuho

Adamı ölüm döşeğinde deney adı altında bildiğin eziyet çektirmişler

dr.rock

Yoğun bakımlarda çalışan bir hekim olarak dramatize edilen bu hadiseyi hemen hemen her gün yaşandığımızı rahatlıkla söyleyebilirim. İşin romantizmini bozmak istemem ama "toplamda 49 dakika kalbi durdu" dediği durum komik. Bizim serebral palsili yavrularımız geçirdikleri enfeksiyonlarla o kadar sık yoğun bakıma yatar ve makineye bağlanırlarki, kalp durması ve kalp masajı bazen rutinin bir parçası haline gelir. 49 dakika çok basit bir rakam, 40 gün takip ettiğim hastamın 3-5 günde bir ve bazen günde 2-3 defa 30 dakika canlandırmasını kendi ellerimle yaptım. Eğer DNR yani "yeniden canlandırma yapılmaz" protokolünde değilse biz o yavruları bırakmayız. Her birinde sanki sapasağlam bir çocuğun ilk defa kalbi durmuş gibi davranırız. Ama siz hekimlerinize sövüp sonra bu tür hikayelerde romantizm aramaya devam edeceksiniz. Bu iki yüzlülük bizim umurumuzda olmayacak. (NOT: "Sizler" den kastım sağlıkçıya şiddet gösteren ve bunu normalleştirenlerdir)

despresso

çok haklısınız, gerçi her türlü meslek çalışanının ayrıcalık beklemesine şiddetle karşıyım ama doktorları bu gruptan hep ayrı tutmuşumdur, herkes de tutmalıdır. Ha aranızda çürük elmalar yok mu? tabi ki var da o kadar kusur kadı kızında da olur. Her neyse, canlandırdığınız hastalarla konuştunuz mu hiç? Ne biliyim böyle ışık tünel falan görenler oluyo mu acaba? :D

kendineassassin

Böyle durumlarda ötanazi bir hak olmalı..

Gizli Kullanıcı

Bilim ve etik her zaman çakışır. Mutlaka bi noktada seçim yapmak zorunda kalacaksınız.

Görüş Bildir