Eskort Haberleri

Eskort ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Eskort ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Türk Polis Teşkilatı'nın Kuruluşunun 169. Yılı
Emniyet Genel Müdürlüğü , rütbeleri polis memurluğundan başlayıp emniyet genel müdürlüğüne kadar uzanan, tüm il ve ilçelerde örgütlenmiş, kırsalda görevini askeri polis olan jandarmaya bırakmış, kentte ise görevi kendisi yöneten iç güvenlikten sorumlu devlet teşkilatıdır. 1845 tarihinde temeli atılmıştır.Merkez teşkilatı bünyesinde Ana Komuta Kontrol, Strateji Geliştirme, Arşiv, Asayiş, Bilgi İşlem, Dış İlişkiler, Eğitim, Güvenlik, Haberleşme, Havacılık, İdari ve Mali işler, İkmal-Bakım, İnşaat-Emlak, İnterpol, İstihbarat, Kaçakçılık ve Organize suçlarla mücadele, Koruma, Kriminal, Özel Harekat, Personel, Sağlık İşleri, Sivil Savunma, Sosyal Hizmetler, Teftiş Kurulu, Terörle Mücadele Harekat, Trafik Eğitim ve Araştırma, Trafik ve Denetleme, Yabancılar Hudut İltica Daireleri vardır. Taşra teşkilatını ise, il emniyet müdürlükleri ve ilçe emniyet amirlikleri oluşturur. Genel müdürlük, üst kurum ve yönetim bakımından İçişleri Bakanlığı'na bağlıdır. Kurumun yapılanması iki şekilde olmuştur. Birincisi Merkez Teşkilatı ve ikincisi ise Taşra Teşkilatı'dır.Merkez Teşkilatı,Daire Başkanlıkları şeklinde yapılanmıştır.Taşra Teşkilatı ise 81 ilde İl Emniyet Müdürlükleri olarak faaliyet yürütmektedir. Merkez Teşkilatı'ndaki daire başkanlıklarının bazıları direkt olarak emniyet genel müdürüne bağlı olmak ile birlikte diğerleri ise 5 adet emniyet genel müdür yardımcısına bağlı olarak hizmet vermektedir. Taşra teşkilatında ise illerin başında il emniyet müdürü bulunmakta ve ildeki bütün birimler il emniyet müdürüne bağlı olmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde, belediye teşkilatlanması tamamlanmış olan il, ilçe ve beldelerde güvenlik, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından sağlanmakta; daha küçük birimlerin ve yapılaşmaya açılmamış alanların güvenliği ise Jandarma Genel Komutanlığı tarafından sağlanmaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez ve 81 ilde teşkilatlanmış olup konularına göre uzmanlaşmış alt birimlere ayrılmıştır. Suç türlerinin değişken olması neticesi polis teşkilatında da bu değişen suç ile mücadele edebilmek için her geçen gün yeni uzmanlık birimleri oluşturulmaktadır. Türk Polisinin Hizmetiçi Eğitimleri Emniyet Genel Müdürlüğü Eğitim Dairesi Başkanlığı tarafından, Hizmetöncesi eğitimi ise Polis Koleji, Polis Akademisi, Polis Meslek Eğitim Merkezleri (POMEM) ve Polis Meslek Yüksek Okulları tarafından verilmektedir. Polis Akademisinde eğitim lisans seviyesinde olup mezunlar komiser yardımcısı rütbesi ile göreve başlar. Polis Koleji ise lise seviyesinde bir eğitim kurumu olup, Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi'ne öğrenci yetiştirmekten mesuldür. Polis Meslek Eğitim Merkezlerinde çeşitli alanlarda lisans eğitimi almış olanlar 6 aylık mesleki eğitim ile polis memuru olarak göreve başlarlar. Polis Meslek Yüksek Okullarında ise eğitim 2 yıllık önlisans seviyesinde olup mezunlar polis memuru rütbesiyle göreve başlamaktadırlar. İnsanların hak ve özgürlüklerinin güven altında bulundurulması gereklidir. Günümüzde devletler, toplumda huzuru ve düzeni sağlama, insanların can ve mal güvenliğini koruma, yasa hakimiyetini sağlamak istemektedirler. Bunun için yasalara ve yasaları uygulayacak bir kuvvete gerek vardır. Türkiye sınırları içerisinde bu görevi yürüten teşkilatlardan biri, Polis Teşkilatıdır. Kulluk Neferi Karakol Bekleyen Yeniçeri Keçeli Yeniçeri Neferi Odabaşı Yeniçeri Kışlası Amiri Kulluk Bayrakdarı Emniyet Amiri Baş Falakacı Sadaret Ceza Amiri Vezir Baş Tebdili Sarıazamın Hususi Ziyaretlerinde Maiyet Amiri Kuloğlu Baş Cuhadarı Belediye Tahsildarları Amiri Baş Kılavuz Alaylarda Yol Açan Çavuşların Amiri Cellât İdam Hükümlerini İnfaza Memur Cellât başı Cellâtların Amiri Subaşı Şehrin İnzibat Amiri Asesbaşı Yeniçeri Ocağı İnzibat Amiri Böcek Başı Gizli Polis Amiri Polis tarihi Türk tarihi ile başlamıştır. Tarih boyunca çeşitli devlet kurmuş olan Türkler kamu düzeni ve güvenliğini ulusal savunma ile birlikte yürütmüşlerdir. Eski Türkler'de kamu düzen ve güvenliği işleri Subaşı'lar tarafından belli yasalara uygun olarak yürütülmüştür. Oğuz Han'ın Oğuz Türesi, Cengiz Han'ın Uluğ Yasası, Timur'un Tüzükkatı o devirlerin belli başlı hukuk kuralları örnek olarak gösterilebilir. Bu yasalarda, suçların önlenmesi kadar işlenen suçlarda suçluların yakalanmasına da önem verilmiştir. Eski Türklerde Polis Teşkilatı bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere askeri teşkilat içinde yer almış ve Askeri özellikler göstermiştir. Osman Bey Karahisarı ele geçirdiği zaman, kentin yönetimini oğlu Orhan Bey'e vermiş ve onun yanına arkadaşı olan Gündüz Alp'i de Subaşı olarak tayin etmiştir. Bu kişi bugünkü anlamda ilk Polis Amiridir. Subaşılar barış döneminde savaş için gerekli olan askerleri disipline etmek ve eğitmekle birlikte, kentin dirlik ve düzenini de sağlamışlardır. Savaş zamanında ise yetiştirdikleri kıtalara komuta etmişlerdir. Osmanlı'da Polis Teşkilatı, Askeri Teşkilat kadrosu içinde yer almış, askeri amirler aynı zamanda Polis Amiri olarak da görev yapmışlardır. Devlet ve ordu teşkilatı zamanla büyümüş Padişahlar bütün yönetsel, askeri ve bunlarla birlikte ülkede kamu düzen ve güvenliğinin sağlanması işlerini, devlet ricali ve halk karşısında kendilerini temsil eden sadrazamlar vasıtasıyla yürütmüşlerdir. Bu nedenle sadrazamlar, bu görevler için özel memurlar, tebdil çuhadarlar kullanmışlardır. Emniyet makamları; Sadrazam, Yeniçeri ağası, Falakacı, Cebecibaşı ve Cebeciler, Kaptanpaşa, Topçubaşı ve Topçular, Bostancıbaşılar, Kadı ve Böcekcibaşından oluşmuştur. En büyük sorumlu olan Yeniçeri Ağası, suç işleyenleri Falakacılara dövdürmüş ve hapsettirmiştir. Falakacılar, Yeniçeri Ağasının emri altında, falaka taşıyan acemi oğlanlardan oluşmuştur. Cebecibaşı ve Cebeciler; Ayasofya, Kocapaşa ve Ahırkapı taraflarının, Kaptanpaşa; ve Galata semtinin, Topçubaşı ve Topçular; Tophane semti ile Beyoğlu'nun, Bostancıbaşı ve Bostancılar; Üsküdür, Eyüp, Kağıthane, Boğaziçi, Kadıköy, Adalar ve Kağıthane, Boğaziçi, Kadıköy, Adalar ve Ayastebanos'un, kamu düzen ve güvenliğini sağlamışlardır. Böcekçibaşılar ise, suçluları izleme ve yakalama işleriyle uğraşmışlardır. Ayrıca Başkent'de sadrazamın, illerde de valilerin emrinde 'Baştebdil' adı verilen İstihbarat Şefi çalışmıştır. Bu dönemde 'Kadı'lar da polis görevi yapmaya devam etmiş, Sadrazam ve Yeniçeri Ağası'ndan sonra, Adli, İdari ve Yerel Yönetim işleri yanında, İstanbul, Galata, Üsküdar ve Eyüp Kadılıkları, polisiyle işleri, özellikle ahlak zabıtasına ait işlerin yürütülmesinde polis amiri olarak görev yapmışlardır. Taşrada ise, Kapıkulu ve Eyalet Askerleri iç düzen ve güvenliğin sağlanmasından sorumlu tutulmuş, şehir ve kasabalarda Kollukçular, Yasakçılar, Bekçiler, Edirne Şehri ve çevresinde Bostancı Ocağı, Halep ve çevresinde Çöl Beyleri polis hizmeti görmüşlerdir. İkinci Meşrutiyet ilanı ile 1908 yılında Fransız ve Alman Polis Teşkilatları esas alınarak Polis Teşkilatının yeniden organize edilmesi kararlaştırılmış ve 1909 yılında çıkarılan 'İstanbul Vilayeti ve Emniyeti Umumiye Müdüriyeti Teşkilatına Dair Kanun' ile sonra artık yaşaması imkânsız olan Zaptiye Nezareti kaldırılarak, yerine Dahiliye Nezaretine bağlı ve memlekete şamil polis işlerinin yürütülmesiyle görevli 'Emniyet Umumiye Müdürlüğü' ve İstanbul Vilayetine bağlı bir polis müdüriyeti kurulmuştur. General Ali Galip Pasiner, Emniyet Umumiye Müdürlüğü'ne 12 Ağustos 1909 tarihinde tayin edilmiştir. Aynı yıl içinde Avrupa memleketlerinin polis işlerine dair bir inceleme seyahati yapmış ve polisin teşkilatının bu günkü esasını oluşturmuştur 1913 tarihli Polis Nizamnamesi, İkinci Meşrutiyet devrinin koşullarına ve zamanın ihtiyaçlarına göre hazırlanmış ve bu Nizamname ile polisin örgütlenmesi, görev ve yetkileri, personelin dereceleri, sınıfları, mesleğe giriş, yükselme ve diğer tüm özlük işleri, soruşturma, yargılama, istifa, tayin, izin cezalandırma işleri, levazım işleri, polis karakolları ve görevleri, polisin kıyafeti ve davranış biçimleri yeniden düzenlenmiştir. Mondros Mütarekesi'nin yapıldığı 1918 tarihinden, Mili Polis Teşkilatının kurulduğu 1920 tarihine kadar, bütün yurtta Osmanlı Devletinin Polisi olarak hizmet etmiştir. 24 Haziran 1920 tarihinden, İstanbul Polis Müdüriyeti Umumiyesi'nin kaldırıldığı 24 şubat 1923 tarihine kadar geçen sürede ise polis teşkilatı ikilemiş, birisi merkezi İstanbul'da ve Osmanlı Devletine tabi olarak Kurtuluş Savaşı boyunca ve gittikçe daralmışolan bir bölgede ve yalnızca İstanbul'da, diğeri ise, merkezi Ankara'da hızla genişlemiş olan bir bölgede, İstanbul hariç Misak-ı Milli ile çizilen sınırlar içinde faaliyet göstermiştir. 24 Haziran 1920 de Milli Hükümetin Emniyeti Umumiye Müdürlüğü kurulmuş, 1 genel müdür, 1 genel müdür yardımcısı ile emniyet, seyrisefer, memurin şubelerinden ve 6 kişilik Teftiş Kurulundan oluşan küçük bir kadro ile çalışmaya başlamıştır. Ankara'da Milli Hükümetin Emniye-i Umumiyesi Erzurum Milletvekili Durak Bey tarafından 1920 de teşkilatlandırılmaya başlanmış, aynı yıl içinde A. Naci Bey, 1923 yılında Halit Bey Emniyet Genel Müdürü olarak görev almışlardır. AKKM Dairesi Başkanlığı Arşiv Dairesi Başkanlığı Asayiş Dairesi Başkanlığı Bilgi Teknolojileri Dairesi Başkanlığı Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı Eğitim Dairesi Başkanlığı Güvenlik Dairesi Başkanlığı Haberleşme Dairesi Başkanlığı Havacılık Dairesi Başkanlığı Hukuk Müşavirliği İdari Mali İşler Dairesi Başkanlığı İkmal ve Bakım Dairesi Başkanlığı İnşaat Emlak Dairesi Başkanlığı İnterpol Dairesi Başkanlığı İstihbarat Dairesi Başkanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığı Koruma Dairesi Başkanlığı Kriminal Polis Labaratuvarları Dairesi Başkanlığı Özel Harekat Dairesi Başkanlığı Özel Güvenlik Dairesi Başkanlığı Personel Dairesi Başkanlığı Saglık İşleri Dairesi Başkanlığı Sivil Savunma Uzmanlığı Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı Tanık Koruma Dairesi Başkanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Terörle Mücadele Harekat Dairesi Başkanlığı Trafik Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanlığı Trafik Planlama ve Destek Dairesi Başkanlığı Trafik Uygulama ve Denetleme Dairesi Başkanlığı Yabancılar Hudut İltica Dairesi Başkanlığı Trafik Araştırma Merkezi Müdürlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığı Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi Başkanlığı Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı Türkiye Büyük Millet Meclisi Koruma Dairesi Başkanlığı Genel emniyet ve asayişin sağlanmasına yönelik hizmetlerin ilgili mevzuata uygun olarak yürütülmesini sağlamak, Asayiş suçundan toplumun nasıl korunacağı hakkında halkın bilgilendirilmesi, çocukların ve gençlerin suça yönelmelerini ve suçta kullanılmalarını önleyici tedbirlerin alınması hizmetlerini yürütmek, Asayiş suçları hakkındaki bilgi ve istatistikleri değerlendirmek, suç analizi yapmak veya yaptırmak ve bunları değerlendirerek asayiş suçlarının önlenmesi için suçla mücadele yöntemlerini belirlemek, taşra teşkilatının çalışmalarına yön vermek ve toplumun her zaman için Türk polisine güvenmesini sağlamaktır. Bu görevlerin uygulama sahası, ilgili yönetmelik uyarınca il ve ilçe belediye sınırlarının içidir.Deniz Polisi Liman sahalarında, körfezlerde ve iç sularda görevli polis gücüdür. Denizlerdeki adli ve idari işlerden emniyet adına sorumlu birimdir. Aynı zamanda Polis Kurbağa Adamlarda bu birime bağlıdır. Polis Kurbağa Adamlar denizlerde, göllerde nehirlerdeki arama kurtarma faaliyetlerini yürütür. İki çeşittir: Yunuslar ve Şahinler. Yunuslar daha çok asayişle ilgili konulara müdahil olmakla birlikte, genelde toplu gezerler ve bir motosiklete iki kişi binerler. Öndeki öncü, arkada oturan artçı diye adlandırılır. Artçı elinde silah taşır. Kıyafetleri kırmızı siyah ve beyaz renklerden oluşmaktadır. Armalarında başında kep bulunan bir yunus balığı figürü yer alır. Şahinler ise Yunusların aksine motosiklete genelde tek binerler ve tek motor halinde devriye gezerler. Bölgelerindeki trafik aksamalarına ve yoğunluklarına ayrıca trafik kazalarına bakarlar. Bu görevlerinin yanı sıra normal polislik görevlerini de (asayiş) sağlamakla yükümlüdürler. Şahinler genelde eskort ve yol açma hizmetlerinde kullanılmakla birlikte olaylara hızlı müdahaleleri ve sempatik polis tavırlarıyla insanlara daha yakın görünmektedirler. Şahinlerin kıyafeti fosforlu sarıdan yeşile dönmüş ayrıca lacivert ve beyaz da bulunmaktadır. Armalarında bir pençesinde şimşek gagasında da zeytin dalı bulunan şahin figürü yer almaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Dairesi Başkanlığı 19 Ekim 1981 tarihinde, Fransız yapımı 18 adet SA-318C Alouette marka, keşif ve gözetleme helikopterleriyle kurulmuştur. Havacılık Daire Başkanlığının görevleri asayiş ve kaçakçılıkla mücadele hizmetlerinde yardımcı olmanın dışında, terör örgütlerinin ve bölücü eşkıyanın yakalanması için özel harekat timlerinin ve malzemelerinin havadan nakli ve bu amaçla da özel hareket timleriyle müşterek eğitim yapılması, ayrıca karayolları üzerinde trafik kontrolü, V.I.P.'nin havadan taşınması, hasta ve yaralıların havadan nakli, belli noktalar arası kurye hizmeti gibi hizmetleri yapmakla birlikte, personelinin uçuş ve bakım konularında eğitimi ve tabii afetlerde de halkımıza havadan yardım malzemesi taşınmasıdır. Havacılık Dairesi Başkanlığı kuruluşundan bu yana geçen zaman içinde birçok konuda önemli mesafe kaydetmiştir. Kuruluş yıllarında bünyesinde emniyet hizmetleri sınıfı uçucu pilot yok iken, günümüzde emniyet hizmetleri sınıfı pilot sayısı 43, Emniyet hizmetleri sınıfı bakım yöneticisi ve uçuş ekibi sayısı 49'a ulaşmıştır. 18 adet SA-318C Alouette marka helikopteri ile kurulan Havacılık Dairesi Başkanlığı, 1989 yılında Fransa'dan satın alınan 4 adet 1981 model Puma ve 1991 yılında ABD'den satın alınan biri V.I.P. dizaynlı 5 adet UH-60 Blackhawk helikopterleri ile mevcut helikopter filosunu güçlendirerek, Başbakanlık V.I.P. ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde teşkilatımızın hizmetlerinin daha aktif olmasını sağlamıştır. Polisin çocuklara yönelik olarak yürüteceği hizmetler konusunda ve ayrıca 0-18 yaş grubu çocukların gelişim özellikleri, davranış bilimleri, mülakat teknikleri, iletişim becerisi ve en önemlisi topluma kazandırma gibi konularda özel eğitim almış bir polis birimidir. 1924 yılında Emniyet Umumiye Müdür Muavinliğine bağlı olarak devletin genel güvenliğine yönelen her türlü tehdit ve yıkıcı faaliyetlerle mücadeleyi yürütmek üzere kurulmuş olan 1.Şube ile başlamıştır. Birinci Şube, 04.06.1937 tarihinde yürürlüğe giren 3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 9’uncu maddesiyle Güvenlik Dairesi Başkanlığı bünyesinde Yıkıcı Faaliyetler Şubesine dönüştürülmüştür. Ülke güvenliğini tehdit eden yıkıcı faaliyetlerin 1971’li yıllardan itibaren silahlı eylemlere dönüşmesi ve terörün yoğunlaşması üzerine, terörle mücadelenin etkili şekilde sürdürülebilmesi ve koordine edilmesi amacıyla, Güvenlik Dairesi Başkanlığı bünyesinde bulunan Yıkıcı Faaliyetler Şubesi, 1986 yılında “Terörle Mücadele ve Harekat Dairesi Başkanlığı” adıyla yeni bir yapıya kavuşturulur. Küreselleşen sorunlar sadece bir ulus-devletin sınırları içinde güvenlik sağlamayı imkânsız hale getirmiştir. Suçlular sınır aşan suçlar işlemekte, bir ülkede suç işleyip, diğer ülkelere kaçmaktadırlar. Bazen de suçun kaynağı başka bir ülke olabilmektedir. Suçun uluslararasılaşması polisliğin de uluslararasılaşmasını kaçınılmaz hale getirmektedir. İstenilen düzeyde olmasa da İnterpol ve Europol uluslararası polislikte işbirliğine iyi birer örnektir. Dünya polisliği ile karıştırılmamalıdır. Dünya polisliği ulusları aşan bir yapılanma idealini ifade eder. Çevik Kuvvet , kanunlar çerçevesinde yapılan toplantı, gösteri ve yürüyüşlerde düzeni sağlaması, katılımcıları koruması ve gerektiğinde toplumsal olaylara müdahale etmesi amacıyla Emniyet Teşkilatı bünyesinde oluşturulan polis birimidir. 1965'te Toplum Polisi olarak Adana, İstanbul, Ankara, Zonguldak ve İzmir'de teşkil edilmiş ve halk arasında (giydikleri yeşil kıyafet ve beyaz miğferden ötürü) 'Fruko' olarak tanınmıştır.1982'de Toplum Polisi yerine Çevik Kuvvet kuruldu ve giydikleri korunma giysileri sebebiyle kamuoyunda daha çok robokop ( ingilizce: robocop ) adıyla tanınırlar. Özel Harekat , terorizm ve kaçakçılık gibi yasadışı olayların yerleşkelerine yapılan ani baskın görevlerinde yer alır.Olağanüstü durumlara hazırlıklıdırlar.Üstün eğitim ve tehçizata sahiptirler.. Emniyet Genel Müdürlüğü'nde bulunan rütbe dereceleri ve işaretleri Askeri statüyle görevli kolluk kuvvetleri Kolluk Yetkisini Kullanan Kamu Görevlileri Türkiye Cumhuriyeti Emniyet Genel Müdürleri
'Arınç'ın Kendisi Komple Şaka Olduğu İçin Onu Ciddiye Almıyorum'
Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş , ana muhalefet hattı olmaya çaba göstereceklerini ifade ederek, söylediklerinin arkasında olduğunu söyledi. CNN Türk'te Tarafsız Bölge programına konuk olan Selahattin Demirtaş, önemli açıklamalar yaptı. Ahmet Hakan 'ın sorularını yanıtlayan Selahattin Demirtaş'ın açıklamalarından satırbaşları şöyle: 'Türkiye'nin ana muhalefet hattı olmaya çaba göstereceğiz. Aslında bugün söylediklerim ilk defa söylediğim şeyler değil. Ama bu kampanya döneminde mesajlarım daha net anlaşıldı. Başbakan sanki tanınmayan biri, bütün Türkiye'de büyük bir panikle kendini gösterme çabası, billboardlar, raketler... Üçümüz birlikte canlı yayına çıkmalıydık. Danışmanlar prompter olmadan. Kalibrenin, kalitenin ortaya çıkacağından çekindi. Bir Cumhurbaşkanı adayı var ama malını saklıyor. Böyle olur mu? Şeffaflık gerekir. 'Adım atsa TRT canlı yayına geçiyor' Başbakan bir yerde miting yapacaksa ona çok kolay, altında devletin uçağı var. Atlar, ülkenin bir ucundan öbür ucuna gider. Başbakan büyük bir medya ağına zaten sahip, bir de TRT mevzusu var. Adım atsa, trak canlı yayına geçiyorlar. Bugün Adana Valiliği eskort vermedi bize, 'Devletin olanaklarını adaylara kullandırtmayız' demiş. 'Bülent Arınç'ın kendisi komple şaka' Selahattin Demirtaş, TRT'deki resmi seçim konuşmasında TRT'nin yayın politikası hakkında ironi yaparak, 'TRT gibi son derece tarafsız, objektif, bütün adaylara eşit yaklaşım sergileyen, hele hele bana karşı adalet ve nezaket örneğinin en muhteşemini sergileyen bu nadide kurumun ekranlarından sizlere seslenmenin heyecanını ve mutluluğunu yaşıyorum' demişti. Demirtaş'ın bu açıklamasının ardından Bülent Arınç, 'O yalın ve düz cümlelerden TRT'yi övdüğü kanaatine varıyorum' demişti. Ahmet Hakan, Demirtaş'a bu açıklamayı hatırlatınca, 'Bülent Arınç ciddiye almış. Şaka değil demiş. Kendisi zaten komple şaka olduğu için onu ciddiye almıyorum' diye konuştu. 'Ermeni olsan ne olur?' Artık bir apartmanda bile insanlar 'Komşum Alevi mi, Kürt mü' diye bakıyor. O hale getirildi. Bu sürgit iktidara yarıyor. Başbakan anketlerinde kendisine oy verenlerin etnik kimliklerini, mezheplerini sorduruyor. Gürcü olsan ne olur, Kürt olsan, Türk olsan, Ermeni olsan ne olur? Yeterince çekmedik mi? Kesintisiz acıları dindirmenin zamanı gelmedi mi? Ben kimliğimi inkar ederek aday olmadım, ama kimliğime oy istemiyorum. Ben, ilkelerimize oy istiyorum. Savunduğum ilkeler yeteri kadar oy alsın, umut büyüsün istiyorum. Umudu büyütmek adına adayım. Barış hakkı hepimizin hakkımızdır, lütuf değildir. Sen iktidar olarak bizim hakkımızı neden gıdım gıdım veriyorsun? Ben kendime değil, ilkelere oy istiyorum. Savunduğum ilkeler, diğer iki aday tarafından %1 de olsa temsil ediliyor mu? 'Gül ayrımcılık yapmadı' Sayın Abdullah Gül partimize ayrımcı bir tutum sergilemedi. Diğer muhalefet partileriyle ilişkisi neyse bizimle de oydu. Başbakan Erdoğan ise bir iki kez karşılaşmamızda zoraki olarak elimi sıktı. T24
Kayıp Beş Genç İçin Marmara'daki Adalar Taranıyor
Kumburgaz Kamiloba sahilinde geçtiğimiz pazar günü öğle saatlerinde kiraladıkları deniz bisikletiyle denize açıldıktan sonra kayıplara karışan 5 gençten halen haber alınadı. Mikail Çelik, Serdar Demir, Doğan Demir, Şükrü Kahraman ve Yusuf Büyükizgi'yi arama çalışmaları kapsamında bugün Barbaros Hayrettin Paşa Petrol Arama ve Sondajlama Gemisi Erdek-Marmara Adası ve İmralı Adası çevresinde çalışacakDün akşam saatlerinde Kumburgaz açıklarına gelen Barbaros Hayrettin Paşa Petrol Arama ve Sondajlama gemisi sabah saatlerine kadar hazırlıklarını tamamlayarak, saat 09.00 sıralarında çalışmaya başladı. Genç Denizciler Dayanışma Derneği (GEDDAD) Yönetim Kurulu Başkanı Umur Zamanoğlu, Barbaros Hayrettin Paşa gemisine giderek gemi kaptanı ve sahil güvenlik görevlileri ile bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantı sonrasında Barbaros Hayrettin Paşa gemisi ile 2 eskort gemisiyle birlikte Kumburgaz açıklarında hazırlıkları tamamlayarak yola çıktı. PARALEL İZ ARAMA YÖNTEMİ İLE ÇALIŞACAK Zamanoğlu, Barbaros Hayrettin Paşa gemisinin eskort gemileriyle birlikte paralel iz arama yöntemiyle çalışacaklarını belirterek, '3 gemi paralel iz arama yöntemiyle güneye doğru aşağı inecekler. Sahil Güvenlikten aldığımız bilgiye göre, Erdek, Marmara Adası ve İmralı Adası bölgesinde dip ve satıh taraması gerçekleştirecek. Bu bölgeyi yaklaşık 30 saat içerisinde tarayacaklarını öğrendik. Fakat hava koşulları, rüzgar ve sahil güvenlik komutasında olabilecek sebeplerden dolayı değişiklik gösterebileceğini öğrendik' dedi. CAN YELEĞİNİN BULUNDUĞU YERDE YOĞUNLAŞILACAK Daha önceden can yeleğinin bulunduğu noktada çalışmalar yoğunlaştığını ve sahil güvenlik ekiplerinin Barbaros Hayrettin Paşa isizmli gemi ile bu bölgede çalışacağına değinen Zamanoğlu, 'Daha önceden can yeleğinin bulunduğu bölgede çalışmalar yoğunlaştı. Deniz bisikletinin çıkış yaptığı yere de bakacak olursak o bölgeyi gösteriyor. Olayın yaklaşık olarak meydana geldiği bölgede sürekli akıntı ve rüzgar mevcut. Sahil güvenlik ekipleri can yeleğini burada buldukları ve rüzgarın yönünün burası olduğu bir takım cisimlerin burada olduğunu göz önünde bulundurarak o bölgede yoğunlaşıyorlar' diye konuştu. GEMİNİN GELİŞİ YILDIRIM HIZI İLE ORGANİZE EDİLDİ Barbaros Hayrettin Paşa 12 saatten çok kısa bir sürede olay yerine geldiğini vurgulayan Zamanoğlu, 'Bu tip bir geminin arama kurtarma çalışmalarında sivil otoriteye bağlı petrol tarama gemisi için muazzam bir yıldırım hızı. Burada çok hızlı bir reaksiyon verildi ve gemi çok kısa sürede hazırlanarak buraya sevk edildi' şeklinde konuştu. BARBAROS HAYRETTİN PAŞA GEMİSİ BÖLGEDE 2 GÜN ÇALIŞACAK Mahalle Afet Gönüllüleri Acil Müdahale Ekibi (MAGAME) Türkiye Koordinatörü Hüseyin Karadayı ise, dün gece 22.00 sıralarında Barbaros Hayrettin Paşa isimli Petrol Arama gemisinin açıkta hazırlıklarını tamamlamasının ardından yola çıkmadan önce bir toplantıya katıldıklarını belirterek, 'Barbaros Hayrettin Paşa gemisi ve koruma gemileri buradan hareket etti. Sabah saatlerinde bir toplantı yapmak üzere randevulaşarak planlarımız hakkında bir toplantı yaptık. Gemi buradan ayrılarak daha önceden belirlenen rotada sahil güvenlik gemisi ile buluşarak tarama işlemine başlayacak. Çalışmaları sırasına yan yan tarayarak yaklaşık olarak 2 gün çalışacak' dedi. ÖNÜMÜZDEKİ İKİ GÜN ÇOK ÖNEMLİ Karadayı, önümüzdeki iki günün çok önemli olduğuna değinerek, 'Şuanda kayıp kişilerin suyun yüzeyine çıkmış olmaları gerekiyor. Bu arada en fazla iki gün içerisnde su yüzeyinde çok fazla kalmaları mümkün değil' diye konuştu. DHA
Peşmerge Grubu Mardin'e Konvoy Halinde Girdi
Kuzey Irak'tan yola çıkan Peşmerge güçleri konvoy halinde Mardin'e ulaştı. Konvoy Mardinliler tarafından karşılandı. Konvoyun en önünde ise 'eskort' olarak TSK'ya ait bir zırhlı araç bulunuyor.KUZEY Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin, PKK'nın Suriye'deki yapılanması PYD'nin kontrolündeki Kobani'de IŞİD güçlerine karşı savaşmak için gönderdiği 150 kadar Peşmergenin 84'ünün gece yarısından sonra uçakla Şanlıurfa'ya gelmesinin ardından, karadan yola çıkan grup da bu sabah Habur Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yaptı.Habur'da sevgi gösterileriyle karşılanan ve sıkı güvenlik önlemleri altında İpek Yolu’nu takip eden grubun öğle saatlerinde Şanlıurfa'ya ulaşması ve uçakla gelip Suruç'’ta kendilerini bekleyen grupla birleşerek Kobani'ye geçmesi bekleniyor. Peşmergelerin bugün öğle saatlerinde işlemlerin tamamlanıp Mürşitpınar Sınır Kapısı'ndan Kobani'ye geçmesi bekleniyor.PEŞMERGENİN GEÇİŞİ SIRASINDA YOLA ÇIKAN GRUBU POLİS GAZ BOMBASIYLA DAĞITTIHabur Sınır Kapısı'ndan giriş yapan peşmerge konvoyu Silopi'den sonra ellerinde Kuzey Irak'taki Bölgesel Kürt yönetiminin kullandığı bayraklar bulunan ve konvoya eşlik eden yüzlerce araçlar birlikte Cizre İlçesi girişine geldi. Burada önlem alan polis ekipleri, yola çıkan bir grubu dağılmaları yönünde uyardı. Grubun dağılmaması üzerine polis gaz bombası kullandı. Polis, konvoyun geçişi sırasında sıkı güvenlik önlemi aldı. Cizre girişinde sevgi gösterileri tarafından karşılanan peşmergeler daha sonra Mardin'in Nusaybin İlçesi'ne hareket etti. Konvoya araçlarıyla birlikte çok sayıda Cizreli de eşlik etti.NUSAYBİN'DE İPEKYOLU KAPANDIŞırnak'ın Cizre İlçesi'nin ardından öğle saatlerinde Mardin'in Nusaybin İlçesi'ne ulaşan peşmerge konvoyu İpekyolu üzerinde kalabalık gruplar tarafından karşılandı. Karşılama sırasında yoğunluk nedeniyle İpekyolu araç trafiğine kapandı.  BDP Nusaybin İlçe Başkanı Şahabatin Güler, konvuyun önündeki peşmerge aracının üzerine çıkarak karşılamaya gelenleri selamladı. Peşmerge konvoyu güvenlik önlemleri altında Nusaybin'den Kızıltepe'ye hareket etti.DHA
Patlayıcı Bulunan Kamyon İnfilak Etti: 2'si Asker 4 Yaralı
MALATYA'dan Şanlıurfa'ya giden mühimmat yüklü kamyonda yangın sonrası patlama meydana geldi. Karayolunda büyük hasara yol açan patlamada, 2'si asker 4 kişi hafif yaralandı.İHA'nın verdiği bilgiye göre, Adıyaman’da 16 ton dinamit, 2 ton anfi, 3 ton fünye taşıyan kamyonda başlayan yangın sonrası büyük patlama meydana geldi.Olay, gece geç saatlerde Adıyaman- Gölbaşı karayolunun 34'üncü kilometresinde meydana geldi. Malatya'dan Şanlıurfa'ya mühimmat taşıyan konvoyda bulunan Necmi Ferhat yönetimindeki plakası öğrenilemeyen kamyonun sağ arka tekerleği alev aldı. Konvoydaki diğer araçlara bulunanların uyarısı ile sürücüsünün durdurduğu kamyonu bir aünda alevler sardı kısa süre sonra büyük gürültüyle patlama meydana geldi. Patlama sırasında olay yerinden uzaklaşan sürücü Necmi Ferhat yanında bulunan Mehmet Taş ile askerler Ömer Erdem ve Mustafa Yiğitalp, kamyondan sıçrayan parçaların isabet etmesiyle yaralandı. Hafif yaralanan 2'si asker 4 kişi götürüldükleri Besni Devlet Hastanesi'nde ayakta tedavi edildi.YOL YOK OLDUKamyon kullanılmaz hale gelirken, Adıyaman- Gölbaşı karayolunun patlamanın meydana geldiği bölümü yok oldu. Bu nedenle yol trafiğe kapatıldı. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte çok sayıda askeri yetkili ile olay yeri inceleme ekipleri patlamanın olduğu bölgeye geldi. Patlamanın olduğu alanda incelemeler sürerken, Vali Yardımcısı Murat Süzen de geldiği olay yerinde güvenlik güçlerinden bilgi aldı.Vali Yardımcısı Murat Süzen, patlamayla ilgili incelemenin sürdüğünü belirterek şunları söyledi:'Malatya ilinden Şanlıurfa iline gitmekten olan patlayıcı madde taşıyan kamyonda ilimiz sınırları içerisinde bilinmeyen bir nedenden dolayı patlama meydana geldi. Şu anda herhangi bir can kaybı söz konusu değil. Bütün görevlilerimiz emniyetimiz, jandarmamız, sağlık ekipleri sahada gerekli incelemeleri yapıyor. Patlama nedeniyle karayolunda ciddi bir hasar meydana gelmiş durumda. Biran önce çalışmayı tamamlayarak, gerekli onarımı çalışması yaparak yolu trafiğe açacağız. Patlama sırasında hafif şekilde yaralananlar ise ayakta tedavileri yapılarak taburcu edildi.'Mahir ALAN - Mustafa ÖNDOĞAN  | DHA ve İHA
Berlusconi Fuhuş Davasında Aklandı
İtalya’nın eski başbakanı Silvio Berlusconi, reşit olmayan bir kızla para karşılığında seks yapmak ve görevini kötüye kullanmakla suçlandığı davadan beraat etti.İtalyan basınında 'bunga bunga' olarak da anılan 'Ruby' davasında Berlusconi, o dönem 17 yaşında olan 'kalp hırsızı Ruby' takma adlı eskort Kerime el Mahrug ile para karşılığı seks yapmakla suçlanıyordu. Berlusconi, hırsızlık suçlamasıyla göz altına alınan El Mahrug'u kurtarmak için polisi aradığı için de görevi kötüye kullanma suçlamasıyla yargılanıyordu. Berlusconi'nin, Fas asıllı El Mahrug'un, o dönemki Mısır lideri Hüsnü Mübarek'in akrabası olduğunu söyleyerek polislere 'Kızı bırakmazsanız İtalya-Mısır ilişkileri zarar görür' dediği ortaya çıkmıştı.Davanın ilk aşamasında Berlusconi her iki iddiadan da suçlu bulunarak 7 yıl hapis ve ömür boyu kamu görevinden men cezasına çarptırılmıştı. Ancak kararı temyiz eden Berlusconi geçen yıl İstinaf Mahkemesi tarafından aklanmıştı. İstinaf Mahkemesi, Berlusconi'nin El Mahrug'un 18 yaşından küçük olduğunu bildiğine dair kanıt olmadığına hükmetmişti.Bu karar üzerine savcılar davayı İtalyan yargı sisteminin son aşaması olan Yargıtay'a taşımıştı.Yargıtay'da dün yapılan karar duruşmasında savcılık, eski karısı Veronica Lario'nun sözlerine atıfla Berlusconi'nin 'genç kızlara karşı bir ejderhanın iştahına sahip olduğunu' söyledi. Savcı Eduardo Scardaccione, Berlusconi'nin polisi arayarak 'El Mahrug, Mısır liderinin akrabasıdır' demesiyle ilgili olarak da 'Mübarek hikayesi Mel Brooks filmlerine benziyor. Bütün dünyayı arkamızdan güldürdü' dedi.Berlusconi'nin avukatı Franco Coppi ise 'İstinaf Mahkemesi'nin kararında, Arcore'de (Berlusconi'nin villası) para karşılığı fuhuş yapıldığı kabul ediliyordu. Biz de savunma makamı olarak bunu sorgulamıyoruz, ancak Berlusconi'nin Ruby'nin o sırada reşit olmadığını bildiğine dair delil bulunmuyor' diye konuştu.Yargıtay, İstinaf Mahkemesi'nin kararını onaylayarak Berlusconi'yi suçsuz buldu.'Ruby' davası, Berlusconi için kader davası olarak görülüyordu. Suçlu bulunması halinde Berlusconi'nin siyasi kariyerinin sona ereceğine dikkat çekiliyordu. Davadan aklanmasıyla Berlusconi'nin yeniden güç toplayarak siyaset sahnesinde etkisini artırabileceği yorumları yapılıyor.BBC Türkçe