onedio
2015 Yazında Gidilebilecek Sakin Kıyılar
Farklı özelliklere sahip denizlerle çevrili olan ülkemiz, adeta bir deniz turizmi cennetidir. Her kıyımız farklı bir güzelliğe sahiptir. Her birinde farklı bir atmosfer, farklı bir huzur karşılar sizi. Yeter ki keşfetmek isteyin, gezip görülecek daha nice kıyımız var. Her biri adını sanını duymadığınız, saklı kalmış cennet adeta. Ayrıca, kalabalık sahillerden, her yıl aynı kıyıları görmekten sıkılanlara özel liste hazırladık bu kez. Aynı rotalardan sıkıldıysanız, keşfedilmemiş kıyılarımıza doğru yola çıkın bu yaz. Ülkemizde yaşanan havayolu rekabeti, uçak bileti fiyatları konusunda da çeşitliliğe sebep oluyor. Böylece uygun fiyatlara uçak bileti bulmak da mümkün oluyor.
Global Ekonominin Yeni Trendi: Giyilebilir Teknoloji
John Harrison'un 1762 yılında cep saatini bulması ile başlayan giyilebilir teknoloji serüveni günümüzde hepimizi hayrete düşüren seviyelere ulaştı. Hamilton Watch'ın hesap makineli saati, Colins'in gözlükten video çeken kamerası, Sony'nin devrim yaratan Walkman'i derken, kalp ritmini ölçen kablosuz kulaklığa kadar gelen bu çılgınlık, bizleri James Bond filmlerinin bir parçası haline getiriyor. Global dünyada teknoloji pazarı bu kadar kızışmış durumdayken giyilebilir teknolojilerin pazar payı ise dudak uçuklatan cinsten. Juniper Research adlı araştırma şirketinin yaptığı bir araştırmaya göre, giyilebilir teknolojilerin global perakende sektöründeki pazar payı, 2016 yılında küçük bir yer kaplayacak fakat bu rakam, takvimler 2019'u işaret ettiğinde 53.2 milyar dolara ulaşacak. Şu an pazarda yaklaşık 160 adet birbirinden farklı giyilebilir cihaz bulunmakta olup diğer bir araştırma şirketi IDTechEX'in tahminlerine göre bu teknolojilerin pazar payı önümüzdeki 10 yıl içeresinde 70 milyon dolarlık bir kapasiteye sahip olacak.56 milyar dolarlık saat pazarında ise iWatch tek başına 10 milyar dolarlık bir pazar hacmine ulaşma potansiyeline sahip. Sadece bu durumu göz önüne alırsak giyilebilir teknolojilerin potansiyeli tahmin edilemez seviyelerde. Bu ürünlerin önündeki engellerin en başında ise cihazların şarj süresi geliyor. Bu sorun da aşıldığı taktirde, giyilebilir teknolojiyi tutabilene aşk olsun. O kadar bahsettik, neler varmış bu piyasada bir göz atalım.
Eskişehirspor'dan Kayseri Deplasmanında Kritik 3 Puan
Spor Toto Süper Lig'de Eskişehirspor, deplasmanda Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor'u 1-0 yendi.Karşılaşmanın 10. dakikasında sol kanattan ceza sahasına giren Serdar Gürler'in ortasında, kaleye paralel giden topa Vleminckx dokunamayınca defans, meşin yuvarlağı uzaklaştırarak tehlikenin büyümesini engelledi.16. dakikada Kaan Kanak'ın orta alandan ara pasıyla ceza sahası içinde kaleciyle karşı karşıya kalan Mori'nin plasesinde top, az farkla auta çıktı.25. dakikada Özgür Çek'in pasında rakibi Boye'den sıyrılan Mori'nin ceza sahasında sol çaprazdan çektiği şutta, köşeye giden meşin yuvarlağı son anda uzaklaştıran kaleci Gökhan Değirmenci, gole izin vermedi.33. dakikada Boye'nin ceza sahası dışından vuruşunda top, üstten auta gitti.45. dakikada Eskişehirspor öne geçti. Orta alanın sağından serbest vuruş kullanan Kaan Kaynak, arka direğe doğru orta yaptı. Bu bölgede bulunan Mori'nin içeriye gönderdiği topu, Sezgin Coşkun ağlarla buluşturdu: 0-1.Karşılaşmanın ilk yarısı, konuk ekibin 1-0'lık üstünlüğüyle tamamlandı.İkinci yarı53. dakikada orta alanın sağ tarafından Kaan Kaynak'ın kullandığı serbest atışta, altı pas içinde Mori'nin kafa vuruşunda topu kaleci Gökhan Değirmenci kontrol etti.60. dakikada ceza yayı üzerinden Mori'nin çektiği şutta, meşin yuvarlak üstten auta çıktı.70. dakikada ceza sahası dışından Kaan Kaynak'ın çektiği şutta defansa çarpan top kalecide kaldı.Karşılaşmayı Eskişehirspor 1-0 kazandı.AA
Türkiye'nin İlk "Güneş Otobüsü" Yollara Çıktı
ODTÜ Güneş Enerjisi Araştırma Merkezi ve bir firma ortaklığında, yüzde 100 yerli imkanlarla geliştirilen teknoloji sayesinde verimli elektrik enerjisi üretebilen, 'Türkiye'nin ilk güneş paneli destekli otobüsü' yollara çıktı.Otobüsün tanıtımı amacıyla ODTÜ GÜNAM araştırmacıları, Enerji Bakanlığı yetkilileri ve davetlilerin katılımıyla MAN Türkiye A.Ş tesislerinde tören düzenlendi.ODTÜ GÜNAM Müdürü Prof. Dr. Raşit Turan, burada, AA muhabirine yaptığı açıklamada, güneş ışığını elektrik enerjisine çevirmeyi mümkün kılan fotovoltaik teknolojinin, son yılların giderek sanayileşen, en önemli yüksek teknolojili yenilenebilir enerji türü haline geldiğini anlattı.Prof. Dr. Turan, Türkiye'de ilk kez, dünyada ise sayılı bir kaç örneği bulunacak şekilde MAN Türkiye A.Ş. ile birlikte 'tavanına güneş panelleri döşenmiş otobüs' projesini tamamladıklarını kaydetti.Prof. Dr. Turan, projeyle otobüse entegre edilen güneş panellerinin, otobüsün ek kliması başta olmak üzere, sesli ve görüntülü sistemlerini, kablosuz internetini, soğuk-sıcak su ünitelerini, ışıklandırmalarını ve motorun aküsünün ihtiyacı olan elektriği üretebildiğini bildirdi.Güneş enerjisinin sağlanması için otobüs tavanının 12 metrekarelik bölümünün, 360 adet güneş hücresinden oluşan 24 güneş paneli ile kaplandığını belirten Turan, kurulan bu sistemin kapasitesinin 1.4 kilowatt saat gücünde elektrik üretimine olanak tanıyacağı bilgisini verdi.Turan, üretilen elektrik enerjisinin bir batarya sisteminde depolanarak, gerektiğinde elektrikli klimanın çalıştırılmasında kullanıldığını da söyledi.Turan, uygulamanın sonunda elde edilen bilgi ve deneyimle güneş enerjisiyle çalışan uydular, uçak ve insansız hava aracı yapılabileceğini kaydetti.Hedef yüzde 3 yakıt tasarrufuODTÜ GÜNAM mühendislerinden Olgu Demircioğlu de otobüste 1,5 saat güneş depolandığında bir saatlik enerji üretildiğini, ancak bu arada enerjinin toplanmaya devam ettiğini anlattı.Demircioğlu, projenin bir sonraki ayağında otobüsün tavanına panellerin yapıştırılması yerine otobüsün direkt panellerle beraber üretilmesinin hedeflendiğini belirterek, beklentilerinin yüzde 2-3 arasında yakıt tasarrufunun sağlanması olduğunu kaydetti.'Güneşli otobüs, güneşli ülkeler için önemli'Enerji Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Yusuf Yazar da güneş enerjisinin araçlarda kullanımının ilk örneklerinden birisi olan projenin önemine işaret ederek, 'Kullanılan güneş panellerin tümüyle yerli olması çok önemli. Bu araçlar yaygınlaşırsa, yakıt verimliliği ve emisyon azaltımı açısından büyük etkisi olacaktır. Umarım bu girişimin arkası gelir ve bu örnekler çoğalır. Biz politik olarak bu projelerin destekçisi olmaya devam edeceğiz' açıklamasında bulundu.MAN Türkiye A.Ş.  Üst Yöneticisi Münür Yavuz ise 'Yüzde 90 ihracat yapan bir firmayız. Güneş panelli otobüs bazı pazarlarımız için çok önemli. Mesela Arabistan, Dubai ve Türkiye için. Bu pazar büyüyebilir. Bu testlerin pozitif sonuçlanması bunun çok hızlı yaygınlaşmasını sağlayabilir. Bir yıl sonra resmi daha iyi görmüş olacağız' değerlendirmesini yaptı.AA
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
AKP on üç yıldır üstüste kazandığı seçimlerle bir iktidar rahatlığına erişmiş olmalı. Bedenini iktidar koltuğunun biçimine, hatlarına intibak ettirdi. Birçok konuda, eskiden beri alışık olduğumuz iktidar konuşmalarını ya da iktidar jestlerini de başarıyla taklit etmeye başladı.Ama, şüphesiz, “eskiden beri alışık olduğumuz iktidar” bloklarından ayrışan yanları, özellikleri de var. Bunların başında, din konusundaki tavrı geliyor. Erdoğan’ın başbakanken söylediği gibi, “dindar nesiller yetiştirmek”, AKP’nin temsil ettiği dünya görüşünün ezelî emellerinden biri. Şimdi, yukarıda dediğim gibi, iktidarın kazandırdığı güvenle, bu konuda da toplumu bulunduğu yerden alıp başka bir yere taşımanın somut adımlarını atmaya girişiyorlar. İktidara yeni geldikleri yıllarda böyle adımlar atmaktan çekinirlerdi. Şimdi çekinmiyorlar.
Başbakan Yardımcısı Babacan: 'Herkes Merkez Bankasının Yaptıklarını Takip Etsin'
Başbakan Yardımcısı Babacan, 'Herkese, Merkez Bankamızın dedikleri ve yaptıklarını yakından takip etmesini tavsiye ediyorum' dedi.WASHINGTONBaşbakan Yardımcısı Ali Babacan, IMF-Dünya Bankası Bahar Toplantıları ve G20 oturumları kapsamında blunduğu ABD’nin başkenti Washington'da AA ve TRT’nin sorularını yanıtladı.Babacan, Türkiye’nin bu yıl G20 dönem başkanlığının yanı sıra IMF’de Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri başkanlığını da yürüttüğünü belirtti.G20’nin dünya ticaretinin yüzde 75’i, nüfusunun yaklaşık üçte ikisi ve ekonomisinin yüzde 85’ini oluşturduğunu vurgulayan Babacan, Türkiye olarak, temsil gücü bu kadar yüksek bir yapının başkanlığını üstlenmekten 'büyük bir onur' duyduklarını bildirdi.IMF Başkanı Christine Lagarde’ın “Türkiye’nin başkanlığı güçlü ve dürüst” yorumunun hatırlatılması üzerine Babacan, 'Biz çok şükür içi dolu bir G20 dönem başkanlığı yapıyoruz. Bunu da herkes takdir ediyor” dedi.'Merkez döviz kuruna kayıtsız kalamıyor'Türk ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Babacan, TL’deki değer kaybına ilişkin bir soru üzerine, şunları söyledi:'Benden, 12,5 yıllık iktidarlık dönemimizde kurlarla alakalı bir açıklama duymadınız. Çünkü, serbest kur rejimi uyguluyoruz. Ama ben hep şuna da vurgu yapıyorum: Eğer, kurlarla ilgili dikkat edilmesi gereken bir açıklama varsa, o da Merkez Bankamızın yaptığı açıklamalardır ve açıklamalarından öte Merkez Bankamızın yaptıklarıdır. Serbest kur rejimi uyguluyoruz, ancak kurdan enflasyona geçişgenlik olduğu için Merkez Bankası tabii ki kur konusunda kayıtsız kalmıyor, kalamıyor. Herkese, Merkez Bankamızın dediklerini ve yaptıkları yakından takip etmesini tavsiye ediyorum.''Cari açık yüzde 4’lü rakamları görebilir'Babacan, petrol fiyatlarının Türk ekonomisine etkilerine yönelik başka soru üzerine, varil başına 40 dolara kadar inerek dibi gören petrol fiyatlarının son zamanlarda 60 dolara kadar yükseldiğine dikkati çekerek, petrol fiyatlarındaki bu sert dalgalanmaların da tahmin konusundaki belirsizliği artırdığını söyledi.Buna karşın, enerji fiyatlarındaki düşüşün küresel ekonomiye net etkisinin olumlu olduğunu belirten Babacan, “Petrol fiyatları, eğer düşük seviyelerde kalmaya devam ederse, bizim bu yılki cari açığımız uzun bir zamandan sonra yüzde 4’lü rakamları görebilir” öngörüsünde bulundu.'Halkın çözüm sürecini sahiplenmesi çok çok güçlü'Ali Babacan, bir soru üzerine çözüm sürecinin “Türkiye’nin 30 küsür yıldan bu yana devam eden kronikleşmiş bir sorununun çözümü anlamına geldiğini” belirterek, 'Maalesef, Türkiye’yi çözüm süreci yolundan saptırmaya yönelik girişimlere de dönem dönem maruz kalmaktayız. Ama, nereden bakarsak bakalım, halkımızın şu anda çözüm sürecini sahiplenmesi çok çok güçlü. Halkımız, Türkiye’nin dört bir tarafından, coğrafya gözetmeksizin çözüm sürecine çok büyük bir destek veriyor. Bu da bizi hem memnun ediyor hem de çözüm sürecinin devamının bir bakıma garantisini oluşturuyor' dedi.Muhabir: Gülbin YıldırımAA
Reklam
Tekvando'da Milliler'den Büyük Başarı
Türkiye Tekvando Milli Takımı, takım halinde Moldova Açık Turnuvası'nda birinci olduTürkiye Tekvando Milli Takımı, Moldova'nın başkenti Kişinev'de düzenlenen 2015 Bosna Açık Uluslararası Tekvando Turnuvası'nda 4 altın, 6 gümüş, 4 bronz madalya kazanarak takım halinde birinciliği elde etti.Türk takımı, 2016 Rio Olimpiyatları'na puan veren ve Monejol de Atletism Salonu'nda yapılan turnuvada 15 sporcuyla mücadele ederken, organizasyonda 36 ülkeden 449 tekvandocu madalya için ter döktü.Türk sporculardan kadınlarda 62 kiloda İrem Yaman, + 73 kiloda Nafia Kuş, erkeklerde 80 kiloda Yunus Sarıaltın, + 87 kiloda Ali Sarıaltın altın madalya kazandı.Kadınlarda 53 kiloda Hatice Kübra Yangın, 67 kiloda Nur Tatar, 73 kiloda Cansel Deniz, erkeklerde 68 kiloda Berkay Akyol, 74 kiloda Servet Tazegül, 87 kiloda Serdar Yüksel gümüş madalyaya uzandı.Milli sporculardan kadınlarda 49 kiloda Rukiye Yıldırım, 57 kiloda Dürdane Altunel, 73 kiloda Furkan Asena Aydın, 73 kiloda Sude Bulut turnuvayı bronz madalya ile kapattı.Birinci olan sporcuların 10, ikinci olanların 6, üçüncü olan sporcuların ise 3.5 puan topladığı turnuvanın en başarılı takımı, 4 altın, 6 gümüş ve 4 bronz madalya kazanan Türkiye oldu.AA
‘AİHM'deki İfade Özgürlüğü Dosyalarının Yarısı Türkiye'den’
Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanvekili Alparslan Altan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) görülen ifade özgürlüğü konulu dosyaların yarısının Türkiye ile ilgili olduğunu söyledi.Türk Hukuk Enstitüsü Kayseri Şubesi’nin davetlisi olarak Kayseri’ye gelen AYM Başkanvekili Alparslan Altan, AYM Üyesi Nuri Necipoğlu, AYM Raportörü Cüneyt Durmaz, ‘Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru’ konulu bir konferans verdi. Konferansta Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru sistemini anlatan Alparslan Altan, bireysel başvuru sisteminin Türkiye’de hızla oturduğunu anlattı. Bireysel başvuru öncesi ve sonrasındaki Türkiye’deki durumu değerlendiren Altan, “AİHM Türkiye’nin Strasbourg’taki karnesini iyileştirmesi bakımından, ortaya performansı Türkiye ile benzer veya Türkiye’den daha kötü olan ülkeler açısından örnek bir uygulama olarak görmektedir. 2014 yılı yazında Strasbourg’ta yapılan uluslararası bir sempozyumda birçok ülkeden temsilciler katıldı ve bu toplantılarda biz Türkiye’deki bireysel başvuru sistemini anlatmış olduk. Bu da Türkiye’deki sistemin geldiği nokta açısından sevindirici bir gelişme. Yine AYM’nin ifade özgürlüğü ile ilgili verdiği kararlar Amerika’da Colombia Üniversitesi tarafından altın madalya ile ödüle layık görüldü” dedi.“TÜRKİYE İHLALDE BİRİNCİ”Türkiye’nin öncesinde de mevcut durumda maalesef aleyhinde en çok karar verilen ülkelerin başında geldiğini ifade eden Altan, şöyle devam etti:”Ancak, başvuru sayıları itibariyle çok olumlu gelişmelerin olduğunu görüyoruz. Bireysel başvuru öncesinde Türkiye Rusya’dan sonra aleyhine en fazla başvuru yapılmış ülkeler arasındaydı. 2010 yılı sonu itibariyle Türkiye’ye karşı açılmış olan dava sayısı 19.000 civarındaydı ve önceki yıla göre yüzde 40’a yakın bir artış göstermişti. Türkiye aleyhine açılan davaların yüzde 60’lık bölümü önemli davalardan oluşuyordu. Bu sayı, hakkından bizden başka başvuru olan Rusya’ya bakıldığında iki katını oluşturmakta. Yine yıllık istatistiğe bakıldığında Türkiye, yüzde 20’ye yaklaşan oranla hakkında en çok ihlal kararı verilen devletti. 2010 yılı itibariyle bakanlar komitesi gündeminde 47 devlet aleyhine 9.922 karar bulunurken, bunların yüzde 20’ye yakını Türkiye hakkında verilmiş kararlardan oluşuyordu ve bu rakamlara bakıldığında neredeyse kararların 5’te 1’i Türkiye aleyhineydi. Tazminat miktarlarında da 2010 yılında Türkiye aleyhine 24.542.000 euro tazminata hükmedildi. Bu gelişmeler, anayasa koyucuyu bireysel başvuru sistemine yöneltti. Bireysel başvuru sonrası bakıldığında AİHM gündemindeki dava başvuru sayıları bakımından, 2013 yılında Türkiye 5’inci sıradaydı, 2014 yılında ise 4’üncü sırada yer aldı. Bu gelişme AYM’ye bireysel başvuruyu yoğunlaştırmasının yanında Adalet Bakanlığı’nda oluşturulan tazminat komisyonu da etkili oldu. Tazminat komisyonu, AİHM önünde bekleyen benzer nitelikteki toplu dosyaları bu komisyon aracılığıyla tazminata karar verilerek gündemden kaldırılmasını amaçlayan bir sistemdir. Bu konuda da epey başarı sağlandı.”“EN ÇOK ŞİKAYET ÖZGÜRLÜK, GÜVENLİK VE ADİL YARGILAMA”AİHM’e Türkiye’den giden dosyaların büyük bölümünün özgürlük, güvenlik ve adil yargılama hakkı olduğunu açıklayan Alparslan Altan, ”AİHM verdiği kararlara bakıldığında, çoğunluğu geçmişe yönelik olduğu için Türkiye’nin o zamanki mevzuat ve uygulamalara yönelik olduğu için ihlal sayıları açısından önceki kara tablonun devam ettiğini görüyoruz. Başvuru konusu dosyalardaki ihlal nedenlerine bakıldığında, büyük ölçüde özgür, güvenlik hakkı ve adil yargılanma hakkıyla ilgili başvurulardan oluşuyor. Türkiye hakkında açıklanan kararlarda yüzde 45’i özgürlük ve güvenlik hakkıyla, 44’ü de adil yargılanma hakkıyla ilgili kararlardan oluşuyor. Türkiye 2013 yılında 9 kararla ifade özgürlüğü konusunda ihlalle karşılaşırken, 2014’te ise bu karar 24’e yükselmiş ve ifade özgürlüğü ile ilgili verilen ihlal kararlarının yarısının Türkiye ile ilgili olduğunu maalesef üzülerek görüyoruz. Bu da Türkiye’nin özellikle tutukluluk, adil yargılanma hakkı ve özgürlük konusunda daha dikkatli olması mevzuat ve uygulamalarında bu konularla ilgili gerekli hassasiyeti gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.DHA
Bahçeli: 'Türkiye'nin Baharını Çoktan Kışa Çevirdiler'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Twitter hesabından açıklamalarda bulundu.Bahçeli'nin mesajları şöyle:'Doğa yeşilleniyor, umutlar baharla çiçekleniyor. Mektupçu Agâh ne hoş, ne hisli, ne manalı söylemiş: 'Bahar, ağaçların gelinlik mevsimidir.' Bahar doğanın renk renk yayılan düğünü, solan ve çoraklaşan toprağın sökülen düğümüdür. Bahar uyanış ve diriliştir. Sonbahar ağaçların göç mevsimi, kış ise sükût dönemidir. Peki, huzur göçerse, şeref ve haysiyet gömülürse hal nice ve nasıl olacaktır? Güzel bir davranış, doğru bir söz petekten damla damla sızan bala benzer. Dürüst ve samimi bir mizaç ruha lezzet katar, yüreğe heyecan verir. Sahte, sanal, yalancı ve yapmacık yüzlerin milliliği, millilik istismarı söğüt ağacından meyve ummak kadar abestir, zaman ve emek israfıdır. Toprak çölleşirse çare sudur. Çimenler-çayırlar kurursa çözüm yine sudur. İrade kuruyup milli duygu ve aidiyet çatlarsa deva yoktur. Hz. Mevlana; 'Gülün dibindeki toprak gül kokarö der. Ya rüşvetin, ihanetin, rezilliğin duldasında boylu boyunca uzanıp yatanlar ne kokar?' Yeni Türkiye sözleşmesi yapıyorlar, yeni yargı stratejisiyle göz boyuyorlar. Geziyorlar, yiyorlar, içiyorlar, haramdan harcıyorlar. Malum çevreler aldatıyor, saptırıyor, ahlaktan sapıyor; insaniyet, hamiyet ve adalet inkarıyla yozlaşmanın dipsiz kuyusuna iniyorlar. Millilik edebiyatı yapan yurtsuzlar Oslo-Kandil-İmralı arasında mekik dokuyorlar, yeni ihanet seferleri için gece gündüz mil topluyorlar. Milliliğin görkemli bahçesinde dal olamayanlar terörün ve bölücülüğün pis kokan koruluğuna bekçi durmaya özeniyorlar. Vah zavallılar! Merhum A.Nihat Asya demiş ki; 'Vazoyla saksının farkını sen söyleme, çiçeklerden sor.' Kim milli, kim müptezel bırakalım da millet söylesin. Dil ile söylenen kalben tasdik edilmezse, kalben haykırılan insanı halden hale sokamazsa her söz boş olacak, her ifade riyayla anılacaktır. Bıktırırcasına konuşanlar, garezle dolup taşanlar, harıl harıl dolaşanlar, dolandıranlar Türkiye’nin baharını çoktan kışa çevirdiler. Bunlar, bir bakıyorsunuz sülalesiyle uçakta, bir bakıyorsunuz efradı ve yalakalarıyla bisiklet üzerinde. Millet düşüyor, bunlar biniyor. Yetkilerini çiğneyip hukuku karartanlar, helali öğütüp haramı yüceltenler millet kesesinden seyahati marifet ve kabiliyet sayıyorlar. Derler ki; 'Yol, kendine bir yer bulamamış kişinin özlemidir. Ve kendi yolunu bulamayan, bütün yolları boşuna yürür.' Evliya Çelebi 'Seyahat Ya Resûlullah' dedikten sonra 51 yıl boyunca gezip dolaştı. Doğuya, batıya, güneye, kuzeye gitti, yedi iklimi tanıdı. Geriye muazzam bir eser ve hatıra demeti bıraktı. Havalardan inmeyen, yabancı diyarlardan gelmeyen 17-25 rumuzlu kişi millete ne kazandırdı? Gulliver desek itiraz edecektir; Marco Polo’ya özeniyor desek karşı çıkacaktır; İbn-i Batuta’yı örnek alıyor desek ilgim yok diyecektir. Kendisini ve yedi sülalesini gezdiren, uçuran, gün aşırı konuşup sinirleri bozan bu seyyah durmayı ve susmayı ne zaman deneyecektir? Altın kaçakçıları heveslenmesin, fakat söz gümüşse sükût altındır. Taş yerinde ağırdır. Ağır taşı ne yel alacak ne de sel kaldıracaktır. Cesaret ve gayretle bozgun kervanı dağıtılacaktır. Dua ve destekle kötü kalpliler, kandan ve menfaatten beslenenler yenilecektir. Umuda az kaldı, hilalin aydınlığına ramak kaldı; Yarabbi bize milletimizin zafer günlerini müyesser eyle, himmetini üzerimizden esirgeme.'DHA
Reklam
FT: HSBC Türkiye'den Çekiliyor
Financial Times gazetesi, haftasonu sayısında HSBC’nin Türkiye ve Brezilya’dan çıkacağı haberini manşetine taşıdı. İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden Financial Times, “HSBC, gelişen pazarlardaki küresel geri çekilmesini hızlandırıyor” başlığıyla, küresel bankacılık devlerinden HSBC’nin Türkiye ve Brezilya başta olmak üzere kötü performans gösteren ülkelerdeki perakende bankacılıl faaliyetlerini bitireceğini yazdı. Haberde, “Yıllardır dünyanın yerel bankası olarak kabul edilen HSBC, küresel ölçekli faaliyetlerini gelişmekte olan ülkelerin pazarlarından geri çekilerek, misyonunu ‘daha yalın daha küçük’ anlayışıyla değiştirmeyi planlıyor.” ifadeleri yer alıyor. Haberde, Avrupa’nın en büyük bankası HSBC’nin, yeni stratejik planları doğrultusunda Türkiye ve Brezilya’dan çıkmaya hazırlandığı belirtiliyor. Gelişmekte olan ülkelerin kötü performans gösteren pazarlarından çıkmaya hazırlanan HSBC’nin, yeni stratejiler belirleme kararındaki gerekçeler arasında, Şubat ayında bankanın İsviçre kolunda ortaya çıkan gizli hesapların basına sızdırılması da gösteriliyor. Gazetede, Türkiye’de 300 şubesi bulunan HSBC’nin, geçen yıl toplam 791 milyon dolar gelir ve 155 milyon dolar zarara uğradığı, 850 şubesi olan Brezilya’da ise bu rakamların gelir olarak 4,8 milyar dolar, zararı olarak da toplam 247 milyon dolar olduğu belirtiliyor.Öte yandan, haberde, HSBC’nin çıkacağı ülkeler arasında ABD ve Meksika’nın da değerlendirdiği ancak oradaki serbest ticaret bağlantıları nedeniyle geri çekilmekten vazgeçtiği vurgulanıyor. Bankanın çıkmayı planladığı ülkeler arasında Türkiye ve Brezilya’nın yanısıra Güney Kore ve Rusya dahil toplam 14 ülke bulunuyor. HSBC’nin Türkiye’den çıkmayı planladığı iddiası ilk kez Mart ayında ortaya çıkmış, bankanın İngiltere’nin başkenti Londra’da bulunan genel merkezi ve Türkiye yetkilileri, iddiaları 'spekülasyon' olarak değerlendirerek herhangi bir yorum yapmaktan kaçınmıştı.CHA
Yolculuğunuzu Kabusa Çeviren Yolcuların Utanç Verici Hareketlerini Afişe Eden Instagram Hareketi
Otobüste, metroda ya da uçakta yolculuk yaparken zaman zaman rahatsız tiplere denk geliriz! Koltuğu 180 derece yatırıp adeta kucağımızda uyuttuğumuz şehirler arası otobüs karakterleri, sağdan soldan ayağını uzatan garip yolcular...Instagram'daki Passenger Shaming hesabı, 'rahatsızlık veren yolcu davranışları'nı toplamış. İşte tüm dünyadan en ilginç, en rahatsızlık verici yolcu manzaraları!
Tarzından Asla Ödün Vermeyen 10 Kültürden 10 Kadın
Moda devi markalar yaptıkları defilelerle her mevsimgeçişinde baştan aşağı tarzımızı değiştirirken, dünyanın en ücra köşelerindetarzından asla ödün vermeyen kadınlar yaşıyor. Kullandıkları çoğu aksesuar vekıyafet, ya manevi inançlarını yansıtıyor ya da yaşadıkları bölgenin iklim koşullarınaayak uyduruyor. Aralarında beğendikleriniz de eleştirdikleriniz de olabilirancak bu kadınların yıllardır değiştirmedikleri stilleri ile biz metropolkadınlarına sadakat dersi verdiği de bir gerçek.
Reklam
Usta Fotoğrafçı Ertuğrul BİREL'in Muhteşem 15 Fotoğrafıyla Solo Türk Gösteri Takımı ve Tarihçesi
Hv.K.K.lığının 25 Kasım 2009 tarihinde çalışmalarınıbaşlattığı “Tek F-16 Uçağı ile Gösteri Uçuşu”programı 14 Ocak 2010 tarihindeHv.Plt.Bnb. Murat KELEŞ, Hv.Plt.Yzb. Fatih BATMAZ ve Hv.Plt.Yzb. S. YalınAHBAB’ın kurucu ekip olarak seçilmeleri ile hayata geçmiştir. Hv.Plt.Bnb. MuratKELEŞ 18 Mayıs 2010 tarihinde Tek F-16 Gösteri Uçuşu için ilk eğitim sortisinigerçekleştirmiş ve eğitimini 20 Ağustos 2010 tarihinde tamamlayarak Türkiye’ninilk F-16 Solo Gösteri pilotu olmuştur. Eğitimler diğer iki gösteri pilotununarka kokpitte gözlemci olarak uçması ile icra edilmiştir. 2010-2011 Uçuş eğitimyılı başlangıcı olan 01 Eylül 2010 tarihinde 4. Ana Jet Üs K.lığı’nda Hv.K.K.Org. Hasan AKSAY’a ilk gösteri uçuşu arz edilmiştir. Hava Kuvvetleri Komutanlığı personelinin göndermiş olduğuyaklaşık 300 adet isim önerisi arasından“SOLO TÜRK” ismi seçilmiştir.
Başarılı Olmanın Altın Kuralı: Etkileyici Bir Kişiliğe Sahip Olmak İçin Edinmeniz Gereken 14 Alışkanlık
Kabiliyet, motivasyon, azim ve tutku iyi bir iş sahibi olmanın vazgeçilmezleridir ve fakat sizi zirveye götürecek tek bir şey var ki; o da etkileyici ve sempati uyandıran bir kişilik.En çok satan kitaplar arasında yer almış Düşün ve Zengin Ol ve Başarının Anahtarları'nın yazarı Napoleon Hill etkileyici bir kişiliğe sahip olmak için alışkanlık haline getirmeniz gerekenleri sıraladı. İşte o liste:
Reklam
Hangi Ünlü Resim Senin Ruhunu Yansıtıyor?
etiket
Resimler; kapalı anlatımı, benzetmeleri ve içerdiği anlamlar bakımından sanat eserleri arasında en derinlikli olanıdır. Peki, bu başyapıt resimlerden hangisi senin ruhunu yansıtıyor?
Pele: "Takımıma Cristiano'yu Değil Messi'yi Alırım"
Futbol oynadığı dönemlerde formasını giydiği New York Cosmos takımının formasının satıldığı Manhattan'daki bir spor mağazasında hayranlarıyla buluşan Pele, Barcelona'nın yıldızı Lionel Messi ile Real Madridli Cristiano Ronaldo'yu kıyasladı.Arjantinli yıldızdan övgüyle bahseden Pele, 'Cristiano ile Messi'yi karşılaştıramazsınız. Cristiano golcü, Messi golcü ve oyun kurucu. Takımım için Messi'yi tercih ederim' ifadelerini kullandı.Konuşmasında, Brezilya'nın dünya şampiyonlukları yaşadığı dönemde ABD'de futbolu teşvik etmek amacıyla New York Cosmos takımında oynadığını hatırlatan Pele, bu kararından gurur duyduğunu belirtti.Bu arada, Pele'nin Madame Tussauds Müzesi'nde yer alan mum heykeli de söyleşinin yapıldığı mağaza önünde sergilendi.Pele dışında Almanya'dan Franz Beckenbauer, Türkiye'den de Yasin ve Gökmen Özdenak gibi dönemin tanınmış Türk futbolcularının da görev aldığı New York Cosmos takımı, futbolda altın dönemini yaşamıştı. Pele, takımda 1975-77 yıllarında forma giymişti.Kuzey Amerika Futbol Ligi üyesi Cosmos, 1971 yılında dünyaca ünlü Türk müzik adamları Atlantik Records'un kurucusu Ahmet Ertegün ve kardeşi Nasuhi Ertegün tarafından kurulmuştu.AA
Arınç: ‘İsraf Konusunda Karnemiz Kırıktır’
Bursa'da partisinin verdiği ahde vefa yemeğinde konuşan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 'İsrafın önünü alsak sizden vergi almamıza gerek kalmaz. 13 yıllık iktidarımızın her tarafı altın yazılarla, başarıyla doludur. Ama israf konusunda karnemiz kırıktır' ifadelerini kullandı.Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi'nde partilileriyle bir araya gelen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, israf konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Arınç, yemek duası ile ilgili bir fıkra anlatırken israf konusuna değinerek, 'İsrafın önünü alsak sizden vergi almamıza gerek kalmaz. 13 yıllık iktidarımızın her tarafı altın yazılarla, başarıyla doludur. Ama israf konusunda karnemiz kırıktır. 'Allah israf edenleri sevmez. Belediye başkanı  da, milletvekili de, anne baba olarak ebeveyn olarak siz de israf etmeyeceksiniz.' dedi. Çocuğun da  israf etmemesi gerektiğini vurgulayan Arınç, 'O pahalı ambalajlı şeylerden alıp da yarısını atmak, ekmeğin yenmemiş kısımlarını çöp tenekesine koymak, yemeği sünnetlemeden, ucundan alıp artık hale getirmek bizim inancımızda yok. Bizim inanç ve geleneklerimiz, ekmek kırıntılarını bile elimizi böyle ıslatıp kırıntıları ağzımıza atmaktan geçer.' ifadelerini kullandı. Arınç, yemek dualarının Türkçe yapılması halinde bundan ders alınacağını belirterek insanın ürpermesi gerektiğini vurguladı. Peygamberimiz Efendimiz'in, ‘Bir akarsuda abdest alsan bile israf etme' sözünü hatırlatan Arınç, 'Yarım saatlik yemek duasına ihtiyaç yok. Yemek duaları Türkçe olsa da, bir kısmımız bundan ders alacağız. İnşallah hocalarımız duyar. Arapça'nın ardından Türkçe birkaç kelime dua eder, ne söylediğini anlarız' dedi.DHA
Reklam