Yurtdışında Üniversite Okumak Türkiye'den Ucuz!
Çoğu insan gibi hâlâ yurtdışında üniversite okumanın çok zengin olmayı gerektirdiğini mi düşünüyorsun? Bu yazıyı artık böyle düşünme diye, düşündüğün gibi olmadığını göstermek için hazırladık.Her bütçeye ve kritere uygun olarak yurtdışında üniversite eğitimi sınav zorunluluğu olmaksızın, YÖK onaylı, İngilizce eğitim alabilirsiniz. Üstelik alacak olduğunuz bu diplomalar size Türkiye’de eğitim alan birçok öğrenciye kıyasla önemli avantajları da yanında getirecektir.Yurtdışında üniversite fiyatları aşağıdaki tabloda görülebilir.
7 Bin Dolarlık Meslek
Su ürünleri mühendisi olmayı hiç düşündünüz mü? Ya da ne yaptıkların biliyor musunuz? Eğer en önemli unsurun para olduğunu düşünenlerdenseniz bu iş tam size göre. Çünkü t Türkiye’de iş bulamasanız dahi yurt dışından gelecek teklifler sizi bekliyor. Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas ve Yunanistan’a su ürünleri mühendisleri gönderiyoruz. Üstelik Türkiye’de gördükleri eğitiminin karşılığı yurt dışında aylık 6-7 bin dolar aralığında. Peki neden yurtdışında? İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meriç Albay bu mesleğin yetkilerinin her alanda kısıtlandığını söylüyor. Bu vahim durumun bu şekilde devam etmesinin ülkemizde bu mesleğin ölmesine sebep olacağını da sözlerine ekliyor. Bu yüzden üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye istihdam edemediği yetişmiş elemanları yurt dışına gönderiyor. Yurt dışında çalışmış ardından Türkiye’ye dönüp balık çiftliği kurmuş olan Su Ürünleri Mühendisi Cafer Gündüz, yabancı dil yüzünden yurt dışından gelen tekliflerin çok azının değerlendirilebildiğini söylüyor. Ücret yurt dışında dörde katlanıyor Yurt dışı deneyimlerinden bahseden Mühendis Gündüz, bu mesleğin yurt dışında Türkiye’ye oranla ne denli değerli olduğunu ortaya koyuyor. Su ürünleri mühendislerine, özellikle Avustralya, Yeni Zelanda, Arap ülkeleri ve Kuzey Afrika ülkelerinden teklif geldiğini söyleyen Gündüz, Türkiye’de yeni başlayan bir mühendisin bin, bin 250 lira arasında bir ücret alabileceğini söylüyor. Yine ülkemizde üst düzey bir yönetici 2 bin 500-4 bin lira alırken yurt dışında bu rakam 10 ila 15 bin arasında seyretmekte. Yetki S.Ü. Mühendislerinin olmalı Su ürünleri sağlığı, nakli, hijyeni, kontrolü ve üretimi gibi konularda en yetkin meslek grubu olan su ürünleri mühendislerinin çıkarılan yasalarla bu görev alanını veterinerlik, eczacılık, biyolog ve kimyagerlik gibi konuyla tam olarak ilgili olmayan mesleklere kaptırdığını söyleyen İstanbul Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meriç Albay bu durumdan oldukça şikayetçi. Mesleki yetki karmaşasının ise kanuna bağlı oluşu durumu daha da zora soktuğunu söyleyen Albay Su ürünleri fakültesi mezunlarının yapması gerekenleri başka mesleklerin yaptığının altını çiziyor. Su ürünleri mühendisliği çoğu meslek dalı gibi ülkemizde değer görmezken yurt dışı iş fırsatlarını değerlendirmeyi düşünenler için parası iyi bir meslek gibi görünmekte.
Atatürk'ün Eğitim Üzerine Söylediği Sözler
Atatürk’ün Eğitim Üzerine Söylediği SözlerBir millet irfan ordusuna sahip olmadıkça, muharebe meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuna bağlıdır.Öğretmenler her fırsattan yararlanarak halka koşmalı, halk ile beraber olmalı ve halk, öğretmenin çocuğa yalnız alfabe okutan bir varlıktan ibaret olmayacağını anlamalıdır.Öğretmenler! Yeni nesli, cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcileri, sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle orantılı bulunacaktır. Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister! Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir… Sizin başarınız, Cumhuriyetin başarısı olacaktır.Geleceğin güvencesi sağlam temellere dayalı bir eğitime, eğitim ise öğretmene dayalıdır.Milli Eğitim programımızın, Milli Eğitim siyasetimizin temel taşı, cahilliğin yok edilmesidir. Cahillik yok edilmedikçe, yerimizdeyiz…Milli Eğitim’in gayesi yalnız hükümete memur yetiştirmek değil, daha çok memlekete ahlâklı, karakterli, cumhuriyetçi, inkılâpçı, olumlu, atılgan, başladığı işleri başarabilecek kabiliyette, dürüst, düşünceli, iradeli, hayatta rastlayacağı engelleri aşmaya kudretli, karakter sahibi genç yetiştirmektir. Bunun için de öğretim programları ve sistemleri ona göre düzenlenmelidir.En önemli ve verimli vazifelerimiz milli eğitim işleridir. Milli eğitim işlerinde kesinlikle zafere ulaşmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu şekilde olur.Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.Milli eğitimde süratle yüksek bir seviyeye çıkacak olan bir milletin, hayat mücadelesinde maddi ve manevi bütün kudretlerinin artacağı muhakkaktır.Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden yoksun bir millet henüz millet adını almak kabiliyetini kazanmamıştır. Ona basit bir kitle denir, millet denemez. Bir kitle millet olabilmek için mutlaka eğiticilere, öğretmenlere muhtaçtır.Milli eğitim ışığının memleketin en derin köşelerine kadar ulaşmasına, yayılmasına özellikle dikkat ediyoruz.Okul genç beyinlere; insanlığa hürmeti, millet ve memleket sevgisini, şerefi, bağımsızlığı öğretir. Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman onu kurtarmak için takip edilecek en uygun, en güvenli yolu öğretir. Memleket ve milleti kurtarmaya çalışanların aynı zamanda mesleklerinde birer namuslu uzman ve birer bilgin olmaları lazımdır. Bunu sağlayan okuldur.En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır.Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden yoksun bir millet henüz millet adını almak kabiliyetini kazanmamıştır. Ona basit bir kitle denir, millet denemez. Bir kitle millet olabilmek için mutlaka eğiticilere, öğretmenlere muhtaçtır.Yeni nesil, en büyük Cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır.Şimdiye kadar uygulanan eğitim ve öğretim yöntemlerinin milletimizin geri kalmasında en önemli etken olduğu kanısındayım. Onun için bir milli eğitim programından söz ederken, eski devrin boş inançlarından ve yaratılışımızla hiç ilgisi olmayan yabancı fikirlerden, doğudan ve batıdan gelebilen bütün etkilerden tamamen uzak, milli karakterimiz ve milli tarihimizle uyumlu bir kültür kastediyorum. Çünkü milli dehamızın gelişmesi ancak böyle bir kültür ile sağlanabilir.Eğer Cumhurbaşkanı olmasam, Eğitim Bakanlığı’nı almak isterdim.İlim ve fen çalışmalarının merkezi okuldur. Bundan dolayı okul lazımdır. Okul adını hep beraber hürmetle, saygıyla analım.Türkiye’nin birkaç yıla sığdırdığı askeri, siyasi, idari inkılâplar sizin, sayın öğretmenler, sizin sosyal ve fikri inkılâptaki başarılarınızla pekiştirilecektir. Hiçbir zaman hatırlarınızdan çıkmasın ki, Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller ister.Türkiye’nin birkaç seneye sığdırdığı askerî, siyasî, idarî inkılâplar çok büyük, çok mühimdir. Bu inkılâplar, sayın öğretmenler, sizin; toplumsal ve fikrî inkılâptaki muvaffakiyetlerinizle desteklenecektir. Hiçbir zaman hatırınızdan çıkmasın ki, Cumhuriyet,sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller ister!Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk ekonomisi, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.Memleketi ilim, irfan, ekonomi ve bayındırlık alanlarında da yükseltmek, milletimizin her hususta çok verimli olan kabiliyetlerini geliştirmek, gelecek nesillere sağlam, değişmez ve olumlu bir karakter vermek lazımdır. Bu kutsal amaçlar elde etmek için mücadeleye atılanların arasında öğretmenler en önemli ve en hassas yeri almaktadır.Öğretmenlik ömür boyu sürecek bir öğrenciliktir.Cahillik yok edilmedikçe, yerimizdeyiz… Yerinde duran bir şey ise geriye gidiyor, demektir. Bir taraftan genel olan cahilliği yok etmeye çalışmakla beraber, diğer taraftan toplumsal yaşamda bizzat faal ve faydalı, verimli elemanlar yetiştirmek lazımdır. Bu da ilk ve orta öğretimin uygulamalı bir şekilde olmasıyla mümkündür. Ancak bu sayede toplumlar iş adamlarına, sanatkarlarına sahip olur. Elbette milli dehamızı geliştirmek, hislerimizi layık olduğu dereceye çıkarmak için yüksek meslek sahiplerini de yetiştireceğiz. Çocuklarımızı da ayni öğretim derecelerinden geçirerek yetiştireceğiz.Öğretmenler; yeni nesli Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcileri, sizler yetiştireceksiniz, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin beceriniz ve fedakarlığınızın derecesiyle orantılı olacaktır.Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister. Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir…Sizin başarınız, Cumhuriyetin başarısı olacaktır.Toplumun düşmanı cehalet, cehaletin düşmanı öğretmendir.Okullarda öğretim vazifesinin güvenilir ellere teslimini, memleket evladının, o vazifeyi kendine hem bir meslek, hem bir ideal sayacak üstün saygıdeğer öğretmenler tarafından yetiştirilmesini sağlamak için öğretmenlik, diğer serbest ve yüksek meslekler gibi, derece derece ilerlemeye ve her halde refah sağlamaya uygun bir meslek haline getirilmelidir. Dünyanın her tarafında öğretmenler, toplumun en fedakâr ve saygıdeğer unsurlarıdır.İlk ve orta öğretim mutlaka insanlığın ve medeniyetin gerektirdiği ilmi ve fenni versin, fakat o kadar pratik bir şekilde versin ki, çocuk okuldan çıktığı zaman aç kalmaya mahkûm olmadığına emin olsun.Bir yandan bilgisizliği ortadan kaldırmaya uğraşırken, bir yandan da memleket evladını toplumsal ve ekonomik hayatta aktif şekilde etkili ve verimli kılabilmek için zorunlu olan ilk bilgileri, uygulamalı bir biçimde vermek metodu eğitimimizin temelini oluşturmalıdır.Öğretmenler her fırsattan yararlanarak halka koşmalı, halk ile beraber olmalı ve halk, öğretmenin çocuğa yalnız alfabe okutan bir varlıktan ibaret olmayacağını anlamalıdır.Milli Eğitim programımızın, Milli Eğitim siyasetimizin temel taşı, cahilliğin yok edilmesidir.Milletimizin siyasî, toplumsal hayatında, milletimizin fikrî terbiyesinde rehberimiz ilim ve teknik olacaktır. Mektep sayesinde, mektebin vereceği ilim ve teknik sayesindedir ki Türk Milleti, Türk sanatı, ekonomisi, Türk şiir ve edebiyatı, bütün güzelliğiyle gelişir.Yeni nesil, en büyük Cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır.Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz. Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile olan bağlarımızı kopartamayız. Aksine yükselmiş, ilerlemiş, çağdaş bir millet olarak medeniyet düzeyinin de üzerinde yaşayacağız. Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur. İlim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her ulus ferdinin kafasına koyacağız. İlim ve fen için kayıt ve şart yoktur.
İşte Türkiye'nin En İyi Üniversiteleri
2013 yılı Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) verilerine göre ülkemizde 170 üniversite bulunuyor. Bu sayıya da her yıl yenileri eklenmeye devam ediyor.Ancak eğitimde kalite arayanlar Türkiye’nin en iyi üniversitelerine girebilmek için yoğun çalışma temposu içine giriyor. Dünyada üniversitelerde verilen eğitimin kalitesi farklı kriterlere göre ölçülerek sıralamalar yapılıyor. Peki Türkiye’de en iyi üniversite sıralamasında durum nasıl? Farklı kriterlere dayalı belirlenen farklı sonuçlar bulunuyor.Türkiye’nin en iyi üniversitelerini belirlemek için ODTÜ Enformatik Enstitüsü bünyesinde kurulan URAP (University Ranking by Academic Performance) Laboratuvarı tarafından bir çalışma yapılarak ”Üniversitelerin Akademik Performansa Dayalı Genel Sıralaması” saptandı.Bu çalışmada Türkiye’deki 125 üniversitenin, ”Makale sayısı, öğretim üyesi başına düşen makale sayısı, atıf sayısı, öğretim üyesi başına düşen atıf sayısı, toplam bilimsel doküman sayısı, öğretim üyesi başına düşen toplam bilimsel doküman sayısı, doktora öğrenci sayısı, doktoraöğrenci oranı, öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı” olmak üzere toplam 9 kritere göre belirlendi.Tüm Üniversitelerin Genel Puan Tablosu’nda 9 kritere göre en yüksek puanı Hacettepe Üniversitesi aldı. Hacettepe’nin ardından ODTÜ 2.,İstanbul Üniversitesi de 3. oldu. Ankara Üniversitesi 4., Gazi Üniversitesi 5., Ege Üniversitesi 6., Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü 7., İstanbul Teknik Üniversitesi 8., Atatürk Üniversitesi 9., Erciyes Üniversitesi 10. sırada yer aldı. Alana göre sıralamada ise, ”makale sayısı, atıf sayısı, toplam bilimsel doküman sayısı” olmak üzere toplam 4 kriterden elde edilen puanlar kullanıldı.
10 Maddede "Niçin İnşaat Mühendisliği"
Epeyce tercih edilen bölümlerden biri olan ve her geçen yıl kontenjanı artan İnşaat Mühendisliği, çok sayıda üniversite adayının okumak istediği alanlardan biridir. İnşaat Mühendisliği bölümünde eğitim almak isteyen ama kararsız olan üniversite adayları için 10 Maddede “Niçin İnşaat Mühendisliği” listemizi sizlere sunarız.Çünkü insanların olmazsa olmaz temel ihtiyacı barınmayı karşılayan bir bölümdür.Çünkü bu bölüm hayatı kolaylaştırmak, insanların hayatlarını daha sağlıklı bir biçimde yürütmesini sağlamak ve insan hayatının kalitesini arttırmayı amaçlamıştır.Çünkü insanların günlük hayatının bir parçasıdır ve bununla birlikte insan hayatını doğrudan etkileyen yolların, su kanallarının ve binaların tasarımdan yapımına kadar her aşamada rol oynayan bir alandır.Çünkü hem iş sahasında hem de ofis ortamında çalışma imkânı sunmaktadır.Çünkü çok çeşitli alanlarda görev yapan insanlarla birlikte çalışma olanağı sunmaktadır.Çünkü teknolojik, kültürel ve sosyal değişimler doğrultusunda yeni fikirler geliştirebilir, yaratıcılığınızı kullanarak toplumsal yaşamı şekillendirebilirsiniz.Çünkü kolektif bir çalışma, planlama, tasarım ve uygulama konularında faydalı bilgiler öğrenebilir ve beceri kazanabilirsiniz.Çünkü gerçek hayata ilişkin çevresel, finansal, hukuksal ve etik konularla çalışabilirsiniz.Çünkü halk sağlığı ve insanların güvenliği gibi somut problemleri çözebilir, insanlara hizmet edebilirsiniz.Çünkü dünyanın her yerinde çalışma imkanı bulabilir, iyi bir kariyere sahip olabilirsiniz.
Reklam
Avrupa'ya Ücretsiz Gitmenin Yolları
Genç ya da yetişkin olmanız farketmez, Avrupa'da iş, staj, okul, eğitim, gençlik projesi ya da projelerde yer almak istiyorsanız bakmanız gereken yegane kaynaklar burada...
Türk Öğrencilerin Yurtdışı Eğitim Tercihleri Değişiyor
Yapılan aştırmalar neticesinde Türk öğrencilerin yurtdışı eğitim tercihleri değişiyor. Daha önce yoğun olarak Avrupa ve Amerika’da eğitim gören Türk öğrenciler artık bu tercihlerine Uzakdoğu’yu da ekliyor. Türk nüfusunun yoğun olarak bulunduğu Avrupa ülkeleri ilk sırada geliyor. Bunlardan İngiltere’de yaklaşık 32 bin Türk öğrenci eğitim görüyor. İngiltere’nin ardından Amerika 28 bin öğrenci ile 2. sırada bulunuyor. En çok Türk nüfusunun yaşadığı Almanya’da ise yaklaşık 12 bin Türk öğrenci öğrenim görüyor. MALEZYA’DA BİN TÜRK ÖĞRENCİ ÖĞRENİM GÖRÜYOR Son on yılda Dünya’nın ekonomi merkezinin doğuya kayması ve okulların çift dilli eğitim( Yerel dil ve İngilizce) vermesi ile beraber daha çok Türk öğrencisi tercihlerini Uzakdoğu ülkelerinden kullanmaya başladı. Bu ülkelerden Çin’de 2 bin, Malezya’da yaklaşık bin kişi öğrenim görüyor. Uzakdoğu’daki bu ülkelerin üniversitelerinin, Dünya en iyi üniversite sıralamasında yukarıya çıkmaya başlaması, Eğitim kalitelerinin yükselmesi ve cazip burs fırsatlar ile beraber bu okulları tercih eden Türk öğrencilerinin önümüzdeki dönemde artması bekleniyor.
Reklam
En Saygın Harvard… ODTÜ de Listede…
İngiltere'nin başkenti Londra'da yayın yapan Times Yüksek Öğretim (THE) adlı haftalık derginin dün açıkladığı Dünyanın En Saygın 100 Üniversitesi listesine Türkiye'den tek bir üniversite, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) girdi. ggghaber.com
İstanbul’da Üniversiteli Olmak: Faydaları ve Zararları
İstanbul’da Üniversiteli Olmak – Faydaları İstanbul kendinizi geliştirebilmenizi sağlamaktadır. Entelektüel birikim için ideal bir şehir, kültürel etkinlikler çok fazla. Mesela çok sevdiğiniz yabancı bir grup konser için Türkiye’ye gelecek olsa, İstanbul’a gelir. İstanbul’a çok fazla turist gelir, yabancı ülkeden insanlara tanışabilir, vizyonunuzu genişletebilirsiniz. İstanbul’da üniversite eğitimi dışında hobilerinizi uygulamaya geçireceğiniz birçok kurs var. Adeta bilgiye ulaşmanın şehri İstanbul. Staj olanakları oldukça geniştir, özellikle mühendislik öğrencileri için. Kaldı ki mühendislik okuyacak öğrencilerin ilk tercihidir İstanbul, öyle güzel şehir. Kadıköy, Beşiktaş, Bebek, Ortaköy, Caddebostan, Taksim ve daha birçok yer, eğlencenin önemli noktaları, sosyalleşmenin merkezi. Canınız mı sıkıldı? Boğaz var yahu. Metro, Metrobüs, Marmaray, Vapur olsun, her yere ulaşabilirsiniz. Ulaşımı bir öğrenci için oldukça ucuzdur. Tarihi açıdan çok zengin bir şehir İstanbul, gezip öğrenme meraklıları için avantaj. Bölümünüzle ilgili semirnerlere, konferanslara katılabilirsiniz. Bu eksikliği hiçbir zaman çekmezsiniz. En önemlisi de hayatı diğer şehirlere kıyasla daha çabuk öğrenir, tanırsınız. İstanbul öğrenci şehridir! İstanbul’da Üniversiteli Olmak - Zararları İstanbul’un kalabalığı ve trafiği çekilecek gibi değil. Hele ki metrobüs! İstanbul pahalı bir şehir; evinizden ya da yurdunuzdan dışarı adım attığınızda para harcamadan edemiyorsunuz. Eğer ki İstanbul dışından bir ilden gelmişseniz ve yurtta kalamam, en iyisi ev kiralayayım diyorsanız, bilin ki yüksek kiralar ödemek zorundasınız. NOT: İstanbul’da üniversite okumanın faydalarına ve zararlarına bir madde de sen eklemek istersen yorum yaz, paylaşalım!
Babaların Araba Kullanmayı Öğretmede Başarılı Olmasının 10 Nedeni
Ergenlik döneminde her yerinizi sivilce basmasının ardından basa gelen en ağır ve atlatması en zor travmalardan birisi de babanızın size araba kullanmayı öğretme çabasıdır. Evde adeta atlet pijamalı bir melek olan babanın nasıl bir şeytana dönüştüğünü yakından gözleme fırsatı bulursunuz.
Reklam
Dershanelerden Sonra Üniversite Sınavı da Kalkıyor
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), dershanelerin kapatılarak özel okullara dönüştürülmesini öngören düzenlemenin ardından üniversiteye giriş sistemini de değiştirmek için kolları sıvadı. Sabah’tan Yaşar Özay’ın haberine göre yeni düzenlemede Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) kalkacak. Yerine bu yıl ilk uygulaması yapılan temel eğitimden orta öğretime geçiş sınavı benzeri bir model gelecek. Lisans Yerleştirme Sınavı'nın (LYS) da formatı da değiştirilecek. 2 FORMÜL ÇALIŞMASI TÜBİTAK, YÖK ve ÖSYM ile birlikte yürütülen çalışmanın 2016 yılında tamamlanması hedefleniyor. Üzerinde çalışılan ilk model, bu yıl SBS yerine ilk uygulaması yapılan temel eğitimden orta öğretime geçiş sınavı benzeri bir modeli öngörüyor. Lise son sınıf öğrencileri 2 ay aralıklarla 5 dersten sınava girecek ve öğrenci en yüksek notu aldığı sınavla üniversiteye başvurusunu yapabilecek. Üzerinde çalışılan diğer modelde öğrencinin lise birinci sınıftan dördüncü sınıfa kadar olan tüm sınavları esas alınacak. Merkezi sınavlara girecek lise öğrencilerinin ders durumları da ölçülecek ve çıkan puana göre üniversite tercihi yapılabilecek. Sınavlarda testin yanı sıra kısa açık uçlu soruların sorulması da gündemde. TEK DERS KURSLARI DEVAM EDECEK MiliEğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı Yusuf Tekin, ek ders ihtiyacı bulunan öğrencilere yönelik okullarda ve halk eğitim merkezlerinde açılacak takviye kurslara ilişkin düzenlemenin hazır olduğunu bildirdi. Milli Eğitim müfredatına uygun olduğu takdirde tek bir derse yönelik kurslara itirazları olmadığına işaret eden Tekin, 'Çocuğunuz matematiğe eğilimli, İngilizce'ye eğilimli buna yönelik kurs aldırabilirsiniz. Bizim derdimiz sadece bir sınava yönelik hazırlık mahiyetinde çocukları ısrarla test çözmeye zorlayan analitik düşünmesine engel olan farklı bir eğitim uygulayan yapıları ortadan kaldırmak' diye konuştu. Tekin 'Mesela çocuğun fizik dersinden takviyeye ihtiyacı var. Bizim fizik öğretmenimiz takviye kursu açacak. Bunlar için öğretmenlere ek ders ücreti vereceğiz ama vatandaşlardan bunun için ücret almayacağız' açıklamasını yaptı. Dershanelerin 2015 Eylül ayına kadar faaliyetlerine mevcut şekliyle devam edeceğini belirten Tekin, sektör temsilcilerinin bu yöndeki talepleri doğrultusunda bu kararı aldıklarını söyledi. Tekin, 2015 Eylül ayına kadar dönüşüm için başvuran dershanelere arsa, kredi, vergi indirimi, okul kiralama gibi destekler vereceklerini vurguladı. Dünya Bülteni/ Haber Merkezi
10 Maddede Sabahçılık mı Öğlencilik mi?
Şimdilerde ilkokul öğrencilerinin sabahçı olma gibi bir zorunluluğu, tekli öğretime bir geçiş söz konusu olsa da yılların sabahçılık mı öğlencilik mi tartışmasına 10 madde ile değinmeyi uygun gördük.
Hey Üniversiteli, IEFT  Başlıyor!
IEFT Yurtdışı Eğitim Fuarları bu yıl 8-17 Mart tarihleri arasında6 ayrı merkezde düzenlenecek. Fuarlar süresince 1000 kişiye ücretsiz on-line İngilizce dil kursu armağan edilecek. Ücretsiz İngilizce Kursları nı kaçırma! 2002 yılından bu yana hızla gelişerek Avrupa ve Ortadoğu’nun en büyük yurtdışı eğitim organizasyonu olan IEFT Fuarları (International Education Fairs of Turkey), bu yıl 25’inci kez kapılarını açıyor. 8-17 Mart tarihleri arasında 6 merkezde düzenlenecek olan “25. IEFT Yurtdışı Eğitim Fuarları”na 35 ülkeden 200’e yakın üniversite ve kolejin katılması bekleniyor. Gençleri, öğrencileri ve ailelerini yurtdışındaki eğitim kurumlarıyla buluşturan ve bu kurumların sunduğu burs ve benzeri imkanları ziyaretçilere tanıtan IEFT Fuarları, Ankara, İzmir, İstanbul (Avrupa Yakası), İstanbul (Anadolu Yakası), Eskişehir ve Adana’da düzenlenecek. IEFT Fuarları IEFT Yurtdışı Eğitim Günleri 25. Fuar Armağanı: Ücretsiz Dil Kursu IEFT Fuarları’nın bu yıl 25’inci kez düzenlenmesi nedeniyle, katılımcılara özel armağanlar verilecek. Fuarı ziyaret edenler arasından 25 kişi ücretsiz İngilizce Dil Kursu, 1.000 kişi ise ücretsiz on-line İngilizce Dil Kursu kazanacak. Fuarların İstanbul (Avrupa Yakası) bacağı, artan ziyaretçi hacmi nedeniyle bu yıl Avrupa’nın en büyük kongre merkezlerinden biri olan “İstanbul Kongre Merkezi”nde gerçekleştirilecek. 100’den fazla seminere ev sahipliği yapacak olan fuarlara bu yıl özellikle Kanada ve Almanya’dan önemli bir katılım söz konusu. Kanada’dan 20 üniversitenin yanı sıra 4 lisenin temsilcileri hazır bulunacak; Almanya’dan ise bazıları ücretsiz olmak üzere 12 üniversite katılacak. ABD ve İngiltere’den 50’nin üzerinde olmak üzere, Almanya, Kanada, Rusya, Fransa, İtalya, İspanya, İsveç, İsviçre, Macaristan, Polonya, Çin, Danimarka, Litvanya, Avusturya, Estonya, Kazakistan, Bosna gibi dünyanın değişik ülkelerinden 200’ün üzerinde eğitim kurumu IEFT Fuarları’na katılarak, sundukları imkanları Türk öğrenci ve ailelerine tanıtacaklar. Fuarlara katılacak kurumlar arasında, University of Southampton, University of York, Cardiff University, California State University, New York Institute of Technology, New York University School of Engineering, State University of New York, University of Buffalo, University of Nevada, University of San Francisco (School of Management), University of Southern California, University of Washington, The University of British Columbia, Frankfurt School of Finance & Management, Martin-Luther-Universität Halle-Wittenberg, Fachhochschule Frankfurt am Main, Universität Konstanz, The American University of Paris, Tallinn University, University of Applied Sciences Upper Austria, MIP-Politecnico di Milano, Danish Business Academies, Tomsk Polytechnic University, Sophiahemmet University, University Sarajevo (Faculty of Adminstration) gibi dünyaca ünlü üniversiteler de yer alıyor. Her yıl yaklaşık 50 bin kişinin ziyaret ettiği IEFT Fuarları’na gelen ziyaretçiler, üniversite hazırlık, ön lisans, lisans, yüksek lisans, doktora, üniversite transfer, dil okulları, yaz okulları, sertifika-diploma programları, staj, lise eğitimi ve burslu yurtdışı eğitim konularında kurum temsilcilerinden bilgi alabilecek, ülkelerin eğitim ortamları konusunda merak ettikleri soruları yöneltebilecekler. Burs İmkanları ve Ücretsiz Seminerler Üniversite ve kolejlerin her yıl çok sayıda öğrenciye kısmi veya tam eğitim bursu
Reklam
'Hayal Edin Gerçekleştirelim'
Kredi Kayıt Bürosu (KKB), Türkiye genelinde tüm lisans öğrencilerinin katılabileceği, onlara sosyal sorumlulukları hakkında bilinçlendirmek, toplumsal sorunlar karşısında duyarlılıklarını arttırmak ve karşılaştıkları sorunlar karşısında düşünmelerini ve harekete geçmelerini sağlamak amacıyla bir sosyal sorumluluk proje fikirleri yarışması düzenliyor: Hayal Edin Gerçekleştirelim “Hayal Edin Gerçekleştirelim” isimli sosyal sorumluluk yarışmasında Çevre, Eğitim, Sağlık, Spor, Kültür Sanat ve Toplumsal konulardaki projeler yarışacak ve yarışmada birinci gelen üniversite öğrencisi büyük ödül olan “İngiltere’de 2014 Yaz Dönemi Eğitim Programı”na gitme hakkı kazanacak. Bununla birlikte tüm kategorilerde ilk üçe kalan projeler Facebook’ta halk oylamasına sunulacak, her biri ayrı ayrı ödüllendirilecek. Yarışmada ilk 30 arasına giren projelerden biri ise Kredi Kayıt Bürosu tarafından hayata geçirilecek. Üniversite öğrencileri, yarışmaya bireysel ya da grup olarak katılabiliyor. Yarışmaya katılan sosyal sorumluluk projeleri; aralarında Halkla İlişkiler Duayeni Betül Mardin , Sivil Toplum Gönüllüsü İbrahim Betil , ünlü televizyoncu ve sunucu Okan Bayülgen , Milliyet Gazetesi yazarı Abbas Güçlü , Sabah Gazetesi yazarı Şelale Kadak , KKB Genel Müdürü ve ARPR Kurucu ortağı Arzu Çekirge Paksoy ’un yer aldığı jüri üyeleri tarafından değerlendirilecek. Sahipliğini Kredi Kayıt Bürosu’nun üstlendiği “Hayal Edin Gerçekleştirelim” adlı sosyal sorumluluk yarışmasının organizasyonu ARPR İletişim, medya iletişimi IMAGE Halkla İlişkiler tarafından gerçekleştiriliyor. Yarışmaya Katılmak İçin: www.hayaledingerceklestirelim.com
Kendine Gel Üniversiteli, Ot Gibi Davranıyorsun!
Üniversite eğitimi yalnızca diploma sahibi olmak mı demek senin için? Üniversiteli, ders çalışmak senin için vizeler ve finallerde kampa girmek ve dersi geçmek mi? Eğer böyleyse, kusura bakma ama ot öğrencisin! Niçin mi bunları söylüyoruz? Açıklayalım: Bunların dışında kalan vakitlerde Twitter’ın başına geçip nasıl daha iyi tweet atarım da daha çok retweet alabilirim diye düşünüyor musun? Instagram’da nasıl daha çok beğeni alabilirim, nasıl insanların beğenebileceği fotoğraflar paylaşmalıyım diye düşünüp o anlamsız sanal yarışa giriyor musun? Facebook’ta kim kimi beğenmiş, kim kime yorum atmış ya da kim kimden hoşlanmış, bunlar seni çok mu ilgilendiriyor? YouTube’da saatlerce kimselerin bilmediği şarkıları arayıp sosyal ağlarda paylaşıp havalı olmaya çalıştığın oluyor mu? Bir de Vine var ki ondan hiç bahsetmiyoruz! Üniversiteli! Kendine gel! Ve zamanın nasıl geçtiğini sorgula! Yukarıda sıralamış olduğumuz maddeler ne yazık ki -özellikle üniversiteli- gençlerin ciddi vakit harcadıkları aktiviteler oldu. Yukarıdaki maddeleri öyle ya da böyle yapıyorsan, bil ki sana hiçbir faydası dokunmayan bir çaba içindesin! Hayatını, değerli üniversite yıllarını bilgisayar başında faydasız geçirme, bunu kendine yapma, ot gibi yaşama be üniversiteli! Mesele mezun olmak değil arkadaş, kendini geliştirmek! Üniversite yıllarınızın hayatınızdaki en değerli ve en özgür yıllar olduğunu er ya da geç anlayacaksınız, ama isteriz ki geç olmadan anla ki pişmanlık duymayasın. Hep diyoruz, daha kaç kere diyelim: Sıradan bir mezun olmak için hayatının en değerli yıllarını boşa harcama be üniversiteli! Cevap verin: Gelecekte hangi hayatı yaşamayı seçtiğinin gerçekten farkındasın değil mi? Bir şey üretmiyorsun, okumaya gelince sızlanıyorsun, kendini geliştirmiyorsun! Belki de alelade bir bilgi yarışmasına bile katılacak özgüvene sahip değil değilsin. Mezun olacaksın öyle ya da böyle, onu yaparsın, peki ya sonra ne yapacaksın? İşte bunu bilmiyorsun. Bilinmezliklerle dolusun. Ve bilinmezlikten daha kötü bir şey yoktur. Eh, bunu da iyi biliyorsun. O halde ne...
Reklam
Gürakan: MEB Yasası Eğitimin Siyasallaşmasıdır
Türk Eğitim Sen Hatay 2 nolu Şuse Sekreteri Yaşar Gürakan yazılı bir açıklama yaparak hükümetin TBMM’ye sevk ettiği Dersaneler Yasası ile Milli Eğitim Bakanlığındaki müsteşarlar hariç tüm üst düzey kadroların değiştirilmesine ve müdür atamalarının Valilerin yetkisine bırakılmasının amaçlandığını belirtti. Gürakan açıklamasında; “Liyakatli, ehil okul müdür ve müdür yardımcıları devri son bulacak, torpili olanın sırtı yere gelmeyecek, yandaşlar padişah olacaktır. Bu madde ile birlikte 100 bin okul yöneticisinin görevi sona erdirilecektir. Bu durumda akıllara “AKP kendi devletini mi kurmaktadır?” sorusu gelmektedir” dedi.Türk Eğitim Sen Hatay 2 Nolu Şube Sekreteri Yaşar Gürakan yaptığı yazılı açıklamada; “Hükümetin TBMM’ye sevk ettiği Dershane Yasa Tasarısı eğitim camiasında bomba etkisi yarattı. Her zaman olduğu gibi yine ka palı kapılar ardında hazırlanan bu tasarıda sendikamızın asla kabul edemeyeceği hususlar yer almaktadır. TBMM’ye sevk edilen yasa tasarısında dershanelerin kapatılmasının yanı sıra Milli Eğitim Bakanlığı’nın Müsteşar hariç tüm üst düzey yönetiminin değişmesi de yer almaktadır. Daha önce de Eski Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer Teşkilat Yasası çıkararak, Bakanlık Merkez Teşkilatını yerle yeksan etmişti. Şimdi de Hükümet ve Milli Eğitim Bakanlığı bu konuda yeni bir hamle yapmıştır. Demek ki Ömer Dinçer’in Teşkilat Yasası, hükümet nazarında istenen etkiyi sağlamadı ve yeterli sayıda adam kayırılmadı ki, bununla ilgili bir düzenlemeye gidilmesi gündeme geldi. Peki bu ne demektir? Tasarının bu şekliyle yasalaşması halinde Milli Eğitim Bakan -lığı’na ard arda davalar açılacaktır. Zira bu, kazanılmış haklara vurulmuş bir darbedir. Bu, devletteki istikrarın zedelenmesidir. Bu, MEB’in hafızasının yok edilmesi demektir. Değişen bürokratların yerine kimler getirilecektir? Bu kişiler hangi vasıflara sahip olacaktır? Kariyer ve liyakat ilkeleri yine yerle yeksan mı edilecektir? Sırf yandaş diye iş bil-meyen bürokratlar ordusu mu Milli Eğitim Bakanlığı’nı yönetecektir? Yasa tasarısında dikkat çeken bir başka husus da 4 yıl ve üzeri sürelerle okul müdür ve yardımcısı olanların, bu görevlerinin ‘hiçbir işleme gerek kalmaksızın’ sona ereceğidir. Bilindiği gibi okul müdür yardımcıları yazılı sınav, okul müdürleri de yazılı ve sözlü sınav sonucuna göre atanmaktaydı. Ayrıca 5 yıl aynı okulda bulunun okul müdür ve müdür yardımcıları rotasyona tabi tutulmaktaydı. Yasa tasarısında “Okul ve kurum müdürleri, İl Milli Eğitim Müdürünün teklifi üzerine, Müdür Başyardımcısı ve Yardımcı-ları ise Okul kurum veya okul müdürünün inhası ve İl Milli Eğitim Müdürünün teklifi üzerine Vali tarafından dört yıllığına görevlendirilir. Bu görevlendirmelerin süre tamamlanmadan sonlandırılması, süresi dolanların yeniden görevlendirilmesi ile bu fıkranın uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Bu fıkra kapsamındaki görevlendirmeler özlük hakları, atama ve terfi yönünden kazanılmış hak doğurmaz” denilmektedir. Yani bu şu anlama gelmektedir: Okul müdür ve müdür yardımcıları bun dan sonra sınav sonuçlarına göre görevlendirilmeyecektir. Okul müdürleri İl Milli Eğitim Müdürlüğünün, Müdür Başyardımcısı ve Yardımcıları da okul/kurum müdürünün inhası ve İl Milli Eğitim Müdürünün teklifi ile Vali tarafından 4 yıllığına görevlendirilecektir. Burada da okul müdür ve müdür yardımcılarının kaderi İl Milli Eğitim Müdürlerinin ve Valilerin yani Hükümetin iki dudağı arasında olacaktır. Kendilerine biat edenler, yandaşlar, torpilliler okul müdür ve müdür yardımcısı olarak 4 yılın ardından bir 4 yıl daha görev yapacak, ancak Hükümetin emir kulu olmayanların görevlerine son verilecektir. Böylece liyakatli, ehil okul müdür ve müdür yardımcıları devri son bulacak, torpili olanın sırtı yere gelmeyecek, yandaşlar padişah olacaktır. Bu madde ile birlikte 100 bin okul yöneticisinin görevi sona erdirilecektir. Bu durumda akıllara “ AKP kendi de -vletini mi kurmaktadır? ” sorusu gelmektedir. Bu insanların sosyal statülerini bir kanunla, bir kalemde nasıl ellerinden alabilir-siniz? Ne yazık ki üst yönetimlere, iktidara biat eden yönetici profili gelmektedir. Bu minvalde Türk Eğitim-Sen, genel olarak olumsuz bulduğu bu rezalet yasa tasarısını protesto edecektir. Gerekirse 800 bin öğretmen ile birlikte her türlü eylemi meşru göreceğiz. ‘Bakan koltuğu’ bundan sonra Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya çivi gibi batacaktır. Bakan ve Müsteşar o koltuklarda rahat oturamayacak, sınırsız yetki ile Bakanlıkta istediği gibi at koşturamayacaktır. Hükümet bilmelidir ki; Milli Eğitim Bakanlığı kimsenin tekelinde değildir. Bakanlık ve Hükümet istişare yapmadan, kapalı kapılar ardında alelacele kanun ve yönetmelikler çıkaramaz. MEB’i, tüm eğitim çalışanları ile birlikte yönetemiyorsanız, o koltukları da bir an önce bırakmalısınız” dedi. Haber okunma sayısı: 317
Özel Okul Bursluluk Sınav Tarihleri
Bazı Özel Okulların Bursluluk Sınav TarihleriÖzel okulların ara sınıf geçiş & bursluluk sınav tarihleri belli oldu. Biz de, dogruokul.com olarak, velilerin çok merak ettiği ve birarada bulamadığı bu bilgileri İstanbul Avrupa yakası - Bahçeşehir bölgesi için dogruokul.com olarak biraraya getirdik. Sınavlar bu haftasonundan itibaren başlıyor. Bu nedenle eğer devlet okulundan, özel okula burslu geçiş yapmak veya çocuğunuzun okuduğu özel okuldan memnun olmadığınız için değiştirmek istiyorsanız, elinizi çabuk tutmanızı ve sınav başvurularınızı erkenden yapmanızı tavsiye ederiz.  Bahçeşehir Kolejleri – BahçeşehirSınav bu haftasonu Cumartesi günü, 1 Mart tarihinde yapılıyor 40 TL sınava giriş ücreti alınıyor. Öğrencinin kimliği, velinin adı soyadı ve mail adresi bilgileriyle birlikte okula gidip başvuru yapmanız gerekiyor.Yeni açılacak Beylikdüzü ve Sancaktepe kampüsleri için sınav tarihi 16 Mart, Çamlıca kampüsü için sınav tarihi 9 Mart'ta. Tel : 444 51 22  Fevziye Mektepleri Işık Lisesi – Bahçeşehir IspartakuleSınavlar 4 farklı tarihte yapılıyor. 22 Mart /  19 Nisan / 10 Mayıs / 14 Haziran150 TL sınava giriş ücreti alınıyor.Öğrencinin nüfus cüzdan fotokopisi,  1 fotoğraf  ve 1.dönem karnesi veya öğrenci belgesi gerekiyor.Tel: 0212 648 09 75 Bahçeşehir Kolejleri – BahçeşehirSınav 1 Mart tarihinde yapılıyor 40 TL sınava giriş ücreti alınıyor.Öğrencinin kimliği, velinin adı soyadı ve mail adresi bilgileriyle birlikte okula gidip başvuru yapmanız gerekiyor.Tel : 0212 669 11 11 Sembol Okulları – BahçeşehirOrtak bir sınav tarihi yok. Öğrenci Fransızca biliyorsa, başvuru üzerine bir sınava tabi tutuluyor. Eğer öğrenci Fransızca bilmiyorsa, yaz boyunca Fransızca dil kursuna tabi tutulduktan sonra ara prosedür başlatılıyor.Tanıtım günleri : 15 Mart Cumartesi – 10 Mayıs CumartesiTel : 0212 607 31 31 Doğa Koleji – BahçeşehirSınav bu Pazar, 2 Mart saat 13:00’te yapılacak.Sınava başvuru ücreti yok. Sınavdaki başarıya göre farklı oranlarda burs veriliyor.Sınavdan önce okula gidip başvuru yapmanız gerekiyor.Tel :  0212 672 79 72 Şişli Terakki Lisesi – LeventLevent kampüsü için sınav 13 Nisan’da yapılacak.150 TL sınava giriş ücreti alınıyor.Öğrencinin nufüs cüzdanı aslı, fotokopisi, 2 adet vesikalık fotoğraf, okumakta olduğu okuldan öğrenci belgesi.Tel :  0212 351 00 60İstanbul anadolu yakasındaki bazı özel okulların bursluluk sınav tarihleri için tıklayınız.
Reklam