onedio
Paris'i Karıştıran Heykel...
Paris'te 23-26 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olan Çağdaş Sanat Sergisi etkinlikleri kapsamında Place Vendome Meydanı'na dikilen 'Ağaç' Paris halkından büyük tepki çekti.ABD'li sanatçı Paul McCarthy tarafından bir Noel ağacı şeklinde tasarlanan şişme eser ağaçtan çok bir seks oyuncağını andırdığı gerekçesiyle tepki gördü.Fransız Le Monde gazetesine konuşan McCarthy de eserini bir soyut sanat örneği olarak düşündüğünü belirtirken bir seks oyuncağından da esinlendiğini itiraf etti.Eserin kimseyi kızdıracağını düşünmediğini ifade eden ABD'li sanatçı amacının biraz da olsa 'şaka yapmak' olduğunu söyledi.Vatan
Sıklıkla Görülen 5 Erotik Rüya ve Anlamları
Kadınların sıklıkla gördüğü 5 erotik rüya. İşte sıklıkla görülen 5 erotik rüya ve anlamlarıRüyanızda ünlü biriyle birlikte olmuş ya da kız arkadaşınızı öptüğünüzü görüp korkuyla uyanmışsınızdır… Peki bu rüyalar ne anlama geliyor? İşte beş erotik rüya tabiri…Rüyada bir ünlüyle birlikte olmakRüyada bir ünlü ile birlikte olmak gerçek hayatta eksikliğini duyduğunuz bazı değerlerin varlığının habercisi. Birlikte olduğunuzu gördüğünüz bu ünlü kişi aslında sizin için kaliteyi temsil ediyor.Aradığınız şey daha iyi şartlar altında yaşamak başka bir deyişle… Ayrıca kendinize güveninizin de sonucunun bu rüyalar olduğunu biliyor musunuz? Bir diğer olasılık ise bu ünlüyü gerçekten arzuluyor olmanız. Yani sadece rüyada değil günlük yaşantınızda da onu gerçekten istiyorsanız, rüyalarınıza girmesi çok doğal…Kalabalıkta sevişmekEğer kalabalık bir yerde herkesin önünde seviştiğinizi görüyor ve bundan keyif alıyorsanız, bu sizin bastırılmış cinsel dürtülerinizin olduğunu ve bir şok yaşamanız gerektiğini gösteriyordur.Eğer bu durum sizi rahatsız ediyorsa cinselliğinizden utanıyor, suçluluk duyuyor ve bir türlü denge kuramıyorsunuz demektir. Günlük hayatta kendinizi daha iyi ifade edebilmenin yollarını arasanız iyi olur. Size seks hayatınızı daha eğlendirici bir hale sokmanızı öneriyoruz.Kız arkadaşınızın sevgilisiyle sevişmekDostunuzun erkek arkadaşıyla birlikte olmak rüya da olsa pek de hoş bir durum değildir. Hemen paniğe kapılıp onu gerçekten istediğinizi düşünmeyin. Böyle bir rüya hayatınızda gün geçtikçe eksilen tutku ve tatminin habercisi.Kendinize rüyada gördüğünüz ve en çok hoşunuza giden şeyi sorun. Gerçek hayatta sahip olmadığınız bir şey olursa şaşırmayın sakın. Küçük oyunlar, birlikte olduğunuz kişinin sosyallik yönü… İşte bunlar gibi eksiklikler size bu rüyaları gösteriyor.Patronunuzla sevişmekBunun anlamı patronunuza aşk beslediğinizin bir göstergesi değil elbette. Çünkü rüyanızda patronunuzla birlikte olmak bir tür güç hesaplaşmasından ibaret. İş hayatınızda aldığınız sorumluluklar bir yana kendinizi güçsüz hissetmenizin bilinç altınıza yansıması bu şekilde.Yani bir tür denge kurabilmek için beyninizin size oynadığı oyun bu. Rüyanızda iğrenç bir adamla birlikte oluyorsanız bu sizin kendinizi yargıladığınız anlamına da geliyor. Ket vurduğunuz duygularınızın vücut dilinizle rüyalarınızda açığa çıkması da diyebiliriz.Başka bir kadınla sevişmekRüyada başka bir kadınla sevişmek sıkça görülen bir olgudur. Eğer eşcinsel değilseniz böyle rüyalar görmek, eşcinsel olduğunuzu göstermez. Bir kadının size dokunması içinizdeki kadının daha çok ortaya çıktığını gösterir.Ayrıca daha fazla şefkate ihtiyacınızın olduğu da bir başka gerçek. Bu yüzden erkeklerle birlikte olduğunuz için yanıldığınızı sanmayın, sadece kalbinize daha çok dokunacak birine ihtiyacınız var. İsteklerinizi uygun bir dille partnerinize söylerseniz, o da sizi mutlu edecektir.
Erkek ve Kadının Cinsel İlişkisi Sonrası Pişmanlıkları
Seksoloji üzerine yayın yapan Archives of Sexual Behavior, kadın ve erkeklerin seks üzerine pişmanlıklarını konu alan bir anket sonucu yayımlamıştı.Teksas Üniversitesi tarafından, 24 bin kişinin katılımıyla düzenlenen anket, kadın ve erkeklerin birçok konuda olduğu gibi,  cinsellikle ilgili de pişmanlıklarının oldukça farklı yönde olduğunu ortaya koydu. Anket sonuçları şu şekilde…Kadınların il 3 pişmanlığı:1. Yanlış partnerle birlikte olarak bekâretlerini kaybetmek (%24)2. Şu anki veya eski partnerlerini aldatmak veya aldatmış olmak (% 23)3. Cinsel ilişkiye çok hızlı başlamak (% 20)Erkeklerin ilk 3 pişmanlığı:1. Olası bir yatak arkadaşına doğru hamle yapmamak (% 27)2. Gençliklerinde seks yaşamlarında daha maceraperest ve tutkulu davranmamak (% 23)3. Sevgilisi yokken cinsel anlamda daha maceraperest olmamak (% 19)
İngiltere'yi Sarsan Seks Skandalı
İngiltere'deki futbolcu skandallarına bir yenisi daha eklendi.İngiltere'nin yüksek tirajlı tabloid gazetelerden The Sun on Sunday, bugünkü birinci sayfa manşet haberinde evli Manchester Unitedlı yıldız futbolcu Antonio Valencia'nın seks skandalını haber etti.Cinsel ilişki önermek için karısının arkasından iki kadına çıplak fotoğraflarını gizlice gönderen 29 yaşındaki milli futbolcunun , iki kadına Manchester'da otelinde seks partisi yapmaya davet ettiği öğrenildi.Manchester United'ın kanat futbolcusu Valencia'nın kendisine bir çok çıplak fotoğraf gönderdiğini söyleyen güzellik uzmanı Katy Latham (20) 'Bana karısı olup olmadığını sorduğumda 'hımmm' diye yanıt verdi. Karısı ve çocuğu olduğunu bilmiyordum. Tek istediği seksti. Yaptığı doğru değil' diye konuştu. 20 yaşındaki diğer kız Valencia'nın şahsiyetsiz biri olduğunu söyledi.Fanatik
Reklam
Vukuatları ile Akıllara Kazınan 10 Futbolcu
İnönü Stadı'ndaki Beşiktaş derbisinde hakeme küfür etti mücadelenin 75. dakikasında oyundan atıldı.Roberto Carlos, Vederson ve Bilica'yla birlikte bir otel odasında seks partisi düzenledi, partiden sonra otelde çalışan bir temizlikçinin odada bulduğu kelepçelerle skandal patlak verdi.G.Saray'ın devre arasında F.Bahçe'den transfer ettiği Kazım, attığı golden sonra sarı-lacivertli takımın yedek kulübesine koşarak Aykut Kocaman ve F.Bahçeli yedek oyuncular karşısında sevincini yaşadı ve büyük tepki çekti.
AB İlerleme Raporu'ndan: Türkiye'de LGBTİ'lere Karşı İşlenen Suçlar Cezasız Kalıyor
AB'nin Türkiye’ye yönelik analiz, talep ve önerilerinde LGBTİ haklarına ilişkin vurgu, özellikle ayrımcılık ve istihdam alanlarında arttı.Avrupa Birliği’nin 2014 yılı Türkiye İlerleme Raporu, LGBTİ hakları odağını genişletti. Raporda, 'işlenen suçların cezasız kalmasına', 'nefret cinayetlerinin faillerinin ceza indirimlerinden yararlanmasına', 'cinsel yönelimi nedeniyle işten atılan kamu görevlilerine', 'trans geçiş sürecinde yaşatılan ihlallere' ve 'ayrımcılığa karşı hiçbir yasal ve politik korumanın olmamasına' özellikle dikkat çekildi.Avrupa Birliği’nin; Türkiye ile ilişkileri, üyelik kriterleri açısından ekonomik ve politik durumunun analizini ve Türkiye’nin üyelik yükümlülüklerini yerine getirebilme kapasitesini değerlendirdiği İlerleme Raporu dün Avrupa Komisyonu tarafından kabul edildi.AB’nin Türkiye’ye yönelik analiz, talep ve önerilerinde LGBTİ haklarına ilişkin vurgu, özellikle ayrımcılık ve istihdam alanlarında arttı.Avrupa Birliği İlerleme Raporu’ndan, LGBTİ’lerin insan haklarına ve sivil toplum örgütlerinin yönetişim sistemine katılımına ilişkin alanlarda öne çıkan başlıkları ve konuları kaosGL.org derledi.LGBTİ HaklarıAnayasa Mahkemesi ilk kez bir kararında cinsel yönelime dayalı nefret söyleminin cezai işlem gerektiren bir suç olduğunu bulgulayarak kabul etmiştir.Ülkenin büyük kentlerinde düzenlenen lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks kişilerin Onur Yürüyüşleri ve etkinlikleri, toplanma hakkı ihlal edilmeden ve herhangi bir kargaşa yaşanmadan gerçekleşmiştir.Yetkililer takdir haklarını kullanırken, 'genel ahlak', 'Türk aile yapısı', 'ulusal güvenlik' ve 'kamu düzeni' gibi kavramları son derece geniş yorumlamış; bu örgütlenme özgürlüğünün uygulanması önünde engel teşkil etmiştir. İki LGBTİ örgütü, 'genel ahlak'ın böylesi bir yorumu nedeniyle kapatılma tehdidi ile karşılaşmıştır.Lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks kişilerin temel haklarına saygı geliştirilmelidir. Yaşam hakkına dair, geçtiğimiz sene 4 transın nefret suçu olduğundan şüphelenilen cinayetler sonucunda öldürüldüğü bildirilmiştir.Nefret suçlarının failleri, mahkemeler tarafından sıklıkla 'haksız tahrik' veya 'iyi hal' indirimlerinden yararlandırılmıştır. Buna ek olarak, farklı cinsel yönelimlerden veya cinsiyet kimliklerinden kişilere karşı işlenen suçlar birçok durumda cezasız kalmıştır. Suçların soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki eksikliklerin yanında, LGBTİ kişilerin şikâyet mekanizmalarını kullanmada isteksiz davrandıkları gözlenmiştir.İşyerinde ayrımcılık vakaları yaşanmıştır. Cinsel kimliklerinin ifşasının ardından, işlerinden atılan kamu görevlilerine ilişkin bildirimlerde bulunulmuştur. Cinsel yönelim temelli ayrımcılığa dair üç dava mahkemelerde görülmeye devam etmektedir. Bir polis memurunun cinsel yönelimi nedeniyle işten atılmasına ilişkin dava duruşma gününü beklemektedir.Trans kişiler cinsiyet değiştirme operasyonlarından sonra bürokratik sorunlarla ve sağlık hizmetlerine erişimde ayrımcılıkla karşılaşmaktadır. LGBTİ seks işçileri, 'genel ahlak' veya 'toplum sağlığını' koruma gerekçesi ile polis şiddetine, idarenin keyfi müdahalelerine, cezalara ve ayrımcı tedbirlere maruz bırakılmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, bir eşcinsel erkeğin 2012 yılında Türkiye’de hapishanede gördüğü işkence ve kötü muameleye dair şikayetine ilişkin kararının gereği, Türk makamlarınca henüz uygulanmamıştır (X, Türkiye’ye karşı davası).Türk Silahlı Kuvvetleri disiplin sistemi, eşcinselliği 'doğa dışı' olarak tanımlamaya ve 'düşük ahlaklı' personele ihraç öngörmeye devam etmiştir. TSK’nın Sağlık Yeteneği Yönetmeliği, eşcinselliği ve transseksüelliği 'hastalık' olarak ifade etmeyi sürdürmektedir.YasamaTBMM’nin iki ana işlevi olan 'yasa yapma' ve 'yürütmenin denetimi', siyasi partiler arasında sürüp giden diyalog eksikliği ve partiler arasında uzlaşma niyetinin olmaması nedeniyle aksamaktadır. Yeterli hazırlık yapılmadan, Meclis içinde yeterince tartışılmadan, iktidar partisince diğer siyasi partiler ve sivil topluma danışılmadan önemli kanunların yasalaşması geleneği sürmektedir.AnayasaSivil toplum ve işveren örgütleri, siyasi partiler arasında 170 civarı maddeden sadece 60’inde uzlaşma sağlanabilmesi nedeniyle duran 'yeni anayasa' sürecinin sürmesine ilişkin taleplerini ve iradelerini ortaya koymaktadır. Oysa yeni anayasa süreci; Türkiye demokrasinin gelişmesi, güçler ayrılığı ilkesinin denge-denetleme mekanizmalarının tesisi ile güvenceye alınması; ve böylece hukukun üstünlüğü ile insan hak ve özgürlüklerine saygının güçlendirilmesi için en geçerli ve güvenilir kulvarlardandır. Ayrımcılık ile MücadeleCeza Kanunu’nun ekonomik etkinliklerde ve istihdamda ayrımcılık ve nefret içerikli uygulamaları yasaklayan 122. maddesinde yapılan değişikliğe rağmen hâlâ cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve etnik köken temelli ayrımcılığa karşı herhangi bir yasal koruma mevcut değildir.Ayrımcılık ile Mücadele ve Eşitlik Kurumu’nun kurulmasına dair yasa taslağı Başbakanlık’ta beklemektedir. İlk taslaktan, cinsel yönelim veya cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılık referansı kaldırılmış idi. Ayrımcılık mevzuatında cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılığa yönelik referans özellikle içerilmelidir.Kişisel Verilerin KorunmasıKişisel verilerin korunmasına ilişkin, AB standartlarında ve kapsamlı bir kanunun yürürlüğe girmesi ve bağımsız bir denetleyici kurumun tesis edilmesi birincil öncelikli konulardandır. Söz konusu kanun, AB ile Türkiye arasındaki yargı-kolluk işbirliğinin artırılması için önkoşuldur.Kamu YönetimiTürkiye’nin, kamu yönetimi reformu için halihazırda bir stratejik çerçevesi ve reformu yüklenecek bir kurum bulunmamaktadır. Bakanlıkların, düzenleyici yetkili kurumlar üzerindeki vesayeti sürmektedir.Kamu DenetçiliğiKamu yönetimi, sadece 5 olayda Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (Ombudsman) tavsiyeleri doğrultusunda harekete geçmiştir. KDK, kişilerin haklarına ilişkin farkındalık artırma çalışmalarını pro-aktif rol oynayarak artırmalı, sivil toplumun kuruma ilişkin güvenini sağlamlaştırmalıdır.Sivil ToplumSivil toplumun gelişmesi sürmüştür. Karar alma ve yasama mekanizmalarında sivil toplum katılımını temin etmek üzere yapılandırılmış hiçbir mekanizma bulunmamaktadır. Hükümet-sivil toplum, parlamento-sivil toplum arası ilişkiler geliştirilmelidir. Politika düzeyinde, yasama sürecinin bir unsuru olarak ve yönetimin yasama dışındaki faaliyetlerine sivil toplum katılımını temin eden sistematik ve daimi mekanizmalar oluşturulmalıdır.Yasamaya ilişkin ve bürokratik engeller sivil toplum kuruluşlarının mali sürdürülebilirliğine ket vurmaktadır. Kamu yararı statüsü kazanmak ve kaynak geliştirme izni almak üzere yetkililere başvuran sivil toplum kuruluşları, kuruşlar arasında ayrımcılık yapıldığına ilişkin şikayetlerde bulunmuştur.Sivil topluma yönelik kamu fonlarının dağıtımı yeterince şeffaf ve belirli kurallara bağlı değildir. Çok az sayıda sivil toplum kuruluşu, karmaşık ve belirsiz kriterler doğrultusunda karar alan Bakanlar Kurulu’nun izni ile kamu yararı statüsü elde etmiş ve vergi avantajından yararlanır durumdadır. Sivil toplum kuruluşlarından yüzde 1’den azı kamu yararı statüsüne haizdir. KDV muafiyeti prosedürünün, hak temelli sivil toplum kuruluşlarına yarattığı külfet devam etmektedir.Yargı Sistemi ve Temel HaklarTemel haklar alanında karışık bir görünüm izlenmektedir.Alanda, cinsiyet eşitliğini sağlamak üzere önemli değişiklik yoktur. Yargı mensuplarının dörtte bire yakını kadındır; kovuşturma ve yönetim kadrolarında ise daha da az temsil edilmektedirler.Adli yardım sistemi hakkında benimsenmiş bir genel strateji ve mevcut durumu gözden geçirmeye yönelik bir politika mevcut değildir. Adli yardımın kapsamını ve kalitesini izleyecek ve artıracak önlemler gerekmektedir. Kırsal bölgelerde ve dezavantajlı toplumsal kesimlerin üyeleri arasında adli yardım sistemine ilişkin farkındalık düzeyi sınırlı kalmıştır. Bu duruma, yargı sistemi üyeleri arasında cinsiyet eşitliğine ilişkin düşük düzeydeki farkındalığın eşlik etmesi sonucunda, kadınların adalete ve yargı hizmetlerine erişimindeki engelleri çoğalmaktadır.Türkiye, uluslararası insan hakları kuruluşlarına ilişkin olarak, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin opsiyonel protokolü ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 4,7 ve 12 numaralı ek protokollerini onaylamalıdır.Hükümet tarafından benimsenen ve 14 temel insan hakları alanını kapsayan 'Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi İhlallerinin Önlenmesine İlişkin Eylem Planı'nın tasarı aşamalarına sivil toplum kuruluşları dahil edilmemiştir. Genel bir temel haklar eylem planına hala ihtiyaç duyulmaktadır.Birleşmiş Milletler İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi ek protokolü (OPCAT) gereğince kurulması gereken Ulusal Önleme Mekanizması’nın görev ve yetkileri, hükümet tarafından Türkiye İnsan Hakları Kurumu’na atanmıştır. Kurumun bağımsızlığının güçlendirilmesi ve uzman sayısının artması gerekmektedir. TİHK ayrıca sivil toplum ve paydaşlar arasında insan hakları meseleleri ve kurumun faaliyetleri ile ilgili farkındalığı artırıcı çalışmalarını çoğaltmalıdır.Sivil toplum kuruluşlarının hapishaneleri izlemesine izin verilmemektedir.Kadın hakları ve cinsiyet eşitliği ile ilgili olarak, Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Kanunu’nun uygulamasında sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu kanun, saldırgan partnerlere karşı önleyici hapis tedbirleri getirmektedir. Uygulamanın etkisizliğine, hükümlerinin belirsizliğine, uzmanların yetkinlik düzeyinin ve ev içi şiddet ile ilgili personelin sayısının yetersizliğine ilişkin eleştiriler getirilmiştir. Sivil toplum kuruluşları hedeflerin, göstergelerin, izleme sisteminin ve faaliyetlere ayrılmış bütçenin olmamasına ilişkin üzüntülerini iletmiştir.Ev içi tacizlerin toplum nezdinde kabulü, cinsiyet temelli şiddet vakalarının az sayıda bildirilmesine eşlik etmektedir. Gösterilerde, polis gözetimi altında ve polis araçlarında taciz vakaları ihbar edilmiştir.Eğitim sistemi cinsel konularda ve üreme sağlığı hakkında çok az düzeyde bilgi sunmaktadır.İnsan Hakları ve Azınlıkların KorunmasıTürkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bütün kararlarını uygulama çabasını sürdürmelidir. Türkiye İnsan Hakları Kurumu’nun özerkliği artırılmalıdır. Eşitliği destekleyen ve ırkçılık, yabancı düşmanlığı, Yahudi düşmanlığı ve hoşgörüsüzlük ile mücadele eden bir yapı kurulmalıdır. İnsan hakları savunucularının çalışmalarına özel dikkat gösterilmelidir. Kolluk kuvvetlerinin işkence ve kötü muamele iddialarına karşı hızlı, tam, bağımsız ve etkin soruşturmaların yokluğu endişe yaratmaya devam etmektedir.Ayrımcılık ile mücadele mevzuatını ve uygulamasını AB müktesebatı ile uyumlu hale getirmek için daha ileri çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Mevzuatta cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılığa yönelik referans özellikle içerilmelidir.Azınlıkları ve azınlık gruplardan kişileri hedef alan nefret söylemlerini ve nefret suçlarını önleme ve cezalandırma çabaları sürdürülmelidir.Sosyal Politika ve İstihdamTürk İş Kanunu’nun AB müktesebatına uygun hale gelecek şekilde değiştirilmesi ve ilgili mevzuatın uygulanmasının geliştirilmesi gerekmektedir.Sosyal İçerme ve Sosyal KorumaSosyal içerme alanında, bütünlüklü ve kapsamlı bir politika çerçevesi oluşturma gereği hala devam ediyor. Gelir dağılımında eşitsizlik indeksi (GINI 0,402), AB ortalamasının üzerinde seyretmeyi sürdürüyor. Sosyal destek alıcılarının işgücüne katılmasına yönelik eylemlerin bazı olumlu sonuçlarıyla karşılaşılmıştır; durum, söz konusu politikaların gücünü ve etki alanını artırmak gereğini göstermektedir.T24
Reklam
'Seks' Hakkında Kulaktan Kulağa Yayılan 12 Efsane ve Gerçekler
Konu cinsellik oldu mu her kafadan bir ses çıkıyor. Ülkemizde tabu olan bu konu hakkındaki bilgiler de haliyle kulaktan dolmanın ötesine geçemiyor. 2 saat süren sevişmeler, gecede 4 defa yaşanan birliktelikler, 52 dakika süren cinsi münasebetler, bilmem neresi hariç 25 cm gelen fallik simgeler! Peki gerçekler ne diyor? İşte hepsi bilimsel araştırma ürünü olan gerçekler.Burada 18+ uyarısı yapmayı uygun görüyorum. Her ne kadar görseller inografik olsa da bu konudan rahatsız olabilecek arkadaşları uyarmak boynumuzun borcu. Ha bir de galeride subliminal mesaj, algı yönetimi, vb. şeylere başvurulmamıştır. Galerinin kendisi seks zaten neyin subliminali?
Yaşamdan Kitaplara, Kitaplardan Sinemaya Aktarılmış 59 Seçmece Film
Jackass'e yaptığı katkılar ve unutulmaz video klipleri (Beastie Boys/Sabotage) yetmiyormuş gibi John Malkovich Olmak ile zekanın, tuhaf olan ile hayli ilgi çekici bir kesişmesini sunan yönetmen, ilk uzun metrajından pek de farklı olmayan bir filmle geri dönüyor. Üstelik senarist yine John Malkovich, filminin mucize adamı ise Charlie Kaufman.Öykünün merkezinde yer alan karakter bizzat senaryoyu yazan Charlie Kaufman. Susan Orlean'ın The Orchid Thief kitabını senaryolaştırmaya çalışmaktadır. Başındaki orkide belası yetmiyormuş gibi, bir de konvensiyonel bir gerilim senaryosu yazmaya çalışan ikiz kardeşiyle uğraşmaktadır.Filmin bu noktadan itibaren nerelere ilerlediğini öğrenmek için izlemeniz lazım, zaten söylesek de inanmazsınız ! Bir yaprağın damarları gibi çatallanıp budaklanan yapım, günümüz sinemasının en yaratıcı yönetmenlerinden biriyle, en çılgın senaristini bir araya getiriyor. Charlie Kaufman bu filmin senaristidir.
Reklam
Mutlaka İzlemeniz Gereken En İyi 16 Çingene Filmi
Latcho Drom, yaşadıkları her yerde ‘öteki’ olarak algılanan Çingeneler’in öyküsü. Cezayir asıllı bir Çingene olan Fransız vatandaşı Tony Gatliff, müzisyenliğinin de getirdiği birikimle filmlerinde müziği ön planda tutarak, genelde Çingene öyküleri anlatıyor bizlere. Latcho Drom sinema-müzik birlikteliğinin belki de doruğa ulaştığı filmlerden. Çingenelerin Hindistan’dan başlayan ve Mısır, Türkiye, Romanya’dan Avrupa’ya ulaşan yolculukları hiç diyalog kullanmadan, muhteşem müziklerle anlatılıyor. Şarkıların sözleri, Çingenelerin hem tarihsel hem de mekansal yolculuklarında yaşadıklarına vurgu yapıyor. Yaşadıkları onca acıya rağmen, coşkulu ve neşe dolu olmayı başarabilmiş bu halk, yanıbaşımızda ‘öteki’ olarak var olmaya ve dans edip şarkı söylemeye devam ediyor. İyi Yolculuklar, bir Hintli Çingene kervanının görüntüsüyle başlar. Göçebe alınyazılarını anlatan şarkılar türküler eşliğinde masallardan fırlamışa benzeyen bir manzarada, portakal rengi Racastan Çölü aşılır. Kendisi de Çingene kökenli olan Fransız vatandaşı Gatlif, köklerine ulaşma arayışı içinde bu filmi yapmaya girişmiştir. Gerçi Çingeneler sinemada hiç de es geçilen bir konu değildir ama Romanların bakış açısından ve Roman dilinde çekilen filmlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Gatlif’e göre İyi Yolculuklar, “ne belgesel ne de kurmaca bir film.” Yönetmenin ‘‘senfonik bir şiir’’ diye tanımladığı eseri için belki de en doğrusu Çingene müzikleri antolojisi demek olur. Filmin, envai çeşit telli sazla -sitar, zitar, keman, gitar- aşık atan dümbeleklerden darbukalara, kaşıklardan kastanyetlere dek aklınıza gelebilecek her tür vurmalı çalgıyla icra edilen inleyen ya da stakato (kesik kesik) nağmeli bir müziğe sahip. Ne de olsa müzik, Roman kültürünün özüdür; Gatlif’in müzisyenleri de nereye adım atsalar ocuklardan oluşan bir hayran kitlesi tarafından izlenir. Filmin yapısı da müzik üzerine kuruludur.
Zengin Fakir Ayrımı Yapan Karaktersiz 9 Hastalık
Tamam, biliyoruz. Hayat hiç de adil değil. Güzel olmak için hiçbir şey yapmamış bir insanın güzelliğini kullanarak para içinde yüzdüğü, şans eseri Amerika`da doğan çocuğun Somali`de doğan çocuktan hayata 10-0 önde başladığı, top oynayan adama milyonlar verilirken insan yetiştiren eğitmenlere üç kuruş verildiği bir dünyadan adalet zaten beklemiyoruz ama dostlar, en azından, yani en en azından hastalıklardan adil olmalarını beklemek hepimizin en doğal hakkı.Bu hastalıklar, zengin fakir ayıran, yetim hakkı yiyen adi ve şerefsiz hastalıklardır. Bütün hastalıkları suçlamıyorum, aralarında işini gayet temiz yapan, ayrım yapmayan delikanlıları da mevcuttur. Ama bu listedekilerin alayı namussuz.Onedio bir tıp sitesi değildir, insanların buraya tıbbi konularda akıl danışmak, fikir almak için geldiklerini düşünmüyoruz. Hastalık gibi ciddi konularla dalga geçmek gibi bir niyetimiz asla olamaz ama olaya bir parça eğlence katmak ve bu siteyi okuyan olgun insanlardan da bu esprileri süzebilecek aklıselimi beklemek hakkımız diye düşünüyoruz. Lütfen galerilerimizi okurken bunu göz önünde bulundurmayı ihmal etmeyin. Her galerinin başına 'bunları evde uygulamayın' da yazabilirdik ama sırıtır diye yapmıyoruz.
Reklam
'Erasmus Değil Orgasmus' Diyen Yeni Şafak Yazarına Tepki Yağıyor
Avrupa çapındaki Erasmus öğrenci değişim programında tanışan çiftlerle ilgili araştırmayı çarpıtarak ” .. Erasmus bursu alan öğrenciler arasındaki gayr-ı meşru ilişkiden 1 milyon (!) çocuk doğmuş! Skandal bu!’ ‘ tweet’ini atan Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, görüşlerini bu kez de gazeteye taşıdı.Yusuf Kaplan bugünkü köşesinde 'Erasmus değil, ‘Orgasmus’ projesi!' başlıklı bir yazı kaleme alırken, Cumhuriyet yazarı Aydın Engin de kendi köşesinden Kaplan’a 'Erasmus Piçleri' başlıklı bir yazıyla tepki gösterdi.Araştırmada ne deniyordu?Tartışmanın merkezinde, Türkiye’nin de dahil olduğu Erasmus programına ilişkin bir araştırma yer alıyor. Geçen hafta yayımlanan araştırmayla, 1987’den bu yana Erasmus’a katılıp yurtdışında yaşama fırsatı bulan 3 milyona yakın öğrenci bulunduğu, program sırasında tanışan öğrencilerin toplamda 1 milyon bebek sahibi olduğu ortaya çıkmıştı.Twitter’dan Erasmus güzellemeleriAraştırma, geçmişte de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ODTÜ, Boğaziçi ve Bilkent üniversitelerinin yıkılmasını öneren Yusuf Kaplan’ın ‘ gözünden kaçmadı ‘. Kaplan, önce 25 Eylül günü attığı tweetlerde Erasmus’un bir cinsellik projesi olduğunu savundu.https://twitter.com/yenisafakwriter/status/515208101700837376https://twitter.com/yenisafakwriter/status/515220980248375296https://twitter.com/yenisafakwriter/status/515243372848488448Aydın Engin: Bu kafayla işimiz zorKaplan’ın bu açıklamalarına bugünkü köşesinden tepki gösteren Cumhuriyet yazarı Aydın Engin’se, ‘ Erasmus piçleri ‘ başıklı yazısında, ‘ ‘Bu kafa, bu zihniyet bir kadınla erkeğin birlikteliğini mutlaka kadının tapusunun (nikâh senedi) alınması koşuluna bağlar. Tersi durumda o kadınlar “o.ospunun teki”dir. Nar-ı cehennemde cayır cayır yanacaklardır” tepkisini gösterdi.Aydın Engin şöyle devam etti: ”Bu kafa ve zihniyete göre her derecedeki okulda karma eğitim yasaklanmalı, kızlar ve oğlanlar ayrı sınıflarda, mümkünse ayrı okullarda eğitim görmelidir. Ancak böylece ileride “Erasmus piçleri”nin doğmasının önü alınır.’Deleuze’den ‘ORgasmus’aAncak Yusuf Kaplan, Twitter’da paylaştığı görüşlerini bugünkü köşesine de taşımıştı. Kaplan, düşünür Gilles Deleuze’ün ‘göçebeleşme’ kavramını bir hayli ‘geliştirdiği’ yazısında, ‘ Erasmus kuşağı ‘nı ‘ ülkesine, insanına, ruhköklerine yabanlaşmış, mankurtlaşmış ve ‘ahmaklaştırılan ‘ diye tanımlayıp şu ifadeleri kullandı:” Erasmus’a bazı Avrupalı öğrenciler ORgasmus adı verirler. Durum bu kadar vahim yani! Erasmus projesi, eğitim projesi değil, yozlaşma, cinselliği putlaştırma, cinsellik peşinde koşturan ‘ahmaklar sürüsü’ yetiştirme projesidir! ”‘Pagan kuşak projesi’Kaplan, Erasmus’u ‘pagan proje’ diye nitelemekten de geri durmayıp Türkiye’nin katılımının gözden geçirilmesini de önerdi: ” Ülkelerin kremasını, elit kadrolarını yetiştiren, yersiz, yurtsuz, ruhsuz, ülkesiz, melez ama tektipleşmiş, tek kutsalı cinsellik olan insanaltı yaratıklar icat eden bu pagan proje, bütün dünyanın parlak çocuklarını yutuyor, uyutuyor ve uyuşturuyor! Özetle… Erasmus projesi, bir eğitim projesi değil, soysuz, yoz, ahmaklaşmış küresel pagan bir k uşak yetiştirme projesidir. O yüzden, bu proje üzerinde ikinci kez düşünelim, diyorum.”‘O zaman havalimanının adı niye ORGİ?!’Yeni Şafak yazarının AB’nin en başarılı programlarından biri oalrak nitelenen Erasmus hakkındaki bu görüşleri Twitter’dan tepki çekti. Bazı kullanıcıların tepkileri şöyle:
Geçtiğimiz Haftanın Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Videosu
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler...  Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
Reklam
Bu Eserlere Bakmadan Geçmeyin
Miro'dan Banks'ye, Ai Weiwei'den Anish Kapoor'a, Nuri Bilge Ceylan'dan Marina Abramovic'e dünya sanatının yıldız isimlerini İstanbul'a getiren Art Intentaional sanat fuarı Haliç Kongre Merkezi'nde açıldı. Cem Erciyes, pazar günü sona erecek fuarı gezdi ve dikkat çeken eserleri yazdı.Duyarsız
Evliliğinde Tecavüze Uğrayan Kadınlar
Gündelik hayatta tecavüz denilince akla ilk gelen; bir kadının herhangi bir anda ve yerde tanımadığı bir erkek tarafından cinsel şiddete maruz kalmasıdır. Bu tanım doğru olmakla birlikte eksiktir. Çünkü ülkemizde pek çok kadın aynı evde aynı yatakta uyuduğu eşleri tarafından da tecavüze maruz kalmaktadır.Karşılıklı uzlaşmayı içermeyen, vücuda zarar verme tehdidi ve güç kullanılarak yapılan oral, anal ya da vajinal ilişki olarak tanımlayabileceğimiz evlilik içi tecavüzler genellikle 3 şekilde gerçekleşir.1-Tamamen yıkıcı tecavüz: Koca, örneğin tecavüz etmeden birkaç dakika önce eşini dövmüştür ve bunun hemen arkasından onunla cinsel ilişkiye girer. Daha doğrusu tecavüz eder, tecavüz esnasında da fiziksel şiddet uygulamaya devam eder. Burada erkeğin temel amacı cinsel ilişki ve doyum değil karısını her açıdan yıkmak, sarsmak ve öfkesini kusmaktır. Cinselliği bir cezalandırma aracı olarak kullanır. Kadının uğradığı fiziksel ve duygusal şiddetin devamı olarak bir saldırı amaçlı tecavüzdür.2-Güç amaçlı tecavüz: Bu durumda fiziksel bir şiddet yoktur. Amaç, erkeğin eşi üzerindeki güçlülüğünü ona cinsel olarak da göstermesi, ‘evde kimin otorite olduğunu’ ispatlamaya çalıştığı durumlardır. Bu tecavüz türü,  karısının cinsel ilişkiyi istememesi ya da reddetmesi durumunda erkeğin zorla ilişkiye girmesi durumlarında geçerlidir.3-Patolojik tecavüz: Erkek eşinden olağan dışı, sapkınlık içeren ya da acı verici şeyler yapmasını ister. Cinsel ilişki şiddet içerikli ve olağan dışıdır. Bu erkekler çoğunlukla hayat kadınları ile olan ilişkilerinde bunu daha rahat ve sınırsızca yapma eğilimindedirler. Örneğin, karısının başka bir erkekle ilişkiye girmesini ve kendisinin bunu seyretmesi, eşini grup seks yapmaya zorlama, cinsel ilişkiyi çocuklarının  önünde gerçekleştirme, sado-mazoşist içerikli cinsel ilişkiler bu gruba girer.Evlilik sürecinde maruz kalınan tecavüzlerde tıpkı diğer tecavüzlerde olduğu gibi kurbanda olumsuz duygular ve sonuçlara yol açar. Eşi tarafında tecavüze uğrayan kadınların çoğunda kendisine olan saygısının düşmesine, yoğun kaygılara, korkulara, suçluluk duygusuna,cinsel işlev bozukluklarına, eşten nefret etmeye, uyku ve yeme bozukluklarına ve intihar düşüncelerine yol açmaktadır. Evlilik içi tecavüze maruz kalan kadınların yüzde 50 ila 80 arasında değişen oranda depresyon yaşadıkları görülmüştür.Eşi tarafından tecavüze uğrayan kadınlar, eşlerini şikayet ettiklerinde yakın çevreleri tarafından dışlanmaktan ya da çocuklarının bakımını kocaları olmadan sürdürememekten korkarak susarlar. Özellikle cinsel bilgi ve deneyimden yoksun olan kadınlar yaşadıklarını çoğu zaman bir tecavüz olarak adlandıramaz bunun bir kadınlık görevi olduğunu zannederler. Zaten toplumuz bu gibi durumlar içi yeterince tecavüz mitlerine sahiptir;‘Kadınlık vazifeni yapmazsan başına gelenleri hakedersin’‘Kocasına karşı gelen kadın her şeyi hakeder’‘Dayak yemek kadının hatasıdır’‘Adamın çok üstüne gidersen hak edersin bunları’‘Sarhoşsa istemiştir canım ne var bunda’Tecavüz mitleri erkeklerin cinsel saldırganlık içeren davranışlarının inkar edilmesine ya da toplum tarafından kabul edilebilir şekilde onaylanmasına hizmet eder. Otoriteye itaat eden, aşırı muhafazakar, katı değerlere sahip kadın erkek rollerine bağlı kültürler tarafından yaratılır ve sürdürülürler. Şiddet, erkekler için güçlü olmak,eşi kontrol etmek, çatışmaları çözmek, son sözü söyleyen insan olmak terk edilmeyi engellemek, atalarımızdan öğrendiklerimize uygun davranmak kısacası ‘erkeklik’ rolünü sürdürmek ve korumak için önemli bir araçtır. Ortaya şöyle bir durum çıkmaktadır; evliliğinde yukarıda saydığımız tecavüz şekillerine maruz kalan kadın evine ekmek getiren erkeğine karşı kendini sunmak zorundadır bu onun kadınlık vazifesidir.Ülkemizde kağıt üzerinde yapılan değişikliklere rağmen, pratikte kadınlarımız gündelik hayatlarında ayrımcılığa uğramaya devam ediyorlar, şiddete maruz kalıyorlar, erken yaşta evlendiriliyorlar ve evliliklerinde tecavüze uğruyorlar. Bu nedenle kadını yok sayan, ona şiddet uygulayan veya onu bir meta olarak algılayan tüm zihniyet ve yapılara karşı yılmadan mücadelenin sürdürülmesi gerekiyor. Evlilikteki ya da birliktelikteki tecavüzün önlemesi için toplumun her kesimine, sivil toplum kuruluşlarına, devlet kurumlarına ve medyaya görevler düşmektedir. Birliktelikteki ya da evlilikteki cinsel şiddet, tecavüz ve saldırganlığı durdurma öncülüğü ve sorumluluğu kadına aittir.Öncelikle kadının; Zihnindeki tecavüz tanımını değiştirmesi, Cinselliği bir görev olarak görmemesi, cinselliğin zorlamayla olamayacağını anlaması ve anlatması, Sevgi, arzu, haz, şefkat ve bütünlüğün cinselliğin birer parçası olduğunu bilmesi ve öğretmesi,  Korku, kaygı ve suçluluk duygularının ortaya çıkmasına neden olan cinselliğin sağlıksız bir cinsellik olduğunu özümsemesi ve gereken durumlarda resmi kurum ve kuruluşlardan  yardım istemesi gerekmektedir.
Gebelikte Cinsellik
Bebek bekleyen çiftler hamileliğin getirdiği heyecan ve coşkuyu yaşarken bebeklerini ve kendilerini bekleyen sürece dair yüzlerce soru sorarken, genelde bilmedikleri ve utandıkları için doktorlarına soramadıkları bir soru ile karşı karşıya kalırlar;Gebelikle beraber cinsellik sonlandırılmalı mıdır, yoksa cinsel hayatın devamı  mümkün müdür?Özellikle cinsellik konusunda bilgilendirme soru sormaya bile çekindiğimiz  bizimki gibi toplumlarda gebelik sürecinde  cinselliği konuşmak daha da zor bir hal almakta ve bu da bilginin, yerini yanlış inançlar  ve asılsız korkulara bırakmasına neden olmaktadır. Gebelik dönemi kadın hayatının en karmaşık dönemlerinden biridir. Hamilelik psikolojik ve fiziksel birçok değişimin olduğu bir dönemdir. Bununla beraber yaşanan bu sürece uyum adına yapılanların, yanlış bilgilenmeler yüzünden,  bebeği korumak uğruna korkuların takıntı halini alması doğru ve açık bilgilendirme ile engellenebilir. Burada hekim-hasta ilişkisinin açık, samimi ve anlaşılır şekilde kurulması bebek bekleyen çifti rahatlatacağı gibi anne karnındaki  bebek için her koşulda en doğrunun yapılabilmesine olanak sağlayacaktır.Anne- baba adaylarının en sık merak ettiği sorular ve cevapları şunlardır;-Hamileliğin ilk aylarında cinsel ilişki düşüğe neden olur mu?Hayır. Hamileliliğin ilk dönemlerinde başka bir tıbbi sorundan kaynaklanan düşük tehdidi söz konusu değilse cinsel ilişkinin düşüğe yol açması söz konusu değildir. Yapılan çalışmalarda başka nedenlere bağlı olarak düşük tehdidi olmayan kadınların cinsel ilişkiye girmesinin düşük olasılığını artırmadığı kanıtlanmıştır.-Gebelikte cinsel istek azalır mı?Gebeliğin ilk üç ayında anne adayında genel olarak bir halsizlik, uyku hali, mide bulantısı mevcuttur. Özellikle kokulara karşı artmış hassasiyet bile cinsel isteği olumsuz etkileyebilir. Bu agresif değişimler anne adayının cinsellikten uzaklaşmasına ve isteksizliğine neden olabilmektedir. Bu çok doğal ve aynı zamanda geçici bir süreçtir. Gebeliğin ilk üç ayından sonra normale döner. Anne adaylarının çok az bir kısmında bu isteksizlik altta yatan başka nedenlere bağlı olarak devam edebilir. Bu durumlarda çiftlerin birbirine açık, yardımcı ve anlayışlı olması sürecin daha kolay geçirilebilmesini sağlamaktadır.-Orgazm olmak bebeğe zarar verir mi?Bu konuda yanlış bilgilenmelerden biri de orgazm olmanın bebek ya da anne sağlığı açısından bir risk teşkil edebileceği düşüncesidir. Orgazmın kadın vücudunda nelere sebep olduğu uzun yıllardır bilinen bir gerçek. Bununla beraber, yine uzun zamandır gebe kadınların orgazm yaşamaları sırasında ve sonrasında bedeninde oluşan değişiklikler bilimsel açıdan bilinmektedir. Gebe kadının orgazm olmasının bebeğe ya da kendine hiçbir zararı yoktur. Orgazm sonrası genel bir rahatlamadan sorumlu olan endorfin salgısının, bebeğin de yararına olduğu da bir gerçektir. Bu nedenle cinselliği hem en istekli hem de en rahat yaşayabileceğiniz ikinci üç aylarda bu konuda çok rahat olabilirsiniz.-Gebelikte cinsel ilişki erken doğuma neden olur mu?Cinsel ilişkinin erken doğuma neden olabileceği de sıkça karşılaşılan bir düşüncedir. Ancak genel kanının aksine cinsel ilişki varlığı ya da sayısının erken doğumla bir ilişkisi saptanmamıştır. Gebeliğin doğuma yakın zamanlarında da cinsel ilişkiye girilebilir. Genel olarak erkek ejekulat sıvısındaki prostoglandinlerin artık olgunlaşmış ve reseptörleri gelişmiş olan rahimde hafif  kasılmalara yol açabileceği bilinmelidir. Bunlar geçici kasılmalardır ve normal seyreden bir gebelikte bebeğe bir zararı olmaz. Fakat özellikle son üç ay doğumun yaklaşması nedeniyle kadında beliren doğum korkusu, endişe ve heyecan  bu kasılmalar nedeniyle artabilir.Eğer anne adayının cinsel ilişkiye girmesine engel bir problemi varsa ya da yüksek riskli bir gebelik mevcutsa bu durum takipleriniz esnasında hekiminiz tarafından size zaten bildirilecektir. Bütün bunlardan önemlisi  gebenin kendi durumu hakkında hekimden bilgi alması ve gebelikte yapabileceklerini dair doğru bilgileri edinmesidir. Herhangi bir tıbbi probleminiz bulunmadığı koşullarda cinsellik yaşamaktan çekinmenize hiçbir neden bulunmamaktadır. Gebelik,  kadın olarak yaşayabileceğiniz en güzel ve eşsiz deneyimdir. Bu güzel döneminizde cinselliğinizi de sınırlamanız gerekmez.
Reklam