Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Mutlaka İzlemeniz Gereken En İyi 16 Çingene Filmi

 > -
8 dakikada okuyabilirsiniz

1. Latcho Drom (1993)

Latcho Drom, yaşadıkları her yerde ‘öteki’ olarak algılanan Çingeneler’in öyküsü. Cezayir asıllı bir Çingene olan Fransız vatandaşı Tony Gatliff, müzisyenliğinin de getirdiği birikimle filmlerinde müziği ön planda tutarak, genelde Çingene öyküleri anlatıyor bizlere. Latcho Drom sinema-müzik birlikteliğinin belki de doruğa ulaştığı filmlerden. Çingenelerin Hindistan’dan başlayan ve Mısır, Türkiye, Romanya’dan Avrupa’ya ulaşan yolculukları hiç diyalog kullanmadan, muhteşem müziklerle anlatılıyor. Şarkıların sözleri, Çingenelerin hem tarihsel hem de mekansal yolculuklarında yaşadıklarına vurgu yapıyor. Yaşadıkları onca acıya rağmen, coşkulu ve neşe dolu olmayı başarabilmiş bu halk, yanıbaşımızda ‘öteki’ olarak var olmaya ve dans edip şarkı söylemeye devam ediyor. İyi Yolculuklar, bir Hintli Çingene kervanının görüntüsüyle başlar. Göçebe alınyazılarını anlatan şarkılar türküler eşliğinde masallardan fırlamışa benzeyen bir manzarada, portakal rengi Racastan Çölü aşılır. Kendisi de Çingene kökenli olan Fransız vatandaşı Gatlif, köklerine ulaşma arayışı içinde bu filmi yapmaya girişmiştir. Gerçi Çingeneler sinemada hiç de es geçilen bir konu değildir ama Romanların bakış açısından ve Roman dilinde çekilen filmlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Gatlif’e göre İyi Yolculuklar, “ne belgesel ne de kurmaca bir film.” Yönetmenin ‘‘senfonik bir şiir’’ diye tanımladığı eseri için belki de en doğrusu Çingene müzikleri antolojisi demek olur. Filmin, envai çeşit telli sazla -sitar, zitar, keman, gitar- aşık atan dümbeleklerden darbukalara, kaşıklardan kastanyetlere dek aklınıza gelebilecek her tür vurmalı çalgıyla icra edilen inleyen ya da stakato (kesik kesik) nağmeli bir müziğe sahip. Ne de olsa müzik, Roman kültürünün özüdür; Gatlif’in müzisyenleri de nereye adım atsalar ocuklardan oluşan bir hayran kitlesi tarafından izlenir. Filmin yapısı da müzik üzerine kuruludur.

2. Gadjo dilo (1997)

Stephane, bilinmeyen bir şarkıcıyı bulmak için Romanya'ya tuhaf bir seyahat yapmakta olan genç bir Fransızdır. Aradığı kişiyle ilgili tek ipucu, bir kasetin üzerinde yazılı bir isimdir: Nora Lurca. Babasından kaldığı için manevi değeri olduğunu düşündüğü kasetteki sesin sahibini, bu çingene şarkıcıyı bulup gün ışığına çıkarmak üzere dolaşırken, kırsal alanda Isidore'ye rastlar. Çingenelerin bu yaşlı şefi ona sahip çıkar. Böylece genelde kapalı bir toplum olan Çingenelerin arasına karışan bu deli dolu, cesur ve yabancı genç sevilir ve kendisini kabul ettirir. Herkes onun dillerini öğrenmek için orada olduğunu sanmaktadır. Köyün genç kızlarından Sabina, tutkulu karakteri ve duygusallığı ile Stephane'ın kalbini çalar. Peki Stephane, peşinde belki de boşuna koştuğu hayali ararken aslında kendini, aşkı ve yepyeni cıvıl cıvıl bir yaşama şeklini mi bulacaktır?

3. Time of the Gypsies (1988)

Film, telekinezik güçlere de sahip olan Perhan adında bir Çingene'nin, genç yaşta Yugoslavya'nın küçük bir köyünden çıkıp Milano'da bir suç şebekesine dahil oluşunu, Azra ile yaşadığı aşk ve kız kardeşi Danira'ya uzun süre sonra tekrar kavuşmak için gösterdiği çabalar etrafında anlatır.

4. Black Cat White Cat (1998)

Crga Pitic ve Zarije, bir süredir birbirinden uzak düşmüş iki eski dosttur. Uzun yıllardır birbirlerini görememelerine karşın dostluklarında en ufak bir azalma olmadığını, Zarije'nin oğlu Matro'nun haylazlıkları sayesinde öğreneceklerdir. Bir karaborsa işine para bulmak için babasının öldüğünü söyleyen Matro, büyük bir şamatanın kopacağı macerayı başlatmış olur.

5. Otac na sluzbenom putu (1985)

Tito ve Stalin’in 1948 yılındaki işbirliği sadece karmaşanın değil Yugoslav komünistleri için de oldukça tehlikeli yılların başlangıcıydı.Çalıştığı gazetede yaptığı küçük bir dikkatsizlik yüzünden tutuklanan Mesha da tam bu dönemin içindedir.Ailesi durumun açıklamasını yapıp hapishaneden çıkarılmasını bekliyorlar.Aslında tüm hikayeyi Mesha’nın karısı,babasının bir iş gezisine gittiğini sanan oğluna anlatmaktadır.Siyasetin gündelik hayata yansımasını bir çocuğun gözünden izliyoruz,üstelik bir Türk ailesine benzeyen Müslüman ve geniş bir ailenin yaşadıkları üzerinden.

6. Life is a Miracle (2004)

Luka, Jadranka ve oğulları Milos orta sınıfa ait sıradan bir ailedir. Sırp aile, Bosna'da küçük bir kasabaya yerleşir. Luka, mühendislik mesleğini sürdürürken, eşi Jadranka'nın en büyük hayali başarılı bir opera sanatçısı olabilmektir. Bu küçük kasabanın tek önemli özelliği ise içinden geçen tren hattı ve beraberinde taşıdığı turistler olacaktır. Luka da bu tren hattını düzenlemesi için görevlendirilmiştir. Ancak bekleyen bir savaş patlak verir ve acımasızca hayatları felç eder. Luka artık savaş bölgesindedir ve Sabaha ile tanışır.
Balkanların ünlü yönetmeni Emir Kusturica imzasını taşıyan film diğer filmlerinde de olduğu gibi komedi ve dramı harmanlıyor.

7. Mondo (1995)

Tertemiz bir sokak çocuğunu ve bu çocuğun çevresindeki insanların ruhlarına nasıl dokunabildiğini anlatmaktadır. Filmi çocuklarınız ile izlemelisiniz.

8. Vengo (2000)

Caco(Antonio Canales) çok sevdiği kızını kaybetmenin acısını yaşamaktadır. Kızının acısını abisi Mario'nun felçli oğlu Diego'ya (Orestes Villasan Rodriguez) bağlanarak hafifletmeye çalışır. Abisi Mario ise Caravaca ailesinden Sandro'yu öldürerek iki aile arasında bir kan davası başlamasına neden olmuş ve Fas'a kaçmıştır. İntikam almak isteyen Caravaca ailesi eğer Mario'nun yerini söylemezlerse Mario'nun oğlu Diego'yu öldürmekle tehdit etmektedir.

9. Swing (2002)

Max, büyükannesinin yanına tatile gittiğinde adeta yeni bir dünya keşfeder. Bu dünya uyumaz, susmaz ve yalnızca müzikle döner. Miraldo adında bir çingeneden gitar dersleri alan Max, hayatına erkeksi tavırlarıyla dikkat çeken Swing’in girmesiyle bu dünyaya dair çok daha fazla şey öğrenecektir. Müzikten ve arkadaşlıktan alınan keyfin en samimi örneklerinden biri olan film, Cezayirli yönetmen Tony Gatlif tarafından yönetilmiştir.

10. Before the Rain (1994)

Londra ve Makedonya arasında gidip gelerek üç bölümde anlatılan filmde, birbiriyle uzak coğrafyalarda ve ilgisiz görünen insanların hayatı, resmin tamamını oluşturmak üzere birleşir: Kelimeler isimli ilk bölümde, iç savaşla bölünen Yugoslavya’dan kopmakta olan Makedonya’da, bir Ortodoks rahip, cinayetle suçlanan Müslüman ve Arnavut bir kızı saklayarak, kendi inançlarına karşı gelir. 

Yüzler. Londra’da, genç bir İngiliz kadın güven verici ve olgun kocası ile ülkesine dönme hazırlığındaki Makedonyalı bir savaş fotoğrafçısı olan aşığı arasında ikilemdedir.

Resimler, ülkesine dönen fotoğrafçının Makedonya’nın geçirdiği dehşet verici değişime şahit olması ve anlamaya çalışmasını anlatıyor.

Milcho Manchevski’nin ilk uzun metrajı ona hem Oscar adaylığı hem de Altın Aslan’ın da içinde bulunduğu onlarca uluslararası ödül kazandırdı. Anlatılan öykünün içtenliği kadar, hikayeyi kurgulamak için seçilen sinema dili ve çarpıcı görüntü yönetimiyle de iz bıraktı.

11. Underground (1995)

Alman ordusunun bombardımanı altında kalan Belgrad'da komünist Marko'nun hedeflediği ortam fazlasıyla sağlanmıştır. Zekasını sinsiliğiyle birleştiren Marko, arkadaşı Blacky ve yoldaşlarını yeraltında bulunan bir mahzene silah üretmek için yerleştirir. Marko'nun söylediklerine göre savaş bitince herkes dışarıya çıkacak ve bir yeryüzü cennetiyle karşılaşacaktır. Zaman geçip de kaos sona erip barış ilan edildiğinde yer üstünde çok şey değişir. Ama yeraltında her şey aynı şekilde devam eder. Marko yeraltındakilere faşist yönetimin tüm acımasızlığıyla hükmünü sürdürdüğünü belirterek, yeraltında silah üreten yoldaşlarına yaşamın tüm karanlığıyla devam ettiğine inandırır. Balkanlarda yaşanan dramı çarpıcı bir şekilde gözler önüne seren bu yapım, müzikleri ve çarpıcı finaliyle sizi bekliyor

12. Train of Life (1998)

1941 yılının karanlık bir gecesinde köyün delisi, Shlomo, yeri yerinden oynatacak bir haberle köye gelir. Tüm komşu köylerdeki Yahudiler Almanlar tarafından öldürülmüşlerdir. Kalanların ise akıbetleri belli değildir. Şimdi ise sıra yaşadıkları köydedir.  Aynı gece Rabbi'nin önderliğinde toplanan bilge kişiler, köy halkını kurtaracak en iyi yöntemi bulmak için düşünmeye başlarlar. Yine en iyi fikir Shlomo'dan gelir. Nazi'leri kandıracak bir tren kuracaklar, bir kısmı trendeki Nazi subaylarını oynarken bir kısmı da sürülen Yahudi'leri canlandıracaklardır, hatta trenin makinistleri bile köylüler olacaktır.

13. Mila ot Mars (2004)

Hamile bir fahişe olan on altı yaşındaki Mila, bir uyuşturucu satıcısından kaçarken Yunan-Türk sınırına yakın, yaşlıların ikamet ettiği bir köye varır. Yaşlı köylüler, marihuana yetiştirip ürünü Mila'nın kaçtığı adama satarak geçimlerini sağlamaktadırlar. Korkuyla kafası karışan Mila kendinden ve geçmişinden kaçmaktan vazgeçer ve köyde kalarak gerçeklerle yüzleşmeye karar verir.

14. Brutti, sporchi e cattivi (1976)

Bir ailenin dört nesilden oluşan insanları Roma'nın içerlerinde kartondan yapılmış barakalardan oluşan bir gecekondu mahallesinde bakımsızlık içinde yaşamaktadırlar. Hepsi zehirli yemeklerle, kundaklamayla vb. şeylerle birbirlerini öldürmenin planlarını yapmaktadırlar. Evde yaşayanlar değişik seks durumları, toprak hilekarlığı, ensest, uyuşturucu ve zina gibi çeşitli şeylere bulaşırlar.

15. The Shutka Book of Records (2005)

Makedonya'nın Şutka kasabası tuhaf, asi, aşırı takıntılı ve yüzde yüz kaçık sakinleriyle bir "mutluluk vadisi", dünyanın çingene merkezidir. Burada herkes, korsan Türk müziği kaseti toplamaktan cin çıkarmaya dek, akla sığmaz türlü işlerde birinci olmayı aklına koymuştur. Kusturica'nın Kara Kedi, Ak Kedi filminden tanıdığımız Dr. Koljo, kamerasıyla kasaba sakinlerinin arasına karışıp günlük yaşamın hır gürünü, bahisleri ve kazananları kaydediyor. Bu insanların yaşadığı korkunç yoksulluğu gözlemliyor, yine de sormadan edemiyoruz: Mutluluğun sırrı nerede saklı? 

Şutka'yı haritada aramayın. Şutka bir ruh halidir.

16. Korkoro (2009)

Film, at arabaları üzerinde sürekli oradan oraya göç ederek hayatlarını sürdüren on beş kişilik Çingene topluluğunun (ailesinin de diyebiliriz) savaşta ailesini kaybeden minik Claude ile yollarının kesişmesiyle açılıyor. Bu küçük çocuğa Çingene topluluğunun en çılgın üyesi Taloş (Taloche) kimsesiz anlamına gelen “çororo” adını takıyor; aralarında derin ve güçlü bir dostluk başlıyor. Geçtikleri ormanda Naziler'i görünce panik halinde saklanmak amacıyla zaman zaman uğradıkları St. Amend Köyü'ne geliyor Çingeneler. Minik Claude’u, Belediye Başkanı Théodore Rosier’e teslim ediyorlar. Ancak köyün hemen dışında kamplarını kurar kurmaz, işlerin eskisi gibi yürümeyeceğini anlıyorlar. Güvenlik güçleri tarafından önce kendilerine Nazi kuklası Fransız Vichy Hükümeti'nin yeni kanunu bildiriliyor. Göçebelik artık yasaktır, Çingeneler öyle istedikleri gibi yollara dökülüp seyahat edemeyeceklerdir. Elbette bu yasağın asıl amacı buldukları, topladıkları tüm göçerleri toplama kamplarına götürüp tıkmaktır; orada sağ kalabilenlerse, imha kamplarına gönderileceklerdir.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ertugrul-ozkan

AĞIR ROMAN , SNATCH BUNLARI NEDEN LİSTEDE YOK ?

boogeymant

underground'ın sonnda ağlıyım mı güleyim mi bilemedim harikaydı

Gizli Kullanıcı

Gadjo Diloooooooooooooğğğğğğğğğ diye bağırdığımı düşünün, evin içinde, durduk yere.

mlvc

vengo güzeldir de soundtracki daha daha daha güzeldir.

douchebek

Dom za vesanje/ Time of the Gypsies favorim zaten çoğu insanın bildiği ederlezi soundtrackinin de sahibi (yalan yok ilk filmi izlemedim) :)

Başlıklar

AltınCinsellikDiegoHindistanİngiltereMısırRomanyaSavaşSinemaUyuşturucuYunanistanaşkhamilemüzik
Görüş Bildir