Eski Sevgiliye Atılmaması Gereken 7 Mesaj
Geçmişe mazi derler cümlesiyle hiçbirimiz hiçbir yere gelemedik şimdiye kadar. Geçmişe mazi derler diyenler de geçmişlerinde takılı kaldılar zaten.. Aşkın hafife alındığı bir dönemde olduğumuzu kimse inkâr etmez herhalde.. Önceden böyle miymiş oysa? Sevenler göz göze geldiklerinde bile utançlarından yanakları allanırmış. Bir de şimdiye bakın ' Ama aşkm sni çk ozldm kie beeen :S:s '. Nereden nereye geldik yahu! Gerçi nereye gideceğimiz de belli değil ya! Bindik bi alamete gidiyoruz kıyamete :D
28 Maddede "Giresunlu" Olmak
Mavi ile yeşilin kucaklaştığı yerde, dünyanın en kaliteli fındığını, kirazın ana vatanında yetiştirmek ve Karadeniz'in tek adasına karşı Giresun  karşılaması oynamak... Giresunlu olmak.
Dondurmanın Bilinmeyen Faydaları
Yaz mevsiminin vazgeçilmezi olan dondurma, herkesin çok sevdiği sağlıklı ve diğer tatlılara nazaran düşük kalorili bir yiyecektir. Yerken mutluluk veren ve A vitamini bakımından zengin olan bu yiyeceğin insan sağlığı için de birçok faydası var…Hamileler için önemli bir besin kaynağı. Anne adayının gebelik boyunca protein ve kalsiyum açısından zengin besinleri tüketmesi gerekir. Anne adayı yeterli kalsiyum ve protein alamazsa doğum sonrasında kemik erimesi gibi sorunlarla karşılaşabilir. Bu süreçte hamileler günlük kalsiyum ihtiyaçlarını süt tüketimlerinin dışında dondurma ile de karşılayabilirler. Çocuklarn beslenmesinde önemlidir. Özellikle çocukların büyüme dönemlerinde kalsiyum, protein ve fosfor alımı, kemik ve kas gelişimi için gereklidir. Süt sevmeyen çocukların ihtiyacı olan bu besin maddelerini, dondurma yiyerek alması sağlanabilir. Kemoterapi alan kanser hastası olanlar yiyebilir. Kanser hastalarının kemoterapi tedavisi sonucunda oluşan iştahsızlık ve bulantı, hastaların beslenme sorunları ile karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. Ancak dondurma bu tür hastalar tarafından rahatlıkla tüketilibiliyor. Dondurma, diğer yiyeceklerdeki gibi bulantılara da sebep olmuyor. Diyet yapanlar da tüketebilir Diyet yapıyor ve 1 dilim ekmeği ve 1 bardak sütten feragat ediyorsanız, diyetinizde rahatlıkla tüketebileceğiniz tatlıların başında dondurma gelebilir. Dondurmanızı her gün ara öğün olarak yiyebilirsiniz. Yaşlıların beslenmesinde de öneml i. Özellikle çiğneme ve yutma zorluğu yaşayan yaşlılar için de dondurma, günlük kalsiyum ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan bir yiyecektir. haber kaynağı: 724saglik.org/beslenme-diyet
Anneanne Elinde Büyüyünlerin Anlayabileceği 18 Şey
Anneanneler canımız kanımız her şeyimiz. Kimimiz onların elinde büyüdük. Anne ve babalarımız işinde gücünde olduğu için anneannelerimiz büyüttü bizleri kimi zaman. Onların çocuğu gibi olduk, onlar gibi gördük dünyayı. Onların tecrübeleri işledi bizlere. Belki de bu yüzdendir anneanne elinde büyümüş insanların farkı. Çünkü yalnızca onların gözlerini yaşartacaktır bu listede görecekleri şeyler
Reklam
Reklam
12 Sevimli Sualtı Fotoğrafı İle 'Suda Oynayan Köpekler'
Sudan nefret eden kedilerin aksine köpekler suda oynamayı çok severler. Bu yüzden fotoğrafçı Seth Casteel suda oynayan köpekleri su altından fotoğraflamış. Ortaya aşırı sevimli ve fazlasıyla eğlenceli görüntüler çıkmış. İyi eğlenceler dileriz...
Yurtdışı Eğitim’de Bunları Biliyor musunuz?
Türkiye'de bir vakıf üniversitesinde yıllık eğitim ücreti en az 15.000 usd iken Amerika'da 6.000 usd' den, İngiltere'de 14.000 usd' den, Kanada'da 8.000 usd' den Hollanda’da 9,000, Isveç’de 7,000, Fransa’da 10,000 usd ve Avustralya'da 13.000 usd' den başladığını,
Reklam
Küresel Kirliliğe Dikkat Çekmek İçin Bir Haftalık Çöplerinin Arasında Yatan İnsanlar
Küresel kirlilik sorunu tüm dünyayı ilgilendiren ve sürekli artan bir problemdir. Kaliforniyalı fotoğrafçı Gregg Segal bu soruna dikkat çekmek üzere farklı sosyal sınıflardan insanlarla birlikte '' 1 haftalık çöp '' isimli fotoğraf serisini başlatmış. Bu seri için 1 hafta boyunca çöp biriktiren katılımcılar biriken çöpü gördüklerinde utançlarını gizleyememişler. Bu çalışmanın amacı insanları daha az ambalajı olan ürünleri kullanmaya teşvik ederek kirliliğin bir nebze önüne geçmek.  Umarız çalışma amacına ulaşır...
Sakallı Kadın Artık Moda Fenomeni!
Bu yıl Eurovision Şarkı Yarışması'nda ülkesi Avusturya'yı temsil eden Conchita Wurst, kariyerinin en şaşaalı günlerini yaşıyor.İmajıyla bütün dünyanın ilgi odağı olan Wurst, son olarak ünlü modacı Jean Paul Gaultier'ın Paris Moda Haftası'ndaki defilesinde podyuma çıktı. Gaultier, Wurst için, 'O durdurulamaz bir kadın' dedi. 10 Temmuz 2014 Modern dünyanın güzellik simgesiFransız moda tasarımcısı Jean Paul Gaultier, 25 yaşındaki Conchita Wurst'ün en büyük hayranlarından. Onu tarif ederken bile heyecanlanıyor, tanışma anlarına geri dönüyor:'Conchita ile 2 yıl önce şovlarımdan birinde tanıştım. Görünüşünü çok beğendim. Eurovision Şarkı Yarışması'nda Avusturya'yı temsil edeceğini duyduğumda da çok sevindim. Kazandığında mutluluktan uçacak gibi oldum. Her zaman söylerim; güzellik fark yaratmaktır. Conchita bize bunu kanıtladı. Durdurulamaz bir kadın olduğunu da gösterdi. Moda konusunda çok iyi. Podyumda şahane görünüyor!'Tasarımcıların genellikle favori modellerini podyuma çıkardığı Paris Moda Haftası'nda yer almak mankenler için çok büyük bir prestij. Birçok ünlü isim bunun için aylar öncesinden seçmelere giriyor, kendini beğendirmeye çalışıyor. Bundan önce hiçbir modellik deneyimi olmayan Conchita Wurst'un podyumda bir profesyonelden farksız yürümesi, Fransız basınında geniş yer aldı. The Independent, 'Wurst çelik gibi sağlam, kaskatı yüz ifadesiyle yürüdü. Teatral el hareketleriyle, avuç içini bir kraliçe gibi havaya kaldırmasıyla, bakışlarıyla herkesi etkisi altına aldı' diye yazdı.Modacı Gaultier, büyüleyici gösteriden sonra dizlerinin üzerine çöküp Wurst'e teşekkür etti ve minnettarlığını gösterdi.Wurst, Eurovision'u kazandığından beri aynı zamanda sıkı bir LGBT simgesi olmuş durumda. Bu yılki Gay Pride (Eşcinsel Onur Günü) kutlamalarında en ön sırada boy gösterdi. LGBT'liler de onun albümünü ve şarkılarını dinlemekten hiç vazgeçmedi. Wurst'un şimdiki hedefi, Grammy kazanmak!
Reklam
Bursa'da Ölmeden Önce Görülmesi Gereken 10 Yer
Ulu Camii Ulu Camii, Osmanlı Devleti ’nin dördüncü hükümdarı Yıldırım Bayezıd tarafından mimar Ali Neccar ´a 1396-1399 yılları arasında yaptırılmıştır. Rivayete göre Sultan, Niğbolu Zaferi öncesinde savaşı kazanmak için Allah’a yalvarmış ve 20 cami yaptırmayı adamıştı. Zaferden sonra damadı Emir Sultan’ın önerisi ile 20 cami yerine 20 kubbeli tek bir cami yaptırmaya karar vermişti. Cami, zaferden elde edilen ganimet ile yapılacaktı. Ancak 1402 ’deki Ankara Savaşı ’nda sultanın esir düşmesinden sonra Timur camiyi ahır olarak kullanmış, 1403 yılında Moğol Şeyhi Emir Bedrüddin yaktırmış, 1413 ’de Karamanoğlu Mehmet Bey ’in kuşatması sırasında cami tekrar yanmıştı. Onarımı, Bayezıd ’ın oğlu 1. Mehmet gerçekleştirdi ve cami 1421 yılında ibadete açıldı. 1 Mart 1855 tarihlerindeki büyük depremde 17 kubbesi çöken cami, onarım görerek 1862 yılında tekrar ibadete açılmış; 1889 yangınında da hasar görmüştür. Caminin iki minaresi vardır. Kuzeybatı köşede yer alan cami ile birlikte Yıldırım Bayezıd döneminde inşa edilmiş; kuzeydoğudaki muhtemelen Çelebi Mehmet tarafından yaptırılmıştır. 2215 metrekare alan kaplayan Ulu Cami, her biri dörder kubbeli 5 bölümden oluşur. Hemen hemen eşit büyüklükteki 20 kubbesinin ortasındaki kubbe açık olarak yapılmıştır. Telle örtülü bu orta kubbeden giren yağmur damlaları havuzda toplanır, ışık ise camiyi aydınlatırdı. Günümüzde kubbe camekanla kaplı olduğunda yağmur suyu toplama işlevini gerçekleştirmiş ama aydınlatma görevi devam etmektedir. Osmanlı’nın vizyonunu ortaya koyan bir eserUlu Cami Osmanlı’nın vizyonunu ortaya koyan bir proje. Rumeli ve Bizans’a dönük hedefleri ortaya koyan bir eser. Bir diğer misyonu ise Ulu Cami ile Bursa artık resmen bir Osmanlı şehri olmuştur. Çünkü Osmanlı şehirlerinin merkezinde büyük bir cami vardır. Aynı zamanda Süleyman Çelebi Mevlidi burada yazmıştır. Burası bir okuldur, hocaların dersler okuttuğunu tespit edilmiştir. Önemli bir kütüphanedir, hat sanatları ile de önemli bir sanat merkezidir. İslam dini açısından 5 önemli mabetten biridir. Geçmişte Rumeli’den hacca gidenler önce Bursa’ya gelip Ulu Cami’de namaz kılar, sonra hacca gidermiş. Yani burası bu kadar önemli bir mabet. Bursa Ulucamii'yi görmeden ölmeyin :)
Reklam
Oruç Tutmanın Mendup Olduğu Günler
Oruç Tutmanın Mendup Olduğu Günler Şevval Orucu Kamerî/Ay takviminde Ramazan ayından sonraki ay, Şevval ayıdır. Şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır. Bu oruçların bayramın hemen arkasından peş peşe tutulması daha fazîletli olmakla birlikte ay içerisinde aralıklı olarak tutmak da mümkündür. Kazâ veya adak oruçlarının bugünlerde tutulmasıyla da aynı sevap elde edilir. Peygamberimiz’in Ramazanı oruçla geçirip buna Şevvalden altı gün ilâve eden kişinin bütün yılı oruçlu geçirmiş olacağı yönündeki ifâdesini (Müslim, Sıyâm 204), “Kim iyi bir amel işlerse, kendisine bunun on katı ecir vardır” (6/En’âm, 160) âyetiyle birlikte değerlendiren kimi âlimler, bire on hesabıyla, Ramazan orucunun on aya, altı gün Şevval orucunun da altmış güne karşılık olduğunu ve bu sûretle bütün yılın oruçlu geçirilmiş sayılacağını söylemişlerdir. Âşûrâ Orucu Muharrem ayının onuncu gününe “âşûrâ” denilir. Hz. Peygamber’in devamlı olarak bugünde oruç tuttuğu rivâyet edilmiştir. Fakat sadece o günde oruç tutulması doğru görülmemiş, bunun yanında bir önceki veya bir sonraki günün de oruçlu geçirilmesi tavsiye edilmiştir. Bir rivâyete göre Peygamberimiz Medine’ye geldiğinde yahûdilerin âşûrâ gününde oruç tuttuklarını görünce, bu orucun anlamını, yani ne için tutulduğunu sormuştu. Yahûdiler, bugünün büyük bir gün olduğunu; Allah’ın Mûsâ’yı ve İsrâiloğullarını düşmanlarından bugünde kurtardığını ve Mûsâ’nın bu sebeple bugünde oruç tuttuğunu, kendilerinin bugünde oruç tutmalarının da bundan kaynaklandığını söyleyince, Peygamberimiz “Ben Mûsâ’ya sizden daha yakınım” demiş ve bugünlerde oruç tutulmasını emretmiştir (İbn Mâce, Sıyâm 41). Âşûrâ orucunu câhiliyye döneminde Araplar’ın tuttuğu ve Hz. Peygamber’in de Ramazan orucunun farz kılınmasına kadar bu orucu tutmayı emrettiği rivâyetleri de vardır (Müslim, Sıyâm 116). Daha sonra Ramazan orucu farz kılınınca âşûrâ orucu bir yükümlülük olmaktan çıkarılmış, fakat âşûrâ günü oruç tutulması tavsiye edilmiş ve bugün oruç tutmak sünnet olarak devam etmiştir. Her Ay Üç Gün Oruç Her aydan üç gün oruç tutmak, bunu özellikle her ayın 13, 14 ve 15. günlerinde yapmak müstehap kabul edilmiştir. Kamerî takvim (ay takvimi) hesabına göre bu günlere “eyyâm-ı bîd” denir. Peygamberimiz’in özellikle kamerî ayın 13, 14 ve 15. günlerinde olmak üzere her ay üç gün oruç tutmayı tavsiye ettiği rivâyeti (Müslim, Sıyâm 181-182) yanında, Hz. Âişe’nin, Peygamberimiz’in her ay üç gün oruç tuttuğuna dâir rivâyeti de bulunmaktadır. Her hafta pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmak da teşvik edilmiş bir nâfiledir. Peygamberimiz’in pazartesi ve perşembe günleri oruç tuttuğu ve soruya cevâben de “İnsanların amelleri Allah Teâlâ’ya pazartesi ve perşembe günleri arzolunur; ben amelimin arzı sırasında oruçlu olmayı tercih ediyorum” (Ebû Dâvud, Savm 60; İbn Mâce, Sıyâm 42) dediği rivâyet edilmektedir. Zilhicce Orucu Zilhicce ayının ilk dokuz gününde oruç tutmak tavsiye edilmiştir. Zilhicce ayının 10. günü Kurban bayramının ilk günüdür. Peygamberimiz’in Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutmayı sürdürdüğü rivâyet edildiği için Zilhiccenin ilk dokuz gününün, yani Kurban bayramından önceki dokuz günün oruçlu geçirilmesi müstehaptır. Fakat sıkıntıya ve halsizliğe sebep olacağı gerekçesiyle, hacda olanların 9. günü (arefe günü) oruç tutması mekruh görülmüştür. Peygamberimiz arefe gününün fazîletine ilişkin olarak “Arefe gününden daha çok Allah’ın cehennem ateşinden insanları âzât ettiği bir gün yoktur” (Müslim, Sıyâm 196) buyurmuş, yine “Arefe günü tutulan orucun bundan önce ve sonra birer yıllık günahları örteceği Allah’tan umulur” (Müslim, Sıyâm 197) dediği nakledilmiştir. Haram Aylarda Oruç Haram aylar olarak anılan Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb aylarında, perşembe, cuma ve cumartesi günleri oruç tutmak müstehaptır. Şâban Orucu Şâban ayında oruç tutmak müstehap sayılmıştır. Âişe vâlidemizin belirttiğine göre Peygamberimiz en çok orucu Şâban ayında tutmuş, Şâban ayının tamamını oruçla geçirdiği olmuştur. Fakat, pazartesi, perşembe veya her ay üç gün ve benzeri gibi tutulagelen mûtat oruç dışında Şâban ayının ikinci yarısında oruç tutmak, bâzı âlimlerce mekruh kabul edildiği gibi, Şâfiî mezhebine göre haram sayılmıştır. (Özellikle üç aylar denilen Receb, Şâban ve Ramazan ayının tüm günlerini peş peşe oruçlu geçirmek sünnette olmayan, sonradan uydurulmuş bir davranış biçimidir. Bazı insanların önemli bir sünnet gibi Receb ve Şâban ayının tümünü oruçla geçirerek oruç aylarını üçe çıkarmaları doğru değildir. Bunun yanında, Receb ve Şâban ayının bazı günlerinde oruç tutup bazı günlerini oruçsuz geçirmek çok daha fazîletlidir.) Dâvud Orucu Gün aşırı oruç tutmak, yani bir gün oruç tutup ertesi gün tutmamak, Peygamberimiz tarafından “savm-ı Dâvûd” olarak nitelenmiş ve bu şekilde oruç tutmanın fazîletli olduğu ifâde edilmiştir. Peygamberimiz bu şekildeki oruç hakkında “En fazîletli oruç, Dâvud’un tuttuğu oruçtur; o bir gün oruç tutar, bir gün tutmazdı” demiştir. Sahâbeden Abdullah bin Amr, “Ben daha fazlasını tutabilirim” deyince, Peygamberimiz bunun fazîletli bir şekil olduğunu ve daha fazlasını tutmaya çalışmamayı tavsiye etmiştir (Müslim, Sıyâm 187-192). Bu bakımdan gün aşırı oruç tutmak, en fazîletli nâfile oruç olarak değerlendirilmiştir. Yukarıda belirtilen günlerde oruç tutmanın fazîleti ve kişiye kazandıracağı sevaplar konusunda birçok hadis rivâyet edilmiştir. Oruç tutmanın tavsiye edildiği günler incelendiğinde bunların belirlenmesinin gelişigüzel olmayıp, belli bir periyoda göre düzenlendiği görülür. Bu bakımdan oruç tutmanın ruhî ve bedenî yararları göz önüne alındığında yılın belli zamanlarında oruç tutmak oldukça yararlı, tutulacak oruçları Peygamberimiz’in önerdiği günlerde tutmak ise oldukça sevaplıdır. Bununla birlikte, oruç tutulması haram ve mekruh olmayan günlerde kişi kendi durumuna ve tercihine göre istediği zaman nâfile oruç tutabilir.
Mükemmel Bir Diyet İçin Ne Yapmalı?
Sık sık yeni diyetler sağlığın, hızlı kilo vermenin ve düz karın kaslarının sırrı olarak öne çıkıyor. Aslında gerçek diyet ne? Dengeli Beslenme Dengeli beslenme, tüm vücut sistemini koruyacak doğru miktarda ve doğru çeşitte kaloriyi (enerjiyi) alarak yapılan beslenmedir. Bu mükemmel beslenme için 3 ana kural vardır: Sakın kahvaltıyı atlamayın , çünkü o günün en önemli öğünüdür; Günde en az 3 öğün yeyin çünkü daha az öğün metabolizmanızı yavaşlatır; Her öğünde bütün besin gruplarından yiyecek yemeye çalışın çünkü uygun miktarda ve daha nitelikli kalorilerle beslenmiş olacaksınız. Mükemmel Beslenme, 5. sınıftayken öğrendiğiniz beslenme piramidindeki tüm yiyecek çeşitlerinden oluşmaktadır. Piramitte 6 besin grubu bulunur. Her besin grubundan yaşamak ve mükemmel beslenmeyi oluşturmak için gereken bir veya daha fazla besini temin edebilirsiniz. Yazının devamı için tıkla
Reklam