İlk çıktığında çok tartışılan “Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmelik” ile özellikle eğitimcilerin en büyük endişesi iktidarın okul müdürlerini puanlama yöntemlerinde vegörevlendirilmelerinde yine iktidara yakın eğitimcilerin kayırılacağı konusundaydı. Müdürlerin puanlamaları hangi kriterlerle yapılıyor sorusu bu günlerde yanıt bulmaya başladı. Şöyle ki; 13 Temmuz 2014 tarihinde hayatını kaybeden Ankara Etimesgut’ta bulunan Ufuk Arslan Anadolu Lisesi Okul Müdürü Ahmet Şimşek’in vefat tarihinden yaklaşık bir ay sonra “Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Değerlendirme Sonucu 75 ve Üzeri Puan Alan Okul Müdürleri’nin Listesi”nde yer almış olması bu değerlendirmelerin, yönetmeliğe aykırı biçimde öğretmenlere, okul aile birliğine ve okul öğrenci başkanına sorulmadan keyfi bir biçimde yapıldığını açıkça ortaya koydu. Bu vahi olayın eğitimde kadrolaşmanın somut bir kanıtı olduğunu iddia eden CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya verdiği soru önergesin şu sorulara yer verdi; 1- 10 Haziran 2014 tarih ve 29026 sayılı Resmi Gazete’de ilan edilen “Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim KurumlarıYöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmelik” gereğince görevden alınan okul müdürleri hangi sendikalara üyedir? 2- İlgili yönetmelik gereğince görevden alınan okul müdürlerinin yerine getirilen okul müdürleri hangi sendikalara üyedir? 3- 13 Temmuz 2014 tarihinde hayatını kaybeden Ankara İli Etimesgut İlçesi’nde bulunan Ufuk Arslan Anadolu Lisesi Okul Müdürü Ahmet Şimşek’in vefat ettiği tarihten yaklaşık bir ay sonra “Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Değerlendirme Sonucu 75 ve Üzeri Puan Alan Okul Müdürleri’nin Listesi’nde” yer aldığı iddiaları doğru mudur? 4- Bu iddialar doğru ise 13 Temmuz 2014 günü vefat etmiş bir okul müdürünü Etimesgut İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü nasıl değerlendirmeye almıştır? 5- Bu değerlendirmeler yönetmeliğe uygun şekilde yapılmakta mıdır? Bu değerlendirmeler yönetmeliğe uygun yapılıyor ise; “okul öğretmenlerince seçilen iki öğretmen, okul öğrenci başkanı, okul aile birliği başkanı”nın puanlamaya katıldıkları düşünülünce bu kişiler kendi okul müdürlerinin vefat ettiğini bilmemekte midir? Yoksa değerlendirme için yasaya aykırı biçimde bu kişilerin fikri alınmamış mıdır? 6- Merhum okul müdürü için kim ve hangi yasal dayanaklar ve yine hangi kriterler göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılmıştır? 7- Müdürlere ilişkin değerlendirmeleri ilçe milli eğitim müdürlükleri tek başlarına mı yapmaktadır? Bunun yasal dayanağı nedir? 8- Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Etimesgut İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü hakkında bu olaya istinaden Bakanlığınızca başlatılmış herhangi bir işlem mevcut mudur? Bu işlem nedir?
Son günlerde siyasiler, futbolcular, işadamları ve sanatçıların en büyük desteği verdiği ve tüm Dünya’da destek bulan, Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) hastalığına dikkat çekmek için yapılan Ice Bucket (Buzlu Kova) kampanyası her geçen gün çığ gibi büyüyor. Bu kampanyaya Türkiye’den de katılım epey fazla oldu. Her ne kadar bir süre sonra eğlence haline gelmeye başlasa da kampanyanın amacına ulaştığı ve söylenebilir. ALS hastalığının tedavisi için yapılan araştırmalara yapılan bağışlarla büyük bir kaynak sağlandığı ortada. Ancak o kadar buzlu su kafalardan aşağı döküldüğü ve tüm Dünya’nın ALS konusunda farkındalık sahibi olduğu bir ortamda T. C. Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda ne yaptığı sorusunu akla getirdi. CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na yönelttiği soru önergesinde konu ile ilgili olarak şu soruları yöneltti; 1- Türkiye’de kaç adet Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) hastası mevcuttur? 2- Bu hastalarımızın kaç tanesi hastane ve bakım masraflarını kendi bütçelerinden karşılayabilmektedir? Bakanlığınızın bu hastalarımızın bakım masrafları için ailelere maddi desteği mevcut mudur? 3- Temel Tıp Bilimine ilişkin olarak hastalıkların tedavilerinin bulunabilmesi, tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi için ayrılan fon ne kadardır? Hangi hastalıkların tedavisi için ne kadar fon ayrılmaktadır? 4- ALS hastalığının tedavisi için Bakanlığınız tarafından herhangi bir fon ayrılmış mıdır? Bu fon ne kadardır? 5- Türkiye’de ALS Hastalığının tedavisine ilişkin araştırmalar hangi boyuttadır? Bu araştırmalara Bakanlığınızca destek olunmakta mıdır? 6- ALS hastalığına ilişkin olarak Bakanlığınız herhangi bir sosyal sorumluluk kampanyası/çalışması mevcut mudur?
Uykuya geçişi zorlaştıran ve engelleyen bir dizi etmeni açıklayan uzmanlar, dar sutyen, gece işle alakalı yapılan telefon görüşmeleri ve sigara gibi etmenlerin uykuyu zorlaştırdığını açıkladı. Japon araştırmacıların ortaya koyduğu sonuçlara göre, göğüs kafesini ve omuzları sıkan bir sutyen uykunuzu berbat ediyor.Uzmanlar ayrıca sıkı elbiseler sonucu artan vücut sıcaklığı ve melatonin seviyesinin uykunun en kötü 2 düşmanı olduğunu belirtti.Uykuyu mahveden bir başka etmen ise gece 21:00′den sonra işle alakalı yapılan mailleşmeler ve telefon görüşmeleri. Michigan Üniversitesi’nde yapılan araştırmalara göre, işle ilgili olarak saat 21:00′den sonra telefonunu kullananlar iyi uyuyamıyor ve ertesi gün verimli olamıyor.Araştırma ekibinin başında bulunan Russell Johnson açıklamasında, ‘Uyku öncesi işle ilgili telefon görüşmesi yapanlar, e-posta ve SMS atanlar, arkadaşlarıyla telefon görüşmesi yapanlar kadar rahat olamıyor.Çalışma saati olarak 21:00′i seçtik. Çünkü birçok insan 21:00 ile 01:00 arasında uyuyor. Akıllı telefonlar en yıkıcı araçlardır. Çünkü portatiftirler. Bu yüzden insanlar onları yastık altına ya da komidinin üzerine koyarlar. Ve dizüstü bilgisayarların aksine, akıllı telefonların sesleri ve ışıkları daha rahatsız edicidir’ dedi.Uykuyu zorlaştıran bir başka etmense sigara. Uzmanların açıklamalarına gör, uyku öncesi sigara içmek uyku düzenini bozuyor. Nitokitinin, dopamin ve serotonin gibi kimyasal uyarıcı salınımını tetiklemesinden dolayı, sigara içenler REM uykusu yerine hafif uyku modunda daha çok zaman harcıyor. Yine çalışmalara göre, uyku öncesi sigara içenlerin ertesi gün kendilerini daha az dinlenmiş hissediyor. Uzmanlar en az birkaç saat öncesinden sigara içiminin bırakılması gerektiğini belirtiyor.Akşam yemeğinde ağır proteinli ızgara tavuk ve et gibi besinler tüketmekte, ne yazık ki uykuya geçişi zorlaştırıyor. Protein açısından zengin yemek ne kadar iyiyse, uyku içinde o kadar kötü. Çünkü proteini sindirmek vücudu çok çalıştırıyor ve bu durum çoğu zaman vücudun uyku moduna geçmesini zorlaştırıyor. Uyku öncesi bu tür yiyecekler yerine kraker gibi tahıl ve nişastalı ürünleri tercih etmek daha iyi olacaktır. Yatmadan 4 saat önce yenilen karbonhidrat ürünleri kan şekerinin düşmesini sağladığı için uykuya daha hızlı geçişi sağlıyor.
Konu Türk erkeği olunca aklımıza birçok şey geliyor ancak Türk erkeğinin öyle 'bug'ları var ki birkaçını buraya almadan edemedik.NOT: Burada yazılanların sizinle bir ilgisi yok, biz diğer erkekleri ve başka kızların sevgililerini kast ettik.
Aslında hoş görünmemize rağmen poz vermeyi bilmediğimizden dolayı fotoğraflarda çirkin çıkabiliyoruz. Fakat bu hayvanlar poz verme olayını baya ileri götürmüş.İyi eğlenceler dileriz...
Gözden kaçan bir diğer olayda sindirim sistemi hastalıklarıdır. Eğer hasta da ağız kokusu nun sürekli olarak söyleyip, diş ve kulak,burun, boğaz yönünden herhangi bir sorun yaşamıyorsa ve hasta şeker hastası veya böbrek yetmezliği hastası değilse sindirim sistemi mutlaka araştırılmalıdır. Ağız kokusu nasıl önlenir yazımıza buradan ulaşabilirsiniz. Yapılacak olan bir gastroskop ile yemek borusunda görülecek olan iltihap veya kanser türünden olan hastalıklara tanısı hemen konulur. Tanı konulduktan sonra ilgili tedaviye hemen başlanmasıdır. En önemlisi, yemek borusu ile mide arasındaki kapak sisteminin gevşekliği ile birlikte mide mikrobuna ait gastiritin bulunmasıdır. Ortamda her zaman bulunan üreyi parçalayarak amonyak haline getirir. Amonyak, ağız yoluyla atılarak ağız kokusuna neden olur. Yatmadan 2 saat önce yemek yemeyi bırakması. Aşırı yağlı yemekler yememesi ağız kokusuna engel olacaktır. Eğer diş ve Kulak, burun doktorunuz bir sorun bulamadıysa akla gelecek yöntem sindirim sistemi olmalıdır. BenefitDo.com
İnsanları bıktırma politikalarından birisi olan Mobbing nedir kısaca ne işe yarar bu hafta PCH Online’da. Mobbing net ve kısa tabiri ile birlikte “bir veya birkaç kişinin bir diğer kişiye uyguladığı, düşmanca ve ahlaka, etiğe aykırı yöntemlerle sistematiksel olarak yaptıkları psikolojik bir baskıdır” şeklinde adlandırılabilir. 1980 yılında Dr.Heinz Leymann Mobbing terimini iş hayatında şiddetli baskı, bıktırma ve yıldırma hareketleri için kullanmış olduğu gibi, uygulayan kişileri kontrolcü, korkak ve nevrotik olarak tanımlamıştır. MOBBING NASIL ORTAYA ÇIKAR ? Mesleki yeterliliğin sorgulanması Kişiye güvenilmediğinin hissettirilmesi Kasten, verilen süre içinde bitirilemeyecek görevler verilmesi Kişiden bilgi saklanması Kişinin görmezden gelinmesi, gruptan izole edilmesi Yetkilerinin azaltılması Yukarıda verilen niteliklerin yanı sıra aniden gelişen içeriklerin yetersizliği düşünülebildiği gibi, daha önceden çok küçük hatalar yeri geldiğinde çok büyük hatalarmış gibi gösterilebilir. Hal böyle olunca Mobbing tanımının gerçek yüzü ortaya çıkmış oluyor. İş yerlerinde çalışanların yöneticiler tarafından bazı çalışanlara Mobbing uygulamak için azmettirildiği gibi, örnek olarak bir müdürün veya şefin çalışanı bıktırmak için sürekli onun ile ilgili hatalarını arayarak yüzüne vurması, moral bozması örnek verilebilir. Çalışanlar tarafından yapılan bu baskıların, kurumun yetkili kişilerine başvurduklarında bu kişilerden de olumsuz tavırlar alarak başvuruları reddedilmektedir. Sonuç olarak kişi istifa etmeye mecbur kılınıp, sanki bu istifa kendi isteğiymiş gibi gösterilerek tazminattan da men edilmiş olunur. MOBBING’İN ETKİLERİ NELERDİR ? Mobbing , insanın mesleki bütünlük ve benlik duygusunu zedeler Paranoyaya ve kafa karışıklığına neden olur Maruz kalan kişi kendine güven duygusunu yitirir, toplumdan soyutlanabilir Huzursuzluk, korku, utanç, öfke ve endişe duygularını yoğun bir şekilde yaşar. Mobbing, ağlama, uyku bozuklukları, depresyon, yüksek tansiyon, panik atak, kalp krizine kadar giden sağlık sorunları ve travma sonrası stres bozukluğu oluşturmaktadır. TÜRKİYE’DE MOBBING NASIL İŞLER ? Türkiye’de bu işleyiş aslında tam tanımın koyulabildiği ülkelerden bir tanesi konumundadır. Özellikle son yıllarda artan bu mağdurların, Mobbing uygulaması ile açtığı davalar emsal teşkil ettiği ve bu konularda yürütülen çalışmalar sebebi ile insanlar bilinçlenmektedir. İşverenler tarafından Türkiye’de uygulanan Mobbing , iş kanunlarının işçiyi koruyan tazminat ve işe iade hükümlerinden kolayca kurtulmak ve istifaya zorlamak için uygulanmaktadır. Bu süreçte Mobbing’e maruz kalan işçiler psikolojik açıdan zarar görerek istifa edip ayrılmaktadır. KANUN VAR AMA DİNLEYENLER NEREDE ? 6098 sayılı Borçlar Kanununun 417. Maddesinde, işçinin hem kişiliğinin, hem de yaşam ve vücut bütünlüğünün korunmasına yönelik olarak düzenleme yapılmıştır. Maddede, işveren-işçi hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak, saygı göstermek, iş yerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamak, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür hükmüne yer verilmiştir. Fakat gel gelelim işverenlerin işçinin hakkını yiyerek bıktırma politikalarına günümüzde de devam etmektedirler. Ayrıca SGK için yatırılan işçi sigortaları da hiçbir zaman yüksek yatırılmadan asgari ücretten gösterilip, geri kalan maaş tutarını elden vermektedirler. Ülkemizde binlerce firma bu şekilde davrandığının yanı sıra, kanunlara karşı gelinmesine karşında devletin hiçbir şey yapmaması bu konuda “ hayret ” denilecek kısımlardan bir tanesi. Ayrıca bu kanun maddesinde, işveren, işçiye ait kişisel verileri, ancak işçinin işe yatkınlığıyla ilgili veya hizmet sözleşmesinin ifası için zorunlu olduğu ölçüde kullanabilir. Ancak özel kanun hükümleri saklıdır. PCHOCASI
Toyota Gran Turismo oyunu için tasarımlanan FT-1 modelini gerçek hayatta da piyasaya çıkarmak için konsept otomobilin tasarımını tamamladı. Toyota FT-1 Gran Turismo konseptinin fotoğrafları piyasaya çıktıktan sonra uzmanlar bunun Toyota’nın 2002′de üretimini bıraktığı Supra modeli olduğunu iddia etselerde Toyota’dan resmi açıklama geldi. İşte fotoğrafları-TIKLA
Bir eli olmayan kızının fotoğraflarını çeken annenin fotoğrafları ödüle layık görüldü. Yeni Zelanda Auckland’da yaşayan Holly Spring 9 ay beklediği kızı doğduğunda sevinci biraz buruk oldu. Minik Violet’in doğuştan bir eli yoktu; bir de doğumdan hemen sonra bir seri ameliyata girmesini gerektiren Hirschprung adında nadir rastlanan bir bağırsak hastalığı vardı. İşte haberin detayları TIKLA
The Associated Press'in (AP) haberine göre; çiftin sözcüsü, uzun süredir birlikte yaşayan ve altı çocukları olan çiftin cumartesi günü Fransa'daki Chateau Miraval'da dünya evine girdiğini açıkladı.
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve AKOM Meteoroloji birimine göre, İstanbul beş gün süreyle şiddetli rüzgarın etkisi altında olacak. Fırtınanın saatte 70 km hıza ulaşabileceği belirtilen açıklama şöyle: Yurdumuzun batı kesimlerinde (Batı Karadeniz, Marmara ve Ege) kuvvetlenen rüzgârın hafta başına kadar aralıklarla fırtına seviyesine, saatte 30 ila 70 km hıza ulaşacağı tahmin ediliyor. Marmara'da bugün öğle saatlerinde etkisini artırarak 50-60 km/s, akşam saatlerinden itibaren ise 60-70 km/s fırtına şeklinde esmesi beklenmekte. Fırtınanın etkisini Salı günü akşam saatlerinde azaltacağı tahmin ediliyor. Rüzgârın açık deniz seferlerini aksatması, çatı ve tabela uçması, ağaç devrilmesi, denizde dalga yüksekliğini artırarak (2 ila 5m arası) olumsuzluklara neden olabileceği tahmin ediliyor. Açıklamada, 'Muhtemel olumsuzluklara karşı, İtfaiye Daire Başkanlığı, Yol Bakım ve Onarım Daire Başkanlığı, Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı ve ilgili birimler hazır bekletiliyor' ifadesi kullanıldı. DHA
Barındırdığı yaklaşık %35 tuz oranıyla, Dünya’nın en tuzlu gölü olan Ölü Deniz’ bu sebeple su üzerinde kendiliğinden kalabilmektesiniz. Bu gölün küresel ısınma ve bazı endüstrileşmeler sebebiyle önümüzdeki 50 yıl içerisinde yok olacağını biliyor muydunuz? Artık bu gölden çıkartılan Magnezium, Potasyum, Bromin ve Sülfat gibi çok değerli maddeleri bulamayacağız.
Dişleriniz, ne yaparsanız yapın bir türlü istediğiniz beyazlığa kavuşmuyor mu? İnci gibi parlayan beyaz dişler için dikkat etmeniz gereken bazı önemli noktalar var.İşte, beyaz dişler in 5 sırrı.• Her geçen gün çileğin yeni bir faydası karşımıza çıkıyor. Çileğin dişleri beyazlattığı sonucu da araştırmalar arasında. Ayrıca fazla miktarda olmamak kaydıyla çileği çikolataya batırarak da yiyebilirsiniz. Şaşırtıcı ama gerçek. Çünkü çikolata da antibakteriyel özellik taşıyor.• Kalsiyumun dişlere faydası yıllardır bilinen bir gerçek. Yemeklerden sonra ufak bir parça peynir yemenin diş minerallerini güçlendirdiğini ortaya koyan araştırmalar var. Peynirden hoşlanmıyorsanız bir miktar süt ve yoğurt da yemeklerden sonra tercih edebilirsiniz.• Elma, havuç, ayva gibi sert meyveleri doğramadan, kabuğuyla yiyin. Bu sert meyveler doğal diş fırçası gibidir. Dişe hiçbir zarar vermeden beyazlamasına yardımcı olur.• Kullanmanız gerekenler kadar kullanmamanız gerekenler de önemli. Limon ve sirkenin dişleri beyazlatmada kullanılması son derece yanlış. Asitli olduklarından ikisi de dişlere büyük zarar verebilir.• Halk arasında yaygın olarak bilinen bir diş temizleyicisi: Karbonat. Uzun vadede ideal diş beyazlatıcısı olmasa da kısa vadeli olarak tercih edilebilecek bir beyazlatıcıdır.
Türkiye’de erkekler, ev işleri için günde sadece 21 dakika harcarken, kadınlar günde 261 dakikasını ev işine ayırıyor. Yani kadınlar, erkekleri her altı senede, bir senelik izne çıkarıyor.Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) verilerine göre, Türkiye’deki erkekler tembellikte zirveye oynuyor. Türkiye’deki erkeklerin bu alandaki rakibi ise Hindistan ve Güney Kore’den hemcinsleri. Günde 21 dakika ev işi yapan Türkiye erkekleri Güney Koreli erkekler ile ikinciliği paylaşıyorlar. Birinci ise 19 dakika ile Hindistanlı erkekler. Dünyada ev işine en çok zaman ayırmak zorunda olan kadınlar da Hindistan’da yaşıyor. Hindistan’daki kadınlar evde ortalama 298 dakika çalışıyorlar.Zete