15 Adımda Kendinizi Daha İyi Hissedebilirsiniz
Pek çok insan zaman zaman kendisini kötü hisseder. Kişinin kendi yargıları ya da diğerlerinin yargıları nedeni ile kendisine duyduğu saygı azalabilir. Herkesin kendisini iyi hissetmeye hakkı vardır; ancak bu bir engelle başa çıkmaya çalışırken, iş ortamındaki baskıyla, önemsediğiniz biri ile bir araya gelmeniz zor olduğunda ya da birinin aşağılayıcı sözleri karşısında zor olabilir. Kendi kendinizle “ben iyi değilim”, “hiç başarılı olmayacağım” ya da “hiç kimse beni sevmiyor” gibi negatif konuşmalar yapmaya başlarsınız. Negatif konuşmaya devam ederseniz de bu ifadelere inanmaya başlarsınız. Ayrıca bu anlarda kendinize ve diğer insanlara kırıcı şeyler de yapabilirsiniz. Aşağıdaki liste öz-saygınızı arttırmanıza, oluşturmanıza ve bununla kendinizi iyi hissetmenize yardımcı olabilir. Kendiniz hakkında iyi şeyler düşünmek ve iyi hissetmek konularında, kendinize ne gibi engeller oluşturduğunuzu fark edebilirsiniz. Bu normaldir; iyi düşünmenizi ve iyi hissetmenizi engellememelidir. Zamanla bu hisler azalacaktır. Öz-saygınızı arttırmak için neler yapabilirsiniz? 1) Kendi kendinize konuşun Kendinize moral konuşması yapın. Kendinize kendiniz hakkında doğru ve beğenilen özelliklerinize dair güçlü ve pozitif ifadeler kurun. Kendinize güzel, zeki, akıllı vb. olduğunuzu söyleyin. Eğer kendinizi sürekli yeriyorsanız, kendinizle yaptığınız bu diyalogu hatırlayın ve negatif düşüncelerinizi pozitif düşünceler ile değiştirin. Pozitif düşüncelerinizi, sözler ve davranışlar ile pekiştirin. Bu ifadeleri kullanmanız hayatınızda değişiklikler yapmanız için sizi güçlendirecektir. 2) Kendiniz ile ilgilenin :Kendinize iyi baktığınızda, kendinizi iyi hissetmeye başlayacaksınız. Sağlıklı yemekler yiyin ve abur cuburdan uzak durun. Sağlıklı beslenirseniz daha iyi ve enerjik hissetmeye başlayacaksınız. Egzersiz yapmak kendinizi iyi hissetmenize ve enerjik olmanıza yardımcı olabilir. Egzersiz yapabileceğiniz bir zaman dilimi ayarlayın. Yürüyüş yapabilirsiniz, koşabilirsiniz, bisiklete binebilirsiniz, bir sporla ilgilenebilirsiniz veya müzik dinleyip dans edebilirsiniz. Size iyi hissettiren birini tercih edebilirsiniz. Eğer spor yapmanızı kısıtlayan bir sağlık probleminiz varsa, doktorunuzla konuşun. Doktorunuz yapabileceğiniz aktiviteler üzerine öneride bulunabilir. 3) Bir başarıdan yararlanın Geçmiş başarılarınıza bakın. Sonucunda bir şey kazandığınız, sizi zorlayan şeylerin üstesinden geldiğiniz bir anı düşünün. Kendinizle övünün ve kendinize “onun üstesinden geldiysem, bunu da başarabilirim ve bunun da üstesinden gelebilirim.” deyin. Önceki hedefinize ulaşmaya çalışırken kullandığınız güçlü yanlarınızı şimdiki hedefinizde de kullanın. Geçmiş başarınızı hatırlamak engelleri aşmanıza yardımcı olabilir. 4) Keyif aldığınız şeyleri yapın Yapmaktan keyif aldığınız şeylerin listesini yapın ve bu listedeki maddelerden seçtiklerinizi her gün uygulayın. Mesela; gitar çalmak, resim yapmak, kitap okumak, parkta yürüyüşe çıkmak gibi. 5) İnsanlarla vakit geçirin Pozitif ve size iyi davranan insanlarla vakit geçirin. Size her zaman kötü hissettiren negatif insanlardan uzak durun. 6) Yaşadığınız alanı kişiliğinizi gösteren bir yer olarak düzenleyin Apartmanda, evde, dar ya da geniş bir yerde nerede yaşıyorsanız orayı rahat ve size hitap eder şekilde düzenleyin. Eğer bu alanı biriyle paylaşıyorsanız, sadece size ait olan ve nasıl istiyorsanız öyle dekore edebileceğiniz bir alan oluşturun. 7) Küçük hedefler koyun Kendinize küçük hedefler koydukça başarınızı görebileceksiniz. Koyduğunuz bu hedefleri başardıkça, başarılı hissederken kendinize duyduğunuz güven de artabilir. 8) Aksaklıklar için hazır olun Bir hedefi başaramadıysanız, daha önce denediğiniz metottan farklı bir metotla yeniden deneyin. Önünüze çıkan bariyerler olacaktır. Bu gibi durumlar ile nasıl baş edebileceğinizi önceden düşünün. 9) Yeni bir şeyler öğrenin ya da becerilerinizi geliştirin :Yeni bir şey öğrenmek güçlenmiş hissetmenize yardımcı olabilir. Bazen yeni bilgiler ile kuşanmak iyi gelebilir. Sizin için neyin işe yarayacağını öğrenin. Kendinize kontrolü ele almayı öğretmek, size değişiklikler yapabileceğinize dair güç ve inanç verir. 10) Kendinize her gün iyi davranın Gün boyunca kendinize iyi davranmak için neler yaptığınızı yazın, mesela “bugün bir saat spor yaparak kendime iyi baktım” ya da “bugün sağlıklı yemekler yiyerek kendime iyi baktım” gibi. 11) Kendinizi diğerleri ile kıyaslamayın Kendi hayatınızı başkalarının hayatı ile kıyaslamak ve bunun sonucunda onların hayatın bir alanında sivrildiklerini bulmak sizin öz-saygınızı zedeleyebilir. Başkalarının başarılarına odaklanmak yerine dünden daha iyi olmak için çabalamalısınız. 12) Kendinizi affedin Hepimiz hata yaparız. Bu insan olmanın bir parçasıdır. Eğer hata yapmasaydık, onlardan bir şeyler öğrenemezdik. Hatalarınızı bir öğrenme fırsatı olarak görün. Kendinizi zavallı hissederek kendinize duyduğunuz saygıyı zedelemek yerine kendinizi affedip onu kuvvetlendirin. 13) Kendinizi kabul edin Kendiniz ile ilgili değiştirebileceğiniz ve değiştiremeyeceğiniz şeyler olduğunu fark etmeniz gerekir. Mutsuz olduğunuz konular hakkında uğraşın ama boyunuz, geçmiş seçimleriniz, ten renginiz gibi değiştiremeyeceğiniz şeyler var. Onları kabul etmeye ve kendinizi olduğunuz gibi sevmeye başlayın. 14) Negatif düşüncelerinizi pozitif düşüncelere dönüştürün Kendinize ne söylediğiniz önemlidir. Aklınız duyduğuna inanır. Eğer sürekli kendinizi küçümserseniz, sonunda ona inanmaya başlarsınız. Kendinize her gün ne söylediğinizin farkında olun. Bu düşünceleri bir kenara yazın ve düşüncenizi zorlayın. Mesela, kendinize “ben hiçbir şeyi asla düzgün yapmam” diyorsanız bu düşünceyi yazın ve kendinize aşağıdaki soruları sorun: Bu gerçekten doğru mu? Bu düşüncede olmak için ne yaptım? Hiçbir şeyi asla düzgün yapmamam doğru mu? Bir sonraki adım pozitif ifadeler düşünmek ya da düşüncelerinizi zorlamaktır. Negatif düşünceleri pozitif düşünceler ile yer değiştirin. Pozitif düşüncelerinizi birkaç defa tekrar edin ve birkaç defa bir kenara yazın. Pozitif ifadelerinizi ise görebileceğiniz bir yerlere koyun. Yukarıda bahsedilen “hiçbir şeyi asla düzgün yapmam” ifadesi yerine kendinize “pek çok şeyi doğru yaptım mesela…” ya da “ben hata yapabilir bir insanım, hata yapmak insan olmanın bir parçası” ya da “pek çok şeyi doğru yaparım” diyebilirsiniz. Olmaz, hiç, yapamam gibi olumsuz sözcüklerden kaçının. Pozitif sözcüklere ve şimdiki zamana odaklanın mesela “ben sağlıklıyım”, “iyi bir işim var” ya da “mutluyum” gibi. Negatif düşüncelerinizi pozitif düşünceler ile değiştirmek zaman alır ve sabır ve çaba ister. Negatif düşünerek, negatif düşünme huyu geliştirmiş olabilirsiniz. Ama şimdi değişiklikler yapın ve vazgeçmeyin. Kendiniz hakkında iyi şeyler düşünmeyi hak ediyorsunuz.
Ağız Kokusu Nasıl Önlenir?
Ağız kokusu büyük bir sosyolojik problemdir. Çünkü insan kendi ağız kokusunun genellikle farkına varmaz ve etrafındakiler bunu özellikle yakın çevresi farkeder. Ama maalesef öyle bir ilişkidir ki insan karşısındakini kıracak diye söyleyemez. Bu yüzden de insanlar genellikle ağız kokusu ile dolaşmak kalır. Ağız kokusunu önlemek için diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve gargara kullanımı ile ağız hijyenin oluşturulması önemlidir. Çünkü ağız kokusunun bir çoğu ağız içinde gerçekleşir. Dil yüzeyinin temiz tutmakta önemli detaylardan biridir. Bu yüzeyleri temiz tutabiliyorsak ağız kokusunu çözebiliriz. Bunlara rağmen ağız kokusu devam ediyorsa çeşitli sistematik hastalıklardan dolayıdır. Bunlar genellikle ikinci sıradadır. Kendi ağız bakımımız ile ortadan kaldırabileceğimiz sorunlar yukarıda söylediğimiz yöntemler ile çok kolay ve basit bir şekilde ağız kokusundan kurtulabilirsiniz.Benefitdo
Filmden Etkilenerek Gittiği Adada Ölü Bulundu
Leonardo DiCaprio'nun başrolünde yer aldığı The Beach/ Kumsal filminden etkilenen 21 yaşındaki İngiliz Jay Davies, filmi yaşamak için gittiği Tayland'ın bir adasında ölü bulundu. Leonardo DiCaprio’nun başrolünde yer aldığı The Beach/ Kumsal filminden etkilenen 21 yaşındaki İngiliz Jay Davies, filmi yaşamak için gittiği Tayland’ın bir adasında ölü bulundu. Galler’in batısında yer alan Llanelli’den, Tayland’ın Phi Phi Adaları’na taşınan gencin “tropik cenneti” bulmak için böyle bir karar aldığı ifade edildi. 2000 yapımı filmi izledikten sonra çok etkilenen Davies’in ölüm nedeni henüz belirlenemedi. Üç yıl boyunca Tayland’da kalmak istediğini belirten genç, ailesi ve arkadaşlarıyla yaptığı görüşmelerde, “Hayatımı yaşıyorum” sözleriyle memnuniyetini dile getiriyormuş. Daily Mail’in haberine göre, oğullarının ölümünün ardından açıklama yapan Christine ve Jonathan Davies çifti, “O, çok sevecen bir çocuktu ve herkes onu severdi” ifadelerini kullandı.Acunn
Kötü Anılar İyiye Çevrildi
Fareler üzerinde yapılan testler, mekanlarla ilgili olumsuz anıların olumluya çevrilebileceğini gösterdi. Araştırma, Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve depresyon hastaları için umut vadediyor Bilim adamları, kötü anıları güzel anılara çevirmeyi başardı. 'Nature' dergisinde yayımlanan araştırmada, laboratuvar ortamında fareler üzerinde yapılan testlerde beyindeki devrelerin suni olarak harekete geçirilmesiyle olumsuz anılar olumlu anılara dönüştürüldü.Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) Nöral Devre Genetiği Merkezi araştırmacıları, farelerin önce bir mekanla ilgili kötü anılar edinmesini sağladı. Daha sonra bellekte mekanla ilgili bilgileri kaydeden nöronlar farklı bir duygusal durumda yeniden uyarıldı. Böylece farelerin mekanla ilgili anıları, olumsuzdan olumluya çevrildi. Araştırmayı yöneten Prof. Dr. Susumu Tonegawa, 'Duygular, anılarımızla yakından ilişkilidir. Araştırmamız, anıların duygusal değerinin değiştirilebileceğini gösteriyor. Diyelim ki sokak ortasında saldırıya uğradınız ve çantanız çalındı. Olumsuz anılarınız yüzünden yeniden o sokağa gitmekten korkarsınız. Oysa şimdi bu tür travmalarla ilgili anıları değiştirebiliyoruz. Hatta bunun için söz konusu mekana bile gitmenize gerek yok. Her şey beynin içinde olup bitiyor' dedi. Prof. Dr. Susumu, sözlerine şöyle devam etti: 'Önce farenin beyninde mekan anılarının kaydedildiği nöronları belirledik. Daha sonra fareye ufak elektrik şokları verirken optik bir kablo ile bu nöronları uyardık. Böylece farenin, söz konusu mekandan korkmasını sağladık. Şimdi de farenin mekanla ilgili olumsuz anılarını olumlu anılara çevirmeyi başardık. Bunun için de belirli bir yerde elektrik şoku verilen farelerin mekanla ilgili olumsuz anılarını yine optik kablolar aracılığı ile nöronları uyararak ve bu kez ödül vererek olumluya çevirdik.' Anıların değiştirilmesi, mekanlarla ilgili bilgilerin depolandığı hipokampus bölgesi ile duygusal tepkileri düzenleyen amigdala bölgesi arasındaki bağlantıların suni yöntemlerle uyarılması yoluyla sağlanıyor. Araştırma, özellikle Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) ve depresyon tedavisi için büyük önem taşıyor. AA
12 Maddede Yıllara Meydan Okuyan Mizah Dergisi 'Gırgır'
1972 yılında başlayan ve çoğu kişinin “efsane” olarak nitelediği Gırgır dergisi, günümüzde halen yayımlanan, Türkiye’nin en çok satmış kült mizah dergisidir. Oğuz Aral’ın mizah yönetmenliğinde yayına başlayan Gırgır Dergisi geçen 42 yılda kendisinden önceki mizah dergilerinin elitist tavrını terk edip, döneminde “sulu mizah” denilerek küçümsenen, argo, cinsellik ve mahalle hayatını işlemekten çekinmeyen yeni bir anlayışa yöneldi. Yıllardır gerek değindiği konular gerekse kapaklarıyla sürekli gündemde kalmayı başaran Gırgır Dergisi tüm güzel karikatürleriyle yayın hayatına devam ediyor. Peki, Türkiye’nin “en çok satan” mizah dergisi nasıl hayat buldu?
Reklam
Pandalar Yemek İçin Hamile Taklidi Yapıyormuş...
Geçtiğimiz hafta, Çin’in Siçuan eyaletinde bir panda koruma merkezindeki bakıcılar, ‘Ai Hin’ isimli pandanın doğum yapmasını heyecanla bekliyordu. 6 yaşındaki Ai Hin, bakıcılarını beklenmedik bir gelişmeyle şaşırttı ve bir anda hamilelik belirtileri göstermeyi durdurdu. Çin’deki koruma merkezi bakıcılarından biri, pandaların hamilelik belirtileri gösterdikleri takdirde özel bir muamele gördükleri için hamilelik taklidi yapmayı öğrendiklerini iddaa etti. Bakım merkezi uzmanlarından Wu Kongju, Çin'in resmi haber ajansı Xinhua’ya yaptığı açıklamada bakım merkezinde hamile olabileceğinden şüphelendikleri pandalara kendilerine ait klimalı bir oda, 24 saat boyunca özel bakım ve daha birçok fırsatın sunulduğunu belirtti. Wu Kongju, pandalara sunulan bu imkanlardan dolayı aralarından daha zeki olanların hamilelik belirtileri göstererek bu fırsatı kendi yararlarına kullanabildiklerini ifade etti. Daha fazla meyve ve bambu ile beslenme şansı yakalayan pandalar, hamile taklidi yaparak yaşam standartlarını yükseltiyor.Posta
Meraklıları İçin Başucu Galerisi: En İyi 30 Seri Katil Filmi
Korku sinemasının en uğursuz antikahramanı Freddy yine ergen gençlere kabuslar yaratmakla meşgul. Tabi sadece bu kabusları görmelerini sağlamıyor, bizzat rüyalarının içine girerek meşhur penceleriyle onlara hadlerini bildiriyor. Çünkü kendisi de 'muhafazakar ailelerin bir kurbanıdır' ve bilinç altında onları suçlamakta, temiz aile çocuklarını katlederek intikamını almaktadır. Freddy Krueger karakterini Watchmen'de Rorshach karakterini oynayan Jackie Earle Haley canlandırıyor. Filmin yönetmen koltuğunda ise Samuel Bayer oturmaktadır.
Reklam
Fotoğraflarda Gözünüz Beyaz Çıkıyorsa Doktora Görünün!
Fotoğraflarınızda, gözbebeği karanlıkta parlayan kedi gözü gibi beyaz gözüküyorsa, zaman kaybetmeden bir göz doktoruna başvurmalısınız, çünkü göz kanseri olabilirsiniz! Göz kanserleri nadiren gözükse de tespit edildiği zaman gözün ve hatta kişinin hayatını kaybedebilecek sonuçlara yol açabiliyor. Cumhuriyet’te yer alan habere göre, Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Yusuf Durlu, göz kanserlerinin göz içi kanserleri, orbita (gözün çevresi) kanserleri ile göz kapağı ve gözyaşı bezi kanserleri olmak üzere üçe ayrıldığını söyledi. Durlu, özellikle çocuklarda en sık görülen göz içi tümörü olan retinoblastomada gözbebeğinin karanlıkta parlayan kedi gözü gibi beyaz gözükebildiğinin altını çizerek “Bunu bebeklerde aile bazen fotoğraftan da fark edebilir” uyarısında bulundu. Durul, erişkinlerdeki en sık görülen birincil göz içi tümörü olan melanomun ise genelliklerken dönemde belirti vermediğini kaydetti.T24
Reklam
Sabahları Alarmı Ertelemenin İyi Bir Fikir Olmadığını Gösteren 20 Gerçek
Vücut şaşılacak derecede kendi mekanizmasını kurmuş, tıkır tıkır işleten bir sistem. Kendisine dışarıdan yapılan müdahale ne kadar az olursa, bu sistemin aksaksız işlemesi de o kadar kusursuz oluyor. Ancak modern insan vücudunu kendi istediği gibi yönlendirebileceği gibi bir yanılgıya sahip, bunun en çok ortaya çıktığı alan ise 'uyku'. Yorgun uyanmak, uykusunu alamamak, bir türlü dinlenememek gibi şikayetler hepimizin ortak şikayetleri. Peki bu durum sadece geç yatmakla, uyku bozukluklarıyla, vs. açıklanabilecek bir şey mi? Hepimizin her sabah yaptığı 'bir 10 dakika daha uyuyayım' düşüncesi ne derece mantıklı? Galerimizi okuyup kararı siz verin ve dizginleri elinize alın!
Danimarkalıları Dünyanın En Mutlu İnsanları Yapan 12 Faktör
20 Mart’ta –Dünya Mutluluk Günü- Birleşmiş Milletler dünyanın dört bir yanındaki insanların ulaşmak istediği noktanın, hayat gayelerinin  “mutluluk ve sağlıklı olmak” olduğunu fark etti. Ve dünyanın en mutlu insanları araştırması yapıldığında “2013 Dünya Mutluluk Raporu”na göre Danimarka, en yüksek mutluluk seviyesine sahip ülkelerden birincisi. Neden mi? Gelin birlikte inceleyelim. Kaynak
Damat'tan “Kadın Eli Değerse Dünya Değişir” Projesi
Ünlü Türk tekstil markası Damat, Koruncuk (Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı) işbirliği ile “Kadın Eli Değerse Dünya Değişir” ismine sahip özel bir sosyal sorumluluk projesine imza attı. Proje dahilinde her biri kendi alanında ünlü ve güçlü kadınlar, Damat smokinleri ile objektif karşısına geçerek poz verdi. “Dünyayı kadınlar yönetseydi nasıl bir dünya olurdu?” sorusuna yanıt arayan proje için Ayten Alpün, Balçiçek Pamir, Deniz Ülke Arıboğan, Didem Soydan, Esra Oflaz Güvenkaya, Fatoş Yalın, Gonca Vuslateri,Gül Gölge Saygı, Hülya Koçyiğit, Jehan Barbur, Jülide Ateş, Nebahat Çehre...devamı: stilveyasam.com/moda haberleri
Reklam
Güzelliğin 6 kuralı
Kuru saçlara muzSaçlarınızın çok kuru olduğundan yakınıyor, daha parlak görünmesini mi istiyorsunuz? İşte işe yarayacak bazı öneriler:Bir muzu iyice ezin. Bir çay kaşığı bademyağıyla karıştırıp saçınızın diplerinden başlayarak uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra durulayın.Bir başka öneri ise şöyle; 1 yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı karıştırın çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice yedirin. Saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı yıkayarak durulayın.Salatalık sürün canlanınSalatalık ile cildinizi canlandırmaya ne dersiniz? A, B ve C vitaminleri ile fosfor, potasyum, demir, magnezyum ve gençlik iksiri olarak tanımlanan selenyum deposu salatalık, her türlü cilt sorununa iyi geliyor. Susuzluğu giderici özelliği ile cildin nem oranını dengeliyor. Canlandırıcı ve yumuşatıcı etkisi nedeniyle kozmetik ürünlerinin vazgeçilmez besinlerinden biri. Cildiniz için her gün1 salatalık yiyin. Ayrıca salatalığın kabuğunu biraz kalın soyup yüzünüze sürün, cildinizde ani canlanma ve yumuşama etkisini hissedeceksiniz.İyi bir uyku çekinCildimiz kendini onararak yenilenmek ve beslenmek için organizmanın derin uyku halini, yani geceyi bekler. Cilt, gece yarısından sonra hormonlar tarafından daha iyi sulanır; kılcal kan dolaşımı da aynı şekilde bu dönemde canlanır. Cildin uygulanan ürünlerden en yoğun olarak yararlandığı saatler ise sabahın dördüdür. Gecenin cildimize sunduğu en büyük hizmet sakinleşmektir. Yani gün boyunca kendisini güneşe, rüzgara karşı savunurken, yaptığı strese bağlı ya da mimiklerle ilgili kırışmaların asıl nedeni olan adale kasılmaları gece boyunca sakinleştiğinde ortadan kalkar ve cilt rahatlar.Kırışıklıklara meyve Bilim adamları, güneş ışınlarından meydana gelen cilt kırışıklıklarının yiyeceklerle de ilgisi olduğunu açıkladı. Araştırmacılar; sebze, baklagiller, zeytinyağı ve bazı meyvelerin, güneş ışınlarının olumsuz etkisine karşı cildi koruduğunu belirtiyor. Cildi güneş ışınlarının etkisinden koruyan diğer anti-kanserojen besinler ise balık,  erik, elma ve çay. Öte yandan ciltte kırışıklıkların, et, sütlü besinler, şeker, tereyağı ve margarin tüketenlerde daha fazla meydana geldiği gözlendi.Dudaklar balla parlasınBal, içeriğindeki vitamin mineral, antioksidan ve aminoasitlerle değerli bir besin maddesi olmasının yanı sıra, tedavi edici özelliklere sahip. İşte çatlayan dudaklar için tedavi edici bir dudak parlatıcısı:1 fincan tatlı badem yağını ve yarım fincan balmumunu, mikrodalga fırında balmumu eriyene kadar tutun. 2 kaşık balı ilave edip karıştırın. Soğumaya bırakın. Karışımı kapaklı minik kaplara döküp kullanın.Kuru cildin ilacı gülYağlı cilt kadar kuru cilt de sorun yaratır. Özellikle soğuk aylarda kuru cilt yeteri kadar beslenmezse, çatlaklar ve tahrişlere açık hale gelir. Kuru bir cildiniz olduğundan yakınıyorsanız gülden yararlanabilirsiniz. Gül suyu ve gül yağı kozmetikte de oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Üç damla gül yağını, üç damla lavanta yağı ile karıştırarak cildinize sürün. Cildinizin bir anda gerginlikten kurtulduğunu hissedeceksiniz.
İpekyol 2014 Sonbahar-Kış Sezonu
Dünyaca ünlü moda fotoğrafçıları Mert Alaş ve Marcus Piggot’un gözüyle Ipekyol kadını, 2014 Sonbahar-Kış sezonunda yenilenen lükse adım atıyor. Etkileyici kampanya görsellerinde marka yüzü olarak ise Karmen Pedaru karşımıza çıkıyor. Maskülen detayların baskın olduğu koleksiyonda yeni bir business yorumu karşımıza çıkıyor. Yükselen minimal kendini püskül, jakar ve fermuarlar ile zenginleştirirken, yüksek...devamı: stilveyasam.com/markalar
Reklam
Yosun Yağının Cilde Olan Faydaları
Yosun yağı suyun altındaki veya suyun üstünde bulunan yosunlardan elde edilir. Yosun içerisinde bol miktarda mineral ve vitamin barındırır. Yosun yağı özellikle cilt bakımı için oldukça etkili ve faydalı bir yağdır.İçerdiği mineraller sayesinde cildi yumuşatarak kadife gibi olmasını sağlar ve cildi temizler.Yosun yağının içinde aynı zamanda kalsiyum ve magnezyum bulunur. Cilde mineral sağladığı için vücudun nem dengesini korur ve enzimlerin çalışmasını sağlar.Yosun yağı selülitler için de ...devamı için: 724saglik.org/güzellik
İğnesiz Şeker Testi Yolda
Amerika’daki Princeton Üniversitesi’nden mühendislerin geliştirdiği cihaz sayesinde kandaki glikoz seviyesini ölçmek için iğneyle kan alımına gerek kalmayacak.Glikoz oranını belirlemek için hastaların elini lazere uzatması yeterli olacak. Sonuç hemen alınabilecek. devamı için: 365haber.org/sağlık haberleri
Kusursuz Bacaklar İçin Bacak Makyajı
Ünlü modellerin mini elbise ve eteklerle kusursuz duran bacaklarının sırrını hepimiz merak etmişizdir. Cevap aslında çok kolay: bacak makyajı Vereceğimiz bacak makyajı önerileriyle siz de kusursuz görünen bacaklara sahip olabilirsiniz. Bacaklarınız için uygulayabileceğiniz makyaj tekniklerine geçmeden önce, bacaklarınıza yapacağınız kese ya da peeling uygulamaları bacak makyajınızı daha etkili hale getirebilirsiniz.Işıltılı pudra kullanın Işıltılı pudranızı bir fırça ile  kaval kemiğiniz üzerine uygulayarak olduğundan çekici bacaklara sahip olabilirsiniz. Eğer bronz bacaklara sahipseniz yine aynı bölgeye nemlendirici uygulamanız bacaklarınıza doğal ve çekici bir görünüm kazandıracaktır.Likit fondöten kullanın Likit fondöten kullanarak bacaklarınıza pürüzsüz bir görünüm verebilirsiniz. Nemlendiricinizin...devamı için:  724saglik.org/estetik-güzellik
TEOG ile Yerleştiği Okuldan Memnun Olmayanlar İçin 8 Soruda Yol Haritası
TEOG sistemiyle yerleştikleri okuldan memnun olmayan ve daha iyi bir okula “nakil olmak” isteyen öğrenciler, kaygılı bir bekleyiş içinde. Veliler ve öğrenciler, nakil sürecinin üçüncü günü olan dün de e-okul’a girdiklerinde‘sıfır’ kontenjanla karşılaştılar. Anadolu liselerinde kontenjan açığı olmaması ve çok yüksekokul puanları, veli ve öğrencileri umutsuzluğa düşürüyor. Cumhuriyet'ten Figen Atalay nakil süreciyle ilgili velilerin aklına takılan soruları Uğur Dershanesi Rehberlik Koordinatörü Nazik Kösegil'e sordu:  Nakil nedir? Kontenjan boşluğu nasıl oluşur?Ortaöğretim sistemi içinde farklı okul türleri bulunmaktadır. Öğrenciler bu okul türlerine farklı şekillerde yerleşirler. 1- TEOG sonucuna göre yaptıkları A grubu tercihlerle, 2- A grubu tercihlerine yerleşemezlerse B grubunda seçtikleri okul türleriyle, 3- Her iki gruba da yerleşemezlerse MEB tarafından ev adresine göre (bu yılki yerleştirmelerde evlerine uzak okullara yerleştirilen öğrenciler bulunuyor. Veliler durumdan şikâyetçi ve bakanlığın çözüm üretmesini bekliyor), 4- Yabancı özel okullara bireysel başvuru ile, 5- Askeri liselere TEOG dışında ayrı yapılan sınav sonucu ile, 6- Özel okullara ise otomatik olarak MEB tarafından yerleştirildikleri okullardan nakil alarak yerleşirler. Bu yerleşmeler sırasında MEB’in amacı TEOG sistemi içinde yer alan tüm okullardaki kontenjan boşluklarını doldurmak. Velilerin amacı ise öğrencilerin istedikleri okullarda okumalarını sağlamak. Kontenjan boşlukları, MEB tarafından yapılan merkezi yerleştirme ile kayıt olunan okullardan Türk ve yabancı okullara geçen öğrencilerin oluşturduğu kontenjan açığıdır. MEB bu kontenjan açıklarını geçmiş yıllarda ek tercihler yoluyla kapatmaya çalışıyordu. Bu yıl ise öğrencilerin kayıtlı oldukları okullardan boş kontenjanı olan okullara nakil başvuruları yaparak bu kontenjan boşluğunu kapatmayı hedefliyor. Şu anda sistemde çok az boşluk görünüyor. Hep böyle mi olacak?Şu anda henüz özel okullara gidecek öğrencilerin hepsi nakil başvurusu yapmadı. Asıl kontenjan açığı eylül ayı itibarıyla ortaya çıkacak. Bu yüzden veli ve öğrenciler panik yapmamalılar. Nakil süreci 29 Eylül’e kadar puan sınırlaması olmadan haftalık dönemler halinde devam edecek ve veliler her hafta bir okula nakil başvurusu yapabilecek. Ekim ayı itibarıyla ise okulların taban puanları belirlenecek ve bundan sonraki süreçte puan kriteri tutan öğrenciler eğer istedikleri okulda boş kontenjan var ise bu okula nakil başvurusu yapabilecekler. Her okulda mutlaka boşluk olacak mı?Geçmiş yıllara göre cevap verecek olursak yüksek puanlı okullarda daha az kontenjan açığı varken puan aşağı doğru indikçe kontenjan açığı artıyor. Bunu kartopu gibi düşünmek lazım. Kontenjan açığı her yıl aşağı doğru artmıştır. Bu yıl da benzer bir durum olmasını bekliyoruz. Böylece yerleştiği okullardan memnun olmayan öğrencilerin farklı okullarda şansı olacak. Nakil için herhangi bir sınırlama var mı?Nakil başvurusu için puan, il, ilçe gibi sınırlamalar bulunmuyor. Nakil başvurusu yapmak isteyen veli, e-okul sisteminden okulların boş kontenjanlarını incelemeli, bu okullardan istediği 1 okula nakil başvurusu yapmalıdır. Nakil başvurusu yapan öğrenciler neye göre yerleşecek?Nakil başvurusu sırasında öğrencinin başvuru yaptığı okulun taban puanı ile öğrencinin puanı arasında bir eşitlilik aranmıyor. Ancak bu, her başvuran o okula yerleşecek anlamına gelmiyor. Bu başvurular puana göre sıralanacak ve okulun boş kontenjanına denk gelen en yüksek puanlı öğrenciler o okula yerleşecek. Yani burada da bir merkezi yerleştirme söz konusu. Nakillerde nelere dikkat etmek gerekiyor?Nakil başvurularında her ne kadar puan sınırlaması olmasa da sonuçlar açıklandığında tüm okulların puanlarının yükseldiği görülüyor. Nakil başvurularında da merkezi yerleştirme olacağından ve öğrencilerin okullara yerleşmesinde okulun boş kontenjanına göre puan üstünlüğü esas alınacağından, veliler nakil başvurusu yapacakları okulun puanını dikkate almalılar. Çünkü nakil başvuru döneminde yalnızca bir okula başvuru yapabilecekler. Puan olarak yüksekte kalan bir okula nakil başvurusu yapmak, öğrencinin o okula yerleşme ihtimalini azaltacak. Bu durumda veli bir sonraki haftayı bekleyip tekrar kontenjan boşluğuna göre nakil şansını deneyecek. Nakiller ne zamana kadar devam edecek?Nakil süreci 29 Eylül’e kadar puan sınırlaması olmadan haftalık dönemler halinde devam edecek ve veliler her hafta bir okula nakil başvurusu yapabilecek. Ekim ayı itibarıyla ise okulların taban puanları belirlenecek ve bundan sonraki süreçte puan kriteri tutan öğrenciler eğer istedikleri okulda boş kontenjan varsa bu okula nakil başvurusu yapabilecekler. A grubu tercihlerimde ve B grubu tercihlerimde herhangi bir okula yerleştirilemediğim için MEB tarafından bir okula yerleştirildim. Ama bu okul evime çok uzak. Ne yapabilirim?Bu durumda MEB şikâyet dilekçesi verebilirsiniz, adres yakınlığına göre yerleştirilmediğinizi beyan edebilirsiniz. Bakanlık bu konuyla ilgili mutlaka açıklama yapacaktır. Diğer taraftan nakil başvurusu yoluyla istediğiniz okullara gelmeyi deneyebilirsiniz. Hiçbir durumda okul değişmez ise o okulda eğitim görmekten başka şans yok. Teorik olarak böyle ama; Ekim ayı itibarıyla okul kontenjan açıkları, puan durumu netleşecek. Figen Atalay | Cumhuriyet
Reklam