Kafasında Kamera İle Ağaçların Arasında İnanılmaz Şekilde Uçan Şahin
ABD merkezli ileri savunma araçları geliştiren DARPA isimli şirket bir şahinin dar ve engelli olan yollarda nasıl uçtuğuna dair bilgiler edinmek için bu videoyu çekmiş. Uçarken kanatlarının ağaçlara çarpmasına rağmen hızının düşmediği şahin üzerinde yapılan deney sonucunda insansız hava araçlarının da bu şekilde geliştirilebileceği düşünülüyormuş.
Türkiye'yi Yurt Dışına Tanıtmak İçin Çekilmiş Birbirinden Güzel 21 Video
Türkiye'nin eşsiz güzelliğini, tarihi mekanlarını, geleneksel yemeklerini, misafirperverliğini... gibi bir çok farklı farklı kültürel mirasını dünyaya tanıtmaya çalışan, Turkey Home adı altında çalışmalarına devam eden ekibin eşsiz güzellikte hazırladığı videoları izliyoruz. Instagram hesabına buradan ulaşabilirsiniz.Facebook hesabına buradan ulaşabilirsiniz.
24 Aralık 2014 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Erasmus'a 'Orgasmus' Diyen Yazarın Kızı Erasmuslu Çıktı
Avrupa ülkeleri arasında öğrenci değişim programı olan Erasmus hakkında 'Orgasmus' ve 'Cinsellik peşinde koşan ahmak sürüsü' diyen Yeni Şafak Yazarı Yusuf Kaplan'ın kızının Erasmus programı ile Paris'te öğrenim gördüğü ortaya çıktı.İlerihaber'de yer alan habere göre, Kaplan, Erasmus dışında Türkiye'nin en iyi üniversiteleri arasında yer alan ODTÜ, Boğaziçi ve Bilkenti'nde yıkılmasını savunurken, kızı E.K.'nin babasının sözlerinin aksine Boğaziçi Üniversitesi'nde okuduğu ve Erasmus programıyla Sorbonne Üniversitesi'nde okuduğu ortaya çıktı.28 Eylül'de Yeni Şafak'ta yayınlanan yazısında Erasmus programına katılan üniversitelileri 'Cinsellik peşinde koşturan 'ahmaklar sürüsü' olarak nitelendiren Kaplan, 'Erasmus'a bazı Avrupalı öğrenciler Orgasmus adını verirler' demişti.Kaplan, Erasmus'u hedef alan yazısında şu satırlara yer vermişti'Erasmus kuşağı' geliyor! Ülkesine, insanına, ruhköklerine yabanlaşmış, mankurtlaşmış ve 'ahmaklaştırılan' bir kuşak bu!Erasmus'a bazı Avrupalı öğrenciler Orgasmus adı verirler.Durum bu kadar vahim yani!Erasmus projesi, eğitim projesi değil, yozlaşma, cinselliği putlaştırma, cinsellik peşinde koşturan 'ahmaklar sürüsü' yetiştirme projesidir!'İNANÇER VE KAPLAN'IN 'KADER' ORTAKLIĞITRT'de katıldığı bir programda söylediği “Çalışan kadın yuvasını dağıtıyor” sözleriyle tanınan Ömer Tuğrul İnançer'in kızının bir şirkette üst düzey yönetici olduğu ortaya çıkmış ve bu haber sosyal medyada tartışılmıştı. Tepkiler üzerine İnançer, “Benim kızım çalışamaz mı” demiş, bu açıklama “Diğer kadınlarının neden çalışamadığı” sorusunu akla getirmişti.İlerihaber
Maceraperest Bir Adam ve Köpeği İle 22 Muhteşem Fotoğraf
Amerika gezisine çıkan John Stortz, yanına köpeği Wolfgang'ı da alarak maceralı bir gezi yapmış... 3plan mobil uygulaması için içerik toplarken karşılaştığım bu muhteşem listeyi hemen paylaşmak istedim... İşte o geziden 22 muhteşem fotoğraf...
Reklam
Saatte 322 Kilometre Hıza Ulaşan Cadillac CTS-V Görücüye Çıktı
Geçtiğimiz ayın sonunda ATS-V modelini tanıtan Cadillac , şimdi de 2016 model GTS-V modelini görücüye çıkardı. Kompresör beslemeye sahip 6.2 litre hacimli v8 motorla birlikte gelen otomobil, 640 beygir güç ve 855 Nm tork üretiyor. 8 ileri vitesli otomatik şanzımanın kullanıldığı otomobil, 0’dan 100 kilometreye yaklaşık 3,7 saniyede çıkıyor.Otomobilin maksimum hızı ise saatte 322 kilometre . Brembo imzalı fren sisteminde ön kısımda 390 mm (15,3 inç), arka kısımda ise 365 mm (14,3 inç) çaplı disklerin kullanıldığı otomobilde, 19 inç çapında jantlar ve Michelin marka spor lastikler yer alıyor. Dört çıkışa sahip yeni egzoz sistemiyle birlikte sunulan otomobilin ön tamponun altında karbon fiber splitter bulunuyor. Lüks odaklı sportif bir iç mekana sahip olan otomobilde Recaro marka koltuklar opsiyonel olarak sunuluyor. Cadillac CTS-V’nin piyasaya çıkış tarihini ve satış fiyatını henüz açıklamış değil.LOG
Dünya Nüfusu Saniyede 2.6 Kişi Artıyor
Dünya nüfusu her saniye 2,6 kişi artıyor. Dünya Nüfus Vakfı tarafından açıklanan son verilere göre, yılda 80 milyon artan dünya nüfusu, yıl sonunda 7 milyar 284 milyon 283 bine ulaşacak. 1970 yılında dünya nüfusunun bugünkünün yarısı kadar olduğu hatırlatılan açıklamada, hızlı nüfus artışının gelişmekte olan ülkelerde doğum kontrolünün etkin bir şekilde uygulanamamasından kaynaklandığı bildirildi.Süddeutsche Zeitung gazetesinin haberine göre, gelişmekte olan ülkelerde her dört kadından biri, istemesine rağmen doğum kontrolü uygulayamadığı için hamile kalıyor. Son verilere göre, dünya şayet 100 kişiden oluşan bir köy olsaydı, 15 Afrikalı, 60 Asyalı, 10 Avrupalı yaşıyor olacaktı. Nüfus artış hızının aynen devam etmesi durumunda ise, 2050 yılında 134'e ulaşacak olan köy nüfusunun, 33 Afrikalı, 73 Asyalı ve 10 Avrupalı'dan oluşacağı hesaplanıyor. Asya ve Avrupa nüfusu düşerken, Afrika'da nüfus artışının yüzde 15'den 25'e çıkması öngörülüyor.Aile planlamasının bir insanlık hakkı olduğunu belirten Dünya Nüfus Vakfı Başkanı Renate Bähr'e göre, her kadın ne zaman ve kaç tane çocuk yapacağına özgürce karar verebiliyor olsaydı ve hamile kadınlar yeterli sağlık hizmeti alabilseydi, yılda 200 bin kadın ve 2 milyon bebek hayatta kalacak ve istenmeyen hamileliklerin oranı yüzde 70 düşecekti.DHA
Reklam
Hipnozla Sigarayı Bırakmak Mümkün mü?
Sigarayı bırakmak isteyenlerin en büyük sorunu 'bırakamamak'. Çoğu kişi, kesin kararlı görünse de bıraktıktan bir süre sora yeniden sigaraya başlayabiliyor. Hipnoterapi, sigarayı bırakmak bir çözüm olabilir.Neredeyse tüm sigara içenler, bu zevklerinin kanser ya da kalp rahatsızlıklarına yol açabileceğini bilir. Ancak yine de içmeye devam eder. Bu durumdan daha ziyade bilinçaltının psikolojide 'bilinçsiz' olarak adlandırılan bölümlerinin sorumlu olduğu düşünülüyor. Bilinçaltının insanı bu duruma sürükleyen 'bilinçsiz' bölümleri hipnozla açılabilir. 2006 yılından bu yana hipnoterapi sigarayı bırakmak için resmi tedavi yöntemlerinden biri olarak kabul görüyor.Sigaraya karşı hipnozla tedavi yani hipnoterapi bir yöntem olarak kullanılsa da hipnoz genel olarak çok iyi bir imaja sahip değil. Çoğu insan için hipnoz daha çok televizyonda ya da sahnede gördüğü bir şov gibi. İstemsiz bir biçimde kendisine söylenenleri yapan ve daha sonra hiçbirini hatırlamayan bir insan imajı var zihinlerde. Ancak Bonn’dan hipno-psikoterapi uzmanı Norbert Schick, hipnoterapinin şovlardaki hipnozla bir alakasının olmadığını söylüyor: “Hipnozda, insan o kadar derin bir trans halindedir ki, bilişsel düşünce kapatılır. İnsanlar bilinçli haldeyken yapmayacakları şeyleri yaparlar ve uyandırıldıklarında ne olduğunu bilmezler. Ancak sadece yetişkinlerin üçte birinden daha az bir oranı hipnoz edilebilir. Bu bir bilinç kaybı gibi.“Schick, 20 yıldır kaygı ya da bağımlılık sorunları olan hastaları hipnozla tedavi ediyor. Sigarayı bırakmak isteyen birinin çok derin bir şekilde hipnoz edilmesine gerek olmadığını kaydeden Schick, kişinin neler olduğu konusunda bilinçli olması gerektiğini ifade ediyor. Schick, “Hipnoterapide her zaman neler olduğunun farkındasınız. Bu herkesin muktedir olduğu doğal bir durum. Bir kitaba yoğun bir şekilde gömüldüyseniz bir hipnoz halindesinizdir. Ya da sinemada oturup bir film izlerken hissettiğiniz aşırı duygular ve düşüncelerinizle de hipnozdasınızdır. Trans halinde bu bilinçsiz bölüm ve duygu dünyası çok açıktır. Bu nedenle hipnoterapist çok iyi bir şekilde çalışabilir” diyor.Kölnlü avukat Jochen Gerhard, 40 yıl boyunca her gün en az bir paket sigara içmiş. 2 yıl önce sigarayı bir günde bırakması gerekmiş. Çünkü geçirdiği bypass operasyonu sonrası doktoru ona bir ültimatom vermiş: Ya sigara içmeyi bırakırsın ya da kalp krizinden ölürsün! Doktoru ona aynı zamanda bir hipnoterapi görmesi tavsiyesinde de bulunmuş. Gerhard, doktorun önerisine uymaya karar verip bir hipnoterapist bulmuş ancak başta kuşkuları varmış: “Hipnoterapist, kiliselerdeki şu vaizler gibiydi. Bağırıyor ve şu sözleri tekrar ediyordu: Artık sigara içmek istemiyorsun! Bırakabilirsin! Güçlüsün! Biz de aynı şekilde bağırarak karşılık veriyorduk: Evet, yapabiliriz! Güçlüyüz! Adamın deli olduğunu düşündüm. Biz de deliydik.”Müzik ve mum ışığıyla terapiHer yaştan hastaların bulunduğu gruptakilerden, simsiyah akciğerler ya da sarı renkli dişler gibi korkunç resimlere bakmaları istenmiş. Sonra dışarı çıkıp son bir sigara içmişler. Geri döndüklerinde hafif bir müzik dinleyip, meditasyon atmosferi yaratmak için bir de mum yakılmış. Gerhard, içinden hep bu yöntemin işe yarayıp yaramayacağını sorgulamış. Ancak yine de o gün seminerde sadece terapistin sesine konsantre olmaya çalışmış: “Terapist, daha önce söylediklerini tekrar edip durdu. Ancak bu kez daha yavaş ve duygulu bir şekilde. Sonra ışıklar yandı ve bitti. O zamandan beri sigara içmek istemiyorum. Özlemiyorum ama bunun nasıl olduğunu da açıklayamıyorum.”Jochen Gerhard ve eşi, geçen yıl Noel sırasında üç günü aşırı sigara içen akrabalarıyla geçirmiş. Eşi Sabine, yaşadıklarını “Daha önce sigarayı bırakmaya çalıştığında sinirli birine dönüşmüştü. Yanına yaklaşamazdınız. Şimdi normal, duygusal açıdan dengeli bir insan gibi davranıyor. Geçen Noel'i ailesiyle geçirdik. Hepsi aşırı sigara içer ve dumanı etrafa üflerler. Ancak Jochen tek bir sigara bile içmedi' şeklinde anlatıyor.Norbert Schick'in ise buna bir açıklaması var: Ona göre, hipnozla bilinçaltının bilinçsiz bölümü yeniden programlanıyor. Sigara hastaya artık daha az çekici geliyor. Özetle “eski küçük dost” zehirli bitkiler içeren bir sapa dönüşüyor.©Deutsche Welle Türkçe
2015'te Milyar Dolarlar Kazandırması Muhtemel 14 Teknolojik Trend
2014'ün bitimine yaklaştığımız şu günlerde, şimdiden 2015'e dair teknolojik tahminler yürütülmeye başlandı. Hangi teknolojiler, 2015'te patlayıp 2016'da büyümeyi sürdürecek? Hangi teknolojiler, bu alanlarda hizmet veren şirketlere milyarlarca dolar kazanma imkanı sunacak? Gelin bunun cevabını;  IDC, Gartner, Forrester ve diğer önde gelen firmaların analiz uzmanlarından öğrenelim.
Reklam
Hollywood'un En Feministi Emma Watson
Emma Watson, dünyanın en dikkat çeken ve başarılı çalışmalar yapan feministi seçildi.Bu yıl Birleşmiş Milletler için yaptığı feminizm konuşması ve ardından hakkında çıkan seks kasedi söylentileriyle sık sık gündeme gelen Emma Watson, önemli bir ödülün sahibi oldu.EMMA WATSON'A 'EN FEMİNİST' ÖDÜLÜYakın zamanda Brown Üniversitesi’nden mezun olan İngiliz aktrise “2014’ün En Feminist Ünlüsü” ödülü verildi.Ms. Foundation for Women adlı sivil toplum kuruluşunun internet sitesinde Cosmopolitan dergisiyle ortaklaşa yapılan oylama sonucunda, Emma Watson bu yılın en feminist ünlüsü seçildi.İYİ NİYET ELÇİSİHarry Potter filmleriyle ünlenen ve daha sonra pek çok büyük yapımda rol alan Watson, bu yıl Birleşmiş Milletler’le beraber “He For She” adlı bir kampanya yapmıştı. Birleşmiş Milletler’in İyi Niyet Elçisi olarak seçilen Watson, genç kadınların güçlendirilmesini ve cinsiyetler arası eşitliğin sağlanmasını amaçlayan kampanyanın sözcülüğünü de üstlenmişti.Birleşmiş Milletler’de feminizm hakkında yaptığı konuşma izlenme rekorları kırmış, hatta Watson’ın iyi niyet elçisi olarak seçildiğinin duyurulmasının ardından BM’nin internet sitesi çökmüştü.EN FEMİNİSTLER LİSTESİEn feministler listesinde yer alan diğer isimler arasında Orange is the New Black dizisinin yıldızı Laverne Cox, haber sunucusu Rachel Maddow, Beyoncé, Cher, Amy Poehler, Tina Fey, Meryl Streep, Mindy Kaling ve gazeteci Ann Curry de bulunuyor.Ensonhaber
Reklam
Uykuda Öğrenmek Mümkün mü?
Uyurken öğrenmek eskiden beri herkesin hayalinde olan bir şey. Uzmanlar bugün uykuda hafızayı geliştirmenin birtakım yollarını bulduklarını söylüyor.Uyurken yeni bir beceriyi sıfırdan öğrenmek mümkün değil; ama hafızayı güçlendirmek olanaklı. Uyku sırasında beynimiz önceki günün anılarını işleyip pekiştirir. İşte bu süreci daha etkili kılmak mümkündür.Uyuyan beyin boş durmaz. O gün yaşadığı deneyimlerin anıları, bu anıların ilk oluştuğu hipokampüs bölgesinden uzun vadeli hafıza depolaması yapılan kortekse gönderilir. Uyku ayrıca öğrendiğimiz şeyleri genellememize yardımcı olur; böylece bu yeni becerileri yeni durumlara uygulama esnekliği kazanırız. Yani uykuda yeni beceriler öğrenilemese de gün boyunca öğrenilenlerin pekiştirilmesi olanaklıdır.Bugüne kadar uygulanan yöntemlerin sadece bazıları umut verici bulunmuştur. En basit olanı 19. yüzyıl Fransa’sına kadar gider. Marki d’Hervey de Saint-Denys rüyalarını yönlendirme denemeleri yaparken koku, tat ve ses yoluyla bazı anıları canlandırmanın mümkün olduğunu fark etmişti.Bir deneyinde, ağzında süsen kökü çiğnerken bir kadın resmi çizmiş, daha sonra kendisi uyurken hizmetçisi onu uyandırmadan aynı bitkiyi ağzına koyduğunda rüyasında o kadını görmüştü. Rüyaları Nasıl Yönlendirebiliriz? adlı kitabında Marki’nin söz ettiği bir başka deneyde ise güzel bir kadınla dans ettiği sırada orkestra şefinden hep aynı valsi çalmasını istemiş, uykusunda o müziği duyduğunda bu kadını rüyasında görmüştü.Aynı yöntem, uyuyan beynin daha önce öğrendiği bilgi ve becerileri pekiştirmesini sağlamakta kullanılabilir.Almanya’daki Tubingen Üniversitesi’nden Susanne Diekelman bir deneyinde deneklerinden uyumadan önce belli şekillerin sıralamasını öğrenmelerini istemiş. Bu sırada odada bir koku salgılanmış. Daha sonra deneklerin bir kısmının uyuduğu odada aynı koku kullanılmış.Uyku sırasında yapılan beyin taramalarında bu gruptakilerin hipokampüsü ile korteks bölgeleri arasında daha fazla iletişim olduğu gözlendi. Bu ise daha iyi hafıza pekiştirme durumuna işaret ediyordu. Kokulu odada uyuyanlar ertesi gün şekil sıralamasının yüzde 84’ünü doğru yaparken diğer grupta bu oran yüzde 61’de kalmıştı.Sadece koku değil ses de hafızayı güçlendirmede kullanılabilir. Bir araştırmada gönüllüler uyurken bir melodiyi dinlediğinde müzikle ilgili bir oyunu daha iyi oynadıkları görüldü. Zürih Üniversitesi’nden Bjorn Rasch ise aynı yöntemin başka bir dilde kelime öğrenmeyi kolaylaştırdığını ortaya koydu.Bu alandaki çalışmalarda teknoloji daha iyi olanaklar sunabilir. Örneğin uyku sırasında hafıza pekiştirme işleminin beyinde bazı elektrik aktivitelerini içerdiği, bu nedenle kişileri uyandırmadan bu beyin dalgalarını teşvik edecek türden yöntemlerle gelecekte öğrenmenin pekiştirileceği ifade ediliyor. Tubingen Üniversitesi’nden Jan Born bu çalışmaların başını çekiyor. 2004’te yapılan deneylerde, beyindeki elektrik sinyallerini güçlendirme yoluyla hafıza testinde daha başarılı olunduğu görüldü.İsrail Hayfa’daki Teknoloji Enstitüsü’nden Miriam Reiner’in yöntemi ise daha ilginç. Deneklerin başına yerleştirilen elektrotlar basit bir bilgisayar oyununa bağlı ve onlardan düşünce gücüyle bu oyundaki arabaları sürmeleri isteniyor. Denekler de doğru beyin dalgasını bulduklarında bunu başarıyor.Bu tekniklerin günlük kullanıma geçmesi için çok daha büyük deneylere ihtiyaç var. Uzmanlar ayrıca hafızanın belli bir bölümünü güçlendirmenin diğer bölümlerin zayıflaması gibi yan etkilere neden olmayacağından ve sorumlu bir şekilde kullanılacağından da emin olmak gerektiğini belirtiyor.Uykuda öğrenmeyi ve hafıza güçlendirmeyi sağlayacak bazı oyunlar ve donanımlar piyasada satışa sunulmuş durumda.Uykuda geçirdiğimiz zamanı boşa harcanmış gibi görüyoruz. Bu alandaki araştırmalar en azından uykuya yaklaşımımızı değiştirebilir. Belki de bir süre sonra bu zamanı en verimli öğrenme anları olarak değerlendirir olacağız.David Robson | BBC Future
Çocuklar Ölümü Çizgide Tanıyor
Britanya’nın en saygın tıp dergilerinden British Journal of Medicine’da yayımlanan bir araştırmaya göre çocuklar, ölüm olgusuyla çok erken tanışıyor. Londra ve Ottowa üniversiteleri araştırmacılarının birlikte yürüttükleri çalışma, 1937- 2013 yılları arasında gösterilen 45 çizgi film arasında yapıldı. Bu sonuçlara göre aynı tarihler arasında gösterilen yetişkin filmlere oranla, çocuklar için yapılan çizgi diziler ve animasyonlarda geçen ölüm ve öldürme kavramlarının iki buçuk kat daha fazla kullanıldığı ortaya çıktı. Kısaca; çocuklara yönelik filmlerde, ölüm teması filmin üçte ikisini kapsarken, bu oran yetişkinlere hitap eden filmlerde yarı yarıya olarak hesaplandı.AİLELER DİKKAT!Araştırmacılar ayrıca çocukların, animasyonlarda gösterilen ölüm sahneleriyle, henüz yapımın ilk sahnelerinde karşılaştıklarını açıkladı. Ardından ölüm sahnelerinin süreleri üzerinde yapılan diğer çalışmada da şu rakamlar ortaya çıktı: Gişesi yüksek animasyon filmlerinden Finding Nemo/ Kayıp Balık Nemo’da, Nemo’nun annesinin bir barakuda tarafından yenmesi; dört dakika sürerken, Tarzan filminde, Tarzan’ın ailesinin bir leopar tarafından öldürülmesiyse dört dakika sekiz saniye sürdü. Araştırmacılar, şiddet sahnelerini izleyen çocukların psikolojik desteğe ihtiyaç duyabileceklerinin de altını çizdi.TELEGRAPH
Reklam
İdeal Seks Zamanı Açıklandı
Hamile kalmak için en uygun tarihleri takip etmeye yarayan mobil aplikasyon Kindara’nın araştırmasında yılın en çok hangi döneminde ve hangi günlerinde cinsel ilişkiye girildiği açıklandı.Kadınlar bugünlerde çok kıymetli bir doğum kontrol yöntemiyle karşı karşıya: akıllı telefonları! Hamile kalmak isteyen kadınların kullandıkları bir mobil aplikasyon olan Kindara, bugüne kadar 30 bin kadının döngülerini takip ederek sağlıklı biçimde gebe kalabilmesi için yol gösterdi.Kindara CEO’su William Sacks ve ekibi; 1,5 milyon datayı inceledi son 22 ayda en çok cinsel ilişkiye girilen zamanları belirledi.İŞTE SEKS ARAŞTIRMASININ SONUÇLARISeksin en doğru zamanı şu an. Yani kış tatilleri.Yeni yıl ve sonrasındaki ilk 1 hafta, cinsel ilişkinin en popüler yaşandığı dönem.Çalışma hayatı libidoyu her şekilde kötü etkiliyor.Kadınların kendilerini en şehvetli hissettikleri gün, regl döneminin 6. Günü. Bu günden itibaren ilk bir hafta da kadınlarda cinsel isteğin zirve dönemi. ‘The Optimized Woman’ kitabının yazarı Miranda Grey, bu döneme ‘dinamik faz’ diyor.Zamanlamanın en kötü olduğu dönem ise adet döneminin başlangıcından bir gün öncesi. Kadınlar bu dönem enerjileri çekilmiş gibi hissediyor ve asla cinsel istek içine giremiyorlar.Kaynak: Sözcü
23 Aralık 2014 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Reklam