Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Kaygı ve Depresyonun Rahatsız Edici Etkilerini Yansıtan 12 Başarılı Fotoğraf

 > -

Katie Joy Crawford, mezuniyet tezi için depresyon ve anksiyete yüzünden yaşadıklarını anlatacağı bir dizi fotoğraf çekmeye karar vermişti...

Kaynak: http://www.buzzfeed.com/alisoncaporimo/w...

Karşınızda Katie Joy Crawford, Louisiana'nın Baton Rouge kentinde yaşayan 23 yaşında bir öğrenci.

1. Huzursuz yüreğim anlamına gelen "My Anxious Heart" adlı projesi, ruhsal bozuklukların insanlar üzerinde yarattığı rahatsız edici etkileri yansıtan 12 fotoğraftan oluşuyor.

Beynim helyumla doluyor. Odak noktası belirsizleşiyor. Ne basit bir karar, verilecek olan. Yanıtlanacak olan ne kolay bir soru. Zihnim müsaade etmiyor. Binlerce halkanın hepsi aniden kesişiyor gibi.

2. Crawford, fotoğraf makinasını uzaktan kontrol ederek çektiği her bir fotoğraf için neredeyse 3 saat harcamış.

Uyuşmuşluk hissi. Ne kadar tezat. Bir o kadar doğru. Sahiden uyuşmuş hissedebilir misin? Yoksa bu hissetmeye gücünün yetmemesi mi? Ne zaman hissizliğe böylesine alıştım da, onu hakiki bir duyguyla aynı kefeye koyuyorum? 

3. Söylediğine göre; bu proje onun için kendini keşfettiği ve iyileştiği bir duygusal boşalma süreci haline gelmiş.

Ne kadar direnirsem direneyim, beni alıkoymak, her yanımı sarmak ve benimle beraber yıkılmak üzere daima burada olacak. Onunla her gün savaşıyorum, "bana iyi gelmiyorsun ve hiçbir zaman da gelmeyeceksin." Ama uyandığımda orada beni bekliyor ve uyuduğumda beni eli geçirmeye can atıyor. Soluğumu kesiyor. Dilim tutuluyor.

4. Depresyon ve anksiyetenin insanı fazlasıyla yalnızlaştırdığını söyleyen Crawford, kendilerini yalnız hissetmemeleri için bu rahatsızlıktan muzdarip olanların sesi olmak ve onlara el uzatmak istiyor.

Kesikler o kadar derin ki hiç iyileşmeyecek gibi görünüyor. Acı o kadar büyük ki, neredeyse dayanılmaz. Bu kesik, bu yara. Tek bildiğim şey bu acı; derin bir soluk, boş gözler, titreyen eller. Madem bu kadar acı verici, neden devam etmesine izin veriyorsun? Olmazsa... Belki de tek bildiğin bu.

5. Boğulduğunu hissetmek:

Nefes almamı söyleyip duruyorlar. Göğsümün inip kalktığını hissedebiliyorum. Yukarıya ve aşağıya. Yukarıya, aşağıya. Peki ama neden boğuluyormuş gibi hissediyorum? Hava geldiğinden emin olmak için elimi burnumun altına tutuyorum. Yine de nefes alamıyorum.

6. Kendi zihninde sıkışmışlık hissi:

Kendi zihnimin esiriyim. Kendi düşüncelerimin azmettiricisi. Ne kadar çok düşünürsem o kadar kötüye gidiyor. Ne kadar az düşünürsem o kadar kötüye gidiyor. Nefes al. Nefes al gitsin. Akışına bırak. Bu acı yakında dinecek.

7. Yaşamda sıkışmışlık hissi:

Yaşamaktan da korkuyorum, ölmekten de. Ne hoş bir var olma tarzı!

8. Hareket edemeyeceğini sanmak:

Bu çok tuhaf — midenin içinde. Yüzerken ayağını yere değdirmek istersin de; su düşündüğünden daha derindir ya... Yere basamazsın ve kalbin bir an duraksar.

9. Depresyon ile anksiyete arasındaki yorucu ilişki:

Depresyon hiçbir şey hissetmediğinde ortaya çıkan şey. Anksiyete ise haddinden fazla hissettiğinde. İkisinin aynı anda var olması, zihninde sürekli devam eden bir savaş demek. İkisinin aynı anda var olması, kazananın olmaması demek.

10. Kapana kısılmış hissetmek:

Sen benim için, benim tarafımdan yaratıldın.  Çekileceğim inziva için yaratıldın. Düşmanca bir savunma tarafından yaratıldın. Korkular ve yalanlardan oluşuyorsun. Yerine getirilmeyen sözlerin ve nadiren kazanılan güveni kaybetmenin korkusu. Uzun zamandır, hayatımın tümünü sen şekillendiriyorsun. Gücüne güç katarak.

11. Beyninin ağırlaşması:

Bir bardak su ağır değildir. Gerektiğinde hiç düşünmeden kaldırırsın. Peki ya onu boşaltamıyorsan ve yerine de koyamıyorsan? Ağırlığını günlerce hissetmek zorunda kalsan ne olurdu? Ya da aylarca... yıllarca? Ağırlığı değişmez ama yükü değişir. Belli bir noktada ne kadar hafif göründüğünü hatırlamaz olursun. Orada yokmuş gibi davranmak için kimi zaman her şeyi feda etmen gerekir. Kimi zaman ise, bırakırsın düşer.

12. Uyurken endişelenmek:

Uyumaktan korkuyordum. Korkunun en saf halini zifiri karanlıkta hissetmiştim. Aslında korkutucu olan karanlık değil; gölge yaratan ışık hüzmesiydi — dehşet verici bir gölge!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
beter_bocek

ben şunu biliyorum az kazanıyorsan ve onunla yaşamaya çalışıyorsan kesinlikle depresyon falan gibi konularla uğraşmıyorsun zengin işi onlar hacı sigara parasını zor denkleştiriyorken bide depresyonamı girecem. depresyona bir girsem onun stresiyle depresyonun depresyonuna girerim

Gizli Kullanıcı

6. benim

Gizli Kullanıcı

ölüme cidden yaklaşınca birde kılpayı kurtulursan ne anksiyeti kalır ne depresyon.. birden bire hafiflersin drama queenler sizi

enes-gucuk

Kızım Üstüne Bir Şey Giy Bak Sapık Sanarlar.

catlover

Ne kadar güzel anlatmış benim kelimelere dökemediğim hislerimi.Biliyorum depresyon ve özellikle anksiyete bozukluğu yaşamayanlarınız anlamayacak bunları.Ben de anlamıyordum 1 yıl öncesine kadar.Umarım hiçbir zaman da anlamak zorunda kalmazsınız.Ama uyarmak isterim eğer otu boku kafaya takıp,hep kötü senaryolar düşünüyorsanız ve kalbiniz bu senaryolar yüzünden atıyorum telefon-kapı çaldığında pırpır ediyorsa çok geç olmadan bir uzmandan yardım alın.İlerlediğinde ve ataklar başladığında hayat çok çok zor oluyor.Bu sağlıklıyken tahmin edebileceğiniz bir his değil ve inanın yaşamak istemezsiniz...

Başlıklar

Savaşdizi
Görüş Bildir