Spor Yaparken Tempolu Müzik Dinlemek Performansı Nasıl Etkiler?
Spor salonuna adım attığınızda ilk yaptığınız şey kulaklığınızı takıp o en sevdiğiniz hareketli listeyi başlatmak mı? Eğer cevabınız 'evet' ise yalnız değilsiniz. Çoğumuz antrenman sırasında bizi gaza getirecek, ritmi yüksek şarkılar aramadan duramayız. Peki, spor yaparken tempolu müzik dinlemek performansı nasıl etkiler?
Müzik beynin yorgunluk sinyallerini engeller.
Hızlı ritimler beyninize giden yorgunluk ve tükenmişlik sinyallerini adeta bir duvar gibi bloke eder. Aslında bacaklarınız veya kollarınız 'Biz artık yorulduk, duralım' diye bas bas bağırırken, arkada çalan o sağlam parça sayesinde beyniniz bu çığlıkları duymaz. Dikkat tamamen müziğin enerjisine kaydığı için kaslarınızdaki zorlanmayı çok daha geç fark edersiniz ve antrenmanı bırakmak yerine sınırlarınızı zorlamaya devam edersiniz.
Tempolu ritimler vücutta hormon patlaması yaratır.
Hareketli şarkılar dinlemeye başladığınız an vücudunuz adeta gizli bir hormon fabrikasına dönüşür. Müziğin etkisiyle adrenalin, dopamin ve serotonin seviyeniz hızla tavan yapar; bu da size anlık bir güç patlaması yaşatır. Kendinizi bir anda spor salonunda değil de bir aksiyon filminin başrolünde veya Rocky Balboa gibi hissetmeniz tamamen bu kimyasal reaksiyonlardan kaynaklanır.
Vücut adımları müziğin hızına göre eşitler.
İnsan vücudu doğası gereği dışarıdan gelen ritimlere çok hızlı uyum sağlayan acayip bir mekanizmaya sahiptir. Siz farkında olmasanız bile, koşarken veya yürürken arkada çalan şarkının dakikadaki vuruş sayısı (BPM) kaçsa, ayaklarınız da o tempoya ayak uydurur. Adımlarınız bir süre sonra müzikle tamamen senkronize hale gelir, bu da nefes alışverişinizi düzene sokarak daha az enerji harcamanızı sağlar.
Şarkıların enerjisi acı eşiğinizi yukarı taşır.
'Son iki tekrar, hadi basarsın!' dediğiniz o en kritik anlarda devreye giren yüksek sesli müzik, harika bir ağrı kesici görevi görür. Kaslarınızda biriken laktik asidin yarattığı o amansız yanma hissi ve acı, sevdiğiniz hareketli bir şarkı çalarken gözünüze çok daha küçük görünür. Beyin acıya odaklanmayı bıraktığı için normalde canınızı yakacak ağırlıkları çok daha rahat kaldırırsınız.
Hareketli parçalar antrenman süresini hızlı akıtır.
Müziksiz geçen bir kardiyo seansında 10 dakikalık koşu bazen insana 1 saat gibi uzun ve çekilmez gelebilir. Tempolu müzik ise zaman algınızı darmadağın ederek saatin nasıl ilerlediğini unutturur; çünkü zihniniz sürekli kronometreye bakmak yerine şarkının sözlerine ve ritmine odaklanır. Bu sayede normalde sıkıntıdan patlayacağınız uzun antrenmanları hiç fark etmeden keyifle bitirirsiniz.
Düzenli ritim hareketleri daha doğru yapmanızı sağlar.
Müziğin getirdiği düzenli ritim duygusu, sadece dansçılar için değil ağırlık kaldıran sporcular için de hayati bir önem taşır. Şarkının sabit temposu, squat yaparken veya halter kaldırırken hareketleri çok daha akıcı, dengeli ve doğru formda yapmanıza zemin hazırlar. Kontrolsüz ve ani hareketlerin önüne geçtiği için de olası sakatlanma risklerini ciddi oranda azaltır.
Doğru tempo kalp atış hızınızı verimli yönetir.
Müziğin ritim hızı, kalbinizin ne kadar hızlı atacağını ve kan pompalayacağını doğrudan etkileyen gizli bir kumanda gibidir. Antrenmanın başında ısınırken daha düşük, en sert ve en ağır setlere girdiğinizde ise 130-140 BPM üzerindeki şarkıları seçerek nabzınızı tamamen kendi kontrolünüz altında tutabilirsiniz. Yani vücudunuzun motorunu ne zaman hızlandırıp ne zaman yavaşlatacağınız tamamen sizin elinizde.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın