Dilek Öğretmen Gönüllerin Birincisi...
Samsun'un Kumköy İlkokulu'nda görev yapan, bir vakıf tarafından 'Dünyadaki en iyi 50 öğretmen' arasında gösterilen ilk Türk öğretmeni olan Dilek Livaneli, dün yapılan törenle yarışmayı ABD'li bir İngilizce öğretmenin kazandığını belirtti. Livaneli, 'Birinci olamadım ama ilk 50'ye giren ilk Türk öğretmen oldum. Büyük bir sevgi ve saygı kazandım. Bunun gururu bana yeter' dedi.Samsun'un Çarşamba İlçesi'ne 15 kilometre uzaklıktaki Kumköy İlkokulu'nun 'müdür yetkili' sınıf öğretmeni 33 yaşındaki Dilek Livaneli, 6 yıldır bulunduğu okulda yaptığı çalışmalar sonucunda Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Samsun'da 2012'de 'Yılın mesleğinde fark yaratan öğretmeni' seçildi. Okulun iç donanımı ve fiziki şartlarını tamamen yenileyen Livaneli, sosyal içerikli projeler hazırlayıp 14 öğrencisine ilkleri yaşattı. Livaneli, öğrencilerini operaya, tiyatroya, sinemaya, götürüp buz pateni pistinde paten yapmalarını sağladı. Dilek öğretmen, çocuk aile arasındaki iletişimin güçlenmesini sağlamak amacıyla velilere İlçe Halk Eğitim Merkezi desteğiyle aile eğitimi kursu açtı. Veliler her hafta okulda kurs kapsamında eğitim görmeye başladı. Dilek Livaneli, ayrıca açtığı okuma-yazma kursuyla köyde okuma yazma bilmeyenlere yardımcı oldu. Öğretmenin girişimleri ardından Samsun Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nün sanatçıları köye gelip köylülere özel mini konser verdi. Ayrıca yine 30 köylü kadın operaya götürülerek bu sanatı yerinde izleme fırsatı buldu. KÖY KADINLARI İÇİN ÖNCÜ OLDUDilek Livaneli, öğrencilerinin yanı sıra öğrenci anneleri içinde projeler üretti. Üç yıl önce hazırladığı proje kapsamında İşkur ve İlçe Kaymakamlığı'nın desteğiyle 'Sayacılık kursu' açıldı. 20 kadın meslek edindirme kursuna katılıp eğitim aldı. Livaneli, okulun lojmanının iki odasını atölyeye çevrildi. Köylü kadınlar eğitim sonunda sertifika aldı, bazıları da çalışmaya başladı. Daha sonra 75 bin TL'ye 180 metrekarelik bir atölyede kuruldu. Hayırseverler tarafından 15 saya makinesi gönderildi. Saya makinelerinin gelmesinin ardından İşkur desteğiyle 20 kadın için ikinci sayacılık kursu açıldı. Ayrıca ilk kursa katılan kadınlar da makinelerde saya üretimi (ayakkabının yumuşak olan üst bölümü) yapmaya başladı. Bunun dışında aynı atölyede 18 kadın da yine İşkur işbirliğiyle başlatılan yapma çiçek meslek edindirme kursuna katıldı. ABD'Lİ İNGİLİZCE ÖĞRETMENİ BİRİNCİ OLDU Yaptığı çalışmalarla fark yaratan Livaneli, Hint asıllı iş adamı Sunny Varkey'in eğitim alanında projeler geliştirmek amacıyla kurduğu ve onursal başkanlığını ABD eski Başkanı Bill Clinton'ın üstlendiği Varkey Gems Vakfı (Varkey GEMS Foundation) tarafından düzenlenen 'Küresel Öğretmen Ödülü Komitesi'nin (The Global Teacher Prize) seçtiği 'En iyi 50 öğretmen' arasında yer aldı. Livaneli, böylece dünya çapında 5 bin öğretmenin arasından ilk kez son 50'ye kalan tek Türk öğretmen oldu. Geçen ay yapılan elemede ilk 10 arasına giremedi. Dün de Vakıf tarafından Dubai'de yapılan törenle yarışmanın birincisi açıklandı. ABD'li İngilizce öğretmeni Nancie Atwell'in 1 milyon Dolar'lık ödülü de kazanarak birinci seçildi. 'MUCİZEVİ BİR OLAY'Birinci olan ve küresel öğretmen seçilen Nancie Atwell'i tebrik eden Dilek Livaneli, 'Ben yarışmada ilk 50'ye giren yaşı en küçük öğretmendim. Yarışmayı ilk 50'de yaşı en büyük olan 64 yaşındaki Nancie Atwell kazandı. Çok başarılı bir öğretmen. Bu mesleğe yıllarını vermiş. Beni yarışma komitesi 'Hep küçük yaşta büyük işler yaptı' cümlesiyle lanse etti. Sonuç olarak 49 öğretmen elendik ve bir tane birinci seçildi. Ancak ilk 50'ye girmek bile çok büyük bir şeymiş. Sonuç ne olursa olsun ilk 50'ye girmek meslek hayatım boyunca yaşayabileceğim en mucizevi olay. İlk 50'ye girince çok mutlu olmuştum ama birinci açıklandığında yapılan töreni gördüğümde, katılımcıları gördüğümde aslında bunun çok daha büyük bir olay olduğunu daha iyi anladım. Türkiye 'de 850 bin öğretmen var. Bu öğretmenler arasında rol model olarak Türkiye'yi temsil etmek ayrı bir gurur, onur. Birinci olamadım ama ilk 50'ye giren ilk Türk öğretmen oldum. Büyük bir sevgi ve saygı kazandım. Bunun gururu bana yeter. Bunun hiçbir maddi ödülle mukayesesi yok. Küçücük bir köy okulunun adını dünya duydu. Hiç bir şeyin imkansız olmadığını ispatlamış oldum. Türkiye'deki öğretmen profilini dünya ölçeğine taşımış oydum' dedi. 'ARTIK SORUMLULUĞUM DAHA FAZLA' Dünyada en iyi ilk 50 öğretmen arasına girmesinin kendisine büyük bir sorumluluk da yüklediğini dile getiren Livaneli, 'Bundan sonra insanların senden beklentisi artıyor. Bu başarı misyonu üzerine yüklendiği zaman bu vizyondan sıyrılmaman lazım. Her zaman başarılı olmak durumundasın artık. Çıtayı daha da yükseltmek ve yerinde saymamak zorundasın. Bu yarışma ve itibar insana daha fazla sorumluluk yüklüyor. Ayrıca uluslararası bir çevre edinmiş oldum. Birçok ülkeden artık meslektaş arkadaşlarım var. Bizi eğitim elçileri olarak seçtiler. Artık yaptığımız projeleri dünya genelinde tanıtımını yapabileceğiz, dünyaya duyuracağız' diye konuştu. 'YENİ PROJELERLE YENİDEN BAŞVURACAĞIM'Bütün adaylara yarışmaya tekrar başvuruda bulunmalarının bildirildiğini söyleyen Livaneli, 'Yeni projeler hazırlayıp birkaç yıl son tekrar başvuru yapmayı planlıyorum. Ben kitlelere ulaşmak istiyorum artık. İnsanlara ilham olmak için daha çok çalışacağım. Her zaman bir ana fikrim vardı ve bu fikir ile yola çıktım. Bu da 'Her şeyin daha iyisi vardır. Ve buna ulaşmak için çalışmak gerekir' Bu beni yıldırmadı daha da şevkle yoluma devam edeceğim' şeklinde konuştu.Yaprak Koçer, DHA
Hemen Bugün Kamboçya'ya Yerleşmek İçin 20 Mantıklı Neden
Fotoğrafçı Özgür Çağdaş'ın kendi blogunda anlattığı Kamboçya izlenimlerinden yola çıkarak sizler için Kamboçya'da yaşamanın nasıl olabileceğini derledik. Gitmek isterseniz Özgür Çağdaş yardımcı olabileceğini de belirtmiş haberiniz olsun. http://www.dunyabirmasaldir.com/kambocyaya-yerlesmek-ve-aylik-400a-krala-komsu-yasamak/
Babası "Serbest Meslek" Sahibi Olan Çocuklarının Çok İyi Bildiği 12 Şey
Serbest meslek tanımının kapsamı çok geniştir. İlkokulda babası serbest meslek erbabı olan çocuklara çok imenirdik, öyle ya babası serbestti, istediği yere gidiyordu, akşama kadar geziyordu. Büyüyünce serbest meslek sahibi olmak istiyorduk, vs. Peki ya babası serbest meslek sahibi olan çocuklar neler düşünüyordu?
Eğitimin En Pahalı Olduğu 15 Ülke
Business Insider sitesinin elde ettiği verilere göre, eğitimin en pahalı olduğu ülkeler belirlendi. Eğitime ait masraflar ve ortalama bir yaşam standardı için gereken masraflar göz önünde bulundurularak hazırlanan listede Türkiye de yer aldı.
20. Yüzyılın Okunması Gereken 50 Romanı
Edebiyat, yaratıcılığa dayanan bütün sanat dallarında olduğu gibi, özneldir. Belirli ve herkes için geçerli ölçütlerle değerlendirilemez bu alanda verilen eserler. Yine de edebiyat eserlerini, çağdaşları ve toplum üstündeki etkilerinden yola çıkarak bir değerlendirmeye tutabiliriz. Özellikle söz konusu olan tür romansa, onların kendinden sonraki eserleri nasıl etkilediği, öbür yazın türleri üstündeki etkisinin ne olduğu ve okurların gözünde nasıl bir yer edindikleri önemlidir. Bunun içindir ki onlarca yıl önce yazılmış bir roman hâlâ okunur, edebiyat dünyasını ve bireyleri bugün de etkilemeye devam eder. Aşağıda, 20. yüzyılda yazılan ve mutlaka okunması, anlaşılması gereken 50 roman listesi yer alıyor. Kitapların sıralaması yazıldıkları yıllara göre yapılmıştır. 1. Şikago Mezbahaları (1906) – Upton Sinclair İşçi sömürüsünü ve Amerika’daki yetersiz gıda güvenliğini sergileyen roman, Başkan Roosevelt’in 1906′da sağlıkla ilgili iki yasayı geçirmesine neden oldu. 2. Dönüşüm (1915) – Franz Kafka Dönüşüm, varoluşçuluğu temele alan mükemmel romanlardan biridir. Kafka’nın karakteri Gregor Samsa, bir sabah uyandığında kendini bir böcek olarak bulur. Bu böcek metaforu ise bütün toplumsal rahatsızlıklara cesaret kırıcı bir bakış açısı sunar. 3. Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi (1916) – James Joyce Bu yarı otobiyografik roman, cinselliğe, sürgüne, sömürgeciliğe ve estetiğe bir yolculuk yapar. Kitap, Joyce’un kendisiyle mücadelesine ayna tutmaktadır. 4. Siddhartha (1922) – Hermann Hesse Roman, yalnızca Siddhartha Gautama’nın hikâyesini anlatmaz, Siddhartha’yı yüce Buda olarak tanımlar, çünkü ana karakter ona benzer bir aydınlanma yolu izler. Yolculuğu boyunca karşılaştığı herkes ve yaşadığı her olay, Siddhartha’ya değerli bir katkıda bulunur. 5. Muhteşem Gatsby (1925) – F. Scott Fitzgerald Caz çağının alegorisi olma özelliği taşıyan ünlü roman, “Amerikan Rüyası”nın çöküşünü, lüks bir hayat süren bir adamın hüzünlü hikâyesi yoluyla anlatır. 6. Döşeğimde Ölürken (1930) – William Faulkner Bilinçakışı yöntemiyle yazılan romanda, on beş farklı anlatıcının ağzından karışık bir düzende aile bireylerinden birisinin gömülme arzusu yerine getirme çabası anlatılır. 7. Mübarek Toprak (1931) – Pearl S. Buck Dünya Savaşı’ndan sonra, bir çiftçi ve karısının yaşam savaşının betimlemesi özelliği taşıyan roman, çiftçinin ve ailesinin, yaşamlarını kontrol etme hikâyesini zaman ve yer kavramlarını aşarak anlatır. 8. Dalgalar (1931) – Virginia Woolf Sansür döneminde kadınların arzularını ve eşcinselliğini oldukça keskin hatlarla ve açıksaçıklıkla araştıran Woolf, bu kavramların “edepli toplum” değerlerinden öte bir yerde düşünülmesi için okurlarına meydan okur. Arkadaşları karşılıklı bir trajedide hemfikir olurken birçok fikir ve felsefe nihai feminist hareketin belirginleştiğini ima eder. 9. Fareler ve İnsanlar (1937) – John Steinbeck Büyük bunalım boyunca fakirlik ve eziyetle mücadele eden iki göçmen işçinin trajik ve tozlu hikâyesi, Steinbeck’in en meşhur eserlerindendir. Kahramanlarının birbirleriyle olan ilişkisini ve etraflarındaki umutsuzluğu inceleyen bir eserdir. 10. Tanrıya Bakıyorlardı (1937) – Zora Neale Hurston Antropolog Hurston, Karaib ve ya Afrika soyundan gelen Amerikalıların kişisel deneyimerine ışık tutmak için Amerika’nın güneyi ve Karayipler ile ilgili araştırmasına dikkat çeker. 11. Sessiz Gezegenin Dışında (1938) – C.S. Lewis Lewis, Narnia gibi canlı ve hayal gücü kuvvetli bir dünyada, insan içgörüsüne bazı fantastik yaratıklarla uzaylı manzaraları yerleştirerek bilimkurguyu çözmeye çalışır. 12. Hoşça Kal Berlin (1939) – Christopher Isherwood Bir hiciv geçidi, eksantrik ve grotesk figürlü, ilginç hikâyeler dizisi, Berlin’deki Nazi saldırısının öncesinde ana karakter Isherwood’un başına gelen olaylardan esinlenerek ortaya çıkmıştır. 13. Altın Gözde Yansımalar (1941) – Carson McCullers Carson McCullers, ABD’nin güneydoğu eyaletlerinden birinde, barış zamanı bir ordugâhta geçen bu romanında, beş kişinin yalnızlıkları, düşleri, saplantıları, başarısızlıkları ve zaaflarından bir “insani cehennem” örüyor. 14. Yabancı (1942) – Albert Camus Varoluşçu bir roman olarak etiketlenmesine rağmen, Camus, politika, felsefe, edebiyat ve din gibi çok geniş bir açıdan alır sorunları. Romanda bir katilin hayatında gittikçe artan absürt ve ruhsuz olayları anlamlandırma çabası yer alır. 15. Başka Sesler Başka Odalar (1948) – Truman Capote Old South, etrafında bir viraneye dönüşürken genç bir çocuk tanımadığı akrabalarıyla yaşamak için gönderilir ve kendisini insanlığın anlamını, onun güzel ve karmaşık yapılarını sorgularken bulur. 16. 1984 (1949) – George Orwell 1984, şimdiye kadar yazılmış en etkili politik ve distopik romanlardan biridir. Bu tartışmasız klasik, bireyin toplumla olan ilişkisini dikkatli bir biçimde irdeler. Sadık bir sosyalist olan Orwell, komünizm, faşizm ve totalitarizmin mantıksal aşırılıklarını ortaya çıkarmak niyetindedir ve bunu büyüleyici ve korkunç anlatımı ve diliyle yazmıştır. 1951 yılında yayımlanmasına rağmen, Salinger’in ikonik, isyankâr antikahramanı Holden Caulfield hâlâ yaşamaktadır ve Amerikan toplumunun iki yüzlülüğünü ve sahtekârlığını dile getiren güvenilmez bir ses olarak da okunmaktadır. 18. Görülmeyen Adam (1953) – Ralph Ellison Çok az roman insan hakları hareketinden önce Afroamerikan toplumunun duygularını Görülmeyen Adam kadar iyi yakalamıştır. Ellison, marjinalleşme, hayal kırıklığı ve çağdaşlarını değersizleştirme gibi kavramları politik bir bireşime dönüştürmektedir. 19. Sineklerin Tanrısı (1954) – William Golding Makro konuya mikro bir bakış getiren roman, bir uçak kazasından sonra adaya sıkışan, orada uygarlık çatışmalarına ve farklı gruplaşma yolları arayan ve bunu, gücü güvence altına almak için yapan İngiliz okul çocuklarının hikâyesini anlatır. 20. Lolita (1955) – Vladimir Nabokov Birçok okur romanın merkezindeki tartışma yaratan pedofili ilişkiyi görüp, romanın özünü atlamıştır. Lolita, kurbanla kurban eden arasındaki çizginin bulanıklaşmasını özenle inceler. 21. Şafak Tapınağı (1956) – Yukio Mişima İnsan zihninin gizli kalmış yerlerini usta bir anlayışla anlatan Mişima, tapınaktaki evi tarafından büyülenen genç Budist’in deliliklerini ve eziyetlerini incelemektedir. 22. Zen Kaçıkları (1958) – Jack Kerouac Beat neslinin temel taşı olarak bilinen Kerouac, özgür Zen Kaçıkları’nda konformist Atom Çağı’nda, toplumun gittikçe sertleşen anlam arayışını net bir biçimde gösterir. 23. Gece (1958) – Elie Wiesel Çok az roman, soykırımın onur kırıcı ve iç burkan korkularını toplama kampında geçen, yarı otobiyografik, didaktik ve trajik bu roman kadar iyi anlatabilir. 24. Parçalanma (1958) – Chinua Achebe Igbo lideri Okonkwo, kabilesinin hem içerde hem de İngiliz kolonisi gibi dış kaynaklarla parçalanmasını izlemektedir. Bu roman postkolonyel edebiyat tarzında şimdiye kadar yazılmış en aydınlatıcı ve provokatif eserlerden biridir. 25. Bülbülü Öldürmek (1960) – Harper Lee Lee’nin bu uzun eseri, zorlukların içinde dürüstlüğü devam ettirme ve toplumsal ahlakı sürdürebilme mesajlarını taşıyan, içerik bakımdan zengin bir romandır. 26. Madde 22 (1961) – Joseph Heller Heller, bu kara mizah ögeleri barındıran romanında, absürt hükümet bürokrasisi yoluyla savaşa ve şiddete ciddi eleştiriler gönderir. 27. Otomatik Portakal (1962) – Anthony Burgess Özgür iradenin sınırlarını ve doğasını sorgulayan bu provokatif ve distopik roman, sokak çetelerinin acımasızlığıyla hükümetin yaptığı tuhaf deneyleri konu edinir. 28. Guguk Kuşu (1962) – Ken Kesey Zihinsel sağlık enstitüsü ve MKULTRA’da edindiği tecrübelerle ortaya çıkan Kesey’nin tartışmalı romanı, toplumun yanlış anlaşılan, aşağılanan ve gözden kaçanlarına bir ışık tutmaktadır. 29. Kedi Beşiği (1963) – Kurt Vonnegut Kedi Beşiği’nde teknoloji, din, bilim ve soğuk savaş, nüktedan ve kırıcı bir mizaha kurban gitmektedir ki bu eser aynı zamanda ana ilkeleri de ayrıntılı biçimde inceler. 30. Herzog (1964) – Saul Bellow Mektup tarzında düzenlenen bu roman, orta yaş bunalımına yenik düşen ana karakter Moses Herzog’un zihnine bir gedik açar. 31. Paris Bir Şenliktir (1964) – Ernest Hemingway Bu yaratıcı romanda Hemingway, 1920′li yıllarda Paris’te bir göçmen olarak edindiği tecrübeyi ve sayısız önemli yazar ve sanatçıyla olan iletişimini dile getirir. 32. Kişisel Bir Sorun (1964) – Kenzaburo Oe Ailevi sorumluluk ve gerçeklerden kaçış bu romanın merkezini oluşturur. Bir babanın, yeni doğan zihinsel engelli oğlundan uzaklaşmak gibi yüz kızartıcı kararı ve bu karardan kendini alkole ve kadınlara vererek vazgeçmesi anlatılır. 33. Maus Hayatta Kalanın Öyküsü (1972) – Art Spiegelman Spiegelman’in babasıyla olan hasarlı ilişkisini düzeltme çabalarını anlatan ilginç bir hikâyeyle çerçevelenen iki ciltlik bu roman, soykırım edebiyatı ve grafik roman tarzına önemli bir örnektir. 34. Gravity’s Rainbow (1973) – Thomas Pynchon II. Dünya Savaşı’nın tuhaf ve postmodern bir yorumu olan bu roman, birbirinden farklı gerçek konu ve fikirleri araştırırken 73 bölümde 400′ü aşkın karakteri uzun uzun anlatır. 35. Suttree (1979) – Cormac McCarthy Ortada hiçbir neden yokken varlıklı bir adam, lüks hayatını terk edip Tennessee nehrindeki tekne evine kendini hapseder. Orada birçok kötü insanla karşılaşır, kendisi ve çevresi hakkında çok şey öğrenir. 36. Alıklar Birliği (1980) – John Kennedy Toole Şimdiye kadar Pulitzer kazanmış ve aynı zamanda sevimli bir absürt tarzı olan romanlardandır. Toole, trajik ve gülünç olan New Orleans’ın bir portesini çizer. 37. The Color Purple (1982) – Alice Walker Walker, 1930′ların Georgia’sında geçen bu romanında, o zamanlar görmezden gelinen bir grup olan Afroamerikan kadınların var olma mücadelesini ele alıyor. 38. Beyaz Gürültü (1985) – Don DeLillo Postmodern bir ana karakter olan Jack Gladney ve ailesi, yerel bir felaketin ardından kendi varoluşlarını incelemeye başlar. 39. Watchmen (1986) – Alan Moore Watchmen, soğuk savaş, Thatcherizm ve Reaganizm hakkında yorum yapan, geleneksel süper kahraman mitoslarını tahlil eden, yarı gafik tarzında yazılmış bir romandır. 40. Mutfak (1988) – Banana Yoshimoto Tokyo’da kederin, yenilginin, aşkın ve yemeğin merkeze alındığı bir kitap olan Mutfak, Yoshimoto’nun ilk romanıdır ve toplum tarafından askıya alınan hayatın sınırlarına dikkatle bakan bir romandır. 41. Biz (1988) – Yevgeny Zamyatin 1920-1921 yılları arasında yazılan fakat 1988′e kadar basılmayan bu Zamyatin romanı, iki farklı Rus devriminden edinilen deneyimlerle ortaya çıkan totaliter, kötücül ve distopik bir geleceği anlatır. 42. A Good Scent from a Strange Mountain (1992) – Robert Olen Butler Vietnam savaşından kısa bir süre sonra Louisina’da kendi yalnız hayatlarını dokumaya başlayan göçmenler, gaziler, fahişeler ve öbür yabancılaştırılmış insanları konu alan bir kitaptır. 43. Snow Crash (1992) – Neal Stephenson Cyberpunk hareketinin temel taşlarından biri olan ve oldukça titizlikle yazılan bu roman, Second Life gibi metaverselerin, Google Earth gibi evrensel servislerin ve internet kültüründeki dil temelli fikirlerin nihai doğuşunu doğru bir biçimde öngörmüştür. 44. Art & Lies (1994) – Jeanette Winterson Benlik, cinsellik, yaratıcılık hakkında sorular soran, Picasso’nun, Sappho’nun hayatını içeren büyülü gerçekliğin postmodern bir eseridir. 45. Life After God (1994) – Douglas Coupland Coupland, hayatlarında din olmadan yetişen bireyler ile maneviyatı ve anlamı bulmada sayısız yolları deneyen insanları karşılaştırır. 46. Fight Club (1996) – Chuck Palahniuk Palahniuk, bu ilk romanında Amerikan toplumunun yalnızca yapay şeyler üretmek için insan doğasını kısıtlamasına ve baskı altına almasına derin ve keskin bir ayna tutar. 47. The Lives of Animals (1999) – J.M. Coetzee Coetzee, insanoğlunun hayvanlara gösterdiği farklı davranışlarla veganizmden esinlenerek yazdığı bu romanda, bu iki bakış açısını dengeleyerek eserine yansıtmaktadır 48. Saksı Olmanın Faydaları (1999) – Stephen Chbosky Anlatıcı Charlie, aslında parçası olmak istediği dünyadan ayrılma ve tecrit hissi ile büyüyen yeni nesil için, yeni çağın Çavdar Tarlasında Çocuklar’daki Holden Caulfield’i gibi davranır. 49. Places Left Unfinished at the Time of Creation (1999) – John Phillip Santos Santos, ailesinin mirasını anmak ve araştırmak için gelecek, geçmiş ve günümüz arasında bir köprü kurar. Bunu yaparken Meksika geleneğinin parçalarıyla süslenmiş hikâyelere ve arkeolojik duyarlılığı olan bir tarih bilincine yer verir. 50. Sputnik Sweetheart (1999) – Haruki Murakami Çok az yazar Murakami’nin anlattığı gibi karşılıksız aşkı ve kaybı anlatabilir. Yazarın şiirsel ve çağrışımsal tarzıyla bezenmiş roman, bireylerin kendilerini bir bütün olarak toplumdan uzaklaştırmasını ve bunun yarattığı yalnızlığı yansıtır. Temaya, milliyetlere, toplumların kökenine, geçen yıllara ya da kabul gören başarı düzeyine aldırmadan, bu elli kitabın yazarı, okurlara yeni fikir ve bakış açısı kazandırmayı başarmıştır. Bazıları toplum tarafından göz ardı edilen grupların ya da bireylerin sözlerini yansıtmıştır, bazıları dışta olanı açıklamak için içsel bir bakış sergilemiş, bazıları da insanlık için olası kaderleri doğru varsaymıştır. Her durumda tümü de uygarlığın nerede başladığını ve şimdi nerede olduğunu anlatan, okunmayı hak eden romanlardır. (Onlineaccredittedegrees) | Notosoloji
Uçan Otomobil AeroMobil, 2017’de Müşterilerle Buluşacak
Bilim kurgu edebiyatında sıkça kullanılan uçan otomobil konsepti her zaman ilgi çekiciliğini korumayı başarıyor. Elektrikli kompakt otomobiller hayal olmaktan çıkıp Apple’ın da girmeyi planladığı bir reel sanayi haline gelirken, bunların uçan türlerine kafa patlatanlar da hızlı bir gelişim göstermekte.Bunlardan AeroMobil, ilk ‘kullanılabilir’ uçan otomobil modelini 2017’de müşteriye teslim etmeyi planlıyor. SXSW etkinliğinde konuşan şirketin CEO’su Juraj Vaculik şu anda ürünün güvenlik ekipmanları ve motoru üzerinde çalıştıklarını söyledi.2017 yılında süper lüks spor araçları kategorisinde satın alım yapan müşterileri hedefleyerek iki kişilik ve paraşütlü modeli çıkarmayı planlayan şirket ardından dört kişilik ve daha gelişmiş güvenlik ekipmanlarıyla donatılacak modeli genel müşterilere sunacak. Şirketin şu anda çalıştığı model yalnızca çim zemin üzerinden kalkabiliyor ve inebiliyor. Juraj Vaculik gelecekte benzin istasyonları ve belirli alanların bu çim şeritler ile kaplanacağını, uçan arabalar için bunun gerektiğini ve mümkün olduğunu da belirtmiş.Aracın fiyat beklentisi hakkında herhangi bir açıklama yapmayan Juraj Vaculik ayrıca aracın hem otomobil hem de giriş seviyesinde uçuş yapabilen araç kategorisinde yer alacağını ve kullanılması için pilotluk sertifikası gerektiğini belirtmiş. Araç için farklı motorlarda geliştiren şirketin 2017 yılında uçan otomobili ilk alıcılarıyla buluşturup buluşturamayacağını göreceğiz.Webrazzi
Reklam
Eğilince Arkadaşının Açılan Belini Kapatan Kadınlar Hakkında Bilmeniz Gereken 14 Şey
Sokakta, arkadaş ortamında, kafede, barda, vs. beli açılmış bir kadın gördüğünde, hemen küçük adımlarla kadına sokulup, arkasından yaklaşarak sanki kadının kulağına bir şey dermiş gibi tişörtü açılmış belin üzerine çeken kadınlardır bunlar. Beli kapatılan kadın minnet ile gülümserken, bizim bel kapatıcı “üşüteceksin tatlım” diyerek sanki belini erkekler baktığı için değil de sağlığı için kapatıyormuş izlenimi yaratır.
3. Köprü Güzergahındaki Ormanlarda ‘Üstü Gizlenmiş Rant'
Meclis’ten torba yasa içinde geçirilen bir maddeyle İstanbul’un akciğerleri olan Kuzey Ormanları’na yapılaşmaya izin verildiği ortaya çıktı. Düzenlemeyle, inşaatı süren 3’üncü köprünün bağlantı yollarına AVM ve otel gibi tesisler yapılabilecek.İstanbul Kuzey Ormanları’ndan geçen üçüncü köprünün bağlantı yollarına otel, restoran ve AVM yapılması için Torba Yasa ile TBMM’den geçen bir madde ortaya çıktı.Bugün Gazetesi'den Hasan Bozkurt'un haberine göre; 1 Mart 2014’te Resmi Gazete’de yayımlanan, Torba Yasa’da Orman Kanunu’nun Ek 9’uncu maddesine bir fıkra eklendi. Bu fıkraya göre, karayolları sınır çizgisi içindeki ormanlık alanlarda yap-işlet-devret modeliyle yapılan tesislerden herhangi bir bedel alınmayacak.PARA GETİREN TESİS YAPACAKLARMeclis Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, söz konusu düzenlemeyle ilgili şu bilgileri verdi: “Bu maddeyle, gelir getirici ve kalıcı olan bölgeleri yandaşlarına vermek için yol açacaklar. Ormanlar tahrip edilerek 3. Köprü ve Körfez geçişlerinde otel, benzin istasyonu, restoran gibi para getiren bu tür yapıları çokça göreceğiz” diye konuştu.Devlete alımlarda birçok kurum için Kamu İhale Kanunu’nun 100’ün üzerinde değişiklikle devreden çıkarıldığını kaydeden Demiröz, “Bu maddeyle, Körfez, 3. Havalimanı ve 3. Köprü yollarında yapılacak tesisler ihaleyi alan kişilere verilecek. Orman içine yapılan bu tesislere vatandaşlar da para ödeyerek girecekler. Hukuka saygı gösterilmeden kanunla yandaşlara yol açılıyor.”ÜSTÜ GİZLENMİŞ RANTOrman Mühendisleri Odası Başkanı Ali Küçükaydın Anayasa’nın 169. Maddesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı çıkarılan kanunlarla ormanların tahribine devam edildiğini söyledi.30 Mart 2014 mahalli seçimler ve tapelerin gölgesinde TBMM’den geçirilen Torba Yasa’nın rantın önünü açtığını dile getiren Küçükaydın, her hangi bir bedel alınmadan Anayasa’ya aykırı olarak kamu kurumu adı altında rantiyeye izin verilmesinin önünün açıldığına vurgu yaptı.Küçükaydın, “Bu yasal düzenlemeden İstanbul Kuzey Or-manları’ndan geçen 3’üncü Köprü, otoyol ve bağlantı yolları güzergâhı başta olmak üzere, Türkiye’nin en kıymetli orman alanları içinden geçen karayolları güzergâhlarındaki orman alanlarından bedelsiz olarak, üstü gizlenmiş biçimde rant uğruna üçüncü kişilere izinler verilebilmesine olanak sağlanmıştır” şeklinde konuştu.İŞTE O MADDE1 Mart 2014 tarihli ve 28928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun Ek 9’uncu maddesine eklenen fıkraya göre, karayolları sınır çizgisi içindeki ormanlık alanlarda “Devlet ormanlarında, erişme kontrolü uygulanan karayollarındaki ulaştırma yapıları ve müştemilatı olan hizmet tesisleri ile bakım işletme tesislerine, karayolu sınır çizgisi içinde kalmak kaydıyla izin verilir. Devlet idareleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan, işletilen, işlettirilen veya yap-işlet-devret modeli esas alınarak yaptırılan ve işlettirilen bu tesislerden herhangi bir bedel alınmaz.”
Reklam
Cilt Diyetisyeninden Cildinize Uygun Diyet Önerileri
Yeni bir kavram olarak ortaya çıkan cilt diyetisyenleri, cildinize uygun beslenmeyi size öğreterek, cildinizin daha canlı, pürüzsüz ve sağlıklı olmasını sağlıyorlar. Cildinize analizler yaparak cilt tipiniz belirleniyor ve cildinize uygun cilt bakım diyetlerinin hazırlanması sağlanıyor.Her cilt tipinin ayrı bir diyeti olması gerekliliğini savunan bu yeni kavram, cildin sağlıklı ve güzel görünebilmesi için sağlıklı beslenme, cilt egzersizleri ve cilt bakımının birlikteliğini önermektedir.Yağlı cilt yapısına sahip kişilerin beslenme özellikleriYağlı cilt yapısına sahip olan bireylerin beslenme programlarından rafine şeker, basit karbonhidratlar, kızartmalar ve kuru yemişleri çıkartmaları gereklidir. Kepekli tahıl ürünlerine, yeşil çaya ve yüksek A vitamini içeriği olan havuca beslenme programlarında yer vermelidirler. Kepekli makarna, yulaf, çavdar ya da tam buğday ekmeği gibi gıdaları ve yüksek C vitamini içeren turunçgilleri, Ispanak gibi yeşil yapraklı sebzeleri ve özellikle somon, uskumru ve ton balığı gibi soğuk su balıklarını tüketmelidirler.Yağlı cilt tipine sahip kişiler, ciltteki yağ düzeyini dengelemek için yağsız nemlendiricileri tercih etmelidirler. Cilt temizliğini her sabah ve akşam yağ dengesini düzenleyen köpük veya jeller kullanarak yapmalıdırlar. Makyaj ürünü olarak kullandıkları fondöten yerine, cildi renklendiren nemlendiriciler seçmelidirler. Kullanılan günlük nemlendiricilerin içeriğinde hyalüronik asit bulunmasına dikkat edilmelidir. Yağlı ciltler için yapılacak cilt maskelerinde çay ağacı yağı kullanılması önerilmektedir.Kuru ciltlerKuru cilde sahip olan bireyler, su içeriği yüksek meyve ve sebzelerden zengin beslenme programına uymalıdırlar. Salatalık, kereviz, kuru kayısı, ceviz, fındık, badem, gibi besinleri seçmelidirler...
Herkes Kaka Yapar! Kaka Hakkında Muhtemelen Bilmediğiniz 9 İlginç Bilgi
etiket
Ne 'b.ktan' içerik deyip geçmeyin.. Herkes kaka yapar. Ama bu herkesin kaka hakkında bilgi sahibi olduğu anlamına gelmiyor maalesef.Kaka sadece alay malzemesi değildir. Dışkı üzerine çalışan doktorlar ve bilim adamlarının bulgularına göre kaka mide ve bağırsaklarımızdaki bakteri familyasının bir yan ürünüdür ve sağlığınızı doğrudan etkiler. Dışkınıza daha fazla dikkat ederek bu yaşamsal bakteriler ve sizin tüm sağlığınız hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.İşte kaka hakkında bilmek isteyebileceğiniz bazı gerçekler:
Reklam
Can'ın Son 7 Dileğini Gerçekleştirecek Peter Pan'lar Aranıyor
Bir tanıdığının sosyal medyada paylaşması üzerine anladık ki, 21 yaşındaki Can'ın bize ihtiyacı varmış. Can'ın hikayesini ve yardım edebileceğimiz şeyleri ise şöyle anlatmış;'Çok uzun zamandır tanıdığım ve çok sevdiğim Can'ımın tümörleri 3. kez geri geldi.Ne yazık ki beyin, sol akciğerin neredeyse tamamı, sol bacak, böbrek üstü ve kalça kemiğine yayılmış olarak.Can 21 yaşında bir yetişkin olarak sonu neredeyse belli olan bir süreci daha az hasar daha çok mutlulukla geçirmek için bir karar verdi ve tedavi olmayacak.Alternatif tedavi yöntemleri önermek isteyenler için hemen belirteyim ki Can herhangi bir tedavi istemiyor. Ağrıları için remedy'ler kullanacağız.Peki ben bunları niye yazıyorum? Can'ın bir adet 'ölmeden önce yapılacak şeyler' listesi var tamamlamak istediği.Ve işte tam da bu noktada bize ihtiyacı var.Can'ın aşağıdaki listeyi tamamlamak için maksimum iki ayı var. Yardımcı olmak isteyenler bana mesaj atabilirler.'Can listesini şöyle sıralamış;
16 Mart 2015 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz :)
YGS Sona Erdi, Soruların %20'si Açıklandı
Yükseköğretime Geçiş Sınavı sonra erdi. Sınav sorularının rastgele seçilen yüzde 20'si ÖSYM'nin resmi sitesinden erişime açıldı.Soruları görmek için tıklayınızYGS, Türkiye'de tüm il ve bazı ilçe merkezleri ile KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da, 171 sınav merkezinde 6 bin 853 bina, 109 bin 307 salonda, 314 bin 861 görevliyle gerçekleştirildi. Saat 10.00'da başlayan sınav, 160 dakika sürdü. YGS için 2 milyon 46 bin 583 aday başvurmuştu.YGS'de, Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenen ortak müfredata dayalı Türkçe, sosyal bilimler, temel matematik ve fen bilimleri testi yer aldı. YGS'de öğrencilere Türkçe'den 40, tarihten 15, coğrafyadan 12, felsefeden 8, din kültürü ve ahlak bilgisi veya ilave felsefe sorularından 5, temel matematikten 40, fizikten 14, kimyadan 13, biyolojiden ise 13 soru soruldu.-Sonuçlar internetten duyurulacak2015-YGS'de sorulan soruların (160 soru) alanlar gözetilerek rastgele seçilen yüzde 20'si (32 soru) tüm adayların ve ilgililerin erişimine ÖSYM'nin internet sitesinden açıklandı.Soruların geri kalan yüzde 80'i de sınav sonuçlarının açıklanmasından hemen sonra, 10 gün süreyle, ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi (ais.osym.gov.tr) üzerinden adayların T.C. kimlik numaraları ve kişisel şifreleriyle adayların cevap kağıdı görüntüsü, cevap anahtarıyla birlikte adayların kişisel bilgi edinme amaçlı erişimine açılacak.Bu sorulara ait telif hakları bedelli ya da bedelsiz olarak hiçbir kişi veya kuruluşa devredilmeyecek ve bu soruların kişisel ya da toplu her türden paylaşımı (basımı, yayımı, dağıtımı) yasak olacak, paylaşanlar hakkında 5846 sayılı Kanun kapsamında yasal işlem başlatılacak.Adaylara sonuç belgesi gönderilmeyecek. Adaylar, YGS sonuçlarını, T.C. kimlik numaraları ve şifreleri ile ÖSYM'nin https://sonuc.osym.gov.tr internet adresinden öğrenebilecek.YGS puanlarından en az biri 180 ve daha fazla olan adaylar isterlerse LYS'ye başvurabilecek. LYS'ye başvurular, 8-21 Nisan'da alınacak.Muhabir: Selma Kasap | AA
Reklam
Reklam
Bursada Üniversite Okuyanlar İçin: Ziyarete gelen aileyi, eşi, dostu, akrabayı gezdirme rehberi
Bursa sahip olduğu 3 üniversite ile öğrenci nüfusunun yoğun olduğu illerimizden biridir ve gerek konumu gerek sanayisi Bursayı ziyaret merkezi yapmıştır, İlla ki her 4 öğrenciden birinin, bir aile üyesi sağlık için kaplıca ya da iş için Bursa'ya gelmiştir. Peki aileyle nereye gidilir, anne nereye götürülürse memnun olur, ablalar abiler nerede gezdirilir? Bu rehber sayesinde aileleri memnun etmenin yollarını göstererek, karanlık bir noktayı aydınlatacağız.
Reklam