GAZBİR Başkanı Yaşar Arslan , vatandaşın kullandığı doğalgazda 2015'in Ekim ayından itibaren yüzde 20'ye varan indirim olacağını belirtti.Rusya’nın gaz indirimiyle ilgili konuşan GAZBİR Başkanı Yaşar Arslan şunları ifade etti: 'Ekim ayında yüzde 9’luk fiyat ayarlaması yapılırken dövizdeki artışın tümü yansımamıştı. Pazarlık sürecinde Türkiye daha fazla indirim istemişti. 2015’in son çeyreğinde doğalgazda ciddi bir indirim söz konusu olacaktır. Yüzde 6'lık indirimle Botaş'ın yüksek maliyetlerinin düşmesi sağlanacak.2014'te dövizde yüzde 15'in üzerinde artış oldu, onun yüzde 9'u doğalgaz fiyatlara yansıdı. Vatandaş yüzde 15 zam görmemişti. Önümüzdeki dönemde petrol böyle devam ederse 70-75 dolar olursa yüzde 20'lere varan bir indirim söz konusu olacaktır. Vatandaşa en erken yansıması ise 2015'in 10. ayının başında olur.'Rusya, Botaş'a verdiği doğalgazda 1 Ocak 2015'ten itibaren yüzde 6 indirime gideceğini açıklamıştı. Enerji Bakanı Taner Yıldız ise, Rusya'dan bu orandan daha fazla indirim talep ettiklerini söylemişti. Doğalgaza geçtiğimiz ekim ayında yüzde 9'luk zam yapılmıştı.T24
Blizzard'ın World of Warcraft karakterlerini ve dinamiklerini kullanarak yaptığı kart oyunu Hearthstone, çok kısa zamanda dünya çapında bir çok oyuncunun dikkatini çekmeyi başardı. Çok kısa zamanda 20 milyon oyuncu sayısını aşmayı başaran Hearthstone artık kendine özgü uluslararası turnuvaların yapıldığı haftalık “fight night”larının internet izlemelerinin milyonları bulduğu bir oyun haline geldi. Öyle ki yakın zamanda yapılan BlizzCon’da yapılan turnuvası en az WOW Arena finalleri kadar ilgi gördü. Rakibinizi alt etmek için gerçekten iyi bir strateji ve olmazsa olmaz combolarınızı hazırlamanız, doğru zamanı beklemeniz ve sırası geldiğinde bunları rakibinizin suratına savurmanız gerekiyor. İşte bu listede rakibinizi şok edecek birkaç önemli combo için ipuçları vereceğim.
Yılbaşı gelirken evde mi kutlasak, dışarıda mı soruları oldukça artıyor. Ee Aralık ayına girdiğimiz şu günlerde evimizin baş köşesinde bulunan yılbaşı ağaçlarından yola çıkarak yılbaşı konsepti oluşturmak için size bir kaç önerimiz var.
Tamam bizim ülkemizde pek yaygın değil bu kuş yuvaları ama bu tasarımları gördükten sonra herkes evinin önüne kondurmak isteyecek. Hayvansever ekibimiz tarafından düzenlenen bu galeriden sonra içimizde bir kuş yuvası aşkı başladı.
Fotoğrafçı Benita Marcussen, gerçek boyutlu oyuncak bebeklerde aradığı teselliyi bularak hayata tutunan insanların fotoğraflarından oluşan yeni bir çalışma hazırladı. Bu çalışmanın ana amacı, insanlar ve oyuncak bebekler arasındaki sevgiyi ve bağlılığı ortaya koymaktı. Yetenekli fotoğrafçıya göre başarıya ulaşıldı ve birbirinden ilginç fotoğraflarla insan-oyuncak bebek ilişkisi gözler önüne serildi. İşte o fotoğraflar;
Bu test sadece delilere özeldir! Siz de deli olduğunuzu düşünüyorsanız, buyrun, türünüzü söyleyelim ve hangi ünlü deliyle (laf aramızda dahi :)) benzer kafa yapısına sahip olduğunuzu da...
Şuana kadar döner kameraya sahip mobil akıllı telefonlar hep Android işletim sistemliydi ve Asya pazarında meşhurdu. Fakat bu durum Phone Designer ‘ın belli ki hoşuna gitmedi ve “ Spinner ” adında döner kameraya sahip bir Windows Phone tasarımı yarattılar. Oldukça hoş görünümlü alüminyum kasasıyla beraber Windows Phone Spinner tasarımı çok beğenildi.Windows Phone Spinner konseptinde telefonun sağ tarafına konulan kamera dönebilir özellikte bulunuyor ve telefonun tamamı alüminyum-plastik malzeme ile kaplı durumda. Bu telefon dizaynını iPhone 6 ile karşılaştıranlar var ve çok da yanlış bir şey yaptıklarını söyleyemeyiz; nitekim Windows Phone Spinner, iPhone 6 gibi 4.7 inç bir ekrana sahip ancak Windows Phone Spinner’ın kalınlığı sadece 7 mm. civarında.Teknoloji meraklılarınca müthiş ilgi ve beğeniyle karşılanan bu Spinner dizaynının gerçekleşip piyasaya sürülme ihtimali olmaya da bilir, ancak buna benzer başka bir mobil akıllı telefonda belki bu özellikleri görebiliriz.
Aşırı soğuk hava vücudumuz üzerinde nasıl etkide bulunuyor?İnsan vücudunun yapısı aşırı soğuk iklim koşullarıyla baş etmeye uygun değildir. Çoğumuz, hava sıcaklığının sıfırın altına nadiren düştüğü ılık ve tropik iklimde yaşıyoruz. Kutuplardaki aşırı koşullara uyum sağlamış topluluklar da var: Kanada’nın Arktik bölgesindeki Eskimolar ya da Rusya’nın kuzeyindeki Nenetler gibi. İnsan zekâsı soğuğa dayanmasını sağlayacak giysiler üretmesini sağlamış olsa da, kutup ikliminde hayatta kalmanın yolu, zorunlu olmadıkça o korkunç soğuktan uzak durmaktan geçiyor.Üşüdüğümüzde ne olur? Vücudumuz üşüdüğünde ısısını artıracak çeşitli mekanizmalar devreye girer. Kaslarımız ve dişlerimiz titrer; atalarımızın tüylü geçmişini yansıtacak tarzda tüylerimiz dikilir. Beynimizde termostat işlevi gören hipotalamus bezi, bu tepkilerin gösterilmesini sağlayarak, en azından bizi ısıtacak bir barınak buluncaya dek, hayati organlarımızı sıcak tutmaya çalışır.Hipotalamusun görevi vücudumuzun merkezi sistemini ne pahasına olursa olsun sıcak tutmaktır. Gerekirse uçlardaki uzuvları gözden çıkararak, oralara kan akışını sınırlayarak yapar bunu. Aşırı soğukta el ve ayak parmaklarımızın karıncalanması hissi bundandır. Kan akışının sınırlanması bu bölgelerdeki dokunun donarak parçalanmasına bile neden olabilir.İnsanlar bu koşullarla baş edemezken diğer sıcakkanlı hayvanlar aşırı soğuk ortamlarda nasıl yaşayabiliyor? Kutuplarda yaşayan hayvanların ya sıcak havayı tutan kürkleri ya da geniş yağ tabakaları vardır. Yağ ısıyı iyi geçirmediği için vücut ısısının dışarı sızmasına engel olur. Çıplak derisi ve göreceli ince yağ tabakasıyla insan vücudu aşırı soğuk ortamlarda yaşamaya uygun değildir.Fakat insan da bu özellikleri taklit etme becerisini geliştirmiştir. Antarktika’daki araştırma merkezlerindeki bilim insanları, ısıyı yalıtan ve kürk işlevi gören bir yöntem olarak kat kat giyinme yoluyla ortama uyum sağlar.Fakat yakın zamanda ABD’de olduğu gibi aşırı soğuk dalgasının vurup geçtiği dönemlerde, insan yaşamının bağlı olduğu şeyler de etkilenerek yaşamı zorlaştırabilir. Kar ve buzun ağırlığı sonucu elektrik direklerinin devrilmesi, su borularının donup patlaması, taşıt araçlarının yakıtının donması gibi.Yakın tarihimizde de aşrı soğuk havanın olumsuz etkilerine dair örnekler var. Nazi orduları 1941’de Rusya’ya girdiğinde kıştı. Hitler’in ordusu savaşın uzun sürmeyeceği düşüncesiyle yazlık üniformalarıyla sefere çıkmış, binlerce asker donarak ölmüştü. Tank ve kamyon motorları da donmuş, altlarında ateş yakılarak eritilmeye çalışılmıştı. Tüfek ve tabancaların yağı donduğu için ateşlenemez hale gelmişti. Kaynamış su bir dakika içinde donuyordu. İtalyan gazeteci Curzio Malaparte ‘Kaputt’ adlı romanında Doğu Cephesi askerlerinin göz kapaklarının donduğunu anlatıyordu.Aynı şekilde Napolyon’un ordusu da 1812 Moskova Seferi’nde Rusya’nın ağır kış koşullarına dayanamadığı için büyük kayıp vermişti.Amerika’daki soğuk hava dalgası aynı zamanda ilginç bir deneyin halk arasında yapılmasını da sağladı. Mpemba etkisi deneyi. İlk olarak Tanzanyalı bir öğrenci tarafından gündeme getirildiği için onun adıyla anılıyor. Soğuk havada kaynar su soğuk sudan daha çabuk donuyor. Stephen Dowling | BBC Future
Senarist Önder Çakar, IŞİD’in düzenlediği bombalı saldırıda yaralandı…Gemide ve Takva filmlerinin senaristi Önder Çakar, Kobani'de bombalı saldırı sırasında çöken duvar parçalarının altında yaralandı. Vücudunda kırıklar bulunan Çakar'ın tedavi altına alındığı öğrenildi.Kobani’de süren direnişle dayanışma amacıyla uzun süredir Suruç’ta bulunan ve geçtiğimiz günlerde Kobani’ye geçen Senarist Önder Çakar, IŞİD’in Cumartesi günü gerçekleştirdiği bombalı saldırıda yaralandı.DBP Suruç İlçe Yöneticisi, Çakar’ın günlerdir gündemde olan Mürşitpınar Sınır Kapısı’ndan girerek Kobani’de infilak ettirilen IŞİD’e ait bomba yüklü aracın patladığı sırada yaralandığını söyledi.Kobani direnişiyle dayanışma amacıyla Suruç’a giden çok sayıda kişi arasında yer alan Önder Çakar, uzun süredir Mehser köyündeki sınır nöbetinde yer alıyordu. Edinilen bilgilere göre Çakar, geçtiğimiz günlerde Suruç’tan, Kobani tarafına geçti. IŞİD’in Kobani’ye dönük bombalı saldırı sırasında çöken bir duvarın altında kaldığı öğrenilen Çakar, Ortopedi Servisi’nde tedavi altına alındı. Çakar’ın vücudunda kırıklar olduğu öğrenildi.Sınır direnişinin başladığı günden bu yana Mesher köyünde direniş nöbetine dahil olan Senarist Önder Çakar, arkadaşlarıyla birlikte meyve-sebze halinden aldıkları sandıklardan küçük bir kitaplık kurmuştu.Çakar dünyanın dört bir tarafında Kobani ile dayanışma için yapılan eylemlere ilişkin afişlerden de bir sergi açmıştı.Demokrat haber
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Kani Beko, asgari ücretin “net 1.800 lira” olması gerektiğini vurguladı.Asgari ücretle ilgili değerlendirme yapan Beko, 2015 yılı asgari ücretinin Aralık ayı içinde belirleneceğine işaret ederek, hükümetin hedeflediği zam oranının 3+3 olarak açıkladığını hatırlattı ve ekledi:“Zam oranı ile hükümet işçilere günlük 1 lira civarında bir zammı uygun gördüğünü duyurdu. Hükümet açlık sınırının altında bir asgari ücrette ısrar ederek, yeniden bir sosyal cinayete imza atacağını şimdiden ilan etti. Hükümetin zam oranının önceden açıklaması ile Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantıları bir kez daha anlamsızlaştı. Yıllardır ‘orta oyunu’ olarak nitelendirdiğimiz bu komisyon toplantılarının senaryosunu ve oyunun sonunu artık herkes biliyor.”Kani Beko, kişi başına düşen milli gelirin 2014 yılı itibarıyla aylık 1.800 lirayı aştığını ifade ederek, “Hükümet bu rakamla çok övünüyor. Biz işçiler 4 kişilik hanemiz için payımıza düşenin sadece birini talep ediyoruz. En azından yaşamak için buna ihtiyacımız var. Ve soruyoruz: Hanemizin payına düşen aylık en az 7.200 liramız nerede?” dedi ve şöyle devam etti:“Ekonomi büyürken biz alınteri döküyoruz, çalışırken biz ölüyoruz, biz sakatlanıyoruz, biz hastalanıyoruz. Madem Türkiye ekonomisi büyüyor, bizim aşımız, bizim ekmeğimiz neden büyümüyor? Büyümeden pay alsaydık, birilerini zengin ettiğimiz oranda zam alsaydık şimdi asgari ücret yaklaşık 1.800 lira olacaktı. Çünkü; Cumhurbaşkanlığı bütçesi geçtiğimiz yıla göre neredeyse 2 katına çıktı. Bu ülkede tüm değerleri üretenler için daha düşük bir artış kabul edilemez. Asgari ücret artış oranı, Cumhurbaşkanlığı bütçesinin artış oranına eşitlenmelidir. Bu rakam yaklaşık net 1.800 liradır. Çünkü, 4 kişilik bir hanede yoksulluk sınırı 3.500-4.000 lira civarındadır. Asgari ücret için belirlenmesi gereken gerçek tutar aslında budur. Yoksulluğa mahkum eden ücrete asgari ücret denmez! İki kişi çalışmamıza rağmen çocuklarımızı yoksulluğa mahkum etmemek için net 1800 lira şarttır.”“Asgari Ücret 1.800 Net!” sloganı ile yüz binlerce işçiye ulaşmak üzere bildiriler hazırladıklarını da vurgulayan Beko, yürütecekleri kampanyayı da şöyle anlattı:“Bu bildirileri kentlerin meydanlarında, işçi havzalarında, iş yerlerinde dağıtacağız. Türkiye’nin dört bir yanında stantlar açacak, basın açıklamaları düzenleyecek, eylemler, yürüyüşler organize edeceğiz. Ve de Asgari Ücret Tespit Komisyonu milyonlarca işçinin geleceğini belirlerken kapının önünde olacak ve şu sloganlarımızla kulaklarını çınlatacağız: Asgari ücret 1.800 net! Saraylar değil ekmeğimiz büyüsün.” DHA
TÜİK yaptığı araştırmayla, Türkiye'de açlık sınırının günlük kişi başı 4.47 TL, yoksulluk sınırının ise günlük 9.54 TL olduğunu açıkladı. KESK-AR'ın yaptığı araştırma da ise açlık sınırın 11 TL, yoksulluk sınırının ise 35 TL olduğu belirtiliyor.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 'Yoksulluk Çalışması, 2013' başlıklı şaka gibi bir araştırma yayınladı. TÜİK'in haberine göre, Türkiye'de açlık sınırı altında yaşayanların nüfusa göre oranı yüzde 0.06 iken, yoksulluk sınırı altında yaşayanların sayısı ise yüzde 2.06 olarak belirlendi. Araştırmada açlık sınırı olarak 2.15 dolar (4.47 TL), yoksulluk sınırı olarak da 4.3 dolar (9.54 TL) gösterildi. KESK-AR ise yaptığı araştırmada açlık sınırının günlük 11 TL, yoksulluk sınırının ise günlük 35 TL olduğunu açıkladı.AYDA 134 TL'NİZ VARSA AÇ DEĞİLSİNİZTÜİK'in araştırmasında verilen rakamlara göre günlük 4.47 TL, ayda da 134 kazananlar, açlık sınırının üstünde yer alıyorlar. Aylık 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı ise 536 TL olarak hesaplandı. TÜİK'in yoksulluk hesaplamasına göre günde 9.54 TL, ayda 286 TL kazanan kişi yoksulluk sınırının üstünde yer aldı. 4 kişilik ailenin yoksulluk sınırı ise TÜİK'e göre 1144 TL olarak hesaplandı.KESK: AÇLIK SINIRI AYLIK 1328 TLKamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Birimi (KESK-AR), 2014 yılı Ağustos ayı için yaptığı araştırmada; 4 kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmek için yapması gereken minimum aylık gıda harcaması olan açlık sınırının 1328 TL yükseldiğini açıkladı. KESK-AR, açlık sınırının tüketim harcamasına dağıtılması ile elde edilen yoksulluk sınırının ise yapılan araştırma sonucunda 4199 TL'ye yükseldiğini açıkladı.ileri.org
Kaç zamandır düşünüyoruz, bu Yeni Türkiye birine benziyor diye ama çıkartamıyorduk. Şimdi çıkardık, Yeni Türkiye aynı kavga gürültü ayrıldığınız eski sevgilinize benziyor.
Kaliforniyalı oyun geliştiricisi Telltale’in Game of Thrones oyun serisinin ilki Iron From Ice’ın tanıtım videosu yayınlandı. Video, TV dizisinin ikonik yüzleri ile epik sahnelerini oyun platformuna iddialı bir şekilde taşıyor.Game of Thrones Iron From Ice, bu haftadan itibaren çeşitli platformlarda yayınlanmaya başlanacak. Geliştirici şirket, oyunun gerek mobil ve konsol gerekse PC ve Mac platformlarındaki yayınından önce, resmi YouTube hesabı üzerinden paylaştığı yeni tanıtım videosu ile heyecanın dozunu artırmayı başardı.Game of Thrones Iron From Ice’ın tanıtım videosunda Margaery Tyrell’dan Cersei Lannister’a, Tyrion Lannister’dan Ramsay Bolton’a dizinin çarpıcı karakterleri, güçlü sinematiklerle karşımıza çıkıyor. Tyrion Lannister, sinirli şekilde nasihat verirken, Margaery Tyrell’da soğukkanlı duruşuyla dikkat çeken Cersei’den bazı taleplerde bulunuyor. Oyunun öncesindeki giriş sinematiğinde atmosfer, yüz modellemeleri, çevre kaplamaları ve detaylar gayet iyi görünüyor.Oyun; Mac, Windows ve PS4 versiyonları ile yarından itibaren ABD’de yayınlanmaya başlıyor. Avrupa’da ise Windows, Mac, PS4, Xbox 360, Xbox One için 3 Aralık’ta yayınlanıyor. Game of Thrones Iron From Ice, iOS platformuna 4 Aralık’ta geliyor. Android için aralık ayında gelecek olan yapımın PS3 sürümü ise 9 Aralık tarihinde oyuncularla buluşacak.LOG
Apple Watch hâlen Apple’ın web sitesindeki fotoğraflardan öteye geçememiş olsa da, piyasaya çıkışıyla birlikte yüksek bir enerji oluşturacağı şimdiden ortada. Teknolojiyle ilgili olmayan mecralarda bile konuşulan Apple Watch için düzenlenen anketler, tüketicilerin akıllı saati heyecanla beklediğini açık biçimde gösteriyor.UBS tarafından yapılan araştırmaya göre, mevcut iPhone kullanıcılarının yüzde 10’luk bir kısmı, Apple Watch satın almaya “çok yatkın” durumda. UBS’in öngörülerine göre, Apple’ın 2015 içinde 24 milyon Apple Watch satması muhtemel gözüküyor. UBS’in anketini gerçekleştirirken ABD, Birleşik Krallık, İtalya ve Çin’deki 1864 akıllı telefon sahibiyle iletişime geçtiğini belirtmekte fayda var.Apple’ın 2015 yılında Apple Watch üzerinden 3.4 milyar dolar kazanmasını öngören UBS, 2016’da bu rakamın 6.2 milyar dolar seviyesine kadar çıkabileceğini tahmin ediyor. 2018’de bu rakamın 10 milyar dolar seviyesine ulaşması bekleniyor.Teknoblog
Eğer internete 2000’li yıllar öncesinde bağlanmayı denediyseniz, muhtemelen dial-up modem tarafından yayılan o ( kulak tırmalayıcı ) sesi hatırlarsınız. Bugünlerde ise internete bağlanma aşamasında duyduğumuz tek ses, kablosuz bir ağa bağlanma aşamasında şifreyi yazarken klavyemizin tuşlarından çıkan ses. Frank Swain ise Wi-fi dalgalarının çıkardığı sesleri duyabiliyor .Nadir şekilde rastlanan herhangi genetik bir mutasyonu olmayan Swain bunu geliştirilmiş işitme cihazı ve kullandığı zeki bir yazılım sayesinde gerçekleştiriyor. İşitme yeteneğini 20 yaşından beri kaybettiği için 2 senedir işitme cihazı kullanan Frank farklı bir şey yapmak istemiş. Hiçbirimizin duyamadığı sesleri duyabilmek: Kablosuz iletişim .Bilim yazarı Swain, bu fikrini gerçekleştirebilmek için İngiltere’deki hayır kurumlarının yeni buluşlar için sağladığı ödeneklerden yararlanarak ses sanatçısı Daniel Jones ile birlikte çalışmış ve ikili sonunda “ Phantom Terrains ” adındaki Wi-fi seslerini duyulabilir hale getiren cihazı geliştirmiş. Yazılım ise kırılmış ( hacklenmiş ) bir iPhone üzerinde çalışıyor, dahili wi-fi sensörü kullanarak wi-fi alanlarını ayarlamaya çalışıyor. Gerekli işlem ve taramalar bittikten sonra yazılım, modem ismi, Wi-fi frekanslarının şifreleme algoritmaları ve cihazın modemden uzaklığı gibi bilgileri bulunabilir hale getiriyor.Swain’in New Scientist’de yayınlanan makalesine göre “Sinyalin gücü, yönü, adı ve bunların üzerindeki güvenlik derecesi arka ve ön plandan oluşan bir ses akışına çevriliyor. Uzak sinyaller geiger sayacındaki vuruşlar gibi tıklıyor ve beliren en güçlü sinyaller ağ ID’lerini tekrarlayan bir melodi olarak cızırdıyor. Ses düzenli olarak, bir çift duyma aparatından yayınlanıyor. Ekstra ses tabakası, aparatların normal çıkışıyla karıştırılarak basitçe oluşmuş ses ortamının bir parçası oluyor. Yani telefonumu yanımda taşıdığım sürece, her zaman Wi-fi seslerini duyabilecek durumdayım.”“Sound Cloud ses dosyası” https://soundcloud.com/alissa-walker/phantom-terrains-audio**Swain daha sonra Güney Londra’yı dolaşarak, gittiği her yerden bilgi topladı. Sonuçlar, tüm yönlendiricilerin nerede olduklarını, bant genişliklerini ve şifreleme seviyelerinigösteriyor. Bu bilgilerden yola çıkan Swain, iş merkezlerinden uzak muhitlerde bulunan yönlendiricilerin daha düşük güvenlik seviyelerine sahipken ticari bölgelerde bulunan yönlendiricilerin daha yüksek seviyelerde şifreleme standartlarına sahip yönlendiriciler ile dolu olduğunu gördüğünü belirtiyor. Bunu aşağıdaki resimde gözlemlemek mümkün:Swain’in işitme yeteneğini geri getirecek mevcut bir tedavi olmadığı halde bu yeni teknoloji ona kimsenin duyamadığı sesleri duyma imkanı veriyor ve Swain şimdiden duyulamayan başka diğer sesleri de işitsel repertuarına eklemeyi düşünüyor.Kablosuz iletişim, havada bilgi taşıyan sinyallerin belirli bir frekans kullanılarak hava aracılığı ile uçtan uca iletilmesidir. Bilginin taşınması elektromanyetik (EM) ışınım yoluyla gerçekleşir. Hava da tıpkı metal ve bakır gibi bir iletim ortamıdır. Havanın iletkenliği için verilebilecek en uygun örnek sesin bir uçtan diğer uca doğru taşınabilmesidir.Peki şifreleme algoritmaları- seviyeleri ne anlama gelir? Şifreleme algoritmaları nelerdir?3 farklı şifreleme algoritması vardır.1)WEP (Wired Equivalent Privacy)İlk şifreleme standardıdır.Kimlik doğrulama yöntemlerinin temel amacı kablosuz networkleri, kablolu networkler gibi güvenli hale getirmektir.IEEE Wep şifrelemesinin Data Link katmanında uygulanmasını sağlamıştır. Bu sayede aynı ağdan olmayan bir sistem paket içeriklerini göremez.WEP şifreleme yaparken RC4 adlı şifreleme algoritmasını kullanır. Çok fazla kusura sahip olan WEP, tercih edilmemesi gereken bir şifreleme yöntemidir.WEP istemci ve access point arasında şifreleme yaparken 24bitlik IV paketleri kullanır.2)WPA (Wi-fi Protected Access)WEP şifreleme yönteminin zayıflıklarını kapatmak için geliştirilmiş bir şifreleme yöntemidir. WEP’de kullanılan 24bitlik IV paketleri 48bite yükseltilmiştir.3)WPA2 (Wi-fi Protected Access 2)Günümüzde AES’in yerini almış en gelişmiş şifreleme algoritmasıdır.WPA ile WPA2 arasında en önemli fark şifreleme algoritması olarak AES adlı algoritmanın kullanılmasıdır.Amerika’da kablosuz ağların devlet kurumları tarafından kullanılabilmesi için FIPS (Federal Information Processing Standard) ile uyumlu olması gerekmektedir.WPA2 AES şifreleme algoritması ile bu standardın da gereksinimlerini karşılamaktadır. WPA’daki eksiklikleri gidermek için oluşturulmuş WPA2 günümüzdeki en gelişmiş şifreleme yöntemidir.Yani yazıda düşük güvenlik seviyesi derken WEP’i yüksek derken ise büyük olasılıkla WPA2’den bahsediyor.Yazının İngilizce OrjinaliYazar: Justin AlfordYeşil Gazete için çeviren: Berk Ergin Yeşil Gazete, iflscience.com
Alman teknoloji şirketi ThyssenKrupp gelecekte maglev teknolojisindeki motorlara benzer bir teknoloji kullanarak kablo düzeneğinden bağımsız kendi kendine ilerleyen ve dikeyin yanı sıra yatay olarak da hareket edebilen asansörlerin geleceğini öngörüyor.ThyssenKrupp yöneticisi Andreas Schierenbeck yaptığı açıklamada ‘‘İnşaat teknolojileri hızla gelişiyor ve asansör sistemleri de bu gelişmeye paralel olarak ortaya çıkan ihtiyaçları karşılamak için geliştirilmeli. ’’ diye konuştu. MULTI adı verilen asansör sistemleri yatay hareket için bir motor ve dikey hareket için ayrı bir motor kullanacak. Saniyede 5 metre hızla ilerleyebilecek olan asansörler yüksek taşıma kapasitesi de sunacak. Sistemin 2016 yılında test edilmesi planlanıyor.