onedio
Ünlü Astrofizikçi Neil deGrasse Tyson'ın Zeki İnsanlara Önerdiği 8 Kitap
Amerikalı bir astrofizikçi olan ve 1996 yılından beri Amerikan Doğa Tarihi Müzesi'ne ait Hayden Planetaryumu'nun yöneticiliğini yapan Neil deGrasse Tyson, 2011 yılının Aralık ayında Reddit’s Ask Me Anything isimli bir buluşmaya katıldı. Bu buluşmada halktan insanlar katılımcılara istedikleri soruyu sorabiliyorlardı. Bir okuyucu Tyson'a şu soruyu yöneltti: 'Sizce her zeki insanın okuması gereken en temel kitaplar hangileridir?' Tyson bu soruya yalnızca kitap isimleri saymakla yetinerek cevap vermedi, aynı zamanda hangi kitabın bizlere Barı dünyasını şekillendiren temel düşünce ve anlayışları anlamak konusunda nasıl yardım edeceğini de açıkladı. İşte Tyson'ın sıraladığı, her zeki insanın okuması gereken 8 kitap;
Aile Bakanlığı'ndan ‘Minecraft’a İnceleme
Aile Bakanlığı, 2009 yılından bu yana dünya çapında 100 milyon oyuncuya ulaşan ve Türkiye’de de hızla yayılan bilgisayar oyunu “Minecraft”ı incelemeye aldı. Oyunun çocukların gelişimini olumsuz etkileyebileceği belirlenirse hukuki süreç başlatılacakHaberTürk'ten Aykut Yılmaz'ın haberine göre; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşegül İslam dün Meclis kulisinde gazetecilerle sohbet ederken ilginç bir soru geldi. “Minecraft adında bir oyun var. Bu oyunda eşini (karısını) öldüren oyuncuya puan veriliyor. Bu tür şiddet içeren bilgisayar oyunlarıyla ilgili bir çalışmanız var mı?” sorusu üzerine bunu ilk kez duyduğunu belirten bakan, “Şikâyetlerle bizzat ilgileneceğim. Arkadaşlarımız oyunu inceleyecek ve şiddet unsuru olup olmadığına bakacak. Oyunla ilgili hukuki olarak ne yapabiliriz, değerlendireceğiz” dedi.Bakan İslam, Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne de inceleme talimatı verdi. Genel müdürlük, oyunun tüm aşamalarını mercek altına aldı ve “şiddet” unsuru aramaya başladı. Çocukların gelişimine olumsuz etki edecek bölümlerin saptanması durumunda, oyunun engellenmesi için hukuki süreç işletilecek. Kullanıcılarına herhangi bir sınır olmadan dilediği dünyayı kurma olanağı veren oyunla ilgili uzman görüşleri farklı:‘SALDIRGANLIK VAR’Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı: Bu tip oyunlarda hükmetmeye dayalı bir saldırganlık söz konusu. Şiddeti öğretiyorlar ve cazip hale getiriyorlar. Saldırganlığı pekiştiriyor.‘SURVIVOR’A BENZİYOR’Çocuk ve Ergen Psikiyatrı Prof. Dr. Emine Zinnur Kılıç: Oyun, bir hayatta kalma oyunu gibi oynanabiliyor. Bu açıdan Survivor’a benziyor; çünkü oyuncu kendi dünyasını kurmaya, tek başına ve araç gereçsiz başlıyor. Sanal dünyada hayatta kalma mücadelesi veriyor. Araç-gereç geliştiriyor ve istediği gibi dünyayı kuruyor.‘GERÇEK ZANNEDİYOR’Uzman Psikolog Alanur Özalp: Minecraft gibi oyunlar çocuklar üzerinde olumsuz etki yapıyor. Oyundaki dünya ile gerçek dünyayı ayırt edemiyor; oyun yüzünden birbirlerine ya da hayvanlara eziyet edebileceklerini düşünüyorlar. Hayvanlara vurduklarında, hayvanın hiç acı çekmeyeceğini düşünüyorlar. Sadece hayvan değil, kendi arkadaşlarına, kardeşlerine de daha acımasız, şiddet içeren hareketlerde bulunuyorlar. Çocuklar tarafından bu oyunlar gerçek zannediliyorlar.‘KÖTÜ, HER YERDE KÖTÜ’Oyungezer Dergisi sahibi Sinan Akkol: Oyunda küplerle bir dünya inşa ediyorsunuz. Dağlarıyla, ağaçlarıyla, yapılarıyla Danimarka’yı inşa eden bile var. Çocuklar için yararlı buluyorum. Çünkü yaratıcılıkları artıyor. Oyunda kadınların öldürüldüğüne dair bir bölüme rastlamadım. Ancak suiistimale açık bir platform. Kullanıcılar, oyunu kendi imkânları ile geliştirebiliyor. Arkadaşların, hayvanların veya kadınların öldürüldüğü bölümler de kurulabilir. Kötüler, her yerde kötüdür. Twitter’daki paylaşımlar için nasıl Twitter’ı yargılayamazsanız, kişilerin kurduğu şiddet içeren bölümler için de Minecraft’ı yargılayamazsınız.‘KIŞIYE ÖZEL SOFT BİR OYUN’Ankara İnternet Kafeciler Odası Başkanı Önder Kaplan: Kişiye özel, soft bir oyun. Kişi, aklındaki senaryoyu oyuna yansıtıyor. Oyun, kişinin kafasındaki senaryoyla şekillendiriliyor ve ilerliyor. Diğer oyunlara göre daha az şiddet içeriyor. Türkiye’de yasaklı bir oyun değil.‘OFFLINE OYNAMALI’Uzman Pedagog Adem Güneş: Minecraft, çocuklarda kreatif düşünmeyi artıran üç boyutlu dijital bir yapboz oyunundan farklı bir şey değil. (Minecraft’ın online oyun olmasının getirdiği riskler, oyun çocuk odaklı olmadığı için, Minecraft ile alakalı videolar ve forumlarda bulunacak içeriklerden gelebilecek zararlara karşı) Ebeveynlerle birlikte oynanmasında fayda var. Çocuk tek başına ise offline olarak oynamalı.70 MİLYON DOLARLIK MALİKÂNE ALDIMobil ve bilgisayar platformlarının en başarılı oyunu Mojang’ı Microsoft’a satan Minecraft’ın yapımcısı Markus Persson, ABD California’da 70 milyon dolarlık bir malikâne satın aldı.İPTİDAİ VE BASİTBilgisayar oyunu “Minecraft”ın kitabı, Türkiye’de neredeyse en çok satan çocuk kitabı. 80 bin adet basıldı ve 7 ayda tükendi. Kitapta Minecraft oynayanlar tecrübelerini anlatıyor ve oyun hakkında bilgiler veriliyor. Minecraft, diğer teknoloji yoğun oyunlarla kıyaslandığında son derece iptidai bir görüntüye sahip. Çocuklar tarafından bu kadar sevilmesinin temel sebeplerinden birinin de bu “basitlik” olduğu belirtiliyor. Oyun, “Minacraft, üst üste eklenerek büyük bir dünya yaratılabilen Legolar’ın bilgisayar oyunu versiyonu sanki” diye tanımlanıyor.6 YILDA 100 MİLYONDAN FAZLA KULLANICISI VAROyunun tasarımcısı İsveçli Markus Persson. Oyun, 2009 yılında, 1 haftalık çalışmayla geliştirildi. İnsanlara hayallerindeki dünyayı yaratma fırsatı sunuyor. Oyunun bugün dünyada 100 milyondan fazla kullanıcısı var. En çok kullanılan bilgisayar oyunlarının başında geliyor. Hiçbir reklam yapılmıyor. Oyun, oyuncu forumlarındaki konuşmalarla yayılıyor. Oyunda küplerle iki ve üç boyutlu tasarımlar yapılıyor.
3 Ayda 6,4 Milyon PS4 Satıldı
Sony, gerçekten ‘PlayStation şirketi’ olacağa benziyor! Yapılan resmi açıklamaya göre son çeyrekte 6,4 milyon ünite PS4 satışı gerçekleşti.
Minecraft Parasını Çıkarmaya Başladı
Microsoft geçtiğimiz kasım ayında Minecraft’ın yaratıcısı Mojang’ı 2,5 milyar dolara satın aldığında, yoğun bir şekilde gereğinden fazla para ödediği eleştirilerine maruz kalmıştı. Ancak yazılım devinin korktuğu başına gelmedi ve Minecraft, çok kısa zamanda parasını çıkaracağının sinyallerini şimdiden verdi.2014 son çeyrek raporlarına göre, yazılım devinin oyun satışlarından elde ettiği gelir, yalnızca 3 ay içerisinde yüzde 79’luk bir artış yakaladı. Yüzde 79’luk artış, 171 milyon doları da beraberinde getirdi. Microsoft hangi oyunun ne kadar kazandırdığını detaylı bir şekilde açıklamasa da aslan payının Minecraft’a ait olduğunu söylemek yanlış olmaz. Minecraft’ın yanı sıra Halo: The Master Chief Collection ve Forza Horizon 2 de başarıda pay sahibi oldu.LOG
App Store'daki Uygulamaların İndirilme Sayıları Böyle Manipüle Ediliyor
Uygulamaların indirilme sayıları artıkça popüleriteleri de aynı oranda artış gösteriyor. Milyonlarca indirmeye ulaşan uygulamalar “en çok indirilenler” kısmında kendine yer ediyor ve daha büyük kitlelere ulaşabiliyor. Bu sistemi kötü niyetli olarak kullanan Çin‘de ise çok fazla telefondan aynı uygulamalar tekrar tekrar yüklenerek istenen uygulama en çok indirilenlerin arasında yer alması sağlanıyor.TechinAsia sitesinin yayınladığı fotoğrafta önünde yüzlerce iPhone bulunan bir kadın görülüyor. İddialara göre bu çalışan, yukarılara çıkarılacak uygulamayı defalarca her telefona indiriyor, siliyor ve işlemi tekrarlıyor. Bu sayede sistem devamlı olarak farklı telefonlardan indirmeler tespit ettiği için bunları gerçek gibi algılıyor ve uygulamayı en çok indirilenlerin arasında gösteriyor. Çin’de bu şekilde çalıştırılan yüzlerce kişi olduğu düşünülüyor.Uygulamasını yukarılarda görmek isteyen geliştiricilerin ciddi bir miktarda parayı gözden çıkarması gerekiyor. Bir uygulamanın en iyi ücretsiz 10 uygulama arasında yer alması için 11,200 dolar ödenmesi isteniyor.  Devamlı olarak ilk 10 içerisinde tutmanın bedeli ise haftalık tam 65 bin dolar.Apple indirme sayısının kötü niyetli kullanılmaması adına adımlar atıyor ancak farklı telefonlardan indirilen uygulamaların filtreye takılması epey zor oluyor. Dolayısıyla Çin’li çalışanların istediği uygulamayı ilk 10’a sokmasının önünde şimdilik hiçbir engel bulunmuyor.LOG
Konutta Şubat Kampanyaları
Konut üreticisi olan firmalar yılın ilk aylarında stoklarını eritmek için farklı seçeneklerle kampanyalarına hız verdi. En güncel kampanya ise yüzde 15’lik peşinat desteği ile Sur Yapı’dan geldi. Gül İnşaat, Ortadoğu Grup, Özkar – Özülke İnşaat, Ege Grup, Siyah Kalem, Karden İnşaat da cazip seçeneklerle satışlarını sürdürüyor.Sur Yapı’dan Yüzde 15 destekBugüne kadar 3 milyon metrekareyi aşan yaşam alanı üreten ve son yıllarda İstanbul’da Vitrin, İdilia, Corridor ve Axis AVM projeleri ile Bursa’da MARKA projesine imza atan Sur Yapı, İdilia ve Vitrin projelerindeki daireler için yılın ilk kampanyasını başlattı. Buna göre her iki projede ödenilen peşinat tutarına yüzde 15 indirim desteği veriliyor. Şubat sonuna kadar geçerli olacak kampanyada Sultanbeyli’deki İdilia projesinden 560 bin lira değerindeki 3+1 tipi daire satın alan müşterilerden toplam satış bedelinin yüzde 40′ı olan 224 bin lira peşinat talep edilecek. Müşteriler, Sur Yapı’dan bu bedelin yüzde 15′i olan 33.600 liralık destek alacak. Ödenen peşinat bedeli artırdıkça indirim tutarı da artacak. Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas, hedeflerinin tüketicileri bekletmeden ev sahibi yapmak olduğunu belirterek, ’’Kira ödemek yerine, kendi evinin taksitlerini ödeyerek bütçeye uygun ara ödeme seçenekleri ile ev sahibi olmalarını amaçlıyoruz. Ayrıca sunduğumuz konut desteği indirimi ile peşinat tutarını artırarak indirim tutarını da artırmış oluyor’’ dedi.Kale Kent’te yüzde 10 indirimBeylikdüzü’nün en büyük projelerinden olan Gül İnşaat, Liv Yapı ve 3S Kale imzalı 1.420 dairelik Kale Kent’in ikinci etabında inşaat ve satış süreci devam ediyor. Aralık ayında teslim edilecek olan projede 224 bin liradan başlayan daireler için peşinde yüzde 10 indirimin yanı sıra faizsiz kısa vadeli seçenekler sunuluyor.Resim İstanbul OrmanlıOrtadoğu Grup’un İstanbul Sancaktepe’deki Aydos Ormanı’na komşu konumda inşa ettiği Resim İstanbul projesinde 1+1 dairelerin peşin satış fiyatı 230 bin liradan başlıyor. 2+1 daireler 357 bin, 3+1 daireler 485 bin, 4+1 tipi daireler ise 798 bin liradan başlayan fiyatlarla alıcı bekliyor. Projede peşinde indirimin yanı sıra taksitlendirme seçenekleri mevcut.Bulvar İstanbul talepte zirvede2014 yılında üst üste talep rekoru kıran ve Emlak Konut GYO güvencesinde Özkar & Özülke İnşaat imzasıyla hayata geçirilen projede 1.555 daire yer alıyor. Başakşehir’in yeni çekim merkezinde yer alan Bulvar İstanbul’da daire fiyatları 387 bin liradan başlıyor. Yüzde 1 oranında peşinat ödemesi yapıldıktan sonra kalan yüzde 24′lük tutar bir yıl öteleniyor. Ayrıca daire bedelinin yüzde 50’sini peşin ödeyenler için iki yıl vade farksız taksitlendirme yapılıyor.Batışehir’de 36 ay sıfır faizFarklı bloklarda geçerli olan kampanyada daireler yüzde 25 peşinat, yüzde 25 bir sene sonra kalan yüzde 50 ise 36 ay sıfır faiz ödeme seçeneğiyle satışta. Projede, yüzde 1 KDV ile hemen teslim avantajları da mevcut.KÖY’de lansman avantajıZekeriyaköy’ün en yeni projesi olan Siyahkalem Köy’de lansmana özel fiyat seçenekleriyle daire sahibi olmak mümkün. Emlak Konut GYO güvencesiyle inşa edilen Köy projesi; 1.167 konut ve 15 bin metrekarelik çarşıdan oluşuyor. 80 ile 212 metrekare arasında değişen daireler 550 bin liradan başlayan fiyatlarla alıcı bekliyor.Sembol İstanbul’da 3 seçenekKarden İnşaat imzasıyla Esenyurt’un en dikkat çekici noktasında konumlanan projede yüzde 25 peşin ödeme + 30 ay vade (sıfır faiz) imkânının yanı sıra, yüzde 25 peşin ödeme + yüzde 50 teslimde ödeme fırsatı (2015 sonu) sunuluyor. Ayrıca peşin alımlarda yüzde 10 İndirim uygulanıyor. Projenin busidence etabındaki metrekare birim fiyatı ise 3.500 – 4.500 lira aralığında seyrediyor.Bizim Evler 6’da son fırsatIspartakule’nin en büyük sitesi olarak inşa edilen Bizim Evler 6’da inşaat ile satış hızı yüzde 60 seviyesini aştı. 2+1, 3+1, 4+1 ve 5+1 tipi dairelerin yer aldığı projede geniş teraslı daireler büyük ilgi gördü. Yüzde 5 peşinat ve yüzde 1 KDV imkânının sunulduğu projeden 365 bin lira ile ev sahibi olmak mümkün.Lokum Evlerde 3+1 fiyatına 2+1Tuzla Aydınlı bölgesinde DKY İnşaat & Metropolist imzasıyla aileyi merkeze alan ve etap etap inşa edilen projede fiyat avantajları devam ediyor. 117.38 metrekarelik 2+1 tipi daireler 344.784 lira yerine 291.274 liradan satılıyor. 428.218 lira yerine 361.759 liraya da 3+1 tipi daire sahibi olmak mümkün. Tamamı peşin ödemelerde de indirim uygulanıyor.
Reklam
30 Projede En Ucuz Daireler
Ankara ve İstanbul genelinde inşa edilen projelerin bir çoğunda küçük ebatlı daireler kısa sürede satılıyor ve alıcılarına orta vadede yüksek getiri sağlıyor.İşte öne çıkan 30 projede en ucuz daire ve ofislerin fiyatlarıBahçekent Flora İzka-Sıtar- Dağ M. 1+1 200 bin HoşdereEvvel İstanbul Intiya-EYG-İntes 1+1 230 bin KayaşehirKÖY Siyahkalem 1+1 560 bin SarıyerHİ – FİT Dumankaya 1+0 170 bin BahçeşehirBizimevler 6 İhlas Yapı 2+1 365 bin IspartakulePark Avenue YDA 3+1 360 bin AnkaraWest Side Şahinler – Mutlu 1+0 160 bin BeylikdüzüBanu Evleri Hasanoğlu 2+1 290 bin IspartakuleLokumevler DKY – Metropolist 2+1 291 bin PendikSofa Loca Baş – Solar Yapı 1+0 160 bin AnkaraHarmony Park Mayra Yapı 2+1 330 bin BağcılarBalkon Çukurova 240 bin KartalGöl Panorama Be-Ma 1+1 225 bin EsenyurtEclipse Maslak Artaş İnşaat ofis 1.270 bin MaslakVenedik Sarayl. Bayraktar- Gürsoy 1+0 419 bin GOPBatışehir Ege Yapı 1+0 255 bin BağcılarN Merkez Özyurtlar 1+1 179 bin Esenyurt360 Rezidans Çalık 1+0 240 bin dolar TarlabaşıBrooklyn Park Selimoğlu – Pana 1+0 420 bin FikirtepeTopkapı Kale Artaş 1+1 600 bin TopkapıPapatya Park Düzlem- Döğme 1+1 184 bin BeylikdüzüTerrace Mix İnanlar 1+0 138 bin EsenyurtVitrin Sur Yapı 1+1 290 bin GOPOptimal Life Optimum Yaşam 1+1 313 bin SancaktepeMy Newwork Ağaoğlu ofis 535 bin dolar AtaşehirHep İstanbul Tekfen Emlak 1+1 215 bin EsenyurtD. Romance Demir İnşaat 1+1 395 bin BeylikdüzüAydos Contry Sinpaş 1+1 231 bin SancaktepeRitim İstanbul Dumankaya 1+0 244 bin MaltepeKoza Park Garanti Koza 1+1 270 bin Bahçeşehir
50 Megapiksellik Fotoğraf Makinesi
Fotoğraf makinelerindeki çözünürlük üst sınırı yükseldi. Canon'un 50.6 Megapiksel DSLR fotoğraf makineleri tanıtıldı.Teknolojiyi arkasına alan fotoğraf dünyasında çözünürlük çıtası giderek yükseliyor. Japonya merkezli fotoğraf teknolojileri üreticisi Canon, 50.6 Megapiksel çözünürlüğü bulanan 5Ds ve 5Ds R DSLR fotoğraf makinesi modellerini tanıttı.Bugüne kadar bu kategorideki en yüksek çözünürlük olan bu değere sahip olan fotoğraf makinelerinde USB 3.0, NFC, Wi-Fi, Full HD video kayıt, hem SD hem CF bellek kartı yuvası gibi özellikler bulunuyor.İki fotoğraf makinesi arasında en önemli fark ise 5Ds R modelinde low-pass filtresinin bulunmaması ve özel bir efekt modu sayesinde daha keskin fotoğraflar çekebilmesi olarak açıklandı.Her iki makine de haziran ayından itibaren satışa sunulacak ve 5Ds için sadece gövde nin ABD fiyatı 3700, 5D R’ın sadece gövde fiyatı ise yine ABD için 3900 dolar olacak.Kaynak: Canon
Reklam
Rant Vergisinde Merak Edilenler
Başbakan Ahmet Davutoğlu ’nun, rant vergisinin arazi, arsa veya evin değer kazanması durumunda alınmasının söz konusu olmadığı yönündeki açıklaması herkesin dikkatini çekmiştir. Sayın Başbakan, “Hiçbir şekilde vatandaşlarımıza herhangi bir vergi yükü söz konusu değildir” diyor ve ekliyor: ’’Ancak, herhangi bir vatandaş bireysel bir imar değişimi talebinde bulunursa bireysel olarak o imar talebinin getirdiği ek değer kamunun yaptığı imar düzenlemesiyle ilgili olduğu için, onunla ilgili bir düzenleme gelecek.’’ Peki imar yasası değişikliği kapsamındaki bu düzenlemede vatandaşlara hangi mesajlar veriliyor. Konuyu, ’’devlet vatandaştan vergi almak için gözünü mala mülke dikti’’ noktasına getirmek acaba ne derecede doğru? Rant vergisi kimlere ne fayda sağlar, neleri önler? Bu soruları, bu güne kadar birçok büyük firmanın imar planında emeği olan İmpo İmar Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Oflaz ’a sordum. Sayın Oflaz, sözlerine bu konunun ’’Şeffaflık paketi’’ içinde yer alan önemli maddelerden birisi olduğunu belirterek başladı ve ekledi: ’’Belediyeler, genel plan değişikliğinde belediye meclisince yüzde 40 ila yüzde 60 arasında, bireysel plan değişikliklerinde ise yüzde 80 ila yüzde 100 arasında belirlenecek oranda değer artış payı alacak. Ancak bu konuda olayları sadece ekonomik olarak düşünerek hareket etmek, bütçeyi rahatlatma amaçlı günlük düşünce tarzları doğru sonuçlar vermeyebilir. Hatta bundan sonra çıkacak problemleri daha da büyütebilir.’’ Kent Planlamacısı olan Oflaz, kent planlarına zorunlu olmadıkça palyatif ve noktasal olarak müdahale edilmemesi gerektiğini savunuyor. Kent planları yapılırken bölgenin tüm donatıları dikkate alınır. Noktasal müdahaleler ise kentin dengesini bozabilir. Bu konuda ne derecede duyarlı olunacağını şimdiden kestirmek mümkün değil. Oflaz, düzenleme yapılırken şu sorulara da cevap bulunması gerektiği görüşünde: Bundan sonraki süreçte her önüne gelen ek inşaat metrekare talebiyle imar planı tadilatı istediğinde ve devlete de yüzde 40’lık vergiyi ödemeyi kabul ettiğinde bu plan tadilatı yapılacak mı yapılmayacak mı? Yapılacaksa şehrin altyapısına uygunluğunu, artan inşaata karşılık gerekli olan sosyal donatı alanını kim karşılayacak? Bu sorulara cevap bulabiliyorsak imar planı tadilat istekleri kabul edilebilir, ama bugünkü durumda bunlara cevap bulma ihtimali yok. Çünkü kentlerin alt yapısı, noktasal imar artışlarını kaldırabilecek güçte değil.Peki ne yapılmalı? Vatandaşlar imar hakları ile yetinmeyip ilave imar hakkı istediğinde, buradan çıkacak gelirin beli bir oranını kamunun alması gayet doğal. Ancak bireysel imar planı tadilat taleplerine mutlaka sınırlama getirilmeli. Hüseyin Oflaz, ’’Vatandaş olarak hakkımızı aramayı da, hakkımızla yetinmeyi de bilmiyoruz’’ diyerek Türkiye gerçeğini ortaya koyuyor. Burada aklımıza bir soru daha geliyor. Herkes eldeki ile yetinmeyip, ’’İmar hakkımı artır’’ derse ne olacak?İmar planı tadilatı talebi bazen de devlet kurumlarından gelebilir. Özel sektörle kamu kurumlarının yaptığı ortak projelerde imzalanan protokole bağlı olarak emsal artışına gidilebiliyor. Düzenleme kamu adına yapıldığı için vergi artışı olmuyor. Peki bu vergi ayrıcalığı yeni düzenlemeden sonra da devam edecek mi, bu konunun da netleşmesi gerekiyor.Hüseyin Bey, son olarak koordinasyon konusun da dikkat çekiyor: Türkiye’de imar planı hazırlayan onlarca kurum var. Her kurum kendi bakış açısından olaya yaklaştığı için şehirlerin içinde farklı imarlar oluşuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Karayolları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Özelleştirme İdaresi, Belediyeler, Maliye Bakanlığı ayrı ayrı planlar yapabiliyor. İmar planı bir bütündür ve bu bütün içinde karar verilmelidir. Bu konuda çok başlılığı ortadan kaldıracak bir koordinasyon yapılmalı ya da bu durum tanımlanmalı. Tek çatı altında imar koordinasyonu yapacak birim oluşturulmalıdır. Aksi taktirde bu konu her geçen gün sarpa saracaktır. Planı kimin yaptığını kontrol altına almadıktan sonra, imar planlarının muhtarlıklara mı yoksa belediyeleri mi asılacağı tartışması, bunların yanında o kadar önemli değildir.Yanlışlıklar meydan vermemek için doğruları bilenlerden öğrenmek ve uygulamaya koymak bir tarafa değil herkese fayda getirir. İçinde rant ifadesinin geçtiği bir konuda tarafların ne denli hassas yaklaşmaları gerektiğini birkez daha hatırlatmak istedik.
Gayrimenkulün Geleceği Bu Raporda
Emlak Konut GYO, ‘Gayrimenkul ve Konut Sektörüne Bakış’ raporunun ikinci ayağını kamuoyu ile paylaştı.Raporda şu konular öne çıktı*Türk ekonomisi olası dış dalgalanmalardan kendisini korumak için 2013 yılından başlayarak önlemler almaya başladı. Bu önlemler sayesinde cari açık ve döviz kırılganlığı önlenmeye çalışıldı. Zamanında alınan önlemlerin varlık fiyatları özellikle de konut üzerine de pozitif etkileri oldu. 2014 yılı son çeyreğinde ise küresel ekonomide emtia fiyatları ile ilgili önemli gelişmeler yaşandı. Küresel olarak büyük önem taşıyan ana enerji ve üretim girdisi olan petrol- doğal gaz fiyatlarında sert gerilemeler görüldü. Bu durum petrol ihraç eden Rusya, Venezuela gibi ülkelerde önemli bir gelir kaybına yol açtı. Türk ekonomisi net enerji ithalatçısı bu fiyat düşüşünden yaklaşık 5 milyar dolarlık bir fon kazandı. Ancak emtia fiyatlarındaki bu düşüşün uluslararası fon hareketleri ile varlık fiyatlarına negatif etkileri olabileceği unutulmamalıdır. Varlık fiyatları ekonominin en çok tartışılan konularından olmuştur. Bir pozitif bilim teorisi gibi tek bir çözümü de bulunmamaktadır. Her varlık için her zaman geçerli bir teorik fiyat bulunması da mümkün olmamaktadır. Konut fiyatlarında ki gelişmelerde buna en güzel örneklerden birisidir.*Türkiye genelinde yaşanan fiyat artışları balon oluşturmaktan uzaktır. Artışlar özel durumlardan kaynaklanıyor. Son verilere göre fiyat artışı makul bir eğilimde devam etmekte olup hesaplamalarda balonlaşma ihtimali olan tek bir yöreye rastlanmıştır. Söz konusu Gaziantep-Kilis-Adıyaman yöremizde de fiyat artışları reel anlamda yüzde 53,9’luk bir düzeydedir. Gaziantep-Kilis-Adıyaman bölgesindeki fiyat artışının temel nedeni ise Suriye, Irak gibi ülkelerden gelen göçmenlerin yoğun talebi olarak gösterilebilir. Dolayısıyla fiyat atışı özel bir durumdan kaynaklanmakta olup bölgeseldir. Öte yandan reel olarak konut fiyatlarının azaldığı bölgelerimizde mevcuttur. Örneğin, Ocak 2010-Kasım 2014 arası Artvin, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Trabzon bölgesinde fiyatlar ortalama yüzde -3,93’e gerilemiştir. Benzer bir durum Van, Bitlis, Hakkâri bölgesi içinde geçerli olup fiyatlar bu yöremizde yüzde -5,02 gerilemiştir. Fiyatın düşmesine neden olan faktörler ise demografik etmenler, göç, yabancı yatırım azlığı, gelir etkisi gibi ifade edilebilir.*Türkiye’de konut arzı ile talep yavaş yavaş daha stabil bir hal almaya başladı. Yıllık ortalama 1 milyon adet konut el değiştirmekte olup yıllık 600 bin adet konut ihtiyacı da sürmektedir. Türk konut sektöründe orta ve orta alt gruba ait konut ihtiyacı oldukça yoğun olarak sürüyor. Orta üst ve lüks segmente ise talebin orta alt segmente göre biraz yavaşlamakta olduğu söylenebilir. Türk inşaat ve konut sektörü büyüyen Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biri olmaya devam edecektir. Ekonomik gelişmeler göz önüne alındığında ve dünya ile kıyaslandığında sektörün daha çok potansiyel içerdiği görülecektir. Ancak fiyatlar konusunda zaman zaman yaşanabilecek dalgalanmalar çöküş veya balon olarak adlandırılmamalıdır. Hangi tip varlık olursa olsun ne daima fiyatı artacak ne de daima düşecektir. Gerek ülkemiz ile ilgili gerekse sektörle ilgili istikrar ve dinamik yapı devam ettikçe orta vadede eğilim büyüme yolunda olacaktır.*2013 yılı sonu ile başlayan konut talebi zayıflığı (faiz, kur artışı, seçimler ve dış değişimlerden kaynaklı) bir önceki raporda da öngörüldüğü gibi, 2014 Ağustos ayından itibaren yerini oldukça güçlü bir talebe bırakarak 2013 yılı toplamını yakalayacak bir trend oluşturdu. Ocak-Kasım 2014 arası, Türkiye’de günde 3 binin üzerinde, saatte 130, dakikada ise ikinin üzerinde konut el değiştirdi.*Deutsche Bank Mayıs 2014’de, küresel konut fiyatlarını ve bunlarla ilgili trendleri incelediği raporunda, Tük konut sektöründe balon olup olmadığına yönelik olarak; incelenen ülkelerde kişi başına düşen oda sayısı baz alınarak yapılan değerlendirmede Kanada kişi başına düşen 2,6 oda sayısı ile en faza balon riski barındıran ülke konumundayken, Türkiye kişi başına düşen 0,8 oda ile “en risksiz ülke” olarak görülmektedir.Gayrimenkul ve özelinde konut sektörünü etkileyen unsurlar bu dönem itibari ile şöyle özetlenebilir.· Artan yabancı yatırımcı ilgisi· 2013 son çeyreği ile 2014 ilk yarısı beklemeye geçiş talebini erteleyen yatırımcının 2014 üçüncü çeyreğinde konut talebini artırması· Türkiye’nin yakın ve içinde bulunduğu coğrafyada ekonomik hikayesini sürdürüyor olması· Faizlerin düşmesine bağlı olarak konut kredilerine olan talebin yükselmesi· İstanbul’un marka şehir olarak dünyanın dört bir yanından yatırımcı ilgi görmesi· Alt yapı projelerinin cazibe merkezi ve ilgi yaratması· Ulaşım araç ve olanaklarının giderek artması sonucu büyük şehir çevrelerinin genişlemesi ve hinterlandının büyümesi· Kentsel dönüşümün ve buna bağlı düzenlemelerin hayata geçirilmeye devam etmesi· Sektörle doğrudan ilgili işletmelerin daha profesyonel yönetilmelerinin verdiği avantajlar· Köyden kente devam eden göç· Genç bir nüfus yapısına sahip olmanın getirdiği doğal talep· 2001 krizinden sonra oldukça hızlı büyüyen kişi başına düşen gelir ve finansal kolaylıklar*Onuncu Kalkınma Planının temel amacı uluslararası değer zinciri hiyerarşisinde üst basamaklara çıkmış, yüksek gelir grubu ülkeler arasına girmiş ve mutlak yoksulluk sorununu çözmüş bir ülke konumuna gelmek olduğundan, planın başarı ile uygulanması halkımızın refahını önemli ölçüde artıracaktır. Artan refahında konut talebini olumlu etkilemesi doğal bir sonuçtur.
Yeni İnternet Yasası Düzenlemesi Neler Getiriyor?
Mahkeme kararı olmaksızın TİB'e dört saat içinde erişim engelleme yetkisi veren son yasa düzenlemesini A.Ü. Hukuk Fakültesi'nden Yrd. Doç. Dr. Altıparmak madde madde açıkladı. AYM'nin 'tüm site kapatılamaz' kararına rağmen yasa sayesinde istenirse Twitter kapatılabilecek.Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na (TİB) Başbakanlık ya da ilgili bakanlığın talebi üzerine mahkeme kararı olmaksızın dört saat içinde erişim engelleme yetkisi yasalaştı.TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülen Torba Yasa’nın kabul edilen 17. maddesinin ne anlama geldiğini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak bianet’e açıkladı.İtalik yazılar Yrd. Doç. Dr. Altıparmak’ın yasanın ne anlama geldiğine dair açıklamalarıdır.TİB'e sınırsız yetkiYasaya göre,* Başbakanlık veya milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması ile ilgili Bakanlıkların talebi üzerine TİB tarafından internet ortamında yer alan yayınla ilgili olarak içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararı verilebilecek. Yasa, sadece yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması,  milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması sebeplerinden bir veya bir kaçına bağlı olarak hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, geçerli olacak.K.A: Artık TİB sınırsız takdir yetkisiyle dilediği her şeyi engelleyebilir. Mevzuatta yüzlerce suç var. Yasa bununla yetinmemiş, kamu düzeni korunmasını da eklemiş. Ve bunu denetleyecek merci de yok.Mesela yasadaki en dandik suçu düşünün. TİB isterse o suça dayanarak engelleme yapabilecek. Kamu düzeni olduğu için her türlü örgütlenme, toplanmaya ilişkin içerikleri de bu yasa kapsamında engelleyecek.Mahkeme kararını kim görecek?* Karar, Başkanlık tarafından derhal erişim sağlayıcılara ve ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirilecek. İçerik çıkartılması  veya erişimin engellenmesi  kararının gereği, derhal ve en geç kararın bildirilmesi  anından  itibaren dört saat içinde yerine getirilecek. Söz konusu içerikler çıkarılıncaya kadar erişimin engellenmesi tedbirine devam edilecek. Karar 24 saat içinde sulh ceza hakiminin onayına sunulacak, hakim 48 saatte kararını açıklayacak. Eğer mahkeme kararı onaylamazsa erişim engeli kendiliğinden kalkacak.K.A: Kişisel haklara ilişkin 9 ve 9a maddeleri geldiğinden beri onbinlerce karar verildi. Sulh Ceza Hakimleri gerekçe vermeksizin bu kararları veriyorlar. Diyelim ki Ankara’daki bir Sulh Ceza Hakimi ‘Bu yanlış, Başbakan yanlış biliyor mu’ diyecek? __Ayrıca bu kararları kim görecek? Bu konuda kim denetleme yapabilecek. Ciddi bir şeffaflık sorunu var.Twitter da kapatılabilecek* Erişim engelleme belli bir içeriğe yönelik olacak ama teknik olarak ihlale dair içerik engellenemezse internet sitesinin tümüne erişim kararı verilebilecek.K.A: Misal bu yasayla bianet’e bir haberle ilgili kaldırılması için baskı yapılabilecek ve bianet de o haberi kaldırmak zorunda kalacak. Ama ulaşılamayan, yurtdışında bulunan, direnen siteler komple kapatılacak. Twitter da bunlardan biri. Ayrıca mesela, TMK ile ilgili bir içeriği kaldırmamakta direnen site hakkında TMK üzerinden ‘demek sen de böyle düşüüyorsun’ diyerek dava açılabişlecek.Para cezası değil, hapis cezası* Bu madde kapsamındaki suça konu internet içeriklerini oluşturan ve yayanlar hakkında Başkanlık  tarafından, Cumhuriyet  Başsavcılığına  suç duyurusunda bulunulacak. Bu suçların faillerine ulaşmak için gerekli olan bilgiler içerik, yer ve erişim sağlayıcılar tarafından hakim kararı üzerine adli mercilere verilecek. Bu  bilgileri vermeyen içerik, yer ve erişim sağlayıcıların sorumluları, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, üç bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak. Verilen içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararın gereğini yerine getirmeyen erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcılara 50 bin liradan 500 bin liraya kadar idari para cezası verilecek. Ayrıca, içeriğin çıkarılması veya erişimi engellenmesi kararının uygulanmaması  sonucunda devlet veya kişiler zarara uğramış ise, zararın niteliği ve derecesine göre Başkanlığın talebi üzerine Kurum tarafından yetkilendirmenin iptaline de karar verilebilecek.K.A: Bu madde gözlerinin iyice döndüğünü gösteriyor. Üç bin ile on bin günlük arasında para cezası diyorlar ama bu parayı ödeyemeyen hapse girecek. On bin günlük ceza çok yüksek bir rakam. Keza getirilen 500 bin liralık ceza da öyle. Bu cezayı RTÜK trilyonluk yapımlara veriyor.'Yasa sansürü katlıyor'Yrd. Doç. Dr. Altıparmak son olarak ekliyor:“Hükümetin takıntılı olduğu iki alan var. İnternet ve toplanma özgürlüğü. Her ikisine de acayip baskı uyguluyorlar. Ama bu son düzenleme bu baskıyı katlıyor.” Elif Akgül / Bianet
Reklam
Swiftkey iOS Sürümüne Türkçe Desteği Geldi
Başarılı klavye Swiftkey'in iOS sürümüne Türkçe desteği geldi. Dokunmatik klavye deneyimine yeni bir boyut getiren Swiftkey artık iPad ve iPhone kullanıcılarına da hız kazandıracak.Android ve iOS'un sevilen klavyesi Swiftkey'in iOS sürümü güncellendi. Uygulamanın yeni sürümünde 800'den fazla yeni emoji, 11 yeni dil desteği, yeni klavye sesleri geldi.Yeni sürümde Türkçe desteğiBu akşam yayınlanan güncellemenin en önemli özelliği Türkçe dil desteğinin sağlanması oldu. iOS 8'in üçüncü parti klavyelere destek vermesi ile 17 Eylül 2014 tarihinde ilk sürümü yayınlanan Swiftkey, Türkçe desteği içermemesi nedeniyle ülkemizdeki iPhone ve iPad kullanıcıları tarafından efektif olarak kullanılamıyordu.Hemen indirin!App Store üzerinden indirilebilir durumda olan 33.4 MB büyüklüğündeki güncelleme ile iOS cihaz kullanıcıları da artık yazışmalarında hız kazanacak. Swiftkey uygulamasını buradan indirebilirsiniz.Shiftdelete
Hayatı Slow Motion Yaşayan Adam | Kısa Film
Hayatını slow motion olarak yaşayan Leonard, patronunun çocuğunun doğum gününde dahi ağır çekimde balonu patlatıyor. Kısa bir süreliğine düzelse de aşık olduğu kadını görünce tekrar hayatı ağır çekimde yaşamaya başlıyor.
Reklam
Dünya Öykü Günü Etkinlikleri Heybeliada'da
Her yıl Türkiye'nin ve dünyanın çeşitli yerlerinde düzenlenen etkinliklerle kutlanan 14 Şubat Dünya Öykü Günü'nün İstanbul kutlaması bu sene Heybeliada Ruhban Okulu'nda yapılacak. Bir Öykü Şenliği olarak düzenlenen etkinliğin ev sahipliğini ise Heybeliada Halk Kütüphanesini Koruma Girişimi (heybeliadakutuphanegirisimi.org) yapıyor.2015 bildirisini Murathan Mungan'ın yazdığı, edebiyat ve öykü alanına emek vermiş yazarlardan oluşan yaklaşık 200 kişinin davet edildiği şenliğin teması ise Adalar ve Edebiyat. Geçmişten bugüne adalı yazarların anılacağı, 'adalarda edebiyat' ve 'edebiyatta adalar'ın konuşulacağı, kısa filmlerle belgesellerin izleneceği bu şenlikte 'Semih Poroy'un çizgilerinde öykücülerimiz' sergisi de görülebilecek.Program:14 Şubat 2015 Cumartesi, saat 14.30, Heybeliada Ruhban OkuluAçılış ve Kütüphane Koruma Girişimi'nin tanıtımıDünya Öykü Günü'nün tanıtımı, 2015 yılı için Murathan Mungan'ın hazırladığı bildirinin ve kısa bir Murathan Mungan öyküsünün okunmasıÖykü ve Dünya Öykü Günü için kısa mesajlar içeren bir film gösterimiMüzikli molaAdalar ve öykü bağlamında Sait Faik'in anılması, kısa bir belgesel gösterimi'Adalarda edebiyat' ve 'edebiyatta ada' konulu konuşmalarHeybeliada'ya ulaşım için sefer saatleri:Şehir hatları vapuruyla Kabataş'tan kalkış 12.00, Kadıköy'den 12.20Mavi Marmara motoruyla Kabataş'tan kalkış: 13.00Şehir hatları vapuruyla Bostancı'dan kalkış 12.15Mavi Marmara motoruyla Bostancı'dan kalkış: 12.45 ve 13.30Prenstur motoruyla Kartal'dan kalkış: 12.30 ve 13.30Sabitfikir
Reklam
Sherlock'un Kitap Serisi ve Dizisindeki Karakterlerin Karşılaştırması
Bilindiği üzere ünlü dedektif Sherlock Holmes'ün, Sir Arthur Conan Doyle imzalı kitap serisi ve günümüzde devam eden ve  İngiliz bir yapım şirketinin yayın haklarını elinde bulundurduğu popüler dizisi mevcut. Dosyamızda yer almasa da Sherlock'un birbirinden bağımsız birçok film serisi de var.Biz şimdi dizisi ve kitabları arasındaki temel farklara değineceğiz.
Kediler Neden Sürekli Kendilerini Yalar?
Hayvanların çoğu yeni doğmuş yavrusunu yalar. Bunun nedeni, hem doğum kalıntılarını temizlemek, hem yavruyu psikolojik olarak rahatlatmak, hem sindirim ve solunum faaliyetlerinin başlamasına yardımcı olmak, hem de idrar yapması için yavrunun bedenini harekete geçirmektir. Kedi ise diğer hayvanlardan farklı olarak hayatının üçte birini kendini yalayarak geçirir.Kedi kendini yalarken ilginç bir şekilde her zaman aynı sırayı takip eder. Önce dudaklarını yalar, sonra önayaklarından birinin içini ve kenarını iyice tükürüklenene kadar ıslatır, ardından da bu ayağına daireler çizerek burnunu sürter. Bu işlem bittiğinde ayağını tekrar tükürükler, kulağını, kulağının arkasını, gözlerini, yanağını, çenesini oğuşturur ve bu işlemin aynısını diğer taraf için de tekrarlar. Başını bitirdikten sonra da, omuzlarını, göğüs kısmını, genital bölgesini, arka ayaklarını ve kuyruğunu daha uzun süre ve daha sert darbelerle yalar.Peki kediler kendini yalamaya neden bu kadar çok mesai ayırıyor? Çünkü tek dertleri temizlenmek değil. Bu kadar uğraşın ardında başka amaçlar da var. Madde madde sıralayayım.- Öncelikle, tüylerindeki parazitleri, kirleri, yabancı cisimleri ayıklar.- Kedinin tükrüğünde antiseptik maddeler vardır. Özellikle de yaraları sterilize ederek daha çabuk iyileşmelerini sağlar.- İnsanlar tarafından ellendiğinde yalanarak insan kokusunu yok eder. Çünkü kedilerin en önemli iletişim araçlarından biri kokudur. Bu nedenle de kedi gibi kokmak zorundadır. Aksi takdirde, diğer kedilerin tepkisini çekebilir. - Tüylerini düzleştirir. Böylece hem soğuğa hem de sıcağa karşı korunmuş olur. Çünkü tüylerin karışık olması kürkünün izolasyon işlevini azaltır.- Açık havada yalandığında, tüylerini araladığı için, güneşten aldığı D vitaminini artırmış olur. Bilim insanları psikolojik sorunlar yaşayan kedilerde kendini yalamanın arttığını gözlemlemiş. Kedi eğer ilgi eksikliği yaşarsa, mesela eve başka bir kedi veya bebek gelirse, kapalı bir yerde tutulursa ve bir sebepten cezalandırılırsa hırsını yalanmaktan çıkarıyormuş. Keza yaşlılık da yalanmayı artıran bir etkenmiş.
Reklam