onedio
Dirk Kuyt'ı Sevmek İçin 11 Neden
Telegraph gazetesi, Fenerbahçe ve Hollanda milli takımının yıldız ismi Dirk Kuyt'ı sevmek için 11 neden sıraladı. İşte madde madde Dirk Kuyt ve neden onu sevmeliyiz?
Türkiye Liglerinde Oynamaları Sakıncalı Olabilecek 15 Kulüp
Malumunuz, ülkemizde futbol icra edilmesi zor sporlardan biri. Birbirine zerrece tahammül edemeyen, kendine büyük diyen takımlar mı dersiniz, en ufak bir kararda isyanlar çıkaran holigan taraftar toplulukları mı dersiniz, her hafta maç sonları televizyonlara çıkan abuk subuk adamlar falan hepsi mevcut. Durum buyken ve halihazırda ortalık bunlarla bile karışıkken, bir de isimleri sebebiyle ülkemizde oynaması büyük tehlike yaratabilecek takımlar da yok değil. İşte onlardan bazıları
Arda Turan, Acun Ilıcalı ve Aziz Yıldırım Aynı Karede
Galatasaraylı taraftarlar, Arda Turan'ı Acun Ilıcalı ve Aziz Yıldırım'la bir arada görünce çılgına döndü.Dün sosyal medyada patlayan bir fotoğraf büyük yankı uyandırdı. Bodrum'da tatilde bulunan Arda Turan, burada ünlü televizyoncu Acun Ilıcalı ve Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım'la bir araya geldi. Bu görüşme sırasında çekilen fotoğraf, Galatasaraylı taraftarların büyük tepkisini çekti. Arda Turan'ın Aziz Yıldırım'la bir araya gelerek hata yaptığını belirten taraftarlar, Atletico Madrid'de forma giyen eski Galatasaraylı futbolcuyu Fenerbahçe'ye getirebilecek tek ismin Acun Ilıcalı olacağı iddiasında bulundu. TRTSpor
Hormonlu Domates Ödülleri Sahiplerini Buldu
LGBTİ Onur Haftası’nda verilen Hormonlu Domates Ödülleri bu yıl 10. kez sahiplerini buldu. Başbakan Tayyip Erdoğan , siyaset dalında Hormonlu Domates’e layık görüldü. Erdoğan geçen sene de 'Allah'a Havale Ediyorum' kategorisinin kazananı olmuştu. Erdoğan’ın yanı sıra sansür alanında TBMM’ye ödül verilirken, kurum alanında İçişleri Bakanlığı’na, medya alanında Yeni Akit gazetesine Hormonlu Domates Ödülü verildi. Hormonlu Domates Ödüllerinde bu yıl tartışmalara neden olan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Gençlik Meclislerine verilecek “Genel Ahlaksız Özel Ödülü” gecede anons edilmedi. Bianet’te yer alan habere göre, dün İstanbul Şişli Kent Kültür Merkezi’nde düzenlenen 10. Hormonlu Domates Ödül Töreni’ni Seyhan “Matmazel Coco” Arman sunarken, Ayta Sözeri ve Esmeray da sahnedeydi. Adını, Erman Toroğlu’nun “Hormonlu domates yemeyin homoseksüel olursunuz” açıklamasından alan ve 2005’ten beri homofobik ve transfobik kişi ve kurumlara verilen Hormonlu Domates Ödülleri’nin bu seneki kazananları ve gerekçeleri şöyle: Siyaset: Recep Tayyip Erdoğan Ödülü yerel seçimlerde belediye meclisi adayı olan Boysan Yakar ve Sedef Çakmak verdi. 'Erdoğan’ın “Alevilik Hz. Ali’yi sevmekse ben dört dörtlük bir Alevi’yim” açıklamasına cevaben attığı “Başbakandan 'Dört dörtlük ibneyim. İbneliği sizden öğrenecek değilim' açıklaması bekliyoruz' tweetindeki ibne sözcüğü sebebiyle Erdoğan Levent Pişkin’e hakaret davası açtı.' Sansür: TBMM 'Meclisin internet bağlantısı üzerinden Lambdaistanbul ve Kaos GL gibi LGBTI örgütlerinin internet sitelerine erişim filtreleme sebebiyle engellenmiş durumda.' Kurum: İçişleri Bakanlığı 'Eşcinsel olduğu gerekçesiyle işkence altında sorgulanan polis memurlarına, tanıdıkları diğer eşcinsel memurların isimlerinin verilmesi yönünde de baskı uygulanıyor. Eşcinsel polis memurları, en ağır disiplin cezası uygulanarak birbiri ardına devlet memurluğundan çıkartıyor.' Medya: Yeni Akit Gazetesi Ödülü İMC TV muhabiri Michelle Demishevic verdi. 'Hormonlu’nun vazgeçilmezlerinden Yeni Akit Gazetesi, bu kez hakim karşısında kendini şu sözlerle savundu: “Eşcinsellik ve türevleri ruh hastalığıdır. Eşcinsellik ve türevlerinin normalleştirilmesine dair çalışmalar kabul edilemez. Bunun sağlıklı bir durum gibi gösterilmesi anayasada toplumun temeli olarak tanımlanan aileyi dinamitlemektedir.” Bu sözlerin ardından 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada hakim Yeni Akit’e “beraat” kararı verdi. Karar, Kaos GL Derneği tarafından temyize götürüldü.' Yaşam Alanları : Kızılay AVM 'Cumhurbaşkanı Gül’ün talimatı var, sizin türdeki insanları almıyoruz' açıklamasıyla 3 trans kadının girişini engellediler. Eğitim : Yeditepe Üniversitesi Ödülü Liseli LGBTİ'den Emre Demir verdi. 'Cinsel kimliğinden dolayı trans kadını kampüse almayan Yeditepe Üniversitesi, LGBTİ araştırmaları yürütecek öğrenci klübünün başvurusunu “okulun ününe zarar vereceği” ve “okulda rahatsızlık yaratacağı” gerekçesiyle geri çevirdi. Üniversite yönetimi, sinema klübünün göstermek istediği filmlerin içinden LGBTİ içerikli olanları ayıklıyor ve sansürlüyor.' Eğlence Dünyası: Okan Bayülgen Ödülü oyuncu Ayta Sözeri verdi. 'Çocuklara yönelik cinsel taciz üzerine konuşulan programda, erkek çocuklarının genelevler olmadığı için birbirleriyle cinsel ilişkiye girdiklerini ve bu sebeple eşcinselliğin arttığını söyleyen Bayülgen, sadece homofobiden değil, “konuşmazsa ölecek” hastalığından da muzdarip.' Spor: Mateja Kazman 'Fenerbahçe’nin eski futbolcusu Mateja Kezman, Amsterdam Pride’a futbolcuların destek vermesi üzerine homofobik açıklamalarda bulundu. Sırbistan’ın FK Vojvodina takımında sportif direktörlük yapan Kezman, eşcinselliğin bir hastalık olduğunu ve teşvik edilmemesi gerektiğini söyledi.' Beynelmilel: Rusya “Eşcinselliğin proragandası”nı geçtiğimiz Temmuz ayında çıkarılan bir yasayla yasaklayan Rusya, LGBTİ bireylerin örgütlenme haklarını ellerinden alırken, nefret suçlarının artmasına sebep oluyor. Vladimir Putin ise tüm Avrupa’ya kendi yolunu takip etmeye davet ediyor.'
Reklam
Aziz Yıldırım İçin 11 Soruda 'Yeniden Yargılama'
Futbolda şike davasının hükümlülerinden Aziz Yıldırım ile birlikte altı sanığın, Eski Giresunspor Başkanı Olgun Peker, Fenerbahçe yöneticisi İlhan Ekşioğlu, menajer Abdullah Başak, Eski Sivasspor yöneticisi Ahmet Çelebi ve Selim Kımıl yeniden yargılanmasına karar verildi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen bu karar ile birlikte bu altı hükümlünün infazı da (tutuklanma işlemi) durduruldu. Yeniden yargılamaya karar veren mahkeme, bundan sonra ne yapacak? Yeni yargılama süreci nasıl yürüyecek? Sportif cezalar bu gelişmeden etkilenecek mi? Al Jazeera, bu süreci en merak edilen sorularla cevapladı. 1- İlk olarak mahkeme bu kararı kimlere tebliğ (bildirecek) edecek? İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bu kararını sanıklar dahil tüm Türkiye medya aracılığıyla öğrendi. Ancak yasalar gereği kararın Aziz Yıldırım ile diğer beş sanık ve davanın müdahili (katılan) Trabzonspor’a bildirilmesi gerekiyor. Resmi yazı ile birlikte karar, bu isimlerin adreslerine gönderilecek. 2- Mahkemenin bu kararı kesin mi? İtiraz hakkı var mı? Mahkemenin bu kararı henüz kesinleşmedi. Bu kararın taraflara tebliğ edilmesinden sonra itiraz süreci başlıyor. İtiraz süresi ise kararın taraflara ulaşmasının ardından yedi gün. Tarafların yedi gün içinde mahkemenin kararına itiraz etmesi gerekiyor. İtiraz süresi dolduktan sonra itiraz hakkı ortadan kalkıyor. İtirazları, bir üst mahkeme olan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi değerlendirip, karara bağlıyor. Karara Trabzonspor adına avukatlarının itiraz edeceği açıklandı. 3- Mahkemenin önünde hangi seçenekler var? “Aziz Yıldırım’ın durumu yargılamanın sonucunda netleşecek. Beraat kararı verilirse Yıldırım ve diğer sanıklar haklarındaki iddialardan aklanmış olacak. Ancak mahkemenin eski kararın aynısını vermesi halinde Aziz Yıldırım yeniden cezaevine girecek. ”İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararının kesinleşmesinin ardından mahkeme ilk olarak şike davası dosyasını detaylı bir şekilde inceleyecek. İncelemelerin ardından mahkemenin önünde iki seçenek bulunuyor. a- Dosya üzerinden karar vermek Mahkemenin önündeki birinci seçenek yeniden yargılama sürecini dosya üzerinden yapmak. Mahkeme, dava dosyasını incelemesinin ardından Aziz Yıldırım ile birlikte 5 sanığın taleplerinin bulunduğu dosya hakkında yine dosyanın içeriğini inceleyerek duruşma açmadan karar verir. Bu kapsamda Trabzonspor da mahkemeye itirazlarını içeren taleplerini sunabilir. Mahkeme vardığı kararı taraflara bildirirek dosyayı kapatır. b- Yeniden duruşma yaparak karar vermek Eğer mahkeme duruşma yapmaya karar verirse önce duruşmanın ne zaman yapılacağını belirleyecek. Böyle bir karar alınırsa, adli tatil sonrası yani en erken Eylül ayında dava yeniden başlayabilecek. Bu karar, taraflara tebliğ edilerek duruşmalara gelmeleri istenecek. Sanıklar dinlenecek, sanıkların talepleri (tanık dinleme vs.) yerine getirilecek. Trabzonspor’un talepleri alınacak. Duruşma savcısı sanıkların lehine ve aleyhine delilleri toplayacak. Savunmaların ve tanıkların dinlenmesinin ardından ceza veya beraat istenilecek. Savcının görüşünü vermesinin ardından sanıklara son sözleri sorulacak. Son sözlerinin ardından mahkeme kararını açıklayacak. 4- Yeniden duruşma yapılma kararı davanın en baştan başlaması anlamına mı gelir? Hayır. Duruşma yapılma kararı, davanın sıfırdan başlayacağı anlamına gelmez. Yerel mahkeme Yargıtay'ın onadığı bir kararı tamamen ortadan kaldıramaz, değiştiremez. CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) 311/1-e maddesine göre, yeni bir delil veya olgu ortaya çıktıysa ve bu sanığın cezasının indirimine neden olabilecek bir sonuç doğuruyorsa bunu değerlendirebilir. Sadece yeniden yargılamaya esas alınan husus yargılamanın konusu yapılır. 5- Aziz Yıldırım'ın Anayaya Mahkemesi'ne de yapmış olduğu hak ihlali kaynaklı bireysel başvurusunun bu sürece etkisi olabilir mi? 14- Ağır Ceza Mahkemesi'nin yapılan itirazları incelemesi süresi içerisinde (3 haftayı bulması bekleniyor) Anayasa Mahkemesi'nden konuyla ilgili karar çıkması bu konuda verilecek kararı etkileyebilir. Zira Anayasa Mahkemesi, 'burada hak ihlali yok, deliller hukuka uygun' kararı vermesi halinde, 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararıyla çelişecektir. Anayasa Mahkemesi de 13. Ağır Ceza Mahkemesi gibi bir sonuca ulaşırsa, davanın yeniden görülmesi önünde hiç bir engel kalmayacaktır. 6- Mahkeme eski kararı tekralayabilir mi? “Yeniden yargılamanın yapılması sonunda, sanıklar beraat ederse UEFA'ya konunun taşınması mümkün. Bu karar, bir beraat kararı anlamına gelmediğinden şu an için UEFA sürecine etkisi bulunmuyor. ” Evet. Mahkeme Aziz Yıldırım ve diğer sanıklar hakkında daha önce 'İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği karar doğrudur' diyerek bu kararın aynısını verebilir. 7- Mahkeme başka bir karar verebilir mi? Bu sorunun da cevabı da evet. Mahkeme, sanıkların suçsuz olduğuna kanaat getirerek beraat kararı da verebilir. Mahkeme ne beraat ne de eski kararın aynısını vermek zorunda değil. Yeniden yargılama sonucu heyet, yeni ve farklı cezalar verebilir. 8- Aziz Yıldırım'ın cezaevine tekrar girme ihtimali var mı? Yasalara göre bu ihtimal her zaman var. Ancak infazın durdurulma kararını (bir üye hakim tutuklansın demesine rağmen) veren mahkemenin, Yıldırım hakkında yargılama sürecinde tutuklama vermesi düşük bir ihtimal. 9- Aziz Yıldırım ve diğer sanıkların durumu ne zaman netlik kazanacak? Aziz Yıldırım ve diğer sanıkların durumu yargılamanın sonucunda netleşecek. Beraat kararı verilirse, Yıldırım ve diğer sanıklar haklarındaki iddialardan aklanmış olacak. Ancak mahkemenin eski kararın aynısını vermesi halinde Aziz Yıldırım yeniden cezaevine girecek. Mahkeme, daha az ceza vermesi halinde de Yıldırım’ın daha önceki yatttığı süre (bir yıl) değerlendirilecek. Yıldırım’ın yeni aldığı ceza, infaz kanuna göre yattığı süreyi karşılıyorsa cezaevine girmeyecek, karşılamıyorsa belli bir süre daha cezaevinde yatmak zorunda kalacak. Mahkeme Yıldırım’a ceza vermesi halinde tutuklama için Yargıtay’ın da kararını bekleyebilir. 10- Yeni verilecek karar da Yargıtay’a gidecek mi? Mahkeme öncelikle dava sonunda açıklayacağı kararın gerekçelerini yazacak. Gerekçeli karar taraflara tebliğ edilecek. Tarafların görüşlerinin alınmasının ardından karar Yargıtay’a gönderilecek. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın görüşünün alınmasının ardından dosya, Yargıtay’ın ilgili dairesine gönderilecek. Davanın son sözünü Yargıtay söyleyecek. 11- UEFA ve CAS sürecine yeniden yargılama kararı nasıl yansıyabilir? Yeniden yargılamanın yapılması sonunda, sanıklar beraat ederse UEFA'ya konunun taşınması mümkün. Bu karar, bir beraat kararı anlamına gelmediğinden şu an için UEFA sürecine etkisi bulunmuyor. Beraat kararı çıkması durumunda da UEFA, 'bu karar beni bağlamaz' şeklinde görüş bildirebilir. Çünkü UEFA disiplin talimatında, devlet mahkemelerinin yargılamalarını dikkate alsa dahi, bunların sonuçlarının kendisi açısından bağlayıcılığının bulunmadığına dair hüküm bulunmakta. UEFA'nın kararı değişmeden, Uluslararası Tahkim Mahkemesi CAS'a konu taşınamaz. Fenerbahçe, İsviçre Federal Mahkemesi'ne yaptığı başvuru ile ilgili sonucu Temmuz başında bekliyor. UEFA da şike süreci kapsamında gelen itirazlarla ilgili 17 Temmuz'da bir değerlendirme toplantısı yapacağını açıklamıştı. Yeniden yargılama kararını, Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım'ın uluslararası kamouyunda iddia etmiş olduğu haklılık konusunda bir dayanak olarak kullanma imkanına kavuşuyor. FENERBAHÇE'DEN ŞAMPİYONLAR LİGİ ATAĞI Fenerbahçe, UEFA'nın 'men' cezasına itiraz için İsviçre Federal Mahkemesi'ne başvurmuş, “Yürütmeyi durdur” demişti. Şimdi eli daha da güçlendi. Hedef kararı yetiştirmek, bu sezon Şampiyonlar Ligi'ne gitmek. Mahkemenin kararı, Fenerbahçe’nin elini UEFA ve İsviçre Federal Mahkemesi’nde de çok güçlendirecek. Federal Mahkeme’deki UEFA kararlarına itiraz dosyasına yeniden yargılama ile ilgili sıcak gelişmeler de eklenecek. “Bu mahkemenin sonu beklenmeli” başvurusu yapılacak ve somut istekler aktarılacak. Sarı- Lacivertliler 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını masaya koyup UEFA’nın verdiği ve bu sezonu da kapsayan ‘Avrupa’dan men’ cezasında yürütmeyi durdurmaya çalışacak. Yani şampiyon bitirdiği geçtiğimiz sezon doğrultusunda Şampiyonlar Ligi yolunu açmak için mücadele edecek. REKOR TAZMİNAT İSTENECEK Fenerbahçe, yeniden yargılama sürecinden istediği sonucu alırsa o zaman yeni bir süreç daha başlayacak. Sarı-Lacivertli yöneticilerin, “Bize zaman verin, bu dava yeniden görülecek” ifadelerine kayıtsız kalan ve başından bu yana ‘polis fezlekesi’ ile kararlar veren UEFA’ya tarihi bir tazminat davası açılacak.Al Jazeera | sondakika.com
'9 Yılımızı 3 Dakikada Sildiler'
DE Souza ailesi... Bu ismi duyduğunuzda pek çoğunuzun yüzünde bir tebessüm oluştuğunu tahmin etmek zor değil. Çok uzaklardan gelip ülkemize, şehrimize, kalbimize yerleşiverdiler. Hem de en güzel en özel yerine. Çok sevdiler çok sevildiler... TANIŞMAMIZDAN yıllar sonra haklarında bu satırları yazacağımı tahmin etmem söz konusu değildi elbette. Ama bu tatlı ailenin her bir ferdi, acısı tatlısıyla geçen günler aylar yıllar içinde hayatımdaki en özel insanlar arasında değişmez bir yere sahip oldu. Vedaları bir kat daha derinden etkiledi beni o yüzden. Birkaç kez ziyaretlerine gitmiş olsam da 20 ay aradan sonra yeniden İstanbul’a geleceklerini duyduğumda da bir kat daha fazla sevinen oldum tabii ki. 10 gün boyunca yedik, içtik, gezdik, hasret giderdik... BU süreçte bir şey dikkatimi çekti. Alex’i bu kadar aradan sonra İstanbul’da gören herkes ‘en çok neyi özledin kaptan’ diye soruyordu. Onunla daha önce yaptığım röportajda bunun yanıtını almıştım. Hiç düşünmeden 'Kadıköy' demişti. PEKİ eşiyle birlikte yıllarını burada geçiren, çocuklarını burada büyüten, Daiane en çok neyi özlemişti? Çok başarılı bir erkeğin arasındaki güçlü bir kadın olarak o Türkiye’ye gelmeye karar verdikleri ilk günden, gözyaşlarıyla ayrıldıkları son ana kadar neler yaşamış neler hissetmişti? Israrlarımı geri çevirmeyen sevgili Daiane, Şampiy10 okurları için sorduğum tüm sorulara içtenlikle cevap verdi. İşte keyifle okuyacağınızı düşündüğüm o söyleşi... Alex’in F.Bahçe’den ayrılış sürecindeki hislerini biliyorum. İnsanlar da hep sordular ona. Çok zordu evet onun için. Peki sen neler yaşadın? 'AİLEMİZ için de benim için de çok kötü bir süreçti. Şuradan başlamak lazım. Bir gün Türkiye’den ayrılacağımızı tabii ki biliyorduk. Ama bu şekilde ayrılacağımızı hiç ama hiç aklımızdan geçirmemiştik. Alex’in bir süre daha burada oynayıp futbolu burada bırakacağını düşünüyorduk. hayatımızın da bir bölümünü buraya yerleşmek olarak planlamayı düşünüyorduk ve bu yüzden ayrılıktan aylar önce de satın almak için bir ev arayışındaydık. Fakat sonra kulüple ilişkilerde sorunlar baş göstermeye başladı ve ev satın alma planını durdurduk. O gün Maria okula gitti, ben de spor salonuna. Spor salonunda televizyonlar var ve son dakika haber olarak gördüm Alex’in kadro dışı kaldığını. O zaman hissettim ayrılık zamanı geldi diye. Sonrasında da diğer detayları öğrendim. Samandıra’da çalışamayacağını, eğer antrenman yapmak istiyorsa Dereağzı’nda A2 takımla çalışması gerektiği gibi... Hepimiz için büyük şok oldu. Ve gelişmeleri merak ediyordum. BUNUN antrenörün (Aykut Kocaman) kararı olması sebebiyle başkanla görüşmeye gitmiş ve bana mesaj gönderdi. Şu an başkanla görüşmeye girdim diye. O mesajdan 3 dakika sonra da ‘bitti’ diye mesaj gönderdi. İnanamadım. Aslında hissediyordum olumsuz bir sonuç çıkacağını ama bu kadar çabuk olmasına şaşırdım. 9 yılımız 3 dakikada bitti. ALEX de biz de hem hocanın hem başkanın kararına saygı duyduk. Ama burada kalıp A2 takımla çalışmak istememesi de Alex’in kararı ve onu da o zaman da şimdi de bu kararında haklı buluyorum. Sonra küçük kızımı okuldan alıp eve geldim Maria da okul çıkışı eve geldi. Evde çalışan insanlar, biz durmaksızın ağlıyorduk. Çocuklara ayrılacağımızı anlatmaya çalıştık ama başta pek anlayamadılar. Aslında ben de pek anladım diyemem.” “KARARI?öğrendikten sonra bir şeyler yemek için sitenin önündeki bir restorana gittik. Güvenlik geldi ve bize insanların siteye giriş yaptığını söyledi. Sonra çok sayıda insan geldi Alex’in ayrılacağı haberini duyan. Eve döndük ve takip eden günler boyunca takım fark etmeksizin pek çok insan evimizin önünde bahçemizin içindeydi. 'Gitme' sesleri vardı. Sabaha kadar bekleyen, tezahürat yapan, meşaleler yakan insanlar vardı. FELIPE pek anlamıyordu ama kızlar neler olduğunu sorup duruyordu. Bir ara korktuklarını hatırlıyorum. 'Babanızı sevdikleri için, buradan ayrılmamızı istemedikleri için geldiler' diye onlara açıklama yapmaya çalışıyordum. Çünkü uyumak mümkün olmuyordu o günlerde. Günler hep böyle devam ediyordu daha fazla sayıda insan geliyor, evin önünde güvenlikler bekliyor haldeydi.” ‘Tam Türkçe konuşurken ayrıldık’ 'BURAYA geldiğimizde bizi en çok zorlayan şey dildi açıkçası. En kısa sürede öğrenmemiz gerek diye düşünüyorduk ama insanlar İngilizce öğrenmemizin daha iyi olacağını ve daha sonra da kullanacağımızı söyleyince İngilizce'ye yöneldik. Çünkü geldiğimiz zaman bu kadar uzun süre Türkiye’de kalacağımızı tahmin etmiyorduk. Sonra takıma pek çok Brezilyalı oyuncu geldi ve zaten Brezilya takımı gibi oldu. Türkçe öğrenmekte çok geç kaldık. Zaman geçtikçe kendimizi daha çok buraya ait hissetmeye başladık ve az olan Türkçemiz'i geliştirmeye karar verdik. Sonra arkadaşlarımızın da yardımıyla iyiye gitmeye başladı Türkçemiz. Fakat tam konuşuyor hale geldik kısa süre sonra ayrıldık.' 'Felipe stadı görünce 'BABAM MAÇ' dedi, o sahneyi unutamam' 'MARIA uçakta çok fazla ağladı ve sakinleştirmeye çalışırken pilot 'Size son bir İstanbul turu yaptıracağım' dedi. Bizi Boğaz'ın ve stadın üzerinden geçirdi. O akşam Şükrü Saracoğlu Stadı'nda maç oynandığı için (Türkiye-Romanya maçı) ışıklar yanıyordu. FELIPE çok az konuşabiliyordu o zamanlar ve stadı görünce 'Babam maç' dedi. O sahneyi asla ama asla unutamam. Çok üzüntülü ve duygulu bir seyahat oldu.' 'Felipe bir tek stadı hatırladı' 'AYRILDIĞIMIZDA Felipe çok küçüktü. Çok şey hatırlamıyor. Şimdi geldiğimizde sadece doktorunu ve stadı hatırladı. Çünkü futbol aşığı bir çocuk ve hemen hemen her gün babasının gollerini izliyor. Marşları da oradan ezberledi melodilerini mırıldanıyor.” Brezilya’ya döndükten sonra neler yaşadın? “ORADAKİ hayata adapte olmak çok zordu. Çünkü artık neredeyse Curitiba’da nasıl yaşandığını unutmuş haldeydik. Ben Curitiba’dan ayrıldıgımda 16 yaşındaydım. Herşeyi yeniden öğreniyormuş gibiydi başlarda. Ailemiz arkadaşlarımız çok sevindi ama biz aylarca atlatamadık üzüntümüzü. Hatta ailem 'Neden hâlâ üzüntü duyuyorsun biz burdayız artık beraberiz' diye bana sitem bile etti. ANCAK Alex bu zorlu periyodun ardından tekrar antrenmanlara başladı, çok üzgün de olsa normal hayata en kısa sürede dönmek zorundaydı. Bize üzüntüsünü göstermemeye çalışıyordu ve kariyeri önceliğimiz olduğu için üzüntüyü belli etmemeye çalıştım hep. Ama çocuklar... Özellikle de kızlar ve benim için çok zordu. Uzun bir süre yastaydım. TV’de İstanbul'la ilgili haberler ara sıra veriyordu, onlara bile bakamıyordum. BU?zamana kadar gelme planı da yapmadık. Çünkü kendimizi hazır hissetmedik. Şimdi elbette hayatımız normal döndü. Şu an mutluyuz, hayatımız düzende, çocuklar mutlu. Herşey yolunda.' ‘En çok ezan sesini özledim’ Herkes Alex'e 'en çok neyi özledin?' diye soruyor. Peki sen neyi özledin? Boğazdan başka... 'BELKİ buna inanmakta zorlanacak insanlar ama sen beni iyi tanıyorsun ve bu detayı biliyorsun. Ben hep sabaha karşı uyurum. Burada yaşadığımız süre boyunca da hemen hemen her gün benim uyuma saatim ezandan sonraya denk gelir. Artık rutin gibi olmuştu ezan sonrası uyumak. Hiçbir kelimesini anlamama rağmen o melodi bana çok huzurlu gelir hep çok güven verici olduğunu düşünürüm. Ve en önemlisi Türkiye'de olduğunuzu belki de en çok hissettiren şeydir. O yüzden de en çok özlediğim şeyler arasında ilk sıralarda.' 'İstanbul'a çok hızlı adapte olduk' 'HAKAN Bilal Kutlualp, transfer görüşmeleri için Brezilya'ya geldiğinde bize Türkiye’yi, İstanbul’daki yaşamı anlatmaya çalışıyordu sürekli. Hatta İstanbul’un, New York’tan da Barcelona’dan da daha güzel bir şehir olduğunu söylemişti. 'Bizimle alay ediyor' diye aklımdan geçirdiğimi hatırlıyorum çünkü buraya gelmeden önce buradaki yaşamdan haberimiz yoktu. Uzun süren görüşmeler sonrası F.Bahçe'yle anlaştı Alex ve taşınmaya karar verdik. İlk adaptasyon sürecini atlattıktan sonra da hızlıca buradaki yaşama alıştık.' ‘Kadıköy'e derbiyle geri döneceğiz’ 'EVET istiyoruz. Sezon başladığında fikstüre bakıp Kadıköy'deki G.Saray derbisine denk getirmek istiyoruz bir sonraki gelişimizi. Çok yakın arkadaşlarımız var futbol tutkunu olan Brezilya'da ve onlar da çok izlemek istiyorlar. Birlikte gelmeyi planlıyoruz. Tabii maçın ligin ikinci yarısında oynanması durumunda ancak izleyebiliriz. Umarım denk gelir.' nİstanbul'a dönmenizi bekliyor herkes... 'ALEX pek çok takımda oynadı. Mutlu olduğu da oldu, mutsuz olduğu da. Genelde şöyle bir düşünce vardır. Avrupa’da oynamanın daha önemli olduğu düşünülür. Esasında ben de en başta Türkiye’ye gelmekle alakalı tedirginlikler hissettim. Fakat her şeyin bir nedeni olduğuna inanıyorum. Ben buraya geldikten ve tüm o güzel zamanları geçirdikten sonra buna bir kez daha inandım ve tanrıya çok şükürler ettim. GİDERKEN de evet olumsuz bir nedenle gittik, üzücü bir ayrılık oldu ama bunun da bir nedeni olduğunu düşünüyorum. Belki şu an bilmiyoruz bu nedeni, henüz anlayacağımız zaman gelmedi ama elbette bir gün anlayacağız. Geri döneceğimize inanıyorum, bunu hissediyorum. Ne zaman ve ne için olacağını bilmesem de inancım bu. Alex’in burada onu sevenlerle özel bir bağı var ve bence bu hikaye henüz bitmedi.' 'Zamanla F.Bahçe'yle bağım daha da güçlendi' 'Alex’in oynadığı her takımda, o sahada olsun ya da olmasın o takımın bir parçası olarak hissedip takımı desteklemek için her koşulda maçlara gittim. Fakat F.Bahçe’de yıllar geçtikçe ben de artık kendimi daha fazla F.Bahçeli hissettim. Aksi mümkün değil çünkü Kadıköy harikaydı, taraftarlar, stat Her şey çok büyüleyiciydi ve zamanla bağım çok daha güçlü hale geldi.' 'Türkiye sevgimi vücuduma kazıdım' Türk bayrağı ve Boğaz Köprüsü dövmen var... Bunu herkes biliyor. Ne zaman yaptırdın ve buna nasıl karar verdin? '5 yıldan fazla oldu sanırım dövmeyi yaptıralı. Türkiye'yi çok seviyordum. Sonsuza kadar burada yaşayamayacağımızı biliyordum. Aklıma dövmeyi yaptırmak geldi. Çok sevdiğim bir yere dair özel bir sembol sonsuza kadar benimle olsun istediğim için yaptırdım. Benim için İstanbul Boğazı çok özel. En yoğun trafikte bile eğer köprüye yakınsam trafiği falan umursamazdım. Her seferinde ilk kez o köprüden geçiyormuşum gibi o manzaraya bakardım. Vücudumda çocuklarımın isimleri, Alex, İstanbul ve Türk Bayrağı dövmelerim var.' ‘Alex'in büyüklüğü ‘basit'likten geliyor' Dışarıdan bakınca Alex işinde başarılı ve ailesine bağlı bir baba. Fakat durum bu kadar normalken onu bu kadar sıra dışı yapan ne sence? BASİT olması bence. Basit şekilde yaşaması. Basit şeylerle mutlu olması. Eğer normalin dışında şeyler yapmaya kendinizi zorlarsanız hata yaparsınız. Hayatta en iyi şeyler hep basit şeylerin içindedir. Mutluluk basit şeylerin içindedir aslında. Eğer işiniz varsa siz bunu en iyi biçimde yapmaya çalışmalısınız. Aileniz varsa onlarla sevgi içinde normal bir yaşantı sürmelisiniz. İNSANLARIN bizi sevmesi çok mutluluk verici bir olay. Ama bizi sevmelerini sağlamak adına çaba sarfetmiyoruz. Olduğumuz gibiyiz ve bu şekilde bizi sevmiş ve seviyor olmaları çok güzel. Doğru olan da bu. Bizim için önemli olan Alex’in işinde mutlu olması ve ailesi olarak da onunla evimizde huzurlu olmak. MESELA Maria’nın maçta İstiklal marşı okuması çok konuşulmuştu. Maria burada okula gitti ve okulda diğer her çocuk gibi İstiklal Marşı’nı öğrendi. Her duyduğunda da herkes gibi o da söyledi. Yani son derece sıradan bir durum bu aslında. Burada yaşadığı için o da biliyor herkes gibi. Hatta biz Brezilya’ya dönene kadar Brezilya Milli Marşı’nı bilmiyordu.' ‘Heykeline gittiğimizde Alex çok duygulandı’ Alex heykelini ziyaret ettiniz, duygusal olmuştur eminim... 'EVET hepimiz için çok özeldi o ziyaret ama en çok da Alex için. Onu tanıyanlar bilir, çok yoğun duygu yaşadığında diyalog kurmaz pek. O gün de öyleydi. Nefes almakta zorlanacak kadar duygulandı ve arabaya gitti. Onun için anlamı çok büyük heykelin.' ‘Boğaz'ı içime çekince İstanbul'dayız dedim’ Tatil için geldiniz, neler hissettin? 'ASLINDA şu an sanki hiç ayrılmamışım, hep burdaymışım gibi hissediyorum. Araba kullanıyorum mesela her gün. Taksiye binmiyorum. Çünkü hâlâ bana burada yaşıyormuşum hissi veriyor. Birkaç gün sonra ayrılacağımızı düşündükçe yine üzülüyorum çok. Buraya geldik havalimanında yine ilgi vardı. Sonra araca bindik ve köprüyü geçerken şoförden yavaşlamasını istedim. Camı açtım, derin bir nefes aldıktan sonra telefonumu çıkarıp kayıt ettim. İstanbul'a geldiğimin gerçekliğini hissettiren şeydi.' ‘Kadıköy'e veda bile edemedik’ 'PEK çok insan biliyor belki o zamanları ama ben anlatmaya kelime bulamıyorum yaşanılan şeyleri. Alex kontratı fesih olduktan sonra aslında o kadar hızlıca ayrılmayı düşünmüyorduk fakat kalmaya devam ettiğimiz sürece bu durum devam edecek gibi görünüyordu. Ve Alex ‘gitmemiz gerek’ dedi ve Brezilya'ya döneceğimiz seyahat planını yaptıktan sonra bana ‘8 günümüz var’ dedi. Şok oldum. '8 yıllık hayatımı 8 günde nasıl toplayıp gideceğim' dedim. Hızlıca eşyalarımızı toplamaya çalıştık çok zordu. Her anlamda. Biz eşya paketlenirken insanlar bazen eve kadar giriyordu sarılıyorlardı, ağlıyorlardı. İnanması güçtü. Alex’e 'Lütfen bana bir tokat atar mısın? Tüm bunlar gerçek olamaz' dedim. Çünkü gerçek üstüydü yaşanan her şey. Onu sevdiklerini biliyordum ama bu kadarını hayâl edemezdim. DAHA sonra havalimanında asla unutulmayacak manzaralar, meşaleler, taraftarların oradaki yoğun ilgisiyle çok duygusal anlar yaşayarak uçağa bindik. Eğer normal şartlarda ayrılsaydık hem bizim için hem de insanlar için bu durum olağan olacaktı. F.Bahçe'ye veda edemeden, son maçı olduğunu bildiğimiz bir maç oynamadan. Sadece Alex için değil hepimiz ve herkes için beklenmedik ve sürpriz bir ayrılık olduğu için bu kadar üzüntü verici oldu.'Şampiy10
Reklam
Fenerbahçe'den Şampiyonluk Tişörtü
Fenerbahçe, Galatasaray'ın Beko Basketbol Ligi Play-Off Final Serisi'nde 7. maça çıkmaması sonrası yaptığı 'Asalet mecbur kılar' tişörtüne cevap olarak bir tişört çıkardı.Beko Basketbol Ligi'nde, Türkiye Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulunun kararıyla şampiyon ilan edilen Fenerbahçe Ülker'in şampiyonluk tişörtleri 26 Haziran Perşembe günü satışa çıkarılacak. Fenerbahçe Kulübü'nden yapılan açıklamada, 'Beko Basketbol Ligi'nde şampiyonluğunu ilan eden Fenerbahçe Ülker basketbol takımımızın elde etmiş olduğu şampiyonluk sonrası ortaya çıkan tablo karşısında Fenerium en güzel yanıtı 'Asalet 3,5' tişörtüyle veriyor. 'Asalet 3,5' tişörtleri bugünden başlayarak ön sipariş yöntemiyle www.fenerium.com.tr internet sitesinden, 26 Haziran Perşembe gününden itibaren de tüm Fenerium mağazalarından satın alınabilecek' denildi.stargazete.com
Google'da Son 6 Ayda ne Aradık?
Türkiye'deki internet kullanıcıları, son 6 ayda arama motoru Google'da en çok 'Facebook', ''Youtube', 'Google', 'sahibinden', 'e okul', 'Face', 'hotmail', 'haber', 'mynet' ve 'Milliyet' kelimelerini aradı. AA muhabirinin Google verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye genelinde 2014'te Google'da yapılan aramalarda en büyük yükseliş gösteren kelimeler, 'seçim sonuçları', 'dailymotion', 'izlesene', 'düğün dernek', 'eokul', yabancı dizi izle', 'med cezir', 'yandex' ve 'milli piyango' oldu. Ülke genelinde 'Sağlık' kategorisinde 'bursa' ilk sırayı alırken, bunu 'SGK' ve 'randevu' kelimeleri takip etti. Aynı kategoride en büyük çıkışı ise 'yeşil kahve', 'kızıl elma' , 'likeme', 'kalp ağrısı', ibrahim saraçoğlu' kelimeleri gösterdi. 'Seyahat' kategorisindeki aramalar incelendiğinde, 'THY' ilk sırada bulunurken, bunu 'uçak', 'istanbul', 'uçak bileti', 'Pegasus', 'bebek' ve 'anadolu' izledi. Söz konusu dönemde bu kategoride en büyük çıkışı gösteren aramalar ise 'hazelbebek' ve 'ebebek' oldu. Aynı dönemde dünya genelinde en çok 'Facebook', 'Youtube', 'Google', 'Hotmail', 'film', 'video', 'outlook', 'song', 'translation', kelimeleri aranırken, Google'da dünyada en çok yükselen aramalar 'aeat', 'game of thrones', 'e okul', 'iphone 6', 'www.facebook.com login', 'nba', 'milli piyango' şeklinde gerçekleşti. En çok 'Galatasaray' arandı 'Spor' kategorisi incelendiğinde, bu dönemde en çok aranan kelimeler sırasıyla, 'lig', 'Galatasaray' ve 'ligtv' olurken, bu alanda en çok çıkış gösteren aramalar 'chelsea-galatasaray maçı', 'chelsea galatasaray', 'ak parti', 'osm', 'chelsea' oldu. 'İnternet' kategorisinde 'Google', 'Twitter', 'Hotmail' ve 'MSN' aramalarda ilk sırada yer alırken, 'Gayrimenkul' alanında ise 'sahibinden', 'milliyet' ve 'emlak' sıralaması oluştu. Büyükşehirler ne aradı? İstanbul'daki internet kullanıcıları en çok 'Facebook', 'Youtube', 'Google'ı ararken, 'dailymotion', 'survivor' ve izlesene' kelimeleri en çok çıkış gösteren aramalarda ilk sıralara yerleşti. Ankaralı ve İzmirli internet kullanıcılarının aramalarında ise 'Facebook', 'Youtube', 'google' kelimeleri ilk sıralarda yer aldı.  Hangi ay ne arandı, en çok çıkışı ne yaptı?  Son dönemde Google'daki aramalar aylık periyotlar halinde ise şu şekilde gerçekleşti: - 1 Ocak-1 Şubat: 'Facebook', 'Youtube', 'google' en çok aranan kelimeler, 'arkadaşım hoşgeldin', 'recep ivedik 4', 'takdir teşekkür hesaplama' en çok çıkış yapanlar. 1 Şubat-1 Mart: 'Facebook', 'Youtube', 'google' en çok arananlar, 'seçim sonuçları', 'survivor', 'recep ivedik 4' en çok çıkış yapanlar. 1 Mart-1 Nisan: 'Facebook', 'Youtube', 'Face' en çok arananlar, 'seçim sonuçları', 'dailymotion', 'izlesene', en çok çıkış yapanlar. 1 Nisan-1 Mayıs: 'Facebook', 'Youtube', 'e-okul' en çok arananlar, 'soma', 'izlesene com', 'dailymotion' en çok çıkış yapanlar. 1 Mayıs-1 Haziran: 'Facebook', 'Youtube', 'e-okul' en çok arananlar,  'soma', 'takdir teşekkür hesaplama', 'anneler günü' en çok çıkış yapanlar. 1 Haziran-17 Haziran: 'Facebook', 'Youtube', 'e okul' en çok arananlar, 'berat kandili', 'takdir teşekkür hesaplama', 'eokul' en çok çıkış yapanlar. Haber, görseller ve YouTube'da neler aradık? Google'ın istatistiklerinde 'Haber' kategorisinde 'facebook', 'galatasaray', 'fenerbahçe' en çok aranan kelimeler olurken, bu alanda 'seçim sonuçları, 'soma' ve 'milli piyango' en büyük çıkışı gerçekleştiren kelimeler oldu. 'Görseller'de 'facebook', 'bebek' ve 'siyah' aramalarda ilk sırayı alırken, 'serenay aktaş', 'soma' ve 'soma maden' en çok çıkış gösteren aramalar oldu. Türkiye'de bu dönemde 'YouTube'da '2014', 'Ahmet Kaya' ve 'Sıla' en çok aranan kelimeler sıralamasını oluştururken, 'arkadaşım hoşgeldin', '2014' ve 'oğuzhan koç' en çok çıkış gösterenler oldu AA
Galatasaray'ın Torbası Belli Oldu
Yeni sezonda da Şampiyonlar Ligi'nde mücadele edecek olan Galatasaray'ın, kura çekimine hangi torbadan katılacağı kesinleşti.UEFA'dan aldığı men cezası nedeniyle Avrupa'ya gidemeyen şampiyon Fenerbahçe'nin yerine Şampiyonlar Ligi'nde boy gösterecek olan Galatasaray, 28 Ağustos'ta gerçekleştirilecek olan grup kura çekimine 3. torbadan katılacak. 55.340 takım puanına sahip olan sarı kırmızılılar, 3. torbanın son takımı olarak Monaco'da gerçekleştirilecek olan kura çekimindeki yerini alacak. Direkt olarak Şampiyonlar Ligi'nde mücadele edecek olan Cimbom, şu ana kadar gruplara kalması kesinleşen 22 takım arasında 19. sırada yer alıyor. Şampiyonlar Ligi'ndeki grup kura çekimine katılacak takımların torbaları şöyle: 1. TORBA Real Madrid 161.542 Barcelona 157.542 Bayern München 154.328 Chelsea 140.949 Benfica 129.459 Atletico Madrid 119.542 Arsenal 112.949 (play-off oynayacak) Porto 105.459 (play-off oynayacak) 2. TORBA Schalke 95.328 Borussia Dortmund 82.328 Juventus 80.387 Paris Saint-Germain 80.300 Shakhtar Donetsk 78.193 FC Basel 75.645 Zenit St. Petersburg 73.899 (play-off oynayacak) Manchester City 72.949 3. TORBA Bayer Leverkusen 70.328 (play-off oynayacak) Olympiakos 67.720 CSKA Moscow 66.899 Ajax 61.862 Napoli 61.387 (play-off oynayacak) Liverpool 58.949 Sporting Lisbon 58.459 Galatasaray 55.3404 TORBA Anderlecht 50.260 Salzburg 46.185 (play-off oynayacak) Roma 39.887 Steaua Bucuresti 39.451 (play-off oynayacak) APOEL Nicosia 37.650 (play-off oynayacak) Celtic 36.813 (play-off oynayacak) BATE Borisov 33.725 (play-off oynayacak) Monaco 11.300 (Goal.com)
Reklam
Osmanlı İmparatorluğu En Geniş Haliyle Hala Ayakta Olsaydı, Dünya Kupasına Hangi Kadro ile Katılırdı?
etiket
Malum bu aralar spor programlarında 'Yugoslavya dağılmasaydı şöyle güzel bir takım olurdu', 'Sovyetler dağılmasaydı böyle güçlü bir takım olurdu' muhabbetleri pek bir revaçta. Onu bunu geçtik de Osmanlı İmparatorluğu, o en büyük topraklarıyla ve doğal sınırlarına ulaşmış haliyle bugün ayakta olsaydı ne olurdu, onu hiç düşündünüz mü? Biz düşündük ve geniş bir kadro yarattık. Ve bu kadro emin olun Dünya Kupası'nın en büyük favorilerinden biri olurdu. Takımın yaş ortalaması: 26.5 Değeri ise: 361 Miyon Euro Not: Hırvatistan, Fas ve Ukrayna'yı; Osmanlı buraları tam olarak fethedemediği için listeye almadım. İşte o kadro: 
Ergin Ataman Basın Açıklaması (Küfür İçerir)
Galatasaray Liv Hospital Başantrenörü Ergin Ataman, Beko Basketbol Ligi play-off final serisi 5. maçında Fenerbahçe Ülker'e 76-63 yenildikleri maçtan sonra yaptığı açıklamada çarpıcı bir iddiada bulundu. Ataman, Fenerbahçe Kulübü Genel Sekreteri ve Basın Sözcüsü Mahmut Uslu'nun pantolonunu indirip kendisine küfrettiğini söyledi.Ergin Ataman, Milli takımdaki görevini gururla yapacağını söyleyerek, şöyle devam etti: “Türküm, ve Türk Milli takım başantrenörlüğünü hiçbir şartım olmadan kayıtsız şartsız ülkeme milletime hizmet etmek için kabul etmiş durumdayım. Avrupa’da ve Türkiye’de sayısız başarım var. Kendimle de yaptıklarımdan da Türk milli takımını çalıştırmaktan da gurur duyuyorum.” diyerek sözlerini bitirdi.
Ergin Ataman: "Mahmut Uslu Bana Küfür Etti"
Ergin Ataman, Fenerbahçe Ülker'e kaybettikleri maçın ardından olay yaratacak bir iddia ortaya attı ve gerekli hukuksal mücadeleyi vereceklerini belirtti.İşte Ergin Ataman'ın açıklamaları; ''Öncelikle Fenerbahçeli oyuncuları kutluyorum. Hücum düzenimizi bozmayı başardılar ve hücumda düşük yüzdeyle oynadık. Bizi top kayıplarına zorladılar. Maç onların istediği şekilde gelişti. İkinci devre öncesinde soyunma odasında konuştuk. Hücumumuzu istediğimiz şekle getirdik'' ''Mahmut Uslu bana...'' ''Teknik faul aldığımda hakeme küfür etmedim. Küfür benim tarzım değil. Yaklaşık 16-17 yıldır baş antrenörlük yapıyorum, hiçbir hakeme küfür etmedim. Sahada basketbol oynamaya elverişli bir ortam yoktu. Maçın birinci dakiakasından itibaren ana, avrat, kardeş, çoluk, çocuk kalmadı. Beni en çok üzen şey Mahmut Uslu'nun pantolonumu tutarak 'Seni s...m' demesi oldu. Bu konuyla ilgili gerekli hukuki girişimlerde bulunacağız'' ''Yine söylüyorum, şampiyon olacağız'' ''Bugüne kadar hem Türk hem Avrupa takımlarıyla sayısız başarı kazandım. Yaptıklarımla gurur duyuyorum. Seride 3-2 gerideyiz ama yine söylüyorum önce 3-3 yapıp sonra şampiyon olacağız. Fenerbahçe Ülker'de geçmişte ve şimdi Milli Takımda birlikte çalıştığım oyuncular var. Hepsini gözlerinden öperim'' diyerek açıklamalarına son verdi.Eurosport
Reklam
'Türkiye'ye Şikeyi Sokan Galatasaray'dır'
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ile Fenerbahçe Genel Sekreteri Mahmut Uslu, Abdi İpekçi Spor Salonu'nda oynanan Galatasaray Liv Hospital-Fenerbahçe Ülker maçında yaşanan tribün olayları sonrası basın toplantısı düzenledi. Derbide yaşanan olaylar ve küfürlerle ilgili televizyon görüntüleri izletildikten sonra Başkan Yıldırım konuştu: 'Basketbolda yaşananlar ile ilgili basın toplantısı düzenliyoruz. Oğuz Savaş'ın annesine Allah'tan rahmet diliyorum. Türk basketbolundaki gerçekleri ortaya koymak istiyoruz. Burada amacımız onlar bunu yaptı, biz bunu yaptık değil. Tamamen basketbolu seven, basketbolla ilgilenen bir seyirci topluluğu oluşturduk. Türkiye'de sorunun tek sebebi seyirci değil. Hakemlerin durumu, sporcuların durumu, yöneticilerin durumu ve basının sorumluluğunun altında toplamalıyız. Biraz önce arkadaşlar gösterdiler. '18 defa camiamıza ve sporcularımıza küfür edilmiştir' 18 defa küfür edilmiştir. Bu küfürler camiamıza, sporcularımıza edilmiştir. Galatasaraylı taraftarlar 'Şike, şike' diye bağırdılar. Bizde Ergin Ataman 'Doping yapsana' diye bağırıldığında ilk anons yapılmıştır. İsteğimiz bize uygulanan kuralların diğer takımlara da uygulanması. 16 bin kişi salona gelmiş. 4 bin kişi fazladan salona alıyorlar. Siz basket maçında 16 bin kişiyi kontrolsüz şekilde sahanın içine doldurulmuştur. Oyuncularımıza, yöneticilerimize küfürler edilmiştir. Savcıların suç duyurusunda bulunması lazım. Sorumluları savcının çözmesi lazım. Dünyanın en önemli antrenörünü getirdik. Hem Fenerbahçe'yi hem Milli Takım'ı çalıştırmak olmaz. Obradovic Fenerbahçe'yi seçti. Obradovic 'Basketbolu ileriye götürmeye geldim. Savaşmaya gelmedim. Bizim amacımız basketbolu sevdirmek' dedi. Bunları iyi düşünmek lazım. Ergin Ataman milli takım antrenörü artık. Galatasaray'ın antrenörü değil. Bütün oyuncuları kucaklaması lazım. Fenerbahçeli sporcuların yüzüne nasıl bakacak? Aklı başında olması gereken Ergin Ataman maalesef hadiselerin ortasında yer almıştır. 'Basketbol hakemleri miadını doldurmuştur' Basketbol hakemleri miadını doldurmuşlardır. Genç hakemler basketbolun içine girmesi gerekir. Rakibimizi iki maçta en iyi şekilde ağırladık. Hepimizin dürüst olması lazım, açık olması lazım. Bizim hedeflerimiz iyi oyuncular, iyi koçlar getirerek Avrupa'da başarılı olmak. Bu da belli oyunlarla olmaz. Basına çok önemli görevler düşüyor. 'Ergin Ataman bütün köşe yazarlarını arıyor' Lig TV'de yorum yaparken yorumcular tarafsız olmalı. Herkes kendi düşüncesini kendi görüşünü tarafsız anlatmalı. Maalesef böyle bir şey yok. Birisi hangi takımda oynamışsa onun hakkında yorum yapıyor. Bunlar yanlış. Biz şampiyon olacağız. Biz hocamıza ve bu takıma güveniyoruz. Ergin Ataman bütün köşe yazarlarını telefonla arıyor. Ama Obradovic kimseyi aramıyor, sadece görevini yapıyor. Maçın neticesinde Galatasaray yenmiştir, ama şu olaylar da olmuştur denilmelidir. Taraftarlar kötü şeyler yaptılar diyebilmelisiniz. Aksi halde istemediğimiz olaylar olur. Hep bunları durdurmaya çalışıyoruz. Küfürle mücadele ediyoruz. Diğer kulüplerin de mücadele etmesi lazım. 'Türkiye'ye şikeye sokan Galatasaray Kulübü'dür' 'Şike var' diye bağırıyorsunuz ama Türkiye'ye şikeyi sokan Galatasaray Kulübü'dür. 6-0'lar, 8-0'lar... Neler götürdüklerini, çantaların nereye gittiklerini Ahmet Çakar söylüyor, ben söylemiyorum. Beşiktaş'ın yabancı oyuncusunu ayarttıkları ortaya çıkmıştır. Şunu söylüyorum Fenerbahçe bu şike davasından aklanacaktır. Bize şikeyi öğretenlerin biraz utanması lazım.' Uslu: 'Savcılığa suç duyurusunda bulundum' Mahmut Uslu ise şöyle konuştu: 'Ben savcılığa bana yapılan küfürlerden dolayı savcılığa suç duyurusunda bulundum. Belki bir ders alınır, Galatasaray-Fenerbahçe Ülker maçında bunlar yapılmaz dedim, ama bunlar Avrupalı oldukları için bunlar el hareketlerini modernleştirerek çok ayıp şeyler yapıyorlar. Bu insanlar neden tekrar bir sorgulamaya çekilmez ben merak ediyorum. Yasa çok açık.' 'Rahmetli Metin Oktay rahatsız olmuştur' Daha sonra yeniden söz alan Yıldırım şöyle devam etti: 'Rahmetli Metin Oktay herhalde rahatsız olmuştur bu yapılan hareketler sonrası. Bu merdivenler bile dolu, bir yerlere girmiş demek ki. Bir belge göstereceğim. Tezgahı anlatmak için. Obradovic'e ceza vermemişler, benche vermişler. Teknik faulü coach'a vermek lazım. Şimdi teknik faulü kime çalarsınız soruyorum size basın? 4 tane yabancı soktu içeri oraya kim sorumlu orada. Koça çalacaksınız orada. Bence çalınma ihtimali var mı? Basın söylesin. Bence çalabilir misiniz? Rezalet, ama değerli basın bunu yazmıyor. Burada size görev düşüyor. Takip edin ve doğruları yazın. Kasti faul nedir? Bilerek düşünerek rakip oyuncuya bir hareket yapmaktır. Bu isteyerek yapılan bir harekettir. Arkadan bilerek yapılan faul de kastidir. (Ender Arslan ile McCalebb arasında yaşanan pozisyon izlettirildi) 8 dakika Fenerbahçe'nin aleyhine yapılan hareketler var. TBF 10 senede hakem yetiştirememiştir. Türkiye Basketbol Federasyonu koltuğuna tarafsız bir başkan oturmalıdır. Herkesi kucaklamalıdır. Bazı haksızlıklar var orada. Onu da yakında açıklayacağız. 'Ya tarafsız olsunlar ya da yayını bıraksınlar' Lig TV ailesinin hem futbolda hem basketbolda tarafsız olması lazım. Tarafsızlık ilkesi onların 1. ilkesi olması lazım. Tarafsız olamıyorlar, kalamıyorlar. Lig TV ben karar verdim, maçları yayınlıyorum diyemez. Ya tarafsız olsunlar, ya da yayını bıraksınlar. Herkes birbirine bir yerden bağlı. Bu bağlılık ortadan kalkmalı.''Skorboarda bir şey yazarsak bu 'Geçmiş olsun' olur' Galatasaray Antrenörünü görüyorsunuz. Aynı zamanda Milli Takım antrenörü. Tanjevic hem Fenerbahçe'yi hem de Milli Takımı çalıştırdı. Tanjevic'in taraftarları galeyana getiren bir hareketini gördünüz mü? O efendilik nerede burada yapılanlar nerede. Milli Takım antrenöründe önce ahlak olmalı. Fenerbahçe'nin istemediği kişiler de belki bir noktaya gelebilir, ama uzun yaşayamaz. Fenerbahçe camiası onu orada tutturmaz. Galatasaraylı olabilir, saygı gösteririz. Ergin Ataman, Fenerbahçe havlusu yerde, havluyu tekmeliyor. Bunun hesabını bir yerde sorarız. Gerekeni de yaparız. Fenerbahçe'den Milli Takım'a sporcu alacaksınız. Onlar size nasıl saygı gösterecekler? Başka şeyler söyleyeceğim de söylemek istemiyorum. Şampiyon olacağız. Eskiden Galatasaray'ı batıya açılan pencere olarak ayrıcalıklı olarak görüyorlardı. Biz onları her yerde yeniyoruz. Onlara karşı sportif anlamda önde gidiyoruz. Tribünlerde onlardan daha kaliteliyiz. Biz yine saygılı davranacağız. Skorboarda bir şey yazarsak 'geçmiş olsun' yazarız.'Skorer
Önder Özen'den Açıklamalar
Beşiktaş Futbol Genel Direktörü Zafer Önder Özen gündeme ilişkin açıklamalar yaptı.Beşiktaş Futbol Genel Direktörü Zafer Önder Özen, TRT Spor'da Futbol Keyfi programında açıklamalar yaptı. Transferler konusunda önemli açıklamalarda bulunan Özen, Gökhan Töre, Olcan Adın, Motta ve diğer transferlerle ilgili bilgi verdi. Manuel Lanzini ile de ilgilendiklerini söyleyen Özen merak edilen tüm konulara açıklık getirdi. İşte Önder Özen'in açıklamaları 'Zor bir sezonu tamamladık. Yaşadığımız zorkuklar arasında diğer kulüplerin yaşadığı tipte zorluklardan ziyade farklı sorunlar da vardı. Biz futbolun seyirci tarafından faydalanamadık. BEtona top oynadık. Bazen büyük kulüpler taraftarla maçlarını kazanır. Rakipler İstanbul'a 1 puan için gelirler. Taraftar olmayınca sizi itici güç de arkanızda olmaz. Bunlar biz göreve geldiğimizde bilinen şeylerdi. Bundan kaçış da yoktu. 'GÜNAHIYLA SEVABIYLA BİR SEZON BİTTİ' 'Kulüp 110 yıllık tarihinin en zor kararını verdi ve stad için inşaat başladı. Çok zor durumlardan geçerek stada kazma vuruldu. Bizim de bu sorunumuz bitecek elbet ve rahata ereceğiz. Baktığımızda Galatasaray ve Fenerbahçe'nin statları 50-55 bin kişilik, kalabalık seyirciye oynayan takımlar. Gelirleri de bu şekilde artıyor. Slaven Bilic, İnönü'de oynasaydık arkasına taraftarı alarak rakibe büüyk baskı uygulayabilirdi. Kadıköy'de ve TT Arena'da olan budur. Eskişehir ve Bursa bile zaman zaman bu baskıyı kurabiliyor. Günahıyla sevabıyla bir takım dersleri alarak sezonu bitirdik' 'BETONA OYNAMAK ZORUNDA KALDIK' 'Seyircimize de bir kelime etmek isterim ama. İlk maç ribünde 56 bin kişi vardı. Tromso maçında 66 bin kişi geldi. Galatasaray maçında 80 bin kişiye oynadık. Bu maçta gelen cezalardan sonra betona oynamak zorunda kaldık. Kasımpaşa'da 3-4 bin kişiye oynadığımız maçlar oldu. Bir şekilde iç saha maçlarını oynayamadık. Dışarda lig ikincisiydik ancak içerde yetersiz kaldık. Gol ve pozisyon adedimiz yetersiz. 'FENERBAHÇE MAÇINDA BENDEN BAŞKA KAHROLAN GÖRMEDİM' 'Ligin en az gol yiyen ve pozisyon veren takımı olduk. Bunlar bardağın dolu tarafı. Boş tarafına bakınca bazı oyuncularımızın ellerinden geleni vermemiş olmalarını söyleyebiliriz. Bunun arkasından Fenerbahçe maçı sonunda seyircimizin alkışlamasını ben anlamadım. Derbide puan kaybedip alkışlayan taraftar olmaz. Sanırım o gece kahrolan bir tek ben varım. Onun dışında stat bittikten sonra derbiler ve avrupa maçları dahil takımımız sert bir trbinün haliyle derbilerde üstünlük sağlayabileceğiz. Beşiktaş bu üstünlüğü yakalayabilir.' 'PTT 1. LİG'DE BİR KULÜPLE ANLAŞTIK' 'A Takım ve A2 arasındaki mesafe çok yüksek. Sadece bizde değil her takımda bu fark çok yüksek. Bu farkı, aradaki basamak farkını Dikilitaş Kulübü'yle bir anlaşma yaparak aştık. Kümede tutup bir ayağımızı oraya atacağız. İkinci kulüp PTT 1. Lig'de, ismini veremem ama anlaşma sağlandı' PİLOT KULÜP PLANLARI 'Avrupa'daki kulübe, Rooselare'ye 4 oyuncu göndereceğiz. Yıllık maaliyeti 1 milyon olan. Yanında bir antrenör ve yönetici gidecek. Son olarak Brezilya'ya gidince bir 3. Lig kulübüyle anlaştık. Avrupalıların daha fazla yaşadığı bir bölgede olan bir kulüp. Bu kulübe de oradan seçtiğimiz 4 oyuncuyu koyacağız. Oradaki kulüpten yetiştirip o oyuncuları almamız daha kolay olacak' '550 BİN AVROLUK LABORATUVAR YAPIYORUZ' 'Laboratuvar yerimizin bütün izinlerini bekliyoruz. Her birinin bir maliyeti var. Bu konu 5 bin avro. Yüksek irtifa odasıyla birlikte, -110 dereceye kadar soğuk hava üretebilen bir soğuk hava odası ve bununla birlikte performans ölçüm aletleri toplam 550 bin avro bir maliyeti var. Bunları tamamlayınca büyük bir iş yapmış olacağız' 'MUSA MUHAMMED'İ BEKLİYORUZ' 'Musa Muhammed konusunda fazla konuşmak istemiyorum. Kendi milli takımında U18'de önemli işler yaptı. U20'de de kaptanlığa yükseldi Biz yaşı henüz tutmadığı için bekleyeceğiz. 31 Ekim'den sonra kontratımızı imzalayacağız. Şu an oyuncuya hamilik yapıyoruz ama 31 Ekim'den sonra oyuncu bizimdir. Barcelona'nın düştüğü hataya düşmeyeceğiz' 'SAMBADE YÜZÜNDEN TESİSLER TÜRBE GİBİ OLDU' 'Sambade yalnız bir kaleci antrenörü değil buna ek olarak her hareketi teknik anlamda basamaklayarak yaptırıyor. Marsilya'dan ciddi bir teklif almdı ancak vermedik. Tesis türbe gibi oldu dünyanın her yerinden antrenörler geliyor Sambade'yi izleyebilmek için. Aynısı forvetler için olabilir mi? Çok akıllıca. Vuruşu teknik açıdan adımlayabilecek bir antrenör olabilir. Hareketleri ve vuruşları sınıflayabilme ve uygulayabilme yapabilen arkadaşlarımızla çalışmayı çok isterim. Feyyaz Uçar bu konuda Türkiye'nin en iyisi. Alıp, dönüp vuruşlarını çok çok iyi yapıyor. İlhan Mansız aynı şekilde. Ben bu konunun üzerinde çok fazla duruyorum. Bir dünya kupası karakteri. Dünya tanıyor. Genç oyuncular tarafından idol olarak algılanabilecek bir spor figürü. Takıma katılmasını isterim ancak bunlar için zaman gerekiyor. Hepsi olacaktır' 'LABORATUVAR VE ATLETİK OLUŞUMLAR İÇİN İKNA EDİCİ OLDUM' 'İlk gün 5 konudan bahsettim. Bu alanlarda yürüyebiliyorsak ve kulüp bu fırsatı bana verebiliyorsa. Ben de bu fırsatı değerlendirebiliyorsam. O zaman bu yol yürümeye değer. Eğer oluşturramıyorsam bu kulübü ikna edemiyorum anlamına gelir. Ne zaman ikna edemezsiniz? Karşınızdakini ikna edecek heyecan ve bilgiyi ortaya koymadığınızda başkan ve yöneticileri ikna edemezsiniz. Ben laboratuvar ve atletic oluşumlar için ikna edici oldum. Bize yol verdiler ve başarılı oldum. Bu konuları bitti ama bir içine girelim bakalım duruma. Bunu henüz görmedim. Bizim futbol yatırımları departmanımız burayı yönetebilir mi? Proje sağlıklı yürüyecek mi? Göreceğiz' 'ANTRENÖRLÜK BENİM HEVESİM DEĞİL, MESLEĞİM' 'Ben koltuğa yapışacak birisi değilim. O konuda kimsenin şüphesi olmasın. Ben baskıdan etkilenmem. Benim üzerimde olan baskı bana yeter zaten. Çevreden gelecek baskı türleri beni etkilemez. Benim kendime kurduğum baskı benim koltuğa yapışmamamı sağlıyor zaten. Ömrüm uzun olursa sahaya dönerim. Geçenlerde bir büyüğümüz bana soru sorarken antrenörlük hevesimden bahsetti. Bu benim hevesim değil mesleğim. Altını tekar çiziyorum. Bu konu Beşiktaş'ta olmayacak. Tekrar tekrar söylüyorum. Beşiktaş'ın antrenörü herkesin bu meslekte güveninş kazanmış, bir şey kazanmasa da ortaya koyduğu değerler olmuş. Yaptığı kontratlar da bunun için bir kriter. Çalışacağım kategori Beşiktaş değil. Tevazu içinde bunu cevapladım' İSTİFAYI DÜŞÜNÜYOR MU? 'Bunlar son derece doğal. Bazen yorulursunuz, kendinizi çıkmazda hissedebilirsiniz. Beşiktaş 3-5 kişiyi ilgilendiren bir kulüp değil. Devasa bir ülke kadar büyüklüğe sahip bir kulüp. Milyonlarca insan top çizgiyi geçti mi geçmedi mi bununla ilgileniyor. İşini 40 yıldır yapan insanlar bile istifayı düşünmüştür. Neye ne zaman reaksiyon vereceğimizi bazen bilemediğimiz bir pozisyon. Örneği yok.' 'MOLEDO'DA MUTABIKIZ' 'Dany'de pişman olacağım bir şey olduğunu zannetmiyorum. Bu konudaki tepkileri yedim. Göğüsleyeceğiz bunları. Dieal stoper iklisi zamanla oluşacaktır. Çok arzu ettiğim oyuncuları scout ekibiyle paylaşıyorum. Mutabık olduğumuz bir isim Moledo.' 'YALÇIN İLE GÖRÜŞMEDİK' 'Yalçın Ayhan ile henüz bir temasımız veya imzalanmış bir kontrat yok. Bunu ilk defa sizden duydum ve şaşırdım. Süper Lig'de kontratı bitmiş olan 4-5 stoper var. Her biri gündemde olur. Scout ekibi bakar, Slaven Bilic bakar ve düşünülür. Sivok ve Escude ligde başlamıştı. Köprünün altından çok sular geçti ve en son Jermain Jones ve Ersan Gülüm oynadı. Bu arada biz de en az gol yiyen takım olduk. Takım savunması diye bir durum var. Bu konuda iyiyiz. Şu anda Ersan dışında bir yerli stopere daha ihtiyacımız var. Aralarından bir tanesi kontratı bitmiş oyuncular olacak. Yalçın'ı değerlendireceğiz.' 'Sezer benim kalitemi tartışamaz demiş. Ben hiç bir oyuncunun kalitesini tartışmam. Büyük takımlara gelmiş oyuncuların kaliteleri tartışılmaz. Tartıştığım nereden çıktı ona şaşırdım. Onun hakkında ben karar veririm. Takımdaki bütün oyuncular hakkında ben karar veririm. Sezer klas bir oyuncu, teknik anlamda üst düzeye yakın, saha içinde bir çok şeyi yapabilecek yetenekte oyuncuyum.' 'GÖKHAN TÖRE TRANSFERİ ZOR' 'Gökhan Töre değerinde bir oyuncuyu herkes ister. Biz de ona fırsat verdik. Kulübü kolay da bırakmak istemiyor. Oyuncunun bir değeri var. Yurt dışına transferi de söz konusu. Kulübü yurtdışındaki teklif yerine bizimkini değerlendirirse Gökhan bizimle devam eder. 7 ay önce sayın başkan beni arayıp böyle bir şey duyduk aslı olabilir mi diye sordu. Ben de akşam 10 gibi idari mesanjeri arayıp direkt evine gittim. Evine gittiğim ilk oyuncudur. Evde kendisi ile konuştuk. Bana detaylarıyla anlattı. Gökhan Töre'nin hatalar yapma potansiyeli olmakla birlikte özü sözü bir bir insandır. Konunun aslını bana anlattı. Almanya tarafıyla ilgili de bir araştırma yaptım ve Gökhan'ın söyledikleriyle paralel çıktı. İtalya'dan teklif var ve hocası da takımdan göndermek istemiyor. Zor bir transfer.' 'OLCAN İÇİN TRABZON'LA GÖRÜŞMEDİK' 'Olcan Adın ile çalıştım. Çok sevdiğim ve değer verdiğim bir oyuncu. Ligde fark yaratan 3-4 yerli oyuncudan biridir. Bu tür oyuncu ile bütün kulüpler... Olcan ile görüşmedik kontratı çok değerli. Trabzon ile görüşmeden bunları konuşmak doğru değil.' 'Motta'nın kendisi ile anlaşma oldu. Kulübü de bugün yarın daha net bir cevap verecek. Sağ bek ve sol bekte ikişer oyuncuya ihtiyacımız olacak. Sağ bekte bir oyuncuya ihtiyacımız olacak. Muhammed'i kiralık olarak göndereceğiz. Lanzini de kaliteli bir oyuncu. Değerli bir oyuncu. Stat konusu önümüzdeki günlerde tartışılacak, biz de önümüzdeki günlerde fikrimizi aktaracağız.' 'İlk yarıda tüm maçlarımızı deplasmanda oynama fikrine ben evet derim. Bunu mantıklı bulurum. Stadımız 2. yarıya yetişirse. Çatısı zor bir çatı. Daha değişik bir teknoloji. Biraz zaman gerektiriyor anladığım kadarıyla.' 'Dünya Kupası'nda ev sahibi takımlar her zaman favoridir. İyi bir takımları da var. Arka 6 oyuncu turnuvayı domine edebilir. Hulk Rusya'da uçtu son dönemlerde. Arjantin de favori. Almanya da favoridir. Ama Belçika da yarı final oynarsa şaşırmam. Ülke hazır görünmüyor. Organizasyonda çalışacak bir arkadaşla konuştum, turnuva başladığında yüzde 70 hazır olacak diye duydum.'Sporx
Reklam
Alex'ten Flaş Açıklamalar!
Fenerbahçe'nin efsanevi ismi Alex de Souza içini en çok acıtan şeyin Kadıköy'de son kez forma giyememek olduğunu itiraf etti. Fenerbahçe 'nin unutulmaz kaptanı Alex de Souza , konuk olduğu televizyon programında önemli açıklamalarda bulundu. 'YARI TÜRK YARI BREZİLYALI...' 'Aslında hayatımla Türkiye'yi biribirinden ayırmıyorum. Eşim de Türkiye'ye aşık bir insan. Maria dışındaki çocuklarım burada doğdu. Ben de 8.5 sene Fenerbahçe'de top oyandım ve Türkiye'de yaşadım. İnsanlar bana çok misafirperver yaklaştılar. Türkiye'yle Alex'in arası her zaman iyi oldu. Giderken şunu söylemiştim, buraya bir Brezilyalı olarak geldim ama yarı Türk yarı Brezilyalı olarak gidiyorum demiştim. Bu halen böyle. Türkiye'yi hayatımda ayrı bir yere koyamam.' 'Kişisel olarak Türkiye'de hiçbir stadyumda tepkiyle karşılaşmadım ama bir kere kendi taraftarımız tarafından ıslıklanmıştım. Sakaryaspor maçıydı. Aslında ben saha içersinde taraftarın bu tip tepkilerini olağan içinde karşılayan bir insanım. Oraya beklentiyle geliyorlar ve beklentileri karşılanmayınca tepki verebiliyorlar. O gün de böyle bir durum olmuştu ve başkan da ayağa kalkıp alkışlayarak bu tepkilere katılmadığını belli etmişti. Ama dediğim gibi bunları her zaman normal karşılarım.' 'EN ÇOK ÖZLEDİĞİM ŞEY KADIKÖY' 'Kadıköy'deki o muhteşem atmosferi özlediğimi söyleyebilirim. Türkiye'yi düşündüğümde aklıma gelen tek şey Kadıköy ve taraftarın yarattığı o muhteşem anlar oluyor. Bunun dışında da birçok özel anlar yaşadım. Ayrılırken insanların evime gelmesinin dışında beni havalaanında uğurlamaya gelmesi de çok özeldi. Genelde bir futbolcu geldiğinde havaalanında birçok taraftar tarafından karşılanır. Fakat giderken yalnız gider. Benim için bu anı özel kılan şey, giderken geldiğimde olandan daha fazla taraftarın havaalanına gelmesiydi.' FENERBAHÇE NE İFADE EDİYOR? 'Fenerbahçe senin için ne ifade ediyor sorusunu cevaplamak benim açımdan büyük zorluklar içerir. Çünkü Fenerbahçe'den bahsederken açıkalyacak kelimeler bulamkta zorlanıyorum. Önümüzdeki günlerde 20 senelik futbol yaşantımı tamamlayacağım ve bunun da 8.5 senesinin Fenerbahçe'de dolu dolu geçtiğini düşünürsek, Fenerbahçe'nin benim için ne ifade ettiğini söylemek çok zor olur. Şu anda Fenerbahçe benim için ne mi ifade ediyor? Taraftarından yöneticisine her zaman başarılı olmasını dilediğim bir kulüp ve aynı zamanda kendimin bir parçası hissettiğim bir aile olarak nitelendirebilirim.' 'KİMSEYE KIRGIN DEĞİLİM' 'Aslında hiç kimseye karşı kalbimde bir kırgınlık yok. Örnek vereceğim, mesela Aykut Kocaman'ı benim hiç desteklemediğimi düşünen insanlar olabilir, hayır tam tersi. Umarım Aykut Kocaman kısa bir süre içinde düşüncelerini gerçekleştirebileceği ve de hayallerine ulaşabileceği bir takım kendine bulur ve başarılı olduğunu görürüz. Neden olmadı diye sorarsanız, belki benim, belki Aykut Kocaman'ın, belki de ikimizin hatasıydı. İkimiz arasındaki sıkıntıyı bir şekilde aşamadık ve olmadı.' 'AYKUT KOCAMAN İLE İLETİŞİM KURAMADIK' 'İletişim insanların birbirleriyle anlaşabilmelerini sağlayan noktadır. İletişiminiz ne kadar sağlamsa o kadar ilişkinizi ilerletebilirsiniz. Bizim belki de Aykut Kocaman'la yaşadığımız sorun başından beri kuramadığımız iletişimdir. Biraz kapalı, biraz sangi engelli gibiydi onunla olan iletişimimiz. Sonunda da kararlar alınması gerekiyordu. Bu noktada da Aykut Kocaman 'Seni takımımda bundan sonra görmek istemiyorum.' düşüncesindeydi. ben de bunu Alex de Souza olarak kabul etmedim, başkanla görüşmeye gittik. Başkanın da o noktada bir karar alması gerekiyordu ve kontratın feshedilmesi yönünde karar alındı. Bunlar her işin içersinde yer alabilen sıkıntılar. İnsanlar dışarıdan baktığında Alex Aykut Kocaman ve Aziz Yıldırım'ı sevmiyor algısı oluşabilir. Kesinlikle öyle değil. Umarım ikisi de istediklerine ulaşır. Elbette Aziz Yıldırım'la anlaşamadığımız, tartıştığımız zamanlar da oldu. Ama bunların hepsi iş ilişkisi içersinde olabilecek noktalardı. Şu an da ayrıldım, kulüpte değilim ama kesinlikle bir düşmanlık söz konusu değil.' 'İÇİMİ ACITAN ŞEY...' 'Aslında benim sayın Rıdvan Dilmen aracılığıyla bu programa çıkmamdan birisi de şu: Neredeyse 1.5-2 sene geçti Brezilya'ya döneli. Bir biyografi kitabı yazmaya karar verdim. Bu kitapta özellikle benim kariyerimde pay sahibi olmuş ve kariyerimde yer edinmiş insanların yer almasını istedim. Kitabı yazan Marcos birkaç kere geldi, benimle röportaj yazmak için. Mesela en son geldiğinde Aykut Kocaman kitapta yer almak istemedi. Aynı zamanda Marcos son geldiğinde Aziz Yıldırım'ım kişisel sıkıntılar vardı. O yüzden onunla da görüşemedik. Fakat tüm bunlar yaşanırken, içinizi acıtan ne diye sormuştunuz ya; Kadıköy'de son bir kez oynayamamak içimi acıtan şeylerden bir tanesi. En son maçım Kasımpaşa maçıydı. Bunu da açıklama fırsatı bulabileceğim için yayına çıkmayı kabul ettim. Kitabımda bu iki insanın da bulunmasını çok isterdim. Ama onların konuşmama ya da istememe kararları benim de saygı duyduğum bir nokta. Aykut Kocaman konuşmak istemediğini söylediği zaman ona kötü bir düşünce beslemedim, tamamen saygı duydum.' ŞAMPİYONLUK KUTLAMALARINDAKİ OLAY HAKKINDA 'Bu olayı değerlendirdiğimde iki şekilde değerlendirmek istiyorum. Burada iki taraf var. Birincisi ifade özgürlüğü. Stadyumlarda da niyet ne olursa olsun taraftarın ve halkın ifade özgürlüğünü kullanması yanlış değil. Altında başka sebepler varsa bunu konuşuruz. Ama ben demokraside büyüdüm. İnsanlar içinden geçenleri stadyumda bağırabilirler. Bu birinci nokta. Ama öteki taraftan baktığımızda, şampiyonlukta emeği geçen oradaki isimler artık 2 senedir o kulüpte olmayan insanın isminin bağrıldığını duyduğu zaman, onlar da biraz bu duruma içerleyebilirler. İki taraf da haklı diyebiliriz. Ben bu durumda kesinlikle o olaylar hakkında anormal bir şey görmüyorum.' JÜBİLEYİ KABUL EDER Mİ? 'Elbette büyük mutlulukla kabul ederim. Bu benim de kariyerimde son istediğim şey olur. Sadece burada yaşadığım zamandan bahsetmiyorum. Tüm kariyerimden bahsettiğim zaman, kendimi en iyi hissettiğim yerden, Kadıköy'den bahsediyoruz. Eğer olursa orada güzel bir atmosfer yaratıp bu şansı bulabilirsem kariyerimi taçlandıracağım bir nokta olabilir çünkü Kadıköy benim için çok özel.' 'FUTBOLU BIRAKTIKTAN SONRA...' 'Aralık ayında futbolu bırakıyorum. Muhtemel şekilde saha içersinde kalacağım gibi görünüyor. Futbolu bıraktıktan sonra antrenörlük için gerekli belgeleri alıp saha içinde olmaya devam edeceğim.' 'O günlerde ya da hemen takip eden gün, Ali Koç ve birkaç yönetici tesislere gelmişlerdi. O dönem içersinde kulübün bir sıkıntıya gireceği, maddi anlamda maaşları ödeme konusunda sıkıntılar yaşanabileceği, o nedenle elinde bir teklifi olan veya gitmek isteyenin gidebileceğini söylemişlerdi. Bu noktadan sonra ayrılan oyuncular oldu. Bu toplantıdan hemen sonra Ali Yıldırım ile görüştük. Oturduk ve kendisine aynen şunları söyledim: 'Nerede oynarsak oynayalım, benim maaşımı ödersiniz veya ödemezsiniz ben burada olacağım. Sadece şunu istiyorum, maaşım ödenir veya ödenmez. Eğer ödenmez ise sana bir şu zaman ödeme yapacağız, ya da yapamayacağız gibi, önümüzde netleşecek bir durum söyleyin. Bana para ödeyin demiyorum. Ben sizinle birlikteyim, sadece benim kendimi planlayabilmem açısından bana ne zaman ödeme yapabileceğinizi söylemeniz yeterli.' dedim.' 'SUÇLAMALARI DUYDUĞUMDA...' 'Tam anlamıyla şok oldum. O sezon saha içersinde yaşananları bilen ve temsil eden bir insan olarak orada oynadığımız maçlara bize şike denmesi hayatımda en şok edici anlardan birisiydi. Birkaç futbolcuyla stadın yakınlarındaki bir restoranda konuşurken, hiçbirimiz inanamıyor ve oynadığımız maçları konuşuyorduk. 5-3 biten Bucaspor maçını nereden çevirmişiz... Karabükspor maçında Lugano'nun bir golü vardı ve çok sıkıntılı bir maç vardı. Ankaragücü maçını hatırlıyoruz. 6 gol attık ama ilk gol çıkana kadar ne kadar zorlandık bir bakın. Sivasspor ile oynanan son maç da çok zorluyduk. Biz açıkçası bu yaşadığımız sıkıntıları bildiğimizden dolayı bunlara şike dendiğini duyunca büyük bir şok yaşadım. Andre Santos'un Gaziantepspor'a attığı son dakika golünü hatırlayalım, 4-2'lik Beşiktaş maçını hatırlayın. Ben orta sahada bir top kaybettim, sonra Hugo Almeida karşı karşıya kaçırdı. O golü atsa maç 3-1 olacaktı. Maç oradan döndü. Galatasaray maçını düşünelim. Son 10 dakikada maçı çevirmişiz. Bunların hepsini sayınca bir lig oluyor.'Goal.com
Aziz Yıldırım: 'Bana Alex'in Adını Bile Anmayın'
Alex de Souza takımdan ayrıldıktan 20 ay sonra ilk kez İstanbul’a geldi ama aradan geçen zaman başkan Aziz Yıldırım’la arasındaki gerilimi ortadan kaldırmaya yetmedi.8 sezon formasını giydiği F.Bahçe’de sayısız başarıya ve kırılması güç birçok rekora imza atan Alex de Souza takımdan ayrıldıktan 20 ay sonra ilk kez İstanbul’a gelirken, aradan geçen zaman başkan Aziz Yıldırım’la arasındaki gerilimi ortadan kaldırmaya yetmedi. Sarı-lacivertli kulüpte geçirdiği uzun yıllar boyunca her zaman araları çok iyi olan ve bir baba-oğul gibi yeri geldiğinde sohbetler eden ikili şimdilerde adeta düşman gibi. Brezilyalı oyuncunun geldiği günün ertesinde yani salı günü F.Bahçe Ülker’in G.Saray LH?ile oynadığı final serisinin ilk maçına gitmesi çok konuşuldu. Öyle ki Alex, başkanın salonda olduğunu bildiği için geç gelip ilgiyi dağıtmadı. Aynı gün ve devamını takip eden günde başkanın çevresi ve ikilinin ortak tanıdıkları nabız yoklayıp küskünleri barıştırmak gibi bir misyon üstlenmek istedi. ANCAK Aziz Yıldırım “Bana onun lafını etmeyin” şeklinde net tavrını koyunca kimse daha ilerisine cesaret edemedi. Başkan Yıldırım’ın Alex konusundaki tavrı aslında hiç de sürpriz değil. 1.5 ay önce kulüpte yapılan taraftar toplantısında da bunu açıkça ortaya koydu. Taraftar temsilcileri “Efsane oyuncumuza bir jubile yapacak mısınız?” sorusuna başkan verdiği “Hayır neden yapayım ki? Yakında 10 numara transferi yapacağız” yanıtıyla konuya noktayı koydu. AYRICA Şükrü Saracoğlu Stadı’nda düzenlenen şampiyonluk kutlamalarının yapıldığı gece tribünden gelen kısa süreli de olsa Alex de Souza tezahüratında çılgına dönen başkan Aziz Yıldırım “Terbiyesizler, ahlaksızlar, paralı köpekler, bu kadar ağır hakaret ediyorum. Yeter artık! Alex’i ben aldım. Bu kulübe faydası olacak diye. Siz de yuhaladınız. Ama F.Bahçe’ye faydası olmayacak diye gönderdim” diyerek kendi taraftarlarını azarladı.BU olayın üzerinden 1 hafta geçmeden Diego transferiyle de kamuoyuna mesaj verdi başkan. Net olan şu ki Aziz Yıldırım, F.Bahçe’de efsane olan ve zamanında çok sevdiği kaptanını zor affeder. Ve bu konuda çok ketum. Bir araya bile gelmek istemiyor. Alex cephesinde ise bu durum fazla önemsenmiyor. Brezilyalı taraftarın kendisini çok sevdiğini ve taraftarın gönlünde ayrı bir yeri olduğunu düşünüyor ve önemli olan beni onların sevmesi diyor. Sampiy10
Çebi'den Bomba Açıklamalar
Beşiktaş Kulübü İkinci Başkanı Ahmet Nur Çebi, TRT Spor'da katıldığı Birebir programında gündeme bomba gibi düşecek açıklamalarda bulundu.Transfer politikasından başkan adaylığına kadar birçok konuda çarpıcı açıklamalar yapan Çebi, geçmiş yönetimle ilgili de önemli konulara değindi.Serdal Adalı ile yaşadığı sıkıntıların yanlış anlaşıldığını belirten Çebi, Yıldırım Demirören’in kulübe başkan olduğu dönemde verdiği 100 milyon euro’yu bağışlayıp bağışlamayacağını açıklaması gerektiğini söyledi. İşte Ahmet Nur Çebi’nin çarpıcı sözleri; “Galata’da ve Kartalspor’da yöneticilik yaptım ama Beşiktaş’ta yöneticilik yapmak kadar zor değildi. Sırtıma ağır yük almak alışkanlığımdır. Bırakıp gitmek benim lugatımda yoktur. Ama çok yoruldum. Geldiğimizden bu yana geçirdiğimiz zor zamanlar ortada. Mali anlamda tam 140 dosyayla uğraştık. Geldiğimiz zaman ertesi gün ödenmesi gereken borçlarla karşılaştık. Elimizi cebimize de attık. Beşiktaş’la para ilişkim bende saklıdır. Verdiklerimiz oldu geri kalanları taksitlendirdik. Alacaklı olanlarla anlaşma yoluna gittik. Güleryüz gözterdik biz buradayız dedik. Alacaklıyı kırmayınca bize yardımcı oldular.” “BORÇLAR KONTROL EDİLEBİLİR HALDE” “Şu anda borçlar daha kontrol edilebilir hale geldi. Kaynaklarımızı daha rahat bulabiliyoruz. Günü gelince borçlarımızı ödeyebiliyoruz. Bu bir yoldur zaten her ticaret adamı bu yola başvurur.” “Stadın ihale komisyonu başkanlığını yapıyorum. Basket AŞ’nin başkanlığını yapıyorum. İcra Kurulu Başkanlığı yapıyorum. NErde yangın var oraya koşuyorum. Onlar beni çağırdıkları zaman koşuyorum. Stadı en iyi biçimde yapmak isteğimiz var. Başkan estetiğe önem veriyor. Çatı çelik halatlarla gerilecek bir çatı. Zor bir yapımı var. Ocak sonu Şubat başına kadar imalatının süreceği bilgileri var. Başkan ve ben firmayla iletişim içerisindeyiz. Bakalım neler olacak. Aralık olur ama bir şekilde bitecek. Çatı yapıldıktan sonra zemini yapma süresi var. Önümüzdeki sezon yeni statta oynayamama ihtimalimiz var. Ama pes etmeyeceğiz çaşlışacağız.” “UÇAĞIN BURNUNU HAVAYA KALDIRDIK” “2-3 yıl içerisinde şampiyon oluruz derken bu seneyi de içine kattım. Sürekliliği arzu eden bir yapım var ve bu ifadeyi kullanırken bu durumu kastettim. Başarıda süreklilik önemlidir.” “Beşiktaş’ın forması assan 3. olur diyen eski yöneticiye cevabım onların yıldızlarla doldurduğu sezon ligi 4. bitirdik. Bunu unutmasınlar. Ben taraftardan daha çok başarıyı istiyorum. Geldiğimizde arabayı şarampolde gider halde aldık. Şimdi araba bazen yavaşlıyor bazen hızlanıyor. Şİmdi uçağın burnunu havaya kaldırdık. Yavaş yavaş havalanacağız.” “GELDİĞİMİZ GÜNDEN BU YANA” “Beni tek rahatlatan ve bunaldığımda enerji veren topluluk Beşiktaş taraftarı oldu. Geldiğimiz günden bu yana koşan bi insan oldum. Biri benden yardım isteyince hemen koşuyorum. ” “Önümüzdeki hafta yönetim kurulumuzla çalışmamız var. Seneye nerede ne şekilde oynayacağımıza, kombineleri nasıl ve ne fiyata satacağımızı, yeni statta kombine fiyatları gibi konuları açıklığa kavuşturacağız.” “Transfer komitemizin görevleri var. Ben pek karışmadım transfere. Bu güne kadar Tolga transferi hariç hiçbir transfere katılmadım. Tolga’da hatır gönül olayı vardı. Şu anda transferin bi yerinde yokum. Bana yönetim transferle ilgili görevler verirse uğraşırım ama görüş biildirmem. Ne isterlerse gider yaparım. Pazarlıklarda ben devreye girerim arada. Kontolsüz harcamalardan hoşlanmam. Beşiktaş’ta geçen sene kadroyu fazla şişirdik. Kendi özeleştirimizi yapalım. Keşke 13 adam yerine 4-5 futbolcuyu alabilseydik. Bunları görebilmek de şans.”' “OLCAN İÇİN BAŞKANI ARADIM…” “Ben İbrahim Hacıosmanoğlu’nu aradım, başkan Olcan’ı satmayacağını söyledi. Bunun üzerine benim talepte bulunmam yakışık almaz. Böyle bir şey olursa önceliği önceik hakkınız her zaman bizde var dedi sayın başkan. satacak mı satmayacak mı bilmiyorum. Sattığında bize döner mi bilmiyorum söz verildi.” “Çok daha iyi şartlar olması halinde Gökhan Beşiktaşlı olabilir. Ama kulübünün böyle bir niyeti yok. Satmaya niyeti var. Gökhan burada geçen sene başarılı oldu ve kulüp bunu değerlendirmek isteyecektir” “GELİN ATA BİNMİŞ, YA NASİP DEMİŞ” “Ezeli rakiplere gitse üzülürüm ama o çocuğumuz da profesyonel bir futbolcu. Gelin ata binmiş, ya nasip demiş. Biraz beklemek lazım.” “Diego’yu öğrendiğimi sonradan öğrendim. Bu da bir politikadır. Biz de popülist davranabiliriz imza atabiliriz.” “Quaresma’nın 7 buçuk milyonluk bonservisini hala biz ödüyoruz. Ferrari’nin parasını hala biz ödüyoruz. Her ay 2-3 milyon euro geçmişten borç ödüyoruz.” “FERNANDES’İ BİLİC YOLLAMADI” “Bu sezonun başında bu tarihlerde Fernandes’i almak için bir Rus takımı talip oldu. Önder Özen bey başkana, Bilic’in Fernandes’in bırakılması taraftarı olmadığını söyledi. Buna ihityacımız var dendi. Eksik kalırız dendi. Başkan da teknik kadrosunun talebi doğrultusunda satılmayacağını söyledi.” “Ben pişmanlık duyuyorum keşke başkana baskı yapabilseydim. Belki ikna edebilirdim. Çok iyi değiller ama seneye çok iyi olacaklarını tahmin ediyorum Bilic’in enterasan bir Galatasaray ve Fenerbahçe’nin sadece derbilerde kaybedeceğini söylemiş. Ama onların Anadolu’da maç kaybettiğini görünce şaşkınlığını gizleyememiş. Bilic şimdi ligi tanıdı. Seneye daha iyi olacak. Arkalarında durmazsak başarı gelmez.” RONALDINHO GERÇEKLERİ “İçinde bulunduğum toplantılarda 3 yabancı 2 de yerli alarak kadromuzu güçlendireceğimiz konuşuldu. 4 yabancı 1 yerli de olabilir. Bilic ve Fikret Orman bu konuda temas halindeler. 11 milyon euro ile yola çıktık. 3-5 milyon euro daha yukarı çıkmak zorunda kalabiliriz. Umarım iyi oyuncular transfer edilir de pişman olmayız.” “Ronaldinho konusunu kapatmak istiyorum beni çok yıpratıyor. Benim başarısızlığımmış gibi yansıtılıyor. Kendisi bizde top oynamak istediğini söyledi. Biz de görüşelim dedik. İnanamazsınız yıllık 9 milyon euro ile geldiler. Ben 3 milyon euro civarı olabileceğini söyledim. Buna rağmen görüşmek istediklerini söylediler. Daha sonra bu sezonla ilgili geldiklerinde 5 buçuk milyon euro dediler biz de 4 buçuk milyon euro dedik. 2 buçuk milyonu sponsor tarafından karşılanacaktı. Biz bu teklifi yapınca cevap vermediler. Brezilya Milli Takımı hocasının ordaki takımda kalması için biraz torpil yaptığını söylediler özür dilediler. Basının inanılmaz derecede üzerimize çok geldiler.” DEMBA BA, ETO’O, DANY… “Dany’de bizim çalışanlarımız hata yaptı, biz de üzerimize almak zorundayız. Dany hiçbir şekilde Beşiktaş’a alınmamalıydı.” “Demba Ba’yı gazetelerde okuyorum. Eto’o'yu da gazetede okudum. Gazetede okuduğum geçmediği anlamına gelmez. ” “Serdal Adalı ile hiçbir sorunum yok. Serdal Adalı ile polemiğe girmek istemiyorum. Belki ona yardımcı olacağımız çalışmalar olacaktır. Bu ifadeleri sonradan öğrendim. Yıldız futbolcuların neden oynatılamadığı konusunda bir ifadede bulunmak istedim. Yanlış anlaşıldı. Bir yönetici ile bir futbolcunun arası profesyonel ilişkiden başka bir şey olamaz. Kontratta yazılı olan parayı ödemezsen futbolcunun seninle ilişkisi profesyonel. Hatır yok. Yöneticiler futbolcularla geziyorlar. Dışarıda disiplinli olan topçu buraya gelince 3-5 ay sonra top oynamıyorlar. Yönetici ile futbolcu arasında profesyonel bir ilişki olmak zorunda. Benim söylediğime karşılık verilecek cevaplar bunlar değil. O yanlış anladığı için üzüldüm. 4 buçuk milyon euro’ya 5 dakika top oynamış adam getirmedim ben.” “DEMİRÖREN ARTIK AÇIKLAMALI” “3-4 sene önce muhalefet yapan adamlara başkanlık koltuğu altın tepside sunuldu. Şimdi müsaade edin destek olun bize. Şimdi düzlüğe çıkınca mı böyle oldu. Her Beşiktaşlı Beşiktaş’a başkan olmak ister. Ben bunu dediğimden beri yapılan saldırıların haddi hesabı yok. ” “Bizi ona layık görmeyenler var. Ben kendimi layık görüyorum. Gerekiyorsa gerektiğinde başkan adayı da olurum. Seçilirim veya seçilmem.” “Yıldırım Demirören’in ailesi yıllardır Beşiktaş’a katkıda bulundu. Herkes sadece Yıldırım Demirören suçluymuş gibi ifadelerde bulunuyor. Yıldırım bey yalnız değildi. Yöneticiler de vardı. Varsa bir sıkıntı herkesin ismi zikredilmeli. Burada bir kusur var. 100 milyon TL’yi kulübe ödemiş bir Beşiktaş eski başkanından bahsediyoruz. Onun bağışı gündeme geliyor. Ben kesinlikle Yıldırım bey bağış yapmalı demem. Bence Yıldırım bey bu bağışı yapıp yapmayacağını açıklaması gerek. Bağışlarsa kulüp kendi imkanları düzeldiğinde bu parayı ödemekle mükelleftir.” “E-BİLET OLAYINA TARAFTARIM…” “Hep paralı yöneticiler dönemi ne kadar devam edecek bu futbol dünyasında. Bunların faturasını hep bu kulüpler mi yönetecek? Ben sabahın 9′unda gelip çalışıyorum. Ben paramla anılmak istemiyorum. Parası olmayan ama vizyonu olan kongre üyelerini buradan uzak tutuyorsunuz.” “E-Bilet olayına benim taraftarım sıcak bakmıyor. Ama onlar olmadan Beşiktaş hiçbir şey olmuyor. Bu yasalara karşı bir direnç gösteremeyiz.” “Bilet işiyle ilgili yasayı okuduğunuz zaman her kişinin PassoLig almak zorunda. Onlar gibi düşünebiliriz ama davranamayız. Onlardan rica ediyorum. Önümüzdeki günlerde yeni statla ilgili kombine bilet satışına çıkacağız. Lütfen gelsinler. Bu stat sizin. Lütfen gelsinler Beşiktaş’ın stadının yapımı için kombinelerini alsınlar. Taraftarımız bizden uzak kaldı. Seneye Olimpiyat’ta oynayabiliriz. Bir yıl sonra bittiği zaman geçerli olmak üzere yeni yapılan stadın kombinelerini satacağız. ” “Biz artık kimsenin kapısını çalmayız. Ben yönetici olarak kapılarını çalmam. Acı çekeceğiz. Yeni yuvamızı bekleyeceğiz. Acı ama gerçek. Kasımpaşa Stadı olma ihtimalini sıfır görüyorum. Gereken saygınlığı bazı yöneticilerden görmedik. ”AMK Spor
Caner Erkin Fenerbahçe'de Kaldı
Fenerbahçe Caner Erkin ile 4 yıllık sözleşme imzaladıCaner Erkin 4 yıl daha Fenerbahçe forması giyecek. Bugün başkan Aziz Yıldırım ile görüşen Caner 4 yıllık sözleşmeyi imzaladı . Caner 4 yılllık sözleşme gereği her yıl 1 milyon 800 bin EURO garanti para kazanacak. Caner maç başı ise 20 bin EURO kazanacak. Fenerbahçe Caner Erkin'e ayrıca 800 bin EURO imza parası ödeyecek.3Puan
Reklam