onedio
Uykusunda 36 Kilo Aldı
ABD'NİN New Jersey kentinde az yemesine rağmen birkaç yıl içinde 36 kilo alan Chris Perez'in 'uykuda yeme hastası' olduğu ortaya çıktı.Tıpta 'Nocturnal Sleep Related Eating Disorder (NSRED)' olarak bilinen bu hastalıktan muzdarip olanlar uyurken yataklarından kalkıp, aşırı yemeye başlıyorlar. Uyandıklarında hiçbir şey hatırlamıyorlar.Chris Perez'in hastalığa ilk kez 2009'da yakalandığını tahmin ediyor. Bu tarihe kadar ideal kiloda olan Perez bir anda kilo almaya başlıyor. Yediklerine dikkat edip ve daha fazla spor yapan Perez şişmanlığı durdumamayınca doktora gidiyor.Uzun süren tıbbi testlerden sonra Perez'in uykuda yeme hastası olduğu kesinleşiyor. Doktorun tanısının ardından eve güvenlik kamerası taktıran Perez gördükleri karşısında şaşkına dönüyor.Yaşadıklarını anlatan talihsiz genç, 'Uyandığımda yatağımda yemek kırıntıları görür anlam veremezdim. Buzdolabındaki yemekleri teyzemin yediğini düşünürdüm. Meğer suçlu benmişim' dedi.Sabah
Coca Cola ve Pepsi Anlaştı
ABD’li içecek şirketleri ürünlerindeki kalori oranını azaltmak konusunda anlaşmaya vardı. Yapılan anlaşmaya göre, ABD'de satılan içecekler artık daha küçük olacak ve daha az kaloriye sahip olacak.Coca Cola ve Pepsi gibi içecek üreticileri ABD’de sattıkları ürünlerdeki kalori oranını ve ürünlerinin boyutunu azaltmak konusunda anlaşmaya vardı.Anlaşma çerçevesinde Coca Cola, Pepsi ve Dr Pepper’ın ürettiği içecekler artık yüzde 20 daha az kaloriye sahip olacak.Şirketlerin dün New York’ta düzenlenen ‘Clinton Global Initiative’ kapsamında yaptıkları anlaşma çerçevesinde içeceklerin porsiyonu da eskiye oranla bir miktar küçülecek.ABD’nin obezite ile olan savaşına önemli bir katkı sağlıyacağı düşünülen bu kararın ardından tüketicinin reaksiyonunun ne olacağı ise, şimdiden en çok merak edilen sorulardan biri oldu.Milliyet
Burun Estetiği Konusunda Bilinmesi Gerekenler
Burun ameliyatı estetiği, doğal görünümün en önemli unsuru olmasa bile bu konuda problem yaşayan kişiler için son derece önemli bir ameliyat. Bu neden ile her hastaya bilgisayarda farklı tasarımlar yapılması gerekmektedir. Ameliyat hem iyi yapılmış olmalı hem de ameliyat yapıldığı başka kişiler tarafından anlaşılmamalıdır.Burun yüz bölgesine estetiklik katan en önemli unsurdur. Estetik burun ameliyatının tıpta dilinde rinoplasti adı ile anılır. Burun estetik ameliyatı buruna şekil vermek için uygulanır, burun inceltip sivrileştirilebilir ya da tam tersi kalınlaştırılabilir, burun ucu indirilip kalınlaştırılabilir, burunda her hangi bir eğiklik varsa düzeltile bilir, burun delikleri büyükse küçültüle bilir.Sadece burun şekli amacı ile değil aynı zamanda burundaki kemik ve kıkırdakların oluşturduğu nefes alma zorlu estetik ameliyatı ile birlikte spetum deviasyonu yapılırsa nefes alırken ki zorluktan kurtula bilirsiniz. Fiyatları ve özellikleri bakımından ise özellikle Ankara için..
2 Ayrı Tezkere Meclis Yolunda
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Sağlık Bakanlığı'nda yapılan bilgilendirme toplantısı sonrasında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.Davutoğlu, Türkiye'nin IŞİD'e yönelik tavrı konusunda 'Türkiye'nin IŞİD'e yönelik tavrı açıktır, bellidir. Geçen sene daha hiçbir ülke bu konuda açık ve net tavır sergilememişken IŞİD konusunda Bakanlar Kurulu kararımız vardı. Türkiye kararlı bir tutum sergilemiştir. Bundan sonra da sergileyecektir' dedi.Başbakan Davutoğlu, konsolosluk görevlilerinin kurtarılma süreci ile ilgili olarak ise 'Biz ilk defa rehine kurtarma operasyonu yapmıyoruz. Eğer burada kullandığımız yöntemleri her seferinde bütün şeyiyle paylaşmış olsaydık bir sonraki operasyon imkansız hale gelebilirdi. Önemli olan şudur vatandaşlarımızın hiçbirinin burnu kanamadan ülkemize gelmişlerdir' diye konuştu.'SAĞLIKTA İKİNCİ BİR SIÇRAMA DÖNEMİ YAŞAMAMIZ LAZIM'Bilgilendirme toplantısının ardından hangi konuların gündeme geldiğini anlatan Davutoğlu, 'Türkiye'deki sağlık politikalarına baktığımızda gerçekten iktidarlarımız döneminde her alanda büyük bir devrim, reform gerçekleşmiş olduğu gibi belki de en çarpıcı reform alanlarından biri sağlık olmuştur. Bugün bana takdime dilen mutluluk oranları yani hizmetten mutluluk oranlarına bakıldığında yüzde 37'lerden yüzde 76'lara çıkan toplumsal mutluluğun en üst düzeye çıktığı alanlardan biri sağlık. 2002'de 256 bin olan sağlık çalışanımız şimdi 756 bin. Hastanelerimize müracaat 2002 yılında 110 milyon iken şimdi 290 milyon. Bugün ele aldığımız hususlar 12-13 yıllık bu birikim üzerinde bütün bu envanteri tekrar gözden geçirerek ikinci bir sıçrama dönemimizi ekonomide olduğu gibi sağlıkta da yaşamamız lazım' ifadelerini kullandı.'MİLLİ AŞILARIMIZI ÜRETEBİLİR HALE GELMEMİZ LAZIM'Hastanelerde mekan şartlarının iyileştirilmesi gerektiğini söyleyen Davutoğlu, 'Hastanelerimizin sadece görünür anlamda değil, teknik donanım anlamında da en üst düzeyde olması yönünde büyük adımlar attık. Aşılar konusunda da yurt dışı bağımlılıktan kurtulmamız ve milli aşılarımızı kendimiz üretebilir hale gelmemiz lazım' diye konuştu.'TÜRKİYE'Yİ YÜRÜYÜŞ KAMPANYASINA DAVET EDECEĞİZ'3 Ekim Dünya Yürüyüş Günü olduğunu hatırlatan Başbakan Davutoğlu, 'Biz o gün Kurban Bayramı'nın da ilk günü olduğu için başlatamayacağız ama 13 Ekim'de Bakanlar Kurulu olarak o gün Bakanlar Kurulu toplantısı olduğu için sabah uzun bir yürüyüşten sonra Bakanlar Kurulu'na gideceğiz. Bütün Türkiye'yi de yürüyüş kampanyasına davet edeceğiz' dedi.'BU YÖNDE CİDDİ ÇALIŞMA YAPMAYA KARARLIYIZ'Obeziteye karşı mücadele edilmesi gerektiğini söyleyen Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı: 'Obezite başta olmak üzere diyabet ve diğer hastalıkların çoğunun sağlıksız beslenme ve hareketsiz hayattan kaynaklandığı malum. Bunun da çözümü hayatımızı yeniden tanzim edecek bir yol benimsememiz. Bu yönde ciddi şekilde çalışma yapmaya kararlıyız''UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE BİR SÜREÇ YÖNETİMİDİR'Toplantıda uyuşturucu ile mücadele konusunun ele alındığını söyleyen Davutoğlu, 'Konunun bu zamanlama ile ele alınmasının sebebinin hem eğitim yılının başlamış olması hem de yasama yılıyla birlikte bazı yasal düzenlemeler yapılması ihtiyacından kaynaklandığını belirtti. Davutoğlu, konuşmasına '62. Hükümet'in en önemli gördüğü alanlardan biridir. Uyuşturucu ile mücadele anlık ve noktasal bir konu değildir. Bir süreç yönetimidir' şeklinde konuştu.'BELLİ HUSUSLAR O SÜRECİN İÇİNDE OLANLARIN MAHREMİYETİNDE KALIR'Konuşmasının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Davutoğlu, rehin tutulan konsolosluk görevlilerinin kurtarılması ile ilgili olarak 'Biz ilk defa rehine kurtarma operasyonu yapmıyoruz. Daha önce pilotlarımızı, gazetecilerimizi, mühendislerimizi, işçilerimizi kurtardık. Eğer burada kullandığımız yöntemleri her seferinde bütün şeyiyle paylaşmış olsaydık bir sonraki operasyon imkansız hale gelebilirdi. Önemli olan şudur vatandaşlarımızın hiçbirinin burnu kanamadan ülkemize gelmişlerdir. Milletimiz bir bayram havası içinde bunu kutlamaktadır. Türkiye'nin hükümetimizin gücü dünyaya gösterilmiştir. Belli hususlar vardır ki sadece o sürecin içinde olanların mahremiyeti çerçevesinde kalır. Devlet arşivinde olur. Kamuda bunların sürekli tartışma haline getirilmesi ileri ki aşamalarda başka vatandaşlarımızı riske edecek sonuçlar doğurur. Spekülatif haberlerden kaçınılmasını rica ediyorum' değerlendirmesinde bulundu.'IŞİD KONUSUNDA BAKANLAR KURULU'NDA KARARIMIZ VARDI'Süregelen Amerikan operasyonların Irak'ta Suriye'de de yapıldığını kaydeden Başbakan Davutoğlu, 'Gece boyu hepimiz takip ettik. Bazı bölge ülkeler de katıldı. Türkiye'nin IŞİD'e yönelik tavrı açıktır, bellidir. Geçen sene daha hiçbir ülke bu konuda açık ve net tavır sergilememişken IŞİD konusunda Bakanlar Kurulu kararımız vardı. 13 Ekim 2013'te terör örgütü bağlamında ve her türlü teröre karşı Türkiye kararlı bir tutum sergilemiştir. Bundan sonra da sergileyecektir. Ancak bölgedeki gelişmelerden gördüğümüz bir husus var ki kalıcı barışı ve istikrarı temin etmeyecek şekilde yürütülen operasyonlar, bir müddet sonra daha büyük sıkıntılara yol açabiliyor. Türkiye kendi ulusal çıkarlarını korumak, güvenliğini korumak, insani olarak Suriye ve Irak'tan gelen bütün mültecilerin ihtiyaçlarını karşılamak konusunda zaten büyük bir sorumluluk altındadır. Bu bölgede terörün etkisiz kılınması Suriye rejimi gibi insanları kimyasal silahlarla yok eden rejimlerin de yol açtığı karanlık tablonun yok edilmesi, mültecilerin ülkelerine dönmesi yönündeki her türlü çabaya destek verdik, veriyoruz, vereceğiz' dedi.'MECLİS'İN AÇILMASINA MÜTEAKİP 2 AYRI TEzKERE MECLİS'E SUNULACAK'Tezkere ile ilgili sorulan bir soruyu Davutoğlu, 'Tezkere yeni bir husus değil. Irak'la tezkere 2007'den bu yana tekrar eden bir tezkere mahiyetindeydi. Irak'taki tablo değiştiği için şimdi hem oradan Türkiye'ye yönelik terör tehdidi anlamında muhteva korunacak ama bir taraftan da Irak'taki tehdit yapılanmasındaki değişikliğe bağlantılı olarak silahlı kuvvetlerimizin ihtiyaç hissettiği değişiklikler yapılacak. Suriye içinde yine 2012'de çıkan tezkere yenileniyor. Bu bağlamda da tehdit ve risk faktörü değiştiği için silahlı kuvvetlerimizin ihtiyaç hissettiği güvenlik düzenlemeleri anlamında bir muhtevayı oluşturacak. Tezkere 2 Ekim'de Meclis'in açılmasına müteakip büyük ihtimalle 2 ayrı tezkere halinde olabilir Meclis'e sunulacak. Eğer Türkiye'nin ulusal güvenliği ile ilgili tedbir almak gerekirse bu konuda da hiçbir tereddüt göstermeyeceğimizin herkes tarafından bilinmesi gerekir' diye yanıtladı.DHA
Türkiye'de Üretildi: "Tek Kullanımlık Nefes Analiz Sensörü"
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Fen Fakültesi Kimya Bölümü'nce gerçekleştirilen ve 'Elektronik burun' diye nitelendirilen 'Tek Kullanımlık Nefes Analiz Sensörü' projesiyle, akciğer kanseri ve diyabetin tanısı insanın nefesiyle konulabilecek.İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Fen Fakültesi Kimya Bölümü'nce gerçekleştirilen ‘Elektronik burun’ (Tek Kullanımlık Nefes Analiz Sensörü) projesiyle, akciğer kanseri ve diyabetin tanısı insanın nefesiyle konulabilecek.Maske içerisine yerleştirilen özel sensör aracılığıyla insanın nefesindeki bileşenleri analiz edecek olan cihazın yapım projesini, İstanbul Kalkınma Ajansı'nın 1,2 milyon liralık desteğiyle İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi birlikte gerçekleştirecek.İYTE Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ümit Hakan Yıldız, ilk etapta 25 adet üretecekleri cihazın Cerrahpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ndeki deneme safhasından sonra seri üretimine geçilebileceğini ve Türkiye genelinde rahatlıkla eczanelerden ya da aile hekimlerinden temin edilebileceğini söyledi.NASIL ÇALIŞACAK?Yıldız, aletin çalışma mantığını şöyle açıkladı:'İnsan nefesi birçok bileşenden oluşuyor. Bizim bildiğimiz su buharı ve karbondioksittir. Ama bunun içinde birçok uçucu organik bileşikler vardır. Cihaz, nefesten uçucu organik bileşiklerin tayinini sağlayacak. Organik bileşiklerin bir kısmının konsantrasyonunun belli seviyeyi aşması durumunda bunun bazı hastalıkların belirteçleri olduğu düşünülüyor. Biz de şunu düşündük. Akciğer kanseri ve diyabet birçok uçucu organik bileşiklerle ilişkili. Akciğer kanseri toluenle, diyabet asetonla ilgili. Nefesteki toluenin artması akciğer kanseri riski olanlarda, asetonun artması diyabet riski olan kişilerde görülür. Bütün her şeyi yerli olacak tek kullanımlık maskedeki sensörler nefesteki bu iki bileşiğin değerlerini tespit ederek akciğer kanseri ve diyabetin ön tanısını sağlayacak. Bu bilgiler sayesinde de hastalığa yakalanmadan müdahalede bulunulabilecek.'KÖPEKLER DE KULLANILIYORKokudan kanser testi, yeni bir olgu değil. Kimi tıp merkezlerinde köpeklerin olağanüstü koku olma becerileri nedeniyle, eğitimli köpeklerle kanser testi uygulanıyor.CNN TÜRK
Reklam
Burdur Gölü için 'Su Orucu' Tutulacak
Dünyada 'Burduricus' olarak adlandırılan balık türünün tek yaşam alanı olarak bilinen Burdur Gölü, bilinçsiz sulama ve buharlaşma nedeniyle hızla yok oluyor. 4.3 milyar ton su varlığının her yıl 330 milyon tonunu bu nedenlerle kaybeden ve 20 yıl sonra tamamen yokolacağı öngörülen göl için tehlike çanları çalmaya başladı.Burdur Gölü'nün kurtarılması amacıyla gölün kuzeyindeki Karakent Köyü'nde 3 yıl önce uygulamaya konulan 'Lisinia Doğa ve Anti Kanser Projesi' kapsamında, Burdur Gölü'ne Hayat Verelim Derneği ve 'Göle Yas' belgesel filmi ekibinin desteğiyle 27 Eylül Cumartesi 'Göle Yas' etkinliği düzenlenecek.'Burdur Gölü'ne Hayat Verelim' Derneği ve 'Göle Yas' belgesel filmi yönetmeni Şafak Türkel ile Lisinia Yaban Hayatı Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi kurucusu Öztürk Sarıca'nın başlattığı kampanyaya, dünyanın çeşitli ülkelerinden ve Türkiye'den destek yağdı.Sosyal medya aracılığıyla çığ gibi büyüyen kampanyada 27 Eylül günü, etkinlik alanına gelen ya da bulundukları yerden destek veren yaklaşık 1 milyon kişinin Burdur Gölü için 'su orucu' ve yas tutulması hedeflendi.HERKES KAMERA KARŞISINA GEÇİYOR Dünyanın çeşitli ülkeleri ve Türkiye'nin çeşitli kentlerinden de kişi veya gruplar, hazırladıkları videolarla etkinliğe destek çağrısında bulunuyor.Göl için video hazırlayanlar arasında; AKP Burdur Milletvekili Bayram Özçelik, CHP Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan, AKP, CHP ve MHP'nin Burdur il başkanları, Burdur Belediye Başkanı CHP'li Ali Orkun Ercengiz, sanatçı Berna Laçin, Newyork Buffalo Üniversitesi ve Buffalo of Stafe College akademisyen ve öğrencileri, İstanbul Şaman Dans Tiyatrosu, İstanbul Balesi, İstanbul sokak ve vapur müzisyenleri, Arpanatolia Grubu Ferhat Erdem ve Çağatay Akyol, Ankara Devlet Opera ve Bale sanatçıları, Türk Halk Müziği sanatçısı Sümer Ezgü, Burdur'un İlyas köylüleri, İstanbul Teknik Üniversitesi Halk Dansları Topluluğu, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Saatcı, Burdur Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kamil Özcan, İzmir Doğa Sporları ve Dağcılık Derneği ile çiftçiler bulunuyor.24 SAAT SU İÇMEYECEK VE KULLANILMAYACAK 'Göle Yas' ve 'Su Orucu' etkinliğinde 1 gün boyunca su içilmeyecek. Bunun yanı sıra, ev, tarla, mutfak gibi yaşamın her anında büyük ihtiyaç olan su kullanılmayacak. Kampanyaya destek için 1 saat de olsa 24 saat de olsa katılım isteniyor. Proje kapsamında bir de imza kampanyası düzenleniyor. 27 Eylül'de 1 gün sürecek 'su orucu' eşliğinde www.change.org sitesi üzerinden başlatılan imza kampanyasına da destek verilmesi istendi.BURDUR GÖLÜ NEDEN KURUYOR? Burdur Gölü’nün potansiyel su tutma miktarı 7.5 milyar tonken şu an bu miktar 3.5 milyar tona düşmüş durumda. Göl artık yalnızca yüzeyine düşen yağmur sularıyla besleniyor. Daha önce göle gelen, bugün tarımsal sulama için kullanılan suyun miktarı 190 milyon ton.Ancak bölgedeki tarlaların büyük kısmı vahşi sulama yöntemiyle sulandığı için muazzam su kaybı yaşanıyor. Ayrıca bölgede ekimi tercih edilen tarım ürünlerinin büyük kısmı ise bölgeye uygun ürünler değil. Yörede 1 büyükbaş hayvan başına yıllık tüketim 1000 ton suyu buluyor.BURDUR GÖLÜ NASIL KURTULUR? Eğer bölgede tarımsal sulamada damlama ve yağmurlama sistemlerine geçilebilirse yıllık su tasarrufu 75 milyon tonu bulacak. Bu miktar gölün yıllık su açığı olan 60 milyon tonu karşıladığı gibi hızla tüketilen dip suyunun da yeniden yükselmesini sağlayacak.Vahşi sulamaya göre yüzde 75 daha tasarruflu olduğu belirlenen damla sulama yönteminde toprak kalitesine zarar verilmediği gibi ürün miktarının artmasına da katkı sağlanıyor. Damla sulama yöntemiyle su, toprağın 80 santimetre altına sızabiliyor.Kaynak: Cumhuriyet
Kilo Vermeniz İçin Yapmanız Gereken 25 Şey
Diyet ipuçlarıÇay için. Araştırmalar düzenli aralıklarla çay içen ( özellikle yeşil çay ) bireylerin BMI ( body mass index – vücut kitle indeksi ) değerlerinin daha düşük olmaya meyilli olduğunu gösteriyor.Acı biber tüketin. British Journal Of Nutrition dergisinde yayınlanan bir araştırmada acı biberin içeriğinde bulunan capsasin maddesinin yağ yakımını hızlandırdığı yönünde veriler elde edildi.Daha fazla protein tüketin. Protein sadece kaslarınızı geliştirmekle kalmaz aynı zamanda termojenik etkisi ile daha fazla yağ yakmanızı sağlar.Balık ya da balık yağı tüketin. Yapılan araştırmalarda düzenli aralıklarla balık yağı tüketen farelerin vücut yağ oranının balık yağı tüketmeyenlere göre daha düşük olduğu bulundu. Bununla beraber yapılan diğer birçok araştırmada da omega-3 yağ asitleri için benzer sonuçlar elde edildi.Motivasyon ipuçlarıBir hedef seçin. Bu motive kalmanızı ve pes etmemenizi sağlar. Hedefleriniz kısa süreli periyotlardan oluşmalı. Uzun vadeli hedeflere ulaşılmak zor ve sıkıcı olabilir.Tartılın. Araştırmalar her gün tartılan insanların diyet ve antrenman programlarına daha iyi uyduğunu göstermekte. Bununla beraber hiçbir zaman sayılarla yaşamayın. Kilonuzu takıntı haline getirmek yerine sadece kilonuzu takip etmeyi deneyin.Gülün. Avrupa obezite kongresinde sunulan bir araştırma günde fazladan 10-15 dakika gülmenin yaklaşık 40 kalori yaktırdığını gösteriyor.Egzersiz ipuçlarıAğrılık kaldırın. Ağırlık egzersizleri yapmak kas kütlenizi arttırır. Egzersiz sırasında harcadığınız kalorilerin yanında artan kas kütlenize bağlı olarak hızlanan metabolizmanız daha hızlı kilo vermenizi sağlar.Bileşik egzersizleri uygulayın. Birçok kas grubunu aynı anda çalıştırmanıza yardımcı olacak bileşik egzersizler ayrıca daha güçlü olmanızı sağlar. ( squat , deadlift , push-up ve benzeri )İnterval kardiyo egzersizleri yapın. İnterval egzersizler daha hızlı yağ yakmanıza ve metabolizmanızın hızlanmasına yardımcı olur. En etkili iki interval egzersiz tipi HIIT ve Tabata protokolüdür.Diğer maddeler için http://www.fitekran.com/kilo-vermeniz-icin-bilmeniz-gereken-25-sey/ adresini ziyaret edebilirsiniz.
Reklam
Varisi Engelleyen Şifalı Bitkiler
Varis bir rahatsızlıktır ve varisi engellemenin bir çok yöntemi vardır eğer kendinize dikkat ederseniz böyle bir rahatsızlıkla karşılaşma şansınızı en aza indirgemiş olursunuz.Modakan olarak varisi engelleme yöntemleri hakkında bir yazı yazdık buyrun.Kadınların mor kabusu varis hemen hemen her yaş grubunda yaşanıyor. Günlük hayatımızı alt üst eden bu varisleri engellemek ve etkisi azaltmak aslında basit. Bunun için yüksek oranda antioksidan içeren meyveler tüketilmeli. Bunların başında mevsimi olan kiraz ve böğürtlen geliyor. İçerdiği antioksidan sayesinde varis şikayetlerinde azalmanın yanı sıra hastalığın önlenmesinde de etkin rol oynuyor.Varis , damar kapakçıklarının kapanmaması sonucunda oluşan bir rahatsızlıktır ve damarları kapama yoluyla şikayetlerden kurtulabilirsiniz. Daha önce “ Varis Tedavisi İğne Yöntemi ” ve “ Varis Tedavisi Lazer Yöntemi ” konusunda bilgi vermiştik. Varis tedavisine alternatif olarak doğal olan meyvelerle karşılık veriyor. Kiraz ve böğürtlen sayesinde, toplar damarlar oksidan maddelerin zararlı etkilerine karşı daha dirençli oluyor. Peki kiraz ve böğürtlen dışında ne yapabiliriz inceleyelim…Balığı sofralarınızdan eksik etmeyinBalık, taze sebze ve meyve ile dengeli bir şekilde beslenilmelidir. Sağlıklı ve dengeli beslenme birçok hastalığa iyi geldiği gibi varisler için de oldukça faydalıdır. Özellikle lifli gıdalar tüketilerek hem bağırsakları temiz tutarsınız hem de varisin düşmanı kabızlıktan uzak durabilirsiniz. Kabız olduğunuzda, varis gelişimi toplar damarlara binen yük sebebiyle artmaktadır.Diğer besin kaynaklarına baktığımız da zencefil, soğan ve sarımsakta varis tedavisinde etkilidir.Şeker ve tuzdan uzak durunBeyaz düşman olarak kabul edilen şeker ve tuz varislerin de başbelası. Şeker ve tuz dışında kızarmış gıdalar (özellikle fast-food), cips, tütün ve tütün ürünleri, aşırı alkol tüketimi de varislerin başlıca düşmanıdır. Bu yiyecek ve içeceklerde yer alan düşük lif içeriğine bağlı olarak kabızlığın rastlanma oranı da oldukça yüksektir.Günlük olarak yürümek, bisiklete binmek ve yüzmek kan dolaşımının sağlığı açısından faydalıdır. Bu egzersizler bacak ve baldırlardaki kas pompasını düzenli olarak çalışmasını sağlar.Kilo problemiYaş ve boy uzunluğuna bağlı olarak ağırlık ölçünüze dikkat edin. Obezite ve aşırı kilo alma durumunda, bacaklardaki toplardamarlara binen yük artar. Kiloya bağlı olarakta varisler daha kolay şekilde gelişir ve ilerler.Kıyafetlerin etkisiÖzellikle kadınların dar elbise tutkusundan vazgeçmeleri gerekir. Bu tür kıyafetler, sağlıklı kan dolaşımını engeller. Özellikle bel bölgesine olan baskı nedeniyle dar pantolon ve kemerden uzak durmak gerekir.Bacakları dinlendirmeUzun süre ayakta çalışmak zorunda kalanlar açısında büyük önem taşıyan bacaklar, mutlaka dinlendirilmeli. Tabii sadece ayakta çalışanlar için geçerli değil bu durum. Uzun süre oturarak çalışanları da ilgilendiriyor. Günde en az 1 defa bacakların ikisini de kalp hizasının üzerine çıkarıp 20 dakika dinlendirilmesi gerekir. Yerçekimi nedeni ve vücut ağırlığını taşıdıklarından dolayı bacak toplardamarlarında oluşan kan birikmesi engellenmiş olacaktır.Uzun süre ayakta sabit ya da oturma pozisyonunda kalmayınız. Bacak bacak üstüne atmaktan kaçının. Ağır eşya ya da yük kaldırmayın. Bu durumlarda da bacak toplardamarlarına yük biner ve kas pompası yeterli olarak çalışamaz.İş yerinde ara molalar verin ve belli aralıklarla dinlenin. Oturarak çalışanlar arada kalkıp yürüyün. Evde televizyon seyrederken ya da kitap okurken bacaklarınızı yukarı kaldırın. Bu kan dolaşımını hızlandıracak ve sizi rahatlatacaktır.Oluşan varisli damarlara dokunmamaya özen gösterin. Kaşıma ya da kontrol amaçlı dokunmalarla, incelmiş cilt nedeniyle enfeksiyon gelişimi riski oldukça yüksektir.Bacaklarınızı rahatlatacak soğuk duş masajı iyi gelir. Masaj yaparken ellerinizle dokunmak yerine suyun etkisinden yararlanın. Bu sağlıklı kan dolaşımı için etkili bir yöntemdir. Ayrıca her banyo sonrasında bacaklarınıza yumuşatıcı sürerek hem cilt beslenmesini sağlayın hem de sağlıklı dolaşıma olanak verin.
Hormonlu Yiyecekleri Nasıl Anlarız?
Hormonlu gıdalar  malesef  hayatımızın her alanında var ve biz sağlıklı beslenmeyi amaçlayanlar için hormonsuz gıdaları ayırt etmek günümüzde önemli bir konu haline geldi. Bizde sağlıklı beslenmek isteyen modakan ziyaretçileri için hormonsuz gıdaları pratik yoldan nasıl anlayacağınıza dair araştırmalar yaptık ve bu araştırmalarımızın sonucunu sizlerle paylaşıyoruz, artık çarşıda pazarda markette sebze meyve alırken belirttiğimiz kriterlere dikkat ederseniz kendinizi hormonlu gıdalardan pratik bir şekilde korumuş olursunuz…Genel olarak dış görünüşü şekilsiz, bozuk, sivri çıkıntıları olan, içleri ya da çekirdek etrafı boş ve ürün kendine has tadı vermiyorsa o sebze ve meyveler hormonludur…Hormonlu meyve ve sebzelerin dış görüntülerinin şekilsiz, bozuk, içlerinin ve çekirdek çevresinin boş olduğu, kendisine has tadı vermediği belirtildi.Vatandaşların, çarşıda pazarda hormonlu ve hormonsuz sebze-meyveyi ayırt edebilmeleri için bazı ip uçları şöyle sıralanıyor:Domates: Domates kesildiğinde içi fazlaca boşsa meyvenin ucunda sivri çıkıntılar ve yuvarlak yapısından farklı bir şekle sahipse hormonlu olduğundan şüphelenebilirsiniz. Ayrıca hormonlu domateslerde dik kesildiğinde ortasında beyaz ve sert bir tabaka görülür.Salatalık: Şekilsiz, bir ucu kalın bir ucu ince veya yan yana yapışık meyvelere dikkat edin. İçleri adete sünger gibi, çekirdek evi de kof bir yapıya sahiptir. Tatlarında farklılıklar ve lezzetsizlik vardır.Biber: Aşırı büyük ve etli bir görünüme sahiptir. Çekirdek etrafı boş, etli kısmında domatesteki gibi beyaz ve sert bir doku görülür.Patlıcan: Şekli bozuktur, kenarda şişlikler görülür. Yan yana yapışıktır, etli kısmı sünger gibi kof olur.Patates: Şekilsiz ve yumruları birbirine yapışıktır. Patateste aşırı gübre ve hormon kullanılırsa içinde kararmalar görülür.Çilek: Aşırı büyük, çift yapışık ve içleri boştur.Karpuz: Hormonlu karpuzların çekirdek evleri boştur. Yendiği zaman aşırı nişasta kokusu verir.
Hamilelik Belirtileri Ne Zaman Başlar?
Hamilelik Belirtileri ne zaman başlayacağını her gebe adayının merak ettiği bir sorudur, ve bu sorunun cevabının kesin bir formülü yoktur. Hamilelik belirtilerinin ne zaman başladığı kişiden kişiye değişen bir olaydır, ve her insandan insana fark edebilir şöyle birşey yoktur ayşe 1 hafta önce ilişkiye girmiş şimdi midesi bulanıyor bende öyleyim bende kesin hamileyim gibi soruları öncelikle bir kenarı bırakın, bunun en iyi çözümü hekime başvurmanız, Onun haricinde belirtiler şu şekildedir.1. Geciken AdetBu belirti muhtemelen en kesin olan belirtidir. Bazı anne adayları adet dönemlerinde oldukça açık renkte bir kanama yaşayabilirler bu normal adet süreci gibi değildir ve muhtemel gebeliğin bir habercisi olabilir.2. Hamilelik DuygusuBu erken belirti belki de şu an bu yazıyı okuyor olmanızın da bir nedeni olabilir. Birçok anne adayı hamile olup olmadığına dair bir önseziye sahip olur ve önsezinin sıklıkla doğru çıktığı kanıtlanmıştır.Birden bire kendinizi farklı hissetmeye başlamış olabilirsiniz mesela kendinizi daha yorgun hissediyor olabilir ya da zaman zaman iç bulantılarıhafif baş dönmeleri ya da stres aşırı duygu değişimleri yaşıyor olabilirsiniz3. Hassas GöğüslerGebeliğin göze çarpan en erken belirtilerinden bir tanesi de şişmiş hassas ve de bir dereceye kadar ağrıyan göğüslerdir. Bu belirtiyi uykuya dalmadan evvel sağa sola dönerken ya da giyinirken banyo yaparken hissedebilirsiniz.4. Aşırı yorgunlukEn erken gebelik belirtilerinden bir diğeri de aniden baş göstermeye başlayan aşırı yorgunluk hissidir. Yatağa daha erken girmeye başlayabilir ya da sabahları yataktan kalkmak daha zor gelmeye başlayabilir. 5. Sık Lavabo İhtiyacıDiğer bir önemli belirti de tuvalete çıkma sıklığında oluşan artıştır. İş arkadaşlarınızın ya da etrafınızdaki kimselerin gözüne de çarpacak kadar artabilir bu sıklık. Bunu söylemek istemezdik ama bu durum bazen dokuz ay boyunca devam edebiliyor. 6. BulantılarGebeliğin erken dönemlerinde ortaya çıkan diğer bir durum da mide bulantısıdır. Mideniz aşırı derecede bulanabilir hatta hiç ummadığınız bir anda çıkarabilirsiniz. 7. Baş dönmesi ve/veya bayılmaDiğer bir erken hamilelik belirtisi ise baş dönmesi hissidir. Bir müddet ayakta durduktan sonra market alışverişinde kuyrukta beklerken oturup da birden ayağa kalktığınızda baş dönmesi yaşayabilirsiniz.8. İştahın açılması ya da bazı yiyeceklerden tiksinmeHamileliğin diğer bir işareti de anne adaylarımızın iştahında oluşan açılmadır. Aşerme durumu da oluşup mevsimsiz meyve ya da sebzeleri yemek isteyebilirler. 9. Kokulara karşı hassasiyetAnne adaylarımızın bir kısmında sıklıkla göze çarpan diğer bir belirti de kokulara karşı oluşan aşırı hassasiyettir. Her hangi bir yiyecek kokusu ya da parfüm kokusu aşırı derecede rahatsız edebilir ya da mide bulantısına sebep olabilir.10. Mide ekşimesi ve/veya kabızlık Bu problemin sebebi uterisin şişmeye başlayıp mideye baskı yapmasıdır. Aynı zamanda vücudunuzda artan hormon seviyeleri de hazmı yavaşlatabilir. Bu süreçte doktor gözetiminde ek vitaminler almanız gelişmekte olan bebeğiniz için faydalı olabilir. Yine kısa aralıklara sık sık yemek yemeniz de bu sıkıntıların azalmasına katkıda bulunabilir.Bunun dışında hamilelik sonrası kilo almamaya karşı önlemler de önemlidir.11. Ruh halinde oluşan değişimlerVücudunuzda oluşan hormonsal değişimlere bağlı olarak ruh halinizde de bir takım değişiklikler oluşabilir. Bir anda sinirlenebilir ya da strese girebilirsiniz.12. Artan vücut ısısıVücutta oluşan ısı artışı da hamileliğin önemli belirtilerinden bir tanesidir. Hafif ateşleniyor gibi hissedebilirsiniz ve soğuk algınlığı olduğunu düşünebilirsiniz.
Reklam
Hamilelikte Çok Kilo Almamanın En Etkili Yolları
etiket
Hamilelikte kilo almamak için hazırlanan programlara uymak her zaman kolay değildir. Özellikle herkesin sizi yemeye teşvik ettiği bu dönemdi kilonuzu kontrol etmeniz biraz zor olabilir. Ancak hamilelikte çok fazla kilo almak sezaryen doğum ve prematüre doğuma yol açabilir. Hamileliğiniz aşırı kilo veya obezite halinde iken başladıysa bile tavsiye edilen kilo aralığında kalırsanız gebelik şekeri ve preeklempsi gibi sağlık problemleri riskini azaltabilirsiniz.Aşağıda doktorların ve beslenme uzmanlarının hamileler için önerdiği bazı ipuçları yer almaktadır. Mümkünse fazla kilolu iken hamile kalmayınHamile kalmadan önce yapabileceğiniz en iyi şey hamileliğe sağlıklı bir kiloda başlamaktır. Çocuk düşünme aşamasındaysanız bu dönemde doktorunuza ve beslenme uzmanına danışarak vücut kütle indeksinizi hesaplatınız ve gerekiyorsa kilo veriniz. Az ancak sık yiyinBebeğinizi beslemek için gün içerisinde fazladan kalori almanıza gerek yoktur. Yapılan çalışmalar hamileliğin 3-6 aylık döneminde günlük fazladan 340, 6-9 aylık döneminde de fazladan 450 kalorinin yeterli olacağını göstermiştir. Ancak aşırı kilolu veya aşırı zayıfsanız bu rakamlar değişebilir. Çok yemeniz değil, azda olsa sağlıklı ve besleyici şeyler yemeniz önemlidir.Öğünler arasında sağlıklı ara öğünler yapın. Üç saatte bir ara öğün yapmak öğünlerde aşırı yemenize engel olacaktır. Böylece bebeğinize sağlıklı besinler vermenin yanı sıra kan şekerinizi de belirli bir düzeyde tutmanız sağlanacaktır. Ara ve ana öğünlerde protein, lif ve sağlıklı yağlar içeren gıdalar tüketin. Sıvı tüketinHamilelikte susuz kalmaktan kaçının. Öğünler arasında yeterince su içerseniz daha az acıkırsınız.Günlük 1.5-2 litre su tüketin. Bazı beslenme uzmanları fiziksel aktivite durumuna göre bu miktarın attırılmasını önermektedir.Hamilelikte aldığınız besinlerin tam olarak öğütülebilmesi için sindirim sistemi yavaşlar. Bu da kabızlığa sebep olabilir. Yeterince sıvı tüketmeniz kabızlığın geçmesine yardımcı olacaktır.İsteklerinizi kontrol edin Kimse sizden 9 ay boyunca dondurma yememenizi bekleyemez. Ancak sizin ve bebeğinizin ihtiyaç duyduğu protein ve sağlıklı yağlar bu isteklerinizi düzenlemenize yardımcı olur. Örneğin yediğiniz sağlıklı yiyeceklerin yanında daha az sağlıklı olan bir seçeneği az miktarda tüketebilirsiniz. Ancak bunu çok sık yapmamalısınız. NişastaKarbonhidratlar mide bulantısı ve kusmaya karşı hamile kadınların en iyi dostudur. Ancak beyaz pirinç ve makarna gibi nişastalı ürünler tam tahıllarla birlikte gelen besinleri almaksızın kan şekerinizin yükselmesine neden olur.Kahverengi pirinç, tam tahıllı ekmek ve makarnalar gibi kompleks karbonhidratlar sizin için daha besleyicidir ve sizi tok tutar. Ayrıca gün içerisinde sağlıksız yiyeceklere olan talebinizi azaltır. Hafif bir yürüyüş programı uygulayınYürüyüş hamile bir kadının yapacağı en güzel aktivitelerden biridir. Egzersize yeni başlayan anne adayları için günde 10 dakika ile başlamak önerilir. Bunu vücudunuzun durumuna göre zamanla arttırınız. Rahat hissettiğiniz sürece yürümeye devam edebilirsiniz. Hareketli hayatınızı kesmeyinHamilelikten önce aşırı hareketli bir işiniz veya profesyonel bir spor hayatınız varsa, kendinizi iyi hissettiğiniz sürece bunu devam ettirmemeniz için hiçbir sebep yoktur. Ancak futbol, basketbol, voleybol, hokey gibi temas sporlarından uzak durunuz. Bebeğiniz büyüdükçe ve vücudunuzun ağırlık merkezi değiştikçe yaptığınız hareket ve sporları değiştirebilirsiniz. Ara sıra kaçamak yapınÖrneğin bir dondurmayı küçük bir kaba koyup yiyerek daha büyük görünmesini sağlayabilirsiniz. Uzmanlar hamile kadınların kendilerini favori yiyeceklerinden uzak tutmalarının psikolojik olarak onları daha zor bir duruma getirebileceğini belirtmektedir.. Kilonuzla ilgili doktorunuzla görüşünDoktorunuz veya ebenizle düzenli ziyaretler sırasında kilonuzla ilgili görüşün. Başlangıçtan itibaren aldığınız kiloları düzenli olarak takip edin. Kilo alım eğrisinde nerede olduğunuzu görmek için İnternette bulunan hamilelikte alınan kiloyu tahmin etmenize yardımcı olan ölçekleri kullanabilirsiniz.     10. Hamilelikten sonra emzirmekHamilelikten sonra kilo vermek için emzirmek iyi bir yöntemdir ve fazla kiloları atmanıza yardımcı olur. Hamilelik günde 500 kalori yakmanızı sağlar.
Herkesin Bilmesi Gereken Denizlerimizdeki 8 Zehirli Balık
etiket
Kimisinin zehri yoğun ağrı ve sancıya neden olurken kimisi ölüme yol açabiliyor.Denizlerimizde yer alan pek bilinmeyen ancak zehirleri sebebiyle herkesin dikkat etmesi gereken balıklar karşınızda.Her türlü zehirlenmeye karşı sağlık kuruluşlarına veya 114 zehir danışma merkezlerine başvurmanız gerektiğini hatırlatmak isterim.
Diyet ve Spor Yapmadan Zayıflamanın Yolları
Kilo vermek istiyor fakat diyet ve yoğun egzersizlerle uğraşamıyorsanız, size bu konuda yardımcı olacak birkaç tavsiyemiz olacak. Normal beslenme düzeninizde yapacağınız birkaç ufak değişiklikle, kilo vermenizi kolaylaştıracak büyük farkları hissedeceksiniz.Beslenmenizde ufak değişiklikler yapın. Önce beslenme düzeninizde ufak fakat çok etkili değişimler yaparak işe başlayın. Örneğin çayı çift şekerli içiyorsanız teke, tek şekerli içiyorsanız da şekersiz içmeye çalışın. Kahvenizi kremalı içiyorsanız, tercihiniz artık kremasızdan yana olsun… Salatanıza eklediğiniz hazır salata soslarıyla da vedalaşın. Bunlar yerine zeytinyağı, limon ve sirke ile yapacağınız kendi sosunuzu kullanın. Yemek için kullandığınız tabakları küçültün.Bilhassa yemeğe başlamadan ...devamı: 724saglik.org/beslenme-diyet
Reklam
Reklam
Spor & Sağlıklı Yaşam İçin Güzel Başlangıç Programları
Güzel ve sağlıklı bir yaşama hiç değilse dengeli ve düzenli çalışan bir vücuda sahip olmak isteyenler için güzel bir başlangıç programı ayarladım. Bu programdaki haraketler başlangıç için oldukça basit ve kısa süreli.Tabi ihtiyacımız olan şeylerde var öncelikle temiz ve düzenli bir oda tavsiyem olarak müzik , dambıl set ve en önemlisi kararlılık. Zorlandığınız ve ya anlamadığınız kısımlarda bana mesaj atabilir veya ulaşabilirsiniz.
Ebola Virüsü Hakkında Çok Önemli Açıklama!
Başbakan Yardımcısı Olga Golodets Rus uzmanların Ebola virüsü aşısı üzerinde çalışmaya devam ettiklerini ve çalışmaların şimdiye kadar olumlu sonuçlar verdiğini ifade etti.Golodets, bu hastalığın Rusya için hiçbir tehdit oluşturmadığının da altını çizdi.Konuyla ilgili açıklama yapan Golodets, 'Rusya'da Ebola vakasına rastlanmadı. Doktorlarımız Ebola merkezinde başarıyla çalışmaya devam ediyorlar, bu hastalığa karşı üretmeye çalıştığımız aşı deneyleri olumlu sonuçlar veriyor. Birkaç koruma aşamasına sahip olduğumuz için şu anda Ebola virüsü Rus halkı için tehdit oluşturmuyor' diye konuştu.Ria Novosti'de yer alan habere göre Başbakan Yardımcısı yaptığı açıklamalarda aşının bazı testlerden geçtiğini belirterek, ellerinde olumlu sonuçlar olduğuna dikkat çekti.Ebola virüsü Batı Afrika'da hızla yayılmaya devam ediyor. Şu ana kadar Ebola vakasına Liberya, Sierra Leone, Gine, Nijerya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Senegal'de rastlandı. Ölüm oranının yüksek ateş sebebiyle %53 olduğu açıklandı. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, toplam 5335 kişi bu hastalığa yakalandı ve bu hastalık sonucunda 2622 kişi öldü.Siyamend KAÇMAZ - DHA
Prematüre Bebek İçin Anne Sütü Hayat Kurtarıyor!
Liv Hospital Yenidoğan ve Çocuk Hastalıkları Uzmanları Dr. Gülnihal Şarman ve Dr. Pınar Boncuk Dayanıklı, prematüre bebekler için anne sütünün önemine dikkat çekiyor.Ülkemizde her yıl 1.3 milyon bebek dünyaya geliyor. Bu bebeklerin yaklaşık yüzde 10’u yani 130 bini erken (prematüre) doğuyor. Son araştırmalara göre 10 yıldır Türkiye’de bebek ölümleri azaldı. Fakat hala bebek ölümlerinin en büyük sebebi prematürelik.Prematüre doğumun en önemli nedeni ise enfeksiyon.Liv Hospital Yenidoğan ve Çocuk Hastalıkları Uzmanları Dr. Gülnihal Şarman ve Dr. Pınar Boncuk Dayanıklı, prematüre bebekler için anne sütünün hayat kurtardığına, prematüre bebek konusunda uzmanlaşmış bir ekip ve iyi bir yenidoğan yoğun bakım süreci ile bebeklerin hayata tutunabildiklerine dikkat çekiyor.Prematüre bebeğin ilacı anne sütü!Tüm bebekler için önem taşıyan anne sütü, prematüre bebekler için hayat kurtarıcı niteliğinde. Anne sütü, hem bebeğin hem de annenin fiziksel ve ruhsal gelişimini etkiliyor. Anne sütü ile beslenen prematüre bebekler, yapılan araştırmalara göre çok daha hızlı gelişiyor, kilo alıyor, enfeksiyon riski azalıyor. Ayrıca bebek ve anne arasında, bu zorlu dönemde çok daha derin bağ kuruluyor. Bebeğini emziren annenin doğum sonrası depresyonu daha az oluyor ve sütü daha çok geliyor.Prematüre bebekte ilk 2 yıla dikkat
!Prematüre bebekler diğer yeni doğanlara göre çok daha ciddi takip gerektiriyor. Bu bebekler ne kadar erken doğarsa o kadar fazla sağlık problemi yaşıyor. Fakat sağlık problemleri uzmanlaşmış hekimlerin kontrolünde en aza indiriliyor. Ancak bebek, taburcu edildikten sonra bazı enfeksiyonlar, yetersiz beslenme ve bakım nedeniyle birtakım sorunlar yaşanabiliyor. Prematüre bebeklerde ilk 2 yıla dikkat etmek çok önemli. Bu süreçte iyi beslenmek, temiz hava solumak, enfeksiyondan kaçınmak ciddi önem taşıyor. Özellikle kış ayları prematüre bebekler için büyük risk oluşturuyor.Kuvözde de olsa bol bol anne kucağı• Bebekle ilişki hastanede kaldığı günlerden başlayarak devam etmeli.• Kuvözde kucağa alınamadığı zamanlarda başını ya da parmağını tutarak, göz teması yaparak ilişki kurarak başlanabilir.• Uygun haftaya geldiğinde emzirme denemeleri yapmaya başlayabilirsiniz.• Evde bebekle teması arttırmak için masaj yapılabilir. Masaj bebeği rahatlatır, kasların çalıştırmasını sağlar, ilişkinizi güçlendirir.• Kucağınızda çıplak teninize temas edecek şekilde onu tutmak bebeğiniz rahatlatır.
Reklam