Zamanın Durduğunu Gören Adam
Zamanın durduğu hissini yaşayan insan sayısı hiç de az değil. Beynimizin oynadığı bu oyun, aslında hepimizin tanık olduğu bir olgunun sonucu mu?Simon Baker adlı 39 yaşındaki adam baş ağrısını gidermek için ılık duş almak istemiş. “Musluğu açıp duşa baktığımda su damlalarının havada asılı kaldığını gördüm,” diyor Baker. “Sanki bir film karesi ağır çekimle dondurulmuş gibi.”Baker ertesi gün baş ağrısı nedeniyle hastaneye gittiğinde doktorlar damar genişlemesi teşhisi koydu. Daha sonraki randevularından birinde su damlalarının havada asılı kaldığını, zamanın durduğunu gördüğünü söylediğinde Chicago’daki Northwestern Üniversitesi’nden nörolog Fred Ovsiew bu deneyimi oldukça ilginç buldu ve NeuroCase adlı dergi için kaleme aldı.Zamanın herkes için aynı hızla geçtiğini farz ederiz. Fakat Baker’in yaşadığı türden deneyimler, sürekli akış halindeki bilincimizin aslında beynimizin zekice yaptığı bir birleştirme çalışmasının ürünü olan oldukça hassas bir yanılsama olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, Baker’in başına gelen türden olayları inceleyerek beynimizin, zaman algısında bu oyunları neden ve nasıl oynadığını anlamaya çalışıyor.Baker’ınki en uç örneklerden biri olsa da tıpta daha önce de benzeri olaylara tanık olunmuş. Zamanın hızlandırıldığı hissi veren “ zeitraffer ” olgusu ile bir anlık durduğu hissi veren “ akinetopsia ” olgusundan söz edenler olmuş. 61 yaşındaki bir kadın, bir yolculuğu sırasında, tren kapılarını ve diğer yolcuları ağır çekim halinde hareket ederken gördüğünü söylemiş. 58 yaşındaki bir adam ise insanlar konuşurken kötü seslendirilmiş bir film izler gibi ağız hareketleriyle konuşmalar arasında kopukluk olduğunu ifade etmiş. Uzmanlar, bu tür tecrübelerin çok daha fazla sayıda olabileceğini, fakat etkinin geçici olmasından dolayı insanların önemsememiş olabileceğini söylüyor.Beynin oyunuBu tür olaylar hemen hemen her zaman epilepsi ya da inme gibi başka sorunlarla bağlantılı ortaya çıkıyor. Baker’in, duştaki su damlalarını durmuş olarak görmesine, zayıflamış kan damarlarının ağır yük taşıma sonucu kanamaya başlaması sonucu ortaya çıktığına inanılıyor. Kanama sonucu beyninin sağ yarısındaki geniş bir alanda sinir hücreleri hasar görmüş.Peki, nasıl oldu da bu durum Baker’in zaman algısını etkiledi? Beynin arka tarafında bulunan ve V5 olarak adlandırılan görme bölgesinin ayrıca zaman algısından da sorumlu olabileceği düşünülüyor. Lozan Üniversitesi’nden Domenica Bueti ve ekibi manyetik bir alan oluşturarak bu bölgeyi devre dışı bıraktığında deneklerin iki şeyi yapmakta sorun yaşadığı görüldü: Ekranda noktaların hareketini takip etmek, ki bu sonuç bekleniyordu zaten, ve bazı noktaların ne kadar süreyle ekranda kaldığı tahmininde bulunmak.Bu ikili sorunun nedeni ise şu olabilir: Hareket algı sistemimizin kendi kronometresi var ve görme alanımızda nesnelerin ne kadar hızlı hareket ettiğini kaydediyor. Beyinde herhangi bir hasar oluştuğunda ise dünya durmuş görünüyor. Baker olayında, onun ılık duşa girmesi, durumu daha da ağırlaştırmış olabilir; yani sıcak su kanı beyinden uzaklaştırıp uzuvlara akmasına neden olduğu için beyin işlevlerinin daha da kesintiye uğramasına neden olmuş olabilir.Ama bu sadece ihtimallerden biri; zaman algısında çarpıtılma hissi yaşayan hastaların tümünde V5 bölgesinde hasar olmayabilir; başka etkenler bulunabilir.Fotoğraf kareleriBaşka bir açıklama da şu olabilir: Beynimiz algıladığı şeyleri, film makarasından “enstantaneler”, anlık görüntüler şeklinde aralıklı olarak kaydeder. Sağlıklı bir beyin bu tek tek fotoğrafları yapıştırıp birleştirerek görüntüyü canlandırır; fakat beyindeki bir hasar nedeniyle yapışkan ortadan kalkarsa ortaya çıkan görüntü, anlık enstantaneler olarak kalır.Normal görüntünün beynimizde çarpıtılması tecrübesini hepimiz zaman zaman yaşamışızdır. Örneğin, içinde bulunduğumuz aracı hızla geçen bir arabanın tekerlekleri durmuş gibi görünür. Bunun nedeni, beynimizin çektiği aralıklı enstantanelerin tekerleğin tüm çevrim anlarını yakalayamamasıdır. Eğer beynimiz her “kare”yi çekerken tekerlek çevrimini tamamlamışsa, bu kareler onu hep aynı pozisyonda yakaladığı için biz de onu duruyormuş gibi görürüz.LSD uyuşturucusunu kullananlar genellikle “görsel iz” olgusundan bahseder; yani örneğin Matrix filmindeki gibi kurşunun iz bırakarak hareket etmesi hali gibi. Uzmanlar, beynin bu kareleri yapıştırırken bir şekilde üst üste getirmesi durumunda bu görsel yanılsamanın oluşabileceğine inanıyor.Stres hormonlarıHayati tehlike içeren kazalarda da zamanın durduğu hissine dair ifadelere oldukça sık rastlanıyor. Bir araştırmada, ölümle yüzleşen insanların yüzde 70’inin yaşadıkları olayın ağır çekim halinde oluştuğunu belirttiği görüldü. Bazı uzmanlar, olay anında yoğun duyguların yaşanması nedeniyle daha fazla ayrıntı hatırlandığı ve olayın uzun sürdüğü fikrinin olay sonrasında oluştuğuna inanıyor. Fakat tarif edilen belirtiler nörolojik hastalarınkiyle ortak özelliklere sahip.Finlandiya’daki Turku Üniversitesi’nden Valtteri Arstila, ölümcül kazalardan kıl payı kurtulan insanların anormal bir şekilde hızlı düşündüğünü ifade ediyor. Arstilla bu durumu, ölüm kalım anında salgılanan stres hormonlarının tetiklediği bir otomatik mekanizmanın beynin işlem süresini hızlandırmasına bağlıyor. “Bu hızlanma nedeniyle de dış dünya yavaşlamış gibi algılanabiliyor,” diyor.Baker, zamanın durması hissinin, bilinçli deneyimlerimizin ne kadar hassas olduğuna dair ufkunu açtığını söylüyor: “Beyindeki bir bölgenin dünya algımızı nasıl tümüyle değiştirdiğine dair çok somut bir olaydı. Bir an için her şey normaldi, sonra bir anda farklı bir düzleme geçtim sanki.”Bu makalenin İngilizce aslını BBC Future’da okuyabilirsiniz.BBC
Ebola Salgınında Ölenlerin Sayısı 5 Bin'i Geçti
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Ebola salgınında ölenlerin sayısının 5160'a ulaştığını açıkladı.WHO'nun açıklamasında Gine ve Liberya'daki yeni vakalarda artık artış görülmediği ancak rakamların Sierra Leone'de yüksek olmaya devam ettiği belirtildi.Ebola salgınının 14 binden fazla kişiyi etkilediği düşünülüyor.Bu kişilerin hemen hemen tümü Batı Afrika'dan.BBC muhabiri Imogen Foulkes, WHO'nun raporunun Sierra Leone'de kontrol alınması için gerekli kaynakladırın bulunmadığını belirttiğini aktarıyor.WHO'ya göre Liberya'da 2830'dan fazla, Gine ve Sierra Leone'de 1100'den fazla insan salgın nedeniyle hayatını kaybetti.Ebola virüsüne yakalanan kişilerin yüzde 90'ı hayatını kaybediyor. Virüs bir kişiyi yaklaşık 3-4 gün içinde öldürebiliyor.Erken teşhis konan hastaların hayatta kalma şansının ise daha yüksek olduğu belirtiliyor.Virüs yakın temasla bulaşıyor ve iç kanamaya yol açıyor. Ebola'nın kesin bir tedavisi veya ilacı bulunmuyor.BBC Türkçe
Tonlarca Kaçak Et Piyasaya Dağıldı
Türkiye’ye sokulan kaçak etlerin başta “her şey dahil” lüks oteller, marketler ve gıda firmaları ile birçok kurum ve kuruluşa ihale yöntemiyle fason bir şirket üzerinden sahte faturalarla satıldığı iddia edildiMersin’de başlatılan kaçak et soruşturması, Türkiye’deki tüm Gıda İhtisas Gümrükleri’ne sıçradı. İlk soruşturma Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli’ye gönderilen bir ihbarda, “et kaçakçılığı yapılacağı” bilgisi üzerine başladı. Hemen harekete geçen bakanlık, 9 Ekim 2014 günü tüm gümrük kapılarına bir yazı göndererek, Türkiye üzerinden transit olarak geçirilen etlerle ilgili çalışma yapılması talimatını verdi.PARAGUAY’DAN GETİRİLMİŞGümrük ve Ticaret Bakanlığı ekiplerinin Mersin’de et depolama işlemi yapılan 4 antrepoda gerçekleştirdiği aramalarda Türkiye’ye kaçak olarak bin 44 ton et sokulduğu belirlendi. Paraguay’dan gemiyle getirilerek Türkiye’ye Mersin Limanı’ndan sokulan kaçak kırmızı etlerin, resmi belgelerde transit geçişle Irak ve Suriye’ye gönderileceği gözüküyordu. Ancak etin tamamına yakınının Türkiye’de pazara sürüldüğü tespit edildi. Kalan çok az miktardaki kırmızı etin ise bin 44 tona tamamlanarak ilgili ülkelere gönderilebilmesi için tavuk ayağı, tavuk kıyması eklenerek depolarda stoklandığı ortaya çıktı. Yurda kaçak olarak sokulan etlerin yerine yurtdışına çıkarılması planlanan 907 ton tavuk kırpıntısı ve sakakat ele geçirildi. Ayrıca kaçakçılığı yapan firmanın 2014 yılı içerisinde toplam et ithalatının ise 2 bin 490 ton olduğu belirlendi. Firmanın bu etleri de yurtiçi piyasaya satıp satmadığı soruşturuluyor. Ayrıca bir araştırma konusu da iç piyasaya satılan etlerin İslami kurallara göre kesilip kesilmediği.
Grip ile Baş Etmenin 5 Basit Yolu
Çevrenizde grip illetinden şikayetçi onlarca insan varsa sakın şaşırmayın çünkü grip sezonu çoktan başladı. Eğer siz de bu hastalıkla mücadele ediyorsanız, bilmenizde büyük fayda olan 5 basit ipucu işte burada;
Fotoğraflarıyla Bile Sizi Dumurlara Sürükleyecek 5 Mutant İnsan
etiket
Yıllar boyunca tıp dünyasını hayrete düşüren ve gerçekten araştırma konusu olmuş hastalıklar ya da vakalar olmuştur ki bu tarz durumlar herkesin ilgisini çeker. 1800'lerin sonlarında ve 1900'lerin başında yaşamış bu 5 insan da aynı şekilde insanların dikkatini çekmiştir. Bazı insanlar onları ucube olarak görüyordu belki ama onlar kendilerini öyle görmüyordu. Onlar sadece normal insanların yaşadıkları hayatı onlara göre daha farklı yaşıyordu.
Reklam
Gebelikte Mide Bulantısı…
Hamileliğin ilk aylarından itibaren başlayan mide bulantısı hamilelik döneminin en zor ve en fazla şikâyet edilen sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır.. Mide bulantısının asıl nedeni hamilelik döneminde hormonların artışından kaynaklanmaktadır. İkiz gebelik lerde tek bebek gebelik lerine oranla daha fazla mide bulantısı yaşanmaktadır. Mide bulantısı ikiz bebeklerde iki hatta üç katına çıkabilmektedir. Gebeliğin beşinci altıncı haftasında başlayan mide bulantıları, 3.ayın bitiminden sonra tamamen bitmektedir yada azalmaya başlamaktadır.Kişiye bağlı olarak değişiklik gösteren gebelik dönemindeki mide bulantıları bazen doğum a kadar bile devam etmektedir. Bazı gebeliklerde mide bulantısı şikayeti hiç görülmemektedir.
Kilo Vermek İçin Uzak Durmanız Gereken 7 Beyaz
Kilo vermek istiyorsanız listenizden çıkarmanız gereken şeyler var.İşte uzak durmanız gereken besinler…Beyaz çikolataBeyaz çikolata, kakao yağı, şeker ve yağ gibi karışımlardan oluşur. İnanılmaz derecede yüksek kaloriye sahip olan bu çikolata çeşidinin yağ oranı da çok yüksektir. Doğal kakaoiçermediği için herhangi bir antioksidan değeri de yoktur. Antioksidan yönünden zengin olan çikolata çeşidi %70 oranında kakao içeren bitter çikolatadır ve en az yeşil çay kadar sağlığa faydalıdır.Beyaz şarapBir kadeh şarabın kalorisi markaya ve çeşidine göre yaklaşık olarak 70 ile 270 kalori arasında değişir. Şarap içmek istediğinizde tercihinizi daha düşük kalorili olan beyaz kuru üzüm şaraplarından yana kullanın.Beyaz unBeyaz unlar, daha beyaz ve parlak olmaları için pek çok kimyasal işlemden geçerler. Sağlığımıza faydası olmayan beyaz unlar, basit karbonhidrat içerirler ve çabuk acıkmanın yanı sıra hızlı kilo alımını kolaylaştırırlar.Beyaz şekerŞekerin vücuda kattığı hiçbir besin değeri yoktur. 3 gram şekerde yaklaşık olarak 12 kaloribulunur. Şeker, vücudumuzda çok çabuk işlenir ve hızlı kilo almamıza neden olur. Canınız şeker tüketmek istediğinde, taze meyveler ve tam tahıllı gıdalar gibi doğal şeker içeren besinlere yönelebilirsiniz.Beyaz patatesPatates, glisemik indeksi yüksek bir besindir ve tüketildiğinde kan şekerini hızlıca yükseltir. Kan şekerinizi dengede tutuğunuzda, metabolizmanız ve yağ yakımınız hızlanır, kilo vermeniz kolaylaşır.TuzGünlük beslenme programı dahilinde bir miktar tuz tüketilir. Ancak tuzla ilgili problem, içeriğinde sodyum bulunan besinlere ekstra tuz eklemekle başlıyor. Sodyum, vücutta yüksek oranda su tutar ve ödem oluşmasına neden olur.Beyaz ekmekBeyaz undan yapılmış ekmekler, yüksek oranda karbonhidrat ve sodyum içerir. Bir dilim beyaz ekmekte yaklaşık olarak 58 kalori bulunur ve içeriğinde sağlıklı besinler bulunmaz. Öğünlerinizde beyaz ekmek yerine, bir porsiyon haşlanmış tatlı patates tüketebilir ve sağlıklı besinlerin vücudunuza girmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklam
Freddie Mercury'e hayran olmak için 5 sebep.....
Beatles grubundan sonra müziğiyle insanlara en çok ilham veren grup olarak kabul edilen Queen grubunun frontmanı olan Mercury'nin müzik dünyasına kattıkları, yeteneği ve müzik aşkı hakkında ufak bilgiler...
Çin'de Hava Kirliliğinden Yılda 670 Bin Ölüm
Çin'de hava kirliliğinin 2012'de 670 bin kişinin ölümüne yol açtığı ortaya çıktı. Kömür tüketimini azaltılmazsa, bu sayı daha da artacak.Tsinghua Üniversitesi tarafından yapılan araştırma, Çin ekonomisinin çarklarını döndüren kömürün her yıl en az 670 bin insanın hayatına mal olduğunu gösterdi. Araştırmada, Pekin'in kömüre uygulanan vergiyi 10 kat artırması gerektiği savunuldu.Profesör Teng Fei'nin başını çektiği araştırmada, Çin'in geride kalan 20 yılda gösterdiği büyük ekonomik gelişimin karanlık yüzü mercek altına yatırıldı. Araştırma, 1.4 milyarlık Çin nüfusunun yüzde 70'inden fazlasının hava kirliliğine maruz kaldığını belirtirken, nüfusun yüzde 10'unun Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından belirlenen tehlike seviyesinin 10 katı kirlilik altında yaşadığı ifade edildi.Araştırma, Batı dünyasının iklim değişikliğine karşı uzun dönemde alması gereken önlemlere karşı, Çin'in hava kirliliğiyle mücadelede en kısa zamanda adım atması gerektiğini gözler önüne serdi. Çib hükümeti, ülkenin daha gelişmiş olan doğu eyaletlerinde kömür tüketimini azaltsa da, ABD'li yetkililerin tahminlerine göre 2040 yılına kadar ülkenin en büyük enerji kaynağının yüzde 50'si kömür olacak.Küçük parçacıklar hastalıklara neden oluyorSouth China Morning Post'ta detayları verilen araştırmaya göre, Feng kömür kullanımına karşı en kısa zamanda adım atılması gerektiğini belirterek vergilerin 10 kar artırılmasını önerdi. Feng, PM2.5 olarak da bilinen, 2.5 mikrogramdan küçük parçacıkların, 2012'de kalp ve kanser dahil olmak üzere birçok hastalıktan 670 bin kişinin ölümüne yol açtığını belirtti.Araştırma, neredeyse halkın tümünün maskeyle dolaştığı Shenyang gibi büyük kentlerde, PM2.5 kirliliğine maruz kalan nüfusun yüzde 70'in üzerinde olduğunu gösterdi. Dahası, Çin'de metreküp başına 35 mikrogram hava kirliliği içeren bölgelerde 157 milyon kişinin yaşadığına dikkat çekildi.Kaynak: Al Jazeera
Zihinsel Hastalık Yaşayan İnsanların Çift Yönlü Hayatlarını Gösteren 8 Çalışma
Liz Obert, yaşamı boyunca sabahları uyandı, giyindi, işe gitti ve hayatındaki her şey yolundaymış gibi davrandı. Bir gün eve döndüğünde, kendini yere attı ve depresyonda olduğunu hissetti. 20'li yaşlarında depresyon teşhisi konuldu Liz'e ve o, terapiden meditasyona, birçok çözüm yolunu denedi. Hayatında hiçbir şey düzelmiyordu, ta ki beş yıl öncesine kadar. Beş yıl önce, bir psikiyatrist ona 'bipolar II' teşhisi koydu ve üzerinde duygudurum dengeleyiciler uygulandı.O günden bugüne, duygu durumunda birkaç kez uçlara kaydıysa da -ki bipolar hastaları için bu durum yaşam boyu kaçınılmazdır- Liz'in söylediğine göre, hayatı artık yoluna girmişti. Akıl hastalığı olan insanların yaşadığı çift yönlü hayatı sonuna kadar deneyimlediğini ve bu tarz bir hayat yaşarken, dış dünyada hayata tutunabilmek için 'semptomların maskelenmesi' gerektiğini söylüyor Liz. Dış dünyadaki insanları bu durum hakkında bilinçlendirmek adına, 2013 yılında bir karar aldı: Bir fotoğraf serisi oluşturmayı ve depresyon ile farklı şekilde mücadele eden insanların hayatlarına dair gerçeklikleri ortaya çıkarmayı planladı. Bunun için, her insanın iki farklı fotoğrafını çekmesi gerekti: Birinci fotoğrafta, kişinin diğer insanlara nasıl göründüğü (yani taktıkları maske); ikinci fotoğrafta ise, kişinin kapalı kapılar ardındaki depresif dünyasında nasıl yaşadığı ve neler hissettiği fotoğraflandı. Bu fotoğraf serisinin adı 'Dualities.' İşte o sekiz akıl hastası insanın gerçek iç dünyaları:
Reklam
İlham Veren 10 Futbol Hikayesi
Şili'nin kırsal kesiminde büyüyen Alexis Sanchez, henüz 6 yaşındayken ailesi tarafından çalışmaya zorlandı. Club Arauco’nun alt yapısından gelen teklifle beraber ise arkasına bile bakmadan hayatında yeni bir sayfa açtı.Geçtiğimiz aylarda doğduğu bölgeye geri dönen Şilili yıldız, yaklaşık 160,000 avro civarında spor teçhizatı satın alarak futbol sevdalısı küçük çocuklara yardımda bulundu.
14 Adımda Şair Ceketli Çocuk 'Kazım Koyuncu'
Artvin'in Hopa ilçesine bağlı Yeşilköy (Pançol)'de, 7 Kasım 1971 tarihinde doğmuşsa da nüfusa geç kaydedildiğinden dolayı resmi doğum tarihi 10 Mayıs 1972'dir.[1] Müziğe ortaokul birinci sınıfta mandolin çalarak başlamış, çocukluğu, 'üstadım' dediği, 'Kemençeci Yaşar' lakabı ile tanınan Yaşar Turna'nın yanında türkü dinleyerek geçmiştir
Reklam
Kadın ve Erkek Beyni Arasındaki Farklar
Yeni bir araştırma, kadın ve erkekler arasındaki farkların ilk defa, sahip oldukları ‘değişik beyin yapıları ve beyindeki sinir bağlantılarıyla’ açıklanabileceğini ortaya koydu.Independent gazetesinin baş sayfasına taşıdığı araştırma, tipik bir erkek beynindeki sinir bağlantılarının, beynin aynı lobundaki ön ve arka tarafları arasında kurulduğunu, tipik bir kadın beyninde ise, sinir bağlantılarının daha ziyade sağ ve sol loblar arasında, bir taraftan diğer tarafa doğru dizildiğini gösteriyor.Araştırmaya göre, beyindeki sinirlerin bağlarındaki fiziksel farklar, erkeklerde yüzde çıkan tüyler, kadınlar da ise göğüslerin büyümesi olarak görülen ikincil cinsiyet karakteristiklerin oluştuğu ergenlik döneminde ortaya çıkıyor.
Selülitten Kurtulmak İçin Bunları Yiyin!
Çok fazla şeker ve tuzdan kaçınınSağlıklı beslenerek selülit görünümünü azaltabilirsiniz.İlk olarak çok fazla şekerden kaçının çünkü şeker yağ hücrelerinde depolanır ve onların genişlemesine neden olur.İkinci olarak ise tuz tüketimini sınırlayın. Sodyum vücutta sıvı tutulmasına neden olur ve böylelikle selülit görünümü daha da kötüleşir. Günde 6 çay kaşığından fazla şeker tüketmeyin ve 200 gramdan fazla sodyum içeren yiyeceklerden uzak durun.Kahvaltınıza keten tohumu ekleyinKeten tohumu östrojen seviyelerini destekler ve kollajen gelişmesini artırır. Kolajen bağ dokusunun ana bileşenidir; cildi güçlendirerek... !!yazının devamı!!
Reklam
Emziren Anneler Kanserden Korunuyor
Memorial Diyarbakır Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Ayhan Çeri, yapılan araştırmalarda emzirmenin, meme, yumurtalık ve rahim kanseri görülme oranını azalttığının kanıtlandığını söyledi.Dr. Çeri, anne sütünün anne ve bebek sağlığı üzerindeki olumlu etkileri hakkında bilgi verdi. Anne sütünün, bebekte doyurucu etkisinin yanında onu birçok hastalığa karşı koruyucu özelliğe de sahip olduğunu belirten Dr. Çeri, anne sütüyle beslenen bebeklerin, anne sütü almayanlara göre antibiyotik kullanımı gerektiren hastalıklara karşı daha dirençli olduğunu kaydetti. Dr. Çeri, bu bebeklerde, astım, egzama, gıda alerjisi gibi reaksiyonlar ile büyüdükten sonra gelişebilen diyabet ve hipertansiyon gibi hastalıklara daha az rastlandığını ifade etti. Emziren annelerin, psikolojik olarak kendilerini daha iyi hissettiğini ve bebekleri ile aralarındaki bağın daha güçlü olduğunu dile getiren Dr. Çeri, “Emziren annelerde doğum sonrası kanama riski az görülür. Emzirmenin, meme, yumurtalık ve rahim kanseri görülme oranını azalttığı, yapılan araştırmalarda kanıtlanmıştır. Bu nedenle anne adaylarının doğumdan önce zihinsel olarak bebeğinizi emzirme konusunda kendilerini hazırlamaları çok önemlidir. Doğumdan sonra anne 30-60 dakika içinde bebeğiyle cilt teması kurmalı ve sütü gelmemiş olsa bile bebeğini emzirmeye çalışmalıdır. İyi bir emzirme için anne bol ve rahat giysiler giymeli, rahat ve göreceli olarak sessiz bir ortamda olmalı ve psikolojik olarak kaygılardan uzak durmalıdır. Emzirme sırasında bebeğin ağzı, çenesi ve göbeği, kafası ile orantılı pozisyonda olmalı, bebeğin yüzü, göğsü ve karnı anneye dönük bulunmalıdır. Başarılı bir emzirme esnasında bebeğin yutma sesleri duyulur. Emzirme süresince anne ve bebeğin sağlığı çok önemlidir. Bu nedenle annenin özellikle protein ve kalsiyum içeren besinler tüketmesi çok önemlidir. Gebelikte olduğu gibi emzirme döneminde de eğer ilaç kullanılması gerekiyorsa bunun mutlaka doktorun bilgisi dahilinde olması gerektiği unutulmamalıdır. Aksi halde kullanılan bazı ilaçlar süt aracılığıyla bebeğe geçebilir ve istenmeyen yan etkilere yol açabilir. Emzirme döneminde annenin fiziksel beslenmesinin yanı sıra psikolojik durumunun da emzirmeye uygun olması gerekir. Bu nedenle anneye bu açıdan destek olmak, ona bebeği ile yeterince ilgilenebilme zamanı verilmelidir. Emzirme sıklığı ve miktarı belirli kurallara bağlanmamalı, bebeğinin davranışları gözlenerek onun tercihine bırakılmalıdır. Çünkü emzirme sıklığı ve miktarı bebekten bebeğe farklılık göstermektedir” dedi.
Kış Mevsiminde Diyet Yapmanın Püf Noktaları
Yaklaşan kış mevsiminde diyet yapmanın püf noktalarını sizler için araşırdık.İşte o bilgiler ve açıklamalar.Taze cevizİyi bir bitkisel protein kaynağı olan ceviz omega-3 yağ asidi açsından da zengin bir sert kabuklu meyvedir. Omega yağ asidi içeriği sayesinde kan yağlarını düşürücü etki sağlar. Kalp hastalıklarını karşı koruyucu etki gösterir. Tok tutan ceviz ara öğünlerde sık sık tercih edilebilir. PazıA ve C vitamini ve folik asit yönünden zengin bir sebzedir. C vitamini içeriğinden faydalanmak ve vücut direncini artırmak için pişirme işlemi uygulanmadan çiğ olarak tüketilmesinde fayda vardır.BamyaBamya da pazı gibi folik asit, A ve C vitaminleri yönünden zengin bir sonbahar-kış sebzesidir. Posa içeriğinin yüksek olması ve düşük kalori içeriği nedeniyle beslenmenizde sık yer vermeniz gereken bir sebzedir. BiberiyeBahar alerjileri ve astıma karşı koruyucu bir bitkidir. Çay şeklinde ya da yemeklerinize lezzet vermesi için baharat şeklinde tüketebilirsiniz. Yemeklerden sonra biberiye çayı midenizi rahatlatıcı özellik de gösterecektir
Zayıflamanızı Işık Hızına Taşıyacak 5 Yiyecek
Bazı yiyecekler var ki onlar kilo almamızın sorumlularıdır. Mesela Nutella!Fakat bazı yiyecekler bu ayıbı kapatmamıza yardımcı olabilir. Bu yiyeceklerden bazıları bizi daha uzun süre tok tutarken, kimisi de yağ yakımımızı hızlandırır. Bazıları ise tatlı isteğimiz tavan yaptığında, baklava yememizi engeller!İşte o yiyeceklerden 5 tanesi
Reklam