onedio
Obezite Tipleri Nelerdir?
Daha genç olduğunuz ve istediğinizi yediğiniz halde kilo almadığınız zamanları hatırlıyor musunuz? Günümüzde ise, kimyasal katkılı gıdaların bizi sürekli yemeye sevk etmesi, çevresel toksinlerin yağ depolanmasını uyarması nedeniyle fazla kilo ve obezite oranları her yıl önlenemez şekilde artmaktadır.Obezite şu anda tüm dünyanın karşılaştığı en önemli sağlık problemi haline gelmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nde yetişkinlerin üçte birinden fazlası, çocuk ve genç erişkinlerin 100’de 17’ si obezdir ve bu sayılar hızla artmaktadır. Yeni bir ankete göre insanların 100’de 55’i kilo kaybetmek için çeşitli yöntemleri denemektedir.Vücutta biriken yağ ya deri altında, tıbbi adıyla subkutan, veya karın içerisinde, tıbbi adıyla visceral yağlanma olarak toplanır. Subkutan ya da deri altı yağ esas olarak vücudun alt kısmında toplanır ve sıklıkla kadınlarda görülen armut tipi obeziteye yol açar. Yağın karın içerisinde toplandığı obezite tipi ise elma tipi olarak adlandırılır ve erkeklerde daha sık görülür.Visceral yağlanma, santral veya abdominal yağlanma olarak bilinen bu tip, en tehlikeli yağlanma tipidir. Çünkü kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve diğer kronik hastalıkların oluşumunda rol oynar. Metabolik sendrom olarak bilinen bu tablo ciddi sağlık riskleri içerir.Visceral yağ tipik olarak toplam vücut yağının küçük bir oranını oluşturur ancak sağlık üzerinde ciddi etkileri sahiptir. Çünkü bu yağ karaciğer, böbrek ve pankreas gibi hayati organların etrafında yerleşir.Obezite genetik, hormonal, çevresel ve bir çok farklı faktörün rol oynadığı kompleks ve dinamik bir süreçtir. Vücutta biriken bu yağ endokrin bir organ olarak kabul edilmektedir. Çünkü metabolik olarak aktiftir, hormonlar tarafından etkilenir. Aynı zamanda çok sayıda hormon benzeri proteinler ve güçlü kimyasallar salgılar. Karın içerisinde toplanan yağ ise özellikle tehlikelidir çünkü metabolik olarak çok aktiftir, vücutta inflamasyona yol açar, ve hücre düzeyinde hastalıklara giden süreçleri başlatır.Visceral yağ aynı zamanda insülin direnci ile de ilişkilidir. Insülin direnci Tip 2 diyabet ve diğer obeziteyle ilişkili yandaş hastalıklarda en önemli faktördür. Karaciğerde biriken yağ siroz ve hatta karaciğer kanserinin öncülüdür.Kan şekerindeki bozulmalar, artmış kan yağları, lipoprotein dengesinin bozulması ve yüksek kan basıncı topluca metabolik sendrom adı verilen bir tabloya yol açar. Metabolik sendrom kardiyovasküler hastalık, Tip iki diyabet gibi diğer sağlık risklerinin bir göstergesidir.Gerek ameliyatsız bir takım müdahaleler, herekse obezite cerrahisi ile visceral yağ dokusu azaltılabilir. Visceral yağ dokusunun azaltılmasında egzersiz en önemli ve en etkili yaşam tarzı değişikliklerindendir. Bunun yanısıra yağdan ve kaloriden fakir, proteinden zengin bir diyet planı son derece faydalı olacaktır. Diyetteki lif ve protein oranlarının artırılmasının visceral yağ kaybını başlattığı kanıtlanmıştır. Protein desteğinin en iyi kaynağı süt kökenli whey proteindir. Whey proteinin en önemli faydaları doyma hissi ve açlık kontrolü üzerindeki etkisi, metabolizma ve kas protein sentezi üzerindeki pozitif etkileri ve metabolizma hızlandırıcı etkileridir. Ancak bütün protein destekleri birbirinin aynısı değildir. Klasik yollarla hazırlanan ticari whey proteinler pastörize edilmek zorundadır. Bu da çok yüksek sıcaklıklara ve kimyasallara maruz kalmaları anlamına gelir. Bu işlemler bir çok enzimi yok eder, proteinleri çökertir ve besleyici değeri azaltır. Tüketilen kalorinin azaltılması ve sık aralıklarla beslenmenin karın için yağ miktarını azalttığı da gösterilmiştir.
Sağlıkla İlgili Bilmediğiniz 10 Gerçek
Sağlıkla ilgili öğrenmemiz gereken o kadar çok bilgi var ki, hepsinden haberdar olmak neredeyse imkansız. Günlük hayatınızın bir parçası olan ve sağlığınızı etkileyen bu gerçeklerden belki de haberdar değilsiniz!
İstanbul'da Verem Son 30 Yıl Sonra İlk Kez Arttı
Türk Toraks Derneği'nden Prof. Dr. Zeki Kılıçarslan, “İstanbul'da son 30 yılda ilk defa veremli hasta sayısı attı' dedi ve verilere dayanarak bunun Suriyeli göçmenlerden kaynaklandığını ifade etti.Göğüs hastalıkları uzmanları ve solunum hastalıkları alanında çalışan hekimler tarafın kurulmuş olan Türk Toraks Derneği 18'inci yıllık kongresini düzenledi. Burada konuşan dernek yöneticilerinden İstanbul Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan, İstanbul başta olmak üzere büyük kentlerde Suriyeli göçmenler nedeniyle verem hastalığında artış olduğunu belirterek, “İstanbul'da son 30 yılda ilk defa veremli hasta sayısı attı' dedi. İstanbul'da verem hastaları içinde yabancıların oranının yüzde 0,5'ten yüzde 8,7'ye çıktığını ifade etti.
7 Maddede, Üvey Evlat Muamelesi Gören Azot
Bugün, çok ihmal ettiğimiz Azota bakalım. Elementler diyince insanın aklına Helyum, Hidrojen, Karbon ve Oksijen geliyor. Azot ise hakkını pek göremiyor, hatta tam bir üvey evlat oldu bu aralar! Gelin birz da ona aradığı sevgiyi, şefkati, ilgiyi verelim, hak ettiğini yani.. Eminim bir kısmını biliyorsunuz, belki de hepsini. Hepsini biliyorsanız da, olsun. Bilgi tekrarı kalıcılık açısından çok önemlidir. Bilmiyorsanız da bir İspanyol Atasözünü gerçekleştirdiniz demektir ; Yeni bir şey öğrenmeden yatma! Hazırsanız Azot'a ilgi göstermeye başlayalım... Haaa! Resim mi? Ana resimde gördüğünüz mevzuysa, Nitrojen'in ışıkta verdiği enfes renktir.
Reklam
Muzaffer Tekin Son Yolculuğuna Uğurlandı
Pankreas kanseri nedeniyle tedavi gördüğü hastanede 65 yaşında hayatını kaybeden Ergenekon sanığı emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin, alkışlar ve sloganlar eşliğinde, askeri törenle son yolculuğuna uğurladı.Cenaze törenine, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Balyoz Davası'nda yargılanan emekli Orgeneral Çetin Doğan, MHP Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, eski 1. Ordu Komutanı Hasan Iğsız, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, emekli Albay Dursun Çiçek, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, gazeteci Tuncay Özkan ve Ergenekon Davası'nda yargılanan Sedat Peker de katıldı.Pankreas kanseri nedeniyle tedavi gördüğü hastanede vefat eden Ergenekon sanığı emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin, alkışlar ve sloganlar eşliğinde, askeri törenle son yolculuğuna uğurladı. Silah arkadaşlarının yalnız bırakmadığı törende, Tekin’in eşi ve kızı Türk bayrağına sarılı tabutun üzerine konulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrağını öptü.TÖRENE ESKİ KOMUTANLAR KATILDIErgenekon soruşturması kapsamında 2007 yılında tutuklanan ve yaklaşık 7 yıl cezaevinde yatan Muzaffer Tekin için Selimiye Camii’nde cenaze töreni düzenlendi.Törende taziyeleri Tekin’in eşi Müge ve kızı Özge Tekin kabul etti. Cenaze törenine, Tekin’in yakınlarının yanı sıra, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Balyoz Davası'nda yargılanan emekli Orgeneral Çetin Doğan, MHP Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, eski 1. Ordu Komutanı Hasan Iğsız, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, gazeteci Tuncay Özkan, Ergenekon Davası'nda yargılanan Sedat Peker, CHP milletvekili adayı emekli Albay Dursun Çiçek, Sivasspor Başkanı Mecnun Otyakmaz, Kıbrıs gazileri, Ergenekon ve Balyoz davalarında yargılanan çok sayıda isim, Tekin’in silah arkadaşları ve vatandaşlar katıldı.EŞİNE SON ÖPÜCÜKCamide iki ayrı kişiye ait cenazenin daha bulunması ve Tekin’in cenazesine yoğun katılım olması nedeniyle kalabalık cami avlusuna sığmadı. Muzaffer Tekin’in Türk bayrağını sarılı tabutunun hemen önünde taziyeleri kabul eden Müge Tekin, eşinin fotoğrafını uzun uzun öptü. Daha sonra, tabutun üzerine Rauf Denktaş ve Düşüncelerini Yayma Derneği tarafından getirilen Kuzey Kıbrıs Türk Bayrağı örtüldü. Bu sırada eşi Müge ve kızı Özge Tekin, birlikte eğilerek bayrağı öptü.'DANIŞTAY CİNAYETİYLE İLİŞKİLENDİRİLMESİ BELKİ DE BUGÜNE GİDEN İLK ADIMI TEŞKİL ETTİ'Cenaze töreninde konuşan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, şunları söyledi:'Ahlaksızca bir iftira ile özellikle de menfur Danıştay cinayetiyle ilişkilendirilmesi, belki de bugüne giden ilk adımı teşkil etti. Ortada hiçbir delil, hiçbir şey yokken, tamamen bir senaryo icabı Muzaffer’i Danıştay cinayetiyle ilişkilendirmek, dünyanın en büyük suçudur. Ahlaksızlıktır, namertliktir. Çünkü yürekten inanıyorum, bu hastalıkla karşı karşıya kalmasında bu ağır suçlamanın çok büyük bir rol oynadığını düşünüyorum. Şimdi bu suçlamaları yapanlar, yazanlar, çizenler, konuşanlar ne düşünüyorlar? Onlarda vicdan yok zaten. Vicdan olsa, gelirler en azından, bir özür dilerler. Türk milleti her zaman olduğu gibi, kahramanına, O da bir şehit, bu süreçte verdiğimiz son şehit, sahip çıkıyor. Tabii ki bu olaylara neden olanlar mutlaka yargı karşısına çıkarılacaktır ve cezalarını görecektir. Ancak o zaman biz de rahat ederiz, huzura ereriz. Elbette herkes olayların takipçisi olacak, elbette bunların içinde ben de bir birey olarak takip edeceğim. Milletimiz de biraz bu olaylara karşı sahip çıksın ki, burada bunun güzel bir örneğini gördük, bu kumpasları kuranlar, bu iftiraları atanlar mutlaka ortaya çıkmalı, dökülmeli ve gereken cezaları görmeli. Çok kimse cezaevlerinde hayatını kaybetti. Bu vesileyle ailesine ve Türk milletine başsağlığı diliyorum.''ALDATILDIK, KANDIRILDIK DİYENLER BUNUN HESABINI VERMELİ'Emekli Albay ve CHP Milletvekili adayı Dursun Çiçek de, Muzaffer Tekin’in örnek ve centilmen bir subay olduğunu belirterek, “Adam gibi adamdı. Bu süreçte kanser oldu. Şimdi 'Aldatıldık, kandırıldık' diyenler, 'Bilirkişiler bizi aldattı' diyen hakimlerin bunun vicdan muhasebesini yapmaları, hesabını vermeleri lazım' dedi.MHP Milletvekili Engin Alan ise “Bütün silah arkadaşlarının, ailesinin başı sağolsun. Türkiye çok yiğit bir subayı kaybetti' diye konuştu.Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek de, “Muzaffer Tekin yiğit, dürüst, gerçek bir Türk subayı; kahraman, Türk Ordusu'nun şerefini her zaman yüksekte tutan ve bir askerlik aşığı, asker olarak doğmuş bir komutanımız ve asker olarak öldü. Silivri’de de dik duran, başını dik tutan, her türlü haksızlığa, zorbalığa dimdik karşı koyan bir arkadaşımızdı. Çok büyük bir acı. Bütün milletimizle bu acıyı yürekten paylaşıyoruz' diye konuştu.TÖRENDE 'İNSANLIK ONURU İŞKENCEYİ YENECEK' VE 'MUSTAFA KEMAL'İN ASKERLERİYİZ' SLOGANLARIMuzaffer Tekin’in cenazesinden önce, hemen yanında bulunan İnsan Hakları Derneği (İHD) kurucularından Leman Fırtına’nın tabutu kadınlar tarafından omuzlara alındı. Bu sırada bir grup “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek' şeklinde slogan attı. Ardından, Tekin’in tabutu askerlerce omuzlara alınarak, düzenlenen askeri törenin ardından cenaze aracına konuldu. Tören sırasında kalabalık “Mustafa Kemal’in askerleriyiz', “Askere uzanan eller kırılsın', “Gün gelecek devran dönecek / AKP halka hesap verecek' şeklinde sloganlar attı. Tekin’in cenazesi, törenin ardından götürüldüğü Nakkaştepe Mezarlığı’nda toprağa verildi. Muzeffer Tekin’in mezarına Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden getirilen toprak da serpildi.DHA
Reklam
Hacettepe Çocuk Acil'in Çatısında Sağlık Hakkı Eylemi
Kanser olan çocuklarını tedavi ettiremeyen iki kadın Hacettepe Çocuk Hastanesi’nin çatısına çıktı, hastane bahçesinde bekleyenler “Sağlık hakkımızı istiyoruz” sloganları attıHacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde intihar girişimi ve eylemi gerçekleşti. Kanser olan ve kök hücre tedavisi görmek zorunda olan çocuklarını tedavi ettiremeyen iki kadın hastanenin çatısına çıktı. İki kadın, kendilerini ikna etmeye çalışan polisleri ise yanlarına yaklaştırmadı. Hastaneye polis ve itfaiye ekipleri de getirildi.Kadınlar çatıda eylem gerçekleştirirken ellerinde döviz olan bir grup da hastanenin bahçesinde bir araya geldi ve “Çocuklar uyurken susulur, ölürken değil”, “Sağlık hakkımızı istiyoruz” gibi sloganlarla eyleme destek verdi.Eylem, kadınların Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ile görüşme ayarlanmasıyla son buldu.Sendika.Org/ Ankara
Domuz Gribinden Ölenlerin Sayısı 43'ü Buldu
Sağlık Bakanlığı, yurt genelinde 57 kişinin grip virüsü nedeniyle hayatını kaybettiği, bunlardan 43'ünde İnfluenza A(H1N1), 7'sinde İnfluenza B ve 7'sinde ise İnfluenza A(H3N2) virüsü tespit edildiğini bildirildi.Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamasında, yurt genelindeki grip vakalarındaki son duruma ilişkin bilgi verildi.Tüm dünyada grip sezonunun yılın 40. haftasından başladığı ve bir sonraki yılın 20. haftasına kadar devam ettiği bilgisine yer verilen açıklamada, grip takibine belirlenmiş 17 ilden gönüllü 180 aile hekiminin katıldığı belirtildi.81 ilde grip ön tanısıyla yatırılan hastalardan alınan klinik örneklerin de analizleri yapılarak takip edildiği bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:'Dünya Sağlık Örgütü'nün dünya genelindeki grip hastalığına dair durumu açıklayan son raporuna göre, kuzey yarım küredeki grip yoğunluğu halen yüksek düzeyde seyretmekle beraber, İnfluenza A'nın baskın olduğu Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da grip aktivitesinde azalma başlamıştır. Fransa, Hollanda ve İspanya gibi ülkelerin dahil olduğu bir çok Avrupa ülkesinde 65 yaş üzeri kişilerde tüm nedenlere bağlı ölüm sayılarında artış mevcut olup Dünya Sağlık Örgütü tarafından bu durumun nedeni olarak grip hastalığı, soğuk havalar ve akut solunum yolu hastalıklarının olabileceği ifade edilmiştir. Kuzey Amerika'da grip hareketliliği 2014 yılının sonunda ulaştığı en yüksek düzeyden sonra halen yüksek düzeyde devam etmektedir. ABD'de ise grip virüsü tespit edilme oranı 2014 yılı Aralık ayında ulaştığı yüzde 30,4'lük düzeyinden yüzde 12,1 düzeyine gerilemiştir.'Dünyada olduğu gibi yurt genelinde de son hafta itibariyle grip aktivitesinin azalmaya devam ettiği vurgulanan açıklamada, 'Düzenli izleme kapsamında 13. hafta itibarıyla gelen 352 numunenin yüzde 26,4'ünde influenza B, yüzde 8,8'inde İnfluenza A(H1N1), yüzde 5,1’inde İnfluenza A(H3N2) saptanmıştır' ifadesi kullanıldı.Kimler risk altındaAçıklamada grip için 65 yaş ve üzerindeki kişilerle yaşlı bakımevi ve huzurevinde kalanların, astım dahil kronik pulmoner ve kardiyovasküler sistem hastalığı olan erişkin ve çocukların, diyabet dahil kronik metabolik hastalığı, kronik renal disfonksiyonu, hemoglobinopatisi veya immün yetmezliği olanların, immünsupresif tedavi alan erişkin ve çocuklarla 6 ay - 18 yaş arasında ve uzun süreli asetil salisilik asit tedavisi alan çocukların risk grubunda olduğu belirtildi.AA
Reklam
Fazla Uyku Öldürüyor
Pervasızca uyumayı sevmeyen bir kişi gösterin bize... Biz sıcak yatağını dünya yıkılsa bırakmayacaklar cemiyeti kuraduralım, yapılan bir araştırma fazla uyumanın ölümcül sonuçlara yol açabileceğini ortaya koymuş. Biz şimdiden saatlerimizi sabahın bir körüne 5 dakika aralıklarla kurduk bile...
Genel Sağlık Sigortası Başvuruları Uzatıldı
Genel Sağlık Sigortası gelir testi için bugün sona eren başvuru süresi altı ay uzatıldı.Resmi Gazete 'nin bugünkü sayısında yer alan Bakanlar Kurulu kararında, ' Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 53 üncü maddesinde yer alan başvuru süresi maddede belirtilen sürenin bitiminden itibaren altı ay uzatılmıştır' denildi.Kararda, aynı yasada yer alan ilk taksit ödeme süresinin de altı ay uzatıldığı belirtildi.Genel Sağlık Sigortası için yapılacak gelir testi sonucunda borçlar tescil tarihinden itibaren güncellenecek. Bu süre içinde gelir testi yaptırmayanların borçları ise en yüksek prim borcu üzerinden hesaplanacak.Haneye giren toplam gelir, kişi başına bölünerek kişiye düşen miktar asgari ücretin üçte birinden, asgari ücrete kadar geliri olanlar ayda en az 48 lira Genel Sağlık Sigortası primi ödeyecekler.Kişi başına gelir asgari ücretin iki katı gelir elde ediyor ise kişi başına ödenmesi gereken prim 144 liraya, eğer bu tutar asgari ücretin iki katından fazlaysa kişi başına ödenecek aylık prim de 288 liraya yükseliyor. DHA
Süpermarketler Müşteriyi Nasıl Yönlendiriyor?
Süpermarketler müşterileri manipüle eder aslında. Malzemeler öyle yerleştirilmiştir ki, temel ihtiyaç maddelerine ancak akıl çelen bir sürü şeyi aştıktan sonra ulaşabiliriz. Ekmek, yumurta, süt gibi temel ürünler süslü ambalajlarıyla dikkatleri cezbeden bisküvilerin, şekerlemelerin, cipslerin ötesinde bir yerdedir.Süpermarketler çocukları da hedef alır. Onlara yönelik şeyler rengarenk ve çizgi film kahramanlarıyla süslenmiş bir halde tam da onların göz hizasına gelecek şekilde dizilmiştir raflarda.Peki bu dizayn şekli insan yararına kullanılabilir mi? Gıda üreticileri insanları sağlığa zararlı aşırı yağlı, aşırı şekerli ürünlerden uzak tutma gibi bir sorumluluk üstlenmiyor. O halde bu ürünlerin satışını yapan marketlerle ilgili önlemler alınabilir mi?
Reklam
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu önseçime girdiği İzmir 2. Bölge'de 32 bin 941 oyla birinci oldu, ikinci Mustafa Balbay 16 bin 237 oy aldı. Antalya'da Deniz Baykal ikinci sırada kalırken, eski genel başkan yardımcısı Adnan Keskin Denizli'de listeye giremedi.
TÜİK: 10 Ölümün 4’ü, Dolaşım Sistemi Hastalığı ve Kötü Huylu Tümör Kaynaklı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2013 ve 2014 yılına ait 'ölüm nedeni' istatistiklerini açıkladı. Türkiye'de geçen yıl nedeni bilinen ölümlerin yüzde 61’i, dolaşım sistemi hastalıkları ve kötü huylu tümörler nedeniyle gerçekleşti. 2014 yılındaki ölüm vakalarının 40,4’ünü dolaşım sistemi hastalıkları oluşturdu. İkinci sırada ise iyi huylu ve kötü huylu tümörlerden ölümler, 2014 yılında yüzde 20,7 olarak hesaplandı.Ölüm nedenleri incelendiğinde, 2013 yılındaki ilk üç hastalık grubunun sıralamasının 2014 yılında da değişmediği ortaya çıktı. Ölüm vakalarının 2013 yılında yüzde 39,6’sını, 2014 yılında ise yüzde 40,4’ünü dolaşım sistemi hastalıkları oluşturdu. İkinci sırada ise 2013 yılında yüzde 21,2 oranında gerçekleşen iyi huylu ve kötü huylu tümörlerden ölümler, 2014 yılında yüzde 20,7 olarak hesaplandı. Dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle gerçekleşen ölümlerin 2014 yılında yüzde 39,6’sı iskemik kalp hastalığından, yüzde 24,7’si ise serebro-vasküler hastalıktan kaynaklandı.Kötü huylu tümör nedeniyle gerçekleşen ölümlerin toplam ölüm içindeki sayısı 2013 yılında 74 bin 906 olurken, 2014 yılında 75 bin 993 olarak tespit edildi. 2014 yılında ölümlerin yüzde 31,1’i, 2013 yılında ise yüzde 31,3’ü gırtlak ve soluk borusu/bronş/akciğerin kötü huylu tümörden kaynaklandı.Ölüm nedeni istatistikler yaş gruplarına göre incelendiğinde; 2014 yılında dolaşım sistemi hastalıklarının en çok 75-84 yaş grubunda, iyi huylu ve kötü huylu tümörlerin ise en fazla 65-74 yaş grubunda görüldüğü tespit edildi. Ölüm nedenleri daimi ikametgaha göre incelendiğinde ise dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklı ölümlerin oranının en yüksek olduğu ilk beş il Denizli, Kırklareli, Yozgat, Samsun ve Artvin olarak sıralandı. Ayrıca; iyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle gerçekleşen ölümlerin oranının en yüksek olduğu ilk beş il ise sırasıyla Edirne, Kocaeli, İstanbul, İzmir ve Ankara olarak belirlendi.Ölüm nedenlerinin yıllara göre dağılımı şöyle: 2013 / 2014Dolaşım sistemi hastalıkları    39,6 / 40,4Kötü huylu tümörler                   21,2 / 20,7Solunum sistemi hastalıkları     9,8 / 10,7Beslenme ve metabolizma hastalıklar 5,6 / 5,1Sinir sistemi ve duyu organları hastalıkları 4,1 / 4,4Dışsal yaralanma nedenleri ve zehirlenmeler 5,7 / 4,3Diğer 14 / 14,4Cihan
Reklam
Gece Görüşü Sağlayan Göz Damlası
Amerikalı bilim insanları karanlıkta görmeyi sağlayan damla geliştirdi. Birkaç saat boyunca zifiri karanlıkta görmeyi sağlayan damla ileride piyasaya sunulabilir.Amerikalı bilim insanlarının araştırması, denizin derinliklerinde, ışığın olmadığı bölgelerde yaşayan balıkların gözlerinden elde edilen, gece körlüğünün ve bazı kanser türlerinin tedavisinde kullanılan 'Chlorin e6 (Ce6)' adlı bir kimyasalı içeren damlanın gözlere damlatıldığında, zifiri karanlıkta da görmeyi sağlayabildiğini ortaya koydu.Bilim insanları damlaya bu maddenin yanında insülin ve dimetil sülfoksid bileşiğini ekledi.Araştırmaya imza atanlardan biyokimya uzmanı Gabriel Licina'nın retinasına damlatılan sıvı sayesinde bilim adamının 50 metreye kadar bir alanda insan ve nesneleri ayırt edebildiği belirlendi. Birkaç saat sonra Licina'nın gözlerinin normale döndüğü ve aydınlıkta da sorun çekmediği belirtildi.Deneylerin devam edeceğini ifade eden bilim insanları çalışmanın gece kurtarma çalışmalarına yardımcı olabileceğini vurguladı.Çalışmaya ilişkin makale, bilim insanlarının 'Science for the Masses (Halk için Bilim)' adlı sitesinde yer aldı.
Yükselen 10 Teknoloji Geleceğe Yön Verecek
İnsan hayatını kolaylaştıran ve küresel çevre, üretim, sağlık gibi sorunlara yenilikçi çözümler sunan, 2015'in en önemli 10 yükselen teknolojisi belirlendi.Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan raporda, 2015 yılının 'en umut verici ve yenilikçi' 10 yükselen teknolojisine yer verilirken, listede ilk sırayı sıfır emisyonlu hidrojen yakıt hücreli otomobiller aldı.Bunu sırasıyla yeni nesil robotlar, geri dönüşümlü termoset plastikler, hassas genetik mühendisliği teknikleri, 3D yazıcı teknolojisi, yeni yapay zeka, dağıtım üretimi, hisseden ve kaçınan insansız hava uçakları, nöromorfik teknolojisi ile dijital gen teknolojisi takip etti.Söz konusu teknolojiler ve bunların yakın gelecekteki getirileri hakkında bilgi verilen rapora göre, elektrikli ve hidrokarbon araçlara göre büyük avantajlar sunan sıfır emisyonlu hidrojen yakıt hücreli otomobiller, en önemli küresel çevre sorunlardan biri olan hava kirliliğinin azaltılmasına önemli katkı sağlayacak.Yeni nesil robotlar ile de robotların insan eli gibi esnek bir yapıya sahip olmaları, çevre şartlarını daha iyi algılamaları ve buna göre hareket etmeleri sağlanacak. Daha çok tarım alanında kullanılmaya başlanacak bu robotlar sayesinde, tekrarlanan işlerin 24 saat boyunca daha ucuza yapılması ve büyük ekonomik yarar sağlanması hedefleniyor.Geri dönüşümlü termoset plastik teknolojisiyle de cep telefonlarından uçaklara kadar bir çok yerde kullanılan plastikler, geri dönüşüm özelliğiyle ön plana çıkacak ve gelecek 5 yıl içinde geri dönüşümü olmayan plastiklerin yerini alacak.3D yazıcılar doku üretiminde kullanılacakUzun dönemdir tartışmalı bir konu olan genetik teknolojisi, 'hassas genetik mühendisliği' teknikleriyle yeni boyuta geçecek. Buna göre, tarımda sürdürülebilirlik genetik teknolojiyle sağlanacak. Bitkiler, genetik kodları değiştirilerek, daha besleyici ve değişen iklim şartlarına uyumlu hale getirilecek.Üretim teknolojisinde devrim yaratacak nitelikte değişiklikler ve yenilikler getiren 'üç boyutlu yazıcılar' ile yaratıcı fikirler ve tasarımlar gerçek modellere, son ürünlere, parçalara ve prototiplere hızlı bir şekilde dönüşebilecek. 3D teknolojisinin, ileride doku tamirinde ve yeni doku oluşturulmasında kullanılması hedefleniyor.'Yeni yapay zeka teknoloji' ile de geliştirilmiş makine gücünden yararlanılarak, insanların ihtiyaç duyabileceği bir çok hizmet, akıllı robotlar aracılığıyla gerçekleştirilecek.Tüketiciye tek aşamada üretim hizmetini sunacak 'dağıtım üretimi' sistemiyle de kaynakların daha etkin kullanılması ve fabrikalardaki atık miktarının azaltılması amaçlanıyor.İnsan DNA'sı USB belleklere yüklenecekSon yıllarda savunma sanayisinde önem kazanan insansız hava uçakları da çevre koşullarını daha iyi şekilde algılayacak hale getirilecek. Bu şekilde söz konusu uçaklar yüksek duyu özellikleriyle, havada beklenmeyen tehlikelere karşı ani tedbirler alabilecek ve insanlar için riskli olan vazifeleri de yerine getirebilecek.'Nöromorfik teknolojisi' ile yeni bilgisayarların insan beyni gibi çalışması ve düşünebilme yeteneğine sahip olması sağlanacak.'Dijital gen teknolojisi' ile de insan DNA'sı, USB belleklere yüklenebilecek. Bu şekilde daha etkili sağlık hizmeti verilmesi, doktorların kanser gibi hastalıklarda daha hızlı karar verebilmesi amaçlanıyor.AA
Yoğun Alkol Tüketiminin Akabinde At Gibi Şaha Kalkmak İçin Yapmanız Gereken 11 Şey
Acı gerçeği en başta söylemek lazım: Maalesef sizi akşamdan kalmışlık halinden doğrudan kurtaracak bir yöntem yok. Tek çare zaman. Fakat bu esnada sizin elinizde olan ve kendinize gelme sürecini hızlandıracak bazı yöntemler de mecvut. Bunları mutlaka yapmak istersiniz çünkü içinde bulunduğunuz durumu en iyi siz biliyorsunuz. İşte size yardımcı olabilecek, at gibi şaha kalkarak yeniden hayata dönmenizi sağlayacak şeyler;
Reklam