onedio
Levent Buda Yazio: Pozitif Günler
Zordu, zor……… Sanırım 30 Ekim 2020 ardından ben böyle deprem görmedim diye yazmıştım…….. Şimdi bugün tekrar yazıyorum, 54 yaşındayım, hekimim ve ben böyle bulaşıcı hastalık görmedim……… 20 Kasım 2020 tarihinde 16 Kasım’da test yaptırmış ve negatif çıktığım için çok sevinçli olduğumu yazmış ve sizlerle sevincimi paylaşmıştım………. Ancak 20 Kasım günü önce eşim Covid-19 pozitif çıktı, aynı akşam filyasyon hekimlerinin benden aldığı test de pozitif sonuç verdi…………
Gökçen Erdoğan Yazio: Bir Sofra Yalnızca Bir Sofra mıdır İnsan İçin?
Karnınızı doyurmak için mi yiyorsunuz, keyif almak için mi? Elbette keyif aldığım bir yemeğin beni doyurmasını da beklerim ama keyif almadan yemek ve doymak pek bana göre değil. Çünkü ben sevdiklerimle masaya otururum. Aramda bağ olmayan insanlarla yemek masalarında bir araya gelme adetim pek yoktur, başka bir alternatifini bulurum. Çünkü yemek yalnızca meyvelerin, sebzelerin, bakliyatların, yağların bir araya geldiği alelade bir karışım değildir. Birleştiricidir yemek. Anlatıcıdır. İnsanlar yemeklerde tanışır, yemeklerde kaynaşır, yemeklerde dertleşir, yemeklerde susar hatta. Sofralar, insanlığın kavşaklarıdır. İnsan ilişkilerinde öyle önemli dönemeçlerde bir sofrada oturmuşsunuzdur ki düşünün, şaşarsınız.
Şeyda Betül Kılıç Yazio: Bazıları Bu Yıl Sınava Girmeyecek!
28 numaralı ceset; kesin tahliye, sınava girmeyecek!Covid cenazeleri, elini bırakanların çokluğu kadar yalnızlar. Genç olanlarını bekleyen sınavlar vardı, sınava girmeyecekler. Ait olmadıklarını düşündüklerini dünyaya ait olmaya çalışma serüvenleri bitti.  Soğuk morglarda hepsinin bir numarası var, bu onları kimlikli kılıyor. Mahkemedeki mübaşir benzeri bir morg görevlisi sesleniyor, 28 numaralı ceset hazır! Şu sıralar ölümlü birini başka ölümlüler kendi ölümlerinin korkulu hayaliyle defnedemiyorlar ve bu onları daha çok ağlatıyor.  Covid vedayı unutturmakla görevli bir virüs. Vedasız vedalara ilk kez şahit olan bir yıl yaşıyoruz. Yılın en içten kelimesi sessiz ve korkulu bir ‘’güle güle’’. Bir virüs gelip, ürperten şaşaasıyla ellerin kalplerden daha değerli olduğunu hatırlattı. Dokunmadan geçen günlerde birbirimize dokunmadan tutunmak zorundayız. Karantina sürecinde sürekli beraberliğin getirdiği kopmaları biliyoruz, boşanmalar arttı. Fakat evlilikler de arttı. Hiç evlenmemiş olanların karantinanın çıldırtan yalnızlığına meydan okuyan bir ilişki isteği çok anlamlı değil mi? Zorunlu yalnızlığı yalnız geçirmek istememekten daha insani bir şey olamaz.
Bora Farsak Yazio: Hipokrat ve Yemini
etiket
Ahh Ah şu doktorlar; kızımızı vermek için doktor ararız (en azından eskiden öyleydi 😂😂), ikinci el araba alırken doktordan satılık ararız, doktordan satılık ev varsa niye olduğunu hiç anlamadığım şekilde daha caziptir. Yan komşu da profesör deriz. Sağ olsun söyleyenler. Aslında bakarsanız, okumuş, kültürlü, iyi niyetli, bilgili, dürüst, çalışkan, insanlara hizmet eden bir insan tanımıdır doktorluk. Her ne kadar söylediklerini dinlemesek de bilim kurullarını da doktorlardan kurarız. Bu gerçekler baki ama hastanız ile ilgili bir sıkıntı bir komplikasyon ya da vefat olana kadar geçerlidir. Önce Allah'a sonra doktora emanet ettiğimiz hastada bir sıkıntı çıktığı andan itibaren Allah kitap unutulur ve suçlu doktordur.En geçerli söz de: Bunlar bir de Hipokrat Yemini etmişlerdir... Biliyorsunuz bizde herkes yeminine pek sadıktır.Çok sevdiğim bir söz vardır: bir konuda fikrin yoksa kendinden emin konuş. Tam da o hikayedir bu. Bizim hiç din kitabı okumamış dindarlarla, hiç Atatürk okumamış Atatürkçülere benzer 'Hipokrat yemini etmişler bir de ' demeleri. Hipokrat yemini nedir?? deseniz doktorların ettiği yemin der, içeriğini biliyor musunuz deseler muhtemelen yarısından çoğu bir şeyler sallar, Hipokrat kimdir??? deseniz onu zaten o kadar bile sallayamazlar.
Reklam
Şeyda Betül Kılıç Yazio: Mutlu İlişkilerin 4 Belirgin Özelliği
etiket
Birbirimizi onaylayamadığımız ilişkide ne işimiz var? Madem yan yana kalabiliyor, hayatı birlikte karşılayıp ağırlayabiliyoruz, o hâlde bu neden sürdürülebilir olmasın? Bunun kolay olmadığını biliyorum ama imkânsız olmadığını şimdi beraber öğreneceğiz. Bir ilişkiye başlarken çoğu zaman bu ilişkiyle beraber tazelenmeyi, toparlanmayı umarız. Hiç kimse yara almak, dağılıp ufalanmak için orada değildir.
Reklam
Reklam
Prof. İlhan: 'Koronavirüste Tat ve Koku Kaybı Üç Haftada Geçmezse Doktora Başvurun'
Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, koronavirüs hastalarının üçte birinde bazı çalışmalarda da yüzde 90'ı kadarında tat ve koku kaybı oluştuğunu söyledi. Prof. Dr. İlhan, '3 haftadan sonra hala tat ve koku alamama durumu geçmediyse en azından azalma eğiliminde değilse mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine başvurulmalı' dedi.
Ebru Şinik Yazio: Mercedes "She’s Mercedes" Projesiyle Tüm Dünyada Kadınlara İlham Veriyor
etiket
Özellikle pandemi sürecinde wellbeing konusu tüm dünya tarafından şüphesiz önümüzdeki yılların en yükselen ve merak edilen konusu olarak zirveye oturdu.  Bu süreç ile birlikte wellbeing,  yani insanın fiziksel, zihinsel, ruhsal, sosyal, çevresel, finansal ve kariyer hayatındaki “Bütünsel İyi Olma Hâl”ini kapsayan bu çok önemli kavram global ölçekteki markalar tarafından da hızla kucaklanmaya başlandı. Sağlıkla ilgili üretim yapan, yapmayan tüm markalar hızla bu doğrultuda Ar-Ge çalışmalarını yönlendirirken,  özellikle global ölçekli markalar çok ilham verici Sosyal Sorumluluk projelerine imza atmaya başladılar. Peki neden? Çünkü son 9 aydır dünyada yaşam standartları hızla dönüşmeye, öncelikler sıralaması hem kişisel hem de kurumsal hayatta sil baştan yazılmaya başlandı. Artık herkesin önceliği önce sağlık!  Belki eskiden de böyle denirdi ama genelde bu söylem lafta kalırdı. Ama artık bu konuda tüm dünya zorunlu olarak birleşti ve tüm kişisel ve kurumsal planlar bu hedefe kitlendi.
Reklam
Reklam
Duygu Özkan Kılıç Yazio: Günlük Corona Deneyim Tablom (Gerçek Bir Corona Hikayesidir)
etiket
Tam o mektubun başlangıcındayım;Siz bu satırları okurken vücudum pozitiften negatife dönme mücadelesinin etkileriyle bu yazıdaki cümleleri kuruyor olacak.Mart 13’ten bu yana maskem, mesafem ve hijyenimle; kuaförden aldığım litrelik sprey şişemle çalışmaya devam ettim.Daha dar çerçevede çalışamadım belki ama ben tam bir Covidsavar olarak yaşamımı sürdürüyordum.Sonra birden öğrendim ki 3 gün önce karşılaştığım bir arkadaşımın ateşi çıkmış. Kendimi hemen ailemden izole edip, ertesi gün test yaptırdım. Altını çizmekte fayda var, hiç semptomum yokken teste gittim.Test sonucum çıkıncaya kadar da kendimi başka bir evde izole ettim. O test sonucu çıkıncaya kadar da hep kendi kendime dedim ki; “Boşa panik yapıyorsun, bulaşla karşılaştığın gün maskeliydin, maskeni hiç çıkarmadın, maskeni değiştirdin ve her zamanki gibi 10 dakikada bir dezenfektanını sıkıp kolonyanı sürüp durdun. Ellerini 20 saniye yıkadın, yüzüne dokunmadın....” Yani içim rahat etsin diye yaptırdığım teste karşı korunmuşluk argümanlarım hazırdı.
Mehmet Zihni Sungur Yazio: Duyguları Anlamak: Korku,  Kaygı ve Endişe Arasındaki Farklar ve Bu Kavramlarla İlgili Bilmediklerimiz
etiket
Duyguları anlamak, duyguların nasıl bir amaca hizmet etmek için evrildiklerini anlama çabasıyla başlar. İnsanların hemen hemen tamamı birbirine benzer duygular yaşayabildiklerine göre, bu duyguların insan için  bir anlamı, hatta biryararı olması beklenir. Korku korur, sevmek iyileştirir. Özlemek harekete geçirir, utanç başkalarına verdiğimiz değeri gösterir ve bizi sosyal olarak izole olmaktan korur. Enteresan olan ise insan için bir anlamı, hatta yararı olan bu duyguların nasıl zaman zaman herkes için rahatsız edici bir  biçime dönüşebildiğidir. Bir başka önemli soru ise rahatsız edici biçime dönüşen bu duyguların nasıl yönetileceğidir.
Reklam