17 Yaşındaki Bir Şizofren Hastasından Okudukça İçinizi Sızlatacak Bir Aşk Tarifi
Şunları bir araya toplayayım.'Bir güzel muhabbet ederiz' diye düşündüm.Mutfak işinden de anlarım, donattım sofrayı, bayağı uğraştım.Hepsinin, ayrı ayrı ne yemekten, ne içmekten hoşlandığını iyi bilirim.Bayağı da para gitti.Birinin yediğini öteki yemez.Ötekinin içtiğini beriki içmez...Dört kişilik sofra kurdum.Mumları da yaktım.Hatırladım... hepsi eric satie severdi.Müziği de ayarladım.Geldiler.Yirmi yaşımı, otuz beş yaşımın karşısına oturttum.Kırk yaşımın karşısına da ben geçtim.Yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu.Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.Yatıştırayım dedim, 'sen karışma moruk' dediler.Büyük hır çıktı.Komşular alttan üsten duvarlara vurdular..Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı..Evin içine de ettiler..Bende kabahat.Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine.İşte böyle bir şeydir, psikozların en beteri olan şizofreni. Zindan eder hayatı kişiye, insan zihninin karmaşıklığının belki de en üst noktasıdır. Gerçekle bağlantı kuramama hali, bir başka deyişle rahatsızlığının dahi farkında olmama durumudur.Peki, bir şizofrenin gözünden aşk nasıl bir şeydir?Onu da gelin bir şizofrenin ağzından dinleyelim.Not: Yazısını yayımlamamız için bize izin veren Ergür Altan'a sonsuz teşekkürler...