Ünlüleri Verilen Nesnelerden Tanıyabilecek misin?
Ünlüler kariyerleri boyunca kendi alanlarında bir çok eser ortaya koyar, başarılar elde eder ama bir noktada öyle bir olay gelişir ya da bir nesne dikkatlerini çeker. O noktadan sonra o nesne o ünlüye yapışır kalır. Bakalım o nesnelerden ünlülerimizi tanıyabilecek misin?
Kendin Yap Tutkunlarını Bir Bakışta Tanımanızı Sağlayacak 13 Özellik
Onlar birer Derya Baykal, onlar tüketim dünyasına başkaldırmaktan imtina etmeyen birer asi, onlar el emeğinin kadrini kıymetini bilen, tasarrufa ve geri dönüşüme gereken ihtimamı gösteren muazzam kimseler... Onlar 'Kendin Yap' tutkunları! Peki bu güzel insanları, ellerindeki silikon tabancası haricinde, tanımanızı sağlayacak özellikleri neler?
19 Maddeyle Felsefe Bilmeyen Birinin Hayatı Anlamasını Beklemenin Saçmalığı
Felsefe yapma lan! Felsefeye bakış açımızı özetleyen nadide bir söz öbeği. Oysa felsefe kişinin kendisini, çevresini, varlığını, inancını sorgulamasının, keşfetmesinin, kişinin kendisini bilmesinin tartışmasız tek yolu. Bir soru sorma disiplini. Ancak ülkemizde maalesef felsefeye gösterilen ilgi sadece o bölümü okumak isteyenlerle ve küçük bir azınlıkla sınırlı. Zengin işi olarak görülen felsefenin hayatımıza girmemiş oluşu, insanların felsefeye karşı son derece mesafeli yaklaşımı hayatı algılamızı, mutlu olmamızı, daha da ileri gidersek gelişmemizi engelliyor. Felsefe, insanlara ilkokuldan itibaren öğretilmesi, sevdirilmesi, anlatılması gereken bir olgu. Liselerde verilen 1 saatlik felsefe tarihi eğitimiyle insanları düştükleri derin çukurlardan çıkarmak imkansız. Ve felsefe okumayan, bilmeyen, soru sormayan bir insanın, bir toplumun gelişmesi ya da mutlu olması mümkün değil. Felsefenin bu kadar önemsiz, değersiz, gereksiz görüldüğü bir toplumda, felsefe yapmanın olumsuz niteleme sayıldığı bir ülkede geleceğe umutla bakma da maalesef şimdilik mümkün değil. Felsefe okuyun, soru sormayı öğrenin, sorgulamanın tadına varın… Özgürleşeceksiniz.
Her Kadının Regl Döneminde İzlemesi Gereken 10 Film
Midenin sürekli kazındığı ama canının sadece tatlı çektiği, kumandayı bile çikolata olarak gördüğün o dönemdeyiz. Sivilceyi, T bölgesinin ayna gibi parlamasını göze aldın ama hangi çikolatayı yemek istediğine bir türlü karar veremiyorsun. Vianne Rocher tabağı döndürdüğünde sen ne görüyorsun? Kan, gözyaşı ve asabiyet mi? O zaman senin huzura kavuşmak için dev bir çikolataya ihtiyacın var. Hatta çekinme hepsini ye, dükkan senin.
Kedi-Köpek Dostluğunu Yeniden Kanıtlayan Sibirya Kaplanları ve Alman Kurtlarıyla Tanışın!
Slovakya'da bulunan koruma altındaki arazi harika bir dostluğa sahne oldu; üç Alman kurdu Hugo, Jenny ve Black ile Sibirya kaplanı Suria ve onun minnoş yavrusuyla tüm insanlığı kıskandıracak bir dostluk bağı oluştu. Slovakya'nın Senec şehrinde bulunan koruma alanı nesli tükenmekte olan hayvanlar için kuruldu. Kaplan Suria bu parkta iki yıl önce doğdu ve dört aylık minnoş yavrusuyla ortama hızlıca ayak uydurdu hatta mükemmel bir dostluk ortaya çıktı. Lucia Zustakova ise geçtiğimiz günlerde bu minnoşların izlemeye doyum olmayan anlarını çektiği fotoğraflarla ölümsüzleştirdi:''Bu anlara şahit olmak çok güzel ve bu güzel hayvanlara böylesine yakın olmak inanılmaz. Suria her gün köpeklerle oyun oynuyor ve onlar da onu çok seviyor. Hayvanları ve bu parkı seviyorum, soyu tükenmekle karşı karşıya olan bu kaplanlara yardımcı olmak mükemmel bir proje.''Av sebebiyle soyu tükenmekte olan hayvanları korumak amacıyla, 1999'da açılan parkı Yveta Irsova işletiyor. Parkta 28 kaplan ve 3 tane de Alman çoban köpeği var. Kaplanların 23 tanesi burada doğmuş. Koruma alanındaki gönüllülerden biri olan Martin Ziman bu dostluğun temellerini atan minnoşlar için şöyle diyor:''Köpekler de neredeyse Suria ile aynı yaşta ve birlikte büyüdüler. Vakitlerinin çoğunu beraber geçiriyorlar, tüm gün birlikte oynuyorlar ve kardeş gibiler. Hiçbir zaman birbirlerinin canını yakmıyorlar.''