Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Düşlerimizde Bile Göremeyeceğimiz Macera Dolu Anlarıyla Mark Twain'in Sıradışı Hayat Öyküsü

 > -

Tutkularınızı küçümseyen insanlardan uzak durun! Küçük insanlar hep böyle yaparlar ama gerçekten yüce olanlar, sizin de yüce olabileceğinizi size hissettirirler.

Mark Twain.

1. Asıl adı Samuel Langhorne Clemens olan büyük yazar 30 kasım 1835'de, Missouri'ye bağlı Florida adlı küçük bir köyde dünyaya gelmiştir.

Twain yıllar sonra, doğduğu köyü merak edenlere şöyle aktarır: 

"Köyde yüz kişi yaşıyordu. Ben köyün nüfusunu yüzde bir artırdım. Bir kasabada, ya da bir kentte, bundan daha büyük bir iş görecek  bir kimse olabileceğini, şimdiyecek tarih yazmamıştır."

2. Twain, 2 odalı küçük bir kulübede doğmuştu. Ve bu küçük kulübede, biri köle kız olmak üzere tam 8 kişi yaşıyorlardı.

3. Twain, kundaktayken çok sıska ve hastalıklı bir bebektir. Ve kimse onun hayatta kalacağına ihtimal vermez. Doğuşunun ilk yıllarındaki anılarıyla ilgili verdiği bir röportaj ise bir hayli ilginçtir:

- Siz ailenin tek oğlu muydunuz?

- Hayır, bir kardeşim vardı, adı William, ikiz doğmuştuk: iki su damlası kadar tıpkı tıpkısına birbirimize benziyorduk. 

- Kardeşiniz öldü mü? 

- Bilmem ki...

-Nasıl? Bilmiyor musunuz? 

-Evet, bilmiyorum. Ölen kardeşim miydi, yoksa ben miydim, bunu hala bilmiyorum. 

Büsbütün şaşıran gazeteciye, büyük mizahçı anısını şöyle anlatıyor. 

- Bakınız, bu iş nasıl oldu: İki kardeş, pek küçüktük. Bizi yıkamak için bir banyo koymuşlardı. İkimizden biri boğuldu. Ama boğulan William mıydı, yoksa ben miydim, bunu hiç kimse anlayamadı..

4. Twain 4 yaşına geldiğinde, Missisipi'nin batı kıyılarında Hannibal adlı kasabaya taşındılar. Twain'in bütün çocukluğu ve ilk gençliği burada geçmiştir.

5. Tarihe iz vurmuş birçok ünlü şahsiyet gibi Twain'de özgürlüğünü kısıtladığını düşündüğü için okulu sevmezdi. Bu yüzden sık sık okuldan kaçar, nehir kıyısına inerdi.

6. Bu kaçamaklar sırasında; salla nehri geçmek ve nehir boyundaki mağaraları gezileri gibi tecrübelere girişmiştir. Hatta bu uğurda 9 kez boğulma tehlikesi atlatmıştır.

7. Ancak bu tecrübeler sayesinde topladığı bilgiler, Huckleberry Finn ve Tom Sawyer gibi iki ölümsüz esere kaynaklık etmiştir.

8. 12 yaşındayken babasını kaybedince okuldan ayrılır. Birkaç gün sonra da bir matbaaya çırak girer. İki yıl sonra da mürettip olur.

9. 7 yıl boyunca matbaada çalışmaya devam eder. Bu süreçte St. Louis, New York, Cincinnati ve Philadelphia gibi şehirlere görme fırsatı bulur.

10. Ailesi hep, onun başarılı bir mürettip olacağını ve hayatını bu şekilde kazanacağını düşünmüştür. Fakat bir tesadüf Twain'in hayatını tamamen değiştirir:

Twain'in hayatını değiştiren şey, Hannibal sokaklarında gezerken önüne çıkan koparılmış bir kitap yaprağıdır. Ve Jeanne D'Arc'ın biyografisine aittir. Üzerinde D'Arc'ın kaledeki tutsaklık günleri anlatılmaktadır. 

Daha önce Jeanne D'Arc'ın adını hiç duymamış olan 14 yaşındaki Mark Twain, onun uğradığı haksızlıklara çok üzülür. O günden sonra Jeanne D'Arc için yazılmış ne varsa okur. 46 yıl sonra yazdığı "Jeanne D'Arc'ın Hatıraları" adlı kitabına, mizahi olduğu düşünülmesin diye kendi adını koymamıştır.

11. Twain gençlik yıllarında zengin olmayı çok istemiştir. Bu yüzden türlü işlere bulaşır ama her defasında hüsrana uğrar. Misal:

Okuduğu bir kitabın etkisiyle Amazon kıyılarına gidip kakao ticareti yapmayı kafasına koyar. Cebinde ise sadece, bir gün tesadüfen yolda bulduğu 50 dolar para vardır. Hemen yola çıkar ama cebindeki parayla ancak Cincinnati'ye kadar gidebilir...

12. 1857 yılında 21 yaşındayken Twain, Missisipi nehri üzerinde geziye çıkar. Amaç yine Amazona ulaşmaktır. Fakat geminin kaptanı Horace Bixby ile tanışınca bu düşüncesi değişir.

13. Horace Bixby'nin yönlendirmesiyle Twain Missisipi nehrini öğrenmeye heveslenir. 18 ay sonra ise usta bir kaptandır. Hem de kendi gemisinin.

14. 1861 yılında iç savaşın patlak vermesiyle, nehir yolu gezileri yasaklanır. Twain o günleri şöyle anlatır:

" Zaman ağır geçiyordu. Ne bereketli günlerdi...Öyle sanıyor ve umuyordum ki, hayatım boyunca bu nehri izleyeceğim. Zamanı gelince de dümenin başında öleceğim. Ama sonra savaş patladı, alış-veriş durdu.. İşsiz kalmıştım..."

15. Ne var ki nehir, Twain'in insan ruhunu anlamasını sağlayan bir okul yerine geçmiştir. Twain bu olguyu şöyle aktarır:

" Bu kısa ama çok etken öğrenim döneminde, edebiyatın her dalıyla; roman, biografya ve tarihte rastlayabileceğiniz her türlü insan tipi ile karşılaştım; içli-dışlı oldum. Bir eserde iyi çizilmiş bir karakter buldum mu, ona sıkı ilgi duyarım. Çünkü onunla muhakkak nehir üzerinde karşılaşmışımdır.

16. Hayatının ikinci dönemi ağabeyi ile Nevada'ya gitmesiyle başlar. Niyeti 6 ay kalmaktır ama 7 yıl oradan ayrılamaz. Altın arar, madencilik yapar ve Sierra dağlarında macera peşinde koşar.

17. Altın arayışı sonuç vermez. Fakat bir rastlantı sonucu muhabirlik yapmaya başlar. Artık kalem elindedir. Ve Mark Twain takma adını da ilk defa bu dönemde yazdığı bir yazıda kullanır.

18. O süreçte düzenli yazılar yazan Twain için asıl dönüm noktası ise San Francisco'da Bret Harte ile tanışması olur.

19. Harte'ın teşvikiyle ilk hikayesi olan 'Calaveras'ın Ünlü Sıçrayan Kurbağası'nı yazar. Hikaye 1865'te New York'ta basılır. Bu da onu tüm Amerika'ya tanıtan çıkış olur.

20. 1867 yılında Twain, Mısır, Filistin ve Avrupa gezintsine çıkar. Bu arada İstanbul ve İzmir'e de uğrar. Bu gezinin sonucu da 1869 yılında yayınlanan "Innocents Abroad" adlı kitaptır.

pbs.twimg.com

21. Kitap sayesinde ünü büsbütün artan Twain, Brooklyn Express gazetesinin başyazarı olur. Ve yine aynı yıl Olivia Langson ile evlenir.

22. Evliliğin sıra dışı öyküsü ise okunmaya değer.

Twain, daha Olivia'yı görmeden, ona resminden tutulur. Nasıl mı? Şöyle ki; Twain, Filistin gezisindeyken Charles Langdon adlı bir adamla tanışır. Gezinin ardından onu evinde ziyaret etmeye gittiği bir gün, Langdon'un odasında onun kız kardeşiyle çekilmiş bir resmini görür. Ve hemen o dakika resimdeki kadınla evlenmeye karar verir. Ancak bunun için önce Olivia ile tanışması gerekmektedir.  

Aradığı fırsat ise birkaç ay sonra Langdon'ların da katıldığı New York'taki bir ziyafette karşısına çıkar. Twain bu ziyafetin ardından Olivia ile yeniden görüşmenin yollarını aramaya başlar. Tam da o sırada Olivia'nın New York, Elvira yakınlarındaki evine çağrılı olduğunu bildiren bir not eline ulaşır.

Twain davete gider gitmesine. Fakat Olivia'nın evinde, kadının düşündüğünden biraz daha uzun konaklamak istemektedir. Bunun için de, kurnazlığa başvurur ve bir plan yapar. Langdon'un arabacısıyla anlaşan Twain, kendisinden arabanın tekerlerinden birinin vidasını çıkarmasını ister. Araba yola çıkar çıkmaz teker yerinden fırlayınca da, Twain arabadan düşer ve bayılır. Olivia'nın evinde Twain'e iki hafta boyunca canla başla bakılır. Halbuki Twain'in bir şeyciği yoktur. Fakat bu süre zarfında Olivia ile aralarında sevgi bağı kurulur. 

Bu öylesine kuvvetli bir bağdır ki; evliliklerinden 30 yıl sonra bile, ikili hala birbirlerini "sevgilim" diye çağırmaktadır. Olivia, Twain'in kendisine yazdığı mektupları ölümüne kadar bir kutuda saklar. Kutu Olivia için öylesine değerlidir ki, evden uzak bir yere gideceği zaman, mutlaka onu bir banka kasasına emanet  bırakmaktadır.

23. Twain'in hayatının üçüncü evresi 1871 yılında başlar. Gazeteciliği bırakır ve Connecticut'a yerleşir. Burada 20 yıl yaşar. Bu 20 yıl, yazarın en mutlu ve verimli dönemidir.

Connecticut'da geçirdiği bu 20 yıl zarfında Twain; Batıda madencilik yaptığı sıralardaki maceralarını anlatan "Roughing It" adlı kitabı 1872'de, "A Tramp Abroad"u 1880'de, "A Connecticut Yankee In King Arthur's Court"u da 1889'da basmıştır.

Ancak daha da önemlisi, onu Amerika'nın en tanınmış mizah yazarı yapan 3 büyük serinin de bu dönemde yayınlanmasıdır.  "Tom Sawyer'ın Maceraları" 1876, "Missisipi Üzerinde Hayat" 1883 ve "Huckleberry Finn'in Maceraları" 1884'de çıkmıştır. 

.

24. 1893'te, Mark Twain 58 yaşındayken birçok kimseye borçlanır. Bu dönem Twain'in nasıl bir kişiliğe sahip olduğunu da ortaya çarpıcı bir şekilde koyar:

Ve sağlığı da yerinde değildir. İflasını ilan etse borçlarından kurtulacaktır. Fakat o, borçlarını son meteliğine kadar  ödemeyi seçer. Bu uğurda, sağlığı hiç de iyi olmamasına rağmen, para kazanmak adına dünya turuna çıkar ve konferanslar verir. 5 yıl süren bu geziden sonra kimseye borcu kalmamıştır.

25. Twain'in parayla olan ilişkisi ve talihsiz yatırımları:

Twain yayınladığı kitaplar ve verdiği konferanslar sayesinde para kazanmıştır. Fakat ne zaman kazandığı paraları işletmeye kalkışsa, hep zarar uğrar. Parasını yatırdığı şirketler daima batmıştır. 

Ancak şans bir keresinde onunda kapısını çalar. Zira bir gün karşısına Graham Bell adında  genç bir mucit çıkar. Ve kendisinden icad ettiği telefon adlı alete para yatırmasını talep eder. Ancak Twain kendisiyle alay eder. Zira bir insanın oturduğu yerden, kilometrelerce ötedeki arkadaşıyla konuşması fikri pek tuhafına gider. İşte o gün Twain 500 dolarlık telefon şirketi tahvili almış olsaydı, bugün varislerinin elinde nasıl bir servet olabileceğini varın siz düşünün..

26. Twain'in hayatındaki dikkat çekici bir nokta:

Mark Twain'in doğduğu 1835 yılının 30 Kasım gecesinde gökyüzünde beliren Halley Kuyruklu Yıldızı, ne ilginçtir ki; hayata gözlerini yumduğu 21 Nisan 1910 yılında da gökyüzündedir..

27. Son yılları:

Bütün dünyayı eşsiz mizahıyla güldürmüş olan Mark Twain, son yıllarında çok sevdiği karısını, çocuklarını kaybetmiş; günlerini ıstırapla ve yalnızlık içinde geçirmiştir. 1910 yılında öldüğü zaman Twain, Amerika'nın en büyük yazarı idi. Öldüğü gece, son anlarında tek arzusu, dört çocuğundan hayatta kalan kızı Clara'nın kendisine İskoç şarkıları söylemesini istemek olur...

Kaynak: Karikatür Yayınları Mizah Serisi: 4, "Sığır Sözleşmesi"

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
lord_voldemort

Nietzsche'ye benzediğini sadece ben düşünmüyorumdur umarım.

oturan-boga

adam bizden 300 küsür yıl önce doğmuş. teknoloji yok, imkanlar kısıtlı ve benden çok macera yaşamış.

cikolatali_vanilya

çok güzel dolu dolu bir galeri

zuzie

Teşekkür ederim :)

hakki-ugur

26 ncı madde çok ilginçmiş

Görüş Bildir