öğretmen ataması Haberleri

öğretmen ataması ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. öğretmen ataması ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Şubatta 10 Bin Öğretmen Atanacak
Milli Eğitim Bakanlığı, şubat ayında ataması yapılacak 10 bin öğretmen ile ilgili kontenjan dağılımını açıkladı. Bakanlık, en çok kadroyu sınıf öğretmenliği, İngilizce ve ilköğretim matematik bölümlerine ayırdı. Şubat ayında yapılacak atamalarda bin 50 sınıf öğretmeni, bin İngilizce ve 751 ilköğretim matematik öğretmeni atanacak. Başvurular için tüm alanlarda taban puan 50 olarak belirlendi. Başvurular, 29 Ocak-04 Şubat'ta kabul edilecek. Milli Eğitim Bakanlığı, 2014 yılı şubat ayında yapılacak 10 bin öğretmen ataması ile ilgili çalışmaları tamamladı. MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü’nce bakanlığa bağlı eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacının karşılanmasına yönelik olarak İlk Atama, Açıktan ve Kurumlar Arası Yeniden Atama ve Millî Sporcuların Ataması kapsamında, 105 alanda 10 bin öğretmen ataması yapılacak. Öğretmenliğe başvuru ve atama işlemleri elektronik ortamda gerçekleştirilecek. Elektronik Başvuru Sayfası 'İlk Atama', 'Açıktan ve Kurumlar Arası Yeniden Atama' ve 'Milli Sporcuların Atanması' şeklinde ayrı ayrı düzenlendi. Adaylar, durumlarına uygun atama çeşidini seçmek suretiyle http://mebbis.meb.gov.tr ve http://ikgm.meb.gov.tr adreslerindeki Elektronik Başvuru Formu’nu kullanarak başvurularını yapacak. Türkçe, İlköğretim Matematik, Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji, Sosyal Bilgiler, Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya, Matematik (Lise), Fizik, Kimya, Biyoloji, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Yabancı Dil (Almanca, Fransızca, İngilizce) alanlarına başvuruda bulunacak adaylar atanacağı alanda KPSSP121 puan türünden taban puan ve üzerinde puan almış olmaları kaydıyla başvurabilecek. Diğer alanlara atanacaklar ise KPSSP10 puan türünde atanacağı alan için belirlenen taban puan ve üzerinde puan almış olmaları kaydıyla başvurabilecek. Adaylardan sağlık, askerlik ve adli sicil durumlarına ilişkin belge istenmeyecek. Öğretmenliğe atama başvurusunda bulunacaklar, Elektronik Başvuru Formu’na yansıtılacak olan eğitim kurumları arasından en fazla 25 (yirmi beş) eğitim kurumunu tercih edebilecek. Tercihler, aynı il ve/veya farklı illerde bulunan eğitim kurumları arasından istenilen öncelikte yapılabilecek. İlçe veya il milli eğitim müdürlüğünce başvuruları onaylanmadıkça adaylar tercih değişikliği yapabilecek. Başvuruda bulunan adayların atamaları, alanlar bazında 2013 KPSSP10 veya 2013 KPSS121 puanı üstünlüğü esasına göre tercihleri de dikkate alınmak suretiyle yapılacak. Başvurular için tüm alanlarda taban puan 50 olarak belirlendi. Başvurular, 29 Ocak- 04 Şubat'ta kabul edilecek. Atamalar ise 6-7 Şubat'ta yapılacak. Atanan öğretmenler göreve 10 Şubat'ta başlayacak. YASİN KILIÇ | ANKARA | CHA
Sinop'ta İşsiz Öğretmen Canına Kıydı
Sinop’ta işsiz öğretmen 35 yaşındaki Gamze Filiz Arslan, dün evde bulunan av tüfeğiyle yaşamına son verdi. Bir süre İstanbul’da özel bir dershanede kimya öğretmeni olarak görev yaptıktan sonra işsiz kalarak memleketi Sinop’a gelen Gamze Filiz Arslan, evde bulunan av tüfeğini çenesinin altına dayayıp ateş ederek canına kıydı. Silah sesi üzerine odaya giren aile fertleri Arslan’ın kanlar içerisinde yerde görünce durumu hemen sağlık ekiplerine bildirdi. Eve gelen ekipler, Arslan’ın öldüğü belirledi. İntiharla ilgili soruşturma devam ederken, genç öğretmenin cansız bedeni, otopsi için Sinop Atatürk Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. DHA
2 Yılda 7 Öğretmen Değiştiren İlkokul Öğrencisi Kadrolu Öğretmen İstedi
Konya'da, ilkokul 3'üncü sınıf öğrencisi, tayini başka yere çıkan öğretmenlerinin ardından iki yılda 7 öğretmen değiştirince mağduriyetini Kamu Denetçiliği Kurumu'na (KDK) iletti. En küçük şikayetçi konumundaki öğrencinin başvurusunun incelenmesinin ardından Konya Valiliği'ne ve Konya Milli Eğitim Müdürlüğü'ne okula kadrolu öğretmen atanması için tavsiyede bulundu.Konya’da ilkokul 3. sınıf öğrencisi, tayini başka yere çıkan öğretmenlerinin ardından iki yılda 7 öğretmen değiştirince soluğu Ombudsman'da aldı. En küçük şikâyetçi konumundaki öğrenci, öğretmen değişikliği nedeniyle mağdur olduğunu, kadrolu ve kalıcı bir öğretmen istediğini Kamu Denetçiliği Kurumu’na (KDK) iletti. Baş Ombudsman M. Nihat Ömeroğlu ise Konya Valiliği'ne, Konya Milli Eğitim Müdürlüğü’ne okula kadrolu bir öğretmen ataması yapılması için tavsiye kararında bulundu.Kamu kurumlarıyla sıkıntılar yaşayan vatandaşların çözüm merkezi haline gelmeye başlayan KDK’ya bu kez minik bir öğrenci, mağduriyetinin giderilmesi için başvurdu.Konya’da Başarakavak İlköğretim Okulu'nda öğrenim gören bir 3. sınıf öğrencisi, öğretmeninin Konya’da başka bir yere görevlendirilmesi nedeniyle 2 yıldır sınıflarına vekil öğretmen geldiğini, şu ana kadar 7 öğretmen değiştirdiğini, bu nedenlerle mağdur olduğunu ve kadrolu öğretmen istediğini Ombudsman'a iletti.Konuyu inceleyen KDK, velinin de iznini alarak konuyu mercek altına aldı.Öğrencinin kadrolu öğretmeninin başka bir görev için görevlendirilmesinden sonra öğrencinin derslerine çeşitli öğretmenlerin girdiğini belirleyen Ombudsman, Başarakavak İlkokulu'nda sınıf öğretmeni ihtiyacı zaten varken ve bu ihtiyacı gidermeden, buradaki bir öğretmenin ihtiyaç olunan başka bir alanda görevlendirilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığına karar verdi.2014/2015 eğitim-öğretim yılından itibaren Başarakavak İlkokulu 4. sınıfında kadrolu bir sınıf öğretmenin sürekli görevlendirilmesi konusunda Konya Valiliği’ne ve Milli Eğitim Müdürlüğü’ne tavsiyede bulanan Nihat Ömeroğlu, bu tavsiyeler yerine getirilemediğinde okula kadrolu bir öğretmenin atanması ve öğrencilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı’na tavsiye kararında bulunulmasına hükmetti.'GEÇİCİ GÖREVLENDİRME KALICI OLAMAZ'Danıştay 5 inci Dairesi'nin önceki yıllarda aldığı örnek bir karara da atıfta bulunan Ömeroğlu, kamu görevlerinin vekâleten yürütülmesinin, ancak hizmetin gerektirdiği durumlarda geçici olarak başvurulacak bir yol olduğunu bildirdi.Buradan hareketle vekâleten görevlendirmenin geçici ve istisnai durumlarda başvurulan bir yol olduğunu kaydeden Baş Ombudsman Ömeroğlu, kamu hizmetlerinin vekâleten yürütülmesini sürekli hale getirecek biçimde uygulama yapılamayacağını açıkladı.haberler.com
2015'te Kamuya Toplam 74 Bin Personel Alınacak
Milli Eğitim Bakanı Avcı, öğretmen atamalarına ilişkin, 2015'te kamuya toplam 74 bin personel alınacağını belirterek, 'Bunun içerisinden ne zaman ve ne kadar bize tahsis edilir o Bakanlar Kurulu'nun kararında' dedi.TBMMMilli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, öğretmen atamalarına ilişkin, 2015'te kamuya toplam 74 bin personel alınacağını belirterek, 'Bunun içerisinden ne zaman ve ne kadar bize tahsis edilir o Bakanlar Kurulu'nun kararında' dedi.Avcı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2015 yılı bütçesine ilişkin milletvekillerinin sorularını yanıtladı.Bütçede öğretmenlere tahsis edilen kadro sayısı ve Şubat ayında atama yapılıp yapılmayacağına ilişkin soru üzerine Avcı, son atamada 40 bin kadroyu kullandıklarını ifade etti.Bu süreçte engelli öğretmenlerin atamasının da gerçekleştirildiğini aktaran Avcı, yaklaşık 29 bin öğretmenin Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu Bölgesindeki 23 ile atandıklarını kaydetti. Avcı, bu bölgelerdeki öğretmen norm kadro doluluk oranının Türkiye ortalamasının üzerine çıktığını ifade etti.Kürtçe öğretmen atamasının niye yapılmadığına ilişkin bir soruya Avcı, 'İlk defa bu yıl yaptık. Sayı yeterli değil. 18 norm verildi, 17 atama yapıldı. 18 norm kadro karşılığında 17 kişi görevlendirildi. Kırmanci ve Zazaki’de' yanıtını verdi.Öğretmen maaşlarının OECD üyeleri ile karşılaştırılmasına ilişkin soru üzerine Avcı, şu ifadeleri kullandı:'OECD'nin 2014 raporuna göre Türkiye'deki öğretmenler uluslararası standartlara göre düşük maaş alıyorlar. Ancak Türkiye standartlarına göre öğretmen ücretlerinin oldukça iyi olduğu değerlendirilmektedir. Aynı rapora göre 15 yıllık deneyimli bir öğretmenin yıllık ücreti OECD ortalamasında 39 bin ABD doları, Türkiye ortalaması 26 bin ABD doları. Türkiye standartlarında 15 yıllık, tecrübeli ve asgari eğitime sahip bir ilkokul öğretmeninin maaşı, tam zamanlı, tam gün çalışan bir yüksek öğretim derecesine sahip 25-64 yaş grubundaki diğer çalışanların ortalama yıllık kazancına göre yüzde 9 daha fazla. Ortaokul öğretmenleri ise yaş grupları içerisinde üniversite eğitimine sahip olanlardan yüzde 13 daha fazla kazanıyorlar.'“2015’te öğretmen ataması olacak mı ve ne zaman yapılacak?” şeklindeki soru üzerine de Bakan Avcı, 2015'te kamuya toplam 74 bin personel alınacağını belirterek, 'Bunun içerisinden ne zaman ve ne kadar bize tahsis edilir o Bakanlar Kurulu'nun kararında' dedi.'Ocakta mı belli olacak?' şeklindeki soruya da Avcı, 'Bilmiyorum artık o Bakanlar Kurulu'nun gündeminde. Dolayısıyla Bakanlar Kurulu'nu bağlayacak bir ifadede de bulunmam yanlış olur. Bakanlar Kurulu gündemini de Başbakanlık belirler' diye karşılık verdi.Ne kadar talep ilettiklerinin sorulması üzerine Avcı, henüz bir talep iletmediklerini kaydetti.Bakan Avcı, '74 bin kadro var. Bize kalsa 105 bin talep ederiz. Bütün şeyimizi kapatırız. Bir daha da burada bu konu konuşulmaz' şeklinde konuştu.Ulusal Öğretmen Strateji Belgesi'ne dair soruya karşılık da Avcı, belgenin Milli Eğitim Şurası'nda geniş katılımla ele alındıktan sonra sonra açıklanacağını söyledi.Ücretli öğretmen sayısına da değinen Avcı, 'Öğretmen açığı yaklaşık 110 bin, ücretli öğretmen sayısı bugün itibarıyla 47 bin 825' dedi.7AA
'Ocak Ayında 15 Bin Öğretmen Ataması Yapılacak'
81 ilden gelen öğretmenlerini kabul eden Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ocak ayında emekli olacak öğretmenlerin durumu da gözetilerek 15 bin yeni öğretmen atanacağını açıkladı. Başbakan Ahmet Davutoğlu, öğretmenler gününde 81 ilden Ankara'ya giden öğretmenleri kabul etti. Davutoğlu, öğretmen-öğrenci ilişkisinin bir gönül ilişkisi olarak başlamışsa asla bitmeyeceğini söylerken atama bekleyen öğretmen adaylarına da 'Emekli olacak öğretmenlerimizin durumunu da ocak ayında gözeterek 15 bin yeni öğretmen ataması yapacağız' açıklamasını yaptı. 'Öğretmenliğin şartlarını iyileştireceğiz'Davutoğlu, hükümet olarak 'onurlu iş olarak' nitelendirdiği öğretmenliğin şartlarını yükseltmek için gerekeni yapacakları vaadinde bulundu. Milli eğitime ayrılan bütçe payının arttığını belirten Başbakan, '2002 yılına kıyasla 62 milyar liraya yükselttik. 21. yüzyıla girerken yüz kızartıcı haldeydi eğitim. 200 kişiden fazla öğrencisi olan okullar vardı. Şimdi 30 kişilik sınıflar var' dedi. Başbakan, öğretmenlerin ülkenin kalkınmasında kilit rol oynadığını vurgularken de şunları söyledi: 'Sizin göstereceğiniz her performans ülke ekonomisine 3-5 puan katkıda bulunacaktır. Neden çözüm süreci diyoruz? Hiçbir gencimizin kaybolmasını istemiyoruz. Her bir gencimiz bizim için bir maden. Doğalgazdan, petrolden daha kıymetli bir maden. Niye bu gençlerimizin üzerinde oyunlar oynanmasına izin verelim?. Belirli meslekler vardır ki, o meslekleri icra edenler muhatapları karşısında kör olmak zorundalar. Hakim bakınca karşısında Sünni, Alevi, Kürt, Türk görmez. İkincisi doktor; hasta geldi mi bir gün önce savaşmış olsanız da tedavi edersiniz. Üçüncüsü öğretmen. Benim her düşünceden öğretmenim oldu. Vatandaşlarımıa bu ülkedeki kardeşliği anlatacak olan sizsiniz. Siz onlara farklılaştırıcı bakarsanız, onlar da ayrışırlar. 1990'lı yıllarda benim bir akrabam doğuda öğretmenlik yaparken şehit oldu. Ama öğretmenlik sonu ne olursa olsun korkmadan inşa edilmesi gereken bir meslek. Bunun için 7 gün yetmiyorsa sekizinci günü bulup öğretmenlik yapmalılar. ''En büyük öğretmenim İstanbul'Davutoğlu kendi kişisel tarihinde önemli yer tutan öğretmenleri de birer birer andı. 'Ben öğretmenlerimi asla unutmamışımdır' diyen Başbakan geçmişten günümüze öğretmenleriyle olan tarihini anlattı: 'Benim ilk öğretmenim Fitnat hanım. Hala yüzü gözümün önündedir. Daha sonra Şişli'de evinde ziyaret ettim. Çok mutlu oldu. Müzeyyen hanımla ile ise hiç ilişkim kesilmedi. Ve son yıllarında da dedi ki, 'Bir not bıraktım baş ucuma' dedi; 'Başıma bir şey gelirse oğlum Ahmet'i arayın' dedi. Cenazesine katıldım ve Fatiha'mı okudum. İsmail Hakkı hocam vardı, hiç ders almadım ondan ama bir dönemin ilişkilerini bana ilk anlatan oydu. Bu üç isme, anneme babama Fatiha okuduğum gibi okurum. İstanbul'da okuyan birisi tarihten kopamaz. Ama bana Ayşe Ongaç'tı bana tarih dersi veren. Tarih hocamdı. Tarihi öyle bir anlatırken hiç bir mekanik yönü yoktu. Tarihi yaşayarak anlatırdı. Dolayısiyla sizler o dersi öğrenciye sevdireceksiniz. Emin olunuz bir öğrenci hocasını severse mutlaka öğrenir. Dersi sevdiren öğretmendir. Sizle eğer bunu aktaramazsanız, karşılıklı bir ruhi iletişim sağlanamazsa ilişkiler yürümüyor. Orta okul birinci sınıftı. Rehberlik dersinde hocamız İsmail Çağlayan, gelecekte ne olmak istiyorsunuz diye kompozisyon yazdırdı. Benim kompozisyonumu sakladı. Seneler sonra Başbakan baş danışmanı olduğumda gelip babama o kompozisyonu verir. Babam rahmetli getirdi bana bunu gösterdi ve benim şahsi evraklarımdadır. Ne olursam olayım amacım vatana millete layıkı ile hizmet etmektir diye bitiyordu. Zaten pırıltı ifa eden öğrenci kendini gösterir. Öğretmen bir rehberdir. İki hafta önce Muharrem Yüzbaşıoğlu'nu kaybettim. Hâlâ zihnimdedir bu hocam. İstanbul Lisesi'ne girdiğimde ilk ders. Hiç Almanca bilmiyordum. Alman hocamız tahtaya 'Zorluklar olmasa başarı olmazdı' yazdı Almanca olarak.1974-75 dönemindeydi. Hâlâ rahmetle andığım Nurettin Topçu hocamız. Ve okulda Nurettin Hoca yürürken her düşünceden hoca saygıyla kenara çekilirdi. Hala hatırlarım Vakarını. Gösterilen bir gücün ve disiplinin güç ve disiplin olduğunu düşünürüm. Hoca öyle bir hocadır ki bağırmadan da disiplin kurabilir.''Rüyamda Gazali ve Hegel'i görürdüm''Ev ile okul arasında katagorik bir ayrım yapılmışsa o eğitim yürümez.' diyen Davutoğlu, 'Okulu ailenin bir uzantısı haline getirmeliyiz. Sınıf ilişkisine kaldığı zaman ruhunu kaybeder. Öğrencilerle mutlaka okul dışında da görüşün. Ben üniversitede öğrencilerimle İstanbul turu düzenlerdim. Şehile öğrenciyi buluşturmak lazım' önerilerinde bulundu. İstanbul'u da 'en büyük öğretmenim' diye nitelendiren Davutoğlu, 'tez-anti tez' mantığının kurucusu Alman filozof Friedrich Hegel ile Selçuklu döneminin İslam alimlerinden Gazali'yi de hocaları olarak anarken 'Doktora tezimi yazarken bir gece rüyamda Gazali'yi görüyordum. Öbür gece Hegel'i. Hepsi benim hocamdır. Geçmişe borçluyuz. Mekana borçluyuz. Şöyle bir orman kenarında ders verirsek o akılda kalır. Öğretmen öğrenciliğini bitirirse öğretmenliği de biter' dedi. Al Jazeera Turk
'Bahçeli Ankara'da Söylediklerini Tunceli'de Söyleyebilecek mi?'
Başbakan Davutoğlu partisinin grup toplantısında, ''Esad bizi dinleseydi Halep yıkım içinde olmayacaktı. Şu anda Halep ile Gaziantep arasına mülteciler değil hızlı tren gidip gelecekti'' ifadelerini kullandı. Irak ile 24-25 Aralık’ta ortak kabine toplantısını İstanbul’da yapacaklarını açıklayan Başbakan ayrıca partisinin grup toplantısında kendisinin Tunceli açıklamalarını eleştiren Devlet Bahçeli'ye 'Ankara’da söylediklerini Tunceli’de söyleyebilecek mi?' diye seslendi. İşte Davutoğlu’nun konuşmasından satır başları:İNSAN HAKLARI REFORMUOcak ayında 15 bin yeni öğretmen ataması yapacağımızı dün ifade etmiştim. Tekrar hayırlı olsun diyorum. Kişisel verilerin korunması kanunu, AB normlarında olduğu gibi erişimin ancak kişilerin rızasıyla sağlanmasını öngören tam bir insan hakları reformudur. İç güvenlik yasası çıktıktan sonra toplantı ve gösteri özgürlüğünü istismar eden vandallara karşı tedbir alınmış olacak. Bu ay içinde öyle güzel haberler aldık ki ekonomik verilerine göre. İlk defa cari açıkta büyük bir düşüş trendi görüyoruz. Ekim ayında kurulan şirket sayısı yüzde 24.4 arttı. Kapanan şirket sayısı ise yüzde 11 geriledi. Dünyada ne krizler olursa olsun biz bu milletten güç aldıkça ekonomimiz büyümeye devam edecek. Bizim siyasetimizin bir tanımı olacaksa o vicdan siyasetidir. G20 başkanlığı yaparken dünyanın en az gelişmiş ülkelerinin de temsilcisi olacağız. Dünyadaki eşitsizlik piramidini tersine çevirmenin vakti gelmiştir.Bence son dönemlerin en önemli ziyaretlerinden birini Bağdat’a gerçekleştirdim. Irak söz konusu olduğunda biz hiçbir Iraklı kardeşimize etnik ve dini kökeni üzerinden bakmayız. Bağdat ziyaretimizde sayın Abadi ile detaylı görüşmeler yaptık. Diyorlardı ya “nerede o ortak kabine toplantıları.” Belki bazıları çok üzülecek ama Irak ile 24-25 Aralık’ta ortak kabine toplantısını İstanbul’da yapacağız. Irak’ta herkesin elini taşın altına koyduğu bir hükümet yapısından en fazla memnun olan biziz. Bağdat’ta 17 görüşme yaptım. Eski, yeni hükümet üyeleriyle buluştum. En son Sayın Abadi ile görüşüp intibalarımız aktardım ve gece 12 gibi sarılarak ayrıldık.İŞADAMLARINA SESLENİYORUM: IRAK İÇİN SEFERBER OLUNUZBuradan iş adamlarımıza sesleniyorum. Kaygıları tereddütleri bir kenara bırakarak Irak’ın yeninden yapılanması için seferber olunuz. Irak’ın her bir noktasında bizim insanımızın emeğini görmek istiyoruz. Bağdat’tan Erbil’e geçtim. Hem Irak’taki gelişmeleri değerlendirdik hem de IŞİD sonrasında bölgesel konjonktürü ele aldık. Gece 2 buçuk civarı Erbil’e indik. O saatte havaalanından şehre giderken her yerde bizim şirketlerin tabelalarıyla dolu sokaklardan geçtik. Erbil’e inmesek “herhalde Türkiye’de bir şehre indik” dersiniz. İşte bizim rüyamız, hayalimiz bunu.ESAD BİZİ DİNLESEYDİEğer Beşar Esad bizi dinleseydi Halep de böyle olacaktı. Yıkım içinde olmayacaktı. Kendi halkına savaş açmasaydı şu anda Halep ile Gaziantep arasına mülteciler değil hızlı tren gidip gelecekti. Bir gün Halep kurtulacak, Suriye tekrar ayağa kalkacak inşallah o gün geldiğinde tıpkı Irak’ta olduğu gibi ortak kabine toplantısını tekrar yapacağız. Ne Suriye, ne Irak’ı, Esad ve IŞİD gibi zalimlere terk etmeyeceğiz.“20 SENE ÖNCE ÖĞRENCİMDİ”Duhok’ta bir kampa gittim. Devlerimizin şefkatini orada görüyorsunuz. Güzel bir sürprizle karşılaştım. Duhok Valisi Ferhadi... 20 sene önce öğrencimdi. Malezya’da onu okuturken “bir gün inşallah sizler bizim makus talihimizi, doğunun makus talihini yeneceksiniz” diye okutmuştuk. Hocam diye sarıldı. O an ne ben Türk ne de o Kürt’tü. Hepimiz insandık hepimiz o toprakların çocuklarıydık. Erbil’de Cuma namazına gittik. Hoca bizim geleceğimizi de bildiği için hutbesini Arapça, Kürtçe ve Türkçe okudu. Türkçe hutbesinde Yunus Emre’den ifadeler vardı. O camiden çıktığımda her dilden kardeşlerim kucaklayarak sarıldılar. Erbil’den döndükten sonra ABD Başkan Yardımcısı Biden ile görüştük. IŞİD boşluktan doğmadı. IŞİD’i doğuran şartları ortadan kaldırmadıkça IŞİD gider ITİP gelir…KIBRIS’TAKİ GELİŞMELERKıbrıs’ın güneyinde petrol doğalgaz arayıp tekellerine almaya kalkarlarsa bilsinler ki buna izin vermeyiz. Bizim Barbaros gemimiz orada durur, durur… Akdeniz bizim de denizimizdir. Gerekirse sondaj da yaparız. 2004’te iyi niyetimizi gösterdik yine gösteririz ama kimse emrivakilere göz kapatacağımızı düşünmesin.HERKES NEYİ DÜŞÜNÜYORSA SERBESTÇE KONUŞSUNPatnos, Erzincan ve Dersim’e ziyarette bulundum. Bu ziyaretleri planlarken 6-7 Ekim olaylarına ilişkin bir mesaj vermeyi de hedefledik. Buradan meydan okuyorum. Diğer siyasi liderler de bir günde bu üç yere ziyarette bulunsunlar. Bu ziyaretlerden rahatsız olanlar oldu. Olacak. Onlar siyasetlerini belli bir bölgeye hapsettiler. Cemevine yaptığım ziyarette orada beni kucaklayan kardeşlerime buradan selam ediyorum. Orada dedim ki herkes neyi düşünüyorsa neye inanıyorsa serbestçe konuşsun. Yeni Türkiye’nin felsefesi budur.KİMSE DEVLETİN ÖNÜNDE DİZ ÇÖKMEYECEK. DİZ ÇÖKECEK OLAN DEVLETO sofrada gözü yaşlı kimse görmedim. Orada bir Alevi dedesi elime sarıldı öpmek istedi. Ne haddimize. Ben de ona mukabele ettim. Kimse devletin önünde diz çökmeyecek, el öpmeyecek. Amir olsun millettir memur olan devlettir. El öpecek olan devlettir. Diz çökecek olan devlettir. Alevi o nurlu yüzlü gençler bizimle görüşmek istedi. Dediler ki “Biz Hz. Ali’nin mektebindeniz. Aleviliği Hz. Ali çizgisinin dışına çıkarmak isteyenlere karşı bize yardım edin.” Kim bu topraklarda Türkiye cumhuriyeti için çaba sarf ederse devlet onun yanında olacaktır.KONUŞMAMI DEĞİŞTİRDİMİki tavra dikkat çekmek isterim. Biri üzmüştür diğerine ise cevap vermek durumunda kaldım. Sayın Kılıçdaroğlu’nun MİT ile ilgili sözlerine cevap verirken önüme bir not konuldu. Sayın Kılıçdaroğlu’nun kayınvalidesinin rahmetli olduğuna dair bir nottu bu. Ve ben o dakikadan sonra tasarladığım konuşmayı tamamen değiştirdim. Kendisine ve hanımefendiye taziyelerimi ilettim. Fakat daha sonra sayın Kılıçdaroğlu’nun bu eleştirilere bana da hakaret ederek devam ettiğini öğrenince üzüldüm.KILIÇDAROĞLU'NUN BUGÜNKÜ TUTUMUNA BAKACAĞIM VE ONA GÖRE YARIN CEVABI VERECEĞİMTaziye günü Kılıdçaroğlu’nun Antalya’da yaptığı konuşma önüme konuşunca “cevap verecek misiniz” dedi arkadaşlarımız “hayır” dedim. Anne acısını 2 kez yaşamış biri olarak, “acısını yüreğimde hissettim” diyen, muhterem eşlerine hürmeten bugün kendisinden bahsetmeyeceğim. Ama buradan bütün siyasi liderlere sesleniyorum. Gelin siyasi üslubumuzu değiştirelim. Siyasi başarılar gelir gider ama siyasi ahlak kaybolursa hayatın anlamı da kaybolur. Sayın Kılıçdaroğlu’nun bugünkü tutumuna bakacağım ve ona göre yarın Şanlıurfa’da gereken cevabı vereceğim.'BAHÇELİ'YE CEVAP VERMEK ZARURETTİR'Herhangi bir taziye durumu olmadığı için sayın Bahçeli’ye cevap vermek biz zarurettir. Bahçeli ihanet kelimesini çok rahat kullanıyor. Kim kime ihanet ediyor. Neye karşı çıktığımız beraber görelim. Dersim’i planlayanların sözleri: Dersim elbette kendiliğinde adam olmaz. Devlet ne yapacaksa yapacak Dersim’i adam edecek. Bizim anlayışımız ise millet adamdır devlet millete hizmet eder. Mülkiye müfettişi “Dersim bir çıbandır” diyor.Milletin bir kesimine çıban olarak bakan devlet zihniyeti bitmiştir. İbrahim Tali bey diyor ki: Dersim’in dışarısıyla irtibatı kesilmeli. Aç kalacak olan halka gereken yapılmalıdır. Bir şehir toptan açlığa mahkum edilebilir mi? Gerçek milliyetçiler MHP’liler bu zihniyeti kabul etmez.Sayın Bahçeli’ye çağrıda bulunuyorum. Tunceli Türkiye’nin bir vilayeti mi. Peki siz tüm Türkiye’ye hitap ediyor musunuz. Buyurun gidin bu söylediklerinizi orada söyleyin. Onların torunlarının gözlerine bakın ve “hepsi vatan hainiydi” deyin. Ben oradaydım. 10 sene sonra da, 50 sene sonra da 100 sene sonra da orada olacağım. Elaziz Elazığ, Dersim Tunceli, Diyarbekir Diyarbakır oldu. Sayın Bahçeli bunları savunacak mısın? Ben Tunceli’de söylediklerimi Edirne’de de Konya’da da söyleyeceğim ve milletim de anlayacak. Ama Bahçeli Ankara’da söylediklerini Tunceli’de söyleyebilecek mi?Mevlana’nın türbesini müzeye çevirip girişi paralı yaptılar. Bu aziz insanların huzuruna manevi mekanlara para ödeyerek girilmez. Ama niye oralara ücret konuldu? Çünkü o tek parti zihniyeti girişi sekülarize etmek için o parayı koydu. Ben gelecek hafta da istersem yarın da Türkiye’nin her köşesinde vatandaşlarımla kucaklaşırım. Buyurun Sayın bahçeli… Sanki yeni bir öneriymiş gibi Alevi araştırma merkezi kurulmasını istemiş. Söylediği birçok şey yapıldı. Bazıları ise yapılma aşamasında.'KILIÇDAROĞLU'NA BORCUMU ÖDEMELİYİM'Sayın Kılıçdaroğlu’na bir borcumu da ödemeliyim. Gerçekten takdir ettim. Irak Türkmelerini kabulünde “sizin idealiniz bizim idealimizdir” demiş. El hak doğru. Takdir ederim. Eleştirmek için söylemiyorum. İşte CHP’den duymak istediklerimiz bunlar. Şimdi de Bayırbucak Türkmenlerini de kabul etsin onları da bağrına bassın. Bizim dilimiz yavaş yavaş herkesin dili olmuşsa bundan mutluluk duyarız.Sondakika.com
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
Başbakan Ahmet Davutoğlu, 10. Ekonomik Kalkınma Planı'nı açıkladı. Davutoğlu, 'Kıdem tazminatı sisteminde yaşanan sorunların çözümü amacıyla ilgili sosyal taraflarla istişare halinde gerekli mevzuat düzenlemelerini yapacağız. İşsizliksigortasından yararlanma koşullarını esnetmek ve yararlanma sürelerini arttırmak için mevzuat çalışması yapacağız' dedi. Konutta yüzde 15'lik devlet desteği nasıl alınabilecek sorusu ise bugün yanıt buldu. Bankada açılacak konut hesabına para yatıran kişi 5 yıl sonunda yüzde 15'lik devlet katkısı alabilecek.
15 Bin Öğretmenin Ataması Yapıldı
Milli Eğitim Bakanlığı, 15 bin öğretmen atamasının sonuçlarını açıkladı.Yapılan açıklama şöyle; 'Başvurular için 40 yaş sınırının kaldırıldığı öğretmen atamalarında 108 branşta toplam 75 bin 962 onaylı başvuru yapıldı. Onaylı başvurular içerisinden gerçekleştirilen 15 bin öğretmen atamasının sonuçları bugün saat 18.00'de www.meb.gov.tr üzerinden açıklandı. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarının, öğretmen ihtiyacının karşılanmasına yönelik 15 bin öğretmen ataması sonuçlarının 6 Ocak'ta açıklanacağı duyurulmuştu.'15 BİN ÖĞRETMEN 108 ALANA ATANACAKTalim Terbiye Kurulunun ilgili kararıyla 118 alanın tespit edildiğini bildiren MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hamza Aydoğdu, bölümler kapandığı için 10 alana kontenjan verilmediğini, bu nedenle 15 bin öğretmen atamasının, 108 alana yapılacağını söylemişti.EN FAZLA ATAMA İNGİLİZCE ÖĞRETMENLİĞİNEİlk atamalara ilişkin en fazla kadro; bin 423 ile ingilizce öğretmenliği branşı için tahsis edildi. Sınıf öğretmenliği için bin 315, ilköğretim matematik öğretmenliği için bin 43 ve din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği bin 33 kadro açıldı.EN AZ KADRO AÇILAN BÖLÜMLEREn az kadro ise bahçecilik, biyomedikal cihaz teknolojileri, çince, denizcilik ve su ürünleri, gemi yapımı/çelik gemi yapımı, gemi ressamlığı, gemi tesisatı, tekne ve yat yapımı, grafik ve fotoğraf, hayvan sağlığı, hayvan yetiştiriciliği, inşaat teknikerliği yapı dekorasyon, laboratuvar hizmetleri, psikoloji, raylı sistemler teknolojisi sinyalizasyon elektrik-elektronik, raylı sistemler inşaat, raylı sistemler işletme, raylı sistemler makine, anestezi ve reanimasyon, diş protez, tıbbi laboratuvar, sanat tarihi, tarım teknik/bahçe peyzaj, tarla bitkileri ve tarım makineleri, tasarım teknolojileri, tekstil terbiye, uçak bakımı ve elektroniği ile yenilebilir enerji teknolojileri bölümleri için ayrıldı.DHA