onedio
Hakan Çalhanoğlu: 'Yanlış Zamanda Yanlış Yerdeydik'
Hakan Çalhanoğlu, Gökhan Töre ile arasında geçtiği iddia edilen silah olayını Almanya'nın ünlü kanalı ZDF'ye anlattı.Medyayı 1,5 yıldır meşgul eden Beşiktaşllı Gökhan Töre'nin, Hakan Çalhanoğlu ve Ömer Toprak'a silah göstermesi hatta bir gece kulübün de Çalhanoğlu'nun ağızına silah dayadığı olayı ile ilgili yankılar devam ediyor.Bayern Leverkusenli Hakan'ın babası Hüseyin Çalhanoğlu ,Almanya'nın en yüksek tirajlı gazetelerinden olan Bild'de yaptığı açıklamalardan sonra kendisi de ülkenin en çok izlenen ünlü kanalı ZDF'ye çıkarak bu konuyu detaylandırdı.Hakan Çalhanoğlu olay ile ilgili olarak 'Hollanda maçından sonra ben, Ömer Toprak ve Ömer'in bir arkadaşı birlikte bir şeyler içiyorduk. Gökhan Töre, eski kız arkadaşına sulandığı için Ömer'in arkadaşına gıcıkmış. Bizim bulunduğumuz mekanı öğrenince, Gökhan da arkadaşı ile O mekana geldi. Biz, Gökhan Töre'yi görünce arkadaşı alıp odaya çıkarttık. Daha sonra Gökhan Töre bizim odanın kapısına dayandı ama biz açmadık. Gökhan aşağıya inip odanın yedek kartını almış. Sonra yeniden Gökhan ve arkadaşı bizim kapıya dayanınca ben kapıyı açtım. Kapıyı açtığım gibi Gökhan Töre hızla içeri girip Ömer'in arkadaşının üzerine yürüdü. Bu arada Gökhan'ın arkasından odaya giren kişi ceketinin altından tabanca çıkarıp, beni ve Ömer'e yere yatıp kımıldamamızı söyledi. Gökhan Töre, Ömer'in arkadaşını dövdü ve odadan çıktılar. Biz Gökhan Töre ile yaşadığımız bu olayı büyütmek, dillendirmek istemedik, Gökhan'ın kariyerine zarar vermemek için' şeklinde konuşarak olayı ilk defa anlatmış oldu.'RUDİ VOLLER TERİM'İ ARAYIP BİLGİ VERDİ'A Milli Takım kampına da sakat olduğu için katılmadığını söyleyen Hakan bu konu ile alakalı olarak da 'Paderborn maçında baldırımdan sakatlandım ve oyundan çıktım. Maçtan sonra Rudi Völler, Fatih Terim'i arayarak sakat olduğumu söyledi. Milli Takım kampına katılmamamın Gökhan Töre olayı ile bir ilgisi yok' ifadelerini kullandı.skorer
51. Altın Portakal Film Festivali Ödülleri Sahiplerini Buldu
Yaşlı bir kadın ve küçük torunu bir masanın etrafında eski aile fotoğraflarına bakarlar. Yaşlı kadın, bu fotoğraflara bakmaya ve geçmişe dönmeye önceleri dirense de, geçmişin uyandırdıklarına direnemez. Küçük yaşta evlendirilen bir kız çocuğunun hayata tutunuş hikâyesine bir fincan Türk kahvesi içimi boyunca şahit oluruz.
Şivan Perwer, Kobanê İçin BM'den Yardım İstedi
'Birleşmiş Milletler, savaş mağduru Kürtlere sahip çıkmalı ve Kürtlerin haklarını korumalıdır'.Ünlü Kürt sanatçı Şivan Perwer, ve bir grup Kürt sanatçıdan oluşan heyet, Suriye'nin Kobanê ilçesiyle , Irak'ın Sincar bölgesinin terör örgütü IŞİD'in saldırılarından korunması için Birleşmiş Milletler'in (BM) devreye girmesini istedi.'Kürtlere sahip çıkılmalı'Iraklı Kürt sanatçılarla BM'nin Erbil'deki ofisi önüne bir araya gelen Perwer, yaptığı açıklamada, BM'nin, diğer milletler gibi Kürtlerin de örgütü olduğunu belirterek, 'BM'nin, bizi de temsil etmesini istiyoruz. Onun için buraya geldik. Amacımız protesto değildir. Birleşmiş Milletler, savaş mağduru Kürtlere sahip çıkmalı ve Kürtlerin haklarını korumalıdır' dedi.T24
İzleyeni Hayal Dünyalarına Sürükleyecek 10 Şahane Film
Kuşkusuz ki hepimiz hayatımız boyunca bir çok film izliyoruz. İzlediğimiz zaman bizi içine alan, etkileyen, masalsı ve uzun zaman hatırlanan hatta bir defa daha izleme isteği uyandıran masalsı ve muhteşem görüntülere sahip filmleri sizin için derledim.
Bose Ürünlerine Apple Yasağı Geldi
Ses teknolojileri konusunda uzun yıllardır çalışmaları bulunan kulaklık üreticisi Bose'a Apple'dan veto geldi. Firmanın ürünleri artık Apple mağazalarında satılmayacak.Ünlü ses teknolojileri firması Bose ile Apple arasındaki gerilim giderek tırmanıyor. Gerilimin ana sebebi ise Apple'ın kulaklık üreticisi Beats'i satın almasıyla beraber Bose'a rakip olması.Apple ve Bose arasındaki gerilim firmanın kulaklıklarının Apple mağazalarından çıkarılmasına kadar vardı. Apple bu konuda resmi bir açıklama yapmasa da artık mağazalarında Bose ürünleri satılmıyor. Bose ürünleri sadece fiziksel mağazalardan değil aynı zamanda firmanın online satış kanalı Apple Store'dan da kaldırıldı. Firmanın ABD merkezli satış sitesinde artık Bose ürünleri yer almıyor. Apple'ın Türkiye online mağazasında ise yapılan aramada 2 Bose ürünü bulunuyor.Firmalar arasındaki gerilim Apple kulaklık üreticisi Beats'i satın aldıktan sonra ortaya çıktı. Bose, satın alımın hemen ardından Beats'i kendi teknolojilerini kullanmakla suçlayıp mahkemeye verdi. Ancak patent anlaşmazlığı mahkemede görülmeye başlamadan önce firmalar anlaştı ve konu tatlıya bağlandı.Ancak geçtiğimiz günlerde Amerikan Futbol Ligi NFL'e sponsor olan Bose, bu konuda bazı engellemeler de getirdi. NFL oyuncularından Colin Kaepernick, Beats marka bir kulaklık kullandığı için 10 bin dolar ceza almıştı. Bose'un bu sponsorluğunun ve şartlarının da Apple'ı kızdırmış olma ihtimali bulunuyor.Kaynak: 9to5Mac
Reklam
'Abanoz'u Müstehcen Bulup Sokağın Adını 'Asım' Yaptılar
Bir dönem Beyoğlu’nda genelevlerin bulunduğu ‘ Abanoz Sokağı ’yla aynı ismi taşıyan Şile’deki bir sokağın ismi, ‘ çirkin ve müstehcen bir anlam anımsattığı ’ gerekçesiyle değiştirildi. Sokağın yeni ismi ‘ Asım ‘ oldu.DHA’dan Ezgi Çapa’nın haberine göre Şile Belediye Başkanlığı, 18 Ağustos 2014 tarihinde, Abdullah Yılmazçetin’e ait dilekçeyi bir üst yazı ile, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na gönderdi. Dilekçede “Şile ilçesi Sahilköy Mahallesinde bulunan ‘Abanoz Sokağı’nın isminin çirkin ve müstehcen bir anlam anımsatmasından dolayı bu sokağın isminin ‘Okul Sokağı’ olarak değiştirilmesi talep edilmektedir” ifadelerine yer verildi.‘Okul’ olmayınca ‘Asım’ olduKonuyu inceleyen İstanbul Büyükşehir Belediyesi Harita Müdürlüğü, teklifi İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ne iletti. Harita Müdürlüğü’nün görüşünde aynı ilçede ‘ Okul Sokağı ‘nın bulunması nedeniyle ‘ Abanoz Sokağı ‘nın ismi ‘ Asım Sokağı ‘ olarak değiştirildi.Aslında bir ağaçSağlamlığı nedeniyle genellikle müzik aleti yapımında kullanılan ‘ abanoz ağacı ‘, Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre ‘ sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı ‘ olarak geçiyor.Beyoğlu’ndaki Abanoz, şiir ve şarkılara konu olmuştuÖte yandan Attila İlhan’ın ‘Serüven’in Sonu’, Necati Cumalı’nın ‘ Emine ‘, Ümit Yaşar Oğuzcan’ın ‘Abanoz Sokağı’ şiirine konu olan ‘Abanoz Sokağı’ Beyoğlu’nda bulunan ve 1970’lere kadar genelevleriyle ünlü olan sokağın da ismi. Necati Cumalı’nın şiiri daha sonra Sezen Aksu tarafından bestelenmiş, Levent Yüksel’in ikinci albümünde yer almıştı.Diken
U2'nin Solisti Bono'dan İtiraf
Ünlü yıldızın hiç çıkarmadığı güneş gözlüğünün nedeni glokom hastalığıymış.İrlandalı rock grubu U2'nin solisti Bono, 20 yıldır glokom hastası olduğunu, bu nedenle sürekli güneş gözlüğü taktığını söyledi. Bono, BBC'de yayımlanan 'Graham Norton Show'da yaptığı açıklamada, neredeyse hiç çıkarmadığı güneş gözlüğünü 'imaj' için değil, 20 yıldır çektiği glokom hastalığı nedeniyle taktığını itiraf etti.Ünlü şarkıcı hastalığıyla ilgili tedavi gördüğünü, itirafından sonra insanların kendisine acıyarak bakabileceğini belirtti. Göz içi sıvısının iyi boşalmaması yüzünden göz tansiyonunun yükselmesi olan glokomun, gözleri ışığa karşı duyarlı hale getirebileceği biliniyor.Haberler
Reklam
Jimmy Fallon ve Brad Pitt'ten 'Break Dance' Kapışması
Jimmy Fallon’ın bu haftaki talk show’u için hazırladığı klip, epik bir dans kapışmasına sahne oldu. Fallon ve ünlü aktör Brad Pitt, en iyi kimin ‘break dance’ yaptığına karar vermek için birbirleriyle yarışa girdiler. Elbette figüranlarının yardımıyla...
2015 Oscar Ödülleri'ni Neil Patrick Harris Sunacak
ABD'li ünlü aktör ve komedyen Neil Patrick Harris'in, 2015 Oscar töreninin sunuculuğunu üstleneceği bildirildi. ABD'li ünlü aktör ve komedyen Neil Patrick Harris 'in, 2015 Oscar töreninin sunuculuğunu üstleneceği bildirildi.Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından yapılan açıklamaya göre, Harris'in, gerçekleştirilecek 87. Akademi Ödüllerini sunacağı bildirildi.' How I Met Your Mother ' dizisindeki Barney Stinson rolüyle tanınan Harris, ödül törenini sunacak olmasıyla ilgili Twitter hesabından yayımladığı videosunda, ölmeden önce yapılacaklar listesinde 'Oscar'ı sunmak' maddesini işaretlediğini gösteriyor.Ödüllü 41 yaşındaki oyuncu, daha önceden Tony ve Emmy ödüllerinin sunuculuğu da yapmıştı.AA
Reklam
Size 'Şu Adam/Kadına Bak, Bir de Yanındakine Bak!' Dedirtecek 15 Çift
Toplumun gözü önünde olan insanlar için yaşadıkları ilişkiler her zaman soruna yol açmıştır. Hayranlarının tepkilerinden tutun da, magazin basınına kadar herkes ilişkinizin içindedir. Biz de kamuoyu tarafından farklı tepkilerle karşılanan, yok artık dedirten ilişkileri inceledik. NOT: Galeri hazırlanırken kesinlikle kişisel tercihlerle dalga geçme gibi bir niyet güdülmemiştir. En nihayetinde bu aşktır, güzel bir şeydir.
Soul Müziğin Efsane İsmi Halil Sezai Sahnesinde
Geçtiğimiz Cumartesi gecesi Hail Sezai kendisini dinlemeye gelen Dünyaca ünlü 'Soul Müziğin Efendisi' olarak da bilinen Carlton Jumel Smith'i sahnesine davet etti ve ondan bir şarkı söylemesini istedi. Halil Sezai'nin isteği geri çevirmeyen Dünyaca ünlü yıldız 'AIN'T NO SUNSHINE' şarkısını kendi tarzıyla söyleyerek dinleyenleri hem eğlendirdi hemde gönülleri mest etti.Türkiye'ye konser vermek için gelen Carlton J.Smith, Ekim ayı boyunca her Çarşamba-Ankara, her Perşembe-İstanbul ve her Cuma-Antalya olmak üzere Türkiye turnesini tamamlamış olacak. Eğlenceli kişiliği ve mükemmel sahne performansıyla bilinen Carlton J.Smith 'Müziğin dili,dini,rengi yoktur, iyi yada kötü müzik vardır ve ben en iyisi için buradayım' dedi.Ayrıca kendisi ve konserleri hakkında bilgi almak isteyenler Resmi Türkçe Fan Sayfasından bilgi alabilirler; Carlton J Smith Turkey
En İyi 10 Michael Jackson Coverı!
Mariah Carey, Jackson 5'ın ünlü baladını kendine özgü güçlü tarzıyla coverladığında, uzun süre dillerden düşmemişti.
Reklam
Fazıl Say'dan Yeni Bir Albüm: 'Say Plays Say'
Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say , farklı ülkelerde dünya prömiyerlerini gerçekleştirdiği ve yıllar boyunca hazırlıklarını sürdürdüğü besteciliğinin ilk ürünü olan eserlerini 'Say Plays Say' adlı yeni albümünde bir araya getirdi.Albüm, Fazıl Say’ın konserlerinde seslendirdiği “SES”, “Kumru”, “Kara Toprak” (Black Earth), “Nazım” ve “Sevenlere Dair” eserlerinin yanı sıra; “Paganini Jazz”, “Alla Turca Jazz” ve “Bodrum” gibi caz yorumlarını; İsmail Dede Efendi’nin “Yine Bir Gülnihal” adlı eserinin ilham kaynağı olduğu “Yeni Bir Gülnihal”, ilk bestesi “Nasreddin Hoca'nın Dansları” ve “Fantezi” parçalarını barındırıyor.“Say Plays Say”, bu nedenle sanatçının kariyerindeki en özel albümlerinden biri olarak gösteriliyor. Albümde ayrıca Bayreuth’da Wagner festivalinde dünya prömiyeri gerçekleşen “Nietzche und Wagner” de yer alıyor. Ada Müzik tarafından Türkiye ’de dinleyici ile buluşan albümün destekçisi Fazıl Say'ın daha önceki albümlerinde de olduğu gibi ENKA Vakfı.Son yıllardaki yoğun üretim süreci ile kazandığı besteci kimliği, müzik eleştirmeleri tarafından en iyi besteciler arasında gösterilen Say, besteci ve piyanist kimliğinin buluştuğu bu özel albüm hakkındaki duygularını şu şekilde ifade ediyor:“Hayatım boyunca verdiğim konserlerde seslendirdiğim, bu CD’de dinleyeceğiniz piyano eserlerim, tam anlamıyla bir 'piyanistin piyano müziği'dir. Bu müziklerde yoğun bir şekilde Türkiye ve Anadolu esintisi de duyacaksınız. Gençlik yıllarımda ünlü klasik eserlerin caz çeşitlemelerini yapmayı da çok severdim; onlardan da bir demet ekledik bu çalışmaya. Yıllar içinde kimi zaman ‘bis parçası’ kimi zaman ‘konulu eser’ kimi zaman da ‘uyarlama’ olarak bu parçaları konserlerimde hep çaldım. Bu bestelerimin çoğu, zaten beni tanıyan müzikseverler tarafından bilinir.Tarkovski’nin çok sevdiğim bir sözü vardır, ‘Dünya mükemmel olmadığı için sanat vardır,’ der. Bir hayatı müzikle anlatmaya çalışmanın bazı naçizane örnekleri işte burada; bilinen ve bilinmeyen bu eserlerimi ilk kez bir albümde toparlayıp derlemeyi düşündüm. Beğeneceğinizi umuyorum.”Tüm dünyada satışa sunulan Say Plays Say, müzik marketlerde ve dijital platformlarda yerini aldı. 16 Ekim’de Tokyo’da Japonya turnesi kapsamında yeni eseri “Saksafon ve Piyano için Suit”in dünya prömiyerini ünlü saksafon ustası Nobuya Sugawa ile birlikte gerçekleştirecek olan Say, kasım ayı içerisinde ise Belçika Ulusal Orkestrası ile 1914 adlı eserinin dünya prömiyerini gerçekleştirecek.Nisan 2015’de gerçekleşecek Carnegie Hall konseri ile New York’taki sanatseverler ile buluşmaya hazırlanan Fazıl Say, ülkemizde de Say Plays Say kapsamında dinleyicileri ile buluşacak. Say Plays Say’ın ilk konseri, 10 Kasım'da 26. Yıl ENKA Kültür Sanat Buluşmaları kapsamında İstanbul ’da gerçekleşecek.T24
Sıklıkla Görülen 5 Erotik Rüya ve Anlamları
Kadınların sıklıkla gördüğü 5 erotik rüya. İşte sıklıkla görülen 5 erotik rüya ve anlamlarıRüyanızda ünlü biriyle birlikte olmuş ya da kız arkadaşınızı öptüğünüzü görüp korkuyla uyanmışsınızdır… Peki bu rüyalar ne anlama geliyor? İşte beş erotik rüya tabiri…Rüyada bir ünlüyle birlikte olmakRüyada bir ünlü ile birlikte olmak gerçek hayatta eksikliğini duyduğunuz bazı değerlerin varlığının habercisi. Birlikte olduğunuzu gördüğünüz bu ünlü kişi aslında sizin için kaliteyi temsil ediyor.Aradığınız şey daha iyi şartlar altında yaşamak başka bir deyişle… Ayrıca kendinize güveninizin de sonucunun bu rüyalar olduğunu biliyor musunuz? Bir diğer olasılık ise bu ünlüyü gerçekten arzuluyor olmanız. Yani sadece rüyada değil günlük yaşantınızda da onu gerçekten istiyorsanız, rüyalarınıza girmesi çok doğal…Kalabalıkta sevişmekEğer kalabalık bir yerde herkesin önünde seviştiğinizi görüyor ve bundan keyif alıyorsanız, bu sizin bastırılmış cinsel dürtülerinizin olduğunu ve bir şok yaşamanız gerektiğini gösteriyordur.Eğer bu durum sizi rahatsız ediyorsa cinselliğinizden utanıyor, suçluluk duyuyor ve bir türlü denge kuramıyorsunuz demektir. Günlük hayatta kendinizi daha iyi ifade edebilmenin yollarını arasanız iyi olur. Size seks hayatınızı daha eğlendirici bir hale sokmanızı öneriyoruz.Kız arkadaşınızın sevgilisiyle sevişmekDostunuzun erkek arkadaşıyla birlikte olmak rüya da olsa pek de hoş bir durum değildir. Hemen paniğe kapılıp onu gerçekten istediğinizi düşünmeyin. Böyle bir rüya hayatınızda gün geçtikçe eksilen tutku ve tatminin habercisi.Kendinize rüyada gördüğünüz ve en çok hoşunuza giden şeyi sorun. Gerçek hayatta sahip olmadığınız bir şey olursa şaşırmayın sakın. Küçük oyunlar, birlikte olduğunuz kişinin sosyallik yönü… İşte bunlar gibi eksiklikler size bu rüyaları gösteriyor.Patronunuzla sevişmekBunun anlamı patronunuza aşk beslediğinizin bir göstergesi değil elbette. Çünkü rüyanızda patronunuzla birlikte olmak bir tür güç hesaplaşmasından ibaret. İş hayatınızda aldığınız sorumluluklar bir yana kendinizi güçsüz hissetmenizin bilinç altınıza yansıması bu şekilde.Yani bir tür denge kurabilmek için beyninizin size oynadığı oyun bu. Rüyanızda iğrenç bir adamla birlikte oluyorsanız bu sizin kendinizi yargıladığınız anlamına da geliyor. Ket vurduğunuz duygularınızın vücut dilinizle rüyalarınızda açığa çıkması da diyebiliriz.Başka bir kadınla sevişmekRüyada başka bir kadınla sevişmek sıkça görülen bir olgudur. Eğer eşcinsel değilseniz böyle rüyalar görmek, eşcinsel olduğunuzu göstermez. Bir kadının size dokunması içinizdeki kadının daha çok ortaya çıktığını gösterir.Ayrıca daha fazla şefkate ihtiyacınızın olduğu da bir başka gerçek. Bu yüzden erkeklerle birlikte olduğunuz için yanıldığınızı sanmayın, sadece kalbinize daha çok dokunacak birine ihtiyacınız var. İsteklerinizi uygun bir dille partnerinize söylerseniz, o da sizi mutlu edecektir.
Reklam
Erdoğan'ın 'Ak Saray'a Taşınma Planı Anayasa Mahkemesi'ne Taşındı
Ankara Barosu Avukatı Sedat Vural , Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ’ın Çankaya Köşkü yerine kamuoyunda “Ak Saray” olarak adlandırılan Ankara Atatürk Orman Çiftliği’ndeki yeni Başbakanlık binasına taşınması konusundaki tartışmaları Anayasa Mahkemesine (AYM) taşıdı. Avukat Vural, AYM’ye yaptığı bireysel başvuruda, Çankaya Köşkü’nün tarihi önemine dikkat çekerken, “ABD Beyazsaray, Rusya Kremlin ve Fransa Elysee sarayları gibi tarihsel öneme sahip 'Çankaya Cumhurbaşkanlığı Köşkü” ifadeleri kullandı.Vural dilekçesinde “Anayasal Görev ve idari usule uygun bulunmayan, bir oldu bitti ile fiili bir eylem ve söyleme dayalı olarak, hukuka aykırılığı Mahkeme Kararları ile tescilli yeni Başbakanlık yerleşkesine taşınacak olması Anayasa’ya olduğu kadar Hukuk Devletine ve Hukukun Üstünlüğü İlkesine de aykırıdır…” dedi.Kamu gücünün ihlal edildiği ifade edilen dilekçede, yürütmeyi durdurma verilmesini talep edilerek şöyle devam edildi:“Hukuk Devleti kavramı, ülke içinde egemenliğin bağsız, koşulsuz ve denetimsiz biçimde kullanılmasına karşı tepki olarak doğmuştur. Hukuk Devleti Yönetiminin karşıtı, Keyfi Devlet Yönetimidir.Parlamentoda sayı çokluğu, hukuk devletinde haklı olmanın göstergesi ve gerekçesi değildir. Parlamento, yasama ve denetleme sürecinde oy çokluğuna ve siyasal güce dayanarak, Anayasaya, Hukuka, Hukukun Genel İlkelerine, Anayasal Teamüllere aykırı olarak kararlar alamaz. Yasama organı gibi öbür organ ve makamlarda Anayasaya ve Hukuka uygun çalışmak zorundadırlar. Aksi halde, hukuk dışına çıkar ve meşruiyetini yitirir.‘Ben yaparım’, ‘Benim gücüm var’ demek ve bu düşünce ile gerek yürütmede, gerekse yasamada uygulamaya girişmek ve kararlar almak, Demokratik Hukuk Devletinin kabul edemeyeceği bir üslup ve eylem şeklidir.”Dilekçenin tamamı şöyle:AÇIKLAMAŞahsımın da içinde bulunduğu tüm Türkiye Yurttaşlarının tarihsel Kolektif Hafızalarında Cumhuriyet Türkiyesi’nin Simgesi olarak yaşamış ve yaşanmakta olan;Diğer ülkelerin Bağımsızlık ve kuruluş önderlerine verdikleri önem ve değere koşut yeni bir ulus ve devlete vücut veren, Cumhuriyetin kurucusu ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’e ve Cumhuriyet Değerlerine saygı ve vefanın göstergesi;Yeni Cumhuriyetin mimari anlayışını yansıtan ve zamanla tüm birim ve personeli barındıracak şekilde öz mimarisine bağlı kalınarak bu zamana kadar görev yapan 11 Cumhurbaşkanına, devlet ve milleti temsilde saygın bir şekilde kullanım sağlayan konut ve makam mekanı bir yerleşkeye dönüştürülen;Ülkeleri Cumhurbaşkanlarınca halen kullanılan ABD Beyazsaray,Rusya Kremlin ve Fransa Elysee Sarayları gibi tarihsel öneme sahip Çankaya Cumhurbaşkanlğı Köşkü’nun; Korumak ta Anayasal ve tarihsel sorumlu Cumhur’un temsilcisi, Cumhuriyetin hamisi yeni Cumhurbaşkanının ve buna yol veren yeni Başbakanın;Tarihi ve Hukuksal gerçeklere aykırı, Anayasal Görev ve idari usule uygun bulunmayan, bir oldu bitti ile fiili bir eylem ve söyleme dayalı olarak, Hukuka aykırılığı Mahkeme Kararları ile tescilli Yeni Başbakanlık Yerleşkesine taşınacak olması Anayasaya olduğu kadar Hukuk Devletine ve Hukukun Üstünlüğü İlkesine de aykırıdır…TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANLIĞI İNTERNET SİTESİNDE “ÇANKAYA YERLEŞKESİ” BÖLÜMÜNDE;“TÜRKİYE CUMHURİYETİ TARİHİNİN CANLI TANIĞI OLAN,VERDİĞİ GÜVEN DUYGUSU TÜM ÜLKEYE YAYILAN ÇANKAYA KÖŞKÜ;HALKIMIZIN YÜCE ATATÜRK İLE BAŞLAYAN SÜREÇTE HER ZAMAN SEVGİYLE YAKLAŞTIĞI VE SAYGI GÖSTERDİĞİ,CUMHURİYETİN VARLIĞI İLE ÖZDEŞLEŞMİŞ BİR SİMGE DURUMUNDADIR.”“Çankaya, başkent Ankara'nın ilçesi ve seçkin bir semti olmanın ötesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin en yüce makamı Cumhurbaşkanlığı yerleşkesini sınırları içinde bulundurması nedeniyle, Cumhurbaşkanlığı'nı da simgeleyen bir yer durumundadır.Türk siyasal tarihinde önemli bir yeri bulunan Çankaya Cumhurbaşkanlığı yerleşkesi, Ankara'nın güneyindedir ve toplam 438 dönüm alan üzerinde kuruludur.Çankaya Köşkü'nün rakımı konusunda bugüne kadar çeşitli rakamlar telaffuz edilmiş olmakla birlikte, son yapılan ölçümlerde makam katının deniz seviyesinden yüksekliği 1071 metre olarak tespit edilmiş; böylece rakımın, Malazgirt Zaferi'nin kazanıldığı tarihe denk düştüğü ortaya çıkmıştır.Çankaya yerleşkesi içinde Müze Köşk, Çankaya Köşkü (Pembe Köşk), Camlı Köşk, Yeni Hizmet Binası, Yeni Genel Sekreterlik ve Devlet Denetleme Kurulu Binası, Başyaverlik Binası, İdari ve Mali İşler ve Koruma Müdürlüğü binaları, Basın Toplantı Salonu, Resepsiyon Salonları, İtfaiye Binası, Sosyal Tesisler, Garaj, Sera, Halı Saha ve Tenis Kortu ile lojmanlar bulunmaktadır.İki kez genişletme ve yenileme çalışmaları yapılmasına karşın, Müze Köşk'ün giderek artan gereksinimleri karşılamakta yetersiz kalması üzerine 1930 yılında yeni bir bina yaptırılmasına karar verilmiştir. Atatürk'ün isteğiyle yeni köşkün yapımı Avusturyalı ünlü mimar Prof. Dr. Clemens Holzmeister'e verilmiştir. Holzmeister'in, 20 Mayıs 1930'da görevi üstlenmesinden beş gün sonra ilk tasarımı hazırladığı, iki gün sonra Atatürk'ün istediği düzeltmeleri de ekleyerek proje taslağını teslim ettiği, 27 Temmuz'da ise kesin plan ve maketi Yalova'da Atatürk'e sunduğu bilinmektedir.Kasım 1930'da yapım yerinin kararlaştırılmasının ardından Atatürk, yapımla ilgili kararları tamamen Holzmeister'e bırakmıştır. Avusturyalı mimar yapı malzemelerinin tümünü Avusturya'dan getirtmiştir. Köşk'ün iç mekânlarının bir bölümü de Viyana'da Güzel Sanatlar Akademisi'nde tasarlanmıştır. Holzmeister, yapımına 1931 yılı başında başladığı Çankaya Köşkü'nü, 1,5 yıl gibi kısa bir sürede tamamlayarak 1932 Haziranı'nda teslim etmiştir.Bodrum katının üzerine iki kat olarak yapılan Köşk'ün giriş katı çalışma ve konukların kabul edildiği alan, üst kat ise ikametgâh olarak düzenlenmiştir.Geleneksel Türk ev stili ile Batı'nın yaşam rahatlığının birleşimini yansıtan Çankaya Köşkü, 1932 yılından ölümüne kadar Atatürk'ün ikametgâhı ve çalışma alanı olmasının yanı sıra, istek ve uyarıları dikkate alınarak tasarlandığı için onun zevkini ve öngördüğü yaşam tarzını göstermesi yönünden de değer ve önem taşımaktadır.Çankaya Köşkü, Atatürk'ten sonra Cumhurbaşkanlığı görevini üstlenen sırasıyla, İsmet İnönü, Celal Bayar, Cemal Gürsel, Cevdet Sunay, Fahri Korutürk, Kenan Evren, Turgut Özal, ve Süleyman Demirel'e hem konut hem çalışma binası olarak hizmet vermiştir. Köşk, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'den başlayarak, yeni hizmet binasının tamamlanmasıyla, yalnızca ikametgâh olarak kullanılmıştır.Yıllar içinde ihtiyaca göre kimi değişikliklerin yapıldığı Çankaya Köşkü, 2000–2001 yıllarında restore edilerek 1932 yılındaki aslına uygun duruma getirilmiştir.Türkiye Cumhuriyeti tarihinin canlı tanığı olan, verdiği güven duygusu tüm ülkeye yayılan Çankaya Köşkü, halkımızın Yüce Atatürk ile başlayan süreçte her zaman sevgiyle yaklaştığı ve saygı gösterdiği, Cumhuriyet'in varlığı ile özdeşleşmiş bir simge durumundadır.”TARİH BİLİMİ VE TARİHÇİLERE GÖRE; HER ULUS KENDİ TARİHİNİN HAFIZASINI OLUŞTURUR;MİLLİ KİMLİK BİLİNCİNİN OLUŞMASIN DA BU TARİHİN ROLÜ BÜYÜKTÜR…HAFIZA MEKANI OLARAK ÇANKAYA KÖŞKÜ, EGEMENLİĞİN KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETTE AİT OLDUĞUNUN İNANCI OLARAK ÜLKENİN VE ÜLKE YÖNETİMİNİN HALKA TESLİM EDİLMESİNİN YOLUNU AÇAN GENÇ CUMHURİYETİN BİR DEMOKRASİ SİMGESİDİR…Toplumları, diğer toplumlardan ayrı kılan, özgünleştiren ve millete dönüştüren kolektif hafızasıdır. Bu kolektif hafıza ise millet hayatında, sanat ve edebiyat metinlerinin yanı sıra, 'hafıza mekânlarında' saklanır, bu mekânlar tarafından temsil edilir.Özellikle tarihi mekânlar, yalnızca etnografik malzeme niteliğinde müzeler değildir. Mekânla-insan arasındaki ilişkinin doğal sonucu olarak tarihi mekânlar aynı zamanda tarihi hafızalardır ve birer simge mahiyetindedir. Bu mekânlardan vazgeçiş, eş zamanlı olarak kolektif hafızadan vazgeçiştir. Bilerek ya da bilmeyerek bunu yapmak köksüzleşmeyi de beraberinde getirecektir. Zira insanın hafızası silindiğinde nasıl bir kültür şoku içerisine düşecekse, toplumlarda benzer bir kültür ve siyaset şokunu yaşayacaklardır..Cumhurbaşkanlığını bir simge ve birikimin ürünü olan Çankaya Köşkü'nden AOÇ’de yapılan yeni binalara taşımak kendi geçmişiyle sorunlu olmanın bir ifadesi gibidir. Ancak bu sorunlu tutum Cumhuriyet tarihiyle olan problemin ötesinde, Cumhuriyete yanlış bakışın yansımasıdır. Çünkü Çankaya Köşkü, sadece Cumhuriyet Türkiye'sinin simgesi konumunda olan bir mekân değildir. Çankaya Köşkü aynı zamanda merkez-çevre denkleminde çevredeki halkın da iktidara yürüyüşünün simgesidir.Dünyadaki hiçbir büyük ve ciddi devlette bu şekilde keyfi uygulamalara gidilmez ve kendi tarihine açıktan haksızlık yapılmaz. Özellikle Batı'da pek çok devlet merkezi, aynı zamanda bir tarihi hafıza mekânıdır. Yine aynı şekilde önemli toplantılar çeşitli hafıza mekânlarında yapılır ve hem kendi toplumlarına hem de dünyaya mesaj verirler.Hafıza mekânı olarak Çankaya Köşkü, bir yanıyla Batı emperyalizmin karşı dik duruşun, bir yanıyla da ülkeyi yeniden inşa sürecini başlatıp halka teslim etmiş genç Türkiye Cumhuriyetinin kimlikli ve anlamlı bir simgesidir.A–KAMU GÜCÜNÜN İŞLEM, EYLEM YA DA İHMALİNE DAİR OLAYLARIN TARİH SIRASINA GÖRE ÖZETİ:Hürriyet Gazetesinin 12.10.2014 Pazar günlü “Fors Takıldı” başlığı altında “Söğütözünde 29 Ekimde açılması planlanan Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde hazırlıklar sürerken, binanın girişlerine Cumhurbaşkanlığı forsu yerleştirildi.” Resimli haberi yer aldı.Aynı Gazetenin internet sitesinde;“Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kendisinin Atatürk Orman Çiftliği’ndeki (AOÇ) yeni yapılan binayı kullanacağını söyledi. Türkiye Cumhuriyeti’nin 91 yıllık geleneğinde bu önemli değişiklik sonrası bugüne kadar 11 cumhurbaşkanına ev sahipliği yapan Çankaya Köşkü’nü ise Başbakan Ahmet Davutoğlu ve başbakanlık bürokrasisi kullanacak.“İkamet adresiniz neresi olacak, yeni bina Başbakanlık tarafından mı, Cumhurbaşkanlığı tarafından mı kullanılacak” sorusu üzerine Erdoğan, şu anda oturduğu yerin ikâmet adresi olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Henüz yeni ikamet adresim, şöyle ifade edeceğim, Sayın Cumhurbaşkanımızın oturduğu yerden ayrılmasıyla orada bir süre daha oturmaya devam edeceğiz. Daha sonra da inşallah yeni yapılan binalara Cumhurbaşkanlığı olarak taşınmayı planlıyoruz. Şu andaki Cumhurbaşkanlığı binasına da aynı zamanda tabii ki konutlarına da Başbakanımızın aynı şekilde taşınmasını aramızda planlamış durumdayız.”Haberine konu keyfiliğide büyük bir şaşkınlık ve üzüntüyle aynı gün okudum…Hukuk Devletinde yaptım oldu keyfiliği yoktur. Herkes Anayasa Kurallarına ve İdare Hukuku İlkelerine uymak zorundadır.Ne acıdır ki; Cumhurbaşkanı ve Başbakanın keyfi uygulamaları; Hukuk Devletine olduğu kadar Demokratik Sisteme de aykırıdır.Mevcut yasal bir karar ve işlem olmayan keyfi uygulama için, ilk yargı mercilerine başvuru koşulları yani “Etkili Hukuk Yolu” bulunmadığından; Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuruda bulunmak, hukuksal ve toplumsal zorunluluk olmuştur.İtirazıma konu yasal dayanağı olmayan fiili uygulama ve bu uygulama karşısında Etkili Hukuk Yolunun da bulunmaması nedeniyle, Sayın Mahkemenize yaptığım başvurunun kabulü ile, başvurumun AİHS’in 13, Anayasanın 12,17,36 ve 40.maddelerine aykırılık içerisinde değerlendirilmesini ve hüküm kurulmasını,Açıkça Hukuka aykırı ve Telafisi imkansız zararlara neden olunmaması için de ivedilikle uygulamanın durdurulmasına karar verilmesini de,Talep etmekteyim.B- BİREYSEL BAŞVURU KAPSAMINDAKİ HAKLARDAN HANGİSİNİN HANGİ NEDENLERLE İHLAL EDİLDİĞİ VE BUNA İLİŞKİN GEREKÇELER VE DELİLLERE AİT ÖZLÜ AÇIKLAMALAR:ŞAHSIMA TÜRKİYE CUMHURİYETİ YURTTAŞLIK KİMLİĞİNİ KAZANDIRAN CUMHURİYETİN MEKAN SİMGELERİNDEN ÇANKAYA KÖŞKÜ; ANAYASANIN 12.MADDESİNDE HÜKÜM ALTINA ALINAN KİŞİLİĞİME BAĞLI TEMEL BİR HAKKIM, ANAYASANIN 17.MADDESİ İLE ANAYASAL GÜVENCEYE ALINAN MANEVİ VARLIĞIMDIR… ONLARIN KORUNMASI VE YAŞATILMASINDA HER TÜRKİYE YURTTAŞI GİBİ TARAFIM…İHLALİ HALİNDE AİHS’İN 13. ANAYASANIN 40.MADDESİ İLE GÜVENCEYE ALDIĞI ETKİLİ HUKUK YOLUNUN BULUNMAMASI NEDENİYLE YİNE ANAYASANIN 36 MADDESİNİN GÜVENCEYE ALDIĞI, HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜM GEREĞİNCE BİREYSEL BAŞVURU HAKKIM ANAYASAL BİR HAKTIR…Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı internet sitesinde, manevi anlamda Çankaya Köşkü “Cumhuriyetin canlı tanığı olarak, Halkın büyük sevgi ve saygı gösterdiği, Cumhuriyetin Varlığı ile Özdeşleşmiş bir Simgedir.” ;Anayasanın 3.madde gerekçesinde; “yukarıda belirtilen manevi değerler, Türk Devletinin ve Milletinin etrafında toplandığı kutsal Simgelerdir” tanımlamaları,Çankaya Köşkünün Anayasal anlamda da, halk için ve ne denli saygın ve içselleştirilmiş bir manevi varlık olduğu da kabul edilmektedir… Bu halkın bir ferdi olarak şahsımında saygın ve kutsal bir manevi varlığıdır; Cumhuriyetin Simgesi Çankaya Köşkü…Ki, Anayasanın 4.maddesine göre Cumhuriyet Simgeleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez…Ayrıca,Bireysel Başvuruma konu keyfi uygulama,Temel Hak ve Özgürlüklerimi güvenceye alan AİHS’in 13,Anayasanın 12,17,36 ve40.maddelerini ihlal etmiştir.CUMHURBAŞKANININ CUMHURİYET SİMGELERİNİ KORUMAK VE YÜCELTMEK YANİ YAŞATMAK TARİHİ OLDUĞU KADAR ANAYASAL GÖREV VE SORUMLULUĞUDUR…Anayasanın “Andiçmesi” başlıklı 103.maddesinde aynen “Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkilaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma,milletin huzur ve refahı,milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN ŞAN VE ŞEREFİNİ KORUMAK,YÜCELTMEK ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine ant içerim.”HUKUKSUZLUĞU MAHKEME KARARLARIYLA TESCİLLİ BAŞBAKANLIK YERLEŞKESİNE CUMHURBAŞKANLIĞININ TAŞINMASI,BU HUKUKSUZLUĞA ORTAK OLAN TÜM YETKİLİLER İÇİN ANAYASAL GÖREV SUÇUNU OLUŞTURUR..AOÇ’de 1. Derece SİT alanı olan arazi büyük tartışmalar arasında 3. Derece SİT alanı statüsüne düşürüldü. Ankara 11. İdare Mahkemesi, SİT statüsünün değiştirilmesi kararını iptal etti.Daha sonra ise 1/10.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1. Derece Doğal ve Tarihi SİT Alanı Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı’nın yürütmesinin durdurulması talebiyle Ankara 5. İdare Mahkemesi’nde açılan davadan da yürütmeyi durdurma kararı çıktı.TÜM BUNLARIN ÖTESİNDE DAVA KONUSU TAŞINMA OLAYINDA CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKANIN KİŞİSEL VE KEYFİ PLAN VE KARARLARI DEĞİL;TOPLUMSAL İRADE ASILDIR… REFERANDUM YANİ “HALKOYLAMASI” YAPILMASI TARİHİ VE DEMOKRATİK ZORUNLULUKTUR…Halkın Kollektif Hafıza ve Toplumsal Vicdanında Saygın bir yer tutan, aynı zamanda Ulusal Kimlik olarak sahiplenilen, Cumhuriyetin tarihi mekanları içerisinde.Özel ve Özgün bir Cumhuriyet Simgesi olan Çankaya Köşkünden, Cumhurbaşkanının taşınması için,Cumhurun yani Halkın “Onay” İradesini ortaya koyan “Halk Oylaması”nın yapılması Tarihi ve Demokratik zorunluluktur…HUKUK DEVLETİNE AYKIRILIK“Hukuk Devleti, her eylem ve işlemi hukuka uygun, İnsan Haklarına saygı gösteren, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan kendini Anayasa ve Hukukun üstün kuralları ile bağlı sayıp yargı denetimine açık kılan, yasaların üstünde yasa koyucunun dahi bozamayacağı temel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunduğu bilincinden uzaklaştığında geçersiz kalacağını bilen, faaliyetleri Anayasanın açık ilkelerinden önce hukukun bilinen ve tüm uygar ülkelerin benimseyip uyduğu ilkelere uygun olan Devlet demektir.” (Anayasa Mahkemesinin 29.12.1999 gün ve 33/51 sayılı kararı.)Hukuk Devleti kavramı, ülke içinde egemenliğin bağsız, koşulsuz ve denetimsiz biçimde kullanılmasına karşı tepki olarak doğmuştur. Hukuk Devleti Yönetiminin karşıtı, Keyfi Devlet Yönetimidir.Parlamentoda sayı çokluğu, hukuk devletinde haklı olmanın göstergesi ve gerekçesi değildir. Parlamento, yasama ve denetleme sürecinde oy çokluğuna ve siyasal güce dayanarak, Anayasaya, Hukuka, Hukukun Genel İlkelerine, Anayasal Teamüllere aykırı olarak kararlar alamaz. Yasama organı gibi öbür organ ve makamlarda Anayasaya ve Hukuka uygun çalışmak zorundadırlar. Aksi halde, hukuk dışına çıkar ve meşruiyetini yitirir.“Ben yaparım”, “Benim gücüm var” demek ve bu düşünce ile gerek yürütmede, gerekse yasamada uygulamaya girişmek ve kararlar almak, Demokratik Hukuk Devletinin kabul edemeyeceği bir uslup ve eylem şeklidir.SONUÇ OLARAK, BAŞVURUMA KONU KEYFİ İŞLEM VE UYGULAMA;AİHS’İN 13,ANAYASANIN HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİMİ GÜVENCEYE ALDIĞI “BAŞLANGIÇ”,12,17,36 VE 40. MADDELERİNE AYKIRIDIR.C- BAŞVURUCUNUN GÜNCEL VE KİŞİSEL BİR TEMEL KAKKININ DOĞRUDAN ZEDELENDİĞİ İDDİASININ AÇIKLANMASI:Yukarıda belirttiğim gerekçe ve kanıtlar, yine yukarıda açıklanan manevi ve hukuksal varlığım, buna bağlı taraf sıfatlığım,iş bu başvurumun temel insan haklarımın ihlalinin tespitini zorunlu kılmaktadır.Bu durum, kişisel ve güncel hakkımın mevcudiyetine somut kanıttır.III- BAŞVURU YOLLARININ TÜKETİLDİĞİNE İLİŞKİN BİLGİLERA - Başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamalar:Bu aşamalar yukarıda belirtilmiş ve kanıt olarak sunulmuştur.1- KARARI VEREN MAHKEME/MERCİİ/ MAKAM :CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKANIN KEYFİ UYGULAMASI.2- TEBLİĞ VEYA ÖĞRENME TARİHİ : HÜRRİYET GAZETESİNİN 12.10.2014 TARİHLİ RESİMLİ HABERİ VE AYNI GÜN GÖRSEL MEDYADA HABERLER.V- SONUÇ TALEPLERİYukarıda açıkladığım nedenlerle, resen tespit edeceğiniz durumlar karşısındaBaşvurumun kabulüne,Tedbiren Durdurulmasına,Karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.Bu başvuru formunda vermiş olduğum bilgilerin doğru olduğunu; formda belirtilen bilgilerde, adreslerimde veya başvuruyla ilgili koşullarda herhangi bir değişiklik meydana geldiğinde Mahkemeye bildireceğimi beyan ederim.Arzu Yıldız | T24
Istanbul'da Çekilen 10 İzlenilesi Film
Tarihi ve mimari dokusu, kültürel yapısı, batının oryantalist bakış açısı ile İstanbul yıllardan beri bir çok filme ilham kaynağı olmuş, ev sahipliği yapmıştır. Kah göğsümüzü kabartıp milli duygularımızı ön plana çıkartan, kah uluslarası krizlere sebep olan, çekimleri İstanbul'da yapılan 10 film;
Adele, Rekor Teklifle Döndü
Çocuk yapmak için müzik kariyerine ara veren Britanyalı şarkıcı Adele, rekor bir teklifle dönüyor. Sony, ünlü şarkıcıya yeni albümü için 80 milyon sterlinlik teklif götürürken Adele’in menajeri 100 milyon isteyeceklerini söyledi.Önceki iki albümü 19 ve 21 ile satış rekorları kıran Britanyalı şarkıcı Adele, çocuk sahibi olmak için kariyerine bir süre ara vermişti. Yeniden albüm çalışmalarına başlayan şarkıcıya, Sony Music’ten rekor bir teklif geldi. Ancak yeni albümü için Adele’e 80 milyon sterlin teklif eden Sony, şarkıcının menajerlerine takıldı. Menajerler yaptıkları açıklamada, albüm için şirketten 100 milyon sterlin isteyeceklerini dile getirdi. Eğer Adele ve menajerleri Sony’nin ilk teklifi olan 80 milyon’u bile kabul ederse, bu fiyat dünya müzik tarihinin en yüksek albüm anlaşması olarak kayıtlara geçecek. INDEPENDENT
Reklam