Modayı artık dergilerden değil de bloggerlardan takip etttiğimiz bir çağda yaşıyoruz. Hem yaşam tarzları hem de giyimleri ile hepimizin dikkatini çeken dünyaca ünlü bloggerlar bize modadaki akımları ve değişimleri ilk ağızdan sosyal medya hesaplarından paylaşıyorlar. İşte size en ünlü yirmi moda blogger.
Jimmy Fallon'ın talk show programına konuk olan ünlü oyuncu Bradley Cooper, Fallon'ın ilginç oyunlarından birini oynamayı da kabul etti. 12 tane yumruta olan kutudaki yumurtalardan sadece 4'ü dolu olan oyun bir Rus Ruleti olmasa da, yeterince heyecanlı.
82 yaşındaki büyük modacı Oscar de la Renta kanserle olan savaşına yenik düştü ve geçtiğimiz gün evinde hayata gözlerine yumdu. Moda dünyasında 50 yıldır söz sahibi olan ve bir çok ünlü ismin en çok kullandığı ve sevdiği marka olarak tanınan kendiyle aynı isimli markası onun ardından da kalbini yaşatmaya devam edecek.İşte size en dikkat çekici Oscar de la Renta elbiseleri ile ünlü isimler.
Merhaba değerli Girişimciler, Girişimci Adayları!Türkiye’de televizyon izleyici kitlesinin neredeyse 7’den 70’e herkesin bildiği / tanıdığı bir isim olan Acun Ilıcalı’ya, bu yazımızda farklı bir açıdan bakacağız. Spor spikerliğinden başlayıp, televizyon kanalı satın almaya kadar giden bir yolun hikâyesini girişimcilere uyarlayarak bazı gözlemlerimizi paylaşacağız.Girişimcilik basit anlamı ile ‘’kişilerin kendi işini kurması’’ anlamına gelir lakin girişimcilik çok geniş bir kavram olduğundan ötürü sadece bununla da kısıtlamamak gerekir.Acun Ilıcalı’nın diğerlerinden ayrılan özelliklerinden biri de Girişimcilik kavramını tam anlamı ile ele almasından kaynaklı olabilir. Kendisinin hayat hikayesini Wikipedia üzerinden bu yazıdan alıntılayarak eklemek istedim. Her satırının bizler için önemli olduğunu düşünüyorum.İnternet sektöründeki birçok arkadaşımızın bileceği üzere Acun aynı zamanda internete yatırım yapan iş adamları arasındadır. Kendisinin Acunn adında portal tarzında bir web sitesi, Özel Tasarımlı Tişörtler, Telefon Kılıfları ve Kapakları - Sekiz.com adında tişört satışı yapan bir web sitesi bulunmaktadır. Bu bilgilerle birlikte Acun Ilıcalı’yla alakalı bu yazımızın internet girişimcileri tarafından da ilgi ile okunacağını umuyorum.Özellikle son 4-5 yıldır, arkadaş ortamlarımızda, iş ortamlarında, internette, gazetelerde, televizyonlarda, kısaca aklınıza gelecek her yerde girişimcilik ile alakalı, iş başarısı ile alakalı, tabiri caizse bir yerlerden bir yerlere ulaşma durumları ile alakalı örnekler verirken birçoğumuzun kullandığı veyahut kullanıldığını duyduğu isimlerin başında Acun Ilıcalı gelmektedir. Ailemizin Acun’u, okulumuzun Acun’u, iş yerimizin Acun’u… Çoğumuz bu ifadeleri ya kullandık ya da işittik. Peki, bu ismi sürekli işitmemizin sebebi nedir? Hayatımızda bu kadar yer almasının, sürekli gözümüzün önünde olmasının sebebi nedir? Acun’un hangi özelliklerini örnek almalıyız? Dilerseniz gelin madde madde inceleyelim.Baştan belirtmekte fayda görüyorum ki Acun Ilıcalı’dan örneklemelerle hazırlamış olduğumuz bu yazımızda Umur Birand’ın sunduğu 32. Gün programı ile birlikte Acun Bey’in katılmış olduğu bir başka programdan da alıntılar yapılmış, sözleri buralardan birebir alıntılanmıştır.Girişimcilerin Acun’dan Öğrenebileceği 9 Madde Nedir?
Piyanist Fazıl Say'ın Kültür Bakanlığı'nca sanüsürlenmesi üzerine tepkiler sürüyor. HDP'li Tüzel ile CHP'li Ağbaba konuyu Meclis'e taşırken Özerk Sanat Konseyi Bakanlığın hangi sanatsal yeterlilikle bu kararı verdiğini soruyor.Piyanist ve besteci Fazıl Say ’ın Kültür Bakanlığı tarafından sansüre uğramasına yönelik tepkiler sürüyor.Özerk Sanat Konseyi (ÖSK) Say’ın eserinin Kültür Bakanlığı’nın baskısı sonucu Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın (CSO) programından çıkarılmasını “Ancak otoriter rejimlerde görülen bir engelleme” olarak nitelendirdi.“Sanatı “halkçı-elit”, sanatçıyı “yandaş-muhalif” diye ayrıştıran, sanat eserlerini ideolojisine göre yeniden biçimlendirebileceğini sanan, özgürlüğü erke övgü olarak algılayan bu yasakçı, bölücü, sansürcü ve gerici zihniyeti şiddetle kınıyor, bu baskıcı anlayışa teslim olmayı reddediyoruz.”ÖSK Bakanlık’ın hangi “sanatsal yetersizlikler” sebebiyle programdan çıkarıldığını, hangi “sanatsal yeterliliğe” dayanarak bu kararı verdiğini sordu.Say’a bir destek de HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel ’den geldi. Tüzel TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmasında şunları söyledi:“Osmanlı'nın torunları, günümüz hükümdarları, despotluk ve baskılardan vazgeçmiyor. Bu kez hedefte, dünyanın tanıdığı, onur duyduğumuz piyanist Fazıl Say var. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası 2014-2015 programında yer alan Fazıl Say eserleri, Bakanlığın isteği doğrultusunda çıkartılmıştır.“Ambargo, sansür, görevden alma, bu Hükûmetin kültür ve her alanda topluma yaklaşımıdır. Devlet Tiyatrosu Genel Müdürleri de istenmeyen insan ilan edilmişti. Kültür Bakanlığının sevdiği eserler, sanatçılar, sevmedikleri var. Hani, kimsenin görüşüne, hayatına, felsefesine karışılmayacaktı? Ama hem karışırlar hem de halkla buluşmasını engellerler. Baskıların, yasakların, sansürün adı olan AKP rejimi artık son bulmalı diyoruz.”Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba da bugün verdiği soru önergesinde Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik'e bu sansürü sordu.Ağbaba soru önergesinde şu soruları yöneltti:CSO’nun 2014-2015 sezonu için Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'ne gönderdiği programda iki ayrı haftada Fazıl Say’a ait eserlerin yer aldığı doğru mudur?Gönderilen listede olmasına rağmen, “Bakan Onayı” ile çıkan CSO’nun 2014-2015 yıllık programında, dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say’ın eserlerine yer verilmediği doğru mudur?Bu iddia doğruysa, 2014-2015 yıllık programında Fazıl Say’ın eserlerine yer verilmeme sebebi nedir? Fazıl Say’ın hükümetinize yönelik olan muhalif tutumu bu kararı vermenize neden olmuş mudur?Hükümetinize muhalif olan diğer sanatçıların eserlerini de benzeri şekilde ilgili programlardan çıkarmayı düşünüyor musunuz?Devlet Orkestraları’nın yönetim kurulları, yıllık sezon programlarını hazırlayarak Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne gönderdiği bu dönemde CSO’nun yeni sezon için bakanlığa gönderdiği programda Fazıl Say’ın ‘İstanbul Senfonisi’, ‘Hermiyas-Yunus Sırtındaki Çocuk’ ve piyano konçertosu ‘Su’ adlı eserleri de bulunuyordu.Ancak sanattanyansımalar.com’un haberine göre CSO’ya sözlü olarak Say’ın solist olarak yer alacağı ve eserlerinin çalınacağı programların değiştirilmesi, aksi takdirde yıllık programın Bakan Ömer Çelik tarafından onaylanmayacağı bildirildi.Açılış konseri öncesi yapılan bu bildirim üzerine, CSO programda istenen değişikliği yaptı, program onaylandı ve açılış konseri gerçekleşebildi.Sanatçının menajeri Ceylan Karaca olayı doğrularken Kültür Bakanlığı’ndan henüz bir açıklama gelmedi.Bianet
Bridget Jones serisinin ünlü ismi Renee Zellweger'i görenler şok oldu.Aylardır basından uzak duran Renee Zellweger, yeni haliyle tanınmayacak hale geldiği konuşuluyor.Renee Zellweger'in birçok estetik ameliyat geçirdiği söylendi.Renee Zellweger ismi Bridget Jones serisi ile ünlenmişti.45 yaşındaki ünlü oyuncu Renee Zellweger, geçirdiği estetik ameliyatlar sonrası tanınamaz hale geldi.Aylardır basından uzak yaşayan Renee Zellweger, 2000'li yıllardaki küt sarı saçları ve dolgun yanakları ile fenomen haline gelmişti.Uzun zaman aradan sonra Los Angeles'ta bir gecede görüntülenen Renee Zellweger, yeni hali ile şok etti.Renee Zellweger, estetil iddialarını ise kesinlikle kabul etmiyor.Çizgisiz alnının yanı sıra kaşlarında da bir operasyon geçirdiği sinyalini veren Renee Zellweger'in yeni hali ise Cameron Diaz'a benzetildi.Ünlü oyuncu Renee Zellweger'in hayranları ise yüzüne ne yaptırdığını merak ediyor.Renee Zellweger, törene erkek arkadaşı Doyle Bramhall ile katıldı.Manşettv
Ülkemizin magazin kategorisiyle ünlü haber sitelerinin canlarının sıkılması durumunda Facebook ve gizlilik adına zaman zaman çok ilginç(!) başlıklarda haberler görsek bile, Facebook'un gizlilik ayarları aslında oldukça basit. Bakmanız ve hatırlatmak adına bazı özel durumlarda pişman olmamak için birkaç öneri...
AKTÖR Nicolas Cage kendi filmini protesto ederek ilginç bir kampanya başlattı.Nicolas Cage sinamaseverlerden yönetmenliğini ve senaryosunu Paul Schrader'in üstlendiği 'The Dying of the Light' filminin izlenmemesini ve protesto edilmesini istedi. Ünlü Amerikalı aktör gerilim-dram türündeki bu filmin yapımcı şirketinin senaryodaki bazı bölümleri kendilerine danışmadan değiştirildiğini öne sürerek, 'Benim filmime gitmeyin' çağrısı yaptı.Sanatçıların sözleşmede yer alan bir madde nedeniyle bu film hakkında sözlü olarak kötü açıklamalar yapamayacaklarını bilen Nicolas Cage bu duruma da bir çare bularak arkadaşları ile birlikte üzerlerine siyah bir tişört geçirip bunu sosyal medyada paylaştı. Yönetmen Paul Schrader de bu protestolara katılarak, 'Ne ben ne de filmin bir sanatçısı bu fotoğraflar da dahil bu konuda açıklama yapabiliriz' dedi. 5 Kasım tarihinde ABD'de vizyona girecek olan gerilim türündeki 'The Dying of the Light' filminde Nicolas Cage CIA ajanı olan Even Lake'in sırlarla örülü hayatını canlandırıyor.DHA
Ödüllü müzisyen ve teknoloji girişimcisi Will.i.am, geçen hafta Çarşamba günü San Francisco’da düzenlenen Salesforce Dreamforce konferansında sahneye çıkarak Puls isimli akıllı saati tanıtmıştı. Will.i.am bu saat ile teknoloji sektöründe kredibilite kazanmayı da umuyor.Cihaz iki inç genişliğinde ve saatten çok bir kelepçeye benziyor. Diğer akıllı saatlerin aksine bu akıllı saat bir akıllı telefona ihtiyaç duymuyor. Kendi içerisinde hücresel ağa sahip olan saat ile arama yapılabiliyor, yazılı mesaj yazılabiliyor, sosyal ağlara bağlanılabiliyor, haritada konum bulunabiliyor ve tabi ki müzik dinlenebiliyor. Android işletim sisteminin güç verdiği dokunmatik ekrana sahip saatin, Android Wear ve Apple Watch gibi sesle aktive edilen Aneeda isimli dijital asistanı da bulunuyor.Will.i.am cihazın donanımsal detaylarını şimdilik vermese de akıllı saat içerisinde Qualcomm Snapdragon çip barındırıyor ve yaklaşık 5 saate kadar pil ömrü sunuyor. Bu da saatin günde en az bir kez şarj edilmesi gerektiği anlamına geliyor. Saatin fiyatı ve ne zaman piyasaya sürüleceği de henüz belli değil. Ancak Will.i.am The Wall Street Journal’a verdiği demeçte saatin ABD’de AT&T ve İngiltere’de O2 operatörleri üzerinden satışa sunulacağını söyledi.Konu kredibiliteye geldiğinde ise Will.i.am Silikon Vadisi’nde dikkat çekmiyor ya da birlikte çalışabileceği yetenekli kişiler ve şirketler bulmuyor değil. Kendisi Intel’in yaratıcı inovasyon direktörü olarak zaten birkaç yıldır teknoloji sahnesinde yer alıyor. i.am.plus isimli bir teknoloji şirketi de kurmuş olan Will.i.am bu şirket üzerinden 300 dolarlık iPhone kılıfları satıyordu. Will.i.am kendisinin teknoloji sektöründe kredibilite istemesinin nedeni olarak da eskiden yaşadığı mahallenin çocuklarının saygısını kazanmayı istemesini gösteriyor.Evet, Los Angeles’taki Boyle Heights mahallesinde bulunan okulları ziyaret ettiğinde will.i.am öğrencilere ünlü bir repçi ya da atlet olmayı hayal etmeleri yerine sonraki Bill Gates olabileceklerini hayal etmeleri tavsiyesinde bulunuyor. Will.i.am çocukların genellikle kendilerini ciddiye almadıklarını da sözlerine ekliyor. Özellikle kendisinin servetini kotlama yerine sahne sanatından elde ettiği düşünüldüğünde.Will.i.am röportajda şunları da söyledi: “Şehirlerdeki çocukları bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik gibi dallara ilgili duymaları için cesaretlendiriyoruz. Ancak bu zor bir durum çünkü çocukları bu alanlarda kendilerine gerçekten örnek alabilecekleri bir model göremiyor. Ya da bu dallarda eğitim gördüklerinde nereye ulaşacaklarını bilmiyorlar. Bu nedenle çocuklara bilgisayar bilimlerine ilgi duymaları tavsiyesinde bulunduğumda ve kendimde bu alanda olmadığımda durum da daha zorlaşıyor.”Ancak Will.i.am, akıllı saat Puls’un bu duruma yardımcı olacağını savunuyor.Will.i.am sözlerine şu şekilde devam etti: “Bu benim için başlangıç ve daha da önemlisi bunun arkasında bir amaç var. Böylece aynı yerden geldiğim çocuklara bu girişimi göstererek bir kanıt gösterebileceğim. Sadece vizyonunuz olmalı ve etrafınızda bu tarz işleri yapabilecek hayret verici yeteneklere sahip kişiler olmalı.”WSJ
Dünyaca ünlü sokak sanatçısı Banksy, yakalandığına dair yalan haberlerin hemen ardından yeni çalışması ‘İnci kulak zarlı kız‘ çalışmasıyla ortaya çıktı.Banksy, evi olarak bilinen İngiltere’nin Bristol şehrinde yaptığı yeni eserinde, Johannes Vermeer’in ünlü tablosu ‘ İnci küpeli kız’ ı yeniden yorumladı. Tablodaki inci küpenin duvardaki alarm kutusuyla değiştirildiği çalışmanın Banksy’ye ait olduğu, sanatçının websitesinden doğrulandı.Ancak Banksy’nin eseri yine birkaç saat içinde tahrip edildi. Twitter’da paylaşılan fotoğraflarda çalışmanın üzerine siyah bir boya fırlatıldığı görüldü.Bazı sokak sanatçıları ve graffiticiler, Banksy’nin stencil (kalıp) yöntemi kullandığı için gerçek bir sokak sanatçısı olmadığını ve eserlerini n ‘sanat’ olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtip birçok eserini tahrip etmişti.Diken
20. yüzyılın siyasal ve kültürel tarihinin en önemli figür ve olaylarını görsel belleğimize kazandırmış olan fotoğrafçı Rene Burri 81 yaşında hayatını kaybetti.20. yüzyılın en önemli fotoğrafçılarından biri olan İsviçreli Rene Burri 81 yaşında İsviçre'nin Zürih kentinde hayatını kaybetti. Magnum fotoğraf ajansı üyesi olan Rene Burri; Che Guevera, Fidel Castro, Picasso gibi kişilerin fotoğraflarını dünya kültürüne kazandırmıştı. Burri uzun süredir kanser hastasıydı.İlk fotoğrafını, 1946’da 13 yaşındayken çeken Burri’nin objektifine takılan ilk ünlü isim İngiltere Başbakanı Winston Churchill’di. Burri, Churchill’i Zürih’te üstü açık arabayla gezerken fotoğrafladı. Zürih’te Güzel Sanatlar okuyan Burri bir süre Walt Disney’de asistan kameramanlık yaptı. Burri, 1956’dan itibaren Magnum için çalışmaya başladı ve dünyanın her yerindeki önemli siyasi gelişmeleri takip etti.Burri’nin meşhur çalışmaları arasında Che Guevara, Fidel Castro, Pablo Picasso, Mimar Le Corbusier gibi isimlerin portreleri vardı. Burri 1963 yılında gittiği Küba'da Che Guevera'nın, içlerinde dünyaca ünlü purolu fotoğrafının da olduğu pek çok fotoğrafını çekmişti.Burri, Guevara için yaptığı açıklamada “Kibirli ama etkileyici bir insandı. Kafesteki bir kaplan gibiydi” demişti. Burri’nin Picasso’yu fotoğraflayabilmek için 4 yıl çaba harcadığı arkadaşları tarafından aktarılmıştı.Magnum Foto Ajansı’nın Başkanı Martin Parr “2. Dünya Savaşı sonrası dönemin en büyük fotoğrafçılarındandı ve tanışma ayrıcalığına eriştiğim en yüce gönüllü insanlardan biriydi” dediği, sanatçı son olarak 2006 yılında fotoğraf sanatına olan katkılarıyla nedeniyle İngiltere Royal Photographic Society özel fahri kardeşlik ödülünü almıştı.Usta fotoğrafçının 30 bin fotoğraflık arşivini Lozan’daki Elize Müzesi’ne bağışladığını açıklandı.soL
Hilton'lardan olmanın güzel bir şey olduğu yıllar içerisindeyiz. Geçen sene şirket, 2006 yılında satıldığı Blackstone adlı yatırım şirketi tarafından halka arz edildi ve 2.35 milyar dolarlık gelirle tarihin en değerli oteli oldu.Bu ay içerisinde şirket New York'taki Waldorf Astoria Oteli'ni Çinli bir sigorta şirketine göz kamaştırıcı bir bedelle 1.95 milyar dolara sattı.Ek olarak da Paris Hilton artık bir DJ olarak anılmaya başlanıyor. Bu çok büyük bir başarı öyküsü fakat tabi ki birden ortaya çıkmış bir durum değil. Hilton ailesinin bir marka olması yıllar içerisindeki hanedanlığın bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Gelin bu masalsı başarı öyküsüne beraber bakalım.
Fransız grafik tasarım şirketi Collectif Hotu stüdyolarında yapılan bu videoda 24 adet kült filme basketbol topu montajı yapılmış. Gerçeğini aratmayan görüntüler mükemmel bir uyumla özenle hazırlanmış.
sanattanyansimalar.com sitesinde yer alan habere göre, CSO'nun programı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından incelendi, Say'ın eserlerinin seslendirileceği iki haftanın programı değiştirildi.Türkiye’nin uluslararası besteci-piyanisti Fazıl Say’a Kültür Bakanlığı’ndan ambargo geldi. Kültür Bakanlığı, ünlü bestecinin eserlerinin seslendirileceği konseri Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın (CSO) programından çıkarttırdı. Böylece, son olarak Devlet Tiyatroları’ndaki sansür olayının açığa çıkmasının ardından, bakanlığın orkestraların programlarına da karışmaya başladığı ortaya çıktı.'Bilindiği gibi Devlet Orkestraları’nın yönetim kurulları yıllık sezon programlarını hazırlayarak Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne gönderiyorlar. Programlar “bakan onayı” ile resmen uygulanır hale geliyor. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın 2014-2015 sezonu için Bakanlığa gönderdiği programda iki ayrı haftada Fazıl Say’a ait eserler yer alıyordu. Kasım ayında şef Rengim Gökmen’in yöneteceği bir konserde “İstanbul Senfonisi” çalınacak, Mayıs ayında da 3000 kişilik ATO Congresium’da verilecek konserde şef Naci Özgüç yönetiminde bestecinin “Su” başlıklı piyano konçertosuyla, “Yunus’un Sırtındaki Çocuk-Hermiyas” başlıklı eseri seslendirilecekti. CSO’ya sözlü olarak Fazıl Say’ın solist olarak yer alacağı ve eserlerinin çalınacağı programların değiştirilmesi, aksi takdirde yıllık programın bakan tarafından onaylanmayacağı bildirildi. Tam açılış konseri öncesi yapılan bu bildirim üzerine, CSO programda istenen değişikliği yaptı ve bakan onayı çıktı. Açılış konseri de böylece resmi prosedür içinde gerçekleşebildi.'Milliyet Sanat
Altın Portakal ödül törenine yönetmen Ertem Görenç'in 'Türk sinemasını rahat bırakın, yoksa festivalin formatına uyarak ananızı ... ederim' sözleri damga vurdu.51. Altın Portakal Film Festivali Kapanış Töreni'ne yönetmen Ertem Göreç'in konuşması damgasını vurdu.Bu yıl 51'ncisi düzenlenen Altın Portakal Film Festivali'nin kapanış töreni gerçekleşti. Çeşitli dallarda ödüller sahibini buldu. Törende ise bir konuşma özellikle dikkat çekti.Ödül töreninde konuşma yapan yönetmen ve senarist Ertem Göreç 'Türk sinemasına Türkiye sineması diyorlar. Birinin adı Ahmet ise ona Mehmet diyebilir misiniz? Sinemamıza artık küfür edebiyatı hakim. Bana Türk sinemasına tecavüz etmeyin demek düşüyor. Bu küfür edebiyatıyla ilgili lafımı bağlayayım; Türk sinemasını rahat bırakın, yoksa festivalin formatına uyarak ananızı ... ederim' diye konuştu.İKİ KERE ALTIN PORTAKAL KAZANDI1950 yılında 'Kanlı Sevda'yı çekerek yönetmenlik kariyerine başlayan Göreç, 'Otobüs Yolcuları' ve 'Karanlıkta Uyananlar' filmleriyle sinemaya damgasını vurdu. 'Karanlıkta Uyananlar' ile 1965 Antalya Altın Portakal Film Festivali'inde En İyi 3. Film Ödülü'nü, 1971 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ise yine En İyi 3. Film Ödülü'nü Pamuk Prenses ve 7 Cüceler ile kazandı.18. İstanbul Film Festivali'nde de 1999 yılında Onur Ödülü alan Göreç'in pek çok filmi bulunuyor.
Hakan Çalhanoğlu, Gökhan Töre ile arasında geçtiği iddia edilen silah olayını Almanya'nın ünlü kanalı ZDF'ye anlattı.Medyayı 1,5 yıldır meşgul eden Beşiktaşllı Gökhan Töre'nin, Hakan Çalhanoğlu ve Ömer Toprak'a silah göstermesi hatta bir gece kulübün de Çalhanoğlu'nun ağızına silah dayadığı olayı ile ilgili yankılar devam ediyor.Bayern Leverkusenli Hakan'ın babası Hüseyin Çalhanoğlu ,Almanya'nın en yüksek tirajlı gazetelerinden olan Bild'de yaptığı açıklamalardan sonra kendisi de ülkenin en çok izlenen ünlü kanalı ZDF'ye çıkarak bu konuyu detaylandırdı.Hakan Çalhanoğlu olay ile ilgili olarak 'Hollanda maçından sonra ben, Ömer Toprak ve Ömer'in bir arkadaşı birlikte bir şeyler içiyorduk. Gökhan Töre, eski kız arkadaşına sulandığı için Ömer'in arkadaşına gıcıkmış. Bizim bulunduğumuz mekanı öğrenince, Gökhan da arkadaşı ile O mekana geldi. Biz, Gökhan Töre'yi görünce arkadaşı alıp odaya çıkarttık. Daha sonra Gökhan Töre bizim odanın kapısına dayandı ama biz açmadık. Gökhan aşağıya inip odanın yedek kartını almış. Sonra yeniden Gökhan ve arkadaşı bizim kapıya dayanınca ben kapıyı açtım. Kapıyı açtığım gibi Gökhan Töre hızla içeri girip Ömer'in arkadaşının üzerine yürüdü. Bu arada Gökhan'ın arkasından odaya giren kişi ceketinin altından tabanca çıkarıp, beni ve Ömer'e yere yatıp kımıldamamızı söyledi. Gökhan Töre, Ömer'in arkadaşını dövdü ve odadan çıktılar. Biz Gökhan Töre ile yaşadığımız bu olayı büyütmek, dillendirmek istemedik, Gökhan'ın kariyerine zarar vermemek için' şeklinde konuşarak olayı ilk defa anlatmış oldu.'RUDİ VOLLER TERİM'İ ARAYIP BİLGİ VERDİ'A Milli Takım kampına da sakat olduğu için katılmadığını söyleyen Hakan bu konu ile alakalı olarak da 'Paderborn maçında baldırımdan sakatlandım ve oyundan çıktım. Maçtan sonra Rudi Völler, Fatih Terim'i arayarak sakat olduğumu söyledi. Milli Takım kampına katılmamamın Gökhan Töre olayı ile bir ilgisi yok' ifadelerini kullandı.skorer
Yaşlı bir kadın ve küçük torunu bir masanın etrafında eski aile fotoğraflarına bakarlar. Yaşlı kadın, bu fotoğraflara bakmaya ve geçmişe dönmeye önceleri dirense de, geçmişin uyandırdıklarına direnemez. Küçük yaşta evlendirilen bir kız çocuğunun hayata tutunuş hikâyesine bir fincan Türk kahvesi içimi boyunca şahit oluruz.