onedio
Kesinlikle Transfobik Önyargıları Yıkabilecek 13 Kadın
Onlar kimdir, neler yapar bilir misiniz? Güzel olsa da olmasa da, trans olsa da olmasa da her kadın KADINDIR. Fakat nedense trans kadınların SADECE makyaj ve peruk ikilisini kullanan erkekler olarak bilenler çoğunlukta. Ya da SADECE seks işçiliği yapmak için 'cinsiyet değiştirdiklerini' zannedenler... Nedenini incelemek bu içeriğin konusu değil.Aklınızdaki trans kadın kalıplarını yıkabilecek Türkiye ve Dünya'dan 13 trans kadını ve onlarla ilgili kısa bilgileri sizler için derledim.
Hızlı ve Öfkeli 7'nin Resmi Adı ve Afişi Belli Oldu
Hızlı ve Öfkeli serisinin yedinci filmi olacak Hızlı ve Öfkeli 7’nin resmi adı belli oldu. Öfkeli 7 (Furious 7) olarak adlandırılacak filmin posteri de yayınlandı. Geçtiğimiz yıl Paul Walker’ın trafik kazası sebebiyle hayatını kaybetmesi Hızlı ve Öfkeli 7’nin ertelenmesine neden olmuştu. Walker’ın vefatından önce 11 Temmuz 2014’te vizyona gireceği söylenen film ünlü oyuncunun beklenmedik ölümü sebebiyle 10 Nisan 2015 tarihine ertelenmiş; Hızlı ve Öfkeli’nin resmi Twitter hesabından paylaşılan bir tweet’le bu tarihin de değiştiği açıklanmıştı. Hem aksiyon tutkunları hem de serinin fanatikleri tarafından sabırsızlıkla beklenen film, 3 Nisan 2015′te vizyona girecek. Produksiyon ekibi Walker’ın ölümünden önce aksiyon ve drama sahnelerini tamamlandığını, geri kalan sahnelerde Walker’ın kardeşlerinin yer alacağını açıklamıştı. Vin Diesel, Dwayne Johnson, Michelle Rodriguez, Kurt Russell ve daha birçok ünlü oyuncunun yer alacağı Öfkeli 7′yi ilk Testere filmini yöneten James Wan yönetecek.LOG
Wim Wenders, Sebastião Salgado'nun Peşinde
‘Paris Texas’, ‘Wings Of Desire’ ve ‘Buena Vista Social Club’un yönetmeni, dünyaca ünlü belgeselci Wim Wenders, gördüklerini fotoğraflarla belgeleyen diğer bir önemli sanatçı Sebastião Salgado’nun peşine takılarak “The Salt of the Earth” adlı nefes kesen bir belgesele imza attı. Wenders ayrıca, Rachel McAdams, James Franco ve Charlotte Gainsbourg’un rol aldığı ve bir aile dramını konu alan “Everything Will Be Fine”la da birkaç yıllık aranın ardından uzun metraja geri dönüş yapıyor.Paris Match’a konuşan Wenders, Salgado ile yaşadığı deneyimi ve belgeselle kurgu arasındaki tercihini anlatıyor.Aslında ikimiz de büyük gezginiz. Sebastião’nun kim olduğunu öğrenmeden önce, sırf fotoğraflarına bakarak, o gezgin ruhunu, yolcuyu görebilmiştim. Öbür türlü bu göz kamaştırıcı fotoğrafları çekemezdi. Bu insanlarla yaşamak, madenlerin derinliklerindeki cehenneme inmek, kuzey kutbunda Eskimo’larla yaşamak anlamına geliyor… Fotoğrafları beni derinden etkiledi. Bundan neredeyse çeyrek asır önce iki tane fotoğrafını satın almıştım, oysa o zamanlar kim olduğunu bilmiyordum.Evet. Son otuz yılda gezegenimize bakışımızı, “İnsan Eli” ve “Exodus” gibi serilerle şekillendiren birinin, son on yılda yaşadığı hayatı görmek gerçekten çok enteresan. Doğa onun için yeniden bir doğuş gibi oldu. Balkanlar’da ya da Ruanda’da o kadar çok ölü görmüş ki, insanlığa olan inancı yok olmuş. Amazon ormanlarına milyonlarca ağaç dikmek ve kendi çiftliğini tekrardan ayağa kaldırmak ona hayat vermiş, yeniden yaratmış. Eşi Lelia ile kendilerine “Peki neden süreci tersine çevirip kesilen her ağaç için bir fidan dikmiyoruz ki?” diyen ilk kişi olmuşlar. Onlardan önce, Tanrı dışında, tropikal bir orman yaratmak kimsenin aklına gelmemiş.Benden çok farklı bir dünyadan geliyor. Önce ressam olmak istiyordu. Ekonomi eğitimi aldı ve Dünya Bankası’nda çalıştı. Ve 30 yaşında herşeyi bırakıp hayatına yeniden başladı. Bu bilgi zenginliği sayesinde ve dünyanın karmaşıklığını bildiği için bu kadar güzel fotoğraflar çekebildi.Bana da bu tartışma biraz patavatsız geliyor. Bazı savaş muhabirleri, uçağa biniyor, olay yerinde birkaç gün, bazen birkaç saat kalıyor ve çok tehlikeli olduğu için geri dönüyor. Salgado ise insanlarla aylarını geçiriyor. Çok farklı bir yakınlık boyutu. Aynı bir belgeselde olduğu gibi insanlar onu tanıyor, ona güveniyor. Cehennemi yaşayanlara yakınlaşarak, onlarla bir ilişki kurarak, kaybolmuş ve çalınmış haysiyetlerini geri veriyor. Bu cebinizdeki telefonla, çabucak fotoğraflar çekerek yapılacak bir şey değil. Bu bir estetik konusu da değil. Fotoğraf gerçekleri yansıttığı zaman güzel olur.Evet, montajdan çıkıyorum. 2013 ve geçtiğimiz kış ayları boyunca, bir yazarı canlandıran James Franco ve Charlotte Gainsbourg’la beraber Kanada’da “Every Thing Will Be Fine” adlı bir film çektim. On dört yıla yayılan bir aile dramı…Çok belgesel seyrediyorum. Eğer sinemada on salon kurgu film veriyorsa ve sadece bir tanesinde belgesel varsa ben belgeseli görmeye giderim! Dijital görüntüler çıktığından beri belgelsel tarzı çok gelişti, hatta baştan yaratıldı diyebiliriz. Aynı şeyi kurgu için söylemek zor. Bir filmde, yapım aşamasında, çekimlerde, beklenmedik şeylerin yaşanması hoşuma gidiyor. Bir belgeselci olarak çok sık kendimizi şaşırtıcı durumlarda buluruz. Bir kurgu yaptığınız zaman ise, çevrenizde onlarca insan olur ve herşey büyk bir makine gibi işlemektedir. Belgesel daha çok özgürlük tanır, daha fazla olasılık… Bana göre belgesel, bugün en çok yaratıcı olunabilecek sinema dalıdır. Zete
Reklam
Beyonce Kuran'dan Alıntı Yaptı
Beyonce, İnşirah Suresi’nden alıntı yaparak Instagram’da paylaşım yaptı.ABD'li ünlü şarkıcı Beyonce, Kuran’daki İnşirah Suresi’nden alıntı yaparak Instagram hesabından paylaştı.Beyonce, bu sureden “Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır” ve “Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır” mealindeki ayetleri paylaştı.HaberTürk
G.Saray'ın Yeni Başkanı; Duygun Yarsuvat
Galatasaray Spor Kulübü'nün 35. başkanı Prof. Dr. Duygun Yarsuvat oldu.Galatasaray'ın seçimli olağanüstü genel kurul toplantısındaki oy sayımı sona erdi. Duygun Yarsuvat, rakibi Alp Yalman’ın geride bırakarak ipi önde göğüsledi ve G.Saray’ın yeni başkanı oldu.Duygun Yarsuvat Kimdir?18 Ağustos 1937 yılında İstanbul'da doğan Yarsuvat, Orta öğrenimini İstanbul, Galatasaray Lisesi’nde (1948-1957) tamamladıktan sonra, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1961 yılında mezun oldu.Yarsuvat, çalışmalarını 1967 yılında Amerika’da Columbia Üniversitesi’nde Karşılaştırmalı Hukuk Mastırı; 1978 yılında da İsviçre’de Cenevre Uluslararası Çalışma Örgütü kapsamında sürdürdü.İstanbul Üniversitesi, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, İstanbul Ticaret Üniversitesi ve Galatasaray Üniversitesinde öğretim üyeliği yapan Yarsuvat, aynı zamanda Türk Ceza Hukuku Derneği'nin de başkanı.Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi dekanlığı görevinde de bulunan Duygun Yarsuvat, Aralık 2003'te GSÜ rektörlüğüne aday olmuş ve 2004 yılındaki seçimlerin ardından rektörlüğe seçilmiş ve bu görevini 2008 yılına kadar sürdürmüştü.Profesör Dr. Duygun Yarsuvat'ın birden fazla bilimsel kitabı, onlarca Türkçe, Fransızca, İngilizce makaleleri bulunuyor.
Reklam
Caps'leriyle Sosyal Medyayı Sallayan Nur Yerlitaş Konuştu
Nur Yerlitaş: 'Caps'ler sonrası moda dünyasından sanal dünyaya transfer olduğumu o an anladım''Bu tarz benim' yarışmasındaki mimikleri ile bir anda sosya medya caps'leri ile fenomen olan ünlü tasarımcı Nur Yerlitaş, 'Bu yüz ifadesi rahmetli annemden bana miras aslında. O da yüzünü öyle ekşitirdi' dedi. Sosyal medyada yayılan photoshoplu fotoları sonrası bir haftada 120 bin kişinin Instagram hesabında kendisini takibe başladığını söyleyen Yerlitaş, 'Titanik'li olanı beğeniyorum. 'Bu ne biçim gemi?' diyorum. Mona Lisa da güzel olmuş. Onda da 'Çabuk çiz' diyorum' diye konuştu.Sabah gazetesinden Ceren Arseven ve Mert Vidinli'ye konuşan Nur Yerlitaş'ın röportajından satırbaşları şöyle:Caps'leriniz her yerde... İlk gördüğünüzde ne düşündünüz? Bir gün çekimdeyken kız kardeşim bir fotoğraf attı. O memnuniyetsiz ifade var yüzümde. Anlamadım nereden çıktığını. O gün milli maç vardı. Yenildik. Fatih Terim'e koydular sonra yüzümü. Orada patladı. Bütün ekibin elindeki telefonlarda benim caps'im dolaştı. Ertesi gün alışverişe gitmem gerekiyordu. Çıktım, hemen geri döndüm. - Mert Vidinli: Nurella ama o seninle özdeşleşmiş bir yüz ifadesi. Sen yaparsın öyle... Mesela bir yemeğe gittiğimizde hoşuma gitmeyen bir şey olursa yaparım. Yemeği, kıyafeti ya da bir kişiyi sevmediğimde yaptığımı söylerler arkadaşlarım. Bu aslında benim rahmetli annemin yüz ifadesi. Çok dominant bir kadındı. Çok zor beğenirdi. Mesela bir saç yapardım. Yüzünü öyle ekşitirdi. Bana annemden miras kalmış bir ifade bu. Beni yakından tanıyanlar da çok iyi bilir. Şimdi bana yap desen yapamam ama bir şekilde yerleşmiş yüzüme.- Mert Vidinli: Sokağa çıkıp geri döndüm dedin. Ne tepki verdi ki insanlar?-Aaaa, Nur Yerlitaş diye beni birbirlerine gösteriyorlardı. Benim yüz ifademi yapanlar, telefonlarındaki caps'leri bana gösterenler... Koşarak geri döndüm. Moda dünyasından sanal dünyaya transfer olduğumu o an anladım.- Peki ne hissettiniz?Bir an şoka girdim. Akşam normal yatmıştım. Sabah bir uyandım ki kıyamet kopuyor. Arayanlar, mesaj atanlar... İnanamadım. Kız kardeşimi aradım panikle. O beni sakinleştirdi. Aslında caps'ler beni rahatsız etmedi. Bir anda herkesin konuştuğu bir şey olması beni şaşırttı. Benim taklidimi de yapıyorlar. Doğru şekilde yapanlara, gerçekten benzetenlere hiçbir şey demem. Hatta ben de güler, eğlenirim. Biliyorum, ben nev-i şahsına münhasır bir kadınım. Yaşam stilimle, bakış açımla, enerjimle taklidi yapılacak bir kadınım. Ama çok abartıldığı zaman rahatsız oluyorum.- Instagram'daki takipçi sayınız arttı mı?Bir haftada 120 bin kişi takip etti beni.- Yapan kişiyle tanışıyor musunuz?Bir anda herkes bunu konuşmaya başlayınca merak ettim tabii kimin yaptığını. Öykü Serter'le ortak arkadaşımızmış. Telefonla konuştuk.- En çok hangisine güldünüz?Titanik'li olanı beğeniyorum. 'Bu ne biçim gemi?' diyorum. Mona Lisa da güzel olmuş. Onda da 'Çabuk çiz' diyorum.- Kaç kişiye ulaştı?Yapan kişinin söylediğine göre 7 milyon kişiye ulaşmış. İlber Ortaylı'yı geçtiğimi söyledi. O galiba 2 milyonda falan kalmış.T24Gülerken Çenenizin Ağrımasına Sebep Olacak En İyi 23 Nurella Caps'i
Nirvana' nın Efsane Şarkısı "Smells like teen spirit"e Yapılmış En İyi 6 Cover
Nirvana' nın 1991 yılının sonbaharında piyasaya çıkardığı Nevermind albümü gruba tüm dünyada tanınma fırsatı sunmuş albümün içerisindeki efsane şarkı 'Smells like teen spirit' listelerde haftalarca kalarak kırılması güç bir rekora imza atmıştı...  Lafı fazla uzatmadan  Wikipedia'dan şarkı hakkında ki bilgiyi size direkt kopyalıyorum ve iyi dinlemeler diliyorum ...  'Smells Like Teen Spirit', (Türkçe: Gençlik Ruhu Gibi Kokuyor) grunge rock grubu Nirvana'nın ikinci stüdyo albümü Nevermind'den çıkan açılış şarkısı ve ilk teklidir. Kurt Cobain, Krist Novoselic ve Dave Grohl yazılmış ve yapımcılığı Butch Vig tarafından üstlenilmiştir.'Smells Like Teen Spirit'in başarısı ilk önce Nevermind albümünü Billboard 200'de 1991 sonlarında zirveye sürüklemiş ve 11 Ocak 1992'de albüm zirveye yerleşmiştir. Şarkı ABD'nın çoğunlukla alternatif şarkıları içerdiğiMainstream Rock listesinde de zirvede yer almıştır.  Şarkı ABD Billboard Hot 100 listesinde 6 numarada yer almıştır. Parça adını Tobi Vail adlı eski sevgilisinin kullandığı 'Teen Spirit' adlı parfümünden esinlenilerek almıştır. Şarkı the Rolling Stone dergisinin oluşturduğu tüm zamanların en iyi 500 şarkısı listesinde 9 numarada yer almıştır. Aynı zamanda VH1 kanalının yaptığı 90'ların en iyi 100 şarkısı listesinde 1 numaraya yerleştirilmiştir.
Reklam
Heykel Sanatına Çağ Atlattı
Thomas Medicus inanılması güç bir sanat eseri tasarladı 160 camdan oluşan bu heykelde her açıda farkı bir konsept geliştirdi. Ana temasında leylek ve balığa yer veren Thomas Medicus bakış açısına göre Leyleğin iskelet yapısını ve Leylek görünümü sergilendi aynı parçanın bir başka açısında balığın iç organları ve dış görünümü yerleştiren Thomas Medicus önemli sanat eserine imza attı.
Facebook’tan Real Madrid ve Barcelona Maçı Öncesi Taraftar Haritası
Facebook veri takımı özel etkinlilere dair paylaşımlarına Real Madrid ve Barcelona arasında gerçekleşecek El Clasico’yu da ekledi. Dünyaca ünlü iki takımın maçı öncesinde Facebook takımların ülke bazında ağırlıklı taraftar yoğunluğunu gösteren bir harita hazırladı.77 milyon beğeniye sahip FC Barcelona ve 75,5 milyon beğeniye sahip Real Madrid’in aldığı beğeniler üzerinden yapılan analizde, İspanya’da en fazla beğenilen Real Madrid olurken ABD ve Avrupa’da Barcelona taraftarının yoğunluğu gözleniyor.Cristiano Ronaldo’nun ülkesi Portekiz’in Real Madrid’i desteklediği belirtilirken, Amerika Birleşik Devletleri’nde en çok takip edilen El Clasico takımının Barcelona olduğu paylaşılıyor. Türkiye’nin El Clasico’da tuttuğu takımsa Real MadridSöz konusu takımların ülkeler bazında ağırlıklı taraftar yoğunluğunu gösteren haritayı alt kısımda bulabilirsiniz.·sosyalmedya.co
Reklam
G.Saray'da Aysal Dönemi Yarın Sona Eriyor
Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, yarın yapılacak olağanüstü seçimli genel kurulda başkanlık bayrağını devredecek14 Mayıs 2011'de yapılan genel kurulda 2 bin 998 oy alarak, kulüp tarihinin en yüksek oyuyla başkan seçilen Aysal, yine kulüp tarihinin 3 yıllık görev dönemi için seçilen ilk başkanı olmasına karşın, bu süresini dolduramadı. Olağanüstü genel kurulla göreve gelen Aysal, 22 Haziran 2013 tarihinde olağanüstü genel kurula gitti ve tek aday olduğu seçimde yönetimini önemli ölçüde değiştirerek, bin 404 oyla tekrar başkan seçildi.Aysal, divan kurulu toplantılarında yaşadığı sorunların ardından geçen ay bir kez daha olağanüstü genel kurul kararı alırken, olağanüstü seçimli genel kurulda başkan adayı olmadı. Ünal Aysal, başkanlığı yarınki seçimin ardından adaylardan Alp Yalman veya Duygun Yarsuvat'a bırakacak.FUTBOLDA 3 YILDA 5 KUPAÜnal Aysal'ın toplam bin 244 gün süren başkanlığı boyunca Galatasaray Futbol Takımı 5 kupa kaldırdı.Galatasaray tarihinin en kötü sezonlarından birisi olan ve 8. bitirilen 2010-2011 sezonundan sonra başkanlığa gelen Aysal, ilk iş olarak takımın başına efsane teknik adam Fatih Terim'i getirdi. Yaptığı yatırımlarla sarı-kırmızılı takımı adeta küllerinden ayağa kaldıran Aysal, Terim önderliğinde yaptığı transferlerle zirveye oynayan bir kadro oluşturdu ve yatırımının karşılığını ilk sezonunda alarak şampiyonluk yaşadı. Sarı-kırmızılılar, Süper Final'in oynandığı sezonun sonunda ezeli rakibi Fenerbahçe'nin sahasında şampiyonluğunu ilan etti.İkinci sezonunda yaptığı yatırımları sürdüren Aysal, sarı-kırmızılı takımın mücadele ettiği Spor Toto Süper Lig ve UEFA Şampiyonlar Ligi'nde başarılı sonuçlar almasında baş rolü oynadı. Sezona Fenerbahçe'yi yenip, TFF Süper Kupa'yı kazanarak başlayan Galatasaray, Aysal'ın başkanlığında 2012-2013 sezonununu da şampiyon tamamladı. Sarı-kırmızılılar, böylece şampiyonluk sayısını da 19'a çıkararak, 18 şampiyonluğu bulunan Fenerbahçe'yi geçmiş oldu.2013-2014 futbol sezonuna yine Fenerbahçe'yi mağlup edip TFF Süper Kupa'yı kazanarak başlayan Aysal'ın başkanlığındaki Galatasaray, yönetimsel ve teknik kadro nedeniyle yaşanan birçok krize yenik düştü ve şampiyonluğu Fenerbahçe'ye kaptırdı. Buna rağmen ligi ikinci bitiren sarı-kırmızılılar, 8 sezondur kazanılamayan Türkiye Kupası'nı müzesine götürerek, moral buldu.Sarı-kırmızılılar ayrıca 2013-2014 sezonu öncesinde Arsenal'in ev sahipliğinde düzenlenen 'Emirates Cup'ta da şampiyonluk yaşadı.RESMİ 154 MAÇTA, 86 GALİBİYET, 40 BERABERLİK, 28 MAĞLUBİYETGalatasaray Futbol Takımı, Ünal Aysal başkanlığında 154 resmi maç oynadı.Spor Toto Süper Lig'de 114, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 21, Türkiye Kupası'nda 16 ve TFF Süper Kupa'da 3 maça çıkan sarı-kırmızılılar, toplamda 86 galibiyet, 40 beraberlik ve 28 mağlubiyet aldı.LİGDE SON MAÇI FENERBAHÇE DERBİSİBaşkanlığının son lig maçını Fenerbahçe derbisiyle yaşayan Aysal'ın döneminde sarı-kırmızılı taraftarlar derbi galibiyetine doydu.Ünal Aysal'ın başkanlığında Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'la toplam 20 derbi maç yaptı. Bu maçlarda rakiplerine karşı 11 kez üstünlük kuran 'Cim Bom', 5 derbi maçta berabere kalırken, 4'ünde yenildi. Ünal Aysal, başkanlığının son lig maçında Fenerbahçe derbisi yaşadı ve 2-1'lik sonuçla sevindi.Aysal, her ne kadar Süper Final'in uygulandığı 2011-2012 sezonunda Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda şampiyonluk kupası kaldırsa da Kadıköy'de galibiyet göremedi.ŞAMPİYONLAR LİGİ'NDE ÜST ÜSTE BAŞARILAR GELDİÜnal Aysal döneminde 3 sezon üst üste gruplarda mücadele etme hakkı kazanan Galatasaray, önemli başarılar elde etti.Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın Avrupa'dan men cezası aldığı dönemde Türkiye'nin puanına ciddi katkıda bulunan sarı-kırmızılılar, Aysal başkanlığında 2012-2013 sezonunda katıldığı UEFA Şampiyonlar Ligi'nde İngiltere'nin Manchester United, Romanya'nın Cluj ve Portekiz'in Braga takımlarıyla aynı grupta yer aldı. Grubu Manchester United'ın ardından ikinci tamamlayarak, son 16 takım arasına kalan 'Cim Bom' ilk maçta sahasında berabere kaldığı Alman ekibi Schalke 04'ü deplasmandaki mücadelede yenerek, çeyrek finale yükseldi. Bu turda İspanyolların dünyaca ünlü takımı Real Madrid ile eşleşen sarı-kırmızılılar, Türk Telekom Arena'da 3-2 galip gelmesine rağmen ilk maçı 3-0'lık skorla farklı kaybettiği için elendi.Doğrudan gruplara kaldığı 2013-2014 sezonunda ise İspanya'nın Real Madrid, İtalya'nın Juventus ve Danimarka'nın Kopenhag takımlarının bulunduğu zorlu grupta mücadele eden Galatasaray, buna rağmen unutulmazlar arasına giren Juventus maçıyla gruptan çıkmayı başardı. Son 16 turunda İngiliz Chelsea takımıyla eşleşen sarı-kırmızılı ekip, rakibine elenmekten kurtulamadı.Bu sezon da İngiltere'nin Arsenal, Almanya'nın Borussia Dortmund ve Belçika'nın Anderlecht takımlarının yer aldığı zorlu bir gruba düşen Galatasaray, 3 maç yaptı. Avrupa'da istediği sonuçları alamayan 'Cim Bom' ilk maçında sahasında Anderlecht ile 1-1 berabere kaldı. Ardında deplasmanda Arsenal'e 4-1 yenilen sarı-kırmızılılar, sahasında yaptığı Borussia Dortmund maçından da 4-0'lık kötü bir sonuçla ayrıldı.FATİH TERİM KRİZİ YAŞADI, 3 TEKNİK ADAMLA ÇALIŞTIÜnal Aysal, başkanlığı döneminde 3 farklı teknik direktör ile çalıştı.Başkan seçilmesinin ardından teknik direktörlük görevini Fatih Terim'e emanet eden Aysal, deneyimli teknik adam ile 2 şampiyonluk, 2 TFF Süper Kupa kazandı. 2013-2014 sezonunun başında yaşanan kriz sonunda aynı zamanda A Milli Takım'ı da çalıştıran Terim ile yolları ayıran Ünal Aysal, takımı dünyaca ünlü İtalyan teknik direktör Roberto Mancini'ye teslim etti. Mancini ile sezon sonuna kadar çalışan ve Türkiye Kupası sevinci yaşayan Aysal, 49 yaşındaki teknik direktör ile finansal konularda görüş ayrılığına düştüğü için bir kez daha değişikliğe gitmek zorunda kaldı.Mancini'nin yerine uzun arayışların ardından vatandaşı Cesare Prandelli'yi getiren Ünal Aysal, İtalya Milli Takımı ile 2014 FIFA Dünya Kupası'nda hayal kırıklığı yaşayan ve sarı-kırmızılı takımın başında da sürekli tartışılan Prandelli ile yola devam etti.BASKETBOLDA ALTIN DÖNEMÜnal Aysal'ın başkanlığı süresince Galatasaray'ın erkek ve kadın basketbol takımları önemli bir ivme kazandı.Erkek basketbolunda Aysal göreve geldikten sonra sarı-kırmızılılar, 2011-2012 sezonunda tarihinde ilk kez Avrupa Ligi'nde mücadele etme hakkı kazandı. Bu sezonun ardından başantrenörlük görevine Ergin Ataman'ın getirildiği Galatasaray Liv Hospital, Türkiye Basketbol Ligi'nde 2012-2013 sezonunu şampiyon tamamlayarak, 23 yıl aradan sonra şampiyonluk sevinci yaşadı. Geride kalan sezonda da ligde final oynadı ancak seride durum 3-3 iken, Türkiye Basketbol Federasyonu'nu protesto ederek son maça çıkılmadı. Sarı-kırmızılı basketbol takımı ayrıca geçen sezon THY Avrupa Ligi'nde çeyrek finale kadar yükseldi.Ünal Aysal döneminin en başarılı performansını başantrenör Ekrem Memnun yönetimindeki kadın basketbolu gösterdi. 2011-2012, 2012-2013 ve 2013-2014 sezonları Türkiye Kupası şampiyonu olan Galatasaray'ın kadın basketbolcuları, bu alanda şampiyonluk serisini 5 sezona çıkardı. Geride kalan sezonu lig, kupa ve Avrupa Ligi şampiyonluğuyla kapatan sarı-kırmızılı takım, adeta tarih yazdı. Ligde şampiyonluğa ulaşarak, 13 yıllık hasreti sona erdiren Galatasaray Odeabank Kadın Basketbol Takımı, en büyük başarısını Avrupa'da elde etti. Sarı-kırmızılılar, FIBA Kadınlar Avrupa Ligi Sekizli Final organizasyonunun final maçında Fenerbahçe'yi eleyerek, kadın basketbolunun Avrupa'daki 1 numalaralı kupasını tarihinde ilk kez kazandı.KUPA ALINAMAYAN TEK BRANŞ VOLEYBOLAysal döneminde Galatasaray'ın yarıştığı takım sporlarında kupa alamadığı tek branş olarak voleybol dikkati çekti.Ünal Aysal'ın başkanlığı süresinde diğer takım sporlarında önemli başarılar elde edilirken, sarı-kırmızılı erkek ve kadın takımlarının mücadele ettiği en üst düzey liglerdeki şampiyonluk hasretine son verilemedi. Erkeklerde süren 25 sezonluk şampiyonluk hasreti devam ederken, kadınlarda şampiyonluk sevinci yaşanamadı.Kadın voleybolunda Avrupa'da önemli işlere imza atılırken, 2012-2013 sezonunda CEV Şampiyonlar Ligi'nde dörtlü finallere ev sahipliği yapıldı ve kadınlarda Avrupa 4'üncüsü olundu.DİĞER BRANŞLARDAKİ BAŞARILARGalatasaray ayrıca, Ünal Aysal'ın başkanlığında kürek, sutopu, yüzme ve judo gibi branşlarda birçok şampiyonluk ve bireysel başarı elde etti.Sarı-kırmızılı kulüpte amatör branşlara önem verilirken, bunun karşılığında genç kürekçi Enes Kuşku'dan ciddi bir başarı geldi. Milli sporcu Enes, İtalya'nın Varese şehrinde düzenlenen 23 Yaş Altı Dünya Kürek Şampiyonası'nda hafif kilo tek çiftede gümüş madalyaya uzandı.SPORTİF BAŞARI VAR AMA MALİ SORUN BİTMEDİÜnal Aysal'ın başkanlığı döneminde tüm branşlarda önemli başarılar elde edilirken, mali sorunlar ise giderilemedi.Aysal'ın başkanlığı süresince futbol takımı ligde 2 sezon üst üste şampiyon oldu ve UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 3 sezon üst üste doğrudan gruplara kaldı. Bunun sonucunda yayın gelirleri, reklam ve sponsorluk anlaşmaları ile kombinelerden hatırı sayılır bir miktar gelir elde eden Galatasaray'da giderler de arttı. Son 2 yılda yapılan çok sayıda transfer ve yıldız oyunculara ödenen yüksek yıllık ücretler sarı-kırmızılı kulüpte mali krizlerin yaşanmasına neden oldu.Elde edilen başarılara rağmen amatör branşların kendi giderlerini karşılayamaması da kulübü zor durumda bırakırken, yapılan sermaye artırımından gelen yaklaşık 150 milyon lira da mali yapının düzelmesine yardımcı olamadı.Haber Türk
Reklam
Yunanistan'da Türk Filmleri Rüzgarı
Yunanistan’ın başkenti Atina’da düzenlenen Türk Filmleri Haftası, birçok ünlü ismin katılımıyla başladı.Kültür ve Turizm Bakanlığının sponsorluğunda, Atina Büyükelçiliği, Pire Başkonsolosluğu, Dünya Kitle İletişim ve Araştırma Vakfı işbirliğinde hazırlanan etkinlikte 23-29 tarihleri arasında birçok film gösterime girecek. Film haftası, Yunanistan Film Arşivi ve Film Müzesi binasında , Türkiye-Yunanistan ortak yapımı, 'Ben O Değilim' filminin gösterimiyle başladı.Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı Başkanı İrfan Demirkol etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, Türk Sineması’nın 100. Yılı dolayısıyla Atina’da Türk filmlerini tanıtmak amacıyla etkinliği düzenlediklerini ifade etti.'AYNI DUYGULAR İÇİNDEYİM'Açılış töreninde kameraların en çok ilgilendirdiği oyunculardan biri olan Hülya Koçyiğit, “Ben eskiden Atina’ya filmimin galasına katılmıştım ve Yunanlılar büyük ilgi göstermişlerdi. Bugün de böyle bir etkinlikte aynı duygular içindeyim” dedi. Açılış töreninde kısa bir konuşma yapan Türkiye’nin Atina Büyükelçisi Kerim Uras, sanatın halkları birbirlerine daha çok yaklaştırdığını belirtti. Uras, son yıllarda Türk dizilerinin Yunanistan’da inanılmaz bir ilgi ile izlendiğinin altını çizdi. Sürgün filminin oyuncusu Saadet Aksoy ise, “Burada çok sıcak bir karşılama bizi bekliyordu. Benim burada bulunma nedenim Sürgün filmi. Bunu söylemek istedim çünkü bunun ayrı bir sebebi var. Biz filmde buraya çok yabancı olmayan bir hikaye anlatıyoruz” dedi.Türk filmleri haftasında klasik Türk filmleri Gelin, Anayurt Oteli, Selvi Boylum Al Yazmalım,Yol, Masumiyet ve aynı zamanda ödüllü filmler olan Gözümün Nuru, Ben O Değilim, Küf, Kosmos, Dedemin İnsanları, Yozgat Blues, Daire, Kelebeğin Rüyası, Sürgün filmleri de gösterime sunulacak.İHA
İstanbul'da Her Öğrencinin Mutlaka Bulunması Gereken 10 Mekan
İstanbul'da öğrenci olmak bir insanın başına gelebilecek en güzel şeylerden biridir. Şehrin akıl almaz tarihi mirası, modern canlılığıyla birleşince size hayatınızın en güzel 4 yılını yaşatır. Peki İstanbul'da bulunduğunuz bu 4 yıl boyunca mutlaka gitmeniz gereken mekanlar nelerdir? İstanbul'da öğrenci iseniz bu mekanlara çoktan defalarca gitmişsinizdir yoksa hiç vakit bekletmeden hemen şimdi keşfe başlamalısınız.
Reklam