639 sene boyunca dünya Süryanilerinin patriklik merkezi olan Deyrulzafaran Manastırı, Mardin’in tarihi yapılarından birini oluşturmaktadır ve il merkezinin 3 kilometre doğusunda yer almaktadır.Deyrulzafaran Manastırı’nın yapılış tarihi bilinmemektedir. Tarihinin Mardin kuruluşuna kadar indiği düşünülen Deyrulzafaran Manastırı’nın özellikle tavanı dikkatinizi fazlasıyla çekecek. Tavanındaki taşlar sıra halinde dizilmiş fakat taşların aralarında harç olmadan birbirine kenetlenip geometrik şekil verilmiştir.Fotoğraf: Kemal Öztürk Turkoy
Galatasaray'ın dünyaca ünlü yıldızı Didier Drogba konuştu: “Ben profesyonelim ve Galatasaray’ı çok sevdim. Fatih Terim ile iletişim problemi vardı. Mancini hiç esnek değildi. Takımda çocuk ruhlu futbolcular çoktu. Benim çocukça oyunlara ayıracak vaktim yoktu'Galatasaray ’a geldiğinde yer yerinden oynamıştı. Dünyanın yaşayan en önemli 5 santrforundan biri Galatasaray ’a imza atmıştı. Fildişili büyük hizmetler verdi. Ve sessizce Galatasaray ’dan ayrıldı.Tüm kamuoyu Galatasaray’ın Drogba ’ya sözleşme önermediğini ve ünlü futbolcunun bu sebepten dolayı Galatasaray’dan ayrıldığını düşünüyordu. Drogba kendisi anlatıyor: “Ben profesyonelim. Galatasaray’ı çok sevdim. Evet profesyonelim ama sadece para için futbol oynayıp ailemden uzak kalamam. Ailemden uzak kalıp futbol oynamam için pozitif şartlar içerisinde olmalıyım, kendimi mutlu hissetmeliyim.‘DEDİKODUM YAPILDI’Takımdaki arkadaşlarla sıkıntımız yoktu. Benim suratıma gelip kimse bir şey söylemedi. Hep dedikodum yapıldı. sahada yalnız bıraktılar beni. Chelsea’de de herkesin başka başka arkadaşları vardı. Ama bir oyunumuz vardı. Ve ona beraber sahip çıkardık. G.saray’da ise kendini profesyonel adlandıran, çocuk ruhlu futbolcular vardı. Onların oyunu farklıydı. Futbol ciddi bir oyundur ve zeka gerektirir. Benim çocukça oyunlara ayıracak vaktim ne yazık ki yoktu.‘MANCİNİ İTİRAF ETTİ…’Mancini ile sıkıntılarımız oldu. Beni anlamadı. ya da anlamak istemedi. Bana takımda pas atmıyorlardı. Kendisine söyledim. ‘Biliyorum, görüyorum. ama bir şey yapamam’ dedi. Bir İtalyan olarak futbolda kırmızı çizgileri vardı. Esnek değildi…‘TERİM HEDEF GÖSTERDİ’Fatih Terim ile iletişim problemi vardı. Gönderilmesini bana bağladı. Beni taraftarın önüne atmaya çalıştı. Başkanla görüştüğüm için gittiğini düşündü. Ben Didier Drogba’yım . İletişim insanıyım. İsteyen herkesle görüşürüm. İyi veya kötü oynadığımı masörden, tercümandan duymak zorunda değilim…‘OYUNCAĞI GİBİ… ’Başkan sürekli bir şeyler söylüyor sonra ortadan kayboluyordu. Problemleri gördüğünü sandım. Hatta bence görüyordu ama çözmek için hiç hamle yapmadı. Galatasaray’ı bir oyuncak gibi görüyordu. Ben de kendimi oyuncak bebek gibi hissetmeye başladım. Bence tüm tercihleri yanlıştı. Takım üzerinde pozitif bir etkisi olduğunu düşünmüyorum yaptıklarının…‘GALATASARAY ÇOK BÜYÜK’Galatasaray çok çok büyük bir potansiyel ama içindekiler bunun farkında değil. Ya da bu büyük potansiyelden herkes kendine düşeni kopartmaya çalışıyor. Umarım bir gün Galatasaray ile yollarımız bir kez daha kesişir. O potansiyeli o gücü bilen insanlarla birlikte Galatasaray ’ı hak ettiği yere getirmek isterim. Galatasaray taraftarına çok teşekkür ederim. Galatasaray ’ın büyüklüğünü en iyi onlar temsil ediyorlar. Bizi gerek sahamızda gerekse deplasmanda hiç yalnız bırakmadılar…Millet
Türkiye sinemalarında bu hafta 2'si yerli 5 film vizyona girecek.'Sivas'Kaan Müjdeci’nin ilk uzun metrajlı filmi 'Sivas' izleyici ile buluşacak. Başrollerinde Doğan İzci ve 'Çakır' lakaplı dövüş köpeğinin yer aldığı filmde, 11 yaşında bir çocuk olan Aslan ile 'Sivas' isimli bir dövüş köpeğinin bozkırda geçen hikayesi anlatılıyor.Filmin başrol oyuncusu Doğan İzci, Venedik Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu dalında 'Altın Aslan ödülü'nü kazanmıştı.'Unutursam Fısılda' Yönetmenliğini ve senaristliğini Çağan Irmak'ın üstlendiği 'Unutursam Fısılda' yarın vizyona girecek. Filmin başrollerinde Hümeyra, Işıl Yücesoy, Farah Zeynep Abdullah, Mehmet Günsür, Kerem Bursin ve Gözde Cığacı yer alıyor. Hümeyra ve Işıl Yücesoy'un iki kız kardeşin orta yaşlarını canlandırdığı filmde, Farah Zeynep Abdullah, Hümeyra'nın gençliğini canlandırıyor. 'Oflu Hoca'nın Şifresi''Sümela'nın Şifresi' ve 'Moskova’nın Şifresi' filmlerinin yönetmeni Adem Kılıç'ın yeni filmi 'Oflu Hoca'nın Şifresi' komedi meraklılarının ilgisini çekmeye aday.Başrollerinde Çetin Altay, Ahmet Varlı, Köksal Engür, Didem Balçın ve Başak Daşman'ın yer aldığı filmde; Tarık Papuççuoğlu, Mehtap Bayrı, Eser Eyüboğlu, Asena Ongan, Onur Dilber, Deha Beşyıldız, Timur Ölkebaş, Ali Demirel, Ceyhun Gen ve Emin Albayrak rol aldı. Teknik direktör Yılmaz Vural ve ünlü oyuncu Ahmet Kural da konuk oyuncu olarak filme renk kattı.Senaryosunu Engin Elgün, Hilmi Köksal Alişanoğlu ve Ferhat Ergün’ün birlikte yazdıkları filmde, Oflu Hoca (Çetin Altay) ile Müteahhit Ahmet'in (Ahmet Varlı) Doğanspor'un başkanlık seçimindeki mücadeleleri komik bir dille anlatılıyor.'New York'a Hoşgeldiniz'Gerard Depardieu, Jacqueline Bisset, Marie Moute ile Pamela Afesi’nin oynadığı 'New York'a Hoşgeldiniz' filminin yönetmen koltuğunda Abel Ferrara var.İlk uzun metrajlı filmi 'The Driller Killer'ı 1979 yılında çeken Abel Ferrara, yeni filminde, dünyayı kurtarmayı hayal eden ancak kendini kurtaramayan bir adamın düşüşünü anlatıyor.Dünyanın tepesindeki Bay Devereaux'nun düşüş hikayesine yer verilen film, 2011'de, New York’ta bir otelde bir kadına tecavüz ve saldırı suçlarıyla yargılanan Uluslararası Para Fonu (IMF) Eski Başkanı Dominique Strauss-Kahn'ın bütün dünyada izlenen mahkeme sürecinden esinleniyor.Filmde, Gerard Depardieu'nun canlandırdığı Bay Deveraux; 'milyon dolarlarla haşır neşir olan, dünya üzerindeki birçok ülkenin ekonomik kaderini elinde bulunduran, politik olarak da ayrıca çok güçlü bir konumdadır. Ancak dizginleyemediği bir tutkusu vardır ve bu tutkusu yüzünden Deveraux, giderek bir düşüş yaşayacaktır.''Pompeii'Paul W. S. Anderson’un yönettiği filmin oyuncu kadrosunda Kit Harington, Kiefer Sutherland, Emily Browning ile Carrie-Anne Moss yer alıyor.MÖ 79 yılında geçen filmin konusu özetle şöyle: 'Vesuvius volkanı şiddetli bir patlamaya sahne olur ve bulunduğu antik Pompeii şehrini tehdit altına alır. Gemilerde köle olarak çalışan Milo, Naples'e gidecek gemide çalıştığı esnada bu patlama anına tanık olur. Öte yandan aşık olduğu Flavia da artık harabeye dönen şehirde sığınacak bir yer aramaktadır. Milo, Pompeii’ye dönüp aşkını ve en yakın arkadaşını kurtarmaya karar verir.''Arı Maya'Alexs Stadermann ile Simon Pickard’ın yönettiği ve Kodi Smit McPhee, Richard Roxburgh, Noah Taylor ile Jacki Weaver’ın seslendirdiği animasyon film 'Arı Maya' beyazperdede seyircisi ile buluşacak.Sevilen çizgi film karakteri Arı Maya'nın yeni maceralarını Marcus Sauermann ve Fin Edquist beyazperde için kaleme aldı. Daha önce animasyon filmlerinde çeşitli görevlerde çalışmış olan Alexs Stadermann’ın ikinci uzun metrajlı filmi olan Arı Maya, Alman yazar Waldemar Bonsels'in romanından uyarlandı.İlk kitabı 1912'de yayınlanan Arı Maya, ilk kez 1975'te ülkemizde de dünyayla aynı anda televizyon ekranlarında izleyiciyle buluşmuştu.Muhabir: Melik Fırat Yücel | AA
Ünlü fizikçi Stephen Hawking, Facebook’a kayıt oldu ve ilk olarak da meraklı biri olmanın bugünün dünyasında çok önemli olduğunu yazan bir mesaj paylaştı.Stephen Hawking, artık kendi Facebook sayfasında paylaşımlarda bulunacağını ve neden hepimizin burada olduğu ile ilgili düşüncelerini yazmaya başladı.Yazdığı ilk mesajda; “Evreni oluşturan şeyi her zaman merak ettim. Zaman ve uzay belki sonsuza kadar gizemini koruyabilir ama benim bu konu hakkındaki arayışımı durdurmadı. Birinden diğerine olan bağlantılarımız fazlasıyla gelişti ve şimdi benim de bir şansım olduğuna göre bunu sizinle paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Meraklı olun, ben sonsuza kadar meraklı olacağımı biliyorum.”Bu kadar heyecanla cevap arayan birinin hızlı bir şekilde takipçileri olmasını bekleyebilirsiniz. Hawking, 1.6 milyondan fazla like aldı bile.Geçen gün kendisini takip edenlere yolladığı ALS’ye destek Ice Bucket Challenge videosuyla sevindirdi. Üç çocuğunun da yanında durup onun adına bunu kabul edip destek olmaları ayrıca sevindiriciydi. Çünkü Hawking geçen yıl zatürre geçirdiği için, başından aşağı buzlu su boca etmesi, kendi sağlığı açısından pekiyi bir şey değil.Hawking daha sonraki mesajında; “STARMUS festivalinden büyük ölçüde zevk aldım. Bu bir bilim ve rock müzik kombinasyonudur ve ikisini de seviyorum. Astronotların konuşmaları ve neden Sovyetler Birliğinin Neil Armstrong’u ayda yenemedikleri ilgimi çekti. Dokümanı okumam gerekecek çünkü çeviriden hiçbir şey anlamadım.”Daha sonrasından Richard Dawkins’in uzaylılar hakkındaki konuşmalarından zevk aldığını ve “bazı insanlar benim de robot gibi çıkan sesimden dolayı uzaylı olduğumu düşünüyor” diye bir yaptığı bir espriyle devam etti.Hawking’i bir uzaylıdan çok karanlıkta yol gösteren bir ışık olarak gören müritleri onu Facebook’ta görmekten son derece memnunlar.Takipçilerinden Pamela Hughes’un yaptığı yorum en eğlencelilerden biri: “Dikkat, Facebook size zaman genişlemesini öğretebilir. Bir saatinizi sayfaları inceleyerek, makaleleri okuyarak geçirebilirsiniz ama bir bakmışsınız ki gerçek dünyada sekiz saatiniz geçmiş.”Stephen Hawking’in Facebook karadeliğine ne kadar çekileceği şu anda merak konusu.Cumhuriyet
İşaret Dili Tiyatro Grubu ile Hisar Leon Kulübü’nün ortaklaşa yürüttüğü ‘İşaret Diliyle Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ projesi hayata geçirildi. 'Atatürk’ün İzinde İlerleyen Türk Gençliği Hiçbir Engel Tanımıyor’ sloganıyla başlatılan proje, toplu olarak işaret diliyle okunması yönüyle Türkiye’de bir ilk olma özelliğini taşıyor. Bursa ve İstanbul’da gerçekleştirilen çekimlerde aralarında Beren Saat, Kıraç, Bulut Aras İyinemli, Anıl İlter, Hakan Yılmaz, Okan Çabalar gibi ünlü isimler kamera karşısına geçti.Cumhuriyet
Ermenek'te meydana gelen maden kazasının hüznüyle girdiğimiz 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile ilgili ünlü isimler de sosyal medya üzerinden mesajlarını paylaştı.
Lady Gaga geçtiğimiz günlerde istanbul'da ArtRAVE: The Artpop Ball turnesi kapsamında konser vermişti... Lady Gaga'yı çoğumuz tanıdığımız için 'Lady Gaga kimdir?' gibi bir başlık yapmadım. Türkiye'de birçok hayranının bulunmasından dolayı 'Neden Lady Gaga?' yaptım...
Dünyaca ünlü oyuncu bir zamanlar televizyon dünyasının en sevilen isimlerinden Bill Cosby için şok eden bir iddia gündeme geldi. Cosby ile 19 yaşındayken birlikte çalışan Barbara Bowman isimli kadın Bill Cosby'nin kendisine tecavüz ettiğini açıkladı.Aradan geçen 25 yıl sonra konuşan Barbara Bowman olaydan sonra kendisinin kovulduğunu ve hiçbir yerde iş bulamadığını ama artık gerçeklerin açığa kavuşması gerektiğini söyledi.1985 yılında özel bir seçme ile Bill Cosby için çalışmaya başlayan Barbara Bowman, Cosby'nin iki yıl sonra kendisine tecavüz ettiğini iddia etti. Daily Mail'a konuşan Bowman, 'Bana ilaç verdi ve tecavüz etti. O bir canavar, bana bir canavar gibi geldi. Umudum diğer insanların da ünlü, zengin ve güçlü kişiler tarafından tehdit edilip susmayı tercih etmemesi. Eğer bir kişiyi bile yardım edebilirsem, amacıma ulaşmışım demektir' dedi.Milliyet
Google, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı sebebiyle özel bir doodle hazırladı.Ünlü internet arama motoru Google, anasayfasında 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı temalı bir doodle tasarladı. Hazırlanan doodlede İstanbul Boğazı’nda seyreden bir gemiye büyük bir Türk bayrağı yerleştirildi.
Gaston Leroux'nun romanından uyarlanacak proje, tamamen müzikal olmayacakGaston Leroux'un sahnelere ve sinemaya uyarlanan ünlü romanı 'Phantom of the Opera' (Operadaki Hayalet), Amerikan kanalı ABC ekranlarına dizi olmaya hazırlanıyor. Kanal, 'Desperate Housewives' ve 'The Golden Girls' dizilerinin yapımcısı Marc Cherry’nin imzası bulunacak yeni proje için pilot bölüm siparişi verildiğini duyurdu. Dizi, Andrew Lloyd Webber imzalı ünlü Broadway oyunu gibi tamamen müzikal olmayacak; kanalın bir başka dizisi 'Nashville' gibi müzikal unsurlar içerecek. Modern bir uyarlama olacak 'Phantom of the Opera', günümüzün acımasız müzik sektöründe geçecek.Milliyet Sanat
İstanbul Kitap Fuarı 8 Kasım Cumartesi günü 33. kez kapılarını TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde açmaya hazırlanıyor. TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile düzenlenen Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı bu yıl 8-16 Kasım 2014 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi- Büyükçekmece'de kapılarını açacak.Türkiye ve yurt dışından 850 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla düzenlenen İstanbul Kitap Fuarı'nda söyleşi, panel, çocuk etkinlikleri ve dinletilerle birlikte 270 etkinlik gerçekleştirilecek.Sinemamızın Yüzyılı ve Atilla Dorsay33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, Türk Sinemasının yüzüncü yılını 'Sinemamızın 100 Yılı' temasıyla selamlıyor. Onur yazarının Atilla Dorsay olduğu fuar, kitapseverleri sinemanın uzun yolculuğuna söyleşiler, paneller, müzik dinletileri ve sergilerle tanıklık etmeye davet ediyor.Fuar süresince oyuncu, yönetmen ve yazarların katılımıyla Atilla Dorsay'ın sinema eleştirmenliği, yazarlığı ve yaşamı üzerine söyleşiler gerçekleştirilecektir. Sinema teması kapsamında 50 etkinlik düzenlenecek.TÜYAP tarafından düzenlenen tasarımını Sadık Karamustafa'nın gerçekleştirdiği 'Renkli Sinemaskop Bir Hayat: Atilla Dorsay' sergisinde Onur Yazarı Atilla Dorsay'ın yaşamı, sinema yolculuğu, çalışmaları ve eserlerinden tadımlık bir seçki okurları karşılayacak.Onur Konuğu Macaristan: Bir Bahçeden Bir Bahçe'ye…'Ama bilirimGün olacak bilirimSenden bize, bizden sana, misafir gidilecekBir bahçeden bir bahçeye geçer gibi' Nazım Hikmet (Macar Toprağı Şiirinden)İstanbul Kitap Fuarı bu yıl çok yakın bir misafiri, Macaristan'ı konuk ediyor. Nazım Hikmet'in şiirine referansla mottosunu 'Bir Bahçeden Bir Bahçeye' olarak belirleyen Onur Konuğu Macaristan, 8-11 Kasım 2014 tarihleri arasında açık olacak Uluslararası Salon'da (1. Hol) Macar kültürünü Türkiye'den kitapseverlerle buluşturacak bir program hazırladı. Aralarında Modern Macar Edebiyatı'nın çok değerli yazarları Péter Esterházy, László Darvas, Dóra Csányi, Katalin Szegedi, Péter Zilahy, Tóth Krisztina, Spiró György, Mihály Hoppál, Timur Davletov, Fodor Pál, Dávid Géza ve Zsofia Mautner bulunuyor.Onur ülke Macaristan pavilyonunun açılışı Kültür İşlerinden Sorumlu Macaristan İnsan Kaynakları Bakanı Sayın Dr. Zoltán Balog tarafından 8 Kasım 2014 Cumartesi günü yapılacaktır. Açılış sonrasında Macar müzik grubu Cimbaliband ziyaretçileri Orta ve Doğu Avrupa ezgileriyle buluşturacak.Macaristan'ın da yer alacağı Uluslararası Salon bu yıl 8-11 Kasım tarihleri arasında 35 ülkeden 91 yayınevini ağırlayacak.Gabriel Garcia Marquez TÜYAP'taKolombiya Büyükelçiliği'nin düzenlediği anma etkinlikleri kapsamında Marquez okurlarını TÜYAP'ta selamlayacak. Anma etkinliği 15 Kasım 2014 Cumartesi günü Gabriel Garcia Marquez'in Hayatı, Eserleri ve Türk Halkının Marquez Edebiyatına Bakışı, yazar tarafından kurulan Ibero-American New Journalism Vakfı Genel Müdürü Jaime Abello ve Türkiye'den yazar Seçkin Selvi'nin katılımıyla gerçekleştirilecek.Fuarın Uluslararası Konuklarıİstanbul Kitap Fuarı, dokuz gün süresince yurt dışından değerli yazarları konuk edecek. Sinema teması kapsamında senarist ve yazar Petros Markaris, Polonyalı yazar Janusz Glowacki, eleştirmen ve sinema tarihçisi Philip Kemp; gerilim romanlarının çok satan yazarı Tess Geritsen, Gleen Meade, çevirmen ve yazar Maureen Freely fuarın konukları arasında. Tüm etkinliklerde yurt dışından 40 yazar fuar süresince Tüyap'ta olacak.Fuarın Yenilikleri: Müzik ve YemekBu sene temanın sinemaya adanması nedeniyle fuar koridorlarında tanıdık melodiler yankılanacak. Fuayede yer alacak dinletiler 8 Kasım Cumartesi, 11 Kasım Salı ve 15 Kasım Cumartesi günlerinde kitapseverleri Unutulmaz Türk filmleri Müzikleri ile karşılayacak.İstanbul Kitap Fuarı'nın bir diğer yeniliği ise 8-11 Kasım 2014 tarihleri arasında Uluslararası Salon kapsamında açık olacak 'Mutfak' . Sevilerek takip edilen yemek yazarlarının interaktif yemek sunacakları ve söyleşecekleri Mutfak, Macaristan'ın ünlü yemek blogu yazarı ve programcısı Zsofia Mautner'i de ağırlayacak. Mautner, Türk okurlara lezzetli Macar yemeklerinin gizli tariflerini verecek.Çocuk EtkinlikleriTÜYAP, genç okurlarına bu yıl da dolu bir program hazırladı. Özellikle hafta içi günlerde farklı yaş grupları için yazarların katılımıyla söyleşi, okuma ve atölye çalışmaları gibi 57 etkinlik düzenlendi.Fuar Saatleri Değişti33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı hafta içi günlerde 10.00-19.00, haftasonu ise 10.00-20.00 saatlerinde ziyaret edilebilir. Öğrenci, öğretmen, emekli ve engellilere girişin ücretsiz olduğu fuarın giriş bedeli 5TL'dir.33. İstanbul Kitap Fuarı, 24. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı-ARTİST 2014 ile eş zamanlı gerçekleştirilecek.Sabah
Uluslararası Zeugma Film Festivali , bu yıl da yerli ve yabancı filmler Gaziantep’te sanatseverlerle buluşturuyor.Festivalin basın tanıtım toplantısı 3 Kasım Saat 10:30’da Şirehan Oteli’nde usta oyuncu Kadir İnanır ve Ahmet Ümit ’in katılımıyla gerçekleştirilecek.Gaziantepli ünlü yazar Ahmet Ümit’in de destek verdiği festival kapsamında 3 Kasım Pazartesi günü Büyükşehir Belediyesi Onat Kutlar Salonu’ndaki galada usta oyuncu Kadir İnanır’a “Yaşamboyu Onur Ödülü” takdim edilecek.4 Kasım Salı günü ise “Bir Ses Böler Geceyi” filminin gösterimi öncesinde yönetmen Ersan Arsever ve Ahmet Ümit’le “Edebiyat ve Sinema” başlıklı söyleşi gerçekleştirilecek. Aynı gün Gaziantep H Tipi Cezaevinde “Deli Deli Olma ” adlı film, yönetmeni Murat Saraçoğlu , oyuncusu Mesut AKUSTA ve senaristi Serkan Tarhan ’ın katılımıyla gösterilecek.Sinemaseverler bu yıl Filmekimi’nin Gaziantep bölümündeki gösterimleri de Gaziantep Uluslararası Zeugma Film Festivali ’'nde izleyecek.Festival kapsamında Fransız Kültür Merkezi, Norveç Büyükelçiliği ve İKSV’nin desteklediği 16 yabancı uzun metrajlı film Gaziantepli sinemaseverleri bekliyor. Ayrıca 15 yerli yapım uzun metrajlı filmin yanında 19 belgesel ve 30 kısa film de Gazianteplilerle buluşacak.Festivalin konukları arasında Kadir İnanır, Ahmet Ümit, Ersan Arsever, Erol Mintaş , Feyyaz Duman , Aziz Çapkurt , Hüseyin Karabey, Murat Düzgünoğlu , Emel Çelebi , Güliz Sağlam , Aybel Altunç , Bingöl Elmas gibi oyuncu, yönetmen ve sanatçılar bulunuyor.Sanatseverler, festivale dair bilgileri Kırkayak Sanat Merkezi’nden edinebilecek.
Ünlü yönetmen Çağan Irmak’ın ‘Unutursam Fısılda’ adlı yeni filminin basın gösterimi dün Kanyon’da gerçekleşti. Filmin galası da yine aynı mekanda dün akşam yapıldı. 70’li yıllardan günümüze uzanan müzik, aşk ve umut dolu bir hikayeyi anlatan filmde Farah Zeynep Abdullah, Mehmet Günsür, Kerem Bürsin’in yanı sıra Işıl Yücesoy ve Hümeyra gibi usta sanatçılar da rol aldı. 29 Ekim’de vizyona girecek olan Unutursam Fısılda için sinema eleştirmenleri şu görüşlere yer verdi...Atilla Dorsay : Belli bir yere kadar çok onaylamadım ama son yarım saati hele finali dayanılmaz derecede güzel. Dolayısıyla ortaya şöyle bir şey çıkıyor, herhalde sadece Türk sinemasında değil dünya sinemasında da bir yönetmenin bir oyuncuya yaptığı en büyük armağanlardan biri. Hümeyra’ya öyle bir oyun oynama ve hala sesinin o kadar güzel olduğunu gösterme fırsatı vermiş ki, görkemli bir şey.Serdar Akbıyık : Çağan Irmak, hafıza yaratan bir film çekmiş. Çok değişik bir sinema dili tutturmuş. Aslında tehlikeli buluyorum bu anlamda bir adım sonrası komediye bile kayabilecek şeylere yüklenmiş fakat oyunculuklarda öyle başarılı ki insanın gözünü bile yaşartıyor. Genel itibariyle filmden gerçekten hoşlandım.Kerem Akça : Tipik Çağan Irmak özellikleri taşıyan bir film olduğu söylenebilir. Çağan Irmak klasiği olarak. 70 hikayesinde özellikle doyurucu olduğu ve çok fazla sinemamızda sanat yönetimi ve müzik kullanımı açısından başarılı bir süreç izlediğini söyleyebilirim.Alper Turgut : Filmi ikiye bölebilirim. Bir tarafım çok sevdi, bir tarafım sevmedi. O da üstüne düşünebileceğim bir şey demek benim için... Biraz daha zamana bırakıp neleri sevip sevmediğimi düşüneceğim.Sadi Çilingir : Çağan’ın filmlerine genelde ön yargıyla geliyorum, beğenme açısından. Bu filmi de dönem filmi olarak yine çok başarılı yapmış. Özellikle bizim gençliğimize denk geliyor hikaye. Ben bir kusur bulamadım, her bakımdan güzel. Müzikler de güzel, görüntüler de. Herkese tavsiye edilebilecek bir film.Uğur Vardan : Çağan bence bildiği sulara dönmüş. Kökler, köklerden kaçış tekrar dönüş... Beğendim genel olarak. Hatta son dönemde yaptığı en iyi film diyebilirim. Retro bir hikaye, giyimiyle kuşamıyla, şarkılarıyla, gayet başarılı yansıtmış. Oyunculuklar gayet iyiydi. Geri dönüşler bu kadar sık olmasaydı denilebilir. Son zamanlarda çektiği en iyi yapımlardan biri. Çağan?Irmak, kendine ait çizgisini bir kez daha göstermiş. Belki yine bir başka altını çizilmesi gereken nokta bu kez çok çok ağlatmıyor.Cüneyt Cebenoyan : Film iki bölüm halinde değerlendirmek mümkün diye düşünüyorum. Bir bu zamanda geçen Işıl Yücesoy ve Hümeyra’nın canlandırdıkları bölümleri diğeri de Hatice ve Hanife’nin gençlik dönemlerini anlatan kısımlar. Işıl Yücesoy ve Hümeyra çok iyi oyuncular. Günümüzde geçen bölümü daha başarılı buluyorum, oyunculuklarını da karakterleri de daha gerçekçi buluyorum. Fakat geçmişe 60’lara 70’lere dönen bölüm bence biraz fotoroman gibi olmuş diyebilirim... Yine de Çağan Irmak’ın çok dahiyane bir yönü olduğunu da düşünüyorum.Vatan
Spor yazarı Kaan Kural, bu gece başlayacak yeni NBA sezonu öncesi merak edilenleri 10 soruda masaya yatırdı. Kural'a göre gözler yine LeBron James'in üzerinde olacak.NBA'de yeni sezon bu gece yapılacak maçlarla başlıyor. Her zaman takımlar kadar -belki de daha fazla- yıldızları ile öne çıktı NBA. Bu sezon da farklı değil. Ve çok uzun zamandır olduğu gibi bu sezon da bir numaralı ilgi unsuru LeBron James.Yeni sezona LeBron ve yeni takımı Cleveland'la başlayan 10 önemli soruya yanıt arayarak bir bakalım.1. LeBron James Cleveland'a hayat verebilecek mi?2010 yazında Cleveland'ı basketbol anlamında bitirmişti LeBron James. Doğup büyüdüğü, NBA'in zirvesine taşıdığı, finale çıkardığı Cavaliers'ı hiç beklenmedik ve son derece yakışıksız bir şekilde bırakıp Miami'ye gitmişti. Dört yıl, dört final ve iki şampiyonluk sonrası geri dönüyor. Biraz kefaret, biraz ev özlemi, biraz da yeni bir başarı fırsat gördüğü için. Ligin kendi pozisyonlarındaki en iyi oyuncuları arasında yer alan Kyrie Irving ve Kevin Love'la birlikte NBA'in yeni süper takımını yarattı Cleveland. Ancak ligin yeni süper üçlüsü ne kadar ilgi çekse de Cleveland asıl önemli hamleyi belki de forma giyenler alanında değil takım elbiseliler arasında yaptı.David Blatt'i Maccabi'den koparıp takımın başına getirdiler. Blatt NBA düzeninin içinden yetişmemiş ilk koç olacak NBA'de. Ve Cleveland asıl burada turnayı gözünden vurdu. Yaratıcılığı, her oyuncudan verim almasıyla ünlü Blatt, Irving-LeBron-Love üçlüsünün dinamiklerini en üst düzeye çıkartmak konusunda da, Love takası için takımın derinliğinden fedakarlık yapan kadroyu verimli kullanma alanında da, takımın en önemli eksiği olarak görünen savunma, özellikle çember savunması konusunda da pek çok soru işaretini ortadan kaldıracaktır. Dört yıl önce yense de yenilse de her maçı olay olan Miami takımının yerinde Cleveland var artık. Ligin gözlerin en üzerinde olduğu takımı olacaklar. Şampiyonluk dışında hemen her sonuç 2011 Miami'sinde olduğu gibi başarısızlık addedilecek. Ama o hedefe ulaşmak için kağıt üstünde her şeye sahipler.2. Peki Miami ne olacak?LeBron'u kaybettiler ama yerine Luol Deng geldi. Josh McRoberts gibi yararlı bir ekleme de var ayrıca. Ray Allen dışında da başka önemli bir kayıpları yok geçen seneye oranla. Deng bir All-Star. Ancak LeBron'un yokluğunda asıl değerini daha net göreceğiz. LeBron'dan Deng'e iniş bile son dört yılın finalistini bir değil üç-dört basamak düşürecektir. Özellikle Wade-LeBron-Bosh üçlüsünün atletizmine dayalı çember savunucu olmadan sadece topa baskı ile yapılan savunma çok gedik verecek. Hücumda da Dwyane Wade'in sorunlu dizleri ile ne kadar skor yükü kaldırabilecek, en önemli soru işareti o. Doğu'nun zayıflığı nedeniyle yine play-off yapacaklardır ama iddialı oldukları günler artık geride kaldı. LeBron'suzluk bir tek Chris Bosh'a yarayacak galiba. Dört yıldır üçüncü parça olarak çok fedakarlık yapan buna rağmen pek de takdir görmeyen Bosh'un da aslında çok çok değerli süper yıldız sınıfında bir oyuncu olduğunu yeniden hatırlayacağız.3. Cleveland'a Doğu'da rakip yok mu yani?Rakip her zaman vardır. Washington ve Toronto yükselişteki genç çekirdeğe sahip takımlar. Ancak iyi olsalar da şampiyonluk iddiası gibi bir sözü telaffuz etmek için hayli erken. Cleveland'a gerçekçi olarak tek rakip Chicago Bulls. Tom Thibadeau ile yine ligin en iyi savunmasına sahip olacaklar. Üstelik Pau Gasol ve Nikola Mirotiç gibi iki önemli takviye yaptılar. Gasol'ün iki senedir uyurgezer halinden uyanması, Mirotiç'in de NBA'e çabuk adapte olması ile bir basamak daha yukarı çıkacaklar. Ama onların asıl şansını belirleyecek isim Derrick Rose. Neredeyse iki senedir potalardan uzak Rose. ABD Milli Takımı'nda sağlıklı ama oldukça dağınık gözüktü. Oyunu sürekli yedinci viteste gitmek üzerine kurulu olduğu için hata payı çok düşük Rose'un. Yeniden eski keskinliğini bulması Bulls'u Cleveland'ın bile önüne koyabilir.4. Bir Indiana vardı ona ne oldu?Yandı bitti kül oldu. Geçen sezonun ilk yarısında Doğu'nun en iyi takımı gibi görünürken, ikinci yarıda neden olduğu hiçbir mantıklı nedenle açıklanamayacak şekilde dağıldılar. Yine de savunma ve geleneklerleri sayesinde Doğu finali oynadılar. 'Bu sezon tekrar toparlanırlar mı?' derken yaz felaket geçti. Önce çılgınlıkları olsa da çok sınırlı hücumdaki yegane yaratıcı oyuncu Lance Stephenson, Charlotte yolunu tuttu, ardından takımın süper yıldızı Paul George, ABD Milli Takımı'nda bacağını kırıp sezonu kapattı. Zayıf Doğu'da bile play-off resminin dışında kalacaklar muhtemelen.5. Doğu zayıf anladık. Batı'da durum ne?Vahşi Batı tabirini fazlasıyla hak ediyorlar. Tam 11 tane iyi takım var. Spurs son yılların en etkileyici şampiyonluğuna ulaşan kadroyu korudu.Oklahoma City Kevin Durant'i yaklaşık bir buçuk ay kaybetmesine rağmen kağıt üzerinde halen ligin en iyi takımı.Los Angeles Clippers hem Spencer Hawes gibi en ihtiyaç duyduğu alana önemli bir takviye yaptı hem de ırkçı sahibi Donald Sterling'den kurtularak rahat bir nefes aldı. Golden State Warriors'un en büyük takviyesi koç Steve Kerr.Takımın neredeyse rakipsiz hücum potansiyelini biraz öne çıkartsa bile olabileceklari düşünmek korkutucu. Houston Rockets, Chandler Parsons'ı kaybetmesine rağmen halen Harden-Howard ikilisi ile çok iddialı. Parsons'ı kapan, Chandler'ı da geri alarak en önemli sorunu pivotu halleden Dallas daha da tehlikeli hale geldi.Geçen sezon play-off'u kılpayı kaçıran Phoenix takviye yaptı. Portland gelişimi sürdürüyor. Denver sağlıklı olursa çok tehlikeli.Memphis halen kimseye karşı geri adım atmayacaktır. New Orleans Pelicans hem sağlığına kavuştu hem Anthony Davis'i var. Bu takımlardan üçü play-off bile yapamayacak. Doğu-Batı dengesizliğinin kurbanı olacaklar.6. 11 iyi takım var ama en iyisi hangisi? Kim çıkar Batı'dan onu söyle!Onu söylemek analiz değil kehanet olur olsa olsa. İlla bir yanıt vermek gerekirse San Antonio diyerek en garanti seçeneğe yönelmek en kolayı galiba. Ama takımları üçe ayırmak en doğrusu. Spurs'le birlikte Oklahoma City ve Clippers en iddialılar. Hemen ardından Dallas ve Golden State geliyor. Diğerleri de iyi ama Batı'dan çıkmaları için kendi başarıları dışında başka faktörlerin de devreye girmesi gerekir.7. Lakers, Celtics, Knicks gibi NBA'in köklü camialarından hiç bahsetmedik. Üstelik Kobe döndü.Aslında pek bahsedecek bir şey yok da ondan. Evet Kobe'nin dönüşü gerçekten önemli merak konusu. Ama 36 yaşında iki büyük sakatlıktan gelen bir oyuncu olarak etkisi ne olacak kestirmek zor. Hazırlık maçlarında iyi göründü ama eski Kobe gibi değil. Bir daha olabilir mi, o da ayrı tartışma konusu. Lakers'ın geri kalan kadrosu ise felaket. Yeni koç Byron Scott da “Üçlükleri azaltacağız” gibi yeni basketbol felsefesine taban tabana zıt açıklamalarıyla zaten pek güven vermeyen stilinin daha da sıkıntılı bir oyuna dönüşeceği sinyallerini verdi.Ayrıca Kobe sadece iyi olur ama oyunu domine edemezse, olumsuz yan etkileri de olacaktır. Vahşi Batı'da Lakers en zayıf takımlardan biri. Keza Celtics de sakatlıktan dönecek Rondo'yu bekliyor ama ilk fırsatta takas edebilmek için... Koç Brad Stevens olumlu basketbol oynatsa da çok zayıflar. Knicks play-off yapabilir ama ciddi bir etki yaratamayacak kadar zaaflarla dolu.8. Yıldızların ligi madem, bu sezonun yıldızı kim olur?En Değerli Oyuncu ödülünü soruyorsun muhtemelen. Yıldızlar çünkü belli. Son şampiyon Durant aslında favori olabilirdi ama yaklaşık bir buçuk ay kaçıracak. Tam olarak kaç maç kaçırdığı ve döndükten sonraki hali belirleyici olacaktır ama artık favori değil. Bu otomatik olarak ligin diğer kralı LeBron'u favori yapıyor. Onu zorlayabilecek en önemli isim ise Anthony Davis. Eğer Pelicans o Batı'da biraz çıkış yapabilirse Davis, “Ligin en iyi oyuncusu kim?” tartışmasında LeBron-Durant denklemine beklenenden de erken girip, üstelik ödülü bile kapabilir.9. Geçen yıl hep “Süper bir çaylak sınıfı geliyor” deniyordu. Gerçekten beklenen etkiyi yapacaklar mı? Yılın Çaylağı kim olur?Yapacaklar. Her şeyden önce çok derin bir çaylak sınıfı bu. Yaklaşık 15 oyuncu kadrolarda ana rotasyona girecek ve önemli birer parça olacaklar. Tavanlarını ise parkeye çıktıklarında göreceğiz. Yılın Çaylağı için bir numaralı aday, hazırlık döneminde de çok başarılı görünen Jabari Parker. Ersan İlyasova yıllarca bencil kısalardan çok çekti, şimdi de kendi pozisyonuna bir yıldız adayı geliyor. Ne çekti be Ersan!10. Ersan dedin de son olarak Türk oyuncuların durumu ne?Ersan zor bir yerde, söylediğimiz gibi. Ama öncelikle sağlığına kavuşsun da önemli olan o. Sonra takasla başka bir yere gitse çok iyi olur onun için. Ona çok ihtiyaç duyan takımlar da var aslında.Hidayet Clippers'da kaldı. Ersan'ın tam tersi bir durumda Hido. Rolü kısıtlı olsa da şampiyonluk adayı bir takımda rotasyona girmesi bile önemli. İki senedir çok büyük düşüşte gerçi ama şansına hem çok iddialı ama aynı zamanda dar rotasyonu olan bir yerde olacak. Biraz form bulabilirse kariyerinin sonbaharında yeniden bir NBA finali bile görebilir, o finalde rol bile alabilir.Ömer Aşık da Ersan'la benzer bir durumdaydı, yaz döneminde takasla kendini kurtardı. Her ne kadar NBA'in bundan önceki en önemli uzunu Howard'ın yanından ayrılıp artık o unvanı alan isim Anthony Davis'in yanına gelmiş olsa da, Houston'dakinin aksine Davis'le yan yana oynaması mümkün. İdeal bir senaryo değil ama eskiye oranla çok daha iyi oldu Ömer için. Kontratının son yılında yeniden ligin kalburüstü oyuncuları arasına girmek için bir fırsat buldu.Enes Kanter ise üç yıldır adeta patinaj yapıyordu ama bu yaz oyununa üç sayı tehdidi de eklediğini göstererek biraz ileriye gittiği izlenimi verdi. İleri de gitmeli zaten. Ama onun asıl sorunu, bireysel yeteneklerden çok, takım oyunundan kopuk görüntüsüydü. Bakalım o alanda ilerleme kaydetti mi?Kaynak: Al Jazeera | Kaan Kural
Gördüğünüz yerde boynuna mı atlarsınız, bir sonraki albüm ne zaman çıkacak diye mi sorarsınız yoksa bir önceki sevgilisinden neden ayrıldığını mı öğrenmek istersiniz? SokakRoportajlari.com iftiharla sunar; En beğendiğiniz ünlü kim ve bu ünlüye soracağınız ilk soru ne olurdu?
Hangover film serisinden tanıdığımız aktör Zach Galifianakis’in absürt komedi tadında hazırladığı talk show’un son bölümüne ünlü oyuncu Brad Pitt konuk oldu.“Bronz tenini korumak senin için zor olmuyor mu? Karının gölgesinde yaşadığın için” sorusu üzerine Pitt'in gülmemek için kendini zor tuttuğu ve sinirli bir şekilde sakız çiğnediği görülüyor.Galifianakis, ardından Aniston'ın başrolünde oynadığı ünlü komedi dizisi Friends’teki rolüne atıfta bulunarak sorular yöneltiyor. Pitt ise bu soruların hepsini cevapsız bırakıyor.Programın sonunda, “İnsanların görünüşüne fazlasıyla odaklanıp senin sadece berbat bir aktör olduğunu fark etmediklerini düşünüyor musun” sorusu üzerine Pitt, ağzındaki sakızı Galifianakis’in yüzüne tükürüyor.
ABD’li oyuncu Rene Zellweger’in yeni yüzüyle ortaya çıkmasının ardından başlayan estetik tartışmasına Julia Roberts de katıldı. Oscarlı oyuncu, “Benim gibi 45’ine gelip estetik yaptırmadıysanız, başrol kapmanız zor” dediAmerikalı aktirist Rene Zellweger’ in katıldığı bir ödül töreninde, yüzünün tamamen değişmesi üzerine estetik operasyon yaptırdığı iddiaları gündeme gelmişti. Dünyaca ünlü bir güzellik markasının modelliğini yapan Oscarlı oyuncu Julia Roberts, Hollywood aktiristlerinin estetik operasyonları hakkında yorumlarda bulundu. “Aslına bakarsanız benim gibi 45 yaşına gelmişseniz ve hâlâ yüz gerdirme operasyonu yaptırmadıysanız, bu Hollywood’da başroller alamabilmeniz ihtimalini azaltır” diyen oyuncu, buna rağmen yüzü olduğu kozmetik markasının yetkililerine, 50 yaşına kadar doğal yaş almasını dilediğini ve markanın bunu kabul ettiğini de sözlerine ekledi. Taraf
J.K. Rowling, Cadılar Bayramı'na özel yazacağı öyküde serinin en nefret edilen karakterlerinden Dolores Umbridge'e odaklanacakJ.K. Rowling, ünlü kitap serisi 'Harry Potter’dan Dolores Umbridge’i anlatacağı yeni bir hikaye yazdığını ve Pottermore isimli web sitesinde yayınlayacağını duyurdu. Cadılar Bayramı’na özel yazılan hikaye, 31 Ekim’de okurlara sunulacak.Rowling’in Sony Entertainment ile birlikte kurduğu ve Harry Potter üzerine yazar tarafından paylaşılan haberler ve ek içeriğin yer aldığı Pottermore adlı internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, hikayenin beşinci kitabı 'Zümrüdüanka Yoldaşlığı’nda ortaya çıkan profesör Umbridge’in anlatılacağı hikaye bin 500 kelime uzunluğunda olacak.Yazar daha önce de aynı sitede şarkı söyleyen büyücü Celestina Warbeck ve Harry Potter’ın bir Quidditch maçını izleyerek yorumladığı kısa hikayeler yayınlayarak Potter hayranlarını sevindirmişti.Milliyet Sanat