51. Altın Portakal Film Festivali Ödülleri Sahiplerini Buldu

 > -

Bir Fincan Türk Kahvesi | En iyi Kısa Film

Yaşlı bir kadın ve küçük torunu bir masanın etrafında eski aile fotoğraflarına bakarlar. Yaşlı kadın, bu fotoğraflara bakmaya ve geçmişe dönmeye önceleri dirense de, geçmişin uyandırdıklarına direnemez. Küçük yaşta evlendirilen bir kız çocuğunun hayata tutunuş hikâyesine bir fincan Türk kahvesi içimi boyunca şahit oluruz.

Guruldayan Kalpler | En İyi Yönetmen Ödülü

Yaşar, mahalleden arkadaşları Faruk ve Gürbüz’ün hurda nakliyesi yapacakları yalanına inanır; ressam ve heykeltıraş Hülya’nın atölyesine gitmeyi kabul eder. Ancak ikilinin amaçları hırsızlık yapmaktır. Hülya, Yaşar’ı yakalar. Ancak saf biri olduğuna ve bir şansı daha hak ettiğine inandığı için Yaşar’ı atölyesinde işe alır. İşsizlik sıkıntısı çeken Yaşar işi kabul eder ve zamanla Hülya’ya gerçekten yardımcı olmaya başlar. Hülya’nın son sergisinde yaptıkları heykellerden biri satılınca heykeli müşteriye teslim etme görevi Yaşar’a düşer. Hülya’nın yanlış adresi vermesiyle işler karışmaya başlar.

Oflu Hoca'yı Aramak | Dr. Avni Tolunay Özel Ödülü

Ayrıca, Ulusal Uzun Metraj Jüri Özel Ödülü'nü "Oflu Hocayı Aramak" ve "Sivas" filmleri aldı.

Karadenizli işadamı Ali Bey, Doğu Karadeniz’i dağ turizmine açacak mega bir inşaat projesine girişmek üzeredir. Projenin önünü açacak gerekli kanunlar çıkarılma sürecindeyken Ali Bey tanıtım ve reklam faaliyetlerine katkıda bulunabileceği düşüncesiyle Karadeniz’in çağdaş efsanelerini araştıran bir belgesele sponsor olur. Araştırmalara bant kayıtlarıyla 90’lı yıllara damgasını vuran ‘Oflu Hoca’ efsanesinden başlarlar. Ali Bey hoca efsanesinin iyi bir reklam potansiyeline sahip olduğunu düşünür ve ekip olarak bu efsaneye yoğunlaşırlar. Ancak bu karar başlarına birçok felaketin gelmesine sebep olacaktır.

Behlül Dal Özel Ödülü | "Doğan İzci","Sıla Lara Cantürk" ve "Mert Taştan"

Test | Uluslararası Yarışma En İyi Ödülü

Moskovalı sinemacı Alexander Kott’un son yapıtı, Kinovatr Film Festivali’nde En İyi Film, En İyi Görüntü Yönetmeni dahil üç ödül kazandı. 1949’da Semipalatinsk’de gerçekleştirilen ilk nükleer bomba testinden yola çıkan Kott, radyasyonun nüfuz ettiği hayatlara bir ağıt yakıyor. Her günün bir diğerinden farksız geçtiği sakin bozkırda babasıyla birlikte yaşayan Dina, iki aşkın ortasında kalır. Babasıysa her sabah işe gider, her akşam eve döner. Hiç değişmeyecek gibi görünen bu sıradan yaşam döngüsü, ufuk çizgisinde beliren bir alev topuyla kırılır.

Yaşam Boyu Başarı Ödülü | "Abbas Kiarostami"

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü | "Aziz Çapkurt"

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü | "Nursel Köse"

En İyi Kurgu Ödülü | "Sivas" ile "Yorgos Mavropsarıdıs"

En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü | "Neden Tarkowski Olamıyorum" Filmi ile "Osman Özcan"

Neden Tarkovski Olamıyorum..., hayatını halk şarkılarının anlattıkları öykülerden esinli ucuz TV filmleri yaparak geçiren 35 yaşındaki hevesli yönetmen Bahadır’ın trajikomik öyküsünü anlatıyor. Belirli bir açıdan bakıldığında, Bahadır’ın idolü Tarkovski gibi filmler yapma hırsı arasında çok engel vardır. Diğer taraftan, Bahadır görkemli filmlerinin ilkini yapmak için gereken parayı bulmak için uğraşmaktadır ve bu da senaryosunu konuşmak için her kapılarını çaldığında hayal kırıklığıyla döndüğü yapımcılar ve diğer yönetmenlerle görüşmesi anlamına gelmektedir.

En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü | "Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku" filmi ile "Vedat Özdemir"

Kendi deyimiyle “henüz hiçbir kitabı yayınlanmamış yazar” Arif, tam da kadınları ve aşkı anlamaya çalıştığı bir sırada Müzeyyen’e rastlar. Arif kadınların kendisinden hep bir şeyler beklemesinden bıkmıştır, Fakat Müzeyyen çoktan kendi hayatını kurmuştur… Arif’e göre, kadınlar kendilerinden söz etmeyi severler, Fakat Müzeyyen hep Arif’i konuşturur… Müzeyyen saçlarını kendisi keser, iyi bir kadın olmak istemez, konuşurken gözlerini kaçırmaz… Bir yandan kitabını bitirmeye çalışan Arif bir yandan da Müzeyyen’in gizemli ve tutkulu dünyasında dolaşır. Sonunda Müzeyyen Arif’e büyük acılar ve bu acıların içinde de aradığı cevapların bazılarını verecektir.

En İyi Erkek Oyuncu Ödülü | "Serkan Keskin" ve "Feyyaz Duman"

En İyi Kadın Oyuncu Ödülü | "Nesrin Cevadzade"

En İyi Müzik Ödülü | "Annemin Şarkısı" Film müziği "Başar Ünder"

Genç öğretmen Ali, yaşlı annesi Nigar ile 90’lardan bu yana Kürt göçmenlere ev sahipliği yapan İstanbul’un Tarlabaşı mahallesinde oturmaktadır. İstanbul’da süren nezihleştirme anne oğlu ikinci kez evlerinden edince, Ali ve Nigar kendilerini kentin en ucundaki ruhsuz beton çölünde bulur. Nigar, eski komşularının hepsinin köylerine geri döndüğünü düşünmektedir. Her sabah eşyalarını toplar ve köyüne dönmeye karar verir.

Köyünü ve rüyalarında duyduğu şarkıyı arayarak kenti gezer. Ali’nin tek yapabildiği ona nazik davranmak, hediyeler almak, onu şekerlerle sevindirmek, motosikletle gezdirmek ve annesinin o şarkıyı bulmasına yardımcı olmaktır. Bu arada Ali, kız arkadaşının hamile olduğu öğrenir. Henüz baba olmaya hazır değildir. Yaşamındaki iki kadın arasında kalan Ali, kendi yolunu seçmek zorundadır.

En İyi Senaryo Ödülü | "Onur Ünlü"

Ayrıca, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması En İyi Yönetmen Ödülü'nü de "Onur Ünlü" aldı.

En İyi İlk Film Ödülü | "Annemin Şarkısı"

En İyi Film Ödülü | "Kuzu" Filmi

Köyün en fakir ailesinin hanımı olan Medine, oğlu Mert’in sünneti için köyde ufak da olsa bir şölen yaparak toplum içerisinde varlık gösterebilmeyi çok arzular. Şölen için tandırda pişirmek üzere bir kuzuya ihtiyacı vardır. Kocası İsmail’in tek derdiyse şehre gelen şarkıcıdır. Mert’in ablası Vicdan, kardeşini eğer düğün için kesecek kuzu bulamazlarsa onu keseceklerine inandırır. Kesilmekten korkan Mert, düğün için kuzu aramaya başlar. Şölen günü yaklaştıkça, fakirlik ve toplum baskısı ile baş etmeye çalışan Medine, misafirlerine unutamayacakları bir ziyafet verecektir.

Fotoğraflar: altinportakal.org.tr ve google.com.tr

Film özetleri: altinportakal.org.tr

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir