Deniz Seki İlk Kez Konuştu: 'Mahkum Edildiğim Suçun Masumuyum'
Deniz Seki'den samimi itiraflar... 'Uyuşturucu ticareti yapmaktan' 6 yıl 3 ay hapis cezası onanan şarkıcı AKŞAM'a konuştu. İşte Seki'nin kendisini kaçışa sürükleyen yakalama kararından önceki son sözleri: Yok edilişime izin vermeyin. Elimi bırakmayın!İç burkan bir hikayenin son parçası Deniz Seki’nin yarın yayınlanacak olan albümü ‘İZ’… Bundan tam 118 gün önce, o albümü konuşmak için sözleştik onunla… Ben sordum, o anlattı. Ağzından çıkan her şeyi onun gözlerinde de gördüm ben o gün… Acısını, umudunu, kırgınlığını, ihtirasını, feryadını… ‘Her şeye rağmen’ yaşayışını gördüm... Henüz üstünden 24 saat bile geçmeden, dünyasını başına yıkan o haber geldi… Birazdan okuyacağınız son cümlelerini kurduktan sonra kayboldu Deniz Seki… Ertesi gün planladığımız fotoğraf çekimine gelmedi ve bir daha hiç duyamadık sesiniAilemle, eşimle, bebeğimle...Yorucu, yıpratıcı bir süreç yaşıyorsunuz... Buna rağmen hep sessizsiniz, içinizde neler oluyor?İçimde fırtınalar kopuyor tabii ki ancak süren yaşam içinde acı ve sıkıntılarınızı kalbinizin derinlerinde saklamak zorunda kalıyorsunuz. Suçsuzum. Yargının bu gerçeği göz ardı etmeyeceğinden de eminim. Ancak yasalarımızda ve adli sistem işleyişinde önemli boşlukların olduğunu görüyorum, bu boşlukların doldurulması gerektiğine inanıyorum... İçimdekiler hep içimde kaldığı için bu noktaya vardım. Kavga, çıkar insanı olsaydım, koşullar değişirdi belki ama dediğim gibi ben buyum. Ben, bana yapılanları yapamadım kimseye. İnsanları karalamadım, harcamadım! Sessizim, hep sessiz kaldım.Cezaevinden çıktıktan sonra, sizi mutlu gördük... İşinize sarıldınız, zayıfladınız. Nasıl motive oldunuz?Kolay bir süreç sanmayın. Dışarıya yansıttığım ve yaşadığım öylesine farklıydı ki aslında. Çalışmak, üretmek, hep güçlü, hep yaşama bağlı olmak… Umutluydum, yeni bir enerjiyle doluydum, kendimi ve hayatımı sıfırladım. Hatta yeni bir yuva kurmak, bu mutlulukla şarkılar üretmek, başarılarımı ailemle, eşimle, bebeğimle paylaşma hayalini kurmaya başladım.DÜŞÜNMEK NEFESSİZ BIRAKIYORMahkumiyet sonrası özgürlük ne hissettiriyor insana?Günlerce evimden çıkmadım. Çiçeğe, toprağa dokundum. Anneme, aramızda engel olmadan sarıldım. Dünyayı kokladım. Cezaevinden çıkan, o dört duvar arasında yaşamın en zor sınavını veren, hele de masum ama sesini duyuramayan bir kişi, özgürlüğe kavuştuğu an anlayabilir ancak bu duyguyu. Cezaevinden çıktığımda kendimi anlatabilecek bir yol vardı önümde. Kararlı, dürüst ve doğrularıyla yoluna devam eden bir kişi olacaktım.Peki ya özgürlük sonrası mahkumiyet hissi?Düşünmek korkunç, nefessiz bırakıyor, ürpertiyor insanı. Gökyüzünü sadece yirmi metrekarelik bir alan içinden seyretmek korkunç bir duygu. Yargıtay’da 9 kişi benim mahkum edilmemi doğru bulmadı. Maalesef 13 kişi böyle düşünmedi ama bakın, öyle net, siyah beyaz bir durum yok. Bir taraftan masum insanlar ceza aldı diye mahkemeler kaldırılıyor, diğer yanda kararları kaldırılmıyor... Şimdi buna adalet mi diyelim? Yanlışlık bir yerden mutlaka dönecektir.ARKAMDA BİR CAMİA YOKTU!İnsanlar sürecin bir bölümünü Aziz Yıldırım'ınkiyle kıyasladı. Siz ne düşünüyorsunuz?İkimiz de aynı özel yetkili mahkemelerin mağduruyuz ama galiba bana daha da acımasızca davranıldı. Hep sessiz kalışım galiba ‘vur abalıya’ dedirtti. Yalnız bir kadın olarak gördüler, arkamda bir camia yoktu. Bu nefessiz bir bekleyiş. Yaşamayan bilmez. Aziz Bey için de kendim için de tüm özgürlüğünü yitirmişler için de bir bakış bir anlayış bekliyorum.İnfaz kararıyla birlikte on binler ayağa kalktı. Sosyal medya adeta yıkıldı. 'Deniz Seki'ye özgürlük' dedi insanlar...Gerçeği görebilen sevenlerimin, yanlışların farkında olan, sorgulayan kişilerin olduğunu görmek güzel... Tüm yüreğinizle yanımda olun... Bu yanlışın düzeltilmesi için desteğinizi esirgemeyin. Yok edilişime izin vermeyin. Elimi bırakmayın. İnansın ki herkes, ben mahkum edildiğim suçun masumuyum.'BAĞIŞLANMAYI DiLiYORUM'Kendi cezanızı kendiniz verseydiniz o ceza ne olurdu?Suç işlemedim. Suçun cezası olur. Ben hata yaptım. Hata bağışlanır. Bağışlanmayı diliyorum. İnsanlardan, sevdiklerimden uzak, üretmeden yaşamayı istemiyorum. Bana işlemediğim bir günahın bedeli ödetilmeye çalışılıyor. En ağırı bu.Hadi bir özeleştiri yapalım... Neyi neden hak ettiniz, neyi neden hak etmediniz?Başarımı, ünümü hak ettim. Tırnaklarımla, kazıya kazıya ulaştım bu noktaya. Onurumla ‘Deniz Seki’ oldum. Hak etmediğim şey ortada.. Yaptığım bir hatanın, hayatıma son verecek bir noktaya ulaşması... Kendimi ifade edemeden, adaletli bir yargılanmaya reva görülmeden, sonumun getirilmek istenmesini hiç ama hiç hak etmedim. Beni canlı canlı mezara gömmeyin, hiçbir vicdan buna sessiz kalmamalı.Sizce neyin bedelini ödüyorsunuz?Ben bir yanlış yaptım ama bedelini çok faizli ödedim. Bana ödetilmek istenen, benim yapmadığım, işlemediğim bir günah içindir. Suçsuz olduğumu bildiğim için çözümün kolay olacağına inanmıştım. Ben sanatçıyım, tek silahım şarkılarım, tek tetiği dilim ve yüreğim'Bu albüm hayatımın iKiNCi PERDESi'Henüz albümün tamamını dinlememiş olsam da duygu olarak en yoğun albümünüz olduğunu düşünüyorum. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz bu şarkıları?Hayatımın ikinci perdesi bu albüm. Umarım bu perde hep alkışlarla, huzurla, sevinçli günlere açılır.ÖNDER SARIAHMETOĞLU AkşamRöportajın devamı için tıklayınız...**
'Kızlarımıza Sürekli Dış Görünüşüyle Yarışmaları Gerektiği Öğretiliyor'
Azra Akın: Aksiyonu seven bir kadınım. Geçmişte yaptığım işlerde de dublör kullanmadan ata bindim, attan düştüm, 6. kat balkonundan bile sarktımDünyada kadın olmanın zor olduğunu söyleyen manken ve oyuncu Azra Akın , “Çocuklarımızı bazı konularda doğru eğitmediğimizi düşünüyorum. Mesela kızlarımıza sürekli dış görünüşleriyle yarışmaları gerektiğini öğretiyoruz. Halbuki önemli olan, yetenekleri, cesaretleri... Ancak bu şekilde hayata ve kendilerine katkı sağlayacaklar aslında. Özgüvenin sadece dış görünüşle sağlanmaması gerektiğini düşünüyorum. Ben kadınların daha çok kendilerini sevip değer vermelerini isterim” dedi.2002 Miss World Güzellik Yarışması’nda Dünya Güzeli seçilen Azra Akın, Hürriyet gazetesinden Hakan Gence’ye konuştu.Hakan Gence’nin Azra Akın’la yaptığı söyleşi şöyle:Yıllardır saflığın ve masumiyetin simgesi olarak anılıyorsunuz. Bu, sizin planladığınız bir imaj çalışması mı?Hayır asla değil. Bu algıda karakterimin ve yapımın payı olabilir. Benim içimde bir çocuk var. Bunu göstermekten çekinmiyorum.Bu şekilde etiketlenmekten sıkılmadınız mı?Toplum, insanları belli kalıplara sokmayı çok seviyor. Bu da beni sıkıyor. Çünkü aslında sınırları zorlamayı ve aşmayı seven bir kadınım.Yeni filminizde ve fotoğraf çekimindeki seksi imajınızın sebebi artık içine sokulduğunuz kalıpları kırma arzusu mu?Küçük yaştan itibaren bu işi yapıyorum ve beni tanıyorsunuz. Şimdi genç bir kadın büyüyor. Artık kadınlığı barındıran özellikleri daha çok kucaklıyor. Çocukluktan yetişkinliğe geçiş yapıyor. Belki bunu görüyorsun. Ayrıca zaman zaman anlamlı ve kendimi bu şekilde hissettiğim ve yakıştırdığım anlar da olmuştur. Mesela dans yarışmasındaki performanslarımda da bu ortaya çıkmıştı.Artık daha mı cesursunuz?Zaten cesur bir kadınım. Genç yaşta bir ülkeden başka bir ülkeye tek başına gelmek bile cesurca bir hareket değil mi?Yüzünüz sürekli gülüyor. Hatta size ‘Türkiye’nin gülen yüzü’ diyorlar. Bu bir noktadan sonra takındığınız bir maske mi?Kendime karşı dürüst olmayı seviyorum.O ne demek?İçimden ne geliyorsa onu göstermek istiyorum. Çocukken de böyleydim ve yüzüm gülerdi.Bir dönem kadına yönelik şiddet kampanyasında yer almıştınız. Sizce Türkiye’de kadın olmak zor mu?Dünyada kadın olmak zor.Nedir o zorluklar?Çocuklarımızı bazı konularda doğru eğitmediğimizi düşünüyorum. Mesela kızlarımıza sürekli dış görünüşleriyle yarışmaları gerektiğini öğretiyoruz. Halbuki önemli olan, yetenekleri, cesaretleri... Ancak bu şekilde hayata ve kendilerine katkı sağlayacaklar aslında. Özgüvenin sadece dış görünüşle sağlanmaması gerektiğini düşünüyorum. Ben kadınların daha çok kendilerini sevip değer vermelerini isterim.Siz de kadınların dış görünüşleriyle değerlendirildikleri bir yarışma sayesinde hayatımıza girmediniz mi?Tabii orada güzellik bir tema. Ama Dünya Güzellik Yarışması 1951’de tamamen yardım amaçlı kuruldu. Benim de çocukluğumdan beri birilerine destek olmak, yardım etmek ilgimi çekiyordu. Ve bir elçi seçildim. Ayrıca bir kadının sadece dış görünüşüyle eleştirilmesinin ruh için çok yıpratıcı bir şey olduğunu düşünüyorum.Dünya güzeli olunca söylemek kolay herhalde?Hayır, benim de güvensiz hissettiğim anlar oluyor. Kendimizi severek bunlardan kurtulabiliriz. Şimdi genç kızlar zayıflamak için zorlu diyetlere başlıyor. Üzülüyorum. Onun yerine çocuklara bedenlerini tanımaları, yargılamamaları ve sevmeleri öğretilmeli. Tutkularına yönlendirilmeliler.Bunları söylüyorsunuz ama siz inceciksiniz...Yemeyi çok seviyorum ama benim bir vücut tipim var. Bunu miras almışım. Kendi vücut tipime uygun besleniyorum.Küfürbaz bir yanım yokİki yıldır ortalarda yoktunuz...Küçük yaştan itibaren çok yoğun bir tempoda çalışıyordum. Hayatta durgun dönemler de olduğunu ve onların ne kadar kıymetli olduklarını keşfettim. O süreçte dikkatimi ve ilgimi başka şeylere verdim. Seyahat ettim, ilgimi çeken şeylerin peşinden gittim, bol bol okudum.Başrolünde oynadığınız ‘Çilek’ aksiyon yüklü bir film. Sizden Tomb Raider çıkar mı?Çıkar tabii! Neden çıkmasın? Aksiyonu seven bir kadınım. Geçmişte yaptığım işlerde de dublör kullanmadan ata bindim, attan düştüm, 6. kat balkonundan bile sarktım...Çilek ne anlatıyor?Bu, bir kaçış hikâyesi. İnsanların hayalleri ve hayallerinin peşinden gitmeye çalışmalarını anlatıyor.Bu kaçış hikâyesinde sizin rolünüz ne?Ben ‘Çilek’ isimli karakteri canlandırıyorum. Benden çok farklı bir kadın. En hoşuma giden yanı da o oldu. Uzun zamandır böyle farklı bir rol arıyordum. Onu bulduğum için şanslı hissediyorum.Filmde “S.ktir ulan” gibi küfürleriniz var. İzlediğimde “Azra Akın da küfür ediyormuş“ dedim...Ben küfür etmiyorum, karıştırmayalım, küfür ederken gördüğünüz Çilek.Özel hayatınızda ağzınızdan küfür çıkar mı?Küfürbaz bir yanım yok. Ama robot değiliz tabii.Zor bir tecavüz sahneniz var. Birçok oyuncu bu tip sahnelerden sonra günlerce kendilerine gelemediklerini anlatır. Sizi nasıl etkiledi?Bunlar yaşanabiliyor ama ben bu tecrübede öyle bir şey yaşamadım.Filmde silah tutuyor, adam vuruyor, küfür ediyor, tecavüze uğruyorsunuz... Alıştığımızdan farklı bir Azra Akın var...Farklı rollerin kariyerime katkısını keşfettim. Başka dünyaları keşfetmek bana özgürlük veriyor. Şimdilerde de Berlin ve Hollanda’dan iki sinema filmi senaryosu okuyorum. Yine birbirinden çok farklı karakterler.Sizin de ‘Şoray kanunları’ gibi “asla öpüşmem, sevişmem” kurallarınız var mıydı?Hayır. İç sesimi dinlemeyi seviyorum. Hikâye karakterin yolculuğuna hizmet ediyorsa, bunu göstermenin hikâyede bir anlamı varsa neden olmasın?Filmde şarkı söylüyorsunuz.Albüm teklifi gelirse...Yeni tekliflere ve fikirlere her zaman açığım. Filmdeki deneyimden de çok keyif aldım.İleriye bakamayan insanlardan çektimDünyanın en güzel kadını olmak nasıl bir his?İnan ben öyle yaşamıyorum.İnsan sabah aynaya baktığında hiç mi içinden geçirmez?Kaplan çok güzel bir hayvan. Sence güzelim diye düşünüyor mudur?Bilmem belki düşünüyordur...Düşünmemeli. Kendimizi sevelim, değer verelim ama bu, gösterişe girerse kendinizden uzaklaşırsınız.Fiziğiniz yüzünden kıskançlıkla çok karşılaştınız mı?Kıskançlık çok var. Eskiden bunu görmek istemiyordum. Çünkü kıskançlık devreye girdiğinde iletişim bozuluyor, bu da benim için acı oluyor.“Güzel kadın aptaldır” önyargısından çektiniz mi?Fazla ileriye bakamayan insanlardan çekmişimdir. Bu önyargıyla yaklaşmak çok kolay. Yalnız bunun benimle bir ilgisi yok. Bu, tamamen bu yargıyı yapanla ilgili.Bu yüzden çok aşk kaybettiniz mi?Çok yanaşmasınlar zaten!Sizin kalbinize girecek adam dünya yakışıklısı mı olmalı?Benim böyle bir kuralım yok.Aşk kimyanızı nasıl değiştirir?Bu da özelimde kalsın artık.Styling Yasemin Eke / İlkyaz Özel/Makyaj Fezi Altun / Ali Rıza ÖzdemirSaç İbrahim ZenginT24
İslam Dinini Kabul Eden 6 Önemli İsim
Barmakidler bugünkü Afganistan topraklarında yer alan Balkh şehrinde yaşamış olan Budist yöneticilerin oluşturduğu bir aileydi. Aile 600’lü yılların ortalarında Emevi Devletinin bölgeyi fethetmesiyle birlikte Müslüman oldu. 750 yılındaki Abbasi Devriminden sonra, Barmakidler yönetimdeki başarılarıyla üne kavuştular. Barmakidler Arap Abbasi halifelerinin habersiz olduğu büyük devlet bürokrasisinin nasıl yönetileceği konusundaki yüzlerce yıllık deneyimlerini Pers İmparatorluğuna taşımışlardı.8. yüzyılın sonlarına doğru imparatorluğun oluşumunda çok büyük bir etkileri oldu. Özellikle de Yahya ibn Halid el Barmaki çok etkileyici birisiydi. Abbasilerin altın çağlarını yaşadığı zamanlarda da halife olmaya devam edecek olan genç Harun Reşid’e danışman ve eğitici olarak atandı. Onun himayesinde Harun Reşid imparatorluğun komşularıyla barış ve ekonomide de üstel bir büyüme sağladı, değerli alimleri himayesine aldı ve antik Roma’yla boy ölçüşecek bir altyapı sistemi tesis etti. Böylelikle bir bütün olarak Barmakid ailesi islam dünyasının siyasi hayatının şekillenmesinde yüzyıllarca sürecek bir etki bırakmış oldu.
Modanın İki Divası Kate Moss ve Cara Delevingne Beraber Poz Verdi
Moda dünyasının büyük isimlerinden Cara Delevingne ve Kate Moss, dünyanın en ünlü moda fotoğrafçılarından biri olan Mario Testino'nun objektifine poz verdi. Reklam kampanyası için ilk kez bir araya gelen ikiliden Cara Delevingne, Kate Moss'un tahtına aday gösteriyor.
Kenan Doğulu’dan Potanın Perilerine Sürpriz!
etiket
Dünya 2014 FIBA Kadınlar Şampiyonası'na hazırlanan A Milli Takım, ünlü şarkıcı Kenan Doğulu'nun sürpriziyle şaşkına döndü.Takım otobüsünde 8 gizli kamerayla çekilen klipte başrolü üstlenen Kenan Doğulu, tam 5 saat süren bir plastik makyajın ardından 'muavin' kılığında basketçilerimizin karşısına çıktı. Kameraya kaydedildiklerinden habersiz olan milliler ana sponsor Garanti'nin çektiği bu reklam filmi sayesinde hayatlarının en büyük sürprizini yaşadı.
Reklam
Doğuş Ateş Püskürdü: 'Arkadaşın Uyuşturucu Sunuyorsa Yumruğu Yapıştıracaksın'
Ünlü şarkıcı Doğuş, uyuşturucu tacirlerine ateş püskürdü. Doğuş, 'Eğer uyuşturucu kullanan arkadaşın sana uyuşturucu sunuyorsa, direkt suratına yumruğu yapıştıracaksın' dedi.Yetiştirme yurdunda büyüyen ve yaşamının büyük bir kısmı sokakta geçen Doğuş, uyuşturucunun kötü bir alışkanlık olduğuna dikkat çekti. ’Aşkkopat’ filmi çekimleri arasında uyuşturucu hakkında açıklama yapan Doğuş, 'İyi bir şey zannedip kullananlar var. Sokaktan gelen bir adam olarak söylüyorum. Anne ve babalarımıza çok sorumluluk düşüyor. Uyuşturucu satanların Allah bin türlü belasını versin. Oradan gelecek para ile çocukların karınlarını mı doyuruyorsunuz diyorum' ifadelerini kaydetti.Son zamanlarda bir uyuşturucu maddesinin patlamasına dikkat çeken Doğuş, 'Öğrencilere uyuşturucu satanlar zaman zaman okul önlerinde yakalanıyorlar. Ağızları burunları kırılıyor. Hoşuma gitmiyor desem yalan olur. Sen o çocuğu zehirlersen gelir senin ağzını burnunu kırar yani. Kanunlarımız var o satanları tutup götürmek lazım. Aslına bakarsanız halkımız da artık bilinçli. Eskisi gibi gözü kapalı durmuyor kimse' dedi.Uyuşturucu kullanmada arkadaşlıkların etkili olduğuna dikkat çeken Doğuş, 'Eğer uyuşturucu kullanan arkadaşın sana uyuşturucu sunuyorsa direkt suratına yumruğu yapıştıracaksın. Bana bunu nasıl sunuyorsun diye. Ondan sonra o beladan arkadaşını kurtaracaksın. Kullanan arkadaşınız var ise önleyin. O anne baba çocuğunu ne zorluklarla okula gönderiyor. Emekli maaşı ile dolabına bir şey alamayacakken önlüğünü alıyor. Çantanı alıyor, kitabını alıyor, kalemini alıyor. Gençlerimiz bu kadar sorumsuz olmasın' diye konuştu.(İHA)
Son Görüntüsü Hayranlarını Üzdü
Yerli Leonardo DiCaprio olarak anılan yakışıklı genç oyuncu geçirdiği zor günler ve bunalımlar ile gündeme gelmişti. Arda Kural'ın son hali ise görenleri şoke etti.Uzun zamandır gözlerden uzak olan Arda Kural'ın son röportajındaki görüntüleri hayranlarını üzdü.Geçirdiği hastalıklar ve bunalımlar Arda Kural'ı erken yaşta çökertti. Sosyal medyayı sallayan Arda Kural'ın yeni röportajı yıllar sonra nereden nereye dedirtti. Sanat yaşantısından uzaklaşan ve gözlerden uzak bir hayatı seçen genç oyuncu hareketleri ve son görüntüsüyle hayranlarını şaşırttı.Yakışıklı oyuncu Arda Kural, geçirdiği hastalık sonrası kabuğuna çekilmişti. Star TV'ye röportaj veren Arda Kural, ekranları başında izleyenleri üzdü. Tedavisinin ardından sakin bir yaşam sürdüğünü söyleyen Arda Kural, İstanbul'da magazin, sinema ve dizi dünyasından uzakta bir hayat yaşıyor.Arda Kural'ın röportaj verdiği sırada sosyal medya eski oyuncuyu konuştu. Sosyal medyada Arda Kural'ın yeni görüntüsü ve hareketleri konuşuldu.
Reklam
Acun Ilıcalı Kaçak Gelinler'i Transfer Etti
Star TV'de 13. bölümde final yapacak olan Kaçak Gelinler, 26 bölüm garantisiyle TV 8'e transfer oldu.TV 8'i satın aldıktan sonra her fırsatta eğlence ve spor programlarına ağırlık vereceğinin sinyallerini veren ünlü televizyoncu Acun Ilıcalı, yeni yayın dönemine hızlı giriyor.Tv8'in patronu Acun Ilıcalı, yerli dizi atağına başladı. Drama bölümü kuran ve artık kanalında yerli dizi yayınlayacak olan Ilıcalı bir dizi transferini gerçekleştirdi.Güneş'in haberine göre ilk olarak 'Kaçak Gelinler' dizisini 26 bölüm garantisiyle transfer etti. Başrolünü Selin Şekerci, Deniz Baysal ve Açelya Topaloğlu'nun paylaştığı 'Kaçak Gelinler', Star TV'de 13. bölümde final yapacak.Ensonhaber
Reklam
Meme Kanserinde 'Angelina Jolie Etkisi'
Amerikalı oyuncu Angelina Jolie'nin, kansere yakalanma riskini azaltmak için iki memesini aldırdığı mastektomi ameliyatı olduğunu açıklamasının ardından meme kanseri kliniklerine başvuranların sayısı iki kat arttı.Angelina Jolie, geçen yıl Mayıs ayında, taşıdığı 'bozuk bir gen nedeniyle meme kanserine yakalanma riskinin yüzde 87 olduğunu' öğrenmesinin ardından ameliyat olmuştu.Manchester Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırma, Jolie'nin ameliyat olduğu haberinin, ailelerindeki sağlık sorunları konusunda endişelenen diğer kadınları da danışmaya teşvik ettiğini ortaya koydu.Meme kanserleri vakalarının yaklaşık 5'inin kalıtsal olduğu düşünülüyor.Araştırmayı yürüten ekibin başındaki uzman Profesör Gareth Evans, 'Angelina Jolie etkisi uzun ömürlü ve küresel oldu, merkezlere başvuruları da arttırmış gibi görünüyor' dedi.Araştırmacılar, Angelina Jolie'nin ameliyat haberinin basına yansıdığı 2013 yılı Mayıs ayından bu yana, 20'den fazla genetik tanı merkezinde ve klinikte incelemelerde bulundu.Haziran ve Temmuz aylarında, meme kanseri mutasyonuna yönelik genetik danışmanlık ve DNA testleri için pratisyen hekimlere başvuranların sayısı 2012 yılındaki aynı döneme oranla iki buçuk katına çıktı.Meme Kanseri Araştırma (Breast Cancer Research) dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bir önceki yıl Ağustos ve Ekim ayları arasında başvuru yapanların sayısı da ikiye katlandı.Profesör Evans bu artışı şu sözlerle yorumladı:'Angelina Jolie'nin BRCA1 (hasarlı gen) mutasyonu nedeniyle, risk azalma amacıyla mastektomi ameliyatı olduğunu duyurması, muhtemelen cazibeli ve güçlü kadın imajı nedeniyle, diğer ünlülerin yaptığı açıklamalara kıyasla daha büyük bir etki yarattı.''Bu, hastaların önleyici ameliyat sonrası cinsel kimliklerinin kaybolacağı yönündeki korkuları azalttı ve daha önce herhangi bir sağlık hizmetinden faydalanmayanları, gen testi yaptırmaları konusunda cesaretlendirdi.'Çoğu meme kanseri vakası rastlantısal olsa da, meme kanseri teşhisi konan yaklaşık yüzde 5'lik bir kesim, BRCA1, BRCA2 veya TP53 olarak bilinen kalıtsal bozuk genler nedeniyle kansere yakalanıyor.Toplumların sağlık konusundaki tutumlarını etkileme konusunda Angelina Jolie yalnız değil.İngiltere'de 'Biri Bizi Gözetliyor' programıyla adını duyuran ve 2009'da hayatını kaybeden Jade Goody'nin de kendisine rahim ağzı kanserine teşhisi konulduğunu duyurmasının ardından 2008 ve 2009 yıllarında rahim kanseri taramalarında artış kaydedilmişti.Meme Kanseri Kampanyası'nın yöneticisi Delyth Morgan da 'Angelina Jolie'nin BRCA1 mutasyonu konusunda açık davranıp risk azaltma amacıyla mastektomi ameliyatı olma kararının, birçok kadını sağlık hizmetlerine yaklaştırdığını' söylüyor.Kadınların genellikle yaşamları boyunca meme kanserine yakalanma risklerinin sekizde bir olduğu belirtiliyor fakat genleri bazılarında daha büyük riskler yarattığı kaydediliyor.Erken teşhis sonrası yapılan tedaviler, kadınlarda kanserin gelişimini de önlüyor.Risk azaltma amacıyla mastektomi (meme aldırma) ameliyatı, kanser önleyici ilaç tedavisi, sağlıklı beslenme ve spor gibi yaşam tarzındaki değişiklikler de bu tedaviler arasında gösteriliyor.BBC Türkçe
Reklam
Seda Sayan'a Dev Ceza
RTÜK'ten Seda Sayan'ın iki eşini öldüren Çalınak'ı ekrana çıkardığı için Show TV'ye büyük para cezası geldi. Buna göre kanala Ağustos ayı gelirlerinin yüzde 2'si kadar ceza kesilecek.Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), ünlü sanatçı Seda Sayan'ın, iki eşini öldüren Sefer Çalınak'ı çıkardığı 'Seda Sayan Show' adlı programı için Show TV'ye ceza kesti. Üst Kurul Sayan'ın mevzuatın 'suç işlemeyi ve suçluyu övücü nitelikte program yapma', 'toplumsal cinsiyet eşitliğine ters düşen, kadınlara yönelik baskıları teşvik ve kadını istismar etme' ilkelerini ihlal ettiğini kayda geçirdi. Üst Kurul'da muhalefetin 'Şiddeti özendirici ve kanıksatıcı' olması nedeniyle istediği program durdurma cezası ise Ak Parti kontenjanından seçilen üyelerin 'çok ağır olur' diyerek ret oyu kullanması nedeniyle kabul edilmedi.RTÜK, Sayan'ın iki eşini öldüren Sefer Çalınak'ı Seda Sayan Show adlı programa çıkarmasını dün karara bağladı. RTÜK raporunda, 'Programın başında, 'dünyayı şaşırttım', 'dünya seni konuştu' gibi suçlu bir kişiye övme şeklinde yapılan sunum şahsın suçunu normalleştirmektedir. Konuklardan birinin, 'bu kadar güler yüzlü bir katil gördünüz mü?' ifadelerine yer verilmesi, bunun üzerine sunucu Seda Sayan tarafından bu ifadelerin reddedilmemesi şahsın suçunu normalleştirmesiyle mevzuatımızda yer alan, 'yayınlar suç işlemeyi, suçluyu övücü nitelikte olamaz' hükmüme aykırı mahiyette olduğu, toplumsal cinsiyet eşitliğine ters düşen, kadınlara yönelik baskılara teşvik eden ve kadını istismar eden nitelikte bir program olduğu tespit edilmiştir. İstenilsin veya istenilmesin bu yayın, mevzuatın, 'şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz' hükmünün ihlali niteliğindedir.' tespiti yapıldı.İki ihlalden cezaÜst Kurul'ün dünkü toplantısında Seda Sayan'ın Seda Sayan Show programında mevzuatın; 'yayınlar suç işlemeyi, suçluyu övücü nitelikte olamaz', 'yayınlar toplumsal cinsiyet eşitliğine ters düşen, kadınlara yönelirk baskıları teşvik eden ve kadını istismar eden programlar içeremez' hükmünün ihlal edildiğine karar verdi. Üst Kurul bu nedenle Show TV'ye para cezası verilmesini benimsedi. Ceza, Show TV'nin Ağustos ayı gelirlerinin yüzde 2'si kadar kesilecek.Önder YılmazMilliyet
İyi Bir Selfie İçin İpuçları
Seveni kadar sevmeyeni de bol olan selfie’ler ya da TDK’nın deyimiyle özçekimler, sosyal ağlara yepyeni bir soluk getirdi. Peki, iyi bir selfie çekmek için bilmen ve yapman gerekenlerden haberdar mısın?İnsanın kendinin fotoğrafını çekmesi çok da yeni bir yöntem değil aslında. Fotoğraf teknolojisi ilk çıktığı andan itibaren insanlar aslında kendi kendine fotoğraf çekmeyi de denedi, bugünkü gibi araçlar bulunmadığı için ortaya pek işe yarar kareler çıkmadı.2014 Oscar töreninde, ünlü oyuncu Ellen DeGeneres’in ünlü oyuncular ile çektiği selfie pozu geceye damgasını vurdu, sosyal medyada paylaşım rekorları kırdı. Selfie akımının büyümesine katkı sağlayan bu fotoğraf sonrası, ünlü ya da ünsüz herkes selfie çekmeye başladı.Artık akım olgunlaştığına göre, iyi selfie ile kötü selfie’yi birbirinden ayırmanın vakti geldi. Profesyonel fotoğraflar gibi kendi selfie’lerde de en iyi pozu yakalamanın ipuçları var. Mobilcadde ekibi tarafından derlenen, en iyi selfie ipuçları şu şekilde:Geniş manzaralar için selfie çubuğu kullanMükemmel manzarası olan bir mekandasın, manzarayı ve kendini alan en iyi selfie çekmek istiyorsun. Bu tür fotoğraflarda kolların görünmemesi ne kadar önemliyse, iyi görünmek ve manzarayı göstermek de o kadar önemli. En geniş açıları bile tek bir kareye sığdırabilmen için en iyi araç selfie çubuğu. Bluetooth tuş özellikli selfie çubukları saniye ayarlamasına gerek olamadan tuş ile çekimi sağladığından daha kullanışlı olacaktır. Ayrıca büyük arkadaş grubunu da selfie çubuğu sayesinde tek bir kareye rahatlıkla sığdırabilirsin.Stant ve kulaklık yöntemiiPhone kulaklığının tuşu ile fotoğraf çekilebileceğini biliyor muydun? Selfie çekerken uzunca görünen kollar ve beraberinde büyük görünen yüzün, seni olduğundan daha kilolu gösterir. Bu nedenle, iyi bir selfie için, kollarının uzatılmış görüntüsüne gerek olmadan stant ve kulaklık ile çekim yapabilirsin. Kullanımın için uygun stantlı kılıfı seçtikten sonra, telefonunu kılıfın stantına yerleştir ve kulaklığın tuşu ile kolların görünmeden en rahat pozunu ver.Yalnız olmaTek başına çok hoş selfie fotoğrafları çekebilirsin. Fakat yakın bir arkadaşınla, ailenle ya da sevimli evcil hayvanınla çekileceğin selfie’ler daha dikkat çekici olacaktır. Bir elin nesi var iki elin sesi var atasözünü örnek alacak olursak, iki veya daha fazla kişi ile çekilen selfie’lerde hem kamerayı tutan kolunuz görünmediği için, hem arka plan daha az göze çarptığı için daha çok beğenilen pozlar çıkıyor. Ayrıca yanında sevdiğiniz biri olduğunda daha içten gülümsemeler fotoğrafı daha sempatik yapacaktır.Kameranın açısını değiştir ve poz verSelfie’lerde kendi kendini çekeceğin için, vesikalık gibi, düz açılı fotoğraflardan kaçınmalısın. Kamerayı görüş açısının biraz yukarısında tutarak, hafif sağ ya da sol açı ile, en iyi çıktığın eğimi belirle ve tüm selfileriniz için bu açıyı uygula.Doğal olSelfie’lerin vesikalıktan farklı olduğunu tekrardan hatırlatarak, bu tür çekimlerde yapaylıktan olabildiğince uzaklaşman gerektiğini belirtmeliyiz. Dudak bükme ve anlamsız hareketler fotoğrafını itici kılacağı gibi gülümsemeler veya eğlenceli pozlar selfienizi renklendirecektir.Arka plan önemli! Profesyonel fotoğraf çekimlerinide arka plandaki sadeliği fark etmişsindir. Sen de fotoğrafta ön plana çıkmak için karışık arka planlardan uzak durmalısın. Sade ve toplu bir arka plan ile selfie’n daha ilgi çekici görünecektir.Kamera lensi kullan Bazı akıllı telefonların harika kameraları var. Bir fotoğraf makinesini aratmayacak bu özellikleri etkili kullanmak için lens tercih edebilirsin. Balık gözü lens ya da makro lens ile çekilen fotoğraflar en eğlenceli selfie’leri ortaya çıkarıyor.Fotoğraf düzenleme uygulamaları Harika bir selfie çektiğinizi düşünüyorsan, bunu ufak rötüşlar ile paylaşıma hazır hale getirebilirsiniz. Kırmızı göz giderici ve ışık düzenleme aracı ile ilk düzenlemeni yaptıktan sonra, uygun efektleri ekleyerek ve gereksiz alanları kırparak işlemini tamamlayabilirsin. Artık selfie’n sosyal ağlarda paylaşılmaya hazır.Işığı doğru ayarlaSelfie’ni ampulün altında çekmek kötü bir fikir. Tepeden gelen ışık yüzünün yarısının aydınlık yarısının karanlık görünmesine sebep olur. Bu da gölge dağılımının doğallığı ve netliği engeller. Işığı karşına alacak şekilde çekimler yaparsan, daha net ve doygun bir kare elde edersin.stuff
Reklam
'Gaga Daha Çocuk, Ben Bu Tırnakları 13 Yıldır Yapıyorum'
Diva Bülent Ersoy, Türkiye'de konser veren Lady Gaga hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.Bülent Ersoy’un tırnaklarının Lady Gaga’ya benzetilmesi üzerine Türk Müziğinin Divası Bülent Ersoy ilginç bir yorum yaptı.'LADY GAGA BENİ TAKLİT EDİYOR'Diva ‘’Ben bu tırnaklarımı 15 senedir bu tarz yapıyorum. Daha o çocuk (Lady Gaga) o zamanlar 13 yaşındaydı, evcilik oynuyordu!. Ben ona değil o bana benziyor’’ dedi.'EDEPSİZ LADY GAGA'Bunun yanı sıra Lady Gaga’nın sahnede soyunması konusunda ise Diva ‘’Edebi bozmamak, kurallarını çiğnememek gerekir. Eğer Avrupalılaşmak buysa ben şahsen böyle Avrupalı olmayı istemem.‘’ ifadelerinde bulundu.İnternethaber
Kabataş Tramvayında IŞİD Militanı İddiası
Irak ve Şam İslam Devleti örgütü (IŞİD) tişörtü giyen bir genç, İstanbul'da Kabataş-Bağcılar hattındaki tramvayda görüntülendi.Telefonla gizlice kaydedildiği anlaşılan görüntülerde, IŞİD tişörtü giyen bir genç kameraya yansıyor. Hemen yanında bir başka arkadaşıyla ayakta seyahat eden ikili, militanlara benzerliğiyle dikkat çekiyor. Kabataş-Bağcılar tramvay hattında seyahat eden ikiliden biri telefonuyla ilgilenirken, diğeri başı eğik bir şekilde önüne bakıyor. Görüntüleri kaydeden kişi ise, ikilinin kendisine bakmasından tedirgin olarak kamerayı ara ara başka taraflara çeviriyor.Kaydedilen görüntü Türkiye’de, özellikle de nüfusun yoğun olarak yaşadığı İstanbul’da, terör saldırısı olabileceği ihtimalini akıllara getirdi.Yaptıkları vahşi infazlarla dünyanın gündemine oturan kanlı terör örgütüne, Türkiye’den birçok kişinin katıldığı iddia ediliyor.Irak ve özellikle de Suriye’de örgütlenen IŞİD’in, her iki ülkeye de sınırı olan Türkiye üzerinden maddi ve insani kaynak elde ettiği ileri sürülüyor.Sansürsüzhaber
Ünlü Mankene Zorla Getirme Kararı
Manken Tuğçe Kazaz'ın aparman girişinde unuttuğu dizüstü bilgisayarını çaldıkları gerekçesiyle 2 kişi hakkında açılan 'hırsızlık' davasında mahkeme, duruşmaya gelmeyen sanıklar ve Kazaz hakkında 'zorla getirme' kararı verdi.Manken Tuğçe Kazaz'ın apartman girişinde unuttuğu dizüstü bilgisayarını çaldığı gerekçesiyle Kadir M. ve Murat D. isimli kişiler hakkında hırsızlık suçlamasıyla 3'er yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davada mahkeme, sanıklar ve Kazaz'ın zorla getirilmesine karar verdi.SANIKLAR VE KAZAZ DURUŞMAYA GELMEDİAnadolu Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk celsesi görülen duruşmaya tutuksuz sanıklar Kadir M.(20) ve Murat D.(19) gelmedi. 'Müşteki' sıfatıyla mahkeme tarafından duruşmaya katılması amacıyla davetiye çıkarılan manken Tuğçe Kazaz da duruşmaya katılmadı. Duruşma savcısı, davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmayan müşteki ve sanıkların gelecek celse zorla getirilmelerine karar verilmesini talep etti.MAHKEME SANIKLAR VE KAZAZ HAKKINDA ZORLA GETİRME KARARIMahkeme, müşteki manken Tuğçe Kazaz ve sanıklar Kadir M. ile Murat D.’nin gelecek celse duruşmaya zorla getirilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.APARTMAN ÖNÜNDE UNUTTUĞU BİLGİSAYARI ÇALINDIAnadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan, ünlü manken Kazaz'ın şikayetçi sıfatıyla yer aldığı iddianamede, 1 Nisan 2014 tarihinde Tuğçe Kazaz'ın oturduğu apartmanın önüne geldiği ve elinde bulunan dizüstü bilgisayarını apartman kapısını açmak için girişteki elektrik kutusu üzerinde bıraktığı belirtildi. Kazaz'ın bilgisayarını unutarak apartman içerisine girdiği yaklaşık 20 dakika sonra geldiğinde dizüstü bilgisayarının yerinde olmadığını fark ettiği ifade edilen iddianamede, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güven Timleri Şube Müdürlüğüne bağlı görevlilerin şüphelileri apartmanın yakınında bulunan Kadıköy Başçavuş Sokak üzerinde tedirgin vaziyette görmeleri üzerine yaptıkları aramada Kazaz'a ait bilgisayarı şüphelilerde ele geçirdiği belirtildi.BİLGİSAYAR İADE EDİLDİBilgisayarın, masaüstündeki bilgilerden Kazaz'a ait olduğunun belirlendiği ve iade edildiği kaydedilen iddianamede, iki şüphelinin birlikte hareket ederek bilgisayarı apartmanın elektrik kutusu üzerinden aldıkları ve satmak isterlerken görevli memurlarca yakalandıkları anlatıldı. Kadir M. ve Murat D. isimli kişiler hakkında hırsızlık suçlamasıyla 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.DHA
Reklam