Yargıtay'dan İhbar Tazminatı ve Kıdem Tazminatı Konusunda Bir Emsal Karar Daha
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, tarım işçilerinin kıdem ve ihbar tazminatı haklarına ışık tutan emsal niteliğinde bir karara imza attı. 8 yıl boyunca ailesiyle birlikte bir narenciye bahçesindeki kulübede kalıp bahçenin bakımını yapan B.G.'nin davasında Yüksek Mahkeme, işçiye kıdem tazminatı ödenemeyeceğini ama ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinin mutlaka hesaplanması gerektiğini söyledi. İlk derece mahkemesi ve istinafın reddettiği dava, bu kararla yeniden masaya geldi.
B.G., 8 yıl boyunca bahçenin ve hayvanların bakımını üstlendi; karşılığında ailesiyle bahçedeki kulübede kaldı.
Davanın merkezinde, narenciye bahçesinin her işine koşan bir işçi var. B.G., cüzi bir ücret karşılığında hem bahçeye hem hayvanlara baktığını, bahçe sahibinin tahsis ettiği kulübede ailesiyle birlikte yaşadığını anlattı.
İşten çıkarılınca İş Mahkemesi'nin yolunu tutan B.G.'nin iddiaları ağırdı. Sigortasız çalıştırıldığını, son 5 yıla ait ücretini alamadığını ve hak ettiği parayı istediği anda iş sözleşmesinin haksız yere sona erdirildiğini dile getirdi.
Dilekçedeki talep listesi de uzundu: Kıdem ve ihbar tazminatının yanı sıra ücret, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bahçe sahibinden tahsil edilmesi istendi.
Bahçe sahibi ise B.G.'nin işçi değil, kulübede cüzi bir bedelle oturan bir kiracı olduğunu savundu.
Davalı taraf, ortada bir iş ilişkisi bulunmadığını, dolayısıyla işçi ile işveren arasında aranan bağlılık unsurunun da oluşmadığını öne sürerek davanın reddini talep etti.
İlk derece mahkemesi bu savunmayı yerinde buldu ve davayı reddetti. B.G. kararı istinafa taşıdı, fakat Bölge Adliye Mahkemesi de itirazları geri çevirdi.
İki kez kaybeden işçinin son durağı Yargıtay oldu. Temyiz başvurusunun ardından dosya, iş davalarına bakan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin önüne geldi.
Yargıtay, tanık ifadelerine dayanarak bahçe sahibiyle B.G. arasında bir iş ilişkisi bulunduğuna hükmetti.
Kararda, yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarının B.G.'nin o bahçede çalıştığını doğruladığına dikkat çekildi. Daireye göre tanık beyanları, işçinin çalışmasının karşılığı olarak bahçe sahibine ait evde oturduğu iddiasını da teyit ediyordu.
'Dosya içeriğine ve özellikle davacı tanıklarının beyanlarına göre taraflar arasında iş ilişkisinin varlığının ve davacının davalıya ait işyerinde kesintisiz 5 sene çalıştığının kabulü gerekir' ifadesi kararın kilit cümlesi oldu.
Burada küçük ama önemli bir ayrıntı var. B.G. bahçede 8 yıl çalıştığını ileri sürse de Yargıtay, tanık beyanlarıyla desteklenen kesintisiz çalışma süresini 5 yıl olarak kabul etti.
Ancak işin tarım işi olması, B.G.'nin kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırdı.
Yargıtay, yapılan işin niteliğine bakarak uyuşmazlığın İş Kanunu'na göre değil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre çözülmesi gerektiğini vurguladı.
Bunun arka planında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesi yatıyor: 50 ve daha az işçinin çalıştığı tarım ve orman işlerinde İş Kanunu uygulanmıyor. Kıdem tazminatı da İş Kanunu kapsamındaki işçilere tanınan bir hak olduğu için bu tür işletmelerde çalışanlar açısından doğmuyor.
Borçlar Kanunu ise işçiyi tamamen korumasız bırakmıyor. Daire, 'Davacının kıdem tazminatı hakkı bulunmasa ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekir' diyerek iki kalemin önünü açtı. Borçlar Kanunu'nda fesih bildirim süreleri, çalışma süresine göre 2 ile 6 hafta arasında değişiyor; bu sürelere uyulmadan yapılan fesihte işveren, o sürenin ücretini ödemekle yükümlü oluyor.
Ödenmeyen ücret ise asgari ücret üzerinden hesaplanacak, oturduğu kulübenin kirası bu tutardan düşülecek.
Ücret hesabında sıra dışı bir yöntem öne çıktı. Yargıtay, B.G.'nin çalışmasına karşılık bahçe sahibine ait evde kaldığını kabul etti ve bunun hesaba katılmasını istedi.
Buna göre işçinin çalıştığı süre boyunca asgari ücret üzerinden hak ettiği toplam tutar belirlenecek, ardından oturduğu evin kira bedeli tespit edilip bu tutardan mahsup edilecek. Geriye kalan miktar ödenmeyen ücret alacağı olarak hükme bağlanacak; asgari geçim indirimi alacağı da aynı şekilde hesaplanacak.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, istinafın ret kararını ortadan kaldırdı ve İş Mahkemesi kararını oy birliğiyle bozdu. Dosya yeniden İş Mahkemesi'ne dönüyor; B.G.'nin ihbar tazminatı, izin ve ücret alacaklarının Yargıtay'ın çizdiği bu çerçevede yeniden hesaplanması bekleniyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!




Yorum Yazın