Uzun Saçlarını Kestirmediği İçin Kadro Dışı Kalan Bir Dünya Yıldızı: Fernando Redondo
Bazen bir milli takımın kaderini taktik değil, bir berber koltuğu belirler. 1998 Fransa Dünya Kupası'na giden Arjantin'in hikâyesi de böyle başlıyor.
Kadroya seçilme kriteri sadece güncel performansınız değil saçlarınızın güncel uzunluğu. Arjantin efsanelerinden Passarella futbolculara koyduğu yasaklarla kadronun kaderini belirlemişti.
Daniel Passarella'nın anlamsız katı kuralları: Küpe yok, uzun saç yok!
1978 Dünya Kupası'nın kaptanı, ülkesinin en saygın stoperlerinden Daniel Passarella, teknik direktörlük koltuğuna oturduğunda aklında net bir görüntü vardı. Küpe yok, uzun saç yok, itaatsizlik yok. Bu kural yalnızca kâğıt üzerinde kalmadı; kadroya girip girmeyeceğini belirleyen gerçek bir eşiğe dönüştü. Redondo'dan Caniggia'ya Gabriel Batistuta'dan Ariel Ortega'ya kadar pek çok oyuncu kuaförle Dünya Kupası hayali arasında sıkışıp kaldı.
Redondo teslim olmadı.
1996'da Madrid'de yapılan bir görüşme, ilişkinin kırılma noktası oldu. Passarella, karşısına oturttuğu Fernando Redondo'dan tek bir şey istiyordu; saçını kestirmesi. Real Madrid'in orta sahasını sırtlayan, Avrupa'nın en iyi ön liberolarından sayılan oyuncu bu isteği geri çevirdi. O günden sonra ikili arasındaki köprüler yeniden kurulamadı. Passarella zamanla yokluğunu taktiksel gerekçelerle açıklamaya çalışsa da Redondo kendisi için gerçek nedenin hep o inatlaşma olduğunu söyledi.
Mesele yalnızca bir tercih meselesi değildi. 1970'lerden beri Arjantin futbolunda uzun saç, kimliğin ve başkaldırının bir işaretiydi; Passarella'nın talebi bu yüzden basında ve taraftar arasında sportif olmaktan çok kültürel bir tartışmaya dönüştü.
Passarella futbolculara 'ya benim adamımsın ya da değil' dayatmasıyla tam itaat istiyordu.
Kupanın büyüklüğüne boyun eğenler de oldu.
Batistuta ve Ortega, milli formayı giymek uğruna saçlarını kestirmeyi kabul etti. Claudio Caniggia başta direndi, ancak turnuva öncesinde teknik heyetle arasını düzeltip orta yolu buldu; saçlarını kısalttı, kadroya girdi, fakat bu kez de bir sakatlık onu Fransa'dan uzak tuttu. Redondo ise tavizsiz kaldı ve bu tavizsizliğin bedelini kadro dışı kalarak ödedi.
Dünya yıldızı bir ön libero olmadan oynanan kupa!
Passarella'nın kuralları uğruna gözden çıkardığı isim, o dönem gezegenin en iyi ön liberolarından biriydi. Onsuz sahaya çıkan Arjantin, 1998'de çeyrek finale kadar geldi ve orada Hollanda'ya elenerek turnuvayı kapattı. Redondo'nun yokluğu, yıllar sonra bile 'keşke' cümlelerinin en çok kurulduğu Arjantin anılarından biri olarak kaldı; bir futbolcunun kariyerinin, bir teknik direktörün inadıyla değil kendi inadıyla nasıl şekillendiğinin nadir örneklerinden.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!








Yorum Yazın