Türkiye'de Gerçekleşmiş En Büyük Metal Müzik Festivali Sonisphere 2010'dan Unutulmaz 13 Detay

0PAYLAŞIM

Sonisphere, 2009'da çeşitli Avrupa şehirleriyle başlayan büyük bir metal müzik festivaliydi. Büyük ilgi toplayan bu festivalin kısa süre içerisinde İstanbul'a da geleceği duyurulmuştu. Nihayet 25-26-27 Haziran 2010 tarihinde BJK İnönü Stadyumu'nda gerçekleşeceği netleşen bu festivalin, önemli isimlerden oluşan line-up'ı herkesi büyük bir bekleyiş içerisine sokmuştu.

Türkiye'de gerçekleşen en büyük ve en önemli festivallerden biri olan Sonisphere 2010 İstanbul ayağında neler yaşanmıştı gelin hep birlikte biraz yakından bakalım...

İçerikte kullanılan görseller Sonisphere 2010 İstanbul Facebook sayfasından alınmıştır.

Sonisphere, Türkiye'de gerçekleşmiş en büyük ve en önemli metal müzik festivaliydi.

Aslında 2009'da Avrupa şehirleriyle başlayan bu festival büyük bir organizasyondu. İspanya'dan Finlandiya'ya birçok ülkeyi gezip nihayet 2010'da Türkiye'deki metal müzik severlerle buluşan bu festival adeta heavy metalin kısa bir tarihçesi gibiydi. İstanbul'da 25-26-27 Haziran 2010 tarihinde BJK İnönü Stadyumu'nda gerçekleşmişti. Bu festival aynı zamanda İnönü Stadyumunun yıkılmadan önceki son etkinliği de olmuştu.

1. Başta Heavy Metal'in öncüleri olmak üzere Sonisphere, Türkiye'de metal müziğin usta isimlerini bir araya getiren ilk festivaldi aynı zamanda.

Metallica, Megadeth, Anthrax ve Slayer'dan oluşan ve The Big 4 adıyla anılan dörtlü başta olmak üzere; festivalin İstanbul ayağı, Manowar, Rammstein, Alice in Chains, Stone Sour, Volbeat gibi birçok ünlü grubu ağırladı.

2. Festival line-up'ında Heaven & Hell de vardı ancak ne yazık ki metal müzik devi Dio, Mayıs 2010'da vefat ettiği için grup tüm konserlerini iptal etmişti.

Metal kültürüne "mosh selamı" veya "devil horns" olarak bilinen metalci selamını kazandıran metal müzik devi Ronnie James Dio, kanser tedavisi görüyordu, festivalden bir ay önce Mayıs ayında da hayatını kaybetmişti. Maalesef böyle bir efsaneyi canlı kanlı izleyebilme şansımız da ortadan kalkmıştı... Festivalin tüm gündemi Dio'ydu, sahnenin ismine Ronnie James Dio sahnesi verildi, sahne alan grup ve sanatçıların her biri de sahnede Dio'yu selamlamayı unutmamışlardı.

3. Dio'nun yarattığı burukluğun yanında ilk gün sahne alan Pentagram ile birlikte festivalin ilk günü hepten duygusal başlamıştı.

Çünkü bu festival, Pentagram’ın efsane vokalisti Murat İlkan'ın grubuyla birlikte çaldığı son konseriydi. MS teşhisi konmuştu kendisine, hastalığından ve tedavisine yoğunlaşması gerektiğinden ötürü gruptan ayrılacaktı... Hastalığına ve gruptan ayrılacak olmasının verdiği hüzne rağmen konser boyunca hep çok enerjikti, Pentagram o sahnede ekipçe tarih yazmıştı.

4. İlk gün Alice In Chains, Stone Sour, Blacktooth ve Ete Kurttekin ile devam ederken asıl beklenen headlinerdı.

Headliner ise tabii ki de Rammstein'dı.

5. Böyle hüzünlü bir ilk günün kapanışını yapan Rammstein, kelimenin "gerçek anlamıyla" sahneyi yakmıştı.

Görsel şölenli konserleriyle tanınan Rammstein, İstanbul'u da yıkıp geçti adeta. Arkalarından o kadar çok efsane dolaştı ki... Bunlardan en çok söyleneni ise "Rammstein, İstanbul'a 30 tırla gelmiş," idi. Büyük organizasyon, büyük sahne, gerçek bir görsel şov onlarınki. Kuşkusuz Türkiye'nin gördüğü en iyi, en özel konserlerinden birine imza atan grubun yaktığı ateşlerin sıcaklığını yüzümüzde hissetmiştik! 🔥

6. Ana akım basının da yoğun ilgi gösterdiği bir festivaldi bu. NTV'nin Rammstein'ın kurucu üyesi Richard Kruspe ile yaptığı röportajı şöyle bırakalım... 👇

7. Konserin ikinci günü ise birtakım tatsızlıklar yaşanmıştı. Sabırsızlıkla beklenen Manowar'dan önce sahne alan Hayko Cepkin sahnede yuhalanmıştı.

Türkiye'de alışkanlıktır, yabancı metal gruplarının öncesinde sahne alan yerli grup veya sanatçılar yuhlanır, sahneye bilimum objeler atılır. 1999 yılında Metallica'nın Ali Sami Yen Stadyumu'nda verdiği konserde ön grup olarak yer alan Kurban, metal müzik tarihinin en can sıkıcı rezaletine maruz kalmıştı. Hayko Cepkin de bu tatsız olaylar karşısında "Manowar istediğinizi biliyoruz ama ben de burada işimi yapmak zorundayım," diyerek sahnesine devam etmişti. Ardından da şöyle bir yazılı açıklama yapmıştı: 
"Hiçbir grubu birbirine kıyaslayamayacağımız gibi benim yapmış olduğum müziği de birileri ile, bir şeyler ile denk getirmek mana dışı... Dünya çapında bir festivalde çalmam için bir yerli isim olarak davet ediliyor isem bu benim en büyük gururumdur. Ben o gururla sahneye çıkar en iyi şekilde temsiliyetimi sunarım. Kendime göre tabanı (kaçınılmaz) yurt dışına ait ama ezgileri ile yerlileşmiş Türkçe sözlü makam içerikli, Türk Rock müziğine hizmet eden bu müziğin temsilcisiyim. Hayatınıza mana katacak bir şeylere tepki vermek istiyorsanız; 3 gün boyunca muhteşem performansların yapıldığı, dudak uçuklatan görsellerin sunulduğu, duygusuna doyum olmayacak koroların yeri göğü inlettiği ve gelen tüm grupların pozitif ve güler yüzle seyirciyi selamladığı bir festivale 'dünyanın en aşağılık festivali, gidenler de satanisttir 'diye yaftalamaya çalışan, hedef gösteren önden yargılılara göğüs gerin. Yıllardır anlatmaya çalıştığımız ve de kırmaya çalıştığımız önyargılara akıl birliği yapın. Daha çok suya sabuna değmiş olursunuz. Bana kolay kolay bir şey olmaz çünkü her şeye hazır olarak kendi yolumda ilerliyorum..."

8. Nihayet işte oradaydılar! Yüksek desibelli sahneleriyle "en yüksek sesli performans" rekorunu kıran Manowar, festivalin en iyi performanslarından birini yaşatmıştı seyirciye. Fakat The Big 4 konusunda biraz sinirliydi...

Festivalin ikinci gününün headliner'ı olan Accept'ten hemen önce sahne almıştı Manowar. Grup, yüksek desibelli performanslarıyla rekora imza atan bir grup. Elbette Sonisphere sahnesinde de taş üstüne taş bırakmadılar. Festivalin en iyi sahnelerinden birine imza atarak hafızalarımıza kazınan Manowar'ın demirbaşı Joey DeMaio'nun ise The Big Four konusunda biraz canı sıkkındı. Kimin büyük grup olduğuna gruplarının kendilerinin değil seyircinin karar verebileceğini düşünen DeMaio, seyirciye sordu: Kimi görmeye geldiniz? Cevap belli: MANOWAR! Joey'nin her konserde gittiği ülkenin dilinden konuşması da seyircinin ayrıca gönlünü fethediyor, Sonisphere sahnesinde de tamamen Türkçe seslenmişti seyirciye. Coşkuya bakın!

9. Ardından gelen headliner grup Accept ise ikinci günün son ağır topu olmuştu.

Günün headlinerı olsalar da Joey haksız sayılmazdı. Yani ne yalan söyleyelim, Manowar'ın azcık biraz gölgesinde kalmışlardı... Aynı zamanda festival boyunca yaşanan sesle ilgili problemlerden birini Accept de yaşamıştı, ne kadar iyi olduklarını bilsek de maalesef bu da grubun performansını etkilemişti.

10. Festivalin son günü asıl olaydı işte! Sahne tamamen The Big 4'undu. Ancak Sofya konserindeki gibi herkes bu dörtlüyü aynı sahnede görmeyi beklese de bu ne yazık ki gerçekleşmemişti.

Gren ve Foma ile başlayan bu büyük gün efsanelerle devam etti. Günün sonunda dörtlüyü hep birlikte aynı sahnede görmeyi ummuş olsak da hevesimiz kursağımızda kalmıştı.

11. Dörtlüden ilk olarak Anthrax sahne aldı, ardından büyük bir heyecanla beklenen Megadeth geldi.

Geldi ama hem sahneye geç çıkmıştı hem de büyük bir ses sorunu yaşıyordu. Accept'te yaşanan sıkıntıdan daha büyük bir sıkıntı oluşmuştu. Dave'in o canım sesini duyamıyorduk ve bütün konser heba olmuştu... Kendi modları da oldukça düşmüştü bu yüzden. Ve herkesin aklında tek bir fikir vardı: Megadeth bir daha İstanbul'a adım atmaz. Ama neyse ki bir daha geldiler! :)

12. Yükselen tezahüratlar, tüm tribünü saran meksika dalgaları bekleyişleri eşliğinde sahneye Slayer çıkmıştı sonunda. Ama ne çıkmak!

O nasıl bir çıkmaktı... Megadeth ile yaşanan ses aksaklıkları yoktu, performans unutulmazdı. Seyirci mest olmuştu!

13. En nihayetinde festivalin hem kapanışını yapan hem de asıl bekleneni Metallica, sahnede yerini almıştı!

Sonisphere, Metallica'nın dördüncü İstanbul konseriydi. Bütün stadyum tıklım tıklım üç günlük bir yorgunlukla onları bekliyordu. Fakat sahneye çıktıkları an kimsede yorgunluktan eser kalmamıştı. Hem Sonisphere tarihinde hem de Türkiye tarihinde bir efsaneyi bir kez daha yazan Metallica, görsel şovlarıyla unutulmaz bir konsere imza attı o gün. James Hetfield'in dört büyüklerin tarihte ilk kez bir arada çaldığını vurgulaması ve bir tarihe tanıklık ettiğimizi söylemesi büyük coşkuyla karşılanmıştı. Eski şarkılarıyla başladığı konserde büyük heyecan yaratarak müthiş bir giriş yapmıştı Metallica. Özellikle James'in "bu şarkıyı Antrax'a, Megadeth'e, Slayer'a ve İstanbul'a adıyorum" diyerek Sad But True şarkısına girmesi tüm festivalin unutulmaz anlarından biri olarak hafızalarda yer etti.

Bonus: İstanbul'da birlikte sahneye çıkmaları beklenen büyük dörtlü Sofya'da aynı sahnede ''Am I Evil?" adlı şarkıyı çalmışlardı.

Festivalin Sofya'daki ayağında büyük bir özen vardı. Çünkü The Big 4 için DVD hazırlanıyordu ve buradaki konserin tümü kayıt altındaydı. Anthrax, Megadeth, Slayer ve Metallica ekip olarak aynı sahnede yer alarak sadece seyirciye unutulmaz anlar yaşatmakla kalmadılar, James'in de dediği gibi bir tarih yazmışlardı.

Siz neler düşünüyorsunuz, festivali hatırlayanlarla yorumlarda buluşalım! 👇👇👇

Zamanımızın çoğunu evde geçirdiğimiz şu günlerde müzik hakkında her şey @yuzdeyuzonline Instagram ve Twitter hesaplarında!

#yüzdeyüzmüzik artık #yüzdeyüzonline!

Online konserler, ilginç bilgiler ve daha fazlası için @yuzdeyuzonline Instagram ve Twitter hesaplarını takip et!

instagram.com/yuzdeyuzonline

twitter.com/yuzdeyuzonline

Dio İçerik Altı Banner
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
selin-gunduz

ozamanlar baya ufak yaştaydım, gidemedim tabi. Biraz daha büyüdüğümde umarım yine gelirler ve giderim diye avutmuştum kendimi. Ne yazık ki öyle olmadı, zaten ülkenin durumu da malum. Bu tarz büyük konserlerin yapılabileceği yılları yeniden görebilir miyiz diye umut etmeli miyim bilemiyorum..

yeldas

ocak ayında almıştım biletleri. hem de kombine, en ön... sahnedeki tüm şovları iliklerime kadar hissettim, o alevler nasıl yaktı, o sesler nasıl beynimde çınladı anlatamam.. ilk gün doğum günümdü ve biz etrafımdaki hiç tanımadığım insanlarla 3 gün kutlama yapmıştık. metallica yı nerdeyse her İstanbul konserinde canlı izledim ama, bu konserde inanılmazdı. ve en acayip sürpriz de onlar sahnedeyken, bir anda yanımda deli gibi şarkılara eşlik eden mehmet günsür'ü görmem oldu. "doğum günü kızı sen miydin yahu, hadi o zaman mutlu yıllaaaarrr" diyerek bağıra çağıra, kafa sallayıp master of puppets söyledik. 3 günün sonunda eve döndüğümde, adım atacak halim yoktu ve gerçek anlamda sağır olmuştum. bi kaç gün sürdü o duymama hali :) ama tek kelime ile efsaneydi ! ve maalesef ki hepimiz artık bu konserlerin, bu festivallerin yapılmasının çok zor olduğunu biliyoruz. iyi ki izlemişim...

corpse-bride

hasret kaldık boyle etkınlıklere

robert-gray

Ben o zamanlar daha 14 yaşındaydım ya... Böyle şanslar bir daha gelir mi ki? İnşallah gelir. Şansla beraber inşallah parası da gelir :) Ne yapalım biz de hep spotify artık.

jameshet

2010'da biz de oradaydık 3 gün boyunca.Muhteşemdi🤘🏻

Görüş Bildir