Tarihin En Korkunç İdam Yöntemlerinden Biri Olan Giyotine Dair 11 Acayip Bilgi

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Fransa'nın 'terör devri'nde ünlenen idam unsuru, 200 yıllık bir periyotta binlerce savaş suçlusunun, vatan haininin, bilim insanının, siyasetçinin ve aristokratın başını gövdesinden ayırdı. 

Ona dair bilgilerimizi güncellerken, en ilginç olanlarını seçmeyi tercih ettik:

1. Kökeni orta çağa dayanır.

Fransız devriminde ünlense de, Giyotin olarak bildiğimiz metodun kökeni orta çağa kadar uzanıyor. O dönemlerden itibaren olmak üzere Almanya'da Planke, Britanya'da Scottish Maiden, İtalya'da Mannaia isimleriyle biliniyor ve kullanılıyordu.

2. 'İnsancıl' bir infaz yöntemi hedefiyle geliştirilmiştir.

Devrim bol miktarda ihtiyaç duyduğu idama insancıl bir hüviyet kazandırmak için Joseph-Ignace Guillotin tarafından geliştirilmiş ve Fransız hükümetine sunulmuştur. Evet, isminin de nereden geldiğini öğrendik.

3. Giyotin infazları önemli bir toplumsal olaydı.

Giyotin infazları bugün Concorde meydanı olarak bilinen Devrim meydanında gerçekleştirilir, insanlar bu özel aktiviteye topluca gider ve bunu sosyal bir etkinlik haline getirirlerdi. Şiirler, şarkılar söylenir, açılan tezgahlardan hediyeler alınır, hatta hemen oracıktaki Cabaret de la Guillotine'e uğranıp bir iki lokma atıştırılırdı.

4. Popüler bir çocuk eğlencesiydi.

Giyotine en çok ilgi duyan kesimlerin başında çocuklar geliyordu. Giyotin infazlarını büyük bir merakla izliyorlar, minyatür boyda üretilen oyuncak giyotinlerle kendi infazlarını gerçekleştiriyorlardı. Bu infazları çoğu zaman oyuncak bebekler, bazen de canlı sıçanlar üzerinde yapıyorlardı. Sonradan bu uygulamalar uygunsuz bulundu ve giyotin oyuncaklarına yasaklama getirildi.

5. Giyotin infazcıları ülke çapında ünlüydü.

Bugün yüzüne herkesin aşina olduğu ünlülerimiz gibi, Devrim dönemindeki giyotin infazcıları herkes tarafından tanınan ve bilinen ünlü kişiliklerdi. 

Aynı zamanda aile işiydi. Sözgelimi Sanson ailesi, 1792'den sonraki 50 yıllık süreçte binlerce kişinin infazını gerçekleştirdi. Bunların arasında Kral XVI. Louis ve Marie Antoinette gibi isimler de bulunuyordu.

6. Kopan kafalarla ilgili korkunç araştırmalar yapıldı.

Kopan kafanın halen bilince sahip olduğu fikri yaygın bir söylentiydi. Bir cellat kopan kafayı havaya kaldırıp tokatlamış, seyircilerin bir kısmı da kurbanın öfkeyle kaşlarını çattığını iddia etmişti. Bilim adamları bunun üzerine deneyler gerçekleştirdiler. 1880'de Dassy de Lignieres adında bir doktor, kopan kafaya kan enjekte ederek onu tekrar hayata getirmeye dahi çalıştı.

7. Giyotin yakın bir geleceğe kadar halen bizimleydi.

Öyle ki, Star Wars ABD'de gösterime girdiğinde, Fransa'da giyotin resmi olarak kullanılıyordu.

8. Nazi Almanyasında da kullanıldı.

1933'de resmi infaz metodu olarak benimsenen giyotin, 16 bin kişinin canını aldı.

9. Bıçağının ağırlığı 40 kilo civarındaydı.

Bu da herhangi bir insanın başını gövdesinden hiç zorlanmadan ayırabilecek kuvveti oluşturuyordu.

10. Dışarıdan korkutucu gözükse de...

Giyotin kurbanlarının başını gövdesinden yaklaşık 000,5 saniyede ayırıyordu. Bu da onlar için acısız ve ani bir ölüm anlamına geliyordu. Geliştiricisi olan Joseph-Ignace Guillotin'in de amacı zaten buydu.

11. Yaratıcılarının da kellesini almıştır.

Robespierre, devrimin bir numaralı adamı olarak binlerce kişinin kellesini alırken, git gide karşı olduğu kraldan farksız birine, bir tirana dönüşmüştü. 

Bunun üzerine meclis tarafından idamına hükmedildi, ancak onun giyotinle ölmek gibi bir niyeti yoktu. Çenesine dayadığı silahın tetiğini çekip intihar etmek istedi, fakat ıskaladı ve yalnızca çenesini paramparça etti.

Giyotine götürülürken yüzü sargılar ve kanlar içinde olduğu söylenir. İronik biçimde, giyotin onun için bir kurtuluş olmuştu.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
knbradley

Turkiyeye lazm bitane belki got korkusundan tecavuzcusu teroristi rahat durur.

recep-amca

Yanlış düşünüyorsun bence. Türkiye'de idam yasak olarak kalmalı ama ceza mercilerinin biraz değişiklik yapmaları şart tabi. Yakalanan bir tecavüzcü idam edilmemeli hapse de atılmamalı çünkü ikisi de onlar için ödül sayılır (Her ne kadar ahirette cezasını çekecek olsa bile bu dünyada biraz yaptıklarının acısını çekmesi gerek.) Bu adamları kimyasal deneylerde kullanacaksın. Çünkü o deneylerde ölen hayvanlara da yazık o kadar fare ölüyor deney adı altında halbuki o hayvan ekosistem için gerekli.

knbradley

tecavuzunu cinayetini isledikten sonra sen ona ne istersen yap. o yapacagini yaptigi icin idamin iskencenin bi anlami kalmicaktir. ben sadece idamdan korkarlar belki yapcaklari seyi 2 kere 3 kere 4 kere dusunurler cayarlar belki acisindan baktigim icin idam olamali diye dunuyorum. hayvan deneyleri gercekten cok kotu birsey bazi alanlarda bzie katkisi olmus olsada kozmatik icin insan zevki icin yapilen hayvan deneyleri nedir lan. her ne taraftan bakarsan bak dunya bok gibi bi yer her zaman ezilenler olcaz aci cekenler olcak bizde buna sinav deyip ahirette gorusuruz deyip susmaya devam edicez.

recep-amca

Sınav demedim farkındaysan sadece inancım gereği beklentimi söyledim. Sen o deney yapılan müsveddeleri yayınla ki bak bir daha yapıyorlar mı? Ayrıca Türkiye üzerinde bu kadar oyun dönerken idam getirilemez idam geldikten sonra birileri bir şekilde halkı kışkırtır.i Halk sokağa iner. Kıravatlı amcalarla AİHM'e gidilir. Çok sevdiğimiz Avrupa "Türkiye'yi kınıyoruz." açıklaması yapar... vs vs

knbradley

Sen sinav dedin demedim zaten geneleme yaptim dine inanan herkez bunun sinav olduguna inanir. zaten avrupaya ayak uydurcaklar diye bu haldeler aman iyi izlenim yaratalim aman avrupa birligine girelim Bulgaristan Romanya sozde avrupa birliginde bok gibi memleketler. dis etkenlere bagli kalmadan kararlar alsa Turkiye iyi seyler olabilir.

will-graham

Giyotin, dar ağacına göre bende daha insancıl buluyorum hızlı ölüm iyidir

dearlord

#7 spor salonu aleti gibi

cirilla-fiona-elen-riannon

#2 sanki Assasin's Creed Unity'den alınma?

luka-megurine

Acısız değil diye biliyorum. Hatta aşırı büyük bir acı çekermiş kurbanlar. Bazende ilk seferde kafa kopmazmış, 2-3 defa denemeleri gerekirmiş.

napoleonfd

O biraz ender rastlanan bir durum. Ender de olsa giyotinin bıçağını keskinleştirmeyi unutan cellatlar yüzünden öyle durumlar da yaşanmış. Hatta V. Hugo bir kitabında kafası iki seferde kesilemeyen bir suçlunun kalkıp bağırmaya başladığını ve acıyan bir askerin kılıcıyla kafasını keserek öldürdüğünü anlatıyor. Ancak Ortaçağdaki benzerlerine göre çok daha acısız bir ölüm sağladıkları gerçek. Çünkü Ortaçağda boynu ıskalayan cellatlar çok fazlaydı, asılan insanlarsa boyunları kırılmazsa yukarı çekilip tekrar asılırlardı. Yani giyotin biraz daha "medeniydi".

luka-megurine

Teşekkürler bilgi için ^^

Başlıklar

AlmanyaAmerika Birleşik DevletleriBilimFransaİdamİntiharİtalyaSavaşStar WarsTercihTerör
Görüş Bildir