Ruhi Çenet Hasidik Yahudilerin Kapalı Dünyasına Girdi: İnternet Yasak, Kurallar Çok Katı
Ruhi Çenet, yayımladığı yeni belgesel için New York ve çevresindeki Hasidik Yahudi topluluklarında 48 saat geçirdi. İnternet kullanımından eşlerin birbirine dokunmasına kadar gündelik hayatın pek çok alanını dini kuralların belirlediği topluluklarda gönüllü devriyeler, ambulans ağı ve dini mahkemeler de bulunuyor.
Ruhi Çenet'in belgeseline buradan ulaşabilirsiniz.
New York’un ortasında kendi kurallarıyla yaşıyorlar
Hasidik Yahudilik, 18. yüzyılda Doğu Avrupa’da ortaya çıkan ve günümüzde Haredi Yahudiliğin önemli kollarından birini oluşturan dini hareket olarak biliniyor. Büyük nüfusları New York ve İsrail’de yaşayan Hasidik Yahudiler; siyah kıyafetleri, geleneksel şapkaları, erkeklerin uzattığı favorileri ve çoğunlukla Yidiş dilini kullanmalarıyla tanınıyor.
Ruhi Çenet’in 'Dünyanın En Gizli Yahudi Topluluğu: Hasidikler' adıyla yayımladığı belgesel, New York’taki farklı Hasidik mahalle ve yerleşimlere odaklanıyor. Çenet’in konuştuğu bazı kişiler hayatları boyunca televizyon izlemediklerini ve internete girmediklerini anlatırken bir katılımcı interneti “şeytanın icadı” olarak tanımlıyor.
Ancak teknolojiye yaklaşım bütün Hasidik topluluklarda aynı değil. Satmar gibi muhafazakar gruplarda internet ve akıllı telefon kullanımı ciddi biçimde sınırlandırılırken Chabad-Lubavitch hareketi interneti dini eğitim ve iletişim amacıyla yaygın biçimde kullanıyor. Bazı topluluklarda yalnızca arama ve sınırlı uygulamalara izin veren 'koşer telefonlar' tercih ediliyor.
Belgeselde merkezi sinagogun altındaki geçitler de görüntüleniyor. Brooklyn’deki Chabad-Lubavitch merkezinin altında bulunan yapı, bütün topluluğun kullandığı gizli bir ağ değildi. Yetkililerin 2024’teki incelemesine göre yaklaşık 18 metre uzunluğundaki izinsiz geçit, sinagogu genişletmek isteyen küçük bir öğrenci grubu tarafından kazılmıştı.
Kendi polisleri değil, gönüllü güvenlik devriyeleri var
Hasidik mahallelerde 'Shomrim' veya 'Shmira' adı verilen sivil güvenlik devriyeleri görev yapıyor. Hırsızlık, saldırı, kayıp kişi ve antisemitik olaylara müdahale eden gönüllüler, çoğu zaman şüphelileri takip ederek polis gelene kadar olay yerinde tutmaya çalışıyor. Ancak Shomrim üyeleri polis değil ve resmi kolluk kuvvetleri gibi tutuklama yetkisine sahip değiller.
Belgeselde 'iffet bekçileri' olarak anlatılan Va’ad Hatznius grupları da özellikle Satmar topluluğuyla ilişkilendiriliyor. Giyim, iş yerleri ve topluluk içindeki davranışları denetlemeye çalışan bu yapılanmalar resmi kurum değil; uyguladıkları sosyal baskı nedeniyle topluluk içinden ve dışından eleştiri alıyor.
Aile hayatından Şabat’a kadar günlük yaşamı dinî kurallar belirliyor
Hasidik topluluklarda evlilik ve çocuk sahibi olmak merkezi önem taşıyor. Belgeselde ailelerin ortalama 10 çocuğa sahip olduğu ve doğum kontrolü için hahama danışıldığı aktarılıyor.
Çenet’in belgeselinde 10 çocuklu bir ailenin farklı kamu programlarından yılda yaklaşık 100 bin dolar yardım alabildiği de öne sürülüyor. Gıda, sağlık, barınma ve çocuk bakımı desteklerinin toplamı ailenin gelirine, yaşadığı yere ve uygunluk koşullarına göre değişiyor. New York Yahudi Toplumu Araştırması’na göre Haredi hanelerin yüzde 53’ü yoksul veya yoksulluğa yakın kabul edilirken düşük gelirli yetişkinlerin yaklaşık yüzde 80’i çalışıyor.
Ruhi Çenet'in belgeseline ait kısa bir anı buradan bulabilirsiniz:
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın