Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Petrolün Tükenmesine Seneler Kaldı: Peki Sonra Ne Olacak?

 > -

Dünyanın önündeki en büyük problemlerden birisi kuşkusuz tükenen enerji kaynakları. Birçok savaşın sebebi, birçok dengenin temel unsuru petrol, 21. yüzyılda tükenecek. En az 3 bin ürünün doğrudan, binlerce ürünün de dolaylı olarak hammaddesini, katkı maddesini oluşturan bu ürünün bitmesinin de, dünyanın tüm dengelerini değiştirecek bir etki yaratacağı şüphe götürmez.

Türkiye için konuşmak gerekirse, 1950 yılında fosil yakıtların (petrol, doğal gaz ve kömür) ülke içi toplam üretimdeki payı %2, tüketim içerisindeki payı %2,5 düzeylerindeydi. 2008 yılına gelindiğinde ise sırasıyla üretim ve tüketim payları %19,8 ve %97,2 şeklinde olmuştur. Karşımızdaki sorunun ciddiyeti bu oranla çok rahat anlaşılabilir. 

Birçok sektörü derinden etkileyecek, tüketim alışkanlıklarını değiştirebilecek radikal yeniliklere yol açabilecek bu ciddi olay ne zaman gerçekleşecek?

Petrol ne zaman bitecek?

Günümüzdeki verilere göre, günde ortalama 85 milyon varil petrol tüketiliyor. Bu tüketim oranı ise, her yıl artarak ilerliyor. 

1996 yılı rakamlarına göre; kömürün 235 yıl, petrolün 43 yıl, doğalgazın ise 66 yıl sonra tükeneceği tahmin edilmekteydi. Günümüz öngörüleri ise, 1940'lı yılları işaret ediyor. Yeni keşfedilen rezervler, çıkarılması yüksek teknoloji ve maliyet gerektiren bilinen rezervler ise son günün tarihini değiştiren faktörlerden.

Dünyadaki enerji tüketim hızı ise, fosil yakıtların oluşum hızının 300 bin katı kadardır. Bir başka ifade ile, bir günde bin yıllık bir fosil yakıt oluşumu tüketilmektedir

'Bir damla petrol, bir damla kandan daha değerlidir' Winston Churchill

20. yüzyılın en önemli politik figürlerinden Churcill, petrolü bu şekilde tanımlıyor. Günümüzde dahi seneler süren askeri operasyonlar, bu operasyonlarda hayatını kaybeden on binlerce sivilin kaderinin tek açıklaması bu dürüst söz.

Ülkelere göre petrol rezervleri

Grafikte petrol üretimine dair verileri görüyoruz, alttaki mavi kısım geçmiş dönem üretimi, yukarıdaki kısım ise gelecekteki üretim tahminini içeriyor.

Dünyadaki toplam petrol rezervinin yüzde 19'u Suudi Arabistan topraklarında. İkinci sırada Venezüella geliyor yüzde 15 ile. Üçüncü sırada da İran var. Yüzde 9,9 ile. 
Petrol rezervi konusunda, tablonun hep sabit kalmaması da önemli nokta. Yeni keşfedilen petrol rezervleri ve geçmiş dönem teknolojileri ile ulaşılması zorlu rezervlerin gelişmiş teknoloji ile piyasaya sunulabilmesi, 'kalan süre'yi değiştirebilir.

Yenilenebilir enerjiye yönelik ilginin ortaya çıkışı: 1973 Petrol Krizi!

15 Ekim 1973 tarihinde Petrol İhraç Eden Arap Ülkeleri Birliğinin (OAPEC) Arap-İsrail Savaşı'nda İsrail'e destek veren ABD'ye karşı ilan ettiği petrol ambargosu, Petrol Krizi ya da 1973 Krizi olarak bilinir.

Sanayileşmiş ülkeler, petrol satıcılarının en önemli müşterileri olduğu için bu ciddi kriz ilk defa 'yenilenebilir enerji' arayışlarının ortaya çıkmasına sebep olmuştu.

Krizin ardından öne çıkan kavramlar 'enerji güvenliği' ve 'enerji çeşitlendirmesi' olmuştur.

Yukarıdaki görsel de, o dönemlerden.

Kısıtlı kaynaklara sürdürülebilir bir çözüm: Yenilenebilir enerji

Fosil yakıtların tükenen rezervleri, henüz hala yeni rezerv keşifleri sonlanmasa dahi birngün bitecek. Artan enerji tüketimine karşı geliştirilen en iyi çözüm, günümüzde arka planda kalan yenilenebilir enerjidir. 

Petrolün 40 sene içerisinde, kömürün ise yaklaşık 200 sene içerisinde bitmesi, dünyada üretim ve hayatın bitmesi sonucuna dönüşmemesi için, bu alanda yapılan çalışmalar artıyor. 

Yenilenebilir enerji; rüzgar enerjisi, güneş enerjisi, su gücü, biyolojik yakıt enerjisi, deniz dalgalarının gücü, geotermik enerji, ve diğer enerji türlerini kapsıyor.

Öne çıkan üç faydası:

Miktarının sınırlı olmaması

Güvenli olması

Çevreye bir zararının olmaması.

Alternatif enerji için altyapısını geliştiren, yeşil bir geleceği şimdiden garanti eden merkezler oluşmaya başladı bile! İşte yenilenebilir enerji ile bütünleşmiş şehirler.

Enerji Kaynaklarının Çevresel Kirlilik Üzerindeki Etkileri

Yenilenebilir enerji ve günümüzün en çok tercih edilen fosil kaynaklı enerji birimleri arasında çevresel kirlilik bazındaki farklar.

Alternatif enerji kaynaklarında son durum: Güneş enerjisi

Bloomberg Yeni Enerji Finansmanı 2015 Raporu'na göre, güneş enerjisi ilk defa yenilenebilir enerji çeşitleri arasında aldığı yatırımda en büyük para sahip oldu. 2013'te 268 milyar dolar, 2014'te ise 310 milyar dolarlık bir yatırım yapılan güneş enerjisi, 2015'te cazibesini sürdürecek gibi görünüyor.

Verimlilik 

Günümüzde güneş panelleri ile enerji üretiminde ortalama % 12-13'lük bir oran karşımıza çıkıyor. Ancak bu alanda AR-GE çalışmalarına ağırlık veren Güney Kore'de bu oran, yeni bir maddenin panellerde kullanımı ile % 17'lere ulaşmış durumda.

Kullanım alanları

Güneş enerjisi ile çalışan otobüsler Avrupa'da kullanılmaya başlandı. Aydınlatma alanında da artık yavaşça bu enerji kullanılıyor. Depolanmış enerji bazında ise Güneş pilleri geliştirilen bir ürün konsepti.

Güneş enerjisine en fazla yatırım yapan ülkelerden Japonya'da bir 'mega güneş enerjisi merkezi'.

En büyük alternatiflerden: Elektrik

Uzmanların, petrole alternatif olarak belirlediği en önemli yatırım seçeneklerinden birisi elektrik. İleride, elektrik bugünkü konumundan çok daha farklı bir yerde olacak. Bunun etkilerini şimdiden görebiliyoruz.

Hibrit teknolojisine sahip araçlar, artık gitgide artıyor. Avrupa'da birçok merkezde, hibrit araçlar için enerji merkezleri kuruluyor. Otomotiv piyasasının devleri, bu alanda ciddi yatırımlar yapıyor. 

Uzun vadede bir çözüm olmasa da...

Elektriğin güneş enerjisine nazaran negatif yanı, 15-20 sene kadar petrole alternatif olarak tercih edilebileceği görüşü. Şu anda elektrik üretiminin maliyeti, standart kullanımlar için belki makul düzeyde. Ama ileride tüm araçların elektrikle çalıştığını varsaydığımızda, üretim maliyetleri ciddi bir şekilde artacak.

Yani bu noktada dünyamız yine yenilenebilir bir enerjiye odaklanacak da diyebiliriz.

Rüzgar enerjisi ilgisizlik kurbanı

Rüzgar enerjisi, alternatif enerjiler arasında temiz olması, anında kullanılabilirliği ve asit yağmuruna sebep olmaması bakımından önemlidir.

Bunun dışında diğer enerji seçenekleriyle birlikte değerlendirirsek, kurulum sürecinden sonra üretime geçme hızı en yüksek enerjidir. Günümüzde rüzgar enerjisi alanında 400 bin kişi istihdam ediliyor, gelecekte ise bu sayı 1 milyon olarak ön görülüyor.

Doğalgazda 1-2 yıl, hidrolikte 2-10 yıl, nükleerde ise ortalama 7 yıl, inşaattan sonra enerji üretimine geçmek için ortalama süredir. Rüzgar enerjisinde ise bu süre, 4-5 aydır.

Dezavantajları

Rüzgar hızının değişkenliği, türbinlerin kurulum maliyetlerinin yüksek olması rüzgar enerjisinin dezavantajlarındandır. Türkiye için konuşursak, kurulum aşamasında altyapı bazında bir dışa bağımlılık söz konusudur.

Rüzgar enerjisi, şu an mevcut enerji politikasında alternatiflerden biri konumunda. Altyapıları geliştirildiğinde ya da güneş enerjisinde bahsettiğimiz gibi AR-GE çalışmaları ile daha yüksek verime odaklanıldığında, enerji üretimindeki payı artırılabilir.

Yenilenebilir enerjide ciddi bir seçenek: Jeotermal enerji

Dünyamızın yerkabuğunun altındaki ısı, kimyasal maddeler ve buharın işlenmesini esas alan jeotermal enerji, güneş enerjisi ile birlikte rezerv bakımından ele alındığı taktirde oldukça ciddi, süreklilik sağlayabilecek bir yapıdadır.

Jeotermal enerjinin kullanım alanları

Jeotermal enerjinin kullanım alanları oldukça yaygındır. Sera ısıtması, bölge ısıtması, bunun yanı sıra endüstriyel alanda kurutma, işleme, arıtma gibi seçenekleri bulunuyor. Banyo ve yüzme de, turizm başlığı altındaki faydalarından.

Dünyada jeotermal enerji kapasitesi dağılımı

İlk sırada ABD yer alıyor, ancak ABD'de yıllık enerji üretiminde jeotermal enerjinin payı ortalama % 0.3.

Yatırım başına en yüksek kazanç ve tehlike: Nükleer enerji

1950'li yıllarda nükleer enerji, geleceği değiştirecek bir güç olarak görülüyordu. Etkisi, belki de tüm enerji sektörünü değiştirebilirdi. Temiz, kullanışlı ve güvenli bir enerji olarak pazarlanmaya çalışan nükleer enerjinin 'riskli' yönü çok ön plana çıkmadığı dönemlerde, bu enerjiye uygun çalışma sistemi olan otomobiller dahi üretilmeye başlanmıştı. Ancak bir felaketle, dünya nükleer enerjinin diğer yüzünü gördü.

O andan sonra, her ne kadar gücü ve yatırım başına sağladığı kazanç diğer enerjilere göre yüksek olsa da, birçok ülke nükleere mesafeli yaklaştı.

Türkiye de o ülkelerden birisi olarak nitelendirilebilir. Çok tartışılan nükleer konusunu bir de size soralım.

Türkiye'nin nükleer enerji kullanmasına sıcak bakıyor musunuz?

Evet.
Hayır

Bize yaramadı ama torunlarımızı zengin edebilir: Bor

Dünyadaki rezervin % 72'sinin ülkemizde bulunduğu bor madeni, ümit verici bir enerji seçeneği olarak karşımızda.

TÜBİTAK, bor ile ilgili çalışmalara 2.5 milyon liraya kadar destek veriyor. 

Bor kullanım alanları

Bor nükleer alanda, savunma sanayisinde, jet ve roket yakıtı, sabun, deterjan, lehim, fotoğrafçılık, tekstil boyaları, cam elyafı gibi alanlarda kullanılan bir maden. Yani sanayide neredeyse birçok alanda tercih ediliyor.

Günümüz: Yeşil enerjiyi amaçlayan şehirler, altyapılarını hazırlıyor

Yenilenebilir enerji üzerine araştırmalar devam ederken, farklı ülkelerden birçok şehir yenilenebilir enerji için çalışmaları artırdı ve amaçları birer 'eko-şehir' olmak. İçlerinde metropoller de var, küçük ada şehirleri de...

Aspen

6600 nüfuslu Aspen, Colorado Eyaleti'nde. 2015 yılında % 100 yenilenebilir enerjiye geçmeyi planlıyorlar. Nitekim 2014'te bu oran onlar için % 86'ydı.

Kopenhag

Danimarka'nın Kopenhag şehri, 2025 yılında karbonsuz şehir olmayı amaçlıyor. Bunun için karbonsuz ulaşım destekleniyor. Bisikletle ulaşım teşvik ediliyor, elektrikli araçlar için ücretsiz park ve enerji istasyonları kuruluyor.

Bonaire

Karayipler'de yer alan Bonaire, 2004 öncesinde çevreyi kirleten dizel jeneratörlere bağımlı bir merkezdi. Sonrasında bu merkezin yanması, yenilenebilir enerji için onlara bir fırsat sundu! Bonaire, 2015'te % 100 temiz enerjiye geçmeyi planlıyor.

Münih

Almanya'nın en önemli merkezlerinden Münih, 2015 yılı içinde temiz enerjinin % 80'ini yenilenebilir enerjiden üretecek. Büyük plan ise, 2025 yılında su, jeotermal, rüzgar ve güneş enerjisi ile şehrin tüm enerji ihtiyacını yenilenebilir enerji üzerinden elde etmek.

Sidney

Sidney, 2030 yılına kadar sera gazı salınımını % 30'a indirmeyi planlıyor. 

San Diego

Kaliforniya'da bulunan San Diego, elektrikli araba pazarının geliştiği bir merkez. Amaçları ise 2035'e kadar % 100 yenilenebilir elektrik. 

Wight Adası

İngiltere'nin 140 bin nüfuslu Wight Adası, 2020'de tüm enerji ihtiyacını yenilenebilir enerjiden elde etmiş olacak.

Frankfurt

2050'de karbon salınımından tamamen kurtulmayı planlıyor. Almanya'nın önemli şehirlerinden Frankfurt, 1985 yılından bu yana kapsamlı bir enerji programına sahip.

San Jose

Silikon Vadisi'nin ortasında yer alan San Jose, 2010'da toplam ihtiyacının % 17'sini yenilebilir enerjiden karşılıyordu, amaçları ise 2022'de elektrik ihtiyacının tümünü yenilebilir enerjiden karşılamak. Bunun dışında San Jose'nin çevre politikasında 100 bin yeni ağaç dikme ve % 100 atım su dönüşümü planı da yer alıyor.

San Francisco

2020 yılında San Francisco'nun elektrik ihtiyacının % 100'ünün yenilenebilir enerjiden elde edilmesi planlanıyor.

Kaynaklar

% 100 temiz enerji amaçlayan 10 şehir

Petrolün yerini hangi enerji alabilir?

Akademik

TÜRKİYE’DE SÜRDÜRÜLEBİLİR ENERJİ POLİTİKALARI KAPSAMINDA NÜKLEER ENERJİNİN KONUMU,  Emre İşeri, Cem Özen

ENERJİ SORUNU, ÇEVRE VE ALTERNATİF ENERJİ KAYNAKLARI, Haydiye Sağır, M Akif Çukurçayır

KÜRESEL RÜZGAR ENERJİSİ POLİTİKALARI ve UYGULAMALARI, H. Naci BAYRAÇ 

Yenilenebilir Enerji Kaynakları Arasında Jeotermal Enerjinin Yeri ve Türkiye Açısından Önemi, Özlem Candan Külekçi

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
100kasa

Winston Churcill'in sözünü ilk defa duydum. Ne yazık ki günümüz politikasının gerçeği.

gokhan96

Arkadaşlar en alakasız içeriklerde bile bisiklet kullanımının önemini sürekli dile getiriyorum ben daha yaşında delikanlıyım benim aklımda şuan sadece ve sadece yaşıtlarım gibi otomobil ve motorsiklet olması gerekirkwn ben bisikletin öneminden bahsediyorum lütfen otomobil motorsiklet değil biisiklet kullanın

gokhan96

keşke herkes bisiklet kullansa endişemiz en azından biraz olsun azalırdı

umut-savas-kurt

Mad Max ?

izzeet

Fosil yakıtlar yerine Yenilenebilir Enerji, Toryum ve Füzyon teknolojileri kullanılacak sanırım. http://blog.karbonkale.com/fikri-bey-bakanim-toryum.html

Başlıklar

AkaryakıtAlmanyaAmerika Birleşik DevletleriDiegoİngiltereİranİsrailJaponyaKoreSuudi ArabistanTerciholayroket
Görüş Bildir