Onedio Okurlarına Göre Gelmiş Geçmiş En İyi 23 Yerli Roman

-

Gelmiş geçmiş en iyi yerli romanlar anketimiz sonuçlandı. İşte Onedio okurlarının seçtiği 23 yerli roman:

23. Yaban - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Cumhuriyeti Atatürk kurduysa, bunun felsefesini Yakup Kadri yazmıştır denilebilir. Bunu ben değil; kalem arkadaşları Halide Edip ve Reşat Nuri diyor. Romancıdan çok bir fikrin adamı olan Yakup Kadri, Kurtuluş Savaşı yıllarını anlattığı eserinde aydın-halk çelişkisine değinip bunu nasıl aşabileceğimizi söylüyor. Bu sorun hala güncel, ara ara dönüp okumak gerekir.

22. İntibah - Namık Kemal

Gerçekçi bir dille yazılmış olan İntibah, aşırı korumacı bir aile tarafından yetiştirilen bir delikanlının yaşamın zorluklarıyla başa çıkamaması ve gerçek dünyaya uyum sağlayamamasını konu alır.

Roman akıcı bir anlatıma sahiptir. Yaşanan olaylar karşısında soğukkanlılığını koruyamayan, pek düşünmeden ani kararlar veren delikanlı, hem kendisinin hem de sevdiklerinin hayatını mahvedecektir. "Son pişmanlık fayda etmez" şeklinde özetlenebilecek olan olaylar dizisi, dönemin yaşam tarzı, alışkanlıkları ve artık günümüzde geçerliliği kalmamış sosyal düzen içerisinde anlatılır. Uyanış anlamına gelen İntibah, gerek yazıldığı dönemle, gerek dönemin edebiyat anlayışıyla ilgili fikirler vermesi bakımından önemlidir.

21. Yaprak Dökümü - Reşat Nuri Güntekin

'Yaprak Dökümü'nde Reşat Nuri Güntekin, bir memur ailesinin gelir darlığı ve ahlâk düşkünlüğü içerisinde parçalanıp çöküşünü, ustalıklı bir dille anlatıyor. Toplumsal yönü ağır basan bir roman. Eski görenek ve ahlâk anlayışına bağlı kalan bir küçük bürokratın, değişen sosyo-ekonomik koşulların belirlediği yeni hayatını yadırgaması başarıyla sergileniyor.

20. Puslu Kıtalar Atlası - İhsan Oktay Anar

Türk edebiyatında kendine özgü bir dil ve biçim geliştiren, postmodernist tarih romanlarının yazarı İhsan Oktay Anar'ın romanı, anlatılması çok zor bir yapıt. Anlatmak yerine, hayal ve anlatım gücünün ustalıkla bir araya geldiği kitap, okunmalı; okutulmalı. Meraklısı için "çizgi romanı" da çıktı!

19. Mai ve Siyah - Halit Ziya Uşaklıgil

Batılı anlamda Türk romanının başlangıcı sayılan ve Tanpınar'ın "Türkiye'de nesli adına konuşan ilk eser" diye tanımladığı Mai ve Siyah, dönemin basın, edebiyat ve şiir hayatına ilişkin gözlemleriyle de ayrı bir öneme sahiptir.

18. Cevdet Bey ve Oğulları - Orhan Pamuk

Nişantaşlı bir ailenin 20. yüzyılın başından itibaren üç kuşak boyunca serüvenlerini anlatan bu kitap ev içlerinin renklerini, zamanın akışını, günlük sıradan konuşmaları akılda yer eden kahramanlar aracılığıyla saptarken, okura geleneksel romandan alınacak hazları bütünüyle veriyor. Abdülhamit döneminin son yıllarında, İstanbul'un ilk Müslüman tüccarlarından küçük dükkân sahibi Cevdet Bey'in tutkusu, hem işlerini büyütmek, zenginleştirmektir hem de "Batılı anlamda" çağdaş, modern bir aile kurmak. Kökü taşraya uzanan geleneksel ailesini bir yana bırakarak bu isteklerini gerçekleştirmeye girişen Cevdet Bey'in ve oğullarının hikâyesi, bir anlamda modernleşme uğraşı içindeki Türkiye Cumhuriyeti'nin özel hayatının da hikâyesidir. Ev içlerinin, yeni apartman hayatının, Batılılaşan büyük ailelerin, Beyoğlu'na çıkıp alışveriş etmelerin, radyo dinlenen pazar öğleden sonralarının dikkat ve sevgiyle anlatıldığı bu panoramik roman, Orhan Pamuk'a hak ettiği ünü getiren olgun bir ilk kitaptır.

17. Kara Kitap - Orhan Pamuk

Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Orhan Pamuk'un hakkında onlarca makale ve kitap yazılan başyapıtı "Kara Kitap" listede ilk sırayı alıyor. Kara Kitap, çok katmanlı yapısı, farklı anlatım tekniklerini bir arada kullanması, İstanbul'u dünya çapında bir edebiyat kenti hâline getirmesi ve Doğu anlatı geleneğindeki "arayış" hikâyelerini postmodern bir biçimde sunmasıyla Türk edebiyatında bir kilometre taşı olarak çok güçlü bir yer tutuyor.

16. Kumral Ada Mavi Tuna - Buket Uzuner

''Bir Salı sabahı uyandım. Bütün gazeteler hayatta en çok sevdiğim kadının bir cinayet işlediğini yazıyordu.Bunu hiç beklemiyordum. Beynimden vurulmuşa döndüm. İç dengelerim şiddetle sarsıldı. Oysa gerçeği biliyordum ama bana kimse tek bir şey sormamıştı. Onu mahkûm etmişlerdi!

Kapı çalındı. İki asker beni almaya gelmişti. İç savaş çıkmış, seferberlik ilan edilmişti. Bunu bekliyordum. Hiç şaşırmadım. Bunu uzun zamandır korku ve kuşkuyla hep bekliyordum. Hazırlandım ve o Salı sabahı evden çıktım.''

Genç bir öğretmen bir sabah Kuzguncuk'taki evinden apar topar alınıp, askere götürülür. O, bunun bir kabus olduğuna, arkadaşlarıysa onun iç savaşa katıldığına inanmaktadır. Oysa annesi oğlunun bir ambulansla evden götürüldüğünü anlatmaktadır.

15. Eylül - Mehmet Rauf

Türk edebiyatı araştırmacılarının tarihimizdeki başarılı ilk "psikolojik" roman olarak değerlendirdikleri "Eylül", yazıldığı dönemde kimi küçük yergilerin dışında büyük beğeni topladı. Türk edebiyatında zamana direnebilen nadir romanlardan...

14. Ateşten Gömlek - Halide Edip Adıvar

Ateşten Gömlek, cepheden, romanda anlatılan kişilerle omuz omuza yaşamış birinden gelen bir yapıt. Kurtuluş Savaşı’nın ateşten gömleğinin içinden çıkmış bir roman. Halide Edib Adıvar, her birini yakından tanıdığı roman kişilerini, yani silah arkadaşlarını içtenlikle, çağına ve yaşanan acı olaylara sorumlulukla tanıklık ederek anlatıyor. Bağımsızlık savaşımızı bütün gerçekliği ve canlılığıyla anlatan belki de en önemli roman, Ateşten Gömlek.

13. Bizim Büyük Çaresizliğimiz - Barış Bıçakçı

''O yıl bahar bize eksik yanlarımızı, hiç tamamlanmayacak şeyleri hatırlatarak gelmişti. Yarım yamalak bulutlar, sahanda yumurta güneşi, neremizi ısıttığı belli olmayan bir sıcaklık. Burnumuzu mu, kalbimizi mi yoksa kasıklarımızı mı?''

İki yakın arkadaşın aynı kadına âşık olması ve kahvaltıda peynirin üzerine reçel sürebilme iştahı.

12. Aşk - Elif Şafak

Ya ortasındasındır AŞK'ın merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde..
Ella Rubinntain (40) Amerikalı bir ev kadınıdır. Tipik burjuva değerlerinin hâkim olduğu oldukça varlıklı bir ailesi, düzenli ve görünüşte "sorunsuz" bir evliliği vardır. Üç çocuğunu da büyüttükten sonra bir yayınevinde editör-asistanı olarak iş bulur; görevi A. Z. Zahara adlı tanınmamış bir yazarın tasavvuf felsefesini konu alan tarihi romanını değerlendirmektir.

Ancak hayatının kritik bir döneminde eline aldığı bu kitap, hiç beklemediği bir şekilde Ella'yı derinden sarsacak, dünyevi aşkı keşfetmek adına zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmasına neden olacaktır.

Hayatlarımızın durgun gölünü dalgalandıran taş misali, yüzleşmek zorunda olduğumuz sıkıntılar, acılar... ve aşkın peşinde kat etmek zorunda olduğumuz zorlu yollar, ödediğimiz bedeller...

11. Kinyas ve Kayra - Hakan Günday

''Hiç uykum yok. Hiç uyuyamıyorum. Domuz gibi içiyorum. Ama gözlerimi kapalı bile tutamıyorum. Sabaha beş saat var. Annemi düşünüyorum. Nerededir şimdi? Aynada kendime bakıyorum bazen. Ve tek kelime etmesem bile vücudum yaşadıklarımı, hayattan ne anladığımı anlatmaya yetiyor. Sağ omzuma kendi çizdiğim kelebek, beğenmediğim için üzerine attığım çarpı işareti ve altında aynı kelebeğin bir Japon tarafından çok daha iyi işlenmişi. Sol dirseğimin iki parmak yukarısındaki kurşun yarası. Bileklerimdeki otuz dört dikiş. Medeniyeti bir aralar, herkes gibi yaladığımı kanıtlayan apandisit ameliyatımın izi. Ama genç ölmekten çok, hızlı yaşlandım! Ancak hayattayım.
Kayra, bir gün bana 'Mutsuzluğuna hiçbir çare aramıyorsun' demişti.''

10. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu - Peyami Safa

Yazarın gözlemlerini doğrudan roman kahramının gözünden aktarması, güçlü psikolojik yönü ve art alanındaki toplumsal çözümlemeleri ve içe işleyen üslubuyla hem Peyami Safa'nın hem de Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri...

9. Aşk-ı Memnu - Halid Ziya Uşaklıgil

Aşk-ı Memnu yani "Yasak Aşk" ismindeki roman, son yıllarda daha çok popüler TV dizisine uyarlanmasıyla gündeme gelse de edebiyat tarihçileri ve araştırmacıları tarafından Türk edebiyatının Batılı anlamda ilk "büyük" romanı kabul edilir. lk olarak 1899-1900 yıllarında Servet-i Fünûn dergisinde tefrika edilmeye başlanan roman, 1900 yılında kitap olarak yayımlanmıştır. Eser adına uygun olarak dönemin Osmanlı seçkin sınıfı arasındaki aşk ilişkilerini ve toplumsal ilişkileri konu edinir. Yapıt daha önce de Halit Refiğ yönetiminde diziye uyarlandı ve 1975 yılında TRT'de altı bölüm olarak yayınlandı. Bu uyarlamada yeni versiyonun aksine, esas olarak romana sadık kalınmıştır. "Aşk-ı Memnu" tüm bunların dışında Türk edebiyatı tarihinde çok önemli bir eser olarak önemini korumaktadır.

Dizisini ve üstünde dönen geyikleri bir kalem geçersek, şu an edebiyatımızda "roman" diye bir şeyden bahsediyorsak, bu roman sayesindedir diyebiliriz. Çok az bilinen bir şeyi dile getirmek istiyorum bu konuda, Oğuz Atay Tutunamayanlar'ı aslında bu romandan yola çıkarak yazmıştır. Nereden nereye... İnanmayan baksın: oğuz atay aşk-ı memnu

8. Aylak Adam - Yusuf Atılgan

Her şeye "karşı" duran, "karşı" çıkan, "karşı" olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. "C." diyor Yusuf Atılgan kısaca.

İnsan her şeye bunca "karşı"yken kendine de "karşı" olmadan nasıl sürdürülebiler bir "karşı" yaşamı?

C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstelik...

7. Hababam Sınıfı - Rıfat Ilgaz

Rıfat Ilgaz, eğitimsiz bir toplumda yaşayan bireylerin şiddet ve baskı kullanarak hedeflerine varmak isteyeceklerini vurgulardı her zaman. Sanata, kültüre ve eğitime önem veren toplumların çağdaş olabileceğine inanırdı. Sanatçı onun için toplumun yol göstericisiydi. Bu yüzden, kendi deyimiyle, "gözü toplumda, kulağı halkta"ydı. Hababam Sınıfı onun Türk Edebiyatına kazandırdığı en önemli eser.

6. Kuyucaklı Yusuf - Sabahattin Ali

Sabahattin Ali'nin romanında kasaba ve köy gerçekliği; bir bireyin iç dünyası, yalnızlığı ve değerleri üzerinden anlatılmaktadır. Kasaba hayatında eşraf ve bürokrasinin kurduğu adaletsiz düzene yönelik eleştiriler getirilir. Eser, Türk edebiyatındaki başkaldırı ve eşkıya romanlarının öncüsü kabul edilmektedir. Eser bir üçlemenin parçası olarak düşünülse de yazarın erken ölümü sebebiyle maalesef gerçekleşmemiştir...

5. Saatleri Ayarlama Enstitüsü - Ahmet Hamdi Tanpınar

Türk edebiyatının ilk modernist yazarı Tanpınar, sadece bir romancı olarak değil, aynı zamanda bir edebiyat tarihçisi ve hatta bir "düşünür" olarak entelektüel dünyamıza ciddi katkı verdi. Türk kültürünün 200 yıllık meselesi olan Doğu-Batı çelişkisi üzerine müthiş bir alegorik yapıt olan "Saatleri Ayarlama Enstitüsü" şüphesiz Türk edebiyatının en güçlü romanlarından biri.

4. İnce Memed 1 - Yaşar Kemal

Yakın zaman önce kaybettiğimiz usta yazar Yaşar Kemal'in "destansı" romanı "İnce Memed 1" muazzam Türkçesi ve insanda isyan ve çoşku duyguları uyandıran hikâyesi ile her an okurun zihninde çok özel bir yere sahip.

3. Çalıkuşu - Reşat Nuri Güntekin

Tezli bir roman olması ve teknik kusurlarına rağmen, akıcı dili, özellikle Cumhuriyet Dönemi'ndeki genç kızlara nesiiler boyunca cumhuriyet idealizimini aşılaması ve bir dönemin ruhunun anlaşılması açısından Türk edebiyatında okunması gereken romanlardan, Reşat Nuri Güntekin'in eseri "Çalıkuşu"...

2. Tutunamayanlar - Oğuz Atay

1971 yılında yayımlandığında olumludan çok olumsuz eleştiri alan, anlaşılmayan ve okura ulaşmayan "Tutunamayanlar", günümüzde Türk edebiyatı tarihinde "kült" bir kitap olarak kabul ediliyor. Hatta öyle ki, Oğuz Atay vakt-i zamanında "benim okurum nerede", diye sorarken, eserin şimdi neredeyse "popüler" bir hâle gelmesi söz konusu. Ancak, ne kitabın zamanında pek satmaması ne de şimdi çok satması kitap hakkında geçerli değerlendirmeler yapmak için önem taşımıyor. Oğuz Atay'ın yapıtı Türk edebiyatında modernist romanın zirvesi ve postmodernist romanın kaynağı olarak çok önemli bir yer tutuyor. Romanın müthiş dili, gözlem ve anlatı derinliği, kara mizahı kendinden sonra gelen birçok yazar ve okur üzerinde iz bıraktı. "Tutunamayanlar" hâlâ Türkiye'ye ayna tutmaya ve ilham vermeye devam ediyor...

1. Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali

"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum "Kürk Mantolu Madonna"yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum."

Her ne kadar romanın baş kişisi Raif Efendi gibi dursa da roman, Maria Puder'in romanıdır. Yani kadının romanıdır: Güçlü, edilgen olmayan, kendini tanımlayabilen, içgüdüsel kadın ama!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
eylul-aydogmus

adımı edebiyata dökmüşler

canpolatmmurat

Geneli yansitmayan bir liste daha. Atsizin Ruh Adami Türk Edebiyatinin en iyi romanidir.Nokta.

nava-vaner

Ruh Adam'ı ben de okudum ve çok sevdim de.Fakat bu liste Türk edebiyatındaki en iyi psikolojik kitaplar listesi değil,her türden kitap var.Psikolojik kitaplar arasında olsa belki ilk ona girebilir evet çok iyi bir psikoloji kitabıydı.Fakat burada girmesi imkansız çünkü çok daha iyi kitaplar -burası insandan insana değişir fakat edebi açıdan- var.

aliceinteacup

Oylamada Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın olmaması çok komik geldi Elif Şafak ve Orhan Pamuk varken :d

susisesi

8i görmesem üzülürdüm

muertonovia

Zayıf , edebi endişesi olmayan, popüler olanın gelmiş geçmiş en iyi olduğunu sanılarak hazırlanmış bir liste. İsmini "Benim en sevdiğim yirmi üç yerli roman."olarak hazırlasaydın iyiydi editör.

ozturk-abiye-selamlar

Okumak için girdiğiniz içeriğin başlığını güzelce okuyup anlasaydınız keşke.

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriAşkAşk-ı MemnuAydınİstanbulJaponyaKitapNobelÖğretmenSavaşTRTYaşar Kemalaşkmemuronedioyumurta
Görüş Bildir