Mustafa Kemal Atatürk'le İlgili En Çok Merak Edilen Soruları Tek Tek Cevaplıyoruz!

-

Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili bugüne kadar merak edilen ancak bir türlü fikir birliğine varılamayan soruları tek tek açıklıyoruz!

1. Atatürk hangi takımı tutuyordu?

Atatürk'ün hangi takımı tuttuğuyla ilgili birçok rivayet ortada dolaşsa da, en güvenilir kaynak Süleyman Bulut'un belgeler ve tanıklara dayanarak yazdığı "Atatürk Hangi Takımı Tutuyordu?" adlı kitabı. Bu sorunun cevabını ise kitapta bahsi geçen bir hikâye veriyor. 

3 Aralık 1930’da Galatasaray Lisesi’ni ziyareti sırasında kendisi de GS’li olan İçişleri Bakanı Şükrü Kaya Atatürk'e soruyor, “Sizde mi bizdensiniz Paşam?” Paşa'nın cevabı ise şu şekilde oluyor, “Ben kulüp tutmam çocuk. Çünkü hepsi benimdir.” Nitekim Atatürk'ün bizzat kendi kurduğu Muhafızgücü ve kurulmasına destek verdiği Güneşspor'u dahi tutmadığı biliniyor. Sonuç olarak Atatürk, bütün kulüpleri destekleyerek başarılarını alkışlamış ancak bireysel olarak herhangi bir takımı tutmamıştır.

2. Atatürk'ün burcu neydi?

Atatürk'ün 1881 yılında Selanik'te dünyaya geldiğini hepimiz biliyoruz ancak tam olarak doğduğu ay ve gün ile ilgili araştırmacılar da görüş ayrılıklarına sahip. Atatürk, 19 Mayıs olarak bilinen doğum gününü, Samsun'a ayak basışından dolayı bizzat kendisi belirlemiş. Yani 19 Mayıs temsili bir tarih. Ancak burcunu bilmek için tam bir gün ve ay bilgisine sahip olmak gerekiyor. Bu konu da yaklaşık 20 yıldır Atatürk'ün biyografi ve seceresi üzerine araştırmalar yapan Ali Güler'in şu sözleriyle açıklığa kavuşuyor, “Gazi Paşa’nın doğum tarihini belirleyen ilk belgeler askeri okullardaki öğrenci kayıtlarıydı. Bu kayıtlarda ay ve gün belirtilmeden doğum yeri ve tarihi ‘Selanik 1296’ olarak gösteriliyor. Mustafa Kemal’in bugüne kadar bilinen ayrıntılı nüfus belgesi ise Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükumeti vatandaşları için düzenlenen nüfus cüzdanı. Ancak bizim ortaya çıkardığımız orijinal Osmanlıca belge ile Mustafa Kemal Atatürk’ün doğum tarihinin 4 Ocak 1881 Salı günü olduğunu tespit etmiş durumdayız. Böylelikle Atatürk’ün seceresi ve doğum tarihi ile ilgili yapılan spekülasyonlara da son noktayı koymuş olduk."

Bu bilgiden yola çıktığımızda Atatürk'ün Oğlak burcu olduğunu söylemek mümkün. 

3. Atatürk hangi hastalıktan öldü?

Atatürk'ün siroz hastalığından muzdarip olduğunu biliyoruz ancak ölümünde hastalığı sırasında yakalandığı zatürrenin ve karnında birikip defalarca komaya girmesine neden olan sıvının da etkisinden söz etmek gerekir. Atatürk'ün hastalığına ilk teşhisi koyan Doktor Nihad Reşad Belger'in ilk bulguları, 'Atatürk’ün karaciğerinin üç parmak kadar büyümüş ve sertleşmiş olduğu'ydu. Ardından 10 Temmuz gecesi ateşinin yükselmesine neden olan bir hastalık geçirmiş ve muayenesinde zatürre başlangıcı teşhisi konulmuştur. Zatürrenin tedavisiyle uğraşılırken de siroz hastalığı ilerlemiştir. Hastalığı süresince Fransa’dan Prof. Fiessinger da dahil birçok yabancı doktor Atatürk'ü muayene etmiş ve hepsi de Belger'in tanısını doğrulamıştır. 

Karından su alınmasının ertesi gününde Fiessinger, Nihad Reşad Belger ve
Neşet Ömer İrdelp’in 8 Eylül tarihli raporunda Atatürk’ün hastalığının “Laennec tipinde bir ‘Skleröz Hepatit’ değil, Hanot ve Gilbert” tipinde bir ‘Hipertroji’”olduğu ve bunun mart ayında formüle edilen hastalık olduğu belirtilmiştir. (Bu Atatürk’teki sirozun alkole bağlı olarak değil, safra yollarının kronik tıkanıklığından kaynaklı olduğu anlamına gelmekteydi.) 

Yani Atatürk, siroz hastalığı nedeniyle girdiği son komadan çıkamayarak hayatını kaybetmiştir.

4. Atatürk nerede öldü?

Öngörülen bütün tedavi uygulamaları, Atatürk’ü zaman zaman rahatlatmışsa da, tam bir sonuç alınamamış, hastalık gittikçe ağırlaşmaya devam etmiştir. "10 Kasım Perşembe günü saat 8:00’de Ata'nın rengi tamamen solmuştu. Hiç kimsenin elinden bir şey gelmiyordu. Hasan Rıza Soyak’ın deyimiyle “Koca bir tarih göçüyordu.” Saat 09:05’te gözlerini ansızın açtı ve birkaç saniye içinde tekrar kapadı. Bu adeta onun fani dünyaya veda ederken sevdiklerine son bir selamıydı. Türk milletinin kurtarıcısının ebedi hayata göçüydü."

Atatürk, 10 Kasım 1938 tarihinde Perşembe günü sabahı saat 09:05'te İstanbul'un Beşiktaş ilçesi sınırlarında yer alan Dolmabahçe Sarayı'nda son nefesini vererek hayata gözlerini yummuştur.

5. Atatürk ne zaman cumhurbaşkanı oldu?

Kurtuluş Savaşı’nın ardından TBMM tarafından 29 Ekim 1923 günü Cumhuriyet ilan edilirken, Mustafa Kemal de oy birliğiyle ilk Cumhurbaşkanı seçildi. 30 Ekim 1923 günü İsmet İnönü tarafından Cumhuriyet’in ilk hükûmeti kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ve “Yurtta barış cihanda barış” temelleri üzerinde yükselmeye başladı. 1938’deki ölümüne dek arka arkaya dört kez cumhurbaşkanı seçilen Atatürk, bu görevi en uzun süre yürüten cumhurbaşkanı oldu.

6. Atatürk ne zaman evlendi?

Mustafa Kemal ve Latife Uşakligil’in evliliği, Zübeyde Hanım’ın 14 Ocak 1923’te ölümünden 15 gün sonra gerçekleşmiştir. Profesör Yurdakul’un Makbule Ata'dan ve Muzaffer Kılıç’tan aktardığına göre, Beyaz Köşk’te az sayıda konukla saat 17.00’de toplanıldı. İsmet Bozdağ’ın, Mustafa Kemal ve Latife Hanım’ın beraberliğinin ayrıntılarıyla anlatıldığı “Gazi ve Latife” adlı kitabına göre de, 29 Ocak günü “Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Beyaz Köşk’te verdiği çay partisine, İzmir’in bazı ileri gelenleriyle, Paşa’nın arkadaşları ve Uşakızadeler'in yakın akrabaları çağrılmıştı. Kimsenin ‘nikah’tan haberi yoktu. İzmir Kadısı da nikah için çağrıldığını, köşkün kapısında, Başyaver’den öğrenmişti.”

7. Mustafa Kemal, Atatürk soyadını ne zaman aldı?

Atatürk’e soyadı verilmesinde eski Milli Eğitim Bakanı Saffet Arıkan ile Naim Onat Ülkü’nün önerileri söz konusudur. Anıtkabir Eski Komutanı Ali Güler, “Hemşerimiz Atatürk” adlı kitabının 66-68 sayfalarında Atatürk soyadının kimler tarafından üretilip önerildiğini belgelerle açıklarken şunları anlatmaktadır: “Bilindiği gibi, 1934 yılında çıkartılan 2525 sayılı kanunla, her Türk’ün bir soyadı taşıması mecburi hale getirildi. Soyadı kanunu, Büyük Millet Meclisi’nce kabul ve Resmi Gazete ile yayınlanıp ilan edildikten sonra, Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal için de bir soyadı almak gerekti. Fakat Gazi Mustafa Kemal’e verilecek soyadı ne olmalıydı? Bu hususta gerek “Atatürk sofrası”nda ve gerek Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubu’nda ona layık bir soyadı bulmak için" çalışıldığını söylemişti. 

Atatürk soyadını alması ise Konya Milletvekili Naim Onat Bey sayesinde olmuştur. "Arkadaşlar biliyorsunuz tarihimizde bir ‘Atabey’ sözü, unvanı vardır. Anlamı da, yine biliyorsunuz: Beyin, emirin, şehzadenin, hatta hükümdarın ilimde, idarede, askerlikte mürebbisi, müşaviri, hocası demektir. Atabey, kullanılmış, tarihe geçmiş bir unvan-ı resmidir. Bu unvanı taşıyan bir çok Türk büyüğü vardır. Binaeleyh biz de Türk’e her alanda atalık etmiş, Türklüğü kurtarmış, istiklaline kavuşturmuş olan büyük Gazimize ATATÜRK diyelim, bu soyadını verelim. Bu bana şivemize de daha munis, daha uygun gibi geliyor.” İşte Naim Onat Bey Ata'ya soyadı önerisini bu şekilde sunmuştur. 

Gazi Mustafa Kemal, ATATÜRK soyadı 24 Kasım 1934’te kabul edilip 27 Kasım 1934’te Resmi Gazete’de yayımlanmadan 15-20 gün önce imzasını K. Atatürk olarak atmaya başlamıştı.

8. Atatürk hangi bilimsel alanda kitap yazmıştır?

Atatürk ölümünden birkaç yıl önce 1936-1937 yıllarında Dolmabahçe Sarayı'nda, bizzat kendi eliyle bilimsel bir Geometri kitabı yazmıştır. Arapça ve Farsça terimlerle dolu ders kitaplarının öğrenciler açısından öğrenimi geciktireceğini düşünen Atatürk, "Sivas Kongresi’nin toplandığı Sivas Lisesi’ne, Lise Müdürü ve Matematik öğretmeni Ömer Beygo ve Başyardımcısı Felsefe öğretmeni Faik Dranaz ve öteki ilgililerle Kongre salonuna geldi. Burada önce, 4 Eylül 1919'da tarihî kongrenin toplandığı Kongre salonunu ve özel odasını gezdi ve o günkü dekoru aynen korunan bu oda ve salonda o güne ait hatıralarını anlattı. Sonra topluluk halinde Lisenin 9/A sınıfında programdaki Hendese (Geometri) dersine girdi. Bu derste bir kız öğrenciyi tahtaya kaldırdı. Öğrenci tahtada çizdiği koşut iki çizginin başka iki koşut çizginin kesişmesinden oluşan açıların Arapça adlarını söylemekte  zorluk çekiyor ve yanlışlıklar yapıyordu. Bu durumdan etkilenen Atatürk, tepkisini, “Bu anlaşılmaz Arapça terimlerle, öğrencilere bilgi verilemez. Dersler, Türkçe, yeni terimlerle anlatılmalıdır.” dedi ve tebeşiri eline alıp, tahtada çizimlerle “zaviye”nin karşılığı olarak “açı”, “dılı” nın karşılığı olarak “kenar”, “müselles”in karşılığı olarak da “üçgen” gibi Türkçe yeni terimler kullanarak, birtakım Geometri konularını ve bu arada Pythagoras teoremini anlattı."

Atatürk, bu derste aynı zamanda ders kitaplarının birkaç ay içinde Türkçe terimlerle yazdırılıp bütün okullara dağıtılması emrini de verdi.

9. Atatürk hangi okullara gitti?

İlk olarak annesi Zübeyde Hanım'ın isteği üzerine Mahalle Mektebi'ne giden Mustafa Kemal, ardından Şemsi Efendi Okulu'na giderek ilkokul eğitimini burada tamamlamıştır. Ardından ortaokul için ise Selanik Mülkiye Rüştiyesi'ne gitmiştir. Yardımcı Doçent Dr. Serpil Sürmeli'nin "Mustafa Kemal'in Öğrenim Hayatı ve Ona Dair Düşünceler" adlı makalesinde de bahsettiği üzere, "Çocukluğunda öğrenim hayatına ait önemli yer tutan ilk olay, ilkokula hangi okulda başlamasına dair ebeveyni arasında baş gösteren anlaşmazlık ve bu olaya halası ve hatta diğer akrabalarının dahil olmasıydı. Ancak onun bu konu hakkında "Fakat benim fikrimi soran olmadı"' sözleri, daha o yaşlarda ne hissettiğini ve beklentisinin ne olduğunu ortaya koyması
bakımından dikkate değerdi. Çok geçmeden, "Benim fikrimi soran olmadı" diyen bu çocuk, hevesleri bir yana, Selanik Askeri Rüştiyesi'ne gitme kararını bizzat kendisi verdi ve bunun için izlenmesi gereken yolu yine tek başına kendisi katetti."

Atatürk, Selanik Askeri Rüştiyesi'nden mezun olduktan sonra Manastır Askerî İdadisi'ne gitti. Manastır Askerî İdadisi'ni ikincilikle bitiren Mustafa Kemal, İstanbul'a gelerek 14 Mart 1899'da Pangaltı'da bulunan Mektebi Harbiye'ye yazıldı. Harp okulunu sekizinci olarak bitiren Mustafa Kemal, ardından Harp Akademisi'ne gitti.

10. Atatürk'e Kemal adını kim verdi?

Yardımcı Doçent Dr. Serpil Sürmeli'nin de tezinde bahsettiği üzere, " Kuvvetli öğretimi, aydın fikirli öğretmenleri ve disipliniyle ün salmış olan Selanik Askeri Rüştiyesi'ndeki matematik öğretmeni Mustafa Bey, ebediyen onunla birlikte yaşayacak ve isminin yanında daima taşımaktan onur duyacak bir ismi, hem de oldukça anlamlı bir ismi Atatürk'e hediye etti." O isim ise bilindiği üzere Kemal'di.

11. Atatürk'ün hangi ülkelerde anıtı var?

Mustafa Kemal Atatürk öyle bir liderdir ki, yaptıklarıyla yalnızca Türk milletinin değil, tüm dünyanın saygısını ve sevgisini kazanmıştır. Bu sebeptendir ki Atatürk'ün birçok ülkede anıtı vardır. Bu ülkeler ise şöyledir:  

  • Canberra, Avustralya

  • Be’er Sheva, İsrail 

  • Wellington, Yeni Zellanda 

  • Mexico City, Meksika 

  • Havana, Küba

  • Kuşimoto, Japonya 

  • Santiago, Şili 

  • Caracas, Venezuela 

  • Bükreş, Romanya 

  • Bakü, Azerbaycan 

12. Atatürk'ün yaptığı yenilikler nelerdir?

Atatürk hukuktan ekonomiye, siyasi alandan toplumsal yeniliklere kadar birçok yeniliğe imza atmıştır. Bu yenilikler sıralanacak olursa şöyledir:

  • Halifeliğin kaldırılması

  • Saltanatın kaldırılması

  • Cumhuriyet'in ilanı

  • Mecellenin kaldırılması

  • Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi

  • Çiftçinin özendirilmesi

  • Aşar vergisinin kaldırılması

  • Örnek çiftlikler inşa edilmesi

  • Sanayiyi Teşvik Kanunu'nun çıkarılıp yeni sanayi kuruluşlarının kurulması

  • 1. ve 2. Kalkınma Planları'nın uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması

  • Kadın erkek haklarının eşitlenmesi

  • Şapka ve kıyafet kanunu

  • Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması

  • Soyadı kanunu

  • Lakap ve unvanların kaldırılması

  • Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerinin kabulü

  • Öğretimin Birleştirilmesi

  • Yeni Türk harflerinin kabulü

  • Türk Dil ve Tarih kurumlarının kurulması

  • Üniversite öğreniminin düzenlenmesi

  • Güzel sanatlarda yenilikler

13. Atatürk nasıl bir liderdi?

Bu sorunun cevabını en iyi, Atatürk'ün Liderlik Sırları kitabının yazarı Hikmet Özdemir veriyor: 

"Atatürk, çalışkan, akılcı ve cesur, vatanına ve ulusuna kendini adayan, gücünü ulustan ve onun temsilcisinden alan, doğru zamanda doğru kararlar alan, savaşı ve barışı planlayıp yöneten, düşüncelerini ulusla paylaşan, ulusu dinleyen ve popülizmden uzak duran, sağlam bir tarih bilgisiyle zamanın önünde koşan, ekonomiye öncülük eden, laik, Cumhuriyetçi ve katılımcı yöntemi arayan, gerçekçi ve bilgiye dayalı bir milliyetçiliği benimseyen, her alanda uygar dünyada yarışan" bir liderdi.

Atamızı saygı, sevgi ve minnetle anıyoruz...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
oguz-han-demiray

Bu ülkeye senin gibi bir İnsan bir daha gelmeyecek... Özledik.

kseth

Ölümünde muzdarip olduğu hastalığın yanında karnında biriken sıvıda etkili nasıl bir cehalet ya? Siroza bağlı zaten karnında birikiyor. Ayrıca sebebi ne olursa olsun sirozu olan bir insan içki içemez. Bir iki kadehte içmez, hergün oturup rakı sofrası katiyen kuramaz. Bunu kabul edeceğiz ölümünde en büyük pay kendisinindir. Bu yaptıklarından ya da düşüncelerinden bir şey kaybettirmez, sadece bireysel sorumsuzluk demektir

csa

Hakkında okuduğum zaman tüylerim her seferinde diken diken oluyor. Müthiş bir adam. Bilgilerin bir kısmı çok bilinir olduklarını sandığım bilgiler.

miralayra

Benim profilimi hangi karaktersiz denyo ne sebeple sildi onu da tek tek cevaplayın ?

hasreteslem

benimkini de sildiler :dd adilik parayla mı

miralayra

ÇOk kişinin profilini silmişler alakalı alakasız..var bi puştluk ama anlııcaz bakalım.

stolk

Eskiden böyle şeyleri önce ailemizden sonra okuldan öğrenirdik ilkokulu bitirdiğimizde de her şeyi biliyor olurduk yazık artık dikkat çekmek için böyle yazılara ihtiyaç duyuyoruz eğitim sistemimizin geldiği noktaya bakın

mahirrihamahirriha

Ah bir de doğruyu öğretseler. Mustafa Kamal olduğunu mesela.

baybars14

hanımefendi cahil cahil konuşmayın. ilk ve orta derece okullarda hala 20 sene önceki gibi atatürk anlatılıyor. Arada hiçbir fark yok. kısmen eksik, kısmen yanlış, kısmen abartılmış. Olduğu gibi anlatan bir müfredatımız hiçbir zaman olmadı. Bence yeni nesil bu dogmaları yemiyor bünyesi almıyor...

csa

Hem ırkçı, hem salak hem de cahil. Tek cümlede bu kadar ifşa eder kendini insan.

mahirrihamahirriha

@Can Sebep?

stolk

cahilliğin kelime anlamını öğrenin sonra da açın ilkokul kitaplarına bakın dünya üzerinde bizdeki kadar boş kitaplar yok içinde bırakın Atatürk'ü ders niteliği taşıyan yan yana üç cümle yok ayrıca yeni nesil diye tabir ettiğin sen gibiler bilgisizlikten ya da fazla tv izlemekten gerçeği okumadan araştırmadan boş yorum yapıyor yazık sana ama belki büyüğünde okuyup öğrenirsin gerçek tarihini

baybars14

Gerçek tarihi mi? 1923 ten sonra başlayan tarihiniz mi? hadi ablacım birbirimizi yormayalım. yaptığınız bağnazlıktan başka birşey değil.

stolk

neymiş peki tarihimiz pilavlı sohbetlerde aklı küf kokulu insanların anlattığı bağnazların ve sapık müminlerin inanıp kaleme aldığı tarih mi peki kendi tarihçilerine saygın yoksa aç yabancı kaynaklardan oku tarihini dünyada kaç tane Atatürk büstü var aç incele kulaktan dolma konuşma küçük kardeşim öğren de gel.

baybars14

o dediğin ortamlarda ve şahıslardan öğrenmiyorum, yabancı kaynaktanda yararlanmamız gerektiğinde başvururuz, ama bizim yerli çok önemli tarihçilerimizde mevcut. Çok şükür ki dünya ve türk tarihini bayağı geriden alıyorlar 1923 ten başlatmıyorlar. Bide bu büst meselesini anlamadım ne oluyor ki büst sayısı milyon olsa ne milyar olsa ne? Putçuluktan başka hiçbirşey değil. Büyük ablacımmm :)

Görüş Bildir