İzmir'in Dağlarında Çiçekler Açıyor! İlk Bölüm Analizi ile Vatanım Sensin Yeni Sezon!

-

Hasret bitti; fragmanlarıyla yetindiğimiz Vatanım Sensin dizisi dün akşam ekranlara döndü.

Geçen sezonu da bölüm bölüm incelemiş, diziyi izlemeyenlerle dahi yorumlarda buluşmuş, güzelce serimizi devam ettirmiştik. Şimdi yine başlıyoruz; yine nefessiz izledik, yine sizler için analiz ettik! Yorumlarda buluşalım.

ÇOK FENA SPOILER VERECEĞİZ!

İlk sezonun nasıl bittiğini hatırlarsınız...

Minnettarız! Vatanım Sensin'in Heyecanı Zirveye Çıkaran Sezon Finali #AndOlsun - onedio.com
Minnettarız! Vatanım Sensin'in Heyecanı Zirveye Çıkaran Sezon Finali #AndOlsun - onedio.com

Her aşık çift ayrılmış, ortalık karışmış, üstüne bir de Cevdet Paşa'nın öldüğüne dair mektup bizzat Azize tarafından alınmıştı. Büyük hayal kırıklığı ile soru işaretleri bırakarak bitti dizi.

Lakin sonuna iliştirdikleri montajlı tarihi fotoğraflar ile bir sonraki sezonun daha huzurlu bir ortamda -muhtemelen yıllar sonrasına sarıp, savaşın bittiği dönemlerden başlayacağı algısına kapılmıştık. Öyle olmadı...

Gelen fragmanlar dizinin tam da kaldığı yerden devam edeceğinin, Sevr karanlığını ve acı dolu ortamı ta içimizde hissedeceğimizin garantisini veriyordu.

Ya İstiklal, Ya Ölüm! Vatanım Sensin, Cevdet Paşa ile Beraber Kaldığı Yerden Başlıyor! - onedio.com
Ya İstiklal, Ya Ölüm! Vatanım Sensin, Cevdet Paşa ile Beraber Kaldığı Yerden Başlıyor! - onedio.com

Çok karanlık, çok sert iki fragman yayınladılar...

Lakin görmek isteyene son derece umut verici sahneler de vardı!

Dün gece yayınlanan yeni sezonun ilk bölümü, fragmanlarda da olduğu gibi, Sevr imzalanma sahnesi ile başladı.

Pasif, güçsüz, çaresiz... 

Zaten bu sahneden sonra İzmir sokaklarında çıkılan küçük geziyle de halkın ne halde olduğunu gördük. Umutsuzluk şehrin taşlarına kadar sinmiş. En fanatik, en tutkulu dediğimiz Mehmet bile pes etmiş, ruhu kırılmış!

Müziği dahi susturmuşlar! Balkanlı çalgıcılarımıza zorla Yunan Milli Marşı çaldırılması örneğin... Durumlar kötü!

Cevdet Paşa ise "hasta adam" olarak yatakta, yaralı ama en azından hala hayattaydı!

Bu sahne çok sembolik ve güzeldi elbette. Cevdet Paşa'nın uyanır uyanmaz boynundaki muskasını sorması -sahip olduğu ve kaybetmek istemeyeceği en önemli şeyin inancı ve o muskayı veren ailesi olduğuna güzel bir dokunuş.

Bu sahneyi uzun uzun şiirsel bir şekilde anlatabiliriz lakin goygoyu da eksik edecek değiliz! Londra'da bir hastanede uyanan Cevdet Paşa'nın başında şakır şakır Türkçe konuşan hemşireler olması falan biraz tuhaf geldi bize... Ama neyse! Cevdet Paşa'nın asla ölmediğine inandık da, sıradan bir İngiliz hemşirenin anadili gibi Türkçe konuşmasına mı inanmayacağız!

Tıpkı Türk milleti gibi ayağa kalkan, küllerinden doğan Cevdet Paşa...

Asla vazgeçmedi; halk da böyle, asla vazgeçmediler!

Ayağa kalktı, İzmir'e döndü, dönerken bile istihbarat edindi, bağlantılar kurdu. Ayrıca Yunan ordusundaki hain olduğu da ortaya çıkmadı. Elbette ki bu noktada kilit isim kesinlikle Hamilton!

Lakin önce bize asıl şoku Hamilton değil; yanlış istihbarat ile kandırılan biricik Yakup'umuzun Cevdet'i öldürme girişimi oldu! Yakup görevine çok sadık bir asker olarak elbette bu emri yerine getirecekti lakin Cevdet Paşa'ya duyduğu saygıyı da son ana kadar elden bırakmadı. Cevdet Paşa'da kendini korumak adına bayılttığı Yakup'un hayatta olup olmadığını kontrol edecek kadar da merhametliydi. İşte bu çok sıkı bir bağa işaret ediyor a dostlar. Bu sezon boyunca yine Cevdet ve Yakup'un ölümüne kankalığını izleyeceğiz!

Hamilton yılanına artık bizim aklımız sırrımız ermiyor! Cevdet Paşa'nın bu hareketi içimizin yağlarını eritti...

Hamilton taraf değiştirdi; bu işlerin çooook ama çok daha karışacağına işaret!

Hilal de adeta Walking Dead tadında İzmir sokaklarında yürüdü hapisten çıktıktan sonra... Onun gözlerinden gördük her şeyi!

Hapisten dahi sırf yer kalmadığı için çıkarılmıştı. Adalet bu derece yok olmuş. En ateşli Mehmet bile mücadeleye inancını yitirmiş. Sevr milletin elini kolunu bağlamış.

Ayrıca İngiliz mandasına girme yanlıları feci bir şekilde Mustafa Kemal karşıtı kampanya yürütüyorlar. Ortalık karışık...

Yıldız ve Hilal'in kavuşması ağlattı! Artık neler yaşamışlarsa, ikisinde de ne öfkeden, ne kırgınlıktan eser kalmamış.

Kısa sürede yaşadıklarını da öğrendik zaten... Hasibe Anacığımız suskun olmuş. Yıldız tek başına kalmış. Ali Kemal zaten çekip gitmişti... Peki ya Azize nerede?

Azize öldü, dedi Hilal. Çok net bir şekilde.Ölümün detayını vermediği için, çok net bir şekilde öldüğünü söylediği için Cevdet Paşa gibi yığılıp kalmak istedik o an. Lakin ilerleyen sahnelerde, Azize'nin Ege'nin sularında boğulduğunu ve bedeninin asla bulunamadığını söylediğinde rahatladık. Sonuçta bu dizide kimse ölmüyor kolay kolay. Dizinin sonunda da Azize'nin hayatta olduğunu öğrendik. Lakin Cevdet Paşa fena yıkıldı.

Sizce de biraz komik değil mi şu kısım: Önce Azize, Cevdet'i yıllarca öldü sanıyor... Ardından Cevdet, Azize'yi... :)

Bu arada Yıldız'ın zengin Yunan kadınlara kul köle olmuş, iki büklüm halde yer silen ve emeğinin karşılığı verilmeyen, ezilen hali içimizi burktu. Yıldız sevilmeyen bir karakter lakin yaşadıkları da kolay değil ya! Ali Kemal gitti, anacığı vefat etti, babannesi suskun oldu. Tüm yük onun omuzlarında ve o çalıştı, her şeye rağmen babannesine baktı. Neyse... Kısacası bu kızcağıza birazcık daha adaletli davranalım ya!

Vasili'yi mumla aratacak merhametsizlikte biri: Filippos ile tanışın!

Vasili'yi zaten hiç sevmezmiş. Ezik bulurmuş Vasili'yi...

Kendisi Veronika'nın abisi. Leon'un da dayısı oluyor bu durumda. Adamı şöyle özetleyelim: Türk'ten dayak yedikleri için iki Yunan vatandaşı acımadan yok yere öldüren bir manyak o! 

Cevdet'e "ailenin güvenliği için artık burada yaşamamalısın" diyor. Muhtemelen konağa davet edeceğini anlıyoruz. E Leon da İzmir'e gelince dayısının yanında kalmaz mı sizce?

Neyse, devam edelim...

Filippos'un artık yeni bir yeğeni de var: Dimitri... Yani bizim eski Ali Kemal...

Dimitri ismini de, yeni kimliğini de kabullenmiş. Tam bir Yunan beyefendisi olmuş. Yunan bir kızla da evlenecekmiş... Ah Yıldız, ah ah!

Bu pek akla yatkın görünmedi elbette. Filippos yalan söylüyor olabilir zira Ali Kemal, işkenceye bile direnmiş bir Kuvvacıydı!

Ama... 

İşkenceye karşı koyabilse de, anne sevgisine - ait olma hissine karşı koyamamış olabilir a dostlar. Ali Kemal, dizinin başından beri sevgiyi ve kimliğini arayan bir çocuktu. Belki de buldu.

Kubilay Aka'nın diziden çıktığını biliyoruz. Dolayısıyla Ali Kemal karakteri en azından bu sezon geri dönmeyecek. Bundan eminiz.

Yıldız kadar kalbi kırılan bir karakter daha yok!

Ama Yıldız ile ilgili fark şu: Yıldız, intikam alır! 

Ali Kemal'in peşine düşmeye çalışıyor lakin sonunun ne olacağını cidden kestiremiyoruz. Artık bu sezonda Yıldız'ın gerçek bir dönüşüm yaşayacağını umuyoruz.

Hilal ise bildiğiniz gibi, hiç değişmedi! Hem vatan konusunda çok ateşli, hem de Leon konusunda...

Leon'un ona hiç mektup yazmamış olduğunu öğrenince "kesin başına bir şey geldi" diyecek kadar da aşkından emin. 

Fakat şaşırmaya hazırlanın...

Biricik prensimiz, yakışıklı, vicdanlı Leon'umuz karşımızda! Ama o da ne?!

İzmir'e gelen Leon... Harika!

Ama o da ne? Hani Leon bir daha asla üniforma giymeyeceğine dair yemin etmişti? 

Peki o Hilal'e buz gibi bakışı?

HiLeon ekibi yerlerde bu sahneden sonra...

Fakat biz bu işte bir iş olduğunu biliyorduk!

Kesin ama kesin, Leon tıpkı Cevdet gibi ajanlık peşinde! O üniformayı isteyerek giymedi. Tüm bunların bir açıklaması var. Eminiz!

Zaten Hilal'e öyle omuz atıp geçmesinin sebebi de belliymiş... Açelya!

Hilal kendisini ezip geçen Leon'un cebine gizlice bıraktığı çiçeği buluyor. Tıpkı bahsettiği mektuptaki gibi! Leon, Hilal'i unutmamış. Leon değişmemiş. Ama Leon şimdilik konuşamaz. Leon'un bir planı var!

Tıpkı Cevdet gibi! Ay çok heyecanlı!

Bu iki kızkardeşi ağlar zırlar halde buracıkta bırakıyoruz ve sert adamların dünyasına geçiyoruz şimdi...

Zira diziye katılan yeni karakterler daha çok var!

Ufuk Bayraktar sen ne yaptın ya?!

Dağıstanlı karakteri ile aklımızı aldı! Ufuk Bayraktar'ı Kader filminde tanımış ve ardından böyle heybetli bir rolde görebileceğimizi açıkçası pek de tahmin edememiştik! Nasıl da yakışmış! Tam bir efe! Diziye girdiği ilk sahneden itibaren hayran kaldık.

Ama...

Önce tarafsız bir yorum yapalım: Dağıstanlı karakteri asker kaçaklarını kendi insiyatifini kullanarak idam ettiriyor. Bu noktada asıl dikkat edilmesi gereken ise askerlerden birinin Ankara'da yargılanmayı talep etmesi ve Dağıstanlı'nın bunu reddetmesi. Yani Dağıstanlı kendisini tam bir otorite olarak gören, kural sevmeyen biri. Bu elbette ki çok çekici ve alfa bir görüntü çizebilir lakin unutmayın: Bu karakter diziye ilk girdiği sahnede Ankara'yı yok saydı. Dolayısıyla da bu ileride sıkıntı çıkaracağına dair bir işaret.

Ayrıca askerler asılırken de dönüp bakmadı bile, gülerek gelen ziyaretçisini karşıladı. Çok acımasız! 

Dağıstanlı karakterinin Çerkes Ethem'den esinildiği izleyici tarafından fark edildi. Ufuk Bayraktar'ın harika bir iş çıkaracağı şimdiden belli!

Şükran Ovalı da Seher rolünde...

Femme Fatale denir! 

Şükran Ovalı'yı böyle bir rolde düşünemezdik açıkçası. Lakin bizce baya iyi kıvırmış!

Game of Thrones'un Tazı'sı değil! Tevfik yaşıyor!

Evet arkadaşlar, o da patlamada ölmemiş. Sorgulamayın. Ölmemiş işte... 

Yani o da küllerinden doğmuş bir şekilde yeni kimliği ile oyunun içinde!

Bu ölmeme meselesi İnternet kullanıcılarının mizahına elbette ki meze oldu!

E komik artık çünkü biraz!

Cevdet ölmez, Tevfik ölmez de Azize ölür mü?!

Kucağında bebeğiyle, o da hayatta!

Dağıstanlı'nın misafiri kimmiş dersiniz?

Tüm bunları bir kenara bıraktıran sahne de... Mustafa Kemal Atatürk'ümüzün azıcık da olsa görünmesi!

"Türk Milleti hürdür!" diye haykırdık!

Bir millet ayağa kalkıyor. Vatanım Sensin'in yeni bölümlerini sabırsızlıkla bekliyoruz!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
lazibozo53

nasssssıl kaçırdım lannnnnnn hemen izleyem

beyzanur-erken

Atatürk sahnesi neydi öyle? tüylerim ürperdi izlerken

texasli_cowboy

Televizyon tarihimizin en iyi dizisi olduğu kanaatindeyim. Aylardır sabırsızlıkla bekliyorduk. Ha başladı ha başlayacak dedik dedik sonunda başladı.

merveck35

Başladı gönlümün efendisi..

elif-eda-kaya

Çok seviyorum bu diziyi çok çok. Halit Ergenç ve Okan Yalabık nasıl da döktürdüler karşılıklı ama? Yıldız'a sövmeyi bile özlemiştik iyi oldu bu bölüm de mahrum bırakmadı bizi yılanlığından. Ali Kemal konusuna gelince, o daha önce de Yıldız'a olan sevgisini inkar edip Eleni ile yatmıştı. Geri dönse bile bir ihtimallerinin olamayacağını biliyor. Bir hayat kurmaya, yeniden başlamaya çalışıyor Yunanistan'da. Ayrıca Hileon ❤ ❤

Başlıklar

AnkaraGame of ThronesİdamİngiltereİzmirYunanistandizifragman
Görüş Bildir