Minnettarız! Vatanım Sensin'in Heyecanı Zirveye Çıkaran Sezon Finali #AndOlsun

-

Bir sezon boyunca bizi ağlatarak ciğerimizi çürüten, bol bol heyecanlandıran, bazen kızdıran fakat her zaman kendisini izleten biricik dizimiz Vatanım Sensin'in sezon finali dün gece yayınlandı.

O ne finaldi öyle...

Biz böyle dramatik bir bölüm görmedik!

Ekranda onlar ağladı, ekran başında bizler...

Yani bu sezon finalinin Türk halkı üzerinde etkisi, tıpkı bu aile üzerindeki etkisi gibi oldu. 👇

Aşk acısı, ana baba acısı, evlat acısı, memleket sevdası... Her şey vardı!

Bir önceki bölümde hatırlayacağınız gibi General / Miralay Cevdet muhteşem bir sinsilikle Vasili'yi ters köşe etmişti.

Ali Kemal kozunu kullanarak Vasili'yi orduya ihanet etmeye zorlamıştı. İhaneti de diğer üslere haber vererek kanıtlamıştı. Net temiz iş!

Lakin şöyle bir detay var; Vasili, asla "mecbur" değildi. Kendi seçimiyle bu ihaneti sırf Ali Kemal ve Veronika için gerçekleştirdi. Aynı şekilde yakalandığında tüm foyayı ortaya çıkarabilirdi fakat yine ailesi için ölümü seçti.

Bu sezon finali bölümü de kaldığı yerden, oldukça hızlı başladı! Vasili hiç uzatmadan idam edildi!

Açıkçası dizide ilk ölen önemli karakterlerden oldu. Eşref Paşa'nın bile idamdan kurtulmuş olduğunu düşününce bu kısım biraz absürtleşiyor elbette... 

Vasili, kanaatimce, Türk dizi tarihinin de, Vatanım Sensin'in de en başarılı karakterlerinden biri. Zira o dizi boyunca tüm yaptıklarıyla, ne kahramanlaştırıldı, ne de şeytanileştirildi... O "insan"dı işte. İnsanın ne kadar acımasız olabileceğini de, nasıl kendini feda edebileceğini de gösteriyordu.

Nefret ettiğimiz çocuk katili Vasili, Veronika ile ayrılırken "Kulaklarımda söylediğin o şarkı olacak!" diye bağırdı ya, işte o an "insanlaştı". Sosyal medya Vasili'ye üzülen ve buna şaşıran insanların tweetleriyle doldu. 

Vasili resmen öldü arkadaşlar. Cenazesi görülmedi diye hala öldüğüne inanmayanlar var lakin gözler önünde vuruldu, nabzı kontrol edildi, öldüğü teyitlendi, isimsiz bir mezarlığa bir hain olarak gömüldü bu adam. Vasili gitti. Ateşi bol olsun!

"Ben istiyorum ki harp eden son nesil biz olalım. İncinsen bile incitme demiş Bektaşi."

Ah Cevdet Paşa! 

Vasili ile son sohbet sahnesi nasıl da güzeldi.

Barışı özleyen bir asker olduğunu, intikamın asla şifa olamayacağını defalarca vurguladı. Ne muhteşem bir karakter ama! Savaşın, vahşetin, atarlı giderli tavırların övüldüğü popüler kültürde; savaşı bundan hoşlandığı için değil, durdurmak için veren, hakka hukuka adalete ve siyasete sonsuz saygısı olan, çözümü ve barışı uman bir karakter-di...

Kumandan Vasili'nin ölümüyle beraber Teğmen Leon da öldü!

Artık Şair Leon var.

Askerliğe sırf babasının sevgisini kazanabilmek için başlayan ve her dakikasından vicdan azabı duyan Leon, Cevdet'e "siz ve sizin gibilerin yanında işim yok. Artık hakkın ve adaletin olmadığı hiçbir şeye hizmet etmeyeceğim" diyerek tavrını çok net koydu. Leon'un dönüşümü tamamlandı!

Lakin bence Vasili ile bir veda konuşması yapamaması oldukça tuhaf oldu.

Bir Leon - Vasili sahnesi iyi giderdi. İdam edilecek bir adam, oğluyla neden konuşmak istemesin? Bir hesaplaşma, bir helalleşme iyi olurdu. Ali Kemal'i duyunca Leon'u unuttular resmen...

#HiLeon hayranlarına ise büyük geçmiş olsun diliyorum...

Her ne kadar iyimser konuşmaya çalışsalar da o  tren kaçtı canlarım. 

Hilal'in Halit İkbal olarak birkaç bölüm önce yazdığı "barışmayacağız" tadındaki yazı, bu defa da Leon'un kaleminden Andreas mahlasıyla döküldü. "Olmuyor, olmayacak" diye... Barış umutlarının bitişi; Yunanistan ve Türkiye'nin bir daha birleşmemek üzere ayrılması demek bu.

Hilal ve Leon çiftini böyle hatırlayınız. Veda sahnesiyle değil... 😔

Elbette ki bir sonraki sezonda yeniden karşılaşana kadar!

-Hoşça kalın Küçük Hanım.

-Hoşça kalın Teğmen. 

😭

Gelelim asıl meseleye... Yunan olduğunu kabullenemeyen Ali Kemal; nam-ı diğer Dimitri!

Ah be Ali Kemal, ah be...

Dizinin başında tanıdığımız o varoluşsal sorunlar içerisinde boğulan, hassas ruhlu, kimliğini arayan Ali Kemal; kimliğini bulunca işte böyle dağıldı. Oysa, o kimliği değil, "hakikati" bulmuştu.

Tıpkı Hasibe Ana'nın da dediği gibi, "bir evlat kimseye ait değildir, o hepimizindir, tüm dünyanındır!"

Lakin insanı insandan ayıran, "bu damarlarımda akan kan zehir" dedirten, akıldan, mantıktan ve merhamatten uzaklaştıran ırkçılık; Ali Kemal'i zehirleyince bunun şifası yine aşk ve sevgi oldu.

Şifa ve sevgi işte böyle bir şey...

Yıldız, kimse için kılını kıpırdatmayacak olan, bencil Yıldız... Nasıl da değişti! Nasıl da Ali Kemal'in yaşama sebebi oldu. 😭

Yıldız resmen tek bir sahnede, "senin için ölürüm de, öldürürüm de" dedi.

Bu ailenin kızları deli biraz, yapacak bir şey yok!

Tamam, Ali Kemal için zor bir durum... Peki Veronika?!

Veronika'nın çektiklerinin yüzde birine denk gelmez, Ali Kemal'in tripleri... Açık olalım! Evlat acısı kim bilir ne zordur. Ali Kemal bunu anlamayı dahi reddetti. Leon'un da dediği gibi "bencil" davrandı.

Ali Kemal ile ilgili en rahatsız edici detaylardan biri de bu zaten; sonsuz bir inkar içinde yaşaması ve zordan her zaman kaçması. Yıldız'a da aynısını yapmıştı hatırlarsanız.

Ve özellikle şu sahne! Nasıl bir çaresizlik, nasıl bir dram, nasıl bir acıydı... Ciğer kalmadı, gitti ciğer bizde!

Hasibe Ana'nın bilgeliği ve koca yüreği; Veronika'ya şifa, Azize'ye örnek oldu. Bunu çocuklara da yansıttılar...

Veronika intikam hırsını, öfkesini ve ırkçılığını Vasili ile beraber gömdü. Kadın olmanın ortak paydalarında birleşen bu üçlü; kadın oldukları için öldürmeyi değil, hayat vermeyi; yıkmayı değil inşa etmeyi, şifalandırmayı, paylaşmayı biliyorlardı. Evlat sevgisini, kadın ruhunun inceliğini, merhameti...

Azize, Veronika'ya söz verdi. Ali Kemal'i hiç kırmadan, incitmeden, tüm sevgisiyle ona, öz annesine yöneltti...

"Sen iki denizin oğlusun; iki vatanın, iki ananın oğlusun!"

"Sen iki denizin oğlusun; iki vatanın, iki ananın oğlusun!"
"Sen iki denizin oğlusun; iki vatanın, iki ananın oğlusun!"

Ali Kemal dizi için işte bu yüzden kilit bir karakter: Ali Kemal, bir gün gelecek olan barışın, Yunan ve Türk'ün kardeş olabilmesinin umudu...

Lakin öz kardeşi ile arası pek iyi değil! Düşünsene, en uyuz olduğun eleman senin kardeşinmiş! Ali Kemal ve Leon'un işi de zor!

Çocukluklarında birbirleriyle boğuşamadıkları için olsa gerek, şimdilerde bol bol yumruklaşarak arayı kapamaya çalışan Leon ve Ali Kemal bir süreliğine aynı teknede olacaklar, ha...

Hadi hayırlısı! Resmen haylaz erkek çocukları bunlar! 

Ah bu arada Veronika'nın Ali Kemal'e sarıldığı, koklaya koklaya öptüğü sahne... 😭 

Lakin arada kaynayan bir detay ise şuydu; Ali Kemal'in Yıldız'ı yine yarı yolda bırakmış olması... Elbette geri gelecek ama, kim bilir nasıl gelecek?! Yıldız kırk yılda bir kalbini açmıştı. Kötü oldu.

Şimdi insan ilişkilerini bir kenara bırakıp biraz da memleket meselelerine dönelim. Cevdet, Vasili'nin ölümüne rağmen büyük taarruzu engelleyemeyecek olunca işler karıştı...

Zira bir de Tevfik detayı var; hala Hamilton'ın emrinde ve özgür olan Tevfik... Mustafa Kemal Paşa'ya suikast hazırlamaya kalktı lakin detay şu ki; Atamıza bir şey olmayacağını zaten biliyorduk :)

Lakin nasıl engelleneceği büyük meseleydi.

1- Mustafa Kemal'e karşı İngilizlerin kurduğu suikastı engelle

2- Yunan taarruzunu başlamadan durdur

Pek kolay işler değil, ne dersiniz?!

Neyse ki Yakup prensimiz yine bir şampiyon gibi Mustafa Kemal'i koruma işini kendi yollarıyla halletti.

Çünkü LUCY REİS! ❤️

Işıl Saadet Aksoy'un o elf güzelliğiyle canlandırdığı İngiliz hanfendisi Lucy'nin narin kalbini daha ilk bölümden sezmiştik. Lakin bu tarz ajanlık işlerine kalkışabileceğini hiç tahmin etmiyorduk.

Meğer Lucy, Hamilton'un yılanlıklarını Yakup'tan öğrenince vicdanının sesini dinlemiş ve Mustafa Kemal'i öldürmesi gereken çantayı Tevfik'in arabasına yerleştirmiş. Olaylar olaylar!

Sonuç olarak Hamilton paket, Tevfik ise ağır hasar!

Cevdet'e ise tek bir seçenek kalmıştı: Emaneti çekip, adaleti sağlamak...

Açıkçası kırk yıl düşünsek aklımıza gelmeyecek bir hareketti bu. Çünkü Cevdet, her zaman bir yolunu bulan mantıklı bir akıl insanı. 20 kişilik masaya tek kişi saldırmak hem biraz absürt, hem de abartı oldu sanki...

Elinde sonunda kendini feda etmeye hazır olduğunu biliyorduk fakat yine de şaşırdık. Daha zamanı vardı sanki.

Her ne kadar böyle bir ortamdan, kevgir gibi oluşunun üstüne bir de patlamaya maruz kalmasından dolayı imkansız olsa da; bence Cevdet ölmedi.

Bakalım bekleyip göreceğiz. 

Ölmemesi elbette diziyi gerçekçilikten fazlasıyla uzaklaştıracak. Ama henüz "öldü" açıklaması da dizinin resmi hesaplarından dahi yapılmadı.

Bizim kavuşmalarımız yarim, mahşere kaldı... 😭

Ankara'ya gitmek üzere kocasını bekleyen Azize'nin çığlığı... Of!

Hayat ise her şeye rağmen devam etti.

Yaprak döker bir yanımız, bir yanımız bahar bahçe!

Cevdet'in uğruna canını verdiği o meclis kuruldu!

Cevdet'in Mustafa Kemal'e yazdığı mektup ise ağlattı.

Bir ulusun her şeye rağmen yıkılmayışı, bir gülüşte yansıdı...

Yaralar sarıldı; dayanışma ile her şeye rağmen hayat bir yolunu buldu işte!

Ve yarınlara dair bir umut!

Hep orada!

Bir sonraki sezona kadar nasıl bekleyeceğiz bilmiyoruz...

Muhtemelen yıllar geçmiş olacak; Azize ve Cevdet'in bebeği doğmuş ve büyümüş, Yıldız Ali Kemal'i beklemekten vazgeçmiş ve nişanlanmış, Hilal belki de mecliste kadın hakları için mücadele veren bir aktivist olmuş, Ali Kemal ise kimliğini bulmuş ve vatanını seçmiş olacak... Kim bilir!

Bizi çok ağlattın ama seni çok sevdik Vatanım Sensin...

Bir sonraki sezonda görüşmek üzere, hoşça kalın!

Çılgın teorilerinizi yorumlarda bizimle paylaşmayı ihmal etmeyin!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
teserg

Cevdet, saldırıyı yapanın kim olduğunu bilen bir askerle beraber ağır yaralı olarak kurtulacak. Ali Kemal babasının yanında saf tutacak ve önce askeri hâlledecek, sonra da babasını kurtaracak. Arkasından ise millî mücadele, istiklâl harbine dönüşecek. Cevdet ve Ali Kemal de en ön saflarda mücadele verecek. Yıllar sonra Azize-Cevdet, Ali Kemal-Yıldız ve vicdanının sesi ile aşkı birleşen Leon-Hilâl buluşması ile vuslata ereceğiz...

schizophrene

3 sezonluk poyraz karayel izleyicisiyim ben başrolü vurdular hatta gömdüler hatta ve hatta gömmeden önce kefeni açıp yüzünü gösterdiler adam sonraki sezon mezardan canlı çıktı kimse beni cevdetin öldüğüne inandıramaz :p

selenay-kesen

bişey dicem bölümü izledim ama bazı yerlerini kaçırdım ali kemal ve leon neden bi süre aynı gemide olucaklar yoksa ali kemal annesiyle leonla beraber mi gidicek?ha bide veronika&ali kemal sarılma sahnesi ne zaman biraz bakındım ama bulamadım

Gizli Kullanıcı

Siyahbeyaz resimde, soldaki hemşire, hilal'in aynısı değil mi ya?

piscolata

Aynen. Ana ve kızı orjinal bir foto üzeriden photoshop yaparak değiştirmişler.

tnsrdr

Soldaki Hilal arkadaki Yıldız sağdaki de Azize zaten benzemiyor direk onlar :D

Gizli Kullanıcı

Yakınlaştırınca azize benzemiyor, boyu da kısa?

troll

Kanal Dnin Photoshopları çok kötü oluyor ama fan sayfaları güzel yapıyo bu işleri

lumos_03

Ben bu bolumu kacirdim ama okurken aglamamak icin kendimi zor tuttum😢

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

AnkaraİdamİngiltereSosyal MedyaYunanistanaşkdizi
Görüş Bildir