Türkiye'de listelerin zirvesine oturan Manifest, ilk İngilizce şarkısı TRALALA'yı 9 Ekim'de yayımladıktan sonra gözünü uluslararası sahnelere çevirdi. Şarkı kısa sürede dünya listelerine de girdi. Şarkının klibini Londra'da çeken grup, orada birkaç programa da katıldı. Manifest kızlarının hem şarkıdaki hem de röportajlarındaki İngilizcesi gündem oldu haliyle.
İngilizce eğitmeni Çilem Akar, Manifest üyelerinin İngilizcesini yorumladı. Kızların İngilizcelerinin gayet iyi olduğunu, kendilerini net bir şekilde ifade edebildiklerini belirten Akar, birkaç noktaya dikkat çekti.
Peki "sense of direction" ve "get lost" nasıl kullanılıyor?
Çilem Akar, öncelikle Sueda'nın 'We don't know any direction knowledge.' cümlesini yorumladı. Yön duygusu anlamına gelen 'sense of direction', İngilizcede genellikle 'have' fiiliyle ve 'good', 'bad' ya da 'terrible' gibi sıfatlarla kurulan bir kalıp. 'I have a terrible sense of direction.' cümlesi, yön bulmakta ne kadar zorlandığımızı anlatmanın en doğal yollarından biri. 'Direction knowledge' ise Türkçeden kelime kelime çevrilmiş bir ifade olduğu için anadili İngilizce olanların kulağına yabancı geliyor.
Ardından Hilal'in 'Maybe I won't be lost.' cümlesini ele aldı. 'Get lost' fiili kaybolma anının kendisini, yani yolu şaşırma eylemini anlatıyor. 'I'm lost' dediğimizde ise o an kayıp olduğumuz durumu belirtmiş oluyoruz. Londra metrosunda kimin kaybolacağı sorusu varsayımsal olduğu için 'I wouldn't get lost.' kalıbı, 'I won't be lost.' cümlesinden çok daha doğal duruyor. İngilizlerin 'the Tube' ya da 'the Underground' dediği Londra metrosunda yolunu şaşıran biri ise 'Excuse me, I'm lost. Could you tell me the way to the station?' diyerek yardım isteyebilir.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın