Her Yıl Dünyanın En Mutlu Ülkesi Seçilen Danimarka'dan Mutluluğun Sırrı: HYGGE Felsefesi

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

“Samimi ortamlar yaratma sanatı” , “Ruhun sıcacık hissetmesi”, “Tüm dert, sıkıntı ve sinir bozucu şeylerden uzak olma durumu”, “Rahatlatıcı ve mutluluk veren şeylerden keyif alma” , “En sevdiklerinle birlikte olma durumu”.

Sadece bu cümleleri okumak bile huzur verdi değil mi? Hemen hemen her yıl dünyanın en mutlu ülkesi seçilen Danimarka, bunları bir felsefe haline getirmiş. Zeynep Cansoylu kendi sayfasında bu felsefeden uzun uzun bahsetmiş. Ayrıca instagram hesabından da ( zeyneppcans ) bu felsefeyle ilgili ufak paylaşımlar yapıyor. Gelin HYGGE Felsefesi'ni yakından tanıyalım.

Kaynak: http://zeynepcansoylu.com/dunyanin-en-mu...

Öncelikle nereden ve nasıl çıkmış bu felsefe!

Şimdi bir ülke hayal edelim.. Havası yılın 365 gününün 350 günü buzzz gibi ve yağmurlu. Dünya üzerindeki konumu gereği yazın birkaç ay hariç bol bol karanlıkta kalıyor. Bitmek bilmeyen kışlar var. Ek olarak ülkede çalışanların maaşından yaklaşık %60 gelir vergisi kesiliyor! Sıradan bir Danimarkalı için hayat sabah 7 sularında ve karanlıkta başlıyor. Eksili derecelerdeki, bol rüzgarlı ve yağmurlu sokaklara çıkıp bisikletle işe giderek devam ediyor. İş saatleri süresince şanslılarsa azıcık güneş görüp, gene karanlıkta eve dönerek ilerliyor. Bu durumda hayatta kalma iç güdüsü olarak yokluklar içinde mutluluk yaratmak gerekiyor. Birazdan detaylıca konuşacağımız “hygge” kavramı da böyle ortaya çıkıyor. Yokluklar içinde mutluluk yaratma işinde o kadar başarılı oluyor ki bu ülke uzun yıllardır en mutlu ülkeler listesinde başı çekiyor. 🙂

H Y G G E (huge, höge, hoga vb gibi okunuyor) tam net bir tanımı olmayan bu Danca kavram şöyle anlatılıyor : “Samimi ortamlar yaratma sanatı” , “Ruhun sıcacık hissetmesi”, “Tüm dert, sıkıntı ve sinir bozucu şeylerden uzak olma durumu”, “Rahatlatıcı ve mutluluk veren şeylerden keyif alma” , “En sevdiklerinle birlikte olma durumu”.. vb. Hemen hemen her sene dünyanın en mutlu ülkesi seçilen Danimarka’da hygee baya önemli bir kavram.

Hygge’ye ulaşmayı sağlayan şeyler ise Dan dostlarımıza göre aşırı basit.. Sevdiklerimizle ev buluşması, doğada olmak, sıcacık bi içecek, fırından yeni çıkmış kurabiye, mumlarla aydınlatılmış bi ortam, rahat ve minimal mobilyalar, sıcak şarap, yün çoraplar ve rahat ev giysileri...

Hygee kavramını o kadar benimsemişler ki sıfat ve fiil olarak da kullanıyorlar. Mesela bir durum çok hygge ise sıfatı “hygeelig” veya “hyggelight” oluyor. Cümle içinde kullanmak gerekirse “Ne kadar hyggelig bir sofra!” veya “Acaba misafirlerimiz diledikleri gibi hygelight olabildiler mi?” gibi. 🙂 Günlük hayatta o kadar çok kullanılan bir kelime ki... Danca öğrenenlerin ilk öğrendiği kelimelerden oluyormuş ister istemez.

Kopenhag’da yer alan Mutluluk Araştırma Enstitüsü’ne ait (Evet böyle bir enstitü var) kaliteli bir şekilde hygge ruh haline girmek için 10 maddelik bir manifesto var.

Gelelim HYGGE Manifestosu'na

1. Atmosfer

Işıkları kısın veya kapatın. mumlarla bol bol “doğal ışık” yaratın.

2. Anda Kalmak

Hygge yaşamak için ekranlara bakmamak, yaşanan ana odaklanmak ön koşul.

3. Küçük Keyifler

Kahve, çikolata, minnoş tatlılar… Yaramaz şeyler hygge felsefesinin olmazsa olmazı.

4. Eşitlik

Sevdiklerinizle toplaştınız, ağız tadı ile hygge olacaksınız. Öyle ev sahibi – misafircilik oynamak yok. Herkes her işin ucundan tutacak. O sofra birlikte hazırlanacak, birlikte toplanacak. Kimse ev sahibinin misafir ağırlama yeteneklerini değerlendirmeyecek. Herkes eşit, kimse ev sahibi veya misafir değil.

5. Minnettarlık

Küçük, büyük fark etmeksizin elimizdeki şeylere müteşekkir olma durumu. O anda elimizde tuttuğumuz bir kupa sıcak çay da olur, kucağında oturduğumuz sevgilimiz de. Haydi sahip olduğumuz irili ufaklı güzellikleri sıralayıp şükür edelim. Zaten bunu yapana karada ölüm yok, mutsuz olmaz.

6. Uyum

Kendini kanıtlama, yarışma olmadan çevre ile uyum içinde olma durumu. Yani ego yapmak, övünmek, gösteriş yapmak yok diyorlar kibarca.

7. Rahatlık

Rahat koltuklar, giysiler, zorlamamak ve kendini salıvermek ön koşul.

8. Ateşkes

Hygge ortamında olaylar, gerginlikler yok. Siyaset, din gibi gerginlik çıkabilecek konuların hygge ortamında yeri yok

9. Birliktelik

Bu içtiğimiz bir kahve de olabilir, yanımızdaki sevdiklerimiz de olabilir. Tamamen “birlikte” ve mutlu hissetme hali.

10. Sığınak

Hyggelig duruma erişmek için güvende hissetmek, tehlikeden korunduğunu bilmek şart.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
15101988m

ben de diyorum neden sürekli mutluyum, meğer hygge felsefesini yaşıyormuşum da haberim yok :)

taner-yurttas

Bir ülkenin nüfusu ne kadar az ise, gelir ve yaşam standartları da o kadar yüksek olur.

ardgn

neresinden baksan yanlış bir genelleme. nüfusu bizden çok olup bizden daha yüksek standartlarda olan ülkeler olduğu gibi, bizden daha az nüfusa sahip olup daha berbat halde olan ülkeler de var. ortaya bizi koyarak şu cümleyi kurdum ama farketmez yani. genelleme yapmak yanlış. nüfustan çok doğru yönetim ve eğitim ile alakalı aslında.

akatsuki1971

GEL DE ORTADOĞU BATAKLIĞINDAKİ BİZİM GİBİ VAHŞİ ÜLKELERDE YAP BUNLARI.

jord

Aslinda yazilan bircok seyi yapiyoruz, ama rahatsiz olmak, derbederlik bizim kulturun parcasi, bir yandan da bundan uzaklasmak zor cunku turkiyedeki hayat insani ister istemez strese sokar, sorun burda. Insan eve gelince, o yorgunlukla ve yarin ne olacak endisesiyle bogusuyor. Yoksa aksam eve gelince bi kahve icip rahatliyorsa adamlar, arkadaslariyla sohbet ediyorsa, bizde de var, cayini demler, tanidiklarla sohbet eder vs. Ama ayni degil, bir kere bizde renkli duvar kullanilir ve kuvvetli isik altinda oturulur. Bu insana baski verir. Yap evi komple beyaz, kenara bir lamba koy, tavana dogru aydinlatsin, tavandan yansit, sadece 60watt, sari isik, gozlerin dinlensin, yinede pozitif etkisi olacaktir. Ornek https://www.ikea.com.tr/urun-katalogu/aydinlatma/lambalar/yer-lambalari/60324676/not-yer-ve-okuma-lambasi.aspx

jord

Icerik biraz ters bakis acisiyla olmus, danimarkadakiler bu yazilanlari yapiyor evet, ama bunlari yaptiklari icin mutle degiller, mutlu olduklari icin bunu yapiyorlar.Birde kultur meselesi, bizim buyutup sacmaladigimiz bircok sey, danimarkada fark edilmez bile, en basiti, is yerine sortl terlikle giden var, illa takim elbise diye bastirmazlar, daha cok ornekler var. Mutlu olmayanlari bu yazilanlar mutlu edemiyor maalesef, alkol ve psikolojik problemlerle sikintilari var. Ha asagida yazilanlara cevap vereyim, bundan 100 sene once danimarkalilar yokluktan amerikaya gocuyordu, 150-200 sene kadar once cocuklar acliktan oluyordu. henrik pontoppidan denen adamin kitaplari okuyun, goreceksiniz. Danimarkanin bu denli gelismesi, caga ayak uydurabilmelerinden, katma degeri yuksek teknoloji uretebilemerinden, bu da iyi egitimle oluyor, iyi egitimde iyi sistemle olur, 15 senede 6 defa sistem degistirmezler, bizdeki gibi bakkal kafasiyla dusunen siyasetciler yerine nitelikli siyasetcilerin 50lerde yapmis olduklari sistematik calismanin sonuclari bu gelismislik. bizdeki gibi insanlarin dini duygularini somurenler, elinde araba anahtari sallayip oy toplayanlar yok, ha herkes mi egitimli orda, hayir. oraninda cahili var, iki lafla kandirip oyunu alabilecekleri, ama orada bazi insanlar ortak akilla hareket eder, dusunur, sorgular, hulog diye atlamaz.

koseku

eyidir hojtur ema benana

Başlıklar

ÇikolataInstagramŞarapçayminnoş
Görüş Bildir