Her Gün Tarçın Tüketenler Dikkat: Uzmanlar Karaciğer Riskini Açıkladı
Salepten sütlaca, kurabiyeden bitki çayına kadar havalar soğudukça tarçın mutfakların baş tacı oluyor. Ancak market raflarındaki tarçının büyük kısmında bulunan kumarin adlı doğal bileşik, düzenli ve yüksek miktarda tüketildiğinde karaciğeri zorlayabiliyor. Uzmanlar tarçını tamamen bırakmayı değil, doğru türü seçmeyi öneriyor.
Kaynak: Daily Mail
Marketteki tarçının çoğu kasya türü ve kumarin oranı yüksek
Kumarin, bazı bitkilerde doğal olarak bulunan organik bir bileşik. Az miktarda alındığında çoğu insan için sorun yaratmıyor; ancak yüksek dozlara düzenli olarak maruz kalmak, hassas kişilerde karaciğer fonksiyonlarını olumsuz etkileyebiliyor.
Market raflarında en sık karşılaşılan tür, bilimsel adıyla Cinnamomum cassia olarak bilinen kasya tarçını. Ağırlıklı olarak Endonezya, Çin ve Vietnam'da yetiştirilen bu tür, koyu kızıl kahve rengi ve keskin aromasıyla tanınıyor. Güney Florida Üniversitesi Halk Sağlığı Fakültesi'nden Doç. Dr. Heewon Gray, kasya tarçınının yüksek miktarda kumarin içerdiğini ve uzun süre düzenli tüketildiğinde bazı kişilerde karaciğer hasarına yol açabileceğini belirtiyor.
Diğer tarafta 'gerçek tarçın' olarak da anılan seylan tarçını (Cinnamomum verum) var. ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri'ne (NIH) göre büyük bölümü Sri Lanka'dan gelen bu tür daha açık renkli, daha yumuşak ve hafif narenciye notalı bir tada sahip. Gray'e göre seylan tarçınındaki kumarin eser düzeyde kaldığı için her gün tarçın tüketenler açısından çok daha güvenli bir seçenek.
İki türü çubuk tarçında ayırt etmek oldukça kolay: Seylan tarçını puro gibi sarılmış ince, kâğıt gibi katmanlardan oluşurken kasya tek bir kalın ve sert kıvrım halinde. Toz tarçında ise görünüş aynı olduğu için ambalajdaki bilimsel ada ya da menşe ülkeye bakmak gerekiyor.
Günde 2 gram kasya tarçını kumarin sınırını doldurmaya yetiyor
Ara sıra bir tatlıya serpilen tarçın risk oluşturmuyor, ama kasya tarçınının her gün kullanılması kumarin miktarının hızla birikmesine neden olabiliyor. Alman Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü'nün (BfR) kumarin değerlendirmesine göre tolere edilebilir günlük alım miktarı, vücut ağırlığının kilogramı başına 0,1 miligram. Bu da 60 kilogramlık bir yetişkin için günde 6 miligram anlamına geliyor.
Kasya tarçınının gramında ortalama 3 miligram kumarin bulunuyor. Yani bir silme çay kaşığından bile az olan 2 gramlık tüketim, bu sınıra ulaşmak için yeterli. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarçın için günlük bir üst sınır belirlemiyor, ancak sentetik kumarinin gıdalara doğrudan katkı maddesi olarak eklenmesini yasaklıyor.
Karaciğer normalde kumarini parçalayıp idrar yoluyla vücuttan atıyor. Ancak alınan miktar fazlalaştığında organ buna yetişemiyor ve zararlı yan ürünler birikebiliyor. Gray, gıdalardan alınan olağan miktarlarla kumarine bağlı karaciğer hasarının insanlarda nadir görüldüğünün de altını çiziyor.
Karaciğer sorunları çoğu zaman belirgin bir belirti vermeden ilerliyor ve yalnızca kan tahlilinde fark edilebiliyor. Mayo Clinic'in sıraladığı uyarı işaretleri arasında geçmeyen bulantı, iştahsızlık, yorgunluk ve karnın sağ üst tarafında hissedilen künt ağrı bulunuyor. Ciltte ya da gözlerde sararma, koyu renkli idrar, açık renkli dışkı ve durmayan kusma ise daha ciddi belirtiler arasında gösteriliyor.
Tarçın takviyeleri ve hazır ürünler beklenenden fazla kumarin içerebiliyor
Bazı kişiler için kumarin daha büyük risk taşıyor. Gray, karaciğer yağlanması, hepatit ya da siroz gibi karaciğer hastalığı olanların organ kapasitesinin azalmış olabileceğini, bu nedenle yüksek miktarda kumarin tüketimi konusunda dikkatli olmaları gerektiğini söylüyor.
Risk yalnızca baharat kavanozuyla sınırlı değil. Kan şekerini dengelemek ya da kilo vermek amacıyla satılan tarçın takviyeleri çok daha yüksek dozda kasya içerebiliyor. Protein barlar, hazır chai karışımları, hamur işleri ve kahvaltılık gevrekler de tarçının sıkça kullanıldığı ürünler arasında; üstelik bunlarda ne kadar kumarin bulunduğunu anlamak çoğu zaman mümkün olmuyor.
Yine de uzmanlar tarçından tamamen vazgeçmeyi önermiyor. Sağlıklı bireyler için ara sıra kullanılan kasya tarçını sorun yaratmıyor; her gün tarçın tüketenlerin ise seylan türüne geçmesi tavsiye ediliyor. Bugüne kadar düzenli olarak kasya kullananların da paniğe kapılmasına ya da 'detoks' ürünlerine para harcamasına gerek yok. Gray, karaciğerin bu maddeleri zaten doğal yoldan işleyip vücuttan attığını hatırlatıyor.
Gray'e göre asıl endişe, özellikle karaciğer hastalığı olan ya da yatkınlık taşıyan kişilerin uzun süre boyunca yüksek miktarda kasya tarçını veya konsantre tarçın takviyesi kullanması. Olağan miktarlarda baharat olarak tüketilen tarçının sağlıklı bireylerde ciddi bir karaciğer hasarına yol açması ise pek olası görünmüyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın