Geçtiğimiz Günlerde Kaybettiğimiz, Kıbrıslı Türklerin Asla Unutamadığı Komutan: Nihat İlhan

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Kıbrıs meselesi, kökü uzun bir geçmişe dayanan ve günümüze birçok acıyla yansıyan tarihi bir meseledir. Şüphesiz ki Kıbrıs meselesiyle ilgili en etkileyici anılar da 1970'lerden günümüze ulaşmıştır. Nihat İlhan da geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz ve Kıbrıs'ta en tehlikeli dönemlerde görev yapmış, çok acı anılara sahip kahraman subaylarımızdan birisiydi.

Tabip Subay Nihat İlhan

Nihat İlhan 1924 yılında Harput'ta doğdu. Gençliğinde eğitimine önem vererek çok çalıştı ve Tıp Fakültesine girdi. 1951'de başarıyla doktor oldu ve Gülhane Askeri Tıp Akademisinde teğmen olarak göreve başladı. 1952 yılında üsteğmen rütbesine yükseldi. 1956 yılında Mürüvvet Hanım ile hayatlarını birleştirdiler. 1957'de doğan İhsan Murat, 1959'da Kutsi ve 1963'te Hakan ile 3 evlada sahip oldular.

Kahraman Türk Subayı Görev Başında

Bu sıralarda Nihat İlhan binbaşı olmuştu. Türkiye ise o yıllarda büyük sorunlarla uğraşmaktaydı. 1960 askeri müdahalesi yapılmış, ortaya yeni bir siyasi zemin çıkmıştı. Türkiye bu yeni zemine ayak uydurmaya çalışırken güneyde EUKA'cı çeteler, Kıbrıs'taki Türk unsurlarına mezalim etmeye başlamışlardı. Kıbrıs içten içe kaynamaya başlamıştı. Nihat İlhan da 1961 yılında Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayında baştabiplik görevine getirildi. Böylece İlhan, Karısı ve çocuklarıyla birlikte yeni görev yerine, Kıbrıs'a geldi.

Kanlı Noel: 20 Aralık 1963

Tabip Binbaşı Nihat İlhan, buradaki görevi sırasında asker- sivil ayırmaksızın birçok hastanın sıkıntılarıyla ilgileniyordu. 20 Aralık gecesi Nihat İlhan yine görevinin başında, birtakım yaralıları tedavi etmekteydi. O gece muazzam bir olay patlak verdi. EOKA'cı çeteler Lefkoşa'daki Türk köylerini bastılar. Özellikle burada Türk subayların yaşadıklarını biliyorlardı. Nihat İlhan'ın eşi ve çocukları da buradaydılar. O gece toplamda 103 köy saldırıya uğradı. Bilanço çok ağırdı, 364 Türk ile 174 Rum vatandaş canından olmuştu.

Detaylı Bilgi İçin Bakınız:

42. Yılında Unutulmayan Müdahale 'Kıbrıs Barış Harekatı'nın Önemi ve Sonuçları - onedio.com
42. Yılında Unutulmayan Müdahale 'Kıbrıs Barış Harekatı'nın Önemi ve Sonuçları - onedio.com

Dayanılmaz Bir Acı

O gece Nihat İlhan'ın eşi Mürüvvet Hanım, dışarıdan gelen silah seslerini duyunca 3 oğlunu hemen odalarından alarak banyoya götürmüştü. Kapıyı sıkıca kapatarak küvetin içerisine girmiş ve çocuklarını kollarının altına alarak saklanmıştı. EOKA'cı çeteler evin içerisine girdiler ve küvetin içerisinde saklanan Mürüvvet Hanımı gördüler. Silahlarını ateşlediler, Mürüvvet Hanım ve 3 çocuklarının vücuduna birçok mermi isabet etti. Nihat İlhan'ın ailesi kanlar içerisinde katledildiler.

Yaşanan bu acı olaydan sonra Nihat İlhan'a Kıbrıs Türk büyükelçisi tarafından ailesinin katledildiği haberi verildi. Nihat İlhan bir anda yapayalnız kalmıştı, karısı ve çocuklarının öldürüldüğünü öğrenince ağzından çıkan ilk kelime ''vatan sağ olsun'' oldu. Karısı ve çocuklarının cenazesini memleketi Erzincan'a defnetmek istedi. Çocuklarının cenazelerini kendi elleriyle yıkadı, bu bir baba için en acı durumdu.

Bu olaydan sonraki yıllarda Nihat İlhan, Kıbrıs dışında görevine devam etti. Yeni bir hayata başlamak için ikinci kez evlendi ve 2 çocuğu daha oldu. Türk Silahlı Kuvvetlerinden Tuğgeneral rütbesiyle emekli oldu. İlerleyen yaşıyla birlikte birtakım sağlık sorunlarına yakalandı. Geçtiğimiz günlerde, uzun süredir tedavi görmekte olduğu Ankara Gazi Üniversitesi Hastanesinde 92 yaşındayken hayata veda etti. Nihat İlhan 25 Ekim 2016'da Elazığ'da düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı.

Barbarlık Müzesi

Nihat İlhan'ın ailesinin katledilmesi ise asla unutulmadı. 1 Ocak 1996'da karısı ve çocuklarının öldürüldüğü ev müze haline getirilerek  ''Barbarlık Müzesi'' adıyla ziyaretçilere açıldı. Günümüzde halen Lefkoşa'da bulunan Barbarlık Müzesi, Kıbrıs'ta yaşanan acı olayların kanıtlarını içerisinde muhafaza etmektedir.

Mürüvvet Hanım ve çocuklarının öldürüldüğü banyo, bugün aynı o günkü  haliyle Lefkoşa'da muhafaza edilmektedir.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
hv.p.cvs.

elazığda Şehit İlhanlar caddesi vardır. İlhan ailesi hatırasına.

mustatata

"EUKA'cı çeteler, Kıbrıs'taki Türk unsurlarına mezalim etmeye başlamışlardı." Mezalim edilmez, zulmedilir. Mezalim, zulmeden kişiye denir.

serverbedi

Mustafa Bey, mezalim kelimesi tasvir ve tavsif ettiğiniz gibi bir ''ism-i fail'' değil, çoğuldur. ''Zulüm'' kelimesi Mefa'il veznine girerek ''Mezalim'' olur. Zulümler, eziyetler manasındadır. Saygılarımla.

emre-gundogar

nur içinde yat komutanım. ailene kavuştun nihayet

Başlıklar

2016Ankaraolay
Görüş Bildir