42. Yılında Unutulmayan Müdahale 'Kıbrıs Barış Harekatı'nın Önemi ve Sonuçları

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Kıbrıs Harekatı Cumhuriyetimizin yakın tarihindeki unutulmaz olaylardan birisidir. Türk milletini eşi benzeri olmayan bir biçimde kenetleyen, başarılı bir zaferdir. Buradaki amacımız da, ardından 42 yıl geçmiş olan bu zaferi yeniden anmak ve o gün yaşananları hatırlayabilmektir.

Dönemin Siyasi Şartları

Takvimler 1974'ü gösterdiğinde, 12 Mart Muhtırasının getirdiği askeri ortamdan yeni çıkılmış ve 1973 Ekim'inde yapılan seçimler sonucu sandıktan ilk defa sol çıkmıştı. Halk Bülent Ecevit'i seçmişti, fakat milletvekili sayısı tek başına iktidar olmaya yetmiyordu. Süleyman Demirel'in Adalet Partisi 2. olmuştu, fakat CHP ile bir koalisyon yapılması imkansızdı. Zira iki parti birbirine tamamen karşı düşüncelere sahipti. En sonunda Ecevit, Milli Selamet Partisi'nin lideri Necmettin Erbakan ile görüştü, koalisyon kurulmuştu.

Olayların Başlangıcı

MSP-CHP koalisyonu günler geçtikçe birbiriyle zıtlaşıyordu. Fakat Temmuz ayına gelindiğinde bu zıtlaşmaları rafa kaldıracak bir olay oldu. Yunanistan desteğiyle Rumlar, Kıbrıs'ta III.Makarios'u devirmişlerdi. Böylece enosis, yani Kıbrıs'ın Yunanistan'a katılmasının ilk adımları atılmıştı. Başbakan Bülent Ecevit, derhal konuyu görüşmek için İngiltere'ye gitti. Ecevit'in talimatıyla Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan, çoktan Milli Güvenlik Kurulunu toplamıştı ve yapılacak harekatın detayları görüşülüyordu.

İlk Harekat

trthaberstatic.s3-website-eu-west-1.amazonaws.com

20 Temmuz sabahı saatler 06.05'i gösterdiğinde gökyüzü Türk paraşütçüleriyle dolmuştu. Paraşütçüler Lefkoşa yakınlarına inecekler ve Girne'ye çıkartma yapan birliklerle buluşacaklardı. Kıbrıs'taki Türk halkı askerleri sevinç ve coşkuyla karşıladı. Halk artık Rum çetelerinin tacizinden kurtulacaktı. Fakat ilerleyen saatlerde harekatın hiç de kolay olamayacağı ortaya çıktı.

Beşparmak Dağları

İndirme yapan askerler diğer birliklerle birleşmek için dağları aşmak zorundaydılar. Fakat Beşparmak Dağlarında beklenmedik bir taarruz ateşi başladı. Her kayanın altı temizlenmeli, düşmanlar imha edilerek ilerlenmeliydi. Böylece askerlerin hızı yavaşlıyor, vakit gecikiyor, buluşma zorlaşıyordu. Hava karardığında ise helikopterler bir şey göremediği için askerlere destek veremez oldu. Karanlıkta kendi askerimizi vurabileceği için, denizden gelen ateş desteği de kesildi. Mehmetçik Beşparmak Dağlarında tek başınaydı, gün doğana kadar direnebilirlerse harekat başarıya ulaşacaktı.

Gün Doğumu Ve Zafer

O gece başta Bülent Ecevit olmak üzere, devlet görevlilerinden çoğu sabaha kadar uyuyamamıştı. Çünkü askerlerimizden haber alınamıyordu. Gün doğumuyla herkes derin bir nefes aldı. Sabahın ilk saatlerinde gökyüzünde Türk jetleri görünmüştü, askerlerimiz gece boyu başarıyla direnmişlerdi. Hava, deniz ve karadan gerçekleştirilen müşterek harekat sonucu Rumlar kısa sürede bastırılmıştı. Fakat çevreye dağılan Rum çeteleri, bu sefer Türk köylerine daha sert tacizlerde bulunmaya başlamıştı. Harekat devam etmeliydi.

Cenevre Görüşmeleri

ABD ve İngiltere çatışmanın masada bitirilmesini istiyordu. Bu sebeple Türk ve Yunan tarafları Cenevre'ye davet edildi. Türkiye, Kıbrıs üzerindeki bütün Türklerin güvenliğini sağlamak istiyordu. Ateşkesin şartları büyük ölçüde kabul edilmiş gibi görünse de, Rumların asıl hedefi Türk askerini Kıbrıs'tan çıkartmaktı. Cenevre'deki görüşmeler sürerken adadaki Türk köyleri tehdit altındaydı. Her geçen dakika çok önemliydi, ya harekata devam edilecekti, veya bir antlaşma sağlanacaktı. Görüşmelerden bir sonuç çıkamayacağını anlayan Dışişleri Bakanı Turan Güneş, Ankara'yı aradı ve o tarihi cümleyi kurdu: ''Ayşe tatile çıkabilir.''

II. Harekat Başlıyor

Ayşe, Turan Güneş'in kızının ismiydi, II. Harekatın parolası olarak bu cümle seçilmişti. Harekat kısa sürede başarıya ulaştı. Adanın %35'i ele geçirilmiş ve bölgede yaşayan Türk halkı güvene kavuşturulmuştu. Bu zafer sonucunda Türkiye bir daha örneği görülmeyecek bir biçimde birbirine kenetlendi. Farklı eğitimden, farklı siyasi görüşten ve farklı hayat bakışına sahip insanların hepsi bir aradaydı. Fakat bu mutluluk uzun sürmeyecekti, batı ülkeleri bu harekatın sonucundan hiç de memnun değillerdi.

Ambargo Dönemi

Daha Kıbrıs Harekatı gerçekleşmeden evvel, temmuz ayının başında haşhaş ekimi serbest bırakıldığı için ABD, Türkiye'ye ambargo uygulama kararı almıştı. Üstüne bir de batının istemediği Kıbrıs Barış Harekatı eklenmişti. Türkiye artık ekonomik bunalımlarla sürecek bir dönemin içerisine girmişti. Sonuç olarak Amerika'nın sıkıştırmaları etkili olmuştu.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin Kuruluşu

Netice itibarıyla Kıbrıs Barış Harekatı sonucunda, adada yaşayan Türk unsurları diğer ülkeler tarafından tanınmıştı. Günümüzdeki sınırlar çizildi ve 1975 yılında Rauf Denktaş, K.K.T.C'nin ilk Cumhurbaşkanı seçildi. Denktaş 2005 yılına kadar art arda görevine tekrar seçildi. 2005 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ise aday olmadı. 13 Ocak 2012'de 88 yaşında hayata veda etti.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
attila-kurt

KIBRIS FATİHİ BÜYÜK DEHA ERBAKANDIR, ALLAH RAHMET EYLESİN ! HELAL OLSUN YİĞİT TÜRK EVLATLARINA, O GÜNLER TEKRARLANACAK YAKINDIR !

corpse-bride

birileri bik bik ötüyordu surıyeye gırerız soyle yaparız boyle yaparız dıye 3-4 yıl once türk uçağı dusurulmustu o sıralar ama ecevıt o oylemıydı bırılerı gıbı otmedı gıttı gırdı aldı bazı seyler oyle biklemeye benzemıyor

hadi-canim-sen-de

Bir resim 3 tane adam gibi adam ..... Şimdi ki siyasi parti liderlerine bak hiç birinin bir birine saygısı yok.

kaanoffcl

Batılılar rahat dursa belkide adanın tamamı bizim olabilirdi.Tabi o zamanın şartlarını bilmiyorum

ahmetcan.oral.5

O olmazdı işte. Türkiye Türk halkını korumak için garantördü. Ama ilerisine gitse müdahele ederdi. Ambargoyu kaldıramayan millet savaşı da kaldırmazdı bence.

feyk

acikcasi batililar rahat durmadigi icin adanin kuzeyi bizim oldu. o devirde yunanistan nato dan ayrilip rusyaya yakinlasti. tam o sirada yunanista darbe hukumeti bastaydi. batida yunanistana bunun cezasini kibrisla kesti.

ahmetcan.oral.5

İşin ilginci Ecevit' in dediğine göre ambargo aslında Haşhaş tarlaları konusunda ABD ile yaşanan zıtlık sonucunda çıktığını, harekatın sadece bahane olduğunu söylemiş. Üzüldüğüm nokta ise şimdilerde dik dur eğilme diye gezen güruhun o zamanlar gerçekten dik duran Ecevit ve Erbakan' ın arkasında durmamasıydı. Ambargo görünürde kötü ama gerçekte olumlu sonuçlar doğurdu. Bu gün var olan askeri sanayiimizin temelleri o dönem atıldı. Zaten ambargo da bu yüzden kalktı diyenler var. Bunun acısını 80 darbesiyle Türkiye' de solu tamamen bitirerek çıkardı ABD. Genelde darbelerden dolayı hep CHP suçlanır ama gerçekten de en büyük zararı CHP gördü. 77' de %44 leri gören parti eriyip gitti 95' e kadar kendine gelemedi. Sağ ise hiç olmadığı kadar güçlendi darbe sonunda. Milli irade diye gezenler %5 civarı takılırken şu an %49' lardalar. O dönem Türk halkı gerçekten dik durabilse farklı bir Türkiye ile karşılaşabilirdik ama olmadı maalesef.

feyk

en bastan turk halki dik duran omurgali bir halk olsaydi turkiye cok farkli bir yer olurdu.

nebusimdi

Darbelerden zarar gördüğü doğrudur, darbelerin arkasında durmaktan vazgeçmediği de doğrudur. 27 mayıs, 12 mart, 12 eylül ve 28 şubat darbelerinden sadece 12 eylülün arkasında durmadılar, diğer üçüne destek verdiler. CHP+Ordu=İktidar formülü çok kötü zehirledi CHP'yi. 15 Temmuz'da bile gece darbenin başarısız olacağı ortaya çıkana kadar Kılıçdaroğlu ses çıkarmadı, o saatten sonra darbeye karşı çıktı. Bunları herkes görüyor, ama söylemiyor. Sonuçlarını seçimde görüyor CHP, ondan sonra bu halk bana niye oy vermiyor diye hayıflanıyor, niye oy vermediğini bir türlü anlamıyor. Kendisini çok kurnaz zannediyor, halkın anlamadığını sanıyor. CHP, içine yerleşmiş ittihatçı/darbeci kanadı tasfiye edemiyor ve bunun cezasını çekmeye devam ediyor.

kartacali

lan şerefsiz iftira atmaya utanmıyormusun???? akp bakanı bile söyledi ilk andan beri kemal bey darbeye karşı çıktı diye.... adam darbe saatinde havada uçaktan inince söyleniyor yanında da akp li beşer atalay var cumhurbaşkanı başbakan bile canlı yayında televizyona çıkamazken kemal kılıçdaroğlu nasıl cıkacak anlatsana şerefsiz utanmaz!!!!! chp darbeden sonra 5 sene kapatıldıgını bile bilmeyecek kadar yada söylemeyecek kadar alçak ve şerefsizsinde ondan

kartacali

https://www.youtube.com/watch?v=83GhNJhiuPo izlede nasıl bir şerefsiz oldugnu anla.... kenan evrenin avukatı ahmet iyimayaya (akp millet vekili ve insan hakları komisyonu başkanı) sorun darbeci yalamak nasıl oluyor diye siz iyi bilirsiniz

nebusimdi

Yavaş gel. Bu kadar hiddet bünyeye zararlı. Ne kemal, ne Tayyip benim babamın oğlu değil. Hiç birini de günahım kadar sevmem. Anlamadan dinlemeden küfredip hakaret edenleri de sevmem. Ağır ol biraz.

goruncekadam

Millet CHP'ye din düşmanı diye oy vermiyor.Bence sokakta 2-3 insan çevir samimi konuşan sor nedenini.K.K'yı her fırsatta suçlu ilan etmekten vazgeçin.Hatasını arayıp durmayın.Hayır Chp'ye değil de akp'ye oy veren birisi akp-cemaat ilişkisini bilmiyor mu , cemaatin kucağında oturduğunu bilmiyor muydu , haram yediklerini , ayrıştırıcı dil kullandıklarını bilmiyorlar mıydı da akpye oy verdiler ? Akpye oy verenlere Atatürk'ü sor aldığın yanıtlara göre IQ seviyesini ölç.Neler neler duyarsın gerçek dahi olmayan.Bu adamlar zaten vermesin Chpye oy.Atatürk'ün kara çarşaflılara tecavüz ettiğine inanıyorlar.

nebusimdi

Hakaretlerini aynen iade ederim. Sanal alemde hakaret kadar kolay bir şey yok. Yapma bunu kardeşim. Tanımadığın, konuşmadığın, kim olduğunu bilmediğin birine hakaret sana yakışmıyor. Yapma lütfen. Bana cevap ver, eyvallah. Ama lütfen hakaret etme. Çünkü anlamsız ve saçma. Hiç bir söz değeri yok. Doğru veya yanlış karşındaki sana bir şey söylüyor, sen tutuyorsun, at, eşek, öküz, köpek, orangutan falan diyorsun. Bunlar ne anlama geliyor? Hiç. Cevap yerine geçiyor mu? Hayır. E, o zaman bunları niye yazıyorsun? Yapma.

nebusimdi

Değerli kardeşim, benim gözümde, biliyorsun başta siyasetçi oldukları için suçlular! AKP seçmeni konusundaki tespitlerin genelde doğru. Ama CHP seçmeninin de bağlılık konusundaki ilişkilerinin düşüncelerinin niteliği AKP seçmenininkinden çok farklı değil. Nedir o? Hiç biri hemen hemen düşünmezler. Topyekün kabul, savunma pozisyonunu alırlar. Bu benim asla kabul edemeyeceğim bir şey. İnsanlar babasıyla geçinemiyor, kardeşiyle geçinemiyor, oğluyla, kızıyla, arkadaşıyla geçinemiyor, eşiyle geçinemiyor boşanıyor, ama hiç tanımadığı birine yıllarca adeta taparcasına bağlanıyor. Bu sence de saçma değil mi? Hem de siyasetçilere! Asla arkanı dönmemen gereken mahluklara. İşte siyasetçiler insanımızdaki bu bağlılık içgüdüsünden yararlanıyorlar. Bunu kullanıyor, bunu okşuyorlar. Bana göre değil.

goruncekadam

Tamam ben de şu ' koşulsuz' biatçılığı hem akp'de hem de chp'de görüyorum dediğin gibi.Ama işin içine hassas konular girince bir şeyler şekilleniyor.İslam tabanlı bir siyasi parti olmasına karşı çıkmayan kişilerin chpye 'dinsiz' demeleri çok abes. Şu 'chp dinsiz ' lafı siyaseten denmiyor bu ülkede.Direkt insanların chp hakkında düşüncesi haline gelmiş.Aynısı bazı 'elit' afedersin bir tarafı kalkmış kesimin baş örtüye öcü gibi bakması gibi.Chpye dinsiz , çarşaflıya 'ninja' yakıştırmasının taraflar arasındaki siyasi manevralar yüzünden olduğunu hiç sanmıyorum.Ben aleviyim, benim annemin de başı kapalı, laikliği savunuyorum.Ama öyle şeyler oluyor ki annem baş örtüsü yüzünden baskı görüyor bir yandan da oruç , namaz olmadığı için baskı uygulanıyor.Ben bu tepkilerin kökten geldiğine inanıyorum.Sadece siyasi malzemeler değil.Chp'ye de olan bu.Çok ama çok acımasız.Ama dediğin gibi chp'nin 'Çankaya züppelerini' bırakması lazım.Bence K.K. bu yüzden o koltukta.

nebusimdi

Sana bir şey söyleyeyim, Türk devletinin 3000 yıllık tarihi var. Kimler gelip gitmedi ki. O yüzden, AKP'ye, CHP'ye, yok bilmem ne hangi partiye takılmamak lazım. Bugün varlar, yarın yoklar. Gelip geçici bunlar. Hiç biri de benim babamın oğlu değil. Senin de değil sanırsam. Herkes hesabını kitabını iyi yapsın da çıksın ortaya. Planını programını yaparak çıksın. Güvenmediği adamları her tarafa yerleştirmesin. Yerleştirdiği adamlar sonra kendisine namluyu çevirince de cırak cırak ötmesin. Benim kanaatime göre, başbakan olmuş, cumhurbaşkanı olmuş, bakan olmuş birinin, ben bunu böyle bilmiyordum, kandırıldım, yanıltıldım deme lüksü olamaz. Sokakta gezen Hüseyin efendinin olabilir, bunların olamaz. Böyle bir şey yok. Kandırılacaksan, bırak bu işleri, git hal pazarında limon sat kardeşim. Eşşek kadar adam olmuşsun, kocaman korkunç masaların arkasında oturup, sonra da çıkıp ben kandırıldım, hiç tanımamışım deme lüksün, kusura bakma da asla olamaz.

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriAnkaraBaşbakanBaşbakan YardımcısıCumhuriyet Halk PartisiİngiltereSüleyman DemirelYunanistanolay
Görüş Bildir