Düğünümüz Var! Akrep ve Boğa'yı Evlendiriyoruz, Burçlar Alemini de Davet Ediyoruz!

-

Saçlarınızı jöleleyin, simlerinizi başınızdan aşağı dökün... Düğünümüz var!

Onları en son kamp alanında bırakmıştık... Çok özlediniz, biliyoruz!

Kaçın, Ayı Var! Tam Gaz Devam Eden Astroloji Masalımızın Kahramanları Kampta! - onedio.com
Kaçın, Ayı Var! Tam Gaz Devam Eden Astroloji Masalımızın Kahramanları Kampta! - onedio.com

Onlar çoktan kamp alanını terk ettiler. Hazırlandılar, süslenip püslenip düğüne geldiler bile!

Bu düğün Boğa ve Akrep'in... Nihayet evleniyorlar!

Birbirlerine çok iyi geldikleri kesin! Ama bu evlilik için motivasyonları birbirinden birazcık farklı...

Akrep, nihayet sonsuza dek bağlanabileceği, tüm güven testlerini geçmiş, beraber ölmek istediği insanı bulduğunu düşündüğü için evlenmeye karar verdi. Çünkü kolay değil sonuçta bir Akrep'in nikah masasına oturması. Boğa mı? Boğa ise artık dışarıda buluşmaktan, düzensizlikten, ayrı ayrı evlere kira vermekten bıktığı için evlilik fikrine ısındı. Ki zaten biliyordu böyle olacağını. "Aradan çıksın" dedi.

Düğün tam "olması gerektiği gibi" bir tarzda...

Boğa'nın istediği dev düğün pastasını ve astronomik fiyatlara sebep olabilecek efsanevi menüyü, Akrep tüm hesapçılığı ve manipülatif gücüyle biraz sınırlamayı bildi. İşte bu denge sayesinde bu düğün ne çok şaaşalı, ne de çok sade... Tam olması gerektiği gibi!

Zaten organizatörler, aynı zamanda gelinin en yakın kankaları Oğlak ve Başak olduğu için bu düğünde tek bir eksik dahi yok.

Başak'ın mükemmeliyetçiliği sayesinde her detay çözülmüş. Ayrıca sülalede kimin kiminle küs olduğunu, kimin kiminle anlaşamadığını ve bunun gibi pek çok detayı bildiği için şahane bir şekilde davetlileri idare ediyor. A

Oğlak da organizasyonun tıkır tıkır işlediğinden emin olmak için gözlerini çalışanlara dikmiş, her türlü tehlikeyi ve aksiliği de hesaba katarak asayişi sağlıyor. Maytapların küçük çocuklardan uzak tutulması gerektiğini bu çılgın telaşede birinin düşünmesi lazım, o da Oğlak!

Başak her şeyi ve herkesi organize ediyor etmesine ama... Canı da sıkkın tabi!

"Bana zaten kimse evlenme teklif etmesin... Zaten ben kimim ki... İyi olmayacaksın işte! Bak Boğa'ya, çocuğu köpekleye köpekleye nikah masasına oturttu resmen. Ben hala iyiliklerini düşünüp durayım, üstüne de terk edileyim. Kısmet olucak insanda kısmet!!!! Kaderim yalnızlık demek ki... Başkları mutlu olurken onların arkalarını toplamak..." gibi cümleleri kafasında defalarca kurarak üzülüyor. Kafasında tüm bunlar dönerken de işlere tıkır tıkır devam ediyor. 

Keşke bu kadar üzülmese, çünkü İklzler onu biriyle tanıştıracak düğünden sonra...

Oğlak ise altınları saymakla meşgul...

Unutmaz, kimin ne taktığını asla unutmaz! Keskin bakışlarla takıları sayarken, asla kızın hakkını yedirmeme konusunda kararlı. "Bu maddiyatçılık değil efendim, gerçekçilik! Bu kızcağız ne çok çalıştı evi döşemek için, tüm birikimlerini ortaya koydu. Yarın öbür gün ayrılırlarsa ne olacak?! Zaten çocuk hiç sağlam pabuç gibi durmuyor. Kızın kıyıda köşede bir parası olmasın mı! Hem bu kızın annesi babası yıllardır herkesin düğününe gidip para taktılar, şimdi sıra bu kızda! Hakkıdır onun! Zaten kayınpeder de incecik bir teneke takmış kıza resmen... İnsan bir Trabzon burma alır. Gelinin o senin, gelinin!" diye de kafasındaki çemkirmelerini bitirdikten sonra kenara çekilip, insanların ne kadar da salak göründüklerine şöyle bir uzaktan, yargılayıcı bakışlarla bakıyor. 

Diyor ki "Şunlara bak, soytarılık resmen!"

Oğlak altınları sayıp riskleri hesaplayadursun; hayatın gerçeklerinden çok uzakta, derin duygulara dalmış biri var: Yengeç Hanım!

Hadi "hayatın gerçeklerinden uzak" demeyelim ama, "hayatın farklı bir gerçekliğinde yaşayan" diyelim...

Yengeç, en iyi arkadaşı Boğa'nın düğününde, resmen gelinin annesinden daha çok ağladı. Hala da ağlıyor. Çünkü neden ağlamasın? Yengeçlerin dünyasında ağlamanın mantıklı bir sebebi olmaz. Lakin yine de gerçekçiler için sebepler dizmemiz gerekirse şöyle yapabiliriz:

  • Eskisi gibi yakın olamayacağız, artık evli bir kadın olacak biricik arkadaşım. Geçmişimizi çok özleyeceğim.

  • Zaman nasıl da hızlı geçti. Daha dün çocuktuk sanki. Çocukluğumuz geri gelmeyecek, yaşlanıyoruz, çok üzgünüm.

  • Artık onun hayatında "kocası" var. Ben asla eskisi gibi en yakını olamayacağım.

  • Ya mutsuz olursa?! Ya bu hıyar benim biricik dostumu üzerse?!

  • Ay üzecek, kesin üzecek arkadaşımı! "Durun siz evlenemezsiniz!" mi desem durduk yere?!

  • Beni de üzdüler zaten... Biz de sözde Kemal'le evlenecektik. Kızımız olacaktı...

Vesaire vesaire... Bir Yengeç'in iç dünyasına konuk oldunuz. Evet, biz de şimdi o iç dünyadan arkamıza dahi bakmadan kaçmak istiyoruz. Kaç kaç kaç!

Lakin ortada öyle biri var ki, ne Yengeç'in gözyaşları, ne de Oğlak'ın yargılayıcı bakışları onun sayesinde fark edilmiyor: İkizler!

Hem kız tarafını, hem de erkek tarafını nasıl tanıdığı meçhul... Hepsiyle nasıl bu kadar samimi olduğu da asla çözemeyeceğimiz sırlardan biri! 

Hele hele gençlerle ne zaman kaynaştı, düğünün DJ'ini ne zaman kafalayıp kendi istediği şarkıları çaldırmaya başladı bilemiyoruz... Ama görüyoruz ki o yine şeytan tüyünü takıp gelmiş ve çılgın dansına başlamış bile. Bakalım bu düğünden kaç kızın telefon numarasını kaydetmiş olarak ayrılacak!

Düğünün en güzel kızları, ateş ekibi ise henüz teşrif etmediler... Çünkü Koç, Aslan ve Yay önce biraz çakırkeyf olmak zorundalar!

İnanabiliyor musunuz, böyle bir organizasyonda onlar dikkati çekmeyecek. Daha doğrusu; çekmemeleri lazım! Birinci planda olamayacaklarını bildikleri bu toplaşkaya gitmekte elbette biraz isteksizler. Çünkü herkes onlara bakmalı, en çok onlar, en çok!

Önce bir güzel dedikodu yapıyorlar, "öyle gelin mi olurmuş, bak siz benim düğünümü görün hele nasıl güzel olacak, oğlan da zaten biraz salak gibi!" şeklinde çemkirip, sonra içeceklerini bitirip salona giriş yapmak üzere yola koyuluyorlar.

Neyse ki bu ekibin tüm çirkeflikleri sadece dillerinde. İçlerinde kötülük yok. Zaten müzik ve eğlence söz konusu olunca en fazla on dakika dayanabiliyorlar. Dolayısıyla düğünden en çok eğlenenler olarak ayrılacaklar ve evli çifte gerçekten de kalpten mutluluk dilecekler.

Gelinin kardeşi Koç efendi ise şimdiden damat beyefendiyi darlamaya başladı bile... "Bu kızı üzersen karşında beni bulursun!"

Akrep, Koç'un bu iddialı tehditvari laflarına gülüp geçiyor, birazcık da artık akraba olacakları için alttan alıyor. Ablasına ömrü billah çile çektiren bu Koç çocuğu, sevgisini ancak "dövüş, kavga, şiddet" ile gösterebilenlerden... Kısacası bu "karşında beni bulursun" lafı, aslında bir tehditten çok "ona iyi bak, onu ben çok seviyorum" yakarışı...

Yeriz seni Koç! Duygusal engelli ama sevgi dolu hödük seni! 🌹

Harmandalı çalmaya başladığında herkesi pistten uzaklaştırıp tek başına triplere gire gire, efe gibi oynayan o şekil abi var ya... Evet, Aslan. 😂

Şovunu yapıyor, şeklini koyuyor. Daha dansöz çıktığında onun üstüne en çok miktardaki parayı da bayılacak. Maalesef ki bu gecenin sonunda karizmasından eser kalmayacak ve kravatını kafasına, ceketini de pantolonunun yanına geçirecek. Kendi eğlendiği kadar da eğlendirecek. Düğün videosunda yıllar sonra küçük çocukların "bu amca kim anne? Deli mi?!" diye sordukları kişi olaak Aslan 😂

Oysa düğünün delisi Yay Beyefendi... Düğüne geç kaldı çünkü yurtdışındaydı. Lakin içeri bir girdi ki; işte düğün o zaman başladı!

Masa altından elaleme votka dağıtma işini üstlenecek. Çünkü gelirken havaalanından şişelerce içki getirdi. Komik ama kendisine yakışan saçma bir takım elbise giymiş. Önce kendi kafasını, sonra düğündeki tüm gençlerin kafasını düzelttikten sonra bir danslara başlıyor ki... Boğa onu "düğünü mahvetmese bari" diye endişeli bakışlarla izlerken, Başak aksiyona geçip "abi gel, seninle bir şey konuşucam" diyerek zorla kahve içiriyor. 

Yay zaten bu düğünün en pahalı altınını takan kişisi!

Zaten bir yerde bir düğün varsa; o düğün, Koç, Aslan ve Yay için yakınlık derecelerine hiç de bakılmadan "onların düğünü"dür.

Ateş kızları ekibi de gelince ortalık iyice alev alıyor.

Zaten Akrep dans etmeyi sevmiyor, Boğa da çoktan yoruld,. Yengeç ağlıyor. Oğlak ve Başak "suyunu çıkarmayı" sevmezler. Meydan Ateş ekibine ve İkizlere kalıyor.

Oysa dans denince akla gelen bir numaralı isim belli ama... O biraz meşgul gözüküyor!

Terazi kendisine çoktan flört edecek birilerini bulmuş bile! Önce biraz sohbet ediyorlar, gecenin sonuna doğru yumuşak şarkılarda da tenhalarda dans edecekler.

Kova ise düğüne Yay'dan bile daha geç geliyor ve yine şaşırtmıyor!

Takı törenini kaçırmış ama zaten saçma böyle şeyler ona göre! Damadın biricik Kova Amcası, hiç beklenmedik bir anda mikrofonu eline alıyor, DJ'yi sustuyor ve başlıyor anlatmaya.

Önce aşkın, evliliğin ve bağlılığın ne kadar saçma olduğundan bahsediyor. Ortamdaki herkes buz kesiyor. Evlenenlerin sürekli boşandığından, her aşkın bittiğinden ve bunları herkesin bildiğinden bahsettikten sonra genç çifte dönüp "ama tüm bu riskleri bile bile yine de evlenmek, işte bu aşktır!" diyor. Salonda koca bir alkış kopuyor. Bu bilge ve deli adamı sevmeyen yok.

Bu düğünde Boğa gelininden bile daha güzel olan biri var ama etrafta pek görülmedi... Tıpkı bir su perisi gibi Balık!

Çünkü o dans etmek isteyen evli çiftlerin küçük bebeklerini onlar için oyalıyor, bir taraftan da yaşlılarla ilgilenip onlarla dans ediyor. Zaten çok duygusal olduğu için ortalıklarda görünmemeyi ve ağlayarak ortamı mahvetmemeyi amaçlıyor. Drama kraliçeliğini şimdilik Yengeç'e bırakıyor ve bu çılgın ortamın dışında kalanlarla ilgileniyor. Nasıl da güzel! Nasıl da prenses!

Hava kızları İkizler, Terazi ve Kova senkronize danslarını yapıyorlar...

Hem de abartmadan... İzleyenlere adeta bir göz ziyafeti yaşatıyorlar. Terazi ve İkizler şarkı bile söylüyor.

Muhteşem bir düğün oluyor...

Derken bir alarm sesi duyuluyor ve Balık burcu editör uyanıyor. Meğer hepsi bir rüyaymış...

Elbette ki Akrep efendi hiç kimseye güvenip de evlenme teklif etmemiş. Elbette ki Boğa zahmet edip de misler gibi geçirdiği bekar hayatının düzenini bozmak istememiş. Bu düğün hiç yaşanmamış...

Bir sonraki maceramızda görüşmek üzere!

Onedio Goygoy'u Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
arda-ucar2

Ya da en zıttından aşk masalı. Mesela Yengeç kadını- terazi erkeği aslan erkeği -akrep kadını kova erkeği-başak erkeği balık kadını- yay erkeği oğlak erkeği- ikizler kadını boğa kadını-koç erkeği.

arda-ucar2

Tövbe estağfurullah. Kova erkeği başak kadını olacaktı. dkdkdk

arda-ucar2

Senarist bi dahakinde Yengeç ile Teraziyi evlendiriyoruz yapmanı arz ediyorum. Yaparsan çok sevinirim.

bbbbb

Ortamda boğa gelininden daha güzel biri varsa o balık değil terazi olur. Ama rüyayı gören editör balık burcu olduğu için normal karşılıyorum.

arda-ucar2

oh be sonunda terazilerin güzel/ yakışıklı olduğunu anlayan biri. Bu ne abi herkes terazi burcunu mahvetmek için bir cümle bulmuş. (Çapkın) Ne yani kendimiz gibi güzel şeylere merak duyamaz mıyız?

bbbbb

Aslında gerçekten de teraziler flörtüz olur :) Ama tabii ki sadece bu özellikleri yok. Venüsyen olduğu için güzelliği de temsil eder. Not : Terazi değilim, ikizler yükselenli oğlağım.

deniz-cabuk3

tek kelimeyle bayıldım!! devamı gelsinn

hera-sude-r

Ya beni niye hemen yalnızlık triplerine sokuyorsunuz

Başlıklar

Evlilikanneburçlargünlük burç yorumlarımüzik
Görüş Bildir