Cildiniz İçin En İyi 25 Şey

-
12 dakikada okuyabilirsiniz

Cildiniz İçin En İyi 25 Şey

Cildinizi bir tabloyu saklar gibi muhafaza etmek kolay bir iş değil. Kırışıklıklar, güneşin zararlı ışınları, kuruluk, tahriş ve istenmeyen tüylere karşı sürekli savaşmalısınız. İyi haber hayat boyunca 1000 kere yeni cilt katmanı üretiyor olmanız. Böylece cildinizin pürüzsüz ve parlak olabilmesi için elinize birçok şans geçmiş oluyor.

Size yardımcı olmak için yapılan son araştırmaları inceledik, birçok dermatoloji uzmanı ile görüştük. Sonuç olarak ortaya 25 mükemmel ipucu çıktı:

mahmure.com

Kaynak: http://foto.mahmure.com/guzellik/cildini...

1)SOYA SÜTÜ İÇ!

Kırışıklıklardan şikâyetçiyseniz, süt başınıza daha fazla bela açabilir.
Yapılan üç büyük araştırma sonuçlarına göre fazla süt tüketen ergenlik
çağındaki gençlerin akne problemlerinin arttığı saptanmış. İnek sütünde
doğal olarak üreyen hormonların suçlu olabileceğini söyleyen
araştırmacılar, 20'li ve 30'lu yaşlardaki kadınların da aynı şekilde bu
hormonlara duyarlı olduklarını sözlerine ekliyor. "Eğer süt içmeyi çok
seviyorsanız ve sivilce probleminiz varsa sütü azaltmanın faydasını
görürsünüz" diyor bu konudaki araştırmaların öncülüğünü yapan Onkoloji
Uzmanı Clement Adebamowo. Sözlerine şu cümleyi ekliyor: "Soya sütü gibi
alternatif süt çeşitlerini tüketin."

2)TÜYLERLE SAVAŞ!

Tüylerden acısız kurtulma vaatleri internette dolasan para tuzağı
e-postalar ne kadar mantıklı geliyorsa, o kadar inandırıcı olabiliyor.
Ancak yapılan araştırmalara göre Eflornitin hidroklorid, reçete ile
satılan Vaniqa adıyla satışa sunulmuş kremin, çene ve üst dudak
bölgesindeki tüyleri yüzde 60 oranında azalttığı kanıtlanmış. Farklı iki
araştırmada ise lazer yöntemiyle beraber uygulandığında tek başına
kullanımına oranla daha etkili olduğu kanıtlanmış.

3)BİRKAÇ GÜNEŞ KORUYUCU YUT!

Avustralya'da bulunan Oueensland Tıbbi Araştırmalar Fakültesi'nde
yapılan bir araştırmanın sonucuna göre düzenli olarak aspirin dahil ağrı
kesici kullanan insanlarda skuamöz hücreli karsinom (cilt kanserinin
genel hali), üretme riskinin daha düşük olduğu saptanmış. Bu kanıt
sadece cildinizi korumak için sürekli hap içmeyi doğrulamıyor olsa da,
"Nasıl olsa geçer" dediğimiz ağrıların üzerine eğilmemiz için bir sebep
daha ortaya koyuyor.

4)KIZARIKLIKTAN KURTUL!

ABD'de yaşayan yaklaşık 14 milyon insanda rosacea isimli bir hastalık
bulunuyor. Hastalığı alkol, baharatlı yiyecekler, antrenman ve güneş
ışınları tetikliyor. Yanaklarda ve burunda görülen akneye benzer bir
deri hastalığı olan rosacea, yarattığı kırmızı ciltle oldukça sağlıksız
bir görüntü oluşturuyor. Araştırmacılar, bu hastalıktan yakınan
insanların, yüzlerini bakım fırçasıyla yıkadıkları zaman ciltlerinin
rahatladığını gözlemlemiş. Teoriye göre, fırça kullanımı cildi hafifçe
soymak için kullanılan bakım ürünlerinin deriye daha kolay nüfuz
etmesini ve kızarıklığa neden olan yanmayı ortadan kaldırıyor.

5)DOĞAL OLANI TERCİH ET!

Ortalık "doğal" ve "organik" olduklarını iddia eden cilt bakım
ürünlerinden geçilmiyor. Eğer çevresel etmenler ve saflık oranları senin
için önemliyse, Avrupa'da yapılan ürünleri tercih etmelisiniz.
Denizaşırı ticaret yapan şirketler, yaptıkları ekolojik açıklamalarında
az miktarda kullandıkları bileşenlerin kökenlerini araştırarak bu
ürünleri anavatanlarından temin ettiklerini söyledi. Bu markalara bir
kaç örnek: Lavera, Waleda ve Dr. Hauschka Skincare. ABD'de üretilen
ürünlerde National Products Association'ın yeni Natural Seal (doğal
damgası)'ına bir göz atın; ürünü oluşturan bileşenlerin yüzde 95
oranında doğal ve insan sağlığını tehdit edebilecek riskler taşımadığını
belgelendiriyor (Daha fazla bilgi için;
naturalproductsas-soc.com/certifiednatural internet sitesini ziyaret
edin).

6)YANMA!

Vücudun her bir bölümü için farklı farklı kremler kullanmak her ne kadar
masraflı olsa da pek de karşı koyamadığımız bir durum. Gerçekten
gözleriniz için ayrı bir kreme ihtiyacınız var mı? Aslında evet, var.
Fusco'ya göre "Göz çevresindeki cilt dokusu hassastır ve nazikçe
ilgilenilmeye ihtiyacı vardır". Göz kremleri, retinol, AHA ve glikolik
asit gibi yüz için tasarlanmış daha az tahriş edici bileşene sahiptir.
Dolayısıyla en azından göz çevresi bakımı için paraya kıymanız
gerekecek. Emin olun yaşınız ilerlediğinde iyiki yapmışım diyeceksiniz.

7)İKİYE KATLA!

"Yüzünü UV ışınlarından koruyabilmek için en az bir çorba kasığı 30
koruma faktörlü güneş kremini yüzüne boca etmelisin" diyor Dermatoloji
Uzmanı Sara Marchese Johnson. Ancak kim bu kadar çok losyonu yüzüne
sürmek ister ki? Daha kolay bir çözüm için yüzünüze bir kat güneş kremi
sürdükten sonra üzerine güneş koruması içeren fondöten veya çinko,
titanyum gibi doğal UV ışınlarını engelleyen mineraller içeren bir pudra
uygulayın. Böylece güzel görünmekten de ödün vermemiş olursunuz.

8)BİLEKLERİNİ PARLAT!

Pürüzsüz ve güzel bacaklar hiç kuşkusuz seksi bir görünüm sağlar ve her
kadının hayalinde kusursuz bacaklar yer alır. New York Üniversitesi Tıp
Merkezi Dermatoloji Uzmanı Doris Day, "Diz altında bulunan kesikler,
yara izleri ve sıyrıkların iyileşmesi uzun zaman alır ve mikroplar için
kolay giriş yolu oldukları için enfeksiyon kapmaya eğilimli olabilir"
diyor. Sürdüğünüz nemlendirici kremden gelen bakteriler bacaktaki küçük
çiziklerden vücudunuza girer. Bu çizikleri engellemek için nemlendirici
şeritleri olan bir jilet kullanmayı tercih etmelisiniz. Biz Gilette
Women'ı öneriyoruz. Pedikür yaptırmadan iki ya da üç gün önce
bacaklarınızı tıraş etmemeye özen göstermelisiniz çünkü güzellik
salonlarında kullanılan ayak havuzları, bakterilerin yaşadığı bir yuva
olabiliyor.

9)İŞLERİ ZORLAŞTIRMA!

Ortalama bir yetişkin günde en az yedi farklı cilt ürünü kullanıyor:
Temizleyici, tonik, nemlendirici, gözaltı kremi, vücut losyonu, peeling
ve serum. Ne çok şey! Aşırı yükleme yapmamak ve tahrişi önlemek için,
Journal of Cosmetic Dermatology'nin Genel Yayın Yönetmeni Zoe Diana
Draelos, kullanılan cilt bakım ürünlerinin en fazla 10 bileşenden
oluşmasını tavsiye ediyor. Bir ürünün içinde ne kadar az bileşen varsa o
kadar az probleme neden olur. "Kullandığın her cilt bakım ürünü
arasında en az beş dakika bekle. Aksi takdirde bir önceki uygulamanın
etkisini azaltmış olursun" diyor Fusco. Sabahki cilt bakım rutinini
zamana yayın; böylece kullanılan serum en sevdiğiniz sabah programının
son saatine kadar cildinize iyice nüfuz etmiş olsun.

10)SABUN KRALİÇESİ OL!

Uyuduğunuz zaman losyonlar, saç jelleri ve yağlar, vücudunuzu terletir,
çarsaflarınız kirlenir. Miami Üniversitesi Dermatoloji Kliniği Öğretim
Üyesi Kenneth Beer, çarşafların haftada bir yıkanmasını öneriyor. En
azından, gözenekleri tıkayan bakterilerden uzak durmak için yeni bir
yastık kılıfı geçirebilirsiniz.

11)KIRMIZIDAN YANA OL!

Yakın zamanda İngilizler tarafından yapılan bir araştırmaya göre, günde
beş çorba kaşığı domates püresi yiyen denekler, yemeyenlere oranla daha
hafif güneş yanıklarına maruz kaldı. Araştırmacılara göre domateste
bulunan doğal ve güçlü bir antioksidan olan likopen, kalkan görevi
yaparak bizi güneşten koruyor (ipucu: Domatesleri pişirmek vücut
tarafından besleyici maddelerin daha kolay emilmesini sağlar). Favori
domatesli yemeğinizden yemeniz için güzel bir neden daha sunuyoruz ancak
bu, SPF korumalı kreminizi bırakabileceğiniz anlamına gelmiyor.

12)OTOBRONZAN KULLANDIYSAN GÜNEŞE ÇIKMA!

Ne kadar saçma bir ironidir: 2007 yılında yapılan bir araştırmaya göre
otobronzan kullandıktan sonra sekiz saat boyunca tenimiz, güneş
ışınlarından kaynaklanan serbest radikallerin neden olduğu zarara aşırı
duyarlı oluyormuş. Araştırmacıların cilt örneklerine uyguladıkları
otobronzanlarda bulunan ana madde dihidroksiaseton (DHA), güneş
ışınlarına maruz kalındığında birkaç dakika içinde serbest radikallerin
oranını arttırmış (ürün uygulanmayan cilt örneklerinden yüzde 180
oranında daha fazla). Otobronzanların içinde yer alan bir başka etken
madde olan eritüloz da ciltte aynı etkiyi yarattı. Araştırmacılar
bronzlaştırıcının ciltle etkileşmeye başladığında serbest radikallerin
UV ışınlarına maruz kaldığı zaman ortaya çıkan bir kimyasalı
oluşturduğundan şüpheleniyor. En iyisi otobronzanı uyguladıktan sonra en
az 12 saat güneş ışınlarından uzak durun.

13)RAKAMLARA SADIK KAL!

"Ne kadar yüksek koruma faktörlü bir güneş kremi kullanırsam o kadar iyi
korunmuş olurum" diye düşünebilirsiniz ancak bu çok yanlış bir
yaklaşım. 15 koruma faktörlü bir güneş kremi UVB ışınlarından yüzde 94
oranında koruma sağlarken SPF 30 bu oranı yüzde 98'e kadar arttırır. 50
koruma faktörlü kremleri inceleyecek olursak fazladan sadece yüzde bir
oranında koruma sağladıklarını görürsünüz.

14)BELİRGİN OL AMA PARLAMA!

14)BELİRGİN OL AMA PARLAMA!

Her gün düzenli olarak şekerleme yapıyorsanız cildinde hasarlar meydana
gelmeye başlar. Uyku sırasında salgılanan hormonlar, yağ içeren
salgıları arttırır ve 14 saatin sonunda bronz bir heykel gibi parlıyor
olursunuz. Yağlı cilt tipine sahip olanlar yatmadan önce uygulayacakları
gece bakımı sayesinde akne ve yağ çizgileriyle savaşabilir. Bizim
favorilerimizden birisi Vichy Normaderm gece kremi.

15)SİGARAYI BIRAK!

İçtiğiniz sigara miktarı arttıkça cildinde oluşacak değişiklik üzerine
işte yeni bir bilgi daha: 2007 yılında yapılan bir araştırmada sigara
içmek vücudun güneş görmeyen yerlerini dahi ciddi şekilde yaşlandırıyor.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla kolların iç kısımları gibi UV
ışınlarına maruz kalmayan yerlerinde daha fazla belirgin kırışıklığa
sahip olduğu kanıtlanmış. "Görünen o ki sigara içmek yaşlanmayı
hızlandırıyor" diyor bu konudaki araştırmalara öncülük eden Mischigan
Üniversitesi Dermatoloji Uzmanı Doçent Rosi Helfrich.

16)BİRAZ ÇİKOLATA YE!

Yapılan araştırmalara göre birkaç parça siyah çikolata (sütlü olanları
çok fazla seker ve yağ içeriyor) tüketmek, içeriğindeki flavonoller, UV
ışınlarını emen ve ciltteki kan akışını hızlandıran koruyucu bileşen
yardımıyla cildi koruyor. Bir araştırmada, 12 hafta boyunca her gün
flavonoid bakımından zenginleştirilmiş kakao tüketen kadınların
ciltlerinin daha yumuşak ve güneşe karşı yüzde 25 oranında daha az
hassas duruma geldiği gözlemlenmiş.

17)DOKTORUNU İYİ SEÇ!

Güvendiğiniz doktorunuza kusur bulmaya çalışmıyoruz ama dermatoloji
uzmanları hangi tümörlerin zararsız hangilerinin ise endişe verici
olduğunu bulma konusunda çok iyiler. Journal of General Internal
Medicine'de yayımlanan bir habere göre, dermatoloji uzmanlarının aile
hekimlerine göre anormal cilt tümörlerini belirleme konusunda belirgin
biçimde daha doğru saptamalar yaptıkları bulunmuş. Aslında, dermatoloji
cerrahlarının yüzde 90'ından fazlası geçtiğimiz sene içinde dermatoloji
uzmanı olmayan doktorlar tarafından gözden kaçmış veya yanlış tanı
konmuş bir ya da daha fazla cilt kanseri vakasıyla karşılaşmıştır.
Melanoma, en ciddi cilt kanseri çeşidi, 20 ile 39 yaş arasındaki en
yaygın üçüncü kanser tipidir. Hemen cildinizi kontrol ettirmek için iyi
bir dermatoloji uzmanına koşun.

18)SAKİNLEŞTİRİCİ HAP AL!

Daha fazla endişelenmeniz anlamına gelmiyor ancak stres gerçekten cilt
rengini bozabiliyor. İngiltere'deki Manchester Üniversitesi'ndeki
araştırmacılar, denekleri, birçoğumuz için yapılması çok zor olan bir
stres testine tabi tutmuş: Seyirci önünde konuşma yapmak. Konuşma
öncesinde ve sonrasında, katılımcıların kalçalarından deri örnekleri
alınmış ve hücresel faaliyetler karşılaştırılmış. Gergin ciltteki
bağışıklık sistemi düzenleyici hücrelerde, yüzde 16,4 oranında düşüş
saptanmış. Diğer bir araştırmada ise stresin akneleri kötüleştirdiği
kanıtlandı. Eğer çok baskı altında hissediyorsanız, cildinize daha çok
özen göstermelisiniz.

19)KIZARTMALARI UNUT!

Bir grup araştırmacı, 12 hafta boyunca akneli cilde sahip 23 kişiyi
yüksek protein-düşük glisemik indeks diyetine tabi tuttu. Sonucu tahmin
edin bakalım. Ciltlerindeki akne sorunu çok daha iyiye gitti. Deneklerin
yüzde 22'sinde daha az lekelenme görüldü. Yüksek-karbonhidrat diyeti
uygulayanlarda ise bu oran yüzde 14'te kaldı (Bonus: Düşük-karbonhidrat
diyeti uygulayanların hepsi kilo verdi!). Araştırmacılar kilo kaybının
mı yoksa diyetsel değişikliğin mi buna yardımcı olduğunu kesin
söyleyemese de, görünen o ki beslenme, cilt yapısında çok önemli bir rol
oynuyor. Yağsız proteinden bol bol tüketirken, yüksek glisemik indeksli
besinleri azaltın (örneğin nişastalı kızartmalar ve şekerlemeler).

20)DUŞ EN YAKIN ARKADAŞIN OLSUN!

"Terlediğimiz zaman vücut daha fazla sebum (yağlı gözenek-tıkayıcı
salgı) üretir", diyor Dermatoloji Uzmanı Audrey Kunin. Öğle vakti
yapılan bir antrenmandan sonra sakın duştan kaçmaya çalışmayın.
Bakteriler ter ve yağdan beslenmeye bayılır. Eğer duş almazsanız onlara
eşsiz bir ziyafet sunmuş olursunuz. Terlemeye neden olan her etkinlikten
sonra kendinizi soğuk su ve yağ temizleyici glikolik ya da salisilik
asit içeren bir duş jeline teslim edin. Biz Fa'nın "White Tea and
Bamboo" duş jelini öneriyoruz.

21)BOŞA PARA HARCAMA!

Mükemmel Cildin Yeni Bilimi kitabının yazarı Fotobiyoloji Uzmanı Daniel
B.Yarosh'a göre: "Süslü püslü bileşenlerden oluşan pahalı yüz
temizleyicilerine servet harcamaya gerek yok. Onlar bir dakikadan daha
az süre cildinde kalıyor ve bu kadar kısa süre içinde doğru düzgün
çalışmaları mümkün değil." Bazı fiyatı yüksek temizleyiciler, cilt
yüzeyinde tahrişe neden olabiliyor. İşe ucuz yüz temizleyicilerini
deneyerek başlayın. Her ikisinin de kir, yağ ve ölü deri hücrelerini
cildin doğal yağ dengesini bozmadan temizlediğini göreceksiniz.

22)DUDAKLARINI KORU!

UV ışınlarına karşı koruyucu içeren dudak kreminden bahsediyoruz, koyu
kırmızı ve yapış yapış dudak parlatıcısından değil. Dudaklar, göz
çevresi ve göğsün üst bölümü gibi vücuttaki en ince deri tabakasına
sahiptir. Dolayısıyla ekstra korumaya ihtiyaç duyar. Amerikan
Dermatolojik Cerrahi Birliği'nin yaptığı bir araştırmada katılımcıların
sadece yüzde 47'sinin UV koruyucu içeren dudak kremi kullandığını
saptamış. Bu kötü haber çünkü Teksas Üniversitesi Güneybatı Tıp Merkezi
Dermatoloji uzmanlarından Erin Welch'e göre dudaklardan kaynaklanan cilt
kanseri tipi yayılma riski en yüksek olanı. Blistex gibi UV koruyucu
içeren bir dudak kremi kullanarak dudaklarınızı korumalısınız.

23)ÇITIRDAT!

Organik ürünler satan bir markete giderek alışveriş sepetini
araştırmalarla cildi koruyup yeniden yapılandırdığı kanıtlanmış meyve ve
sebzelerle doldurabilirsiniz. Her gün A ve C vitaminleri (her ikisi de
antioksidan özelliği taşır) içeren yiyecekleri tüketmeye çalışın.
Özellikle seçmenizi tavsiye ettiklerimiz: Lifli yeşillikler,
turunçgiller (özellikle portakal), böğürtlen, çilek, dolmalık renkli
biberler.

24)ŞİMDİDEN YAŞLANMA KARŞITI ÜRÜN KULLAN!

İlk kaz ayaklarının göz çevresinde oluşmasını beklemeden küçük bir tüp
yaşlanma karşıtı bakım ürünü edinin. "Hamile ve emziren kadınlar hariç,
20'li yaşlarındaki hemen hemen her kadın lokal olarak retinoid
kullanıyor olmalı" diyor New York'taki Mount Sinai Tıp Okulu Dermatoloji
Uzmanı Doçent Francesca Fusco. Nedenini ise söyle anlatıyor:
Retinoidler, A vitamini içeren bileşenler, cildi güneşin zararlarından
korur ve yaşlanma belirtilerini önler. Hirsch'e göre "Bunlar cilt
yenilenmesini, cansız gözenek tıkayıcı hücrelerin dökülmesini sağlıyor."

25)BOŞVER GİTSİN!

Eğer kullandığınız bakım ürünleri cildinize iyi gelmiyorsa boş yere para
harcıyorsunuz demektir. "Bir ürünün aktif bileşenlerinin yararlarına
kendini hapsederek o nemlendiricinin peşinden koşma" diyor Amerikan
Kozmetik Dermatoloji ve Estetik Cerrahi Uzmanları Birliği Başkanı
Ranella Hirsch. Yumuşak ve esnek bir cilt için, hiyaluronik asit veya
gliserin içeren losyon kullanmalısınız.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
teshilcom

En iyi Güneş Kremleri https://eniyi.co/en-iyi-gunes-kremi-2018/

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriAntrenmanÇikolataİngiltereKanserSavaşSeksiTercihethamilekadınlarmeyve
Görüş Bildir