Hindistan'dan Gelen İstilacı Tür İstanbul'un Kabusu Oldu: Yuvaları İşgal Edip Kedi Maması Yiyor!
İstanbul’un tarihi sokakları ve yemyeşil parkları, son yıllarda yerli kuşların yaşamını tehdit eden egzotik bir türün istilası altında bulunuyor. Ana vatanı Hindistan ve Pakistan gibi Güney Asya ülkeleri olan çiğdeci (Hint maynası), kentteki yaşam alanını her geçen gün daha da genişletiyor. Sığırcıkgiller familyasına ait, kahverengi tüyleri ve göz çevresindeki sarı hatlarıyla öne çıkan bu zeki tür, şehir hayatına hızla adapte olma yeteneğiyle çevre bilimcilerin dikkatini çekiyor.
Detaylar 👇
İstilacı Tür Kent Yaşamına Çok Hızlı Adaptasyon Sağlıyor
Çiğdecinin bu denli hızlı yayılmasının arkasında, son derece geniş bir beslenme yelpazesinin bulunması yer alıyor. Meyve ve böceklerin yanı sıra kedi mamalarından ekmek artıklarına kadar her şeyi tüketebilen bu kuşlar, insan kaynaklı gıda atıklarını fırsata çevirmeyi başarıyor. Türkiye’ye 2000’li yılların başında kafes kuşu olarak getirilen çiğdeciler, taklit yetenekleri ve zekalarıyla ilgi görseler de doğaya kaçmaları veya serbest bırakılmaları sonucu kentin ekolojik dengesini bozmaya devam ediyor.
2000’li yıllarda ilk kez Kartal civarında küçük gruplar halinde görülen tür; günümüzde Gülhane Parkı, Yıldız Parkı, Emirgan Korusu ve Maltepe Kampüsü gibi stratejik noktalarda yüzlerce bireylik koloniler oluşturmuş durumda. Büyüklükleri ve renkleri nedeniyle yeşil papağanlar kadar belirgin görünmeseler de sessizce kentin dört bir yanına yayılmayı sürdürüyorlar.
Hint Maynası Yerli Türler Üzerindeki Rekabet Baskısını Artırıyor
Dünyanın en istilacı 100 canlı türü arasında gösterilen Hint maynası, agresif doğası ve rekabetçi yapısıyla yerli kuş popülasyonunu riske atıyor. Zekasını ve kavgacı mizacını kullanarak serçe ve sığırcık gibi türlerin yuvalarını ellerinden alıyor, hatta bu kuşların yumurtalarıyla besleniyor. Değişen mimari yapı nedeniyle yuva bulmakta zaten zorlanan serçeler, bir de çiğdeci baskısıyla karşı karşıya kalınca popülasyonlarında ciddi azalmalar gözleniyor.
Ekolojik Dengeyi Korumak İçin Çözüm Arayışları Hız Kazanıyor
İstanbul denince akla gelen martı, leylek ve serçe gibi simge kuşların yerini, egzotik ticaret ve yoğun kentleşme sonrasında çiğdeci, yeşil papağan ve İskender papağanı gibi türler almaya başladı. Biyolojik çeşitliliği korumak adına Tarım ve Orman Bakanlığı, üniversiteler ile sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket ederek bu popülasyonu yakından takip etmesi gerekiyor. İnsani yöntemlerle üremenin kontrol altına alınması ve Avrupa’daki gibi yeni binalarda kuş yuvalarını zorunlu kılan mimari çözümlerin geliştirilmesi, İstanbul’un kendi öz türlerini koruyabilmesi açısından kritik bir önem taşıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın