Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Bir Günde Bir Hayat Nasıl Yerle Bir Olur: Suriye'nin En Başarılı İsimlerinden Birinin Göçü

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Düşünün ki, yaşadığınız ülkenin en başarılı isimlerinden birisiniz, hatta yazdıklarınız yurt dışında da üniversitelerde okutuluyor. Ailenizle mutlu bir hayatınız var. Düşmanınız yok, seveniniz çok! Ama bir günde, sadece bir günde tüm hayatınız değişiyor ve her şeyinizi kaybediyorsunuz... 

Sosyal medyada sıkça karşımıza çıkan bir hikayeyi sizler için derledik. Burada okuyacağınız hikaye, yüreğinizi gerçek anlamıyla dağlayacak ve belki de utanmanıza sebep olacak. Ancak sonuna kadar okumanızı tavsiye ederim...

"En büyük hedefim, iyi bir bilimadamı olabilmek ve insanlığa kalıcı bir yarar sağlamaktı."

Ailem eğitimim konusunda her zaman beni desteklediler, ancak beni yönlendirmediler. Babam çiftçi, annem ise ev hanımıydı. Bilim hakkında pek bir bilgileri yoktu. Ben de akademi ve bilim ile uğraşmaya tamamen kendi irademle karar verdim. Liseden mezun olduğumda, Suriye'nin en başarılı 3. öğrencisiydim. Okul masraflarımı karşılayabilmek için akşamları inşaatlarda çalışırdım. Daha genç bir delikanlıyken, inşaatlarda referans verilen bir isim olmuştum. Üniversiteden sınıf birincisi olarak mezun oldum. Doktora eğitimim için burs kazanmıştım. Hayallerim bir bir gerçek oluyordu. Eğer cebimde 100 Lira varsa, tamamını kitaba harcıyordum. En büyük hedefim, iyi bir bilim adamı olabilmek ve insanlığa kalıcı bir yarar sağlamaktı.

"Hem iyi hem kötü, hem zengin hem fakir günlerimiz oldu, ama birbirimizi hiç bırakmadık."

Evliliğimiz yolunda gidiyordu. Aşk dolu bir evlilik yapmıştık. Üniversitede öğrenciyken tanışmıştık. O hukuk okuyordu. Birlikte bir aile kurduk. Oldukça modern bir ailemiz vardı. Hem iyi hem kötü, hem zengin hem fakir günlerimiz oldu, ama birbirimizi hiç bırakmadık. Her öğün beraber yemeğe oturduk, çocuklarımızın iyi bir eğitim almasını sağladık. Kızım tıp okuyordu. Oğlumsa okulun en zekisiydi. Toplumda iyi bir yere sahiptik. Kimsenin bizimle bir problemi yoktu. Herhangi bir parti ya da rejimle bağlantımız yoktu. Doğrusu, herkes tarafından sevilirdik...

". İkinci füze yeşil olan binaya atıldı, ancak patlamadı. Bu benim evimdi. Eğer patlamış olsaydı, tüm çocuklarımı kaybedecektim."

"Bu toplu konutları ailem için inşa ettim. Bunun için para biriktirdim, kendi kendime tasarladım ve inşaatı ben yürüttüm. İlk füze, sarı olanı da geçerek pembe olan binanın içinde patladı. Bu, devletin  insanları öldürmek için sıktığı kurşunlardandı. Bu özel konutların bulunduğu alanda devlet desteklenmiyordu. Binada patlamış 116 küçük bomba vardı ve hepsi şarapnel parçacıklarıyla doldurulmuştu. Pembe bina erkek kardeşim ve onun ailesine aitti. İkinci füze yeşil olan binaya atıldı, ancak patlamadı. Bu benim evimdi. Eğer patlamış olsaydı, tüm çocuklarımı kaybedecektim. Yalnızca, karım ve kızımın olduğu en üst kat zarar gördü. Saldırıda 16 kişi hayatını kaybetti. Bunlardan, 7'si benim ailemdendi."

"Etrafta yardım edecek kimse yokmuş, bu yüzden de oğlum kız kardeşini ve annesinin parçalarını evden tek tek taşımış."

"Tüm bunlar yaşandığı sırada, ben bir proje için şehir dışındaydım. Etrafta yardım edecek kimse yokmuş, bu yüzden de oğlum kız kardeşini ve annesinin parçalarını evden tek tek taşımış. O zaman, henüz 14 yaşındaydı. Çok akıllıydı. Sınıfın birincisiydi. Farklıydı. Ancak bu yaşananların ardından, defterine defalarca 'anne" diye yazdı. Geceler boyu ağladı. 2 yıl sonra, hala çok şiddetli haliyle ızdırap çekiyordu. Odaklanmak artık onun için çok zordu... Çok çabuk yorulmaya başlamıştı. Kızım da saldırı anında evdeydi. Hala boynunda bir şarapnel var. Hayatta olsak da psikolojilerimiz ölmüş durumda. O gün, bizim için her şey sona erdi. Bu bizim kaderimizdi. Bu bizim hayatımızın bir parçasıydı..."

"Bir Türk vatandaşının aynı işi yaparak kazandığı paranın neredeyse %1'ini kazanıyorum."

Zarar görmeyen her şey saldırının ardındaki 2 gün içerisinde çalınmış, evimiz yağmalanmıştı. Her şeyimizi kaybetmiştik. Şu an bu dairenin parasını ödeyemiyorum. 2 yıldır Türkiye'deyim. Burada ölü gibiyim. Bir hayatım yok, bana saygı da duyulmuyor, çocuklarım da okula gidemiyor... Doktora derecem olmasına rağmen oturma izni olmadan çalışmama da izin verilmiyor. Benim yazdığım kitabın okutulduğu üniversite olmasına rağmen ben işsizim. Hayatta kalabilmek için mecburen tasarımlarımı yok pahasına Türk vatandaşlara satıyorum. Tasarımlarım karşılığında aldığım para ile sadece temel ihtiyaçlarımı karşılayabiliyorum. Bu yıl tam 270 büyük ev planı çizdim. Bir Türk vatandaşının aynı işi yaparak kazandığı paranın neredeyse %1'ini kazanıyorum. İşlerim hiç değer görmüyor. Saygı duyulan tek şey para."

" farklı hastaneye gittim, hepsi de yapılacakcak bir şey olmadığını söyledi; çünkü faydalanacak bir sigortam ya da imtiyazım yokmuş."

"Bombalamanın öncesinde hiçbir problemim yoktu. Sanırım, kanser olmamın sebebi de bu yoğun stres ve üzüntü oldu. Mide kanseriyim. Her geçen gün daha çok ağrım oluyor. Şurada sizinle konuşabilmemi de ağrı kesicilere borçluyum. Zar zor yemek yiyorum. İç kanamalar oluyor. 5 farklı hastaneye gittim, hepsi de yapılacak bir şey olmadığını söyledi; çünkü faydalanacak bir sigortam ya da imtiyazım yokmuş. Amerika'dan bir arkadaşım bunu çok basit bir ameliyat olduğunu söylüyor, ancak ben zamana karşı savaşıyorum. Kanser gittikçe yayılıyor ve sanırım yakın zamanda midemden başka yerlere de sıçrayacak. Ve tüm bunları bilmeme rağmen, yapabileceğim hiçbir şey yok..."

"Umarım güvenli bir yerdir ve bilime saygı duyuyorlardır. Sadece işime geri dönebilmek istiyorum. Ve tabi, yeniden insan olabilmek... "

"Hala, dünyada bir fark yaratacak bir şey yapabilecek şansa sahip olduğuma inanıyorum. Çeşitli icatlarım var ve belki de onlardan birinin patenti Amerika'dan alınır umudunu içimde taşıyorum. İcatlarımdan biri şu an İstanbul metrosunda kullanılıyor. Trenin hareketinden elektrik oluşturuyor. Ayrıca bir uçağın benzinsiz bir şekilde 48 saat uçabilmesini sağlayacak taslaklar üzerinde çalışıyorum. Bir de, haftalar öncesinden depremi önlememizi sağlayacak bir araç üzerinde çalışıyorum. Sadece araştırmalarımı yapıp çalışmalarımı sürdürebileceğim bir yer istiyorum. Bugün, Troy Michigan'a gideceğimi öğrendim. Oraya dair hiçbir şey bilmiyorum. Ama umarım güvenli bir yerdir ve bilime saygı duyuyorlardır. Sadece işime geri dönebilmek istiyorum. Ve tabi, yeniden insan olabilmek... Dünyada yapacak bir şeyim kalmadığına inanmıyorum. Halen yaşıyorum ve buradayım!"

İsmini bilmediğimiz kahramanız, umarız dilediği hayatı bulur ve Amerika'ya vardığında kanserden de kurtulabileceği operasyonu geçirebilir...

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
mert-gulec2

Türkiye'yi bilmediği icin emegının karsılıgını alamadıgını dusunuyor atanamayan bır ogretmen olarak soyleyebılırım kı onlar multecı olmasına ragmen aramızda pek bır fark yok kımseye ıs yok bu ulkede olan ıs ise dusuk maaslı yanı bu ulkenın emekçilerının durumu bu onluk bır durum yok bunu bılmedıgı ıcın konusuyor

seloxys

Üzücü bir olay olduğu doğru da bu paylaşımda bir gariplik yok mu? Sürekli olarak temkini bir kenara bırakmamaktan hicap duyuyorum. Ama yaşadığımız dönemde öyle şekillerde manipüle ediliyoruz ki kimseye güvenemiyoruz. Onedio editörleri de ciddiye alınmak istiyorsa böylesi ciddi iddialar karşısında azıcık ciddi olmalarını beklerim. Haber ise bu paylaşım kaynağı kim? Magarica isimli editör bu olayı nereden, kimden ve nasıl öğrendi? Çeviri bir metin ise metnin orijinal linki nerede? Anlatılan olay da adamın adı yok, güvenlik nedeniyle mi yok? Adamın aldığını iddia ettiği eğitim ne? Aldığı eğitim ile ilgili belirsizliğin adamı öyküsüyle ilintisi ne? Bilim yapmak istiyordum diyor ama inşaat projesinde çalıştığını söylüyor? Kaynağı olmayan bu "Haber"de olayların yaşandığı tarih ve yer de belli değil. Savaş denen büyük ve iğrenç suçun yaşandığı dönemlerde yapılan ahlaksız ve aldatıcı bir propaganda olmadığını nasıl bilebiliriz ki? Ben bu tür belirsizliklerde şüphelerimi sürdürmeyi yeğlerim.

seloxys

Humans of New York'un bir paylaşımı olduğunu anladım. O halde sadece kişinin kendi beyanlarına dayalı bir olayla karşı karşıyayız en iyi ihtimalle. Temel gazetecilik değerlerinden yoksun bir sosyal medya paylaşımı ne eksik ne fazla. İnsanların "Auow" deyip like yaptığı, share ettiği post-modern bir "insan" hikayesi. Öyle mi? Bilemiyoruz! Brandon Stanton'ın yeni bir kitap çıkarmasına vesile olan PR öznesi edilmiş bir kişi belki de. Gerçekliğini hala şüpheli. Tanık yok, belge yok, kanıt yok! Ne var? Sadece sömürülmek istenen duygularımız ve politize edilmiş bir dram var. Ben hala şüphelerimi sürdürüyorum.

hulker

Adresi yok mu amk adresini verin ya.

emoronessi

inşallah en azından hastalığına yardım edecek birileri çıkar bu haberden sonra

jamiryon

foşik tece.

Başlıklar

BilimEvlilikİstanbulKanserSuriyeaşk
Görüş Bildir