Kahve Tercihlerine Göre Hangi Sanat Dalına Yatkınsın?
Güne kahvesiz başlayamayanlardan mısın, yoksa kahveyi sadece derin sohbetlerin bahanesi olarak görenlerden mi? Merak etme, burada seni yargılamak yok!
Şimdi arkana yaslan, kahvenden bir yudum al ve soruları içinden geldiği gibi yanıtla. Ruhunun hangi sanat dalıyla beslendiğini şıp diye buluyoruz!
1. Sabah gözünü açtın, mutfağa doğru zombi gibi ilerliyorsun. İlk bardağı nasıl hazırlarsın?
2. Kahvenin yanına tatlı eşlikçiler koymayı ne kadar seversin?
3. Soğuk kahve sadece yazın içilir, kışın içenleri anlayamıyorum.
4. Tek bir fincan kahveyle bir ünlüyle sohbet edeceksin. Kimi seçerdin?
5. Kahve içtiğin ideal ortam nasıl olmalı?
6. Gece 02:00. Kahve içer misin?
7. Kahve zincirlerindeki o şuruplu kahveler hakkında ne düşünüyorsun?
8. Kahvene süt ekleme alışkanlığın nedir?
İçindeki Picasso’yu daha fazla saklayamazsın!
Gözlerin sadece bakmıyor, adeta her anı tarayıp beynine kaydediyor! Sen bir kahveciye gittiğinde kahvenin tadından önce bardağın tasarımına, mekanın ışığına ve o ortamın 'vibe'ına bakıyorsun. Hayatı düz bir çizgi olarak değil, renklerin ve ışığın kaotik bir uyumu olarak görüyorsun. Yanlışlıkla dökülen kahve lekesinde bile soyut bir şaheser görebilecek o vizyon sadece sende var. Görsel algın o kadar yüksek ki, sıradan bir gün bile senin zihninde devasa bir sergiye dönüşüyor. Fırçayı, boyayı ya da kamerayı eline alma vaktin çoktan gelmiş de geçiyor bile!
Kahve bahane, kelimeler şahane!
Sen o kahveyi sadece uyanmak için içmiyorsun; o fincan senin derin düşüncelere, insan gözlemlerine ve hayallere açılan kapın. Yan masada kavga eden çift mi var? Sen çoktan onların geçmişini, hislerini kafanda yazıp üçüncü tekil şahısla anlatmaya başladın bile. Kelimelerin gücüne inanıyorsun, insan psikolojisini çözmek senin gizli süper gücün. Senin için kahve kokusu; yağmurlu bir güne, eski kitap sayfalarına ve sessizliğin o huzurlu melodisine çıkıyor. İçindeki o bitmek bilmeyen anlatma arzunu serbest bırak, o hikayeler artık sadece kafanın içinde kalmasın!
Hayatı bir klip gibi yaşayan ruh!
Senin dünyanda her duygunun, her kahve yudumunun ve hatta her sessizliğin bile arkasında çalan bir melodi var. Kulaklığın olmadan dışarı adım atmıyorsun, çünkü hayatı sessiz modda yaşamak sana göre değil. Kahve makinesinden çıkan o ritmik sesler, fincanın masaya bıraktığı o tok 'tak' sesi bile senin içindeki ritmi tetikliyor. Moduna göre kahve seçtiğin gibi moduna göre playlist değiştiriyorsun. Duygularını kelimelerle anlatamadığın anlarda notalara sığınıyorsun. Sen bu dünyaya sadece yaşamak için değil, hayatın ritmini yakalayıp ona eşlik etmek için gelmişsin!
Hayatın başrolü, sahne ışıkları senin üzerinde!
Sen hayatı bir seyirci gibi kenardan izleyemezsin, senin yerin tam olarak sahnenin ortası! Jestlerin, mimiklerin ve bir olayı anlatırken takındığın o dramatik tavır seni girdiğin her ortamda direkt spot ışıklarının altına itiyor. Kahve bardağındaki yanlış yazılmış isim bile senin için eğlenceli bir ironi, bir sosyal medya hikayesi malzemesi. Karakter analizinde üstüne yok, insanların maskelerini şıp diye çözüyorsun. Monotonluktan nefret ediyorsun, hayatın her anını bir film sahnesi gibi yüksek enerjili ve estetik yaşamak istiyersin. Perde senin için hiç kapanmasın, alkışlar başlasın!
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın